Problemin Tanımı

Cumali; ailesi geçim sıkıntısı çeken; hem okuyup hem çalışmak zorunda olan bir öğrencidir. Sabahçı olan Cumali , okuldan arta kalan zamanlarda simit satmaya karar verir. Fakat bu kararı verirken çok akılcı davranıp; nerede satacağına ilişkin alternatifler düşünür ve seçimini yapmaya çalışır.
Cumali Hastaneler civarında oturmaktadır. Tanıdığı simit fırınlarını ve fırınlar etrafında satış yapabileceği yeleri düşünüp kendine üç semt(alternatif) belirler.
Düşündüğü (semtler)alternatifler:
1. Gazi Paşa Bulvarı Çevresi
2. Çarşı ve Çevresi
3. Duygu Cafe ve Çevresi
Cumali’nin en büyük sorunu babasının kendisine derslerinin kötü olması endişesi sebebiyle kızmasıdır. Bu nedenle simit satışına ayıracağı zamanı bir saat, kırk beş dakika olarak belirlemiştir(evden çıkıp geri eve girme süresi). Alternatifleri oluşturma esnasında; 3. semt Duygu Cafe ve Çevresini düşünürken zamanı yola ulaşıma harcamayacağını, böylelikle fazla satış yapacağını düşünmektedir. 2. semt Çarşı ve Çevresini düşünürken satış yapabileceği yerlerin satış olasılıklarının fazla olmasını dikkate almaktadır. Ancak evine uzak olması, zamanın konusunda kafasında şüpheler yaratır. 3. semt olan Gazi Paşa Bulvarı Çevresi için de satış olasılıkları ve ulaşım zamanının birbirini dengelediğini görür. Cumali bu faktörleri göz önüne alarak satış puanını, sınırlı sürede, maksimum yapacak semt seçimini ve bu semt içindeki yol güzergahlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Devamını oku …

İşletmelerde Verimlilik

Teknolojik gelişmelerin ve uygarlık düzeyindeki ilerlemenin bir sonucu olarak iş alanları, ürün çeşitliliği ve sanayileşmeden kaynaklanan problemlerde hızlı bir artış görülmüştür. Bunun sonucu olarak da ortaya çıkan sorunları çözebilmek için yeni bilim dalları oluşturulmuştur. Günümüzde karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi de verimliliğin arttırılmasıdır. Verimliliğin arttırılması beraberinde kalite kontrolü kavramını da getirmiştir. Verimliliği arttırılması ise insan, makine ve malzemeden oluşan sistemlerin optimizasyonunu gerektirmektedir. sistemin optimizasyonu için ise sistemi oluşturan bileşenlerin özelliklerinin iyi bilinmesi şarttır. Sistemi oluşturan öğelerden en önemlisi olan insanın özelliklerini bilmek ve sistemi insana en uygun şekilde tasarlamak ergonomi biliminin ilgi alanına girmektedir. Çevre koşullarının ve makinelerin insan özelliklerine uygun hale getirilmesi verimli ve güvenli bir çalışma yapabilmek için zorunludur. İş etüdü ise ergonomik tasarım yapıldıktan sonra, yapılan işin incelenerek gereksiz ve verimli olmayan hareketlerin ayıklanması, daha az kaynak kullanımı ile daha çok üretim yapılmasına olanak sağlayan süreçler geliştirilmesi ile ilgilenir. İş etüdü sadece sistemi iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda işlemler için gerekli standart zamanları da tespit eder. Bu sayede üretim planlama ve kontrolü ile teşvikli ücret sistemlerinde büyük yararlar sağlar. Devamını oku …

Kalite Güvence Sistemleri Ve Belgelendirme

ISO 9000′in Ortaya Çıkışı
1979 yılında 132 ülkenin katılımı ile oluşan ISO bünyesinde, 176 numara ile kurulan Teknik Komite ( TC ), çalışmalarına başlamıştır. Komite sekreterliğini, 1979 Kanada Standardizasyon Konseyi adına, Kanada Standartlar Birliği üstlenmiştir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu komitede; kalite profesyonelleri, danışmanlar, akademisyenler ve standardizasyon uzmanları görev almış, karşılıklı bilgi alışveriş platformları kurularak, kalite sisteminin asgari modülleri ve jenerik temelleri 1987 yılında resmen şekillendirilmiştir. 1987 yılında birçok ülke, ISO 9000 Kalite Güvence Sistemini kendi ülkelerine uyarlamış, gerekli altyapıları kurmuşlardır. ISO 9000’i etkili kılan, sistemin denetim ve belgelendirme mekanizması olmuştur. Pratikte, organizasyonlara adapte edilebilecek mükemmel bir kalite sistemi yoktur. Her organizasyonu bir organizma gibi düşünerek buna uygun tasarlanmış bir kalite gömleği üretilir. Taşeron-müşteri ilişkileri açısından organizasyonlar arası temas ve rekabetler yaşanmaktadır. Organizasyonlar arası kalite sistem rekabetini, gelecekte rekabet için ortak bir kalite sistem standardına oturmak, ortak bir kalite referansına sahip olmak şekillendirecektir. Kalite artık üniversal bir kavramdır. Devamını oku …

Değişim Mühendisliğinin Tarihsel Gelişimi

Değişim Mühendisliği (Reengineering) kavramının ilk olarak nasıl kullanılmaya başlandığı gerek araştırmacılar, gerekse uygulamacılar arasında akademik bir tartışma konusu olmaktadır. bazılarına göre bu konu sadece birkaç yıl önce , bir kaç farklı metadolijinin karışımım olarak gündeme gelmiştir. Diğerlerine göre bu kavram 1980 lerde, Japon rakipleri tarafından köşeye sıkıştırılan Amerikan otomotiv endüstrisinin , otomobil tasarımı fonksiyonunu montaj hattı otomasyonu ile bütünleştirmeye çalışmasıyla başlamıştır. 1980’lerin başında Amerikan otomobil üreticileri ,tam zamanında üretim imalat kavramları ile toplam kalite yönetimi yaklaşımını özümleyip birbiriyle bütünleştirme çabası içerisine girmişlerdir. Bilindiği gibi, iş etüdü (işlerin bilimsel olarak analizi) ve süreç tasarımı konularında ilk çalışmalar Frederick Taylor (1856-1915)zamanında yapılmıştır. Örgüt yapısı ve örgüt dinamikleri kavramları ise ilk olarak Henry Fayol (1841-1901), Alfred P.Sloan (1875-1966) ve Peter Drucker (1909-…) dönemlerinde ortaya atılmıştır. Enformasyon ve Ölçme sistemleri konularındaki çalışmalar Georg Siemens (1839-1901) tarafından başlatılmıştır. Diğer taraftan müşteri odaklılık kavramı Robert E. Wood (1879-1966)döneminde tanımlanmıştır. Bu kısa tarihçe , geçmiş dönemlerin ,bugün Değişim Mühendisliği(Reengineering) olarak tanımlanan sürecin temel ilkelerine ilişkin çok değerli verileri içerdiğini göstermektedir.
DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ NEDİR?
Devamını oku …

Çalışma Hayatında Zaman Yönetimi

Teknoloji, enformasyon ve iletişim alanlarındaki büyük gelişmeler ülkelerin ekonomik yarışını hızlandırmış, dolayısıyla rekabet artmış; kalite ve verimlilik daha da önem kazanmıştır. Değişen bu koşullarla orantılı olarak insan-zaman ilişkisi daha da belirginleşmiştir. Günümüzde zamanın azlığından şikayet eden insanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Oysa ki, zaman insanların her dönemde eşit olarak sahip oldukları tek kaynaktır. Üstelik çoğaltılamaz ya da depolanamaz. İnsanların zamana karşı bu tavırları, zaman yönetimi çalışmalarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ülkemizde oldukça yeni olan bu kavram, verimlilik artırma tekniklerinden biri olarak kullanılabilir. Çünkü, zaman yönetimi ile iş verimi ve motivasyon artarak maliyetler düşürülmekte ve kalite yükseltilmekte, sonuçta başarı ve karlılık gelmektedir.
Zaman Ve Biyolojik Ritm İlişkisi Devamını oku …

Üretim nedir ? Esnek Üretim Sistemleri

En kaba şekliyle üretim, “emek, sermaye, toprak ve bunların birleşiminden doğan ve buna eklenen organizasyon öğesinin yarattığı mal ve hizmet” 1 olarak tanımlanmaktadır. Tanımdan da anlaşılabileceği gibi, üretim bir dönüşümü ifade eder. Dönüşüm, çıkış noktasında dünyadaki kısıtlı kaynakları tükettiği için, çıktıların mümkün olduğunca fazla, etkili ve faydalı olması gerekmektedir. Aynı nedenden dolayı üretim faaliyetinin etkinliği de sorgulanabilir. Esnek Üretim Sistemleri, son yıllarda uygulama alanı bulan bir sistemdir. Kökeni 1960′lar sonrasında yaşanan pazar değişimlerinde bulunabilir. O tarihten önce pazar yapısının nasıl olduğunu, otomasyonun ve kitle üretiminin yaratıcısı sayılan H. Ford’un bir sözü çok net açıklamaktadır : “Siyah olmak koşuluyla istediğiniz renk araba alabilirsiniz.” Bu sözün söylendiği tarihlerde kapasite / talep dengesi üretimden yanaydı ve üreticiler ürettikleri her malı satabilmekteydiler. O günlerin pazar yapısı ve yüksek büyüme hızları kitlesel üretimi egemen hale getirmiştir. Bu sistem, firmalara ölçek ekonomisini kullanma şansı tanımaktaydı ve doğal olarak kitlesel talep tarafindan desteklenmesi şarttı. İstediği şartları bulan sistem, üretimi şirketlerin anahtar fonksiyonu haline getirdi. Ford ve Taylor’un üretim – yönetim anlayışları döneme damgasını vurmuştur. Devamını oku …

Material Requirements Planning

Mrp System
Material requierements management is a computerized inventory control and production planning system. It has the most stringent and complete control over the entire process. It starts with the demand for a product and then, using the bill of materials that show how the product is made, multiplies items for item down through the entire chain. This gives the number of each item needed to produce that number of product. Further, it not only tabuletes the number of items, but it also considers the time it takes to make each item in the cain. The final result is a schedule that shows the number of each item needed in the sequence and the time in which it must be produced.
Purposes,Objectıves And Phılosophy Of Mrp
The main purposes of a basic MRP system are;

 To control inventory levels,
 Order the right part.
 Order in the right quantitiy.
 Order at the right time.
 To assign operating priorities for items,
 Oreder with the right due date.
 Keep the due date valid.
 To plan capacityto load the production system, Devamını oku …

Kalitenin İyileştirilmesinde İstatistiksel Yöntemler

Bilgiye ulaşmanın çok çabuk ve kolay gerçekleştiği, müşteri beklentilerinin sürekli arttığı ve teknolojinin süratle ilerlediği bir dönemdeyiz. Bu şartlarda işletmelerin ticari piyasada rekabet edebilmeleri gitgide zorlaşmaktadır. Ayakta kalmak için, hızlı, verimli ve kaliteli üretimden başka çare gözükmemektedir. Ancak bu üç unsurun aynı anda elde edilmesi çok zordur. Zira üretimi hızlandırmak genellikle hata oranını yükseltir. Kalite standartlarına bağlı olarak belirlenen toleransların daralması ise verimin düşmesine yol açar; şart koşulan kalite gerekliliklerini sağlamayan mamullerin miktarı artar. Bu uygunsuz mamuller de ya yeniden işleme tabi tutulur veya hurdaya ayrılır. Her iki durum da malzeme, işgücü ve zaman kaybı demektir. Bu birbirleriyle çakışıyor gibi görünen hedeflere ulaşabilmek ve uygun olmayan ürün oranını düşürebilmek, bunu yaparken de belli kalite maliyetlerini aşmamak, geçmişte kullanılan geleneksel Kalite Kontrol teknikleriyle pek mümkün değildir. Zira bitmiş ürünün kalitesinin kontrolü, istenen kalite standardının doğrulanmasını sağlarsa da pahalı ve verimsizdir. Bu nedenle günümüzdeki Kalite Yönetimi felsefesi, ürünün kavram olarak ortaya çıkışından kullanım ömrünün sona ermesine kadar geçen tüm evrelerinin izlenmesine dayanmaktadır (“Life Cycle Approach”).
Süreç Kontrolü adı verilen bu yöntemde, tüm süreç boyunca :
• Hedef kaliteden sapmalar ve uygunsuzluklar tespit edilir
• Uygunsuzluğa yol açan gerçek sebepler ortaya çıkarılır Devamını oku …

Taguchi deneysel tasarım metodunun bir dokuma İşletmesinde uygulama denemesi

In this article,the metodology of Taguchi experimental design method is explained.Then,the four factor-two level design factor combination trials for maximizing productivity of a process in a weaving firm is applied.
Bu makalede Taguchi deneysel tasarım metodu kısaca açıklandıktan sonra,bir dokuma işletmesinde dört faktörlü ve iki seviyeli bir kumaş üretimi için maksimum süreç randımanını verecek faktör-seviye kombinasyonunun belirlenmesi için Taguchi metodu kullanılmıştır.Toplam kalite yönetiminin ana hedeflerinden biri de üründeki kaliteyi ürünün tasarım aşamasında sağlamaktır .Kalite geliştirme ve üründeki kaliteyi tasarım aşamasında sağlamanın vazgeçilmez yollarından biri deneysel tasarımdır. Bir diğer amaç ise gerçekleştirmek için minimum maliyetli deney planlamasının yapılmasıdır. .İşte bu iki amacı gerçekleştirmenin metotlarından biri de Taguchi deneysel tasarım metodudur. Taguchi kalite geliştirme çalışmalarına kaliteden ziyade kalite kayıpları açısından olaya yaklaşır. Kalite kayıpları,üretim anından müşteriye geçene kadar geçen süre içinde,üründe meydana gelen kayıplar olarak tanımlanır. Bu kayıplar bozuk ürün performansı ve azalan güvenirliğin müşteride yaptığı etkilerden doğan kayıplar ve pazar payının düşüşü ile üreticilerin karşılaştığı kayıpları da içerir. Bu kayıplar ,kayıp fonksiyonları ve bunların sürece etkileri ile de açıklanmaktadır. Devamını oku …

Çöller

Yeryüzünün yedide birini kaplayan çöller yaşamın olanaksız olduğu bölgelerden sayılır. Bununla birlikte yeryüzünün en etkileyici doğa parçaları arasında bazı çöller de vardır. Buralarda yaşayan hayvan ve bitkiler bölgeye uyum sağlayarak varlıklarını sürdürmeyi başarmışlardır. Bölgede yaşayan insanlar ise vahalar oluşturarak ve hayvancılık yaparak geçimlerini sağlamaktadırlar. Bu kurak arazide sulama yoluyla gerçek cennetler oluşturmak olanaklıdır. Bugün pek çok çölden petrol ve değerli madenler çıkarılmaktadır. Yeryüzünün en kurak, bitkileri çok az ya da hiç olmayan bölgelerine çöl denir. Çölün en önemli özelliği buharlaşmanın yağış miktarından daha çok oluşudur. Tam çöllerde 11-12 ay süren bir kuraklık döneminden sonra 10 mm’den az bir yağış görülür. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı çok büyüktür; bu fark +58 derece ile –10 derece arasında değişir. Bu yüksek sıcaklık farkı kayaların parçalanmasına yol açar. Böylece dağlar giderek birer moloz yığınına dönüşür. Sıcaklık değişmeleri kum ve toz fırtınalarına neden olur. Kum tanecikleriyle yüklü rüzgarlar önlerine çıkan kayaları yontup biçimlerini değiştirir. Yağmur yağdıktan sonra suların akıp gideceği yataklar Devamını oku …

Çanakkale’nin Tanıtımı

İlin Coğrafi Konumu
Çanakkale, Türkiye’nin kuzeybatı yönüne düşen Balkan Yarımadası’nın doğu Trakya topraklarına bir kıstakla bağlanmış, Gelibolu Yarımadası ile Anadolu’nun uzantısı olan Biga Yarımadası üzerinde toprakları bulunan bir ilimizdir. 25″ 35′ ve 27″ 45′ doğu boylamları ile 39″ 30′ ve 40″ 45′ kuzey enlemleri arasında 9.737 km2 lik bir alanda kurulmuş olup, doğu ve güneydoğu yönünde Balıkesir, batıda Ege Denizi, kuzeybatıda Edirne İli, kuzeyde Tekirdağ İli ile Marmara Denizi tarafından çevrelenmiştir.
Ekonomik Yapı İlimizde tarımsal üretim yapılan arazinin toprak varlığına oranı % 5′dir. Hububat, ayçiçeği, zeytin, sebze, meyve üretimi ile hayvancılık İlimizin en önemli gelir kaynaklarını
Devamını oku …

Türkiye’de Yerleşme Hareketleri

Tarihçesi
Tarih boyunca Asya ile Avrupa kıtaları arasında hem fiziksel hem de kültürel olarak köprü Görevi yapmıştır.Ayrıca çeşitli iklimlere ve verimli tarım topraklarına sahiptir. Yapılan kazılar Karain Mağrasının ğünümüzdeden 100 150 bin yıl,Yarımburgaz Mağrasının ise 250 bin yıl
Önce insanlar tarafından doğal barınak olarak kullanılmıştır.
T ürkiye de tarih öncesi yerleşmeler iki grupta incelenebilir:
MAĞRA YERLEŞMELERİ
HÖYÜK YERLEŞMELERİ
Devamını oku …

Kıyaslama Yöntemi (Benchmarking)’İn Tanıtılması

Karşılaştırma kavramı esas olarak çok eskilere dayanmasına rağmen , ancak son zamanlarda terminolojide yerini “Benchmarking” olarak almıştır. Bu süreç kısaca ; bir firmanın kendisini , rakipleri ya da konularında lider diğer şirketlerle kıyaslaması ve bu konularda kendini geliştirerek en iyiye ulaşmak için çalışmasıdır. Dünya ekonomisinde son yıllarda yaşanan yapısal değişim , insanlığın varoluşundan bu yana süregelen gelişimin kaçınılmaz bir uzantısı olarak değerlendirilmektedir. Ancak son on yılda teknolojide yaşanan gelişmelerin , insanlığın tarihinden bu yana yaşananlardan daha fazla olduğu da bir gerçektir. Günümüzde değişimin arkasındaki en önemli iki faktörün yüksek teknoloji ve uluslararası rekabetteki artış olduğu kabul edilmektedir. Artık endüstri-ötesi (post-endüstriyel) dönem , rekabetçilik eksenine yerleşmiştir. Örgütlerin ayakta kalabilmeleri bundan böyle güçlü bir rekabetçi konuma ulaşmaları ile mümkün olacaktır. İşletme yönetimleri , stratejik ve operasyonel düzeylerde birçok performans kriteri belirleyip , zaman içindeki gelişmelerini bu kriterlere göre ölçmek ve değerlendirmek durumundadırlar. Son yılların en popüler performans kriterlerine örnek olarak şunlar verilebilir: Devamını oku …

Elektroerozyon Tezgahları

Elektroerozyon işleminde ( EDM Electrical Discharge Machining ), malzeme kaldırma işlemi takım fonksiyonunu yapan bir elektrot ile parça arasında meydana gelen yüksek frekanslı kıvılcımların yardımıyla gerçekleşir. Kıvılcımlar ergitme ve buharlaşma yoluyla çok küçük malzeme parçacıkları kaldırarak parça yüzeyini erozyona tabi tutarlar ve üzerinde ufacık çukurlar oluştururlar Genellikle takım katot (-), parça ise anot (+) durumdadır. Fakat çelik ve alüminyum elektrotlar, çeliğin işlenmesinde kullanılan tungsten-bakır elektrotları ve kaba işlem için kullanılan grafit elektrotlar bu kuralın dışındadır. Bunlar pozitif yüklü olup “ters” kutuplu takımlardır.
İşlem elektriksel iletkenliğe sahip malzemelere uygulanır. Elektrot (takım) ile parça arasında 0.0125 ile 0,5 mm’ lik bir ark aralığı ve bu aralıkta dielektrik bir sıvı bulunur. Dielektrik sıvı, soğutma fonksiyonunun yanısıra, yüzeyden kaldırılan çok küçük malzeme parçacıklarını aralık arasından uzaklaştırır. Bu olayı hızlandırmak amacıyla, çeşitli yöntemlerin yanısıra, bir sirkülasyon pompası da kullanılabilir (4). Devamını oku …

Saat Dilimleri

G.M.T saati ( Greenwich ortalama saati ), Milletlerarası Astronomi Birliği tarafından kesinlikle yürürlükten kaldırıldı; çünkü astronomide ortalama zaman , sivil zamandaki gibi gece yarısından gece yarısına hesaplanır. Avrupa’da 0 dilimi batı Avrupa saatine , 1. dilim orta Avrupa saatine, 2 numaralı dilim ise doğu Avrupa saatine tekabül eder. Bazı devletlerde, saat farklarını belirtmek için yuvarlak sayılar yerine kesirli sayılar kullanılır (Mesela, Newfoundland’da 3s 30dk, Birminya’da 5s 30dk vb.). Bugün bütün denizciler saat dilimlerini kullanır. Bir denizci Greenwich’e göre 180 derece meridyenini aşarsa tarih değişir, bu meridyenden 7 derece 30 dakika sonra da saat değişir. Bu meridyene, çoğu zaman, Greenwich’in antimeridyen’i denir. Gerçekte, milletlerarası anlaşma ile, tarih değiştirme çizgisi tam olarak Greenwich’in antimeridyenine tekabül etmez; antimeridyen bazı adaları, özellikle Bering Boğazı bölgesindeki bazı adaları ve Aleut Adaları’nı keser. Devamını oku …

Barajlar Ve Önemi

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve teknik koşullara bağlı olarak sorunlarından birisi de elektrik enerjisinin miktarıdır. Kömür, linyit, odun, petrol, doğal gaz ve su enerjisi gibi enerji kaynaklarının önemi elbette ki tartışılamaz ama su kaynaklarından enerji yönünden faydalanma hususunun ayrı bir özelliği vardır. Çünkü ülkemizin sahip olduğu en ucuz enerji kaynağı olan su onu kullanmadığımız her saniye boşa akıp gidiyor.
Türkiye’nin elektrik enerjisini şu anda %60‘ı doğalgaz kaynaklarınca üretiliyor.HES potansiyeline bakacak olursak; yeterli doneye sahip olmadığımız 1930’lu yıllarda HES potansiyelimiz 10 milyon KW/saat olarak ölçülmüştür.1970 ten bu yana ise HES potansiyelimiz 450 milyar KW/saat’e ulaşmıştır. Bu değer teknolojik olarak 250 milyar KW/saat’e kadar düşüyor.Yani ekonomik olarak Türkiye’nin HES potansiyeli toplam 155 milyar KW/saattir. Ancak bu değerin sadece %30-35’ ini üretebilme imkanına sahip gibi görünsek de HES’lerimizin inşaat yerinden dolayı seviyeleri düşük olduğundan ülkemiz sahip olduğu HES potansiyelin %20-25’ni üretebiliyor.İşte bu nedenlerden dolayı hidroelektrik santraller geliştirilmeli ve sayıları mümkün olduğunca çoğaltılmalı ülkemize ve bölgelerimize uygun baraj tipleri araştırılarak kurduğumuz Hidroelektrik Santrallerin maksimum verimle çalışması sağlanmalıdır. Devamını oku …

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

KIBRIS
Akdeniz’doğusunda yer alan ve Türkiye’nin güney kıyılarına 64 km uzaklıkta bulunan bir adadır.Akdeniz’in, Sicilya ve Sardunya adalarının ardından üçüncü büyük adasıdır.
KIBRIS’A İLİŞKİN BİLGİLER
YÖLÇÜMÜ:Kıbrıs Cumhuriyeti 5.896 km; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 3.355 km.
NÜFUS:Kıbrıs Cumhuriyeti 554.000; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 165.000.
BAŞKENT:Kıbrıs Cumhuriyeti, Nicosia (Lefkoşe); Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lefkoşe.
TARİHİ
Eski adı Alasya olan Kıbrıs’ a Mısır firavunları, Asurlular, Persler hakim olmuş yunanlılar ticari üsler kurmuşlardır. M.Ö. 4. yy ‘da Persler den Makedonyalı İskender ‘e sonra da Roma hakimiyetine geçen Kıbrıs 395 yılında Doğu Roma ( Bzans)’ nın payına düşmüştür. Yedinci asırda İslam Emevi Halifesi Muaviye, Adayı ele geçirmiş olmasına rağmen Bzanslılar geri almayı başarmıştır. III.Haçlı Seferinde İngiliz Kralı Aslan Yürekli Richard Bzans Valisini Ada’dan kovarak Fransız Lusignan hanedanını yönetime getirdi.(1191 ) Böylece Katolik yönetim kurulmuş oldu. Bu dönemde Kıbrıs Mısır Türk Memluklu Sultanlığına bağlandı.(1250-1517) 15.yy’ da Venedikliler Adayı işgal ederek sömürgeleştirdiler. Devamını oku …

Coğrafi Keşifler, Sebepleri Ve Sonuçları

SORU: Coğrafi Keşifler Ve Sonuçlarinin Osmanli Devletine Ekonomik Ve Siyasi Yönden Ne Gibi Etkileri Olmuştur?
a. Keşiflerin Sebepleri:
Bilinmeyen şeylere ve yerlere merak duyulması, en eski çağlardan beri insanlığın tabii bir duygusu idi. İlk çağlarda, dünyanın çok küçük bir bölümü tanınıyordu. Uzak bölgelere gezi yapanları anlatıp yazdıkları daima heycan uyandırmaktaydı. Orta çağda, Avrupa’dan Uzak doğu’ya giderek , çin’de kubilay kağa’nın yanında kalan Marko polo’nun verdiği bilgilere çok kimse inanmamıştı. Ibn Batuta, ibn Fablan gibi islam gezginleri de, “bilinmeyen” ülkelere geziler yaparak, gördüklerini kaleme almışlardı. Bunların doğruluğu anlaşıldıkça, “yeni” ülkelere duyulan merak daha arttı. Keşiflerin birinci sebebi budur. Avrupa’nın islam ülkelerine karşı giriştiği Haçlı seferleri, görünüşte dini bir nitelik taşıyordu. Hedef, kutsal kudüs şehrini, Müslümanların elinden kurtarmaktı. Fakat, aslında Doğu’nun zenginlikleri, o çağda yoksul sayılacak Avrupa’nın gözlerini kamaştırıyordu. İki yüz yıla yakın süren haçlı seferleri, İslam Devamını oku …

Antropoidea Takımının İlk Temsilcileri

İlk primat diyebileceğimiz canlılar Mezozoyik zaman içerisinde Kreatese dönemini sonlarına doğru ortaya çıkmışlardır. Paleosen başlarında sürüngenlerden boşalan habitat ve nişlere memeliler yerleşmişlerdir. Primatlar da bu memelilerdendir. Tersiyer boyunca gelişen buğdaygiller birçok memeli gibi primatların da gelişip doğa tarihindeki yerlerini almalarında büyük fayda sağlamıştır. Ayrıca kara alanlarının artması, çiçekli bitkilerin florada üstünlük sağlamaları ve iklimin tropikal kuşak benzeri bir hal alması primatların gelişmesinde payı olan önemli doğa olaylarıdır. Hiçbir canlı yeryüzüne direkt olarak gelmediğine göre primatlardan önceki dönemlerinde anlatılması gereklidir. İşte yaşamın primatlara kadar olan kısa kısmı….
Yeryüzünün Kısa Tarihi
Prekambriyen (4.9 milyar-590 milyon yıl)
Devamını oku …

Marmara Bölgesi

Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden Marmara denizine komşu olanı.67 300 km2’lik bir alana yayılan ve Türkiye’nin toplam yüzölçümünün %8,5’ini kaplayan Marmara Bölgesi batıda Bulgaristan ve Yunanistan ile Avrupa topraklarına komşudur. Bulgaristan ile olan sınırı Rezve Deresi ağzından başlayıp Kapıkule yakınlarında sona erer (Bu sınır 1913 Balkan savaşından sonra çizilmiş, 1923 Lozan Barış Antlaşması’yla kesin biçimini almıştır). Marmara Bölgesi Anadolu topraklarında da üç bölgeyle komşudur: Karadeniz Bölgesi; İç Anadolu Bölgesi; Ege Bölgesi. Karadeniz Bölgesi ile olan sınırı, kuzeyde Sakarya Irmağı ağzının biraz doğusunda başlar: Adapazarı-Hendek Ovasının doğusundaki eşiğin kenarlarını boylar ve Bozüyük’ün doğusunda sona erer. Burada İç Anadolu Bölgesinde olan sınırı başlar; ama bu bölgeyle komşuluğu çok azdır. sınır çizgisi kuzeybatıya dönerek bölge Ege Bölgesiyle komşu olur; bu sınır da geniş girinti ve çıkıntılar oluşturarak Baba Burnu’nda sona erer. Devamını oku …