Kavram olarak dış borçlar ve dış yardımların kesin bir şekilde ayrılması kolay değildir. Günümüzde her dış borcun bir yardım olduğu ve dış yardımların da büyük ölçüde dış krediler şeklinde olduğu söylenebilir. Dış yardım kavramı, dış finansman , dış borçlanma, dış kaynak temini terimleri ile uygulamada aynı anlamda kullanılmaktadır. Terimlerin tümü geri ödeme problemi oluşturmayan bağış ve hibe gibi kaynaklardan belirli bir süre sonra belirli bir getiri ile ödenmek zorunda olunan uluslararası borçlara kadar çeşitli derecelerdeki kaynakları içermektedir1. Uluslararası ilişkiler, 2. Dünya Savaşı’nın son bulmasından sonraki dönemde hızla artarken, aynı zamanda büyük ölçüde ekonomik bir nitelikte kazanmıştır. Bu ilişkiler bir yandan dünyadaki doğu-batı bloklaşmaları, öte yandan geri kalmış ülkelerin kalkınma çabalarına girişmelerinin de etkisi olmuştur. Günümüzde artık geri kalmış ülkelerin eskiden olduğu gibi silahlı müdahalerle kontrol altında tutulması görülmemektedir. Ancak, bu durumun yerine ekonomik müdahaleler gelişmiştir. Dış borçların en önemli özelliği uluslararası politik ilişkilerle çok sıkı şekilde bağlı olmalarıdır. Bu şekilde politik amaçla verilen borçlara “politik borçlar” adı da verilmektedir. Dış yardımlar daha çok kredi şeklindedir.
258 views
Uluslararası ticaret, ülkelerin sadece kendi milli paralarını kullanmalarına imkan vermemektedir. İçinde bulunduğumuz ekonomik yapı ülkeleri birbirleri ile girdikleri ticari ilişkilerde kendi milli paralarının yanında diğer ülkelerin milli paralarını da kullanmaya zorlamaktadır. Yabancı ülkelerin paraları ‘döviz’ olarak nitelendirilmektedir ve dövizin de tıpkı diğer ticari mallar gibi milli para cinsinden bir fiyatı vardır. Dövizin milli para cinsinden fiyatına ise ‘döviz kuru’ denilmektedir. Döviz kurunun belirlenmesinde çeşitli sistemler uygulanmaktadır. Dünyada en çok uygulanan döviz kuru sistemi “esnek kur sistemi”dir. Bu sistemde döviz kuru, piyasadaki arz ve talebe göre belirlenmektedir. Uluslararası ticaretin gelişmesiyle birlikte döviz işlemlerinden önemli kârlar sağlayan işletmeler aynı zamanda da döviz kurunun sabit olmamasından dolayı önemli riskleri üzerlerine almaktadırlar.Döviz kurlarındaki değişiklikler, işletmelerin döviz cinsinden olan alacaklarının tamamen veya zamanında tahsil edilememesi, döviz cinsinden olan borçlarının ödenmesi için gerekli dövizin temini sırasında zarar etmeleri gibi risklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
38 views
Döviz piyasaları yabancı paraların alınıp satıldığı ya da bir ulusal paranın başka bir paraya dönüştürülmesine olanak veren kurumsal yapılardır. Uluslar arası özelliğe sahip olan bu piyasada, döviz arz edenlerle döviz talep edenlerin karşılaşması sonucu döviz fiyatı oluşur ki bu döviz fiyatına döviz kuru ya da kambiyo kuru adı verilir. Döviz piyasalarında yabancı paralar genellikle ülkenin kendi ulusal parası karşılığında değiştirilirler. Ancak doğal olarak bir ülkenin döviz piyasasında iki yabancı parayı da dolaylı veya dolaysız yoldan birbirine dönüştürme olanağı vardır. Yabancı ulusal paralar ile ilgili önemli bir konu da bu paralar nakit biçiminde olabileceği gibi banka havaleleri, ödeme emirleri, döviz poliçeleri, mevduat sertifikaları veya seyahat çekleri ve benzeri şekillerde de olabilirler. Bunların da likiditesi oldukça yüksektir. Yani kolayca veya ufak bir gider karşılığında ilgili oldukları yabancı ulusal paralara dönüştürülebilirler. Döviz piyasalarında bu iki tip ödeme aracı arasında bir ayrım vardır. Ülkemizde doğrudan nakit şeklinde olan
269 views
1 – BEYANNAME NÜSHALARININ KULLANILMASI
A. GENEL OLARAK
1 inci nüsha : İhracat ve/veya transit işlerinde kullanılır. İhracat veya transit işlemlerinin yapıldığı gümrük idaresinde saklanır.
2 inci nüsha : İstatistiki amaçla kullanılan nüshadır. Bu nüsha ilgili gümrük idaresince merkeze gönderilir.
3 üncü nüsha : İhracatta gümrük idaresince mükellefe verilir. Bu nüsha aracı banka ve diğer kamu kuruluşları tarafından izlenen işlemlerde kanıtlayıcı nüsha olarak kullanılır. İlgili kuruluşlar gerek görmeleri halinde, bu nüshadan bir fotokopi alarak, asıl nüshayı mükellefe iade ederler.
197 views
Bir işletme 3 yolla finansman sağlayabilir, bunlar;
1. Öz kaynaklardan finansman
2. Dış kaynaklardan finansman
3. Oto finansman
İşletmelerin ihtiyaç duyduğu fonları en uygun ve en iyi biçimde bulmak ve kullanmak finansman olarak açıklanabilir. Bir ülkede yapılan işleri belirli bir bölümü dış ülkelerle ilişkilidir. İhraç etmek, ithal etmek, dış ülkelerden borç para almak, alınan paraları geri ödemek, yabancı ülkelerde yatırım yapmak, lisans olmak şeklinde sayılabilir. Dış ticaret biri doğal diğeri ekonomik 2 grubun tesiri altında ortaya çıkmıştır. Doğal etkilerin başında tabi kaynakların yeryüzüne eşit dağıtılmaması vardır. Tabiat bazı kaynakları belirli ülkeye vermiştir. Yer altı kaynakları da bunların başındadır. Her ülkede ihtiyacı kadar petrol, kömür vs. maden bulunmamaktadır. Bazı ülkelerde ise ihtiyaçtan çok fazladır. Mutlak üstünlük denilen bu durum dış ticaretin tabi ve ilk sebebidir.
51 views
I. DEVALÜASYON
A. Tanımı
B. Devalüasyonu Gerektiren Nedenler
C. Devalüasyon ve Ticaret Blânçosu
D. Toplam Harcama Yaklaşımı ile Devalüasyon
E. Devalüasyonun Başarı Şartları
F. Döviz Kuru Sistemleri
II. TÜRKİYE’DE DEVALÜASYON UYGULAMALARI
A. 1931 Devalüasyonu
B. 7 Eylül 1946 Devalüasyonu
C. 1958 Devalüasyonu
D. 10 Ağustos 1970 Devalüasyonu
E. 1970-1980 Devalüasyonu
F. 24 Ocak 1980 Devalüasyonu
G. 5 Nisan 1994 Devalüasyonu
H. 19 Şubat 2001 Devalüasyonu
I. Sonuç
III.TÜRKİYE’DE 1980 SONRASINDA UYGULANAN DÖVİZ KURU
POLİTİKALARININ DIŞ TİCARETE ETKİLERİ AÇISINDAN
DEĞERLENDİRİLMESİ
A. Giriş
227 views
Ülkelerin Dış Ticaret Politikası uygulaması ile başlayan ve artarak ve yeni biçimler kazanarak günümüze kadar gelen ülkelerin koruma önlemleri Dış Ticareti etkilemektedir. Koruma önlemleri uygulayan kendilerini olduğu kadar, dünya ekonomisine zarar vermekte ve korumanın maliyet ve külfetlerini diğer ülkelere ödetmektedir.
Ülkelerin koruma önlemleri almalarının temelinde vatan ananeden olup diğer bir faktörde ülkeler ve sanayiler arasında görülen rekabet gücü farklılıklarının bulunmasıdır. Farklılıkların giderilmesi için, yapısal dengesizliklerin kaldırılması gerekiyorsa da, bu dengesizlikler azalmamakta, aksine artmaktadır.
Ülkelerin koruma önlemleri almalarının nedenleri çeşitlidir. Bu koruma önlemleri alma nedenleri şunlardır:
35 views
GÜMRÜK
Tanımı: Gümrük kelimesi hem anlamı hem de konusu itibariyle Türkiye’deki mamul ve mahsullerin yabancı memleketlere ve yabancı memleket ve mahsullerinde Türkiye’ye ithal ve ihraç edilmesi sırasında ithal ve ihraç eşyasının çıkarıldığı, getirildiği daire anlamında kullanıldığı gibi genel kullanımda bu kelime ithal ve ihraç eşyasından alınan her türlü vergi resim ve harçları ifade eder.
Amacı: Dış ticaret ilişkilerin de ülke ekonomisine yarar sağlamak amacıyla vergi, resim ve harçların alınması ve bu işlerin bir düzen çerçevesinde yürütülmesini amaçlamaktadır.
Görevleri: Gümrük müsteşarlığının görevleri şunlardır.
a. Gümrük politikasının hazırlanmasına yardımcı olmak, gümrük politikasını uygulamak,
b. Gümrük Kanunu ve gümrüklerle ilgili diğer mevzuat ile uluslar arası sözleşmeler hükümlerinin uygulanmasını sağlamak,
c. Gümrük tarife oranlarının tespitine yardımcı olmak, gümrük vergileri ve gümrüklerce alınan diğer gelirler ve fonların tarhı, tahakkuk ve tahsilini sağlamak ve kontrol etmek.,
d. Gümrük kontrolüne tabi kişi, eşya ve araçların muayene ve kontrolünü yapmak,
376 views
1615 Sayılı Gümrük Kanunu’nda olduğu gibi yeni uygulamada yer alan REJİMLER iki kısma ayrılmaktadır.
A. Gümrük Birliği Dışı Eşya,
1. Dış transit,
2. Gümrük antreposu,
3. Geçici muafiyet sistemi kapsamında dahilde işleme,
4. Gümrük kontrolü altında işleme,
5. Geçici ithalat (geçici muafiyet)
B. Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri
1. Gümrük antreposu,
2. Dahilde işleme (geçici muaflık)
3. Gümrük kontrolü altında işleme,
4. Geçici ithalat
5. Dışarıda işleme (geçici ihracat)
ANTREPOLAR
Antrepolar, Gümrük Kanunun 31.10.1995 tarihti Kanun Hükmünde Kararname ile değişik yeni şekline göre Genel ve Özel Antrepolar olarak
672 views
1 – İhracat Mevzuatı : Ülkemizde gümrük birliğine girişten hemen sonra belirlenmiş olan ihracat rejimi her yıl ihtiyaçlar doğrultusundaki küçük bazı değişiklikler yapılarak uygulamaya devam etmektedir. Böylece son 6 yıldır (1999-2000) ana hatları ve mantığı değişmeyen ihracat rejimi kararı artık Türkiye’de yerleşmiş bir ihracat mantığının oluştuğunu göstermektedir.
İhracat Rejimi Kararı : 6 Ocak 1996 122515 MRG
Bu kararın amacı;
İhracatın ülke ekonomisi yararına düzenlenmesini desteklenmesini ve geliştirilmesini sağlamak için ihracatla yetkili makamları ve uygulanacak esasları belirlemektir. İhracat ile ilgili işlemleri düzenleme yetkisi DTM’nin bağlı olduğu Devlet Bakanlığı’na bağlıdır. Bu bakanlık ihracat rejimi kararına dayanarak şu düzenlemeleri yapmaya yetkilidir.
a. İhracatın her aşamasında gözetim, denetim ve gözlendirme ile ilgili önlemleri almak.
87 views