Kpss 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

Kanun Numarası : 2709
Kabul Tarihi : 18/10/1982
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 9/11/1982 Sayı:17863 (Mükerrer)
BAŞLANGIÇ
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk`ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Devamını oku …

Kpss Dünyanın şekli Dünyanın Hareketleri Coğrafi Konumu

Dünya
Dünya, Güneş Sistemi’nin 9 gezegeninden biridir ve Güneş’e olan uzaklığı bakımından 3. Sırada bulunur. Coğrafya’nın asıl konusunu oluşturan Dünya’yı incelemek için bazı kavramların bilinmesi gerekir:
Eksen
Kutup Noktası
Ekvator
Paralel
Meridyen
Dünya’nın Şekli :
Dünyanın Şekli ve Boyutları :
Dünya, Kutup Noktaları’nda basık, Ekvator’da şişkindir. Dünya’nın kendisine özgü bu şekline geoid denir. Geoide en yakın geometrik şekil elipsoiddir. Verilen boyutlar “Hayford Elipsoidi” ne aittir.
Dünya’nın Boyutları
Ekvator yarıçapı = 6.378,4 km
Kutuplar yarıçapı = 6.356,9 km
Ekvator çevresi = 40.076,6 km
Kutuplar çevresi = 40.009,1 km
Pratikte bu uzunluklar yaklaşık olarak alınmaktadır. Devamını oku …

Kpss Coğrafya Konu Özetleri

COĞRAFÎ KONUM
Herhangi bir yerin Dünya üzerinde bulunduğu alana coğrafi konum denir.
A. ÖZEL KONUM
Herhangi bir yeri diğer yerlerden ayıran, sahip olduğu kendine has özelliklerin tümüne özel konum denir. Özel konum, insanları, çevreyi, ülkelerin ekonomik ve politik durumunu çok yönlü etkiler. Dünya üzerinde, özel konum etkisine şu örnekler verilebilir:
• Norveç, Japonya, İngiltere, İzlanda gibi deniz ve okyanuslara komşu ülkeler balıkçılıkta ileri gitmişlerdir.
• Kuzeybatı Avrupa kıyıları, yüksek enlemlerde bulunmasına rağmen, Gulf – Stream sıcak su akıntısının etkisiyle ılıman bir iklime sahip olmuştur.
• Orta Asya ve Orta Avrupa denizlere uzak olduğu için karasal bir iklime sahip olmuştur.
• Kanarya, Havai, Kıbrıs, vb. adalar, deniz ve hava yollarının gelişmesiyle ikmal ve uğrak yeri haline gelmişlerdir. Buna bağlı olarak bu adaların önemi artmıştır.
Türkiye’nin Özel Konumu ve Sonuçları Devamını oku …

Türkiye Coğrafyası Detaylı Anlatım

Konum: Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine çok yaklaştığı bir alanda yer alan Türkiye Cumhuriyeti, doğuda Gürcistan, Ermenistan, Nahcivan ve İran, batıda Bulgaristan ve Gürcistan, güneyde Suriye ve Irak ile komşudur.
Coğrafi konumu: 36° 00′-42° 00′ Kuzey Enlem ve 26° 00′-45° 00′ Güney Boylam
Haritadaki konumu: Güney Batı Asya
Yüzölçümü: 814.578 km² (Yüzölçümünün %3′lük bölümü Avrupa kıtasında yer alan Asya topraklarıdır.)
Sınırları: toplam: 2,627 km
sınır komşuları: Ermenistan 268 km, Azerbaycan 9 km, Bulgaristan 240 km, Gürcistan 252 km, Gürcistan 206 km, İran 499 km, Irak 331 km, Suriye 822 km
Sahil şeridi: 7,200 km
İklimi: Türkiye’de başlıca üç iklim tipi görülür: Akdeniz iklimi, Karadeniz iklimi ve karasal iklim. Devamını oku …

Günlük Yaşamda Çevre

Evimizdeki tehlikeler….
Çevre sorunları insanlardan kaynaklanan sorunlardır. İnsanın çevre konusunda doğru davranışlar kazanabilmesi, bu doğrultuda eğitilmesi büyük önem taşımaktadır. Biz çevre korumacılığını kendi yaşantımızdan başlatırsak bu yönde yapılacak çalışmalara katkıda bulunmuş oluruz.
Şimdi günlük yaşantımızda devamlı kullandığımız fakat farkında olmadığımız bazı zararlı ürünleri tanıyalım.
KADMİYUM: Bu madde insanlarda yüksek tansiyona, kalp hastalıklarına, akciğer kanserlerine ve kansızlığa neden olur. Bulunduğu ortamlar sanayi kuruluşlarının atıkları, çay, kahve, sigara ve otomobil egzoz dumanları.
KURŞUN: Bu maddenin meydana getirdiği olumsuzluklar, vücudun hassaslaşması, kuvvetten düşme, uykusuzluk, kabızlık, zihin bulanıklığı, böbrek hastalıkları ve felç. Bulunduğu ortamlar: Başta egzoz gazları olmak üzere, çeşitli mutfak kapları, cilalı kap yüzeyleri, plastik ve benzeri eşyalar. Devamını oku …

The Workıng Conditions Of Greenpeace

Greenpeace was founded in 1971 by a group of people who were opposed to the nuclear attempts made by USA in eastern Alaska. This small group of people started their struggle by putting out to sea from Canada. Afterwards, they started to spread abroad numbers of people and took actions against nuclear attempts of France, whale chasing of Japan and the Union of Soviet Republics and seal massacre of Norwegians. Greenpeace members never compensated from their ideals and fastened their studies, widened their area.
At this moment, the organization has 26 national and 3 regional departments; at the same time there are 2.5 million supporters from 158 countries who help the works of Greenpeace and make the actions possible. Devamını oku …

Su Örneklerinde Sülfat Tayini Nasıl Yapılır

Deneyin Amacı
- Türbidimetrik yöntem ve sülfat tayini hakkında bilgi edinmek

2) Deney İçin Gerekli Alet Ve Malzemeler
- Türbidimetre
- Cam Malzemeler

3) Deney İçin Gerekli Kimyasallar
- Baryum klorür (BaCl2) kristal şeklinde
- Standart sülfat çözeltisi : 0.1479gr susuz sodyum sülfat (Na2SO4) 105 derecede
1 saat kurutulur.1 litrelik balon jojede 800mL distile su ile çözülür.1 litreye tamamlanır. Bu çözeltinin 1mL’si 100µgr sülfat içerir.
- Yardımcı çözelti : Yardımcı çözelti gliserin (50mL), konsantre hidroklorik asit (30mL), 300mL distile su, izopropil alkol (100mL) ve sodyum klorür (75gr) den oluşan bir çözeltidir.Çözeltinin bileşenlerinin yukarıdaki sıra ile birbirine karıştırılması gerekmektedir. Bu çözelti BaSO4 kolloidlerinin analiz süresi boyunca stabil kalmalarını sağlar. Devamını oku …

Output and Waste Water

Characterization of Slaughterhouse
In slaughter house industry, water used in every process and about 16 m3 water used for 1 ton animal. It is often possible to make considerable reductions in polluting load by good housekkeping within the factory or by modifications to the process. In particular the separate recovery of blood and paunch contents can considerably reduce the BOD load.
Waste waters from killing and butchering operations usually contain a high proportion of coarse suspended matter, whilst those from processing operations contain less suspended matter but considerable quantities of fat. In modern killing
and processing plants the two streams are often kept separate for pretreatment. Devamını oku …

Sürdürülebilir Yaşam Nedir

KONULAR
Sürdürülebilir Tarım
• Tarım Topraklarının Günümüzdeki Durumu
• Su ve Su Ürünlerinin Günümüzdeki Durumu
• Hayvancılığın Günümüzdeki Durumu
• Sürdürülebilir Tarım İçin Gerekli Koşullar
Sürdürülebilir Ormancılık
• Ormanların Günümüzdeki Durumu
• Ormanlardan Yararlanma ve Ormanları Koruma Yolları
Sürdürülebilir Meracılık
• Meraların Dünyadaki ve Ülkemizdeki Durumu
• Meraların Kullanımı ve Korunması
Özet Devamını oku …

Kent Zararlıları İle Mücadelenin Amaçları

Kentlerde sağlıklı bir çevrenin oluşturulması.
Ekonomik ve sosyal gelişmenin sağlanmasına katkıda bulunmak.
Halkın haşere ile karşılaştığı olumsuz sağlık riskini ortadan kaldırmak.
Sürekli olarak çevre-sağlık eğitimi ile halkın ve ilgili sektörlerin katılımını sağlamak.
VEKTÖR KONTROL UYGULAMALARI
A- GELİŞMİŞ ÜLKELERDEKİ UYGULAMALAR
Tropik ve sub-tropik iklim bölgelerinde önemli bulaşıcı hastalıklar,insektisitler tarafından yayılmakta ve bu bölgelerde Vektör Mücadelesi hem hükümetlerce hemde uluslararası kuruluşlarca ciddi ele alınmakta ve önemli projeler uygulanmaktadır.

Gelişmiş ülkeler,kıtalararası ve ülkelerarası insan hareketleri nedeni ile kendi ülkelerinde bulaşıcı hastalıklar ve bu hastalıkları bulaştıran vektörlerin kontrolü konusunda önemli tedbirler almaktadır.
Avrupa,Amerika ülkelerinde ve Türkiye’de Vektör Kontrol Uygulamalrı hizmetleri uzman kuruluşların danışmanlığında yürütülmektedir.Örneğin;
Devamını oku …

Çamur Susuzlaştırma Ölçüm Metodları

Çamurların uygun bir şekilde tasfiyesi arıtma tesislerinde önem taşımaktadır.Arıtma çamurunun içinde büyük miktarda su bulunur ki bu su taşımada zorluklar çıkarır.Çamur susuzlaştırma temel olarak 3 adet yöntem kullanılır;kapiler emme süresi deneyi,filtre süresi,özgül direnç deneyi.
 Kapiler emme süresi deneyi :
Bu deneye has küçük delikli suyun yayılmasının rahatça izlenebileceği filtreler mevcuttur.Timer’a bağlı iki adet prob bulunur.Bunlardan biri timer’ı çalıştırır,ikincisi ise su belli bir noktaya gelince timer’ı durdurur.Su boşluklar arasında hareket eder.Çamur iyi şartlandırılmışsa timer’ın okuduğu değer 10 sn,çamur kötü şartlandırılmışsa bu süre 10-15 dakikaya kadar çıkabilir.Bu deneyin avantajı kullanılan filtrelerin standart olmasıdır.
Devamını oku …

Evsel Ve Evsel Nitelikli Atık Su Arıtma Çamurunun Arıtımı

ARITMA ÇAMURUNUN (ÖN) ARITIMI İÇİN UYGULANAN METOTLAR
İşlenmemiş ıslak arıtma çamurunu transforme etmek ve daha yoğun hale getirmek için uyarlanan ön işleme metotları Şekil 3.1’de takdim edilmiştir. Pastörizasyon arıtma çamurunda bulunan bakterileri azaltmayı hedefleyen bir ısıtma işlemidir (bu işlem 60-70o C’de gerçekleşmektedir).

İnce (sulu) atık çamur, bazı ülkelerde halen zirai gübre olarak kullanılmaktadır. Ancak günümüzde artan miktarlardaki inceltilmiş atık çamur işlenmeye başlanmıştır. Arıtma çamurun işlenmesi ve bertarafı için en sık kullanılan metotlar Şekil 3.2. de sunulmuştur.

ATIK SU ARITMA ÇAMURUNUN KARAKTERİZASYONU
Giriş: Devamını oku …

Küresel iklimin korunması, İklim değişikliği çerçeve sözleşmesi ve türkiye

Fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, arazi kullanımı değişiklikleri, çimento üretimi ve sanayi süreçleri ile atmosfere salınan sera gazlarının atmosferdeki birikimleri, sanayi devriminden beri hızla artmaktadır. Bu ise, doğal sera etkisini kuvvetlendirerek, şehirleşmenin de katkısı ile, dünyanın yüzey sıcaklıklarının artmasına neden olmaktadır. Küresel yüzey sıcaklıklarında 19. yüzyılın sonlarında başlayan ısınma, 1980’li yıllardan sonra daha da belirginleşerek, hemen her yıl bir önceki yıla göre daha sıcak olmak üzere, küresel sıcaklık rekorları kırmıştır. Yüksek sıcaklık rekorunun en sonuncusu 1998 yılında kırılmıştır. 1998, hem küresel ortalama hem de kuzey ve güney yarımkürelerin ortalamaları açısından, 1860 yılından beri yaşanan en sıcak yıl olmuştur. Sera gazlarının ve aerosollerin etkilerini birlikte dikkate alan en duyarlı iklim modelleri, küresel ortalama yüzey sıcaklıklarında 2100 yılına kadar 1-3.5 °C arasında bir artış ve buna bağlı olarak deniz seviyesinde de 15-95 cm arasında bir yükselme olacağını öngörmektedir. Sıcaklıklar üzerinde bir soğuma etkisi oluşturan kükürtdioksit (SO2) salımlarının daha az olacağını kabul eden modeller ise, küresel ortalama yüzey sıcaklıklarının 2100 yılına kadar daha fazla (yaklaşık 1.4-5.8 °C arasında) yükseleceğini öngörmektedir. Devamını oku …

Hyrogen Fuel – The Fuel of Future

There are several claims and misinformation about using hydrogen as a fuel. Energy is the most important element for devolopment of humanity. People invented engines which run by stream power in history, than they used this energy producing so they have high life qualities.
If the claims about this subject are true, ıt will be a turning point for humanity. Because the main problem of our age is to gain energy for producing with a low cost. Water is the free source for hydrogen and it can be found everywhere. This paper attempts to give information about using hydrogen as a fuel, from all over the world.
Devamını oku …

Enerji Tasarrufu Nedir Nasıl Yapılır

Sanayi devriminden sonra enerji büyük bir önem kazanmıştır.Buhar enerjisi ile başlayan enerjinin önem kazanma süreci ; nükleer enerjinin bulunmasına kadar sürmüştür ve hâlâ yeni enerji bulma çalışmaları devam etmektedir.Enerji önem kazandıkça değeri artmış ve pahalı bir hâle gelmiştir.Ayrıca enerji yaygınlaştıkça azalmıştır.Dünya enerji rezervleri bitme noktasına gelmiştir.Bu nedenle bilinçsiz enerji tüketimi hem ülke ekonomisine hem de dünya enerji rezervlerine zarar vermektedir.Okullarda giderek yaygınlaşan enerji tasarrufu konularıyla küçük yaştaki çocuklara enerji tasarrufunun zorunlu olduğu aşılanmıştır.Pek çok küçük ayrıntı enerji kaybına yol açmaktadır.Bu gibi konulara dikkat edilmemesi büyük miktarlarda enerjiyi ziyan etmektedir.Enerjinin azalması sağlığımız açısındanda tehlike teşkil etmektedir.Aşırı derecede kullanılan su ve elektrik gibi çevreyi kirletmeyen enerji çeşitlerinin azalması ; kömür ve petrol gibi çevreye zarar veren ve insan sağlığını tehdit eden enerji çeşitlerinin artmasına yol açar.Ayrıca petrol ve kömür gibi enerji çeşitleri insanlarda astım gibi kalıcı nefes alma sorunlarınıda beraberinde getirir.Petrol ; çevreye zararlı bir enerji çeşidi olmasına rağmen ihtiyaç duyulan bir enerji çeşididir.Birçok konuda kullanılır.Petrol rezervlerinin de bilinçsizce tüketilmesi petrol fiyatlarının artmasına yol açar.Türkiye’den , Türkiye’nin ihtiyacını karşılayacak kadar fazla petrol çıkmıyor.Dışarıdan ithal edilen petrol fiyatının artması ülkemizin ekonomisine zarar vermektedir.
Örneğin diş fırçalarken suyun açık bırakılması.Milyonlarca insanın dikkat etmediği bir israf çeşididir. Yapılan hesaplamalara göre diş fırçalarken açık bırakılan musluktan akan suyun azami miktarı 2 litredir. Bu oran ; insanların diş fırçalama süresi , musluğun fazla açılması , aile bireylerinin fazlalığı ve günde birden çok diş fırçalanması gibi “önemsiz” olarak görülen etkenler ile daha fazla artabilir.Meselâ iki bireyli bir ailenin bir bireyinin diş fırçalarken suyu açık bıraktığı , günde bir defa dişini fırçaladığı ve diş fırçalarken musluğun açık kaldığı süre zarfında 2 litre suyun ziyan olduğu göz önüne alınırsa bir yılda 365*2=730 Litre su israf edilmektedir.Bu hem ülke ekonomisine , hem dünya su rezervlerine , hem de aile bütçesine zarar vermektedir.Dünyada yaşayan 100.000.000 insanın bu israfı yaptığı düşünülürse 100.000.000 * 730 = 73.000.000.000 Litre.Bu korkunç rakam olabildiğince iyimserlik ile minimum oranlara göre yapılmıştır.Oranlardaki hesaplamalar daha fazlada arttırılabilir.
Bir başka örnek ise elektriğin boşyere kullanılmasıdır.Televizyonun bakılmadığı hâlde açık bırakılması.İçerisinde bulunmadığım odanın ışıklarının yanık bırakılması.Avizelerde birden fazla lamba bulunması vb. küçük ayrıntılarda enerji rezervlerine zarar verir.
Bir takım çevreler suyu ve elektriği parasını verdiği için , istediği kadar kullanabileceğini ve buna kimsenin karışamayacağını iddia ediyorlar.Ancak elektrik ve su insanların ortak hazinesidir.Gereğinden fazla kullanılan su diğer insanların gerektiğinden az kullanmasına sebep olur.
Enerji tasarrufu insanlara direkt ve dolaylı olarak yarar sağlamaktadır.Aile ekonomisinin belirli bir düzen içinde durması enerji tasarrufu yapmamıza bağlıdır.Özellikle su kullanırken çok dikkat etmeliyiz.Çünkü su kullanırken hem kullandığımız su kadar , hem kullandığımız suyun atık parası kadar hem de kullandığımız suyun vergisini öderiz.
Ülkemiz yurtdışından enerji satın alan bir ülkedir.Bu yüzden boş yere harcadığımız enerjinin her saniye ülkemize zarar vermektedir.
Su Tasarrufu :
• Damlayan musluklar tamir ettirilmelidir.
• Su akitirken daha az akitan dus basliklari ve musluklari kullanilmalidir.
• Dis firçalarken musluklar kapatilmalidir.
• Mümkün oldugunca küveti doldurmak yerine dus alarak yikanilmalidir.
• Kisa sürede dus alinmalidir.
• Sifon asgari çekilmelidir. (Her sifon çekildiginde, bes günlük içme suyu kaybedilmektedir)
• Bulasik ve çamasir makinalarini tamamen doldurmadan çalistirmamalidir.
• Randimanli su kullanan aletler tercih edilmelidir. Özellikle çamasir ve bulasik makinalarinin böyle olmasina dikkat edilmelidir.
• Sicak su muslugu açildiginda suyun isinmasini beklerken akitilan suyun ziyan olmamasi için kova doldurulup bu su gereken farkli yerlerde kullanilmalidir (Örnegin, çiçek sulama, tuvalete dökme, balkon yikama).
• Ne kadar az su kullanirsak o kadar az depolanmis su gerekir ve o kadar az atik su olusur. Biz de bosa harcadigimiz suyu kesmekle su faturalarindan kolaylikla %25 oraninda tasarruf saglamis oluruz.

Toprak kirliliği Sorunlar ve çözüm yolları

1-Hızlı Nüfus Artışı – Toprak İlişkileri :
Hızlı nüfus artışı çok sayıda sosyoekonomik ve politik sorunların ortaya çıkmasına yol açmanın yanında, yanlış arazi kullanma ve toprak kayıpları nedeniyle ekonomimize ve kalkınmamıza önemli etkileri olan sorunlar da yaratmaktadır.
Diğer yandan hızlı nüfus artışı gereksinimlerin karşılanması açısından, üretim ve tüketim ilişkilerini de olumsuz yönden etkileyecektir. Özellikle tarımsal üretimde birim alandan daha yüksek ürün almayı özendiren olumlu sayılabilecek etkisi yanında, orman ve meraların tarım arazilerine dönüştürülmesi gibi olumsuz ve zararlı yöndeki gelişmelere de neden olmakta ve bunları hızlandırmaktadır.
Nüfus artışı hızı 1990’ da % 2.4 iken 2000 yılında % 1.9’ a inmiştir. Türkiye’nin potansiyel kaynakları artan nüfusu beslemeye belli bir süre için yeterli bir potansiyeldir. Nüfus artışının zamanla düşürülmesi bu hızlı artıştan kaynaklanan sorunları da azaltacaktır.
2- Toprak Kaynaklarının Sorunları ve Çözüm Yolları : Devamını oku …

Hava Kirliliği Nedir Nasıl Çözülür

Canli metabolizmasina zararli bir çok gazin havaya karismasi seklinde tanimlayabilecegimiz “hava kirliligi” günümüzde tüm insanligin ve özellikle de büyük yerlesim merkezlerinin ciddi bir problemidir. Aslinda bu problemin nereden ve ne zaman çiktigini söylemek oldukça zor. Belki de insanoglunun atesi bulma tarihini hava kirliligi için baslangiç olarak almak en dogrusu. Ama, kentlerin havasini ilk siyah bulutlarin kapladigi, nefes almanin zorlastigi, toplu ölümlerin oldugu tarih, “endüstri devrimi”nin basladigi yillardir.
Devamını oku …

Kentiçi Ulaşım İlişkin Çevre Sorunlarının Tanımı

Ulaşım, çeşitli arazi kullanımlarının birbirleri ile ilişkilerini kuran bağlayıcı, ulaştırma ise bu bağlayıcının niteliksel ve niceliksel durumudur. Burada bağlayıcılık, hem bağlantıları sağlama (iletişim), hemde istenen bağlantıları yeterli biçimde güçlendirme (tutkal) anlamındadır. Dolayısı ile, “iletişim” ve “tutkal”ın gücü oranında aktivitelerin ilişkileri sağlanacak, bağlantılar kurularak, geliştirilecektir.
Ulaşım aynı zamanda bir arazi kullanım biçimidir. Kentlerimizde ulaşım mekanlarıiçin ayrılan kullanım yüzeyi, yerleşme toplam yüzeyinin % 20 ile % 40′ı arasında değişmektedir. Gelecekte, diğer iletişim sistemlerinin gelişmeleri ile belki ulaşım içinayrılan yüzeyde azalma sağlanabilecektir. Ancak ülkemizde bugünkü koşullar altında,değerli kentsel toprakların en etken ve verimli kullanılabilmeleri doğrultusunda ve diğer kentiçi ulaşım kararlarının, planların bu etkenliği ve verimliliği de sağlayacak biçimde ulaşım sistemlerini ve ulaşım donatısını irdelemeleri ve kararlaştırmaları gerekmektedir. Devamını oku …

İzmir İlinin Genel Çevre Sorunlarına Genel Bir Bakış

İzmir İli’nin 1.197.300 hektar olan toplam arazi varlığının % 42,9’unu orman, %41,8’ini tarım arazisi ve çayır-mera, % 15,3’ünü ise yerleşim alanları ile kayalık ve bataklıklar oluşturur.İlin dağ ve tepelik yükseltileri volkanik kökenli andezit ve türevleri kayalardan oluşmaktadır. Akarsu havzalarının düz bölümlerini oluşturan alüvyonel araziler geniş bir alanı kaplamaktadır. Geriye kalan topraklar ise kahverengi orman toprakları, kırmızı Akdeniz toprakları, rendzina toprakları ve organik topraklardır.Verimliliğe göre toprak sınıflandırmasında en büyük pay orman ve fundalıkların yer aldığı (%54,8 )VII.sınıf arazilere aittir. İlin toplam arazisinin 974,043 hektar (% 81,4 )değişik derecelerde erozyona bağlı arazilerdir. Erozyona bağlı arazi miktarının yüksek olmasının nedeni, eğimin yüksek veya dik sınıfa giren arazi miktarının fazla olması ile ilgilidir. Erozyonun başlıca nedeni olan eğim durumunun yanında, orman yangınları, ormandan tarım alanı kazanma çabaları ve eğimli tarım Devamını oku …

Çevre ve çevre tahribatının Nedenleri

ÇEVRE NEDİR?
Çevre, insanların ortak varlığını oluşturan değerler bütünüdür. Çevrenin bileşenleri olarak adlandırılan bu değerlerin her biri yaşamsal niteliktedir. En kısa tanımıyla çevre; içinde yasadığımız atmosfer, üzerinde oturduğumuz toprak ve sudur.
Kullandığımız her türlü madde ve enerjinin doğal dengeyi bozacak kadar aşırı miktarda çevreye katılması çevre tahribatına neden olur. Bu tahribatın ortaya çıkış nedeni tutarlı bir kentleşme siyasetinin ve kamunun olmayışı, sektörel kararların çevreden ayrı, kısa dönemle ekonomik amaçlarla sınırlı kalmasıdır.
Son dönemlerde özellikle önem kazanan ve sadece insanların değil, tüm canlı hayatın yasamasını olumsuz yönde etkileyen bu sorunlar;
-Hava kirliliği
-Su kirliliği
-Toprak kirliliği
-Radyoaktif kirlilik
-Gürültü kirliliği ‘dir.
Devamını oku …