Yirminci yüzyılda genci kabul gören bir tanıÂma göre iktisat, kıt kaynakların sınırsız ve raÂkip kullanımlara tahsis edilmesinin incelenmeÂsidir. Akademik çevrelerde, bireylerin ve topÂlumların maddi ihtiyaç ve arzularını tatmin için geliÅŸtirdikleri yöntemlerle uÄŸraÅŸan bir sosÂyal bilim olarak tanımlanmaktadır. Böyle bir çerçevenin baÅŸlıca zaafı, depresyon veya topÂlam talep yetersizliÄŸi gibi sorunları kapsama-masıdır. Oysa modern piyasa ekonomilerinin birçoÄŸu büyük miktarlarda kaynağın atıl durÂduÄŸu dönemlerden geçmektedirler, özellikle emek ve fabrika kapasitesi yönünden. Bu duÂrumda asıl mesele kaynakların hangi yöntemÂle kullanılacağı deÄŸil, kullanılır hale nasıl getiÂrileceÄŸidir. Kaynaklan kullanımlara göre tahÂsis sorunu ile kaynakların tam kullanımını baÂÅŸarma sorunu arasındaki fark kabaca iktisadın iki temel dalına tekabül etmektedir: Mikroikti-sat ve makroiktisat. Ancak, para ve genel fiyat dengesi İle ilgili bazı hususları kapsamasından ötürü, ınakroiktisatın da kaynakların tahsisi ile bağı vardır.
76 views
Ekonometrik bir modelin spesifikasyonu taÂmamlandıktan (özellikleri belirlenip model formüle edildikten) sonra ekonometrisyenin onun tahmini aÅŸamasına geçmesi gerekir. BaÅŸÂka bir deyiÅŸle ekonometrici, modelin katsayılaÂrının sayısal tahminini elde etmesi gerekir. Modelin tahmini, çeÅŸitli ekonomelrik metodlar, bunların varsayımları ve parametre tahÂminleri açısından bu varsayımların ekonomik sonuçları hakkında bilgiyi gerektiren salt tekÂnik bir aÅŸamadır.
Tahmin aşaması şu adımlardan oluşur:
63 views
Ekonometri, iktisat teorisi, matematik ve isÂtatistiÄŸin birleÅŸmesiyle ortaya çıkan bir İktisat dalı ve bir iktisadi araÅŸtırma yöntemidir. Amaç matematik ve istatistikten yararlanmak suretiyle iktisat kanunlarını sayısal (kantita-tif) olarak ortaya koymak ve çeÅŸitli iktisadi soÂrunların sayısal olarak incelenmesine, isabetli iktisadi kararların alınmasına yardımcı olmakÂtır. Tanım biraz daha açık ÅŸekilde şöyle ifade edilebilir: Ekonometri, iktisadi iliÅŸkilerin paraÂmetreleri (örneÄŸin, elastikiyetler, meyiller, marjinal deÄŸerler vb.) için sayısal deÄŸerler verÂmek ve iktisat teorilerini doÄŸrulamak amacı ile iktisat, matematik ve istatistiÄŸin bir entegÂrasyonu olarak düşünülebilir.
152 views
Önceleri organizma ile çevre arasındaki İliÅŸÂkilerin incelenmesi ÅŸeklinde biyolojide kullanıÂlan ekoloji, daha sonra sosyal bilimlere iliÅŸkin birterim niteliÄŸi kazanmıştır. Biyolojideki kulÂlanımda terim bireysel organizmalarla çevre (autecology) ve gruplarla çevre (synecology) arasındaki iliÅŸkileri İçerir. Sosyal bilimlerde ekoloji terimi “syııecology” ile, yani insan grupÂları (ya da halkları) ile ait oldukları çevreleri, özellikle de fiziksel çevreleri arasındaki iliÅŸkiÂlerin incelenmesiyle sınırlandırılmıştır. En geniÅŸ anlamda beÅŸeri ekoloji, insan grupÂları (ya da nüfusları) İle çevrelen arasındaki iliÅŸkilerin incelenmesi ÅŸeklinde tanımlanabiÂlir. Tüm tanımlar, alanın bu temel karakterimi
2 views
Nesnelerle duygusal bir özdeÅŸlik ilgisi kurÂma, kendini bir baÅŸkasının yerine koyma olayıÂna Einfühhmg (ÖzdeÅŸleyim) adı verilir. EinÂfühlung olayında biz, nesneleri içinden kavrar ve yaÅŸarız. Ama bu nesnelerde kavradığımız, yaÅŸadığımız ÅŸey, nesnenin kendisi deÄŸil, nesneÂye yüklenen, yüklediÄŸimiz kendi duygulurımız-dır. ÖrneÄŸin yıkık bir ahÅŸap ev karşısında duyÂduÄŸumuz eziklik ve burukluk, eve deÄŸil, kendiÂmize ait bir duygudur. Fakat bu eziklik ve buÂrukluk duygusunu kendimizde deÄŸil, o yıkık evde yaÅŸarız. Yine dalgalı bir deniz karşısında duyduÄŸumuz coÅŸkunluk duygusunu, yine kenÂdimizde deÄŸil, o dalgalı denizde yaÅŸarız. Bu örÂneklerden anlaşıldığı gibi, biz nesnelerle araÂmızda bir özdeÅŸlik ilgisi kuruyor, sahip olduÄŸuÂmuz duygulan nesnelere yükleyerek sanki onÂlarla özdeÅŸlemiyoruz. İşte bu özdeÅŸleÅŸme Ein-fühlung olayını meydana getiriyor.
19 views
İslam aleminin büyük bir çoÄŸunluÄŸu (% 93 kadar) tarafından kabul edilen ve gönül baÄŸlaÂnılan Ehl- isünnet, Hz.Peygamberin sünneti İle sahabe ve onların yolunda olanlara verilen bir isimdir. İsmin ortaya çıkışı, Hz.Pcygambcrin, ümmeÂtin 73 fırkaya ayrılacağı ve bunlardan sadece birinin, o da kendisi ve ashabının yolundan yüÂrüyenlerin Cennet’c girebileceÄŸi, diÄŸerlerinin ise Cchennem’lİk olacağına dair olan hadis gösterilmektedir. Böylece, Rasıtlullah ile ashaÂbının yolundan gidenlere ve her ÅŸeyleri ile buÂnu benimseyenlere “Sünnet ve Cemaat MenÂsupları” manasına “Ehlu’s-Sunne vc’1-Cemaa” denmiÅŸtir. Gerçi tek başına “Sünnî” kelimesi çok erken dönemlerde kullanılmıştır. BununÂla beraber İslam dünyasında Sünnet ve CemaÂat zümrelerine iÅŸaret etmek üzere farklı terimÂler de kullanılmıştır. Nitekim, “Ehlu’s-Sünne” tabiri yanında “Ehlu’s-Sunne ve’l-Ccmaa” Eh-lu’s-Sunnc vc’1-Cemaa ve’I-Asâr”, “Ehlu’1-Ha-disvc’s-Sunne”, “Ehlu’s-Sunne vc’I-İstikame”, “Ehlu’l-Ccmaa” gibi isim ve deyimlere rastlanÂmakladır.
106 views
Vahiy yoluyla indirilen kutsal kitaplara inaÂnanları niteleyen bir terim olan ehl-i kitap (kiÂtap ehli), Kur’an’ın çeÅŸitli yerlerinde geçer. (Bk. Bakara, 105-109; Al-i İmran, 64,65,09,75,98,110,113). Kur’an bu terimle müşriklerden ayırt etmek İçin kutsal kitaplara (Tevrat, Zebur ve İncil) İndirilmiÅŸ bulunan Yahudi ve Hıristiyanları kasdcder. Bu kitapÂlar tahrif edilmiÅŸ olmakla beraber, içlerinde vahye dayanan hakikat ve hikmetler de bulunÂma ihtimalinden dolayı İslam, onlara inanan Yahudi ve Hıristiyanları, müşriklere nisbetle ayrıcalıklı bir konuma oturtmuÅŸtur. İslam müşÂriklere yapılanların aksine, İslam İdaresine itaÂat eden Yahudi ve Hıristiyanları, cizye ve haÂraç karşılığında, kendi ibadetleriylc serbestçe meÅŸgul olmalarına izin vermiÅŸtir.
39 views
EÄŸitim terimi, en genel anlamda gençlerin ya da çocukların yetiÅŸtirilmesi, zilini ve ahlaki eÄŸitimi; aklî meleke ve niteliklerin özellikle de okul benzeri kurumlarda sistematik bir öğretîm yardımıyla geliÅŸtirilmesini İfade eder. Anlam biraz daha geniÅŸletil irse, yetiÅŸkin yaÅŸta edinilen eÄŸitim ve öğrenimi de kapsar. Bazan bu anlam tüm toplumsal düzenlemeÂlerin öğretici etkileri olduÄŸunu ifade edecek biçimde geniÅŸletilir.
7 views
BaÅŸkalarının davranışını kendi isteklerine zorla uydurabilme imkânı, emir ve direktifler vererek toplum davranışını yönlendirme güÂcü, yüksek otorite. Siyaset biliminde millî sınırÂlar içinde Devlet’in en üstün yetki ve güç sahiÂbi olması, uluslararası sistemde İse Devlet’in sadece kendi taahhütleri çerçevesinde sınırlaÂnabilen ve diÄŸer devletlere eÅŸit mutlak bağımÂsızlığı anlamına gelir. Felsefe, sosyoloji ve iktiÂsat alanlarında az çok farklı anlamlarda kullaÂnılan egemenliÄŸin en yaygın kullanımı siyaset alanındakidir.
84 views
1- Çeşitli Döviz Tanımları
Döviz piyasalarında temel araç olan döviz, madeni ve kağıt para ÅŸeklindeki tüm yabancı ülke paraları ile bu paralarla ödemeleri saÄŸlaÂyan her türlü hesap, belge ve araçlardır. Böyle bir tanını dövizi geniÅŸ anlamda kullanmaktaÂdır. Dar anlamda döviz tanımına ise yalnızca yabancı ülke paralan cinsinden ödemeyi saÄŸlaÂyan her türlü hesap, belge ve araçlar girer. GeÂniÅŸ anlamda döviz tanımında yer alan unsurÂlardan dar anlamda döviz tanımı İçinde yer alan unsurlar çıkartıldığında geriye “efektif döÂviz” kalır.
30 views