Cevher Nedir, Nasıl Bulunur

Varlığı için bir baÅŸka ÅŸeye muhtaç olan “a-”m karşıtı olarak kullanılan cevher terimi deÄŸiÅŸen eÅŸyada olan ve aynı halde kalan var olmak için baÅŸka bir §eye muhtaç ­, nitelikleri sürekli deÄŸiÅŸen eÅŸyada deÄŸiş­meden aynı kalan ÅŸeydir. Yani cevher tek, sı­fat ise çok ve deÄŸiÅŸkendir. ÖrneÄŸin balmumu, çeÅŸitli etkiler altında sürekli nitelik deÄŸiÅŸtirir; ısındığında yumuÅŸar ve erir, soÄŸuduÄŸunda da sertleÅŸirve biçim alır, fakat bütün bunlara rağ­men onda “balmumu” özelliÄŸi deÄŸiÅŸmez ve aynı kalır. Yani yumuÅŸayan ve eriyen ÅŸey de, sertleÅŸen ve bir biçim alan ÅŸey de hep aynı balmumudur. Zaten kelimenin sözlük anlamı da ortaya koyar. Çünkü, Arapça olan cevherin karşılığı stıbslantia ve Yu­nanca karşılığı olan hypokeimenon da “temel­de bulunan ÅŸey” anlamına gelir. Bu bakımdan cevher, tıpkı bir gemiyi ayakta tutan omurga gibidir ve “tek”tir; karşılık bu omurgaya yüklenen nitelikler çeÅŸitli ve deÄŸiÅŸkendir. Aristoteles cevhere çeÅŸitli anlamlar yükler. , ateÅŸ, su ve benzeri basit cisimlerin cevher olarak tanımlanması mümkün olduÄŸu gibi, genellikle cisimlere ve bileÅŸiklerine, bir konunun yüklemi olmadıkları için de bunlara ilk cevher (cevher-i ulâ; substance premierc) denilir. Varlıkların kendinde içkin nedenidir ki, hayvan için ruh böyledir. İkinci cevher (cev­her-i sani; substance secondc) de denilen bu cevhere ancak temsil ve kıyas yoluyla cevher nitelemeleri yapılabilir. Çünkü külli bir terim sözkonusudur ve hiçbir küllî(unîver-) tasavvur hakiki bîr cevher deÄŸildir. Aristo­teles’e göre varlık öze, ferde, nitelik ve nicelik gibi özelliklere sahip eÅŸyaya iliÅŸkin olduÄŸun­dan, varlığın bu çeÅŸitli anlamları arasında ilki öz(cssence) dür ve o da cevheri kapsar. ­yısıyla öz ile cevherin aynılığı, buna baÄŸlı ola­ da varlığın esas anlamda cevherden ibaret olduÄŸu neticesine varmaktadır. Onun için cevher en öncedir. Kaldı ki mantıksal açıdan da cevher önce gelmektedir ve varlığın tanımın­da zorunlu olarak sözkonusu varlığın cevheri­nin tanımı öncelik taşır. Yani “cevher nedir?” sorusu “varlık nedir?” sorusundan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Ona göre “maddi cevher” yanın­da bir de “manevi cevher” vardır ve herÅŸeyin karşıtı olduÄŸu halde karşıtı yoktur.

336 views

25 Temmuz 2009
Okunma 336
bosluk

Cem-Fark Nedir

Cem toplamak, dikkat ve iradeyi noktaya etmek, herÅŸeyi Allah’tan bilerek halkı , Halİkİ var görme halidir. ise ayır­mak, kulun düşünce ve arzularının dağınık bir halde bulunması da kulluk sıfatıyla Hakkı ve halkı ayrı ayrı varlıklar olarak görmektir. Kulun irade ve gayretiyle ilgili olan iba­det ve çalışma konulan kapsar.
Cem terimi, önceleri dağınık bir halde bulu­nan ilgi ve dikkati tek noktada toplamak ­mında kullanılmış, sonraları vecd içinde Allah ile beraber olmak anlamını kazanmıştır. Fark ise beşeriyet sıfatı içinde ile halkı birbi­rinden ayırmaktır.

0 views

25 Temmuz 2009
Okunma 0
bosluk

Cemaat Nedir

kelimesi, “insanlardan kalabalık grup, gaye etrafında toplanmış İnsanlar” anlamına . Islami terim olarak ise: “bir emir (imam) etrafında toplanmış müslümanla-nn birliÄŸi”ne verilen İsimdir. Müçtehİd alimle­rin birliÄŸi, ehl-i İslam’dan çoÄŸunluk olan ta­, bir iÅŸ etrafında toplanmış ehl-i İslam ve sa-habiler tarifler de kullanılmış olmakla be­raber, edilen birinci görüştür.

43 views

24 Temmuz 2009
Okunma 43
bosluk

Büyü Nedir, Nasıl Büyü Yapılır, Nasıl Büyü Bozulur

Büyü terimi, kiÅŸiler ve grupların amaçlarını gerçekleÅŸtirmek gayesiyle çevrelerini kontrol etmek ya da deÄŸiÅŸtirmek üzere giriÅŸilen karma­şık İnanç ve iÅŸleme atfen kullanılır. Büyünün esası, deneysel yoldan test edilemeyen inançla­ra ve çevreyi kontrole dayanır. Birincisi onu bi­limden ayırırken, ikincisi de dinden farklı kılar. Büyü, Tylar ve ’İn antropolojik incele­melerinden sonra bilimsel açıdan deÄŸersiz ve hatta saçma ÅŸey olarak deÄŸerlendirilmiÅŸtir. Oysa büyünün de kendine göre “rationa-le”i vardır ve tüm büyüsel uygulama ve inanç­lar evrenin algılanışına dayalıdır. Bu da, “kainattaki her ÅŸeyin birbirini etkilediÄŸi” inancıdır. Büyücü belli fenomeni (normal olarak bakıldığında konuyla ilgili olmayan fenomeni) uyararak onu baÅŸka fenomen üzerinde etkili kılmakta ve büyü gerçekleş­mektedir. Bu konu son yıllarda batıda özellik­le C.’nın popüler eserleriyle tekrar gündeme gelmiÅŸ ve D. fizikçiler ­renin her unsuru birbirini etkileyen bir düzeni içerdiÄŸini öne sürerek büyünün modern çaÄŸda yeniden dirilmesine hazırlamaktadır­lar.

45 views

24 Temmuz 2009
Okunma 45
bosluk

Bütünleyicilik Nedir

Işığın bazı durumlarda dalga özelliÄŸi, baÅŸka bazı durumlarda ise parçacık özelliÄŸi göster­mesinden yola çıkan fizikçi Niels 1927′de ışığın bütünleyici yapıda olduÄŸunu iddia etmiÅŸtir. Işık, aynı zamanda hem dalgam-sı, hem de parçacığımsı Özellikler gösteremez; dahası eÄŸer birisi ışık ışınlarının davranışını anlarsa hem dalgaların, hem de parçacıkların davranışını anlaması gerekir. herhangi bir fenomendeki ikiliÄŸi (duality) kap­sayacak ÅŸekilde geniÅŸletmiÅŸtir. göre, bir sistemin tek bir yönünü baÅŸarılı bir biçimde in­celeyen bir bu yönün mütekabil tamam­layıcısını karanlıkta bırakacaktır. BaÅŸka bir ­zikçi bir ifade kullanı­lır: “Ben A deneysel durumumu gözlemlemeyi seçebilir ve B’yi ortadan kaldırırım. on­lardan birisini ortadan kaldırmayı seçemem.” Gödel teoremi ve Kesinsizlik İlkesiyle birlikte bütünleyicilik ilkesi, insanlığın bilip kontrolü altına alacağı ÅŸeylere bilime bir sınır getirir.

2 views

24 Temmuz 2009
Okunma 2
bosluk

Bütüncülük Nedir

Toplumların birbirini etkileyen sistemler da bütünler şeklinde görülmesi gerektiği öğre­tisine bütüncülük adı verilir. nedenle çö-zümlemebireysel aktörlerin davranışından de­ğil, büyük-ölçckli kurumlardan ve onlann ­biriyle olan İlişkilerinden başlatılır. görüş uyarınca toplumlar, bireylerin özelliklerinden çıkarsamayacak bütünler şeklindeki nitelikle­re sahiptirler.
Başka ve bir İfadeyle bütüncü­lük, bütün varlıkların birbirleriyle İlişkili hal­de bulunduklarını, birbirlerini etkilediklerini, bundan dolayı herhangi bir şeyi İnceler ve araştırırken o şeyin başkalarıyla olan tüm iliş­kilerini, bağlantılarını dikkate almak gerektiği­ni ileri süren anlayıştır. Böylece ilişkilerden ve bağlantılardan oluşan, fakat bu ilişkiler ile bir­birine bağlanan unsurları aşan ve onlardan da­ha üst bir gerçekliğe sahip olan yapının varlığı­na işaret edilir.

3 views

24 Temmuz 2009
Okunma 3
bosluk

Bütçe Nedir

ütçe, kiÅŸilerin, iÅŸletmelerin, kurumların ve­ devletlerin, getir ve gider tahminlerine iliş­kin olarak yaptıkları ve rasyonel planlamaya verilen addır. terimin, ara­sında, -gider dengelemesinin ötesinde “ödeme gücü”nü ifade etmek için sıkça kullanıl­dığı da bir gerçektir. ve gider arasında akıllıca yapılan eko­nomik planlama mahiyetindeki bütçe , in­sanlık tarihi kadar eskidir. Zira insanoÄŸlu, kı­sıtlı İmkânlarla sınırsız olan ve zamanla hızla geliÅŸen ihtiyaçlarını doyurabilmek için, akıllı davranmak, zaman ve imkânları en İyi ÅŸekilde kullanmak zorundadır. Bütçe, Latince “bulga” (kese, torba) kelime­sinden türetilmiÅŸ olup, defa İngiltere’de, XVII. yüzyılda, siyasal ve ekonomik içerikle kullanılmıştır. Bütçe sözcüğünün yaptığı gün­cel çaÄŸrışım, genelde siyasal niteliktedir. Bu nedenle, bütçe denildiÄŸinde, akla ge­len ()’dur. Zira kamu bütçesi, dev­let veya benzeri kurumların, yıllık gelir ve gi­der tahminlerinigösteren ve bunların uygulan­masına izin veren bir kanundur. Bu kanun, alı­şık bulunduÄŸumuz diÄŸer kanunlardan ÅŸu iki noktada ayrılır: baÅŸkanının bunu edememesi ve uygulama süresinin bir yılla sı­nırlı olması.

106 views

24 Temmuz 2009
Okunma 106
bosluk

Bürokrasi Nedir

Bürokrasi terimi olarak 1745 yılında Vin-cent de Gournay tarafından, büroların yönetiminde artan egemenliÄŸini tanımlamak için kullanılmıştır. Bürokrasi, “burrus” ve “kratic” kelimelerinden oluÅŸmuÅŸtur. Kın-tie/kratos üstünlük, hakimiyet anlamında olup bürokrasi ofisin, büronun makamın üstünlüğünü ifade etmek üzere kullanılmıştır. Nasıl eski Yunanistan’da “demos” , “de­mokrasi” iktidarın halkta olduÄŸu siyasî yapıyı anlatıyorsa, “bürokrasi” de bürolarda çalışan­ların (bürokratların) iktidara sahip olduÄŸu ve­ en azından siyasal hayatta Önemli rol oyna­dıkları yönetim biçimini anlatmaktadır.

28 views

24 Temmuz 2009
Okunma 28
bosluk

Burjuvazi Nedir

Toplum Bilimlerinde, üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran, geçimlerini el emeÄŸi ile saÄŸlamayan ve iktidarların karar me­kanizmalarını etkileme gücüne sahip olan ser­mayedarları içine alan sosyoekonomik sınıf. XIII.yüzyıldan İtibaren kullanılmaÄŸa baÅŸlayan “burjuvazi” teriminin kökü “” (ÅŸehir) ke­limesinden gelmekte olup ÅŸehir ve kasabalar­da oturan ve geçimini zanaat ticaretten saÄŸlayan kiÅŸilere “burgensis” denmiÅŸtir. ­ kent ve kasabalarda yaÅŸayan ve geçimi­ni ticaret ve zanaatle saÄŸlayan bağımsız top­lumsal gruplar “burjuvazi” terimi ile ifade edil­ baÅŸlanmıştır. Ortaçağın sonlarına doÄŸru kasabalar ve kentler geliÅŸmiÅŸ ve burcıda yaÅŸa­ insanlar arasında sınıf bilinci uyanmıştır. Kilisenin ve feodal senyörlerin yönetiminde ve hukukî hakimiyetinde bulunan kentlerde, tüccar, esnaf, zanaatkar ve gayrimenkul sahip­leri, aristokratların ve senyörlerin baskısından ve etkilerinden kurtulabilmek İçin mücadele vermiÅŸlerdir. Feodalitenin çözülmesi ile ba­ğımsız kalan ÅŸehirlerin yönetimine, tüccar, es­naf, zanaatkar ve gayrimenkul sahiplerinden oluÅŸan “burjuvazi” sınıfı üstlenmiÅŸ ve sınıf giderek Balı toplumlarında güçlenmiÅŸtir. XIV.yüzyıldan itibaren burjuvazi, belirli re­fah İçerisinde yaÅŸayan, taşınır ve taşınmaz mal­ sahip olan ve bunların verdiÄŸi güçle top­ msal-siyasal hayatta haklar bir sınıf ifade etmek için kullanılmaya baÅŸlan­mıştır.

353 views

24 Temmuz 2009
Okunma 353
bosluk

Bunalım Nedir

Toplumların geliÅŸimleri sırasında görülen kopukluk ve rahatsızlık dönemleri bunalım (kriz) diye adlandırılır. para­nın deÄŸer kaybı gibi finansal bunalımlardan ve iiretim-tüketim dengesizliÄŸi ÅŸeklinde kendi­ni gösteren ekonomik bunalımlardan baÅŸka, çevrimsel olgular olarak nitelenen çeÅŸitli bo­ ve ağırlıklardakî siyasal bunalımlardan da söz edilebilir. Bazıları bunalım terimini M.Duverger’İn ifa­desiyle “rejim çatışmalarımla sınırlandırırlar. ÖrneÄŸin hükümetin İstifasından kaynaklanan “ bunalımı” gibi ki, o da siyaset oyunu­nun tabiatında vardır. Bunun da ötesinde, ’nın III. ve IV. dönemlerin­de rastladığımız gibi kronikleÅŸmiÅŸ “hükü­met bunalımı”, rejim bunalımına, rejim tartışmalarına veya deÄŸiÅŸikliÄŸine yol açabilir. Daha kötüsü devlet bunalımı veya lop-lumsal bunalımdır. Devlet bunalımında devle­tin toplumun geliÅŸim sürecine ayak uydurama­ması, toplumsal bunalımda ise toplumsal dü­zenin alt-yapısım oluÅŸturan geleneksel deÄŸer­lerin ideolojik nedenlerle suçlanması sözkonusu .

22 views

24 Temmuz 2009
Okunma 22
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar