1. Reaktör kalbi (reactor core)
2. Kontrol çubugu (control rod)
3. Reaktör basinç kabi (pressure vessel)
4. Basinçlandirici (pressurizer)
5. Buhar üreteci (steam generator)
6. Birincil sogutma su pompasi (primary coolant pump)
7. Reaktör korunak binasi (containment)
8. Türbin (turbine)
9. Jeneratör – Elektrik üreteci (generator)
10. Yogunlastirici (condenser)
11. Besleme suyu pompasi (feedwater pump)
12. Besleme suyu isiticisi (feedwater heater)
Bir nükleer santraldaki sistemler konvansiyonel güç santrallari ile ayni mantikla çalisirlar. Isi enerjisinin üretildigi kisimda elde edilen buharin türbin-jeneratörü döndürerek elektrik üretilmesi felsefesi, temel olarak nükleer santrallarda da aynidir. Nükleer santrallar isi üretmek için nükleer reaksiyonu kullandiklari ve bunun sonucunda çevreye salinmamasi gereken radyoaktif maddeler ürettikleri için, bazi ek sistemler kullanirlar. Örnegin, bir çok nükleer santralda nükleer yakiti barindiran yakit tüpleri arasindan isinarak geçen su, dogrudan türbine gönderilmeyip, türbin için buhar üretilen ikinci bir çevrimi isitmak için kullanilir. Bununla ilgili sistemlere Birincil (Sogutma) Sistem(i) adi verilir.
İincil sistem ise birincil sogutma sistemindeki isiyi alarak türbin-jeneratörü döndürmek için gerekli olan buharin üretilmesi için kullanilan sistemdir.
Her iki sistem de kapali birer döngü olusturmuslardir.
Sogutma sistemi ise ikincil sistem içinde yer alan yogusturucuyu sogutmak için kullanilir. Bu sistemde sicakligi yogunlastiriciya göre daha az olan, deniz, göl veya irmaklardaki su kullanilir. Suyun bolca bulunmadigi yörelerde ise bu sistemin içinde sogutma kulelerinden faydalanilir.
23 views
Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli gereksinimi enerjidir. Her ne kadar tam bir ölçüt olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri , üretip tükettikleri enerji ile ölçülür. Bazı ülkeler ürettikleri enerjiyi çok verimli bir şekilde kullanırlarken bazıları bu konuda o denli başarılı olamazlar. Bazı ülkeler de kendileri kullanmadıkları halde çok miktarda enerji ham maddesi üretirler. Endüstrileşme ile baş gösteren buhar gücü gereksinimi dolayısıyla , kömür kullanımı büyük bir hızla artmıştır. Daha sonraları elektrik enerjisinin kullanılmaya başlanması ve içten yanmalı motorların kullanım alanının genişlemesi ile elektrik üretiminde kömür ve petrol çok büyük bir hızla artmıştır. Sonunda endüstri ve çağdaş yaşam için en önemli ham madde fosil yakıtlar olmuştur. Fosil yakıtların kullanımı çözümü çok zor sorunları da beraberinde getirmiştir. Sorunların ilki tükenen ham madde kaynaklarıdır. Fosil yakıtlar milyonlarca yılda oluşmuş doğanın bizlere , daha doğrusu bizden sonraki nesillere bir armağandır ve sentetik olarak yapılanmaları son derece zordur. Kömür petrol kadar bir kimyasal değere sahip değildir. Kalitesiz kömürlerin yakılmasının neden olacağı sorunlar ortadadır. Fosil yakıtların içerdiği maddelerin büyük bir yüzdesini karbon ve hidrojen oluşturur. İçlerinde azda olsa kükürt , yanmayan maddeler ve radyoaktif maddelerde bulunur. Petrol , kömüre kıyasla daha az kirliliğe yol açar. Fosil yakıtlar yakıldığında ortaya doğal olarak CO2 ve SO2 gazlarının yanı sıra , radyoaktif maddeler ve kül çıkar. Ortaya çıkan karbondioksit gazı ve kükürt dioksit gazı ise asit yağmurlarına neden olur. Sera etkisinin neden olduğu atmosfer sıcaklığı artışı yıllardır gözlenmektedir. Asit yağmurları bitki örtüsüne zarar verir.
Geçtiğimiz günlerde Yatağan’da baş gösteren radyasyon alarmının nedenlerini kömürün içerdiği radyoaktif maddelerde aramak gerekir. Yakılan kömürün beş veya onda birlik kısmı , kullanım alanı sınırlı olan ve çevreyi kirleten kül olarak atılır. Bu ülkeler Elbistan linyitlerinde olduğu gibi çok uçucu olabilirler. Yanma sıcaklığına bağlı olarak kullanılan havanın içinde bulunan azot gazının yanması ile oluşan NOx gazı , atmosferde ozon ile etkileşime girip ozon miktarını azaltır. İçten yanmalı motorlar ve doğal gaz santralleri , ozon tabakasının delinmesine istemeden katkıda bulunurlar.
Nükleer Yakıttan Elektrik
Nükleer enerjinin hammaddesi olan uranyumun hiçbir endüstriyel kullanım alanı yoktur. Uranyum doğada bol miktarda bulunmaktadır. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır. İkinci bir nükleer ham madde ise toryumdur ve Türkiye en zengin toryum yataklarına sahiptir. Nükleer ham maddenin stoklana bilir olması onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar. UO2’den yapılan 1 cm çap ve yüksekliğindeki seramik yakıt lokmaları , üst üste 3,5-4 m uzunluğundaki ince bir metal zarf içine yerleştirilir. Elde edilen yakıt çubukları , hafif ve ağır su içeren dik veya yatık basınç tankları içine yerleştirilir. Belirli geometrik düzende ve belirli miktarda bir araya gelen yakıt nötronların yardımı ile fisyon sonucu enerji üretmeye başlar. Ortaya çıkan bu çekirdek enerjisi yakıt çubuklarını ısıtır. Yakıt çubuklarının su veya ağır su ile soğutulması ile yüksek basınç ve sıcaklıkta buhar elde edilir. Buharın bir türbinde genişlemesi ile tıpkı diğer fosil yakıtlı santrallerde olduğu gibi , ısı enerjisi mekanik enerjiye , türbinin çevirdiği jeneratör ile de , mekanik enerji elektrik enerjisine dönüşür.
157 views
Endüstri Mühendisliğinin Tanımı
19. yy sonlarında oluşan Endüstri Mühendisliğinin farklı kaynaklarda farklı şekillerde tanımları yapılmaktadır. Ancak bu tanımlar içinde en fazla kabul göreni ve geçirdiği evrimsel süreç sonunda günümüzde geldiği noktayı en iyi belirleyen tanım Amerika Endüstri Mühendisleri Odası tarafından yapılan tanımdır. Bu tanıma göre;
“Endüstri Mühendisliği insan, makina ve malzemeden oluşan bütünleşik sistemlerin tasarımı, geliştirilmesi ve kurulması ile ilgilenir. Bu tür sistemlerden elde edilecek sonuçların belirlenmesi, kestirilmesi ve değerlendirilmesinde matematik, fizik ve sosyal bilimlerdeki özel bilgi ve beceriyi mühendislik çözümleme ve tasarımının ilke ve yöntemleriyle birleştirerek kullanır.” Tüm bilim dalları gibi mühendislik de evrenimizdeki sorunları çözmeğe ça1ışır.Makina mühendisleri makina sistemleri ile, orneğin, bir cihazın yaglama sistemiyle, inşaat mühendisleri istenen nitelikte yapı tasarımlarıyla ilgilenirler. Benzer şekilde endüstri mühendisleri de insan, makina vs malzemeden oluşan sistemlerin ya da bu sistemin alt sistemlerinin en yüksek verimlilik düzeyinde çalışabilmeleri icin gecerli tasarımlar yapar. Diğer bir tanım ile, Endüstri Mühendisliği insan, malzeme ye techizattan oluşan sistemlerin tasarimi, geliştirilmesi ve kurulumu lie ilgili sorunları çözmeğe çalışır. çalışmalarında Matematik, Fizik ye Sosyal bilimlerdeki gerekli bilgileri. mühendislik analizi yöntem ve prensipleriyle birleştirerek böyle sistemlerden elde edilecek sonuçları saptama, tahmin vs de gerlendirmeye çalışır. Bu şekilde üretim veya hizmet sistemlerinin amaç ve ölçütlerine uygun olarak kurulmasi çalıştırılması ve kontrol edilmesi için yöntem ye teknikler geliştiren, uygulayan bir meslektir. Genel olarak endüstri mühendisleri üretim sistemlerinin verimliligini arttirmaga çalışırlar.
7 views
Geotermal Heating System of Afyon, Turkey; Its Economy and Role in Reducing the Air Pollution
Anahtar Sözcükler: Afyon, Hava Kirliliği, Jeotermal Enerji, Isıtma Sistemi.
Alp-Himalaya tektonik kuşağı üzerinde bulunan ülkemiz, zengin jeotermal kaynaklara sahip ülkelerden birisidir. Doğal, temiz, ucuz, emniyetli ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji, gelecekte de alternatif bir enerji kaynağı olacaktır. Hava kirliliği yüksek iller arasında yer .alan Afyon, aynı zamanda önemli bir jeotermal potansiyele sahiptir. Bu potansiyeli değerlendirmek üzere, 1994 tarihinde kurulan ve 1996 yılında işletmeye alınan Afyon Jeotermal Enerji Isıtma Sistemi’nin kurulu kapasitesi 10.000 konut olup, halen 3.970 konut başarılı bir şekilde ısıtılmaktadır. Afyon’da her 100 m2 net alanın ısıtılması için gerekli olan ısı ihtiyacı 8.484 kCal/saat olup, jeotermal enerji ile ısıtılan 3.970 konut ve eşdeğeri 426.099 m2 konut alanı için harcanan enerji 30.727.700 kCal/saat’tir. Bu enerji, saatte yaklaşık 7 ton Tunçbilek kömürünün yakılması ile elde edilen ısı enerjisine eşdeğer bir enerji olup, bir yıl içinde tasarruf edilen kömür miktarı (Tunçbilek kömürü) yaklaşık 30.000 ton’dur. Jeotermal enerji yerine Tunçbilek kömürü yakılarak bu konutlar ısıtılmış olması halinde, her yıl atmosfere yaklaşık 743 ton SOX ve 4.950 ton partikül madde karışmış olacaktı. Afyon örneğinden elde edilen bu sonuçlar, jeotermal ısınma ile binlerce ton SOX ve partikül madde emisyonunun önlendiğini ve jeotermal enerjinin sadece ucuz bir alternatif enerji kaynağı olmayıp, aynı zamanda çevre dostu bir enerji olduğunu da göstermektedir.
18 views
Sporadic And Chronic Quality Problem
Of the trilogy of quality processes the process of quality improvement plays a dominant role in reducing costs.
The costs associated with poor quality are due to both sporadic and chronic quality problems (see figure 1.1). A sporadic problem is sudden, adverse change in the status quo, which requires remedy through restoring the status quo. A chronic problem is a long – standing adverse situation, which requires remedy through changing the status quo.
“Continuous Improvement” (called Kaizen by the Japanese) has acquired a broad meaning, enduring effort to act upon chronic and sporadic problems and to make refinements to processes. For chronic problems, it means achieving better and better levels of performance each year; for sporadic problems, it means taking corrective action on periodic problems; for process refinements, it means taking such action as reducing variation around a target value.
Sporadic departure from historical level Historic level The difference between The historic level and the improved Level is a chronic disease, which can Economically be eliminated Loss due to defects improved level Time Figure 1.1 Sporadic and Chronic quality problems.
The distinction between chronic and sporadic problems is important for two reasons:
1 The approach to solving sporadic problems differs from that to solving chronic problems. The control process defined and developed in chapter 5 attacks sporadic problems. Chronic problems use the improvement process discussed in this chapter.
2 Sporadic problems are dramatic and must receive immediate attention. Chronic problems are not dramatic because they occur for a long time. Are often difficult to solve, and are accepted as inevitable. The danger is that the fire fighting on sporadic problems may take continuing priority over efforts to achieve the larger savings that are possible, on chronic problems.
Addressing chronic quality problems achieves a breakthrough to an improved level of quality. This is best achieved by the “project by project” approach.
13 views
Tanımı; En genel tanımıyla “İş Etüdü, insan çalışmasını, bütün ilişkileri ile birlikte inceleyen ve bu durumu etkileyen tüm etmenleri gelişme olanağı yaratabilme amacıyla araştırmaya yönelen bir tekniktir.” şeklinde tanımlanabilir. Tarihçesi; İlk iş etüdü çalışmaları, bir hayli eskiye dayanmaktadır. Bu çalışmalar endüstrileşme ile başlamış endüstrileşmeye paralel olarak hız kazanmıştır. Hatta son zamanlarda bilimsel bir teknik olarak endüstrileşmeyi hızlandıran, ona destek olan bir düzeye kavuşmuştur.İngiliz Robert Owen (1771-1858), is etüdü çalışmalarının ilk öncülerinden sayılabilir. Çeşitli sanat kollarında çırak olarak başlayıp daha sonra atölye başmühendisliğine kadar yükselen Amerikalı Frederick W. Taylor (1856-1916) da bu konuda daha önce yapılan çalışmaları bilimselliği kovuşturmanın adımlarını atmıştır. Verimlilikle İlişkisi; İş etüdü, belirli kaynaklardan ek yatırım yapmaksızın elde edilen üretimi artırmak için kullanıldığından özellikle verimlilikle ilgilidir. Verimlilik kısmen, “gerçekte alınan değerin teorik olarak alınması gereken değere oranı” şeklinde tanımlanabilir.Diğer bir yanımı ise “göz önüne alınan sistemin çıktısı ile girdisi arasındaki orantı” şeklinde yapışabilir.
İnsan-Makine ve diğer üretim etmenlerinden oluşan bir sistem ele alındığında, bir iş etüdü çalışmasında ana amaçlar;
a- Kullanılan üretim kaynaklarından daha iyi yararlanma
b- Üretkenlik ve verimliliğin artırılması
c- Maliyetlerin düşürülmesi
d- Sosyal yararın daha iyileştirilmesi
Şeklinde belirtmektedir.
İş Etüdü Teknikleri ve Birbirleriyle İlişkileri; İş etüdü kavramı temelde iki önemli kavramı içerir.Bunlar, metot etüdü ve iş ölçümüdür. Zira bir işin etüdü sözkonusu edilince ilk akla gelen iki temel soru;
1. Bu iş hangi metot gereğince yapılmaktadır?
165 views
ÖZET: Bir kavram olarak küreselleşme; zamanın ölümü ve mesafenin kısalmasını ifade eden süreci kavramsallaştırmak üzere geliştirilmiştir. Bu süreç bir taraftan, toplumlar, kültürler, uluslar ve kıtalar arasında tesviyeyi içerirken, diğer yandan da ulusal yapılanmaların çözülmelerini ima etmektedir. Küreselleşme deregüle edici olmakla birlikte, küreselleşmenin araçları olarak sayılan araçların dünya ölçeğinde bir entegrasyon potansiyelini taşıdıkları da bir gerçektir. Bu bakımdan küresellik bir alaca karanlığı andırmaktadır. Küreselleşme sürecinin yeni bir Aydınlanmanın kapısını aralayabilmesi ise etik bir rönesansa bağlıdır.
Anahtar kelimeler: Küresellik, Küreselleşme, Ulus Devlet Deregülasyon, Etik Rönesans,
ABSTRACT
Globalization is a concept which is developed to tell the fact that the time is shortened and the distances between territories is wiped out. This process contains the relativization of societies, cultures, nations and continents on the one hand, and de construction of national formations on the other hand. Altough, by nature, globalization involves deregulation, the means of globalization are also paving the way for global integration. İt is for that reason that globalization can be considered as a twilight zone. For globalization process to open the door for a new enligtenment depends on whether an ethic Renaissance is created or not.
53 views
Neden Pastane?
Pasta , toplumumuzda her kesimde tüketilen ve bazı toplumsal değerlerle bütünleşmiş bir üründür. Mesela ; doğum günü kutlamaları , yıldönümleri , ev ve kişi ziyaretlerinde vazgeçilmez bir tüketim alanı oluşturmaktadır. Pastanın yerini bu gibi durumlarda alabilecek bir ürün henüz yoktur.
Pazarın Genel Durumu
Özellikle gıda sektörü insanlar için vazgeçilmez ihtiyaç ve alışkanlıklar yaratan bir sektördür. Bu nedenle pasta, her türlü nüfus bileşimine hitap ettiği gibi bizim hedef kitlemizi daha çok gençler oluşturmaktadır. Bunun nedeni, pasta tüketiminin belirli yaş sınırlarında daha çok olmasıdır. Bu yaş sınırının üzerindeki insanlarda şekerli gıda tüketim ihtiyacı daha az olmakta fakat gelişme çağındaki bir çocukta daha fazla olmaktadır.
Diğer sektörlerde olduğu gibi pastacılık sektöründe, tesis tasarımı aşamasında pazar ve talep araştırması yapmak gereklidir. Özellikle büyük yatırımlarla gelişmiş bir pastane açılacaksa sektörle ilgili şu konularda geniş çaplı analizler yapılması gereklidir;
Her ürünün tanımı , özellikleri , kullanış yerleri ve şekilleri
Çeşitli pazarlarda her ürünün payı her ürünün satış sığası
Her ürünün karlılığı
Her ürünün alıcı grubu ve özellikleri
179 views
1) Projenin adı / konusu : Tesis Yerleşimi Düzenlemesi
2) Uygulama yeri: FORD OTOSAN İNÖNÜ FABRİKASI
3) Konunun seçilme nedenleri :
a) Üretimin düzenli olması
b) Üretim sisteminin incelenmesi sonucunda büyük bir taşıma problemi ile karşılaşılması
c) Problemin ortadan kaldırılması için yönetimin iyileştirmelere karşı duyarlı olması
4) Cevap aranan sorular :
a) Daha iyi bir tesis yerleşimi yapılabilir mi?
b) Taşıma maliyetleri azaltılabilir mi?
c) Hatalı ürünlerin erken tespiti yapılabilir mi?
d) Operasyon sıralarına göre mevcut yerleşimin olurluluğunun tartışılması.
107 views
Sap ulaştırma yönetim çözümü
(sap transportatıon management solution)
Genişletilmiş SAP tedarik zinciri yönetimi, mySAP.com’un anahtar parçasıdır. Herhangi bir büyüklükteki şirketin işlerinde işbirliğiyle tedarik zinciri planlama ve icra faaliyetlerini birleştirebilmesini sağlar. MySAP.com iş senaryoları; genişletilmiş tedarik zinciri üzerinden tedarik zinciri yönetimi için talep ve kaynak planlaması, dağıtım ve üretim planlaması, üretim programlama, malzeme ve stok yönetimi, üretim kontrol ve bakım, ulaştırma yönetimi ve depo yönetimini içeren tüm ana fonksiyonel alanları kapsar. SAP tedarik zinciri yönetimi SAP R/3, SAP Advanced Planner and Optimizer (APO) ve SAP Logistics Execution System (LES) ‘in bileşimidir ve pazar içinde internet tabanlı fonksiyonlar için açık ve esnektir. Bu çözüm, tüm genişletilmiş tedarik zincirinden, otomatikleştirilmiş ve optimize edilmiş bilişim altyapısına gelen verilerin ve tutanakların entegrasyonu için çok geniş araçlar sunar. SAP çözümü şirketlere bilişim kanallarını birleştirme, genişletilmiş tedarik ve teslimat ağlarında başından sonuna kadar envanterin azaltılması, duyarlılığın geliştirilmesi, doğruluğun sağlanması, ticaret ortaklarına ve müşterilerine tam zamanında teslimatın yapılması olanağı sağlar. MySAP.com içindeki SAP TMS yeni ulaştırma planlama ve icra fonksiyonlarını entegre eder ve tedarik zinciri planlama ve icra sistemindeki mevcut fonksiyonları arttırır. SAP TMS iki mySAP.com bileşeninden meydana gelmiştir, bunlar planlama ve optimizasyon için SAP APO, icra için SAP LES’ dir. Stratejik, taktiksel ve etkin planlama işleri, yüksek seviyede uzmanlaşmış veri nesneleri ve ileri optimizasyon algoritmaları ve kompleks tedarik zinciri operasyonlarını betimlemek için modelleri içeren bir kütüphaneden oluşan SAP APO tarafından yürütülür. Çeşitli olanaklı, optimize edilmiş ve uygulanabilir planlar ve programlar oluşturmak için dizayn edilmiştir. Entegre edilmiş SAP APO modulleri tarafından sağlanan tüm planlama yelpazesi kısıt tabanlı planlama ve optimizasyon felsefesi kullanımıyla ki bu TMS için sadece fonksiyonellik değil aynı zamanda aşağıdaki özellikleri de sunar.
204 views