Dış ticaretin hızla büyüdüğü ve karmaşıklaştığı 20.yy’ın yarısında tarife dışı kısıtlamalar önemli yer tutmaya başlamıştır. Günümüzde tarife dışı kısıtlamaların gümrük vergilerinin yerini almaları ve korumacılık açısından tercih edilmeleri, iki sebebe dayanır. Bunlardan birincisi, 2. Dünya Savaşından sonra koruma aracı olan gümrük vergilerini eski önemlerini kaybetmeleridir. Çok taraflı ticaret görüşmelerinde ortalama gümrük vergileri yüzde kırklardan yüzde yedilere kadar düşmüştür. İkinci olarak gümrük tarifelerine ilişkin kararlar, yurt içinde uluslar arası seviyede çok zor alınabilmektedir. Çoğu ülkede tarife arttırımı için parlamentoların onayı gereklidir. Ayrıca GATT’a yapılan kosolidasyonlar sebebi ile, gümrük vergisinde yapılacak her bir artış için diğer üye ülkelerle görüşmeler sonucunda tavizler verilmesi gereklidir. Çünkü gümrük vergilerini gizli bir şekilde arttırmak mümkün değildir. Oysa tarife dışı engeller daha kolay uygulanabilirler.
Tarife dışı kısıtlamalar, miktar kısıtlamaları ve diğer tarife dışı kısıtlamalar olarak iki ana başlık altında ele alınmıştır. Ancak ben daha çok kotalar üzerinde duracağım.
257 views
Tanımı :
Bir şirketin, yatırımını ülke sınırları dışına yaymak üzere ana merkezinin dışındaki ülkelere üretim tesisi kurması veya mevcut üretim tesislerini satın alması “doğrudan yabancı yatırım” olarak adlandırılır. Geniş anlamda, bu tanıma emlak sektöründe yapılan spekülasyonlar, borsa oyunları, tahvil alımları, kur değişikliklerinden yararlanan çeşitli spekülatif giriş-çıkışlar da girebilmektedir; ancak bu çalışmada “yabancı doğrudan yatırım”, üretken alanlara yapılan yatırım ( makine, teçhizat, bina, arsa, lisans, patent hakları) olarak ele alınacaktır.
Gerekliliği :
Dünya ekonomisi özellikle son 15-20 yılda hızlı bir şekilde değişmektedir. “Küreselleşme” olarak tanımlanan bu değişimden çok önemli iktisadi sonuçlar çıkmaktadır. Bu sonuçlar itbariyle, ulus devletinin önemini yitirdiği, ulusal iktisat politikası oluşturmanın anlamlı olmadığı, ülkelerin uluslararası gidişata ayak uydurması ve kalkınması için yabancı sermayeyi çekmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır. Bu süre içinde doğrudan yabancı yatırımların, uluslararası ticaret hacminin göstergesi olan toplam ihracat ve dünyada üretilen toplam mal ve hizmetlerin göstergesi olan GSMH’ den daha hızlı arttığı görülmektedir. Bu gelişmeyi gören ve yabancı yatırımın gelmesi için uygun koşulları sağlayan ülkeler, güçlü bir finansman yapısına sahip olmakla birlikte istihdam sorunlarını çözme konusunda da önemli adımlar atmışlardır.
396 views
Turizm, Türkiye’de son on yılda büyük bir sıçrama göstermiş ve ekonominin en fazla döviz girdisi sağlayan sektörü olmuştur. Sektör, 1999 yılında yaşanan büyük kriz ve deprem felaketlerinden olumsuz etkilenmişsede 2000 yılında yeni bir toparlanmaya girmiş ve ülkemize 10,400,000 turist getirerek 7,5 milyar dolar döviz girdisi sağlamıştır.
Dünyamızın içinde bulunduğu koşullarda 2001 yılından başlayarak turizm sektörünün Türkiye’ye uluslararası rekabette göreceli üstünlük sağlayan en önemli sektör olduğu görülmektedir. Turizm sektörü her yıl artan döviz girdileri ile ülkemiz ekonomisinin lokomotifi olmaya namzet birinci sektördür. Ayrıca İstanbul Sanayi Odası’nın yaptığı bir araştırmaya göre, turizm sektörü, Türkiye ekonomisinin 38 farklı sektörünü aynı anda etkilemektedir. Bu da ülke ekonomisi açısından sektörün önemini bir kez daha kanıtlamaktadır.
55 views
Günümüzde firmaların büyük bir çoğunluğu Pazar koşulları nedeniyle satışlarının tamamını peşin olarak yapamamaktadırlar. Özellikle satıcı pazarından alıcı pazarına geçişin ve yoğunlaşan rekabetin bu sonucu meydana getirdiği söylenebilir. Dolayısıyla müşteri tercihleri ve davranışlarının firmaların kredili satış politikalarında giderek belirleyici olduğu görülmektedir. Firma kredili satışlarının artmasına paralel olarak, firma varlıkları içinde alacak kaleminin ağırlığı da artmaktadır. Bu bağlamda firmaların kredili satış yaptıkları müşterilerini, alacaklar tahsil edilinceye kadar geçen süre boyunca finanse etmeleri gerekmektedir.
Kredili satışların artması sonucunda firma ihtiyaçlarına daha iyi karşılık verebilmek “uygun alacak yönetimi” politikalarının oluşturulmasının önemi daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte firma tarafından uygulanan kredili satış politikalarının doğrudan veya dolaylı olarak müşteri finansmanı gereksinimini etkileyeceği unutulmamalıdır. Örneğin kredili satışlarda uygulanacak vade, kredili satış yapılan müşterinin ne kadar süre ile finanse edilmesi gerektiğini belirleyen bir etkendir.
96 views
Dünya Gümrük Örgütünün ‚Çalışmalarından Derlenmiştir.
GİRİŞ:
Dünya Gümrük Örgütü, kollektif tecrübelerden Üyelerin nasıl faydalanacakları hususunda bir araştırma yapmıştır. Bu araştırmanın münakaşaları arttıracağı, ve konuyu daha fazla gümrüklerin reform ve modernizasyonları üzerine yoğunlaştıracağı ümit edilmektedir.
Araştırma sonuçları WCO üyeleri toplamının %27’sine tekabül 38 ülkenin verdiği cevapların bir analizidir. Bu sonuçlar yeterli ve geçerli örnekler olarak kabul edilmektedir ve bundan belirleyici neticeler çıkartmak mümkündür.
Araştırmaya katılan ülkeler aşağıda gösterilmiştir.
¥ Arnavutluk
¥ Cezayir
¥ Avustralya
¥ Avusturya
¥ Brazilya
¥ Kanada
4 views
Avrupa Parasal Birliği ilk yılında bile tahvil piyasalarında kayda değer bir değişim yaşanmasına yol açmıştır. Özel şirketler tarafından çıkarılan tahvillerin tutarı büyük miktarda artarak merkezi hükümetler tarafından ihraç edilen tahvillerin tutarını aşmıştır. Kamu sektöründe yaşanan bu arz daralması APB’ne katılım için daha etkin kamu finansmanı politikaları gerektiren Maastricht kriterlerinin karşılanması nedeniyle doğal karşılanmalıdır. 1997 yılında GSYİH’nın %2.6’sı düzeyinde bulunan kamu açıkları 1998 yılında %2 seviyesine gerilemiştir. Bu oranın 1999’da %1.8 gerçekleşmesi tahmin edilmekte ve 2001 yılında %1.2’e kadar bir gerileme öngörülmektedir. Bu nedenle, kamu ihraçlarının payındaki bu düşüş eğiliminin devam etmesi beklenmektedir. Sonuç olarak, APB’ne dahil merkezi hükümetlerin tahvil borç stoğunun tüm hükümet borç stoğu içindeki payı 1998 sonundaki %52 seviyesinden 1999 sonunda %51 seviyesine gerilemiştir. Tahvil piyasasındaki ikinci eğilim şirketler tarafından yapılan ihraçların artması olmuştur. Kayda değer şekilde artan ihraç hacmi Avrupa piyasalarında kredi ürünlerinin yerleştiğini göstermektedir. Yatırımcılar kredi riskini değerlendirme kapasitelerini artırmışlardır. Varlığa dayalı menkul kıymet ve yüksek getirili tahvil piyasalarındaki gelişmeler, faiz oranlarının artması durumunda bile
290 views
Dış ticaret,ülke ekonomileri açısından,maddi getiri yaratma,iş potansiyelini ve buna bağlı olarak istihdam,üretim hacmi,gayri safi milli hasıla gibi iktisadi olguları geliştirici etkiye sahip önemli bir faktördür.Dış Ticaretin gelişmesi,bu kanalla ülke ekonomisine kazandırılan dövizin,yerel paranın değerini arttırmasına ve dönem sonu cari dengenin sağlanmasına etken oluşturmaktadır.
2002 yılının ilk 9 aylık dış ticaret değerlerine baktığımızda,2001 yılında yaşanan ekonomik krize rağmen,gelişmenin olumlu bir çizgi çizdiğini ve ümit verdiği söylenebilir.
İ H R A C A T İ T H A L A T
Aylar 2001 2002 Değişim Oranı(%) 2001 2002 Değişim Oranı(%)
Ocak 2,236 2,553 14,2 4,072 3,337 -18,0
Şubat 2,516 2,366 -6,0 3,594 2,966 -17,5
Mart 2,546 2,727 7,1 3,109 3,495 12,4
Nisan 2,616 2,737 4,6 3,038 4,020 32,3
Mayıs 2,885 2,903 0,6 3,559 4,247 19,3
81 views
ELEKTRONİK PARANIN MERKEZ BANKASININ PARA POLİTİKASI VE KARA
PARA AKLAMA AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
İÇİNDEKİLER
GİRİŞ
1. ELEKTRONİK ÖDEME SİSTEMLERİNİN YERİNE GETİRMESİ GEREKEN
HUSUSLAR
A. Güvenilirlik
B. Bütünlük
C. İşlevsellik
D. Ödeme İşleminin Anonimliği ve Üçüncü Kişiler Tarafından
Görülememesi
E. Online Kontrol
F. Kullanım Kolaylığı
G. Bölünebilirli
26 views
Genel bilgiler
Dış ticarette, özellikle alıcı ve satıcıların farklı ülkelerde bulunmaları nedeni ile ilk adım genellikle yazışmalarla atılmaktadır.
İhracatçı şirketlerin ithalatçılara gönderdikleri iş mektupları, ithalatçının ihracatçı ile ilgili olumlu izlenimler edinmesine, iyi iş ilişkileri kurulmasına ve yeni pazarlar yaratılmasına katkıda bulunacak ilk faktördür. Bu yazışmalarla ithalatçı, henüz karşı karşıya gelmediği ihracatçıyı değerlendirmeye çalışacaktır. Dolayısı ile yazılacak iş mektuplarına ayrı bir özen gösterilmesi gerekmektedir.
Etkili bir iş mektubu yazmak için dört basit kural bulunmaktadır: Açıklık, az ve öz olma, bütünlük ve doğruluk.
Açıklık
Mektup düzenli ve planlı bir şekilde yazılmalıdır. Paragraflar arasında boşluk bırakılmalı, mektup, görünümü itibariyle düzgün olmalıdır. Paragraflar birbirine mantıklı bir şekilde bağlanmalıdır.
Az ve öz olma
266 views
Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder; Üsküdar’daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin, Şevket isminde bir oğlu ile Fikret, Neclâ, Leylâ ve Ayşe adında dört kızı vardır. Ali Rıza Bey, işten çıktığı sırada oğlu Şevket yüksek maaşla bir bankaya memur olur; evin bütün yükü onun üzerine biner. Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır. Babasının doğruluk ve namus uğruna işten istifa etmesini uygun bulur. Buna karşılık Ali Rıza Beyin hanımı Hayriye Hanım durumdan hiç memnun kalmaz.
Bir süre sonra Şevket, Ferhunde adında hafif meşrep bir kadınla evlenir. Eğlenceye düşkün olan bu kadın, birbirinden genç, güzel ve hareketli, asrî olmaya meraklı olan Neclâ ve Leylâ’nın da karakterini bozar. Bir eğlence ve moda düşkünlüğü başlar. Evde sık sık partiler düzenlenir. Evin büyük kızı Fikret, yengesi ve kardeşleriyle anlaşamadığı ve bu
15 views