Yeni Küreselleşen Ve Gelişmekte Olan Ülkeler

krizi hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde çok kişinin, küreselleşen ekonomide kalkınmayı teşvik etmenin gerçekliklerini anlamasını sağladı. İletişim ve yeterlikte devasa kazançlar sağlayan, zenginlik ve üretimde müthiş kaymalar meydana getiren teknolojik değişim, serbest ve yatırım kasırgasının oluşturduğu küreselleşme güçleriyle nasıl başa çıkılacağı konusu artık, politika yapıcılarının ve halkın temel kaygısını oluşturuyor. Dünya ekonomisinde açılma pek çok yarar getirebilir. Ülke içinde karşılaştırılabilir bir maliyetle edinilmesi mümkün olmayan yatırım mallarının ve mallarının ithali, gelişmiş ülkelerden fikir ve teknoloji transferi ve yabancı tasarruflara ulaşabilme olanağı, pek çok yoksul ülkenin hızlı büyümenin önündeki geleneksel engelleri aşmasına yardım edebilir. Uluslararası ekonomik entegrasyon programcılarının iddiaları genellikle aşırı abartılıdır da yanlış savaş sonrası dönemde ticaret ve sermaye akışının önündeki engellerin azaltılmasına öncelik ülkeler değil, büyümeyi başlatmak için bir yerel yatırım stratejisi oluşturabilmiş ve olumsuz dış şoklarla başa çıkabilmelerini sağlayacak kurumları geliştirmiş ülkeler başarılı oldular.

125 views

29 Ocak 2010
Okunma 125
bosluk

İklim Bilgisi

İklim:ısınma,soğuma,yağış,rüzgar,sis birçok atmosfer olaylarının gözlemlerlerle
elde edilen ortalama değerlerine iklim denir.
: yerde belirli kısa süre içinde atmosfer olaylarının gösterdiği durumdur.
a)İklim elemanları
1-Sıcaklık,basınç ve rüzgarlar
2-Nemlilik ve yağış
*Sıcaklık:En önemli kaynak Güneştir.Yeryüzünden atmosfere geri dönen enerji ile ısınır. nedenle atmosferin alt bölümü sıcaktır.
# Sıcaklığın Yeryüzünde Farklı Dağılışının Nedeni#
1-)Güneş ışığının düşme açısı
*ışınların gelme açısı enlemlere göre,
*Işınların geliş açısı günün saatlerine göre,
*Işınların geliş açısı mevsimlere göre,
*Işınların geliş açısı yerşekillerine(eğim ve bakı) göre,
*Işınların yeryüzüne ulaştırdığı sıcaklık atmosferde aldıkları yola göre değişir.

27 views

29 Ocak 2010
Okunma 27
bosluk

İdeoloji tezleri

1- her film belirli ideolojik iklim içinde oluşturulur; yine belirli ideolojik iklim içinde inanlara sunulur. Here film dolaylı şekilde ideoloji iletme aracıdır.
2- ideoloji gösteri sineması söz konusu edildiğinde egemen ideolojidir.
3- bu egemen ideolojinin kalıplarını parçalayacak bir dil, konular, ve izleyici bulabilir.
4- Egemen ideoloji kitle iletişim araçlarıyla, sansürüyle, toplumda manipülasyon yoluyla oluşturduğu gündemlerle film gerçekleşmeden önceki oluşum-üretim sürecinde ve sonrasında anlamlandırma sürecindeki biç,imlerine yaptığı müdahalelerle bir belirleme, etkileme, biçimlendirme olanağında sahiptir.
5- dışındaki sinema muhalif- bağımsız- alternatif sinema ise her şeyle beraber izleyicisini de oluşturmak zorundadır.
6- Eğer film bir ideoloji üretim aracıysa aynı zamanda politiktir.
7- İdeolojik ve politik bir eserin değerlendirilmesi, gözden geçirilmesi eleştirilmesi işini yapan eleştiri de ideolojik ve politik özellikler gösterir.
8- Modern eleştirisinde önemli bir sahip olan göstergebilim yöntemi tek başına yetersizdir eksiktir.

82 views

29 Ocak 2010
Okunma 82
bosluk

İç Anadolu Bölgesi Genel Tanıtım

adıyla da bilinen ve Doğu Anadolu’dan sonra 2. büyük bölgemiz olan İç Anadolu ‘ nun yüzölçümünün genişliğine oranla nüfusu fazla değildir. Marmara Bölgesi ‘ den iki kat geniş olan bu bölgede Marmara Bölgesi kadar nüfus yaşar .
Anadolu’nun çeşitli bölgeleri arasındaki yollar İç Anadolu’dan geçtiği için bu bölge eski yerleşme alanı olmuş yolları üzerinde yer alan yörelerde , yerleşme alanları büyüyerek büyük kentler haline dönüşmüştür.
YERŞEKİLLERİ :
Bölge yerşekilleri itibariyle sade görünüme sahiptir. Geniş düzlükler çok bölgenin ortasında yer alırken dağlar kenarlarda uzanır .
YERŞEKİLLERİN OLUŞUMU :
a) Volkanik dağların oluşumu : 3. Zamanda İç Anadolu ‘ nun bulunduğu yerde eski denizin ( The - denizi ) büyük bir adası vardır .
orojenezi sırasındaki basınçla deniz tabanındaki çamurlar kıvrılırken bu yan basınçların etkisiyle kırıldı . İşte bu kırıklarda yerkabuğunun ( tabakasının ) sima üzerindeki basıncı azalınca sima üzerindeki mağma bu kırıklardan yer yüzüne çıkarak volkan dağlarını oluşturdu . Volkanlardan çnce volkan külleri çıkarak etrafa yayıldı . Küllerin üzerine daha sonra , volkan bacasında soğuyan lavların oluşturduğu taşlar gaz basıncıyla fırlayarak düştü . Bu taşlara VOLKAN BOMBASI denir. Daha sonra da etrafa lav akıntısı yayıldı ; yeterli basınç sağlandıktan sonra faaliyetlerini durdurdu. , Orta Toroslara paralel uzanırlar . Kuzeyden güneye doğru Erciyes , Melendiz , Hasan D. , Karacadağ ve Karadağ’dır.

120 views

29 Ocak 2010
Okunma 120
bosluk

Türkiye’de Doğal Göller Ve Oluşumları

Göl:Karalar üzerindeki çukur alanların sularla dolması sonucu oluşan su birikintisidir. Türkiye’nin yeryüzü şekillerini çeşitlendiren ve da .ok güzellik varlıklardan biri de göllerdir.Memleketimizde büyüklü küçüklü çok sayıdaki göllerin yüzölçümü 9243 km² yi bulur. göllerden 50’ye yakını 10 km² den büyüktür. Sayıları 70’i geçen, kimi zaman geçici gölcükler olarak da çok olanların yüzölçümü ise 250 km² ye yaklaşır.Türkiye’nin gölleri çok farklı büyüklükte ve derinliktedir. İçlerinde Van Gölü 3738 km² yüzölçümünde ve 100 m. ye yaklaşan derinlikte olanı bulunduğu , yüksek dağlarda ve karstik bölgelerimizde orta ölçekli haritalarda gösterilemeyecek kadar küçük göller de vardır.Ancak, bu küçük göller içinde çok olanları da bulunmaktadır.Buna karşılık, yüzölçümü çok fazla görünen Gölü (1642 km²) bazı büyük göllerde derinlik çok yerde 2 m. yi geçmez.Sadece Koçhisar kasabası güneyindeki bölümünde 10 m. ’ye yaklaşır. Bu durumuyla Tuz Gölü yılın süren kurak mevsiminde çok çekilerek küçük göl ve yer yer tuzlu bataklıklar halinde kalır, yağışlı mevsimde yayvan çanağına yayılarak büyük göl görünüşü alır.Doğal göllerimiz,n kısmının ayağı vardır ve bu yol ile fazla suları denize ulaşmak üzere boşaltılır. kısım göllerimizin ise ayağı yoktur ve fazla suları yayılmak suretiyle gölün büyümesine yol açar, da kenarları yüksek yerlerle çevrili ise göl seviyesinde belirgin kabarmalar .Böylece sözgelişi Sapanca Gölünün fazla suları çark suyunun yoluyla Sakarya’ya dökülerek gölün seviyesi normale yakın bulunurken, ayağı olmayan Van Gölünün seviyesi yükselmektedir.Gerçekten Van Gölü’ne oldukça kuvvetli dereler ve

2.192 views

28 Ocak 2010
Okunma 2.192
bosluk

Göç Tanımı

Kuşların hareket ve davranışları yüzyıllar boyunca insanların ilgisini çekmiş, özellikle mevsimlik hareketleri merak konusu olmuştur. Göç sorunu, için günümüzde ilgi çekiciliğini korumaktadır. Bilim adamlarının büyük bölümü, kuşları göç etmeye iten dürtülerin çift yönlü olduğu konusunda görüş birliğine varmışlardır. Bunlardan birisi, çeşitli dış etkenlere, diğeri ise hormonsal niteliklerine bağlıdır. Tehlikeli yolculuğa kalkışma alışkanlığı, kuzey bölgelerin, kışa oranla yazın fazla bireyi besleyecek olmasının sonucudur. Sıcaklıklarına ve gün ışığının olmasına bağlı olarak ve yiyecek bulma amacıyla yaz aylarında kuzeye, kış aylarında ise güney bölgelerine göç ederler. Özellikle böceklerle beslenen kuşların sıcak bölgelerde fazla yiyecek bulabilecekleri gerçektir. Araştırmacı ’ın 1920’de yaptığı klasik deney, bazı kuşların mevsimlerin değişme döneminde, gün ışığında ortaya çıkan farklılaşmaların etkisinde kaldığını kesin biçimde ortaya koymuştur. W.Rowan, sert Kanada kışı sırasında, söz konusu bölgelerde doğal olarak ilkbaharda görülen ışık artışına benzeyecek gün ışığını yapay artıran kayağantajı (ar-duvaz) rengi hasırotlarını açık bir kafese serdi. Öte yandan deneyin doğruluğundan olmak için , yakındaki başka bir kafese , ışık artmasının etkisinde kalmayan aynı türden kuşlar yerleştirdi. Birinci kafestekilerin eşeylik organları, İlkbahar mevsiminde olduğu hızla büyüdü.

114 views

28 Ocak 2010
Okunma 114
bosluk

Kuzey Kutbundaki Bilinmeyen Ve Ulaşılamayan Gizli Bir Ülke

Amiral Byrd 1930′ yıllarda 1967 yılında Brezilya’nın 22 mil üzerinde çekildi. Resmin üste sağda görüldüğü dairesel bir yoğunlaşma vardı. ( NASA 67 nolu fotoğraf --723) ATS-111 tarafından çekilen bir . Dairesel açıklık çok net olarak görülüyor. Aşağıda yazacağımız anılar 1947 yılının Şubat ve Mart Aylarında yazılmıştır. Kaşifi Amiral Byrd’ın içinde buluınduğu koşullar dayanılabilir ve güvenilirdi. Başka kişiler tarafından da bir olayının yaşanmadığı yönünde güvence verildi. Aşağıda yazılanlar Amiral Byrd’ birebir sözcükleridir. Kuzey Kutbu’ bir gecesinde yazılmış ve bir kaşifin ve bilim adamının parlak gün ışığı altında yaşadığı gerçeği anlatmaktadır.
ADMİRAL RİCHARD B. BYRD’IN GÜNLÜĞÜ ŞUBAT-MART 1947
“Kuzey Kutbu’nda bir keşif uçuşu İç Dünya ; Benim Gizli Günlüğüm ”
günlüğü gizlilik içinde yazmalıyım. Yazdıklarım Artrik’de 1947 yılı Şubat’ının 19.gününde yaptığım uçuşla ilgili. Zamanı geldiğinde , muhakkak daha akıllı olacaklar ve kaçınılmaz gerçeği edecekler. Yazdıklarımı açıklama özgürlüğüne sahip değilim , de bunlar asla toplumsal bir incelemenin ışığını göremeyecektir ama bir gün herkesin okuyabilmesi için bunları kaydetmek benim görevim. Bu açgözlü ve sömürücü dünyada kesin eminim , insanoğlu gerçekleri daha fazla bastıramayacaktır.

61 views

28 Ocak 2010
Okunma 61
bosluk

Girit’in Tarihteki Yeri

Girit Adası hiçbir gibi tarihin milattan önceki zamanlarından başlayarak bugüne kadar olan türlü devirlerinde çok fetihlerin hırslı bakışlarını üzerine çekmiştir. Hiç şüphe keyfiyet onun Avrupa, Asya ve Afrika gibi dünyanın üç eski parçası arasında uzanmış olan Akdeniz’deki coğrafi durumdan ileri gelmektedir. Girit Akdeniz’in Kıbrıs’tan sonra en büyük adasıdır. Batı dillerinde “, Creta, ” şeklinde yazılan ve Arapların “ikritiyye, Akritiş, ikridiş, ikritiş” adını verdikleri Girit adası Akdeniz’i Ege denizinden ayıran bir konumda olup,8259 km2 büyüklüğündedir. Girit adası Akdeniz’den geçen veya Eğe denizine girip çıkan tüm deniz yollarına egemendir. Batı-doğu istikametinde uzunluğu yaklaşık 260 km. genişliği ise 15-50 km. arasında değişmektedir. Yüzey şekilleri açısından oldukça parçalanmış olan , Mora yarımadası ile Anadolu’ güneyindeki sıradağları arasında bir bağ oluşturmaktadır. En yüksek dağları “Leuka Ore, Vauna, , 2482 m” ve İda’dır. “Psiloritis, 2498 m.” Girit adası bilhassa doğu Akdeniz’ in kilidi durumunda olup, 25.20 ve 23,31 boylam derecesi ile 34,55 ve 35,41 enlem dereceleri arasındadır.

28 views

28 Ocak 2010
Okunma 28
bosluk

Ermeni Sorununun Ortaya Çıkışı Türk-Ermeni İlişkileri

ve kıtaları arasında köprü konumunda olan Türkiye, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan boğazları, Orta , Kafkasya ve Orta Doğu’daki doğal enerji kaynaklarının kesiştiği noktadaki jeopolitik konumuyla bütün dünyanın dikkatini çekmektedir.Geçmişte Osmanlı devleti, bugün de Türkiye, jeopolitik ve jeostratejik konumundan dolayı çeşitli entrikaların çevrildiği alan olmuştur. Osmanlı devletini parçalayarak tarih sahnesinden silmek isteyen sömürgeci devletler, bu entrikalarında yüzlerce yıldır Türklerle dostça yaşayan Ermenileri de kullanmışlardır.Tarihte olduğu günümüzde de, Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler bulunmaktadır. Bazı ülkelerde Türkleri ve Türkiye’yi sözde soykırımla suçlayan anıtlar dikilmekte, bazı ülkelerde de soykırım iddiasını tanımaya yönelik kararlar parlamento gündemlerine getirilmekte, hatta kimi ülke parlamentolarında edilmektedir. Gerçekte tarihçilere bırakılması gereken bu konular, siyasetçilerin elinde çıkar aracı dönüştürülmektedir.Tarih boyunca Romalılar, Persler ve Bizanslılar tarafından Anadolu’ yerinden diğerine sürülen, savaşlara itilen ve çoğu üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gören , Türklerin Anadolu’ya girişlerinden sonra Türklüğün adil, insani, hoşgörülü, birleştirici anlayış ve inancından yararlanmışlardır. Bu ilişkilerin gelişme ve doruğa ulaşma çağı olan 19. Yüzyıl sonlarına kadar süren devir, “Ermenilerin altın çağı” olmuştur. Osmanlı devletinin çalışan, liyakatli, dürüst ve becerili her vatandaşına sağladığı imkanlardan gayr-i müslimler içinde en çok faydalananlar olmuştur.

400 views

28 Ocak 2010
Okunma 400
bosluk

İyon Değiştiriciler

1.1. Tarihçe
Doğadaki sürekli değişimin önemli nedenlerinden değişimidir.toprak, kum ve kayalar cansız varlıklarda ve canlı organizmalardaki yaşamsal fonksiyonlarda iyon değişimine ait çok örnek mevcuttur.
Bir çok organik inorganik iyon değiştirici olarak kullanılmaktadır.Örneğin; protein, selüloz, karbon, basit balçık ve birçok mineral gibi doğal ürünler ile çevrelenmiş bir ortamdaki diğer iyonları değiştiren taşınabilir iyon içerirler. doğal maddeler düşük bir değiştirme kapasitesine sahiptir. özelliklerde tercih edilmeyen fiziksel ve özelliklerdir iyon değiştirici maddelerin kullanımı sınırlandırırlar.sonuç olarak,1935 yılından önce iyon değiştirme tekniğine laboatuvarlarda ne de endüstiriyel alanlarda geniş bir birim düzeni kullanılmıyordu.
1850’de ve Way işlenmiş toprakta amonyum gibi çeşitli iyonların,kalsiyum ve magnezyum iyonlarıyla yerdeğiştirebildikleri şeklindeki gözlemlerini yayınladılar.’unçalışmasından yararlanarak bir cam kolonda amonyum sülfatla işleme tabi tutulmuş kumlu kil yatak hazırlayıp yataktan suyu geçirdiği zaman,yatakta amonyum sülfat yerine alçı bulunduğunu

342 views

27 Ocak 2010
Okunma 342
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar