Şehrin ilk sakinlerinin Lidyalılar, daha sonra Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar olduğu ileri sürülse de bunu belgeleyen bir kent yapılaşması tespit edilmemiştir. Germiyanoğulları Beyliği ile birlikte yöre Türk yönetimine girmiştir. 1410 yılında Osmanlı yönetimine bağlanan Kula, Osmanlı döneminde önemli bir sanayi ve ticaret merkezi oldu.
Kula ilçesi, Manisa İli’ne 128 km. uzaklıkta olup, yüzölçümü 920 km2, denizden yüksekliği ise 720 m. olan bir yerleşim yeridir. Kuzeyde demirci ve selendi, batıda Salihli, güneyde Alaşehir, doğuda da Uşak İli’yle sınırlandırılmıştır. İlçede kırsal kesimde yaşayan insanların çoğunluğu çiftçilikle uğraşırken %25’de hayvancılıkla uğraşır. Şehir merkezinde ise, küçük esnaf ve sanatkarlar grubunun yanısıra dokumacılık, tabakçılık (dericilik), ayakkabıcılık, leblebicilik ve halı-kilim dokumacılığı gibi makineyle üretim yapan sanatlarla da uğraşılmaktadır.
120 views
Kısa Tarihçe
XII. yüzyılda Arapların pusulayı icat etmeleri ve bunun denizciler tarafından kullanılmaya başlanması, insanoğlunun denizlere açılmasına, dolayısıyla denizlere ait bilgilerin çoğalmasına olanak sağlamıştır.
Projeksiyon yöntemine göre yapılmış ilk deniz haritası 1659 yılında Gerhart Kremer (takma adı Mercator) tarafından gerçekleştirilmiştir.
XVII. yüzyıla kadar yapılan haritaların ana amacı, kıyıya yakın de¬nizlerde gemi ulaştırmacılığının güvencesini sağlamak olmuştur. Bu ha¬ritalar genellikle özel kurum veya kişiler tarafından yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda, XVII. yüzyılın ortalarına kadar Felemenkliler hükümet¬lerinin de kontrolü altında deniz haritaları yapmışlardır. Benzer şekilde Fransızlar da 1720 yılında Paris’te bir Deniz Harita bürosu kurarak res¬mî anlamda harita yapımına başlamışlardır.
494 views
Hazar Denizi yaklaşık 371.000 km karelik bir alanı kapsayan, denizlerle ve okyanuslarla nehir-kanal şebekesi dışında herhangi bir doğal bağlantısı bulunmayan bir tuzlu su kitlesidir. Volga ve Don nehirlerinin kollarına eklenen kanallar aracılığıyla Karadeniz ve Baltık Denizi’ne bağlanmıştır. Hazar Denizi kıyılarının kuzeyden güneye uzunluğu yaklaşık 1.200 km olup, doğudan batıya genişliği de 210 km ile 490 km arasında değişmektedir. Hazar Denizi’ne 10 büyük akarsu dökülmektedir. Uzun yıllar boyunca sürekli düşme gösteren Hazar’ın su seviyesi 1977’den sonra aniden yükselmeye başlamıştır. Ortalama su seviyesi 1977’den bu yana yaklaşık 2 metre yükselmiştir ve halen de her yıl 10-15 cm yükselmektedir. Bu durum ciddi ekonomik zararlara neden olmuştur. Kıyı şeridindeki bir çok köy su altında kalmış ve balıkçılıkta ciddi kayıplar olmuştur. Kazakistan’daki alanlar yavaş yavaş su altında kalmakta ve bu durum ciddi sorunlar doğurmaktadır. Kazakistan’ın kuzey kıyı şeridindeki 1000’in üzerinde petrol kuyusu bu yüzden işe yaramaz hale gelmiştir ve bu kuyulardan Hazar’a petrol sızmaktadır.
808 views
Liderlik ve yöneticilik kavramları yüzyıllardır sorgulanan, konu ile ilgili değişik öneri ve yaklaşımlar ortaya konulan, toplumun değişmez bir unsuru olarak kabul edilmektedir. İlk dönemlerde sadece dini, politik ve askeri konular çerçevesinde ele alınan liderlik kavramı, hızlı sanayileşme ve işgücünün farklılaşması ile beraber bu alanda da tartışma konularına dahil edilmiştir.
Başlangıç dönemlerinde “Yönetim” kavramı, uygulamaları ve yönetici nitelikleri konuşulurken, daha sonra “Liderlik” kavramı ortaya atılmış ve liderlik özelliklerinin yöneticiler için gerekenlerin çok üzerinde olduğu ifade edilmiştir. Çoğu insan, sadece olanları görür. Bazıları, gelecekle ilgili rüya görürler fakat bir şey yapamazlar. Çok insan ise gördükleri rüyanın gerçekleşmesi için gereken cesaret, kararlılık, azim ve sabırla kendilerindeki nitelikleri yerinde, zamanında kullanılmasını bilerek hedefe varırlar. Liderlik konusu ile ilgili birtakım kavramların net olarak tanımlanması ve birbirinden ayrılması gerekir. Lider olmak istemek, Kimler lider olabilir?, Liderlerin sahip oldukları özellikler nelerdir?, Lider olabilmenin ve lider kalabilmenin sırrı nedir?, Yönetici olmak ve lider olmak farklı şeyler midir?, Her yönetici bir lider midir?, vb.. Ülkemizde “Lider” denilince akıllara hemen siyasi parti liderleri gelmektedir. Batı ülkelerinde ise bu kavram genelde iş hayatı liderliği olarak algılanmaktadır. İş hayatındaki hızla değişen ihtiyaçları karşılayabilmek, acımasız rekabet ortamında gelişimi sürdürebilmek, işletmenin sürekliliğini sağlayacak temelleri kurup yaşatabilmek ve çalışanların potansiyellerini ortaya çıkararak performansı artırabilmek için, bugün yöneticilerin birer “Lider Yönetici” olması gerektiği vurgulanmaktadır.
197 views
What Does a Manufacturing Engineer Do?
Manufacturing means making things. Manufacturing engineers direct and coordinate the processes for making things – from the beginning to the end. As businesses try to make products better and at less cost, it turns to manufacturing Manufacturing engineers work with all aspects engineers to find out how. of manufacturing from production control to materials handling to automation. The assembly line is the domain of the manufacturing engineer. Machine vision and robotics are some of the more advanced technologies in the manufacturing engineers toolkit. The first “flight” of every 777 is a passage across the world’s largest building, the Boeing assembly plant in Everett, WA. Robotic fingers manipulate a steel ball during tests of tactile detectors that can remotely determine the shape of objects in space and undersea applications. The beginning of teh manufacturing process often involves creating prototypes or models of the desired object. In the past, these prototypes were created from wood or clay (kind of like sculpting). Today rapid prototyping is the state of the art. There are a number of types of rapid prototyping systems currently available, but one of the coolest is called stereolithography. A computer-controlled laser shoots through a pool of liquid plastic and forms a solid plastic part which is literally pulled out of the liquid. Manufacturing engineers use rapid prototyping to reduce time to market for something new as well as reducing production cost.
82 views
İş Ölçümü
En başta da belirtildiği gibi iş etüdü iki ana fonksiyonu yerine getirmektedir. Bunlardan ilki çalışma metodunun standartlaştırılması metot etüdüyle başarılır. İkinci fonksiyon yani çalışma süresinin standart hale getirilmesi iş ölçümü sayesinde olur. Belirli bir işin performans standardının oluşturulmasında, işin tamamlanması için gereken sürenin hesaplanmasının önemli bir yeri vardır. Bu düşünceyle Taylor , işin standart süresini saptamaya çalışmış ve bunu üretimin artırılması, işçilerin dereceli ücretlendirilmesi gibi konularda kullanmıştır. Daha sonraları Bedaux, bu yöndeki çalışmalara standart tempo(hız) kavramını katmaya çalışmıştır(Wild, sh:149). İngiliz Standardı iş ölçümünü işe uygun nitelik taşıyan işçinin, belirli bir işi, tanımlanmış bir performansla yapması gereken süreyi saptamak amacı ile geliştirilmiş tekniklerin uygulamasıdır diye tanımlamıştır. Bu tanım şu unsurları içermektedir.
• İşe uygun nitelik taşıyan işçi: Bu unsur, normal işçi tanımıyla açıklanabilir.
• Belirli bir iş: Burada sözü edilen iş, tanımlanmış ve standartlaştırılmış bir çalışma metoduna sahiptir.
• Tanımlanmış performans: Performans, bu tanımda etkin çalışma hızı yerine kullanılmıştır ki buna tempo da denebilir. Dolayısıyla bu unsur normal tempo olarak ifade edilebilir.
581 views
İşletmelerin kar maksimizasyonu amacıyla yaptığı maliyet düşürme çalışmalarında envanter yatırımlarını minimize etmek için envanter kontrol sistemleri uygulanır. Toplam maliyetin azaltılması çabaları, özelikle çok büyük miktarda harcamanın yapıldığı envanter yatırımının azaltılması konularında yoğunlaşmaktadır. Ürün stokları ve buna bağlı olarakta ara stokların azalması, Envanter Kontrol çalışmalarının etkinliğiyle orantılı olarak gerçekleşmektedir. Envanter kontrol çalışmaları müşteriye verilen hizmetin iyileştirilmesi, envantere yapılan yatırımların azalması, teslimlerin zamanında ve beklemeden veya malın işletmede en kısa süre bekliyecek şekilde yapılması, işletmeye ait alanların daha etkin ve verimli kullanılması amaçlarına hizmet eder.
Envanter kontrol tekniğinin seçiminde, bazen yönetilecek malzemenin özelliğine bakılır. Eğer parça altmontaj, bileşen, veya son üründe kullanılmıyorsa buna bağımsız malzeme denir. Bağımsız malzemeler aynı zamanda yedek parça olarak da kullanılabilir. Ne zaman ki parça son ürüne alt montaj veya bileşen olursa, bağımlı malzeme olarak planlanan ihtiyaçların hesabına girer. Envanter kontrol olarak MİP uygulaması genelde bağımlı malzemelere sahip parçalarda uygulanır, akademik terminolojide de bu şekilde olmasına rağmen her iki türünde uygulanabildiği hale getirilmesi gerekir.Envanter kontrol tekniği seçiminde gözönüne alınan bir başka faktör de kalemlerin maruz kaldığı talep karakteristikleridir. Sipariş miktarlarına dayanan envanter kontrol teknikleri genelde talebin düzgün dağıldığı durumlarda uygulanır. Kesikli dağılımda ise MİP sistemi uygulanır.
414 views
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde işletmelerin gelmiş oldukları seviye, klasik yönetim fonksiyonları arasında finans yönetimine artık daha fazla önem verilmesini gerektirmektedir. Çünkü, artık en iyi teknolojiye sahip olmak ve en kaliteli mal bileşimini üretmek veya hizmet bileşimini sunmak, işletmelerin geleceklerini garantiye almaları yönünden yeterli değildir. İşletmelerde finansal yönetim, giderek üretim yönetiminden dahi önemli hale gelmektedir. Gerçekten, rekabet şartlarının son derece yoğunlaştığı ortamlarda, işletmelerin karlılığını koruyabilmeleri ve ayakta kalabilmeleri yönünden iyi bir finans politikalarının bulunması kaçınılmazdır. Finans piyasalarının her geçen gün yeni enstrümanlara kavuşmaları ise, bundan yaklaşık 15-20 sene öncesiyle karşılaştırıldığında, işletme yöneticilerine çok daha fazla alternatif sunmaktadır.
Bu projede; sözkonusu alternatiflerden leasing, factoring, forfaiting ve franchising’in genel özellikleri, taraflara getirdiği avatajları, olumsuz yönleri ve Türkiye’deki durumu hakkında genel bilgiler verilmeye çalışılmış; leasing ile ilgili örnek bir çalışma yapılarak konunun daha somut bir biçimde anlaşılması amaçlanmıştır. Çalışmamda bana yön veren değerli hocam Prof. Dr. Hasan ESKİ’ ye ve onun şahsında tüm bölüm hocalarıma, örnek uygulama çalışmasında gerekli kolaylığı sağlayan Pamuk Leasing Kredi ve Pazarlama Yönetmen Yardımcısı Tayfun PARILTI’ya ve destekleriyle bugünlere gelmemde büyük pay sahibi olan aileme teşekkür ederim.
124 views
AYDINLATMAİşyerlerinde her türlü işin kusursuz yapılabilmesi ve en önemlisi de iş görenlerin göz sağlığının korunması iyi bir aydınlatma tekniğini gerektirir. Aydınlatma öncelikle, yapılan iş ve işlemlerde kalite standartlarının gerektirdiği tüm detayın görülebilmesi için gereklidir. Çalışanların, optimal aydınlatma koşullarında çalıştırılması da onların göz sağlığı ve görme netliğini koruduğu için aynı amaca hizmet eder.
İnsanın enformasyon algılamasında en önemli algılayıcı gözdür. Bütün algılamanın %80 ile 90’I göz kanalıyla gerçekleşir. İş koşullarının doğurduğu yorgunluğun büyük bir kısmının göz zorlanmasından ileri geldiği tahmin edilebilir. Göz zorlanması ve yorgunluk üzerine etkisi ile birlikte aydınlatma tekniği problemlerini anlayabilmek için bu tekniğin bazı temel kavramlarının bilinmesi gerekir. Aydınlatma şiddetinin ölçü birimi lükstür(lx). Bu değer birim alana düşen ışık akışıdır. Aydınlatma şiddeti bulutsuz bir yaz gününde 100.000 lx’ü bulur. Kapalı bir kış gününde bu değer ancak 3000 lx’e ulaşır. Aşağıdaki tabloda bazı değerleri görmek mümkündür.
İşlemler Önerilen Lüks
Montaj ve Kalite Kontrol
-kaba işler
-vasat incelikte işler
62 views
Müşteri talebinin sürekli nitelik ve nicelik olarak değiştiği ve bu değişimin tahmin edilmesinin ne kadar zor olduğu bilinen bir gerçektir. Faaliyetlerimizi bu değişime uygun hareket edebilecek hale getirebilmenin yolu ERP (Enterprise Resource Planning – İşletme Kaynakları Planlaması) yaklaşımından geçmektedir. Hem stratejik planlama çalışmaları ile belirlenen amaç ve hedeflere, hem de üretim ve dağıtım kaynaklarımızın kapasite ve özelliklerine gereken ayrıntıda dikkat ederek, faaliyetlerimizi değişime duyarlı hale getirebilmek ancak ERP yaklaşımı ile olası olabilmektedir. ERP, işletmenin stratejik amaç ve hedefleri doğrultusunda müşteri taleplerinin en uygun şekilde karşılanabilmesi için farklı coğrafi bölgelerde bulunan tedarik, üretim ve dağıtım kaynaklarının en etkin ve verimli şekilde planlanması, koordinasyonu ve kontrol edilmesi fonksiyonlarını bulunduran bir yazılım olarak iyi bir işletme sistemidir. ERP ‘nin bir özelliği, işletmenin coğrafi olarak farklı bölgelerde (yurt içi ve dışı) bulunan fabrikalarının, bunların tedarikçi firmalarının ve dağıtım merkezlerinin (depo) kaynaklarını eşgüdümlü olarak planlamasıdır. Ulusal veya uluslararası düzeyde birden fazla fabrikası, tesisi ve depoları bulunan bir şirketin tüm kaynaklarını etkin ve verimli bir şekilde planlayabilmesi ERP yaklaşımı ile olası hale gelmektedir. Bu çerçevede, hangi müşteriye ait hangi siparişin hangi dağıtım merkezinden karşılanması veya hangi fabrikada üretilmesi gerektiği, tüm fabrikaların malzeme ve hizmet ihtiyaçlarının nereden karşılanmasının uygun olacağı, fabrikaların elinde bulunan makine, malzeme, işgücü, enerji, bilgi vb. üretim ve dağıtım kaynaklarının nasıl eşgüdümlü ve ortaklaşa olarak kullanılabileceği belirlenmiş olmaktadır. Diğer bir deyişle, müşteriye ait siparişin en kısa sürede, istenen kalite ve maliyette karşılanabilmesi için tüm bağlı işletmelerin dağıtım, üretim ve tedarik kaynaklarının kapasite ve özellikleri aynı anda dikkate alınmaktadır.
7 views