Firmanın ‘Aktarma Organları’ bölümünde Üretim şefi olarak çalışmaktayım.Vites kutusu içinde bulunan bir segmanın kalite kontrolünü yapmak için bir eleman firmaya alınacaktır. .Bu segman fırınlandıktan sonra çatlak olup olmadığı kontrol edilir.Bu kontrol ‘Ses testi’ denilen bir test ile yapılır.Segmanlar metal bir yüzey üzerine (genelde Örs) atılır.Çıkan sesin tınısından; segmanda çatlak olup olmadığı anlaşılır.Çatlak ise bozukların olduğu bölüme ayrılır.Değilse kutulara konarak montaja yollanır. Yapılan bu işlem için elbette bu konuda tecrübesi olan birini tercih etmek gerekecektir. Çünkü çatlak segman ile çatlak olmayan segmanı ayırt etmek,sesini duymak belirli bir süre çalışma ve kulak yatkınlığı gerektirmektedir.Bu nedenle bu konuda tecrübeli,yaşı 40’ın üstünde bir eleman işe almak isterim.Test için bir masa başında oturmak yeterli olacağı için işçiyi çok yoracak bir iş olmayacaktır.40 yaşın üstünde bir işçi için uygun olacaktır.Ancak ses testi yapıldığı için üretim bantındaki sesler işçiyi rahatsız etmemelidir.Ses testi ses yalıtımı yapılmış bir oda içinde yapılacaktır.Üretim yapılan bölüm fırınlara yakın olacağı için ortam sıcaklığı normalden yüksek olabilir.Bu sıcaklık özellikle 40 yaşın üstündeki bir işçiyi rahatsız edecektir.Bunu engellemek içinde ses testi yapılan odanın havalandırmasına dikkat edilmeli temiz hava girişi sağlanmalıdır.Mesai saatleri diğer işçilerle aynı zamanlarda olabilir.
8 views
I. PIC16C84/PIC16F84
I. 1 – Mikroişlemci : Ön belleğine yazılan programı işleterek istenilen çıkışlara yönlendiren birimdir. Mikroişlemci veya sayısal bilgisayarlar üç temel kısımdan (CPU-Merkezi işlem ünitesi, I/O ve bellek) ve bunlara ek olarak bazı destek devrelerden oluşur. Her bir temel kısım en basitten en karmaşığa kadar çeşitlilik gösterir. 1.1.2 I/O (Giriş/Çıkış-Girdi/çıktı): Sayısal anolog ve özel fonksiyonlardan oluşur. Mikroişlemcinin dış dünya ile ilişkisini sağlar. Mikroişlemciye verilen ve işlemlerden alınan veriler bu hat üzerinden sağlanır. 1.1.3 CPU (Central Proccesing Unit-Merkezi işlem birimi): Sistemin kalbidir. Birim hesapları yapmak ve verileri idare etmek için 4.8 veya 16 bitlik veri formatında çalışır. Bir mikroişlemcide temelde kullanılan üç yol vardır.
1-) Veri yolu : Bu yol ; işlemci, bellek ve çevre birimleri arasında veri iletmek için kullanılır.
2-) Adres yolu : Bu yol, işlemcinin program komutlarına ve veri saklama alanlarına erişimi sağlayan bellek adreslerini, ROM ve RAM belleklerine göndermek için kullanılır.
73 views
Wilfredo Pareto isimli İtalyan ekonomist Pareto Prensibi de denilen 80 / 20 kuralını ortaya çıkarmış ve bu kural Pareto analizi yönteminin temelini oluşturmuştur.Wilfredo Pareto ilk olarak İtalya topraklarının % 80 ‘ ine nüfusun % 20 ‘ sinin sahip olduğunu farkederek bu prensibi kurmuştur.Daha sonra da hayatının diğer kısımlarında bu kuralın geçerli olduğunu keşfetmiştir.80 / 20 kuralının uygulamalarına bazı örnekler :
Müşteri şikayetlerinin % 80 ‘ i ürün veya hizmetin % 20 ‘ sinden doğmaktadır.
Herhangi bir programdaki gecikmelerin % 80 ‘ i çeşitli gecikme sebeplerinin sadece % 20 ‘ sinden kaynaklanır.
Satış gücünün % 20 ‘ si şirket gelirinin % 80 ‘ ini etkiler.
Pareto prensibi göstermiştir ki yaşanan problemlerin büyük çoğunluğu az sayıdaki önemli faktörden kaynaklanmaktadır.Eğer bu ana sebeplerin yol açtığı sorunlar düzeltilebi -lirse başarı şansı artacaktır.
Pareto analizi, yöntemi uygulayacak takımların sorunlara yol açan ana sebepler üzerinde hızlı bir biçimde odaklanıp problemi tespit edebilmeleri için kullanılır.
1.390 views
Günümüzde gelismis ve gelismekte olan ülkelerin en önemli gereksinimi enerjidir. Her ne kadar tam bir ölçüt olmasa da ülkelerin gelismislik düzeyleri, üretip tükettikleri enerji ile ölçülür. Bazi ülkeler ürettikleri enerjiyi çok verimli bir sekilde kullanirlarken, bazilari bu konuda o denli basarili olamazlar. Bazi ülkeler de kendileri kullanmadiklari halde çok miktarda enerji hammaddesi üretirler. Enerji üretim ve tüketiminin çok farkli yöntemleri olsa da, tüm ülkelerin ucuz, bol ve temiz enerji kaynaklarina gereksinimleri vardir. Endüstrilesme ile bas gösteren buhar gücü gereksinimi dolayisiyla, kömür kullanimi büyük bir hizla artmistir. Daha sonralari elektrik enerjisinin kullanilmaya baslanmasi ve içten yanmali motorlarin kullanim alaninin genislemesi ile elektrik üretiminde kömür ve petrol, çok büyük bir hizla artmistir. Sonunda endüstri ve çagdas yasam için en önemli hammadde, fosil yakitlar olmustur. Fosil yakitlarin kullanimi, çözümü çok zor sorunlari da beraberinde getirmistir. Bu sorunlarin ilki, tükenen hammadde kaynaklaridir. Fosil yakitlar milyonlarca yilda olusmus, doganin bizlere, daha dogrusu bizden sonraki nesillere bir armaganidir ve sentetik olarak yapilanmalari son derece zordur. Çok sayidaki petrokimya ürünleri spektrumunu inceleyerek petrol ve bazen de kömürün ne denli vazgeçilemez birer doga harikasi olduklarini rahatlikla algilayabiliriz. Kömür petrol kadar bir kimyasal degere sahip degildir. Kalitesiz kömürlerin yakilmasinin neden olacagi sorunlar ortadadir. Fosil yakitlarin içerdigi maddelerin büyük bir yüzdesini karbon ve hidrojen olusturur. Içlerinde az da olsa kükürt, yanmayan maddeler ve radyoaktif maddeler de bulunur. Petrol, kömüre kiyasla daha az kirlilige yol açar. Fosil yakitlar yakildiginda ortaya dogal olarak CO2 ve SO2 gazlarinin yani sira, radyoaktif maddeler ve kül çikar. Ortaya çikan CO2 gazi sera etkisine, SO2 gazi ise asit yagmurlarina neden olur.
101 views
Bir işlemin verimliliği girdi kaynaklarının etkili bir biçimde nasıl müşteri değerine dönüştürülmesine bağlıdır. Fiziksel ürün imalatçılarının ihtiyaçları için kullanılan pek çok verimlilik kavramı ve ölçü teknikleri bulunmaktadır. Fakat hizmet sektörü için bu kavram ve ölçü teknikleri tam olarak geçerli değildir.Örneğin imalatçılara göre üretimde kullanılan girdi kaynaklarının değiştirilmesi çıktılarda kalite değişimlerine dönüşmemektedir.Ama servis sunan işletmelerde üretim kaynakları ve tekniğinde yapılan değişim algılanan hizmete de yansımaktadır.Bu yüzden imalat sektöründe kullanılan verimlilik teknikleri, hizmet sunan işletmelerin yöneticilerine yanlış yol göstermektedir.Hizmette verimlilik üzerine yapılan araştırmaların halen nadir bulunabilinir olmasının nedeni uygulanılabilinen modellerin az oluşundan kaynaklanmaktadır. Bu metinin amacı hizmette verimlilik kavramının ihtiyaçlarının analizidir.Bu analize göre bir hizmet verimlilik modeli oluşturulmuştur. Bu modele göre hizmet verimliliği fonksiyonu ;(1) girdi kaynaklarının nasıl etkili bir şekilde hizmet çıktısına dönüştürülmesi, (2) hizmetin ne kadar kaliteli olduğu ve çıktısının nasıl göründüğü , (3) hizmet kapasitesinden ne kadar yararlanıldığından oluşmaktadır . Ek olarak, hizmet verimliliği öğrenilen bir tecrübe olarak ve hizmet verimliliği modellerini geliştirme de ele alınmıştır. © 2002 Published by Elsevier Science inc. Verimlilik imalatta üretim etkinliğini kontrol eden bir kavramdır.Hizmet sektöründe örneğin, doğası gereği açık bir sistem olup müşterilerde işlemin içindedir, bu yüzden böyle bir verimlilik kavramı çok sınırlıdır.Normalde sadece bölümsel verimliliğin ölçütleri elde edinilir ve ulusal verimlilik , ekonomik sonuçları, müşteri görüşü değerlendirilir.Bu makalede, hizmet sektöründe kullanılan geleneksel verimlilik metodlarının yarattığı problemler, verimlilik kavramının hizmet sektöründeki doğası ve hizmet üretim işleminin geliştirilmesine değinilmiştir.Ayrıca hizmet verimlilik modelinin geliştirilmesiyle bu modelin nasıl kâra dönüşebileceği de gösterilmiştir.
921 views
Klasik tanımı ile Lider ; “ Mensup olduğu grubun amaçlarını belirleyen ve bu amaçların gerçekleşmesinde gruba en etkin biçimde yön verebilen kişidir. “ Çalışma hayatında liderlik ile ilgili bir başka sözcük “nezaret(Yönetim)” tir. Nezaret (Yönetim) “ esas karakteri itibariyle, resmi bir organizasyonda çalışan fertler üzerinde etkili bir otorite kurmaya yönelmiş bir liderlik çeşididir. “ Bu iki tanımdan anlaşılacağı gibi, yönetici diğer çalışanlar üzerinde belirli bir otorite ve nüfus kurmada başarılı olabildiği oranda bir çeşit lider sayılmaktadır. Ancak yönetici, tabii liderin sahip olmadığı bir takım avantajlara sahip bulunduğu gibi, çalışma sırasında bazı güçlüklerle de karşılaşabilir. Lidere grup amaçlarına varmak için gerekli olan otorite grup üyeleri tarafından tanınmaktadır. Yönetici ise yöneticisi bulunduğu gruptan herhangi bir otorite almaksızın lider rolünü ifa etmek zorunda kalmaktadır. Bununla beraber yöneticinin sahip olduğu otorite resmi organizasyon tarafından belirlenmekte ve astlar bu otoriteye boyun eğmek zorunda kalmaktadır. Warren G. Bennis liderle yönetici arasındaki farkı şu sözleri ile anlatıyor; “ İş’i doğru yapana yönetici, doğru iş’i yapana lider denir. “ Günümüz iş hayatının dinamizmi içinde ihtiyaç duyulan, yöneticilik becerisinin daha az, liderlik becerilerinin daha fazla kullanılmasıdır. Yöneticiler en genel anlamı ile denetleme, yönlendirme ve ikinci kontrol üzerinde dururken, liderler ise farklı bir özelliğe sahiptir; yönlendirmeyi kontrol yolu ile sağlamak yerine eğiterek, yetkilendirerek ve geliştirerek yaparlar. Yönetici ilişkilerini denetlemeye dayandırırken, lider güvene dayandırır. Yönetim, bir kurumun amaç, değer ve hedeflerini saptama ve bunları gerçekleştirme; liderlik ise belirli bir yön belirleme, çalışanların o yönde ilerlemelerini motive etme sürecidir.
32 views
Ortaasya , Hindistan ve Ortadoğunun kesiştiği bir alanda bulunan Afganistan 650.000. km2 yüzölçümü ile kuzeyden Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, doğudan Çin (Doğu Türkistan), güneyden de Pakistan ve batıdan da İranla komşudur. Kuzeyden üç Ortaasya Cumhuriyeti ile 2000 km, güneyden Pakistanla 1700 km’lik bir sınırı paylaşmaktadır. Ülkenin en batısıyla en doğusu arasındaki mesafe ise 9000 km’dir. Dağlık bir ülke olan Afganistan’ın en büyük kentleri sırasıyla Kabil, Kandahar, Herat, Mezarı Şerif, Kunduz, Celalabad, Faryab’dır.
Afganistan doğudan İncevahan koridoru ile 240 km ile birlikte doğu batı yönünden yaklaşık 1280 km, kuzeyden güneye 970 km uzunluğundadır. Doğudan güneye Pakistan sınırı 1810 km, Batıdan İrana 816 km, kuzeyden Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan 1680 km dir. Hiç kıyısı olmayan Afganistan’a en yakın deniz 480 km güneyde olan Umman Denizi’dir. Kuzeydeki yayla büyük ölçüde çöller ve yarı çöllerle kaplıdır.
614 views
OSİLATÖRLER
Osilatör ve sinyal üreteçleri , elektronikte temel devrelerden sayılır. Çünkü bir dijital saatin çalışması , bir inverter devresinin çalışması ,çeşitli vericilerin çalışması , osilatörlere bağlıdır. O devrenin temel yapısını osilatörler oluşturur Osilatörler ; sinyal jeneratörleri veya işaret kaynakları olarak isimlendirilirler. Osilatörler ;pozitif geri beslemeli amplifikatörlerdir. Amlifikatörlere pozitif geri besleme uygulanarak osilasyon veya değişken işaret üretimi sağlanır. En çok kulanılan dört çeşit değişken işaret vardır. Bunlar;kare, üçgen, testere dişi ve sinüs işaretleridir. İşaret kaynakları da ürettileri isim aldıkları gibi farklı isimler ile de ifade edilirler.
1.1 ASTABLE MULTİVİBRATÖR (AMV)
Astable multivibratör bir kare dalga osilatörüdür. Şekil 1.1 ‘de gösterilmiş olan astable multivibratör , girişindeki kapasite elemanı dışında bir komparatöre benzer. R1 ve R2 bir gerilim bölücü oluşturarak çıkış geriliminin belli bir oranını operasyonel amplifikatörün + girişine uygulanması sağlanır. Şekil 1.1’de V0 = + Vsat iken geribesleme gerilimi,
Vut =R2.(+Vsat) / (R!+R2)
Şeklinde olur.Rf direnci üzerinden de negatif geri besleme olur.V0 = + Vsat iken Rf ve C üzerinden I+ akımı akarak kapasitenin sarj olması sağlanır. Vc kapasite gerilimi Vut den küçük olduğu sürece çıkış + Vsat ‘a sabit kalır.Vc kapasite gerilimi Vut ‘ yi geçer geçmez, operasyonel amplifikatörün çıkışı +Vsat ‘tan – Vsat ‘a geçer (şekil 1.1 b).Bu durumda +girişe negatif bir geri besleme gerilimi uygulanmış olur. Bu gerilim ,
257 views
İspanyada iş kazaları ve meslek hastalıkları ile ilgili resmi istatistikler çok sıkı bir şekilde tutulan iş kazaları ve meslek hastalıkları raporlarına dayanmaktadır. Bu makalede İspanya’nın ulusal çalışma koşullarının irdelendiği bir anketten bahsedilecektir. Bu anket İspanya’da 3445 işveren ve 3804 çalışana uygulanmıştır. Örneklem tüm sektörler ve şirketlerin büyüklük derecelerini içerecek şekilde seçilmiştir.
Ankete göre;
1.FİZİKSEL UYGUNSUZLUK
Ankete göre işçilerin %8,5 80db’in üzerinde gürültüye maruz kalıyor.Bu oran geçen ankete göre (4 sene önce yapılmış) düşük bir oran ancak hala alınması gereken bazı önlemler var;
-Gürültüyü kaynağında yok edecek yada azaltacak sistem yada prosedürlerin hazırlanması
-İzolasyon
-İşçiye verilecek eğitim ve bilgiler
Bu önlemlerle İspanyada meslek hastalığı olarak kabul edilen, çalışma koşulları yüzünden ortaya çıkan sağırlık sorununun azalacağı söylenmektedir.Titreşime maruz kalan işçilerin oranı ise ankete göre %7,8. Bu sorunda ise geçmiş döneme göre herhangi bir gelişme olmamış. Anket koruyucu önlemler olarak;
-Ekipmanın uygun yerleştirilmesi
-Titreşimin absorbe edileceği mekanizmaların geliştirilmesi
-İşçi eğitimi
70 views