Diyelim ki kanarya, kartal, tavuk, penguen, ve yarasadan bahsediyoruz. ‘A’, bunlardan her hangi birisinin yerini tutacak şekilde, söze “A bir kuştur” diye başlıyoruz. İlk bakışta bu ifademiz hepsi için doğruymuş gibi görünebilir. Bu ifademizi yanlış bulup rahatsızlık hissedenler de çıkacaktır. Çünkü, kanarya, kartal, ve yarasa uçabilirler, fakat tavuk ancak bir kaç metre uçabilir. Penguense yüzmeyi tercih eder. Yarasa memelidir, doğurarak ürer, diğer hepsi yumurtlar. Kanarya ve kartal için bu cümle, diğerleri için olduğuna göre, daha doğru görünmektedir. Bu hayvanların her biri için bu cümle farklı derecelerde doğru gibi görünmektedir.Şu kıyaslamaya bakalım :
Socrates bir insandır.
Tüm insanlar ölümlüdür.
————————
Öyleyse, Socrates ölümlüdür.
Bunu aşağıdaki gibi değiştirelim:
Socrates çok sağlıklıdır.
Sağlıklı insanlar çok uzun zaman yaşarlar.
———————————-
Öyleyse, Socrates çok uzun zaman yaşayacaktır,
25 views
Yüzyılımızın son yarısında, eğitimden eğlenceye, kullanıcı eğitiminden taşımacılığa ve animasyona kadar, modelleme ve simülasyon bilim ve sanatı, çok hızlı bir şekilde ilerlemiştir. Son 40 yılda simülasyon dillerinin ve paket programlarının yetenekleri ve kapsamı arttıkça, simülasyonun kullanılma şekilleri ve kullanım alanları da çarpıcı bir şekilde artmıştır. Simülasyon, 1950 ve 1960’lı yılların sonlarına doğru, genellikle sadece büyük sermaye yatırımları gerektiren şirketlerin kullandığı çok pahalı ve özel alanlarda kullanılan bir araç idi. Bu şirketler, Fortran gibi programlama dilleri ile büyük ve karmaşık simülasyon modellerini geliştirmek için doktorasını yapmış kişilerden oluşan çalışma gruplar kurmuşlardı. Geliştirilen modeller daha sonra büyük merkezi işlem birimlerinde çalıştırılıyorlardı. Bu makinelerin maliyeti, saatte bin dolara kadar çıkabiliyordu. Günümüzde ise, herkesin sahip olabileceği bir kişisel bilgisayar bile, bu makinelerden çok daha güçlü ve çok daha hızlıdır.
Simülasyonun bugün bildiğimiz kullanımı ise 1970’li yılların sonunda başlamıştır. Bilgisayarların maliyeti oldukça düşmüş ve çok daha hızlanmış ve simülasyonun değeri birçok alanda keşfedilmeye başlanmıştır. Aynı zamanda, bu süreç içerisinde simülasyon,
82 views
Bir mal ya da hizmetin satın alınması amacına bağlı olarak ya da olmaksızın, ticari amaçlar dışında gerçek kişilere , belli faiz, taksit ve ödeme şartlarında geri ödenmek üzere kullandırılan krediler tüketici kredisi olarak tanımlanmaktadır. Tüketici kredileri , ülkeler , bankalar ve banka dışı tüketici kredi kurumları , konu ve müşteri itibariyle farklılık arz etmektedir. Ancak esas itibariyle,
a)Doğrudan nakit şeklinde ve
b)Mal ve hizmet satın alımının finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla , kullandırılan krediler olmak üzere iki tür tüketici kredisi tanımlanmaktadır.
Tüketici kredilerinde vade , kullanıcının ihtiyaçlarına bağlı olmakla beraber genelde3 ila 18 ay cıvarındadır. Faiz oranı , piyasa koşullarına ve bankaların plasman politikalarına bağlı olarak değişmektedir. Konut , araba ve dayanıklı tüketim malları alımının finansmanı ve daha birçok konuda tüketici kredisi kullanma imkanı bulunmaktadır. Halihazırda bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankaların yarısından fazlası tüketici kredisi kullandırmaktadır. Ayrıca 545 sayılı KHK ile değişik 90 sayılı KHK hükümlerine göre faaliyet gösteren finansman şirketleri de tüketici kredilerini kullandırmaya yetkilendirilmiştir. 1996 yıl sonu itibariyle 4 finansman şirketi faaliyet göstermektedir.
561 views
Paradigma sözcüğü Yunanca’dan gelmekte. Başlangıçta bilimsel bir terim iken, günümüzde daha çok bir model, kuram, algı, varsayım ya da referans kaynağı anlamında kullanılmakta. Biraz daha genelleştirecek olursak dünya görüşümüzü belirtmekte. Gözle görmek değil algılamak, anlamak ve yorumlamak anlamında. Paradigma değişimi terimini ilk kez Thomas Kuhn, Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı yapıtında kullanmış(Covey,1999:25). Kuhn’a göre bilimsel alandaki her önemli atılım, önceki gelenek, düşünce biçimi, bir diğer ifade ile eski paradigmalarla olan bağların kopması anlamına gelmekte. Nitekim Newton’un fizik modeli düzenli bir paradigma olup, modern mühendisliğin de hala temelini oluşturmakta. Eskiden insanlar nedeni bilinmeyen çeşitli hastalıklar yüzünden ölüyorlardı. Ancak mikrop kuramı ortaya atılır atılmaz yepyeni ve daha iyi bir paradigma, yani olanı anlamak için daha iyi bir yöntem sayesinde tıp alanında önemli gelişmeler olabildi. Paradigma değişimi olarak adlandırılan bu durum her şeye farklı açıdan bakılmasına da yol açmakta. Paradigmalar güçlüdür. Çünkü onlar, arkasından dünyayı gördüğümüz merceği yansıtmaktadırlar. Değişim ister birden bire olsun, isterse ağır ağır, temkinli gelişsin; bir paradigma değişimindeki güç, çok önemli bir değişikliğin temel gücüdür. Paradigma değişimleri dünyayı farklı bir gözle değerlendirmemize yol açarlar. Bir diğer ifade ile dünyaya nasıl bir gözlükle baktığımızdır(Bıçakcı, 2001:2).
Yönetim teorilerinde yaşanan paradigma değişimi ,
339 views
Fluorit çok çeşitli jeolojik ortam ve şartlarda oluşabilen bir mineraldir. Demir-Çelik, kimya, seramik ve cam sanayinin önemli hammaddesidir.
Türkiye’de ilgili sanayi dallarının talebini karşılamak ve fluorit potansiyelini belirlemek amacıyla yapılan araştırmalar sonucu bir çok yatak bulunmuş ve bunların çoğu özel şirketlerce işletilerek tüketilmiştir. Genellikle düşük rezervli olan söz konusu sahalarda yapılan üretimler yetersiz olduğundan endüstriyel talep çoğu zaman karşılamamıştır.
Gelişmiş ülkelerde çelik sanayiinde eritken olarak fluorit yerine kolemanit kullanılması, fluoriti bu sektörden kısmen uzaklaşmıştır. Halbuki kolemanit hem daha pahalı, hem de toz ve nem oranın fazla olması nedeniyle olumsuz etkileri olan bir ikame maddesidir. Ülkemizde de demir-çelik fabrikalarında fluorit yerine kolemanit kullanılması fluorit madenciliğini olumsuz etkilemiş, bunun sonucu olarak da fluorite dayalı sanayiler (hidrofluorik asit, kriyolit vb) kurulamamıştır. Gelişen kimya, alüminyum ve seramik endüstrisi ise bu ara ürünlerini gittikçe artan oranlarda ithal etmeye başlamıştır.
FLUORİT
• Kimyasal Bileşimi : CaF2
• Kristal Sistemi : Kübik
• Sertlik : 4
• Özgül Ağırlık : 3.2
• Dilinim : { 111} mükemmel
• Renk ve Şeffaflık : Morun değişik tonları, mavi, yeşil, sarı, beyaz, pembe, kahverengi, mavimsi siyah; şeffaf-yarışaffaf
• Ayırıcı Özellikleri : Ultraviyole ışık altında mavi, sarı, beyaz ve kırmızımsı renkler gösterir. Kalsitten daha serttir. Sülfirik asitte çözünür.
• Bulunuşu : Hidrotermal maden yataklarında yaygın olarak oluşan bir mineraldir. Sedimanter kayaların boşluklarında, pnömatolitik yataklarda, sıcak su kaynaklarının oluşturduğu çökellerde, Alpin tipi damarlarda, bazı granitlerde ve çok nadir olarak pegmatitlerde oluşabilir. Birçok metalik maden yatağının gang minerali olarak da gözlenebilir.
70 views
Japoncada Kai:Değişim,Zen :iyi daha iyi anlamına gelir. Bu iki sözcügün birleşmesi ile oluşan Kaizen “herkesi kapsayan sürekli iyileştirme anlamına gelmektedir. Bu kelime ayrıca bir felsefeyi ve bir yaşam biçiminide ifade eder: “her geçen günün bir önceki günden daha iyi olması için evde, işyerinde ve sosyal yaşamda sürekli çaba sarf etmek.”
Sürekli iyileştirme prosesinin kaynağı Kaizen felsefesidir. Sürekli iyileştime prosesi; düşünce ve davranış olarak çalışan herkesin, her durumu tartışmaya açması ve sonra bunu iyileştirmenin yollarını aramasıdır. Kaizen felsefesini bir şemsiye gibi düşünürsek bu şemsiyenin altında şu birimleri görmemiz mümkündür.
-Müşteri yönelimi
-Toplam kalite kontrolü
-Kalite çemberleri
-Öneri sistemi
-Otomasyon
-İş yerinde disiplin
-Toplam verimli bakım
-Kanban
-Kalite iyileştirmesi
-Tam anında üretim
153 views
1. İŞ GÜVENLİĞİNİN TEMEL BİLGİLERİ
1.1. GENEL BİLGİLER
1.1.1. İŞ GÜVENLİĞİNİN TANIMI
İşyerlerinde işin yürütülmesi ile ilgili olarak oluşan tehlikelerden, sağlığa zarar verebilecek koşullardan korunmak ve daha iyi bir iş ortamı yaratmak için yapılan metotlu çalışmalara “ İŞ GÜVENLİĞİ” denir. Bu tanım işyerlerindeki teknik düzenin yarattığı tehlikelerden korunmayı belirtmektedir. Bu nedenle iş güvenliği deyimi, İngilizce “safety” , Fransızca “securite de travaille” ya da Almanca “Arbeitssicherheit” kelimeleri karşılığı olarak yalnızca “teknik güvenlik” anlamına kullanılacaktır. Ülkemizde çok defa “iş güvenliği” deyiminin sosyal güvenlik anlamında da kullanıldığı görülmektedir. Fransızca’da “securite social” , İngilizce “security” ve Almanca “Versicherung” kavramlarına eş anlamlı kelime Türkçe’ye “sosyal güvenlik” olarak geçmiştir. Bu konuda açıklanması gereken diğer bir husus da, yukarıda yapılan tanımın çalışanların korunmasına yönelik oluşudur. Teknik iş güvenliği tanımı, genel anlamda, yalnızca çalışanların değil, tüm işletmenin ve üretimin de güvenliği düşünülerek üç ayrı alanda çalışanların bileşkesi olarak verilmektedir. Sanayimize henüz yeteri kadar girmemiş olan, ancak çalışana yönelik iş güvenliği ile de yakından ilgisi bulunan bu üç unsur:
213 views
Firmalar emek talep eder ve bu emeğin karşılığı olarak çalışana ücret öderken, çalışanlar emeklerini sunar ve bunun karşılığında ücret alırlar. Önceleri her şey daha kolaydı, fabrikalarda çalışan işçilerin hepsi standart işler yapıyordu -ya da öyle algılanıyordu- ve herkese aynı ücret ödeniyordu. Özellikle sendikal hareket sonrasında, zamanla, yapılan işlerde ve çalışanlardan beklentilerde farklılaşma ortaya çıktı. Ağır işlerde çalışan işçilerin yaptıkları işlerle ofislerde çalışan memurların işlerine farklı bir gözle bakılmaya başlandı. Artık şirketler her çalışana aynı ücreti ödemiyordu. Çalışan sayısındaki artış, üretim süreçlerinin kısalması, makineleşme çok farklı iş ailelerinin oraya çıkmasını dolayısıyla verilen ücretlerin yapılan işin niteliğine göre değişmesini zorunlu kılıyordu. Şirketler hangi işe, neden, ne kadar ücret ödeyeceklerini belirleyebilmek için sistematik yöntemler kullanmaya başladılar. İş değerlemesi de şirketlerin hangi işe ne kadar ücret ödeyeceklerini belirlemelerine yardımcı olan sistematik bir metot olarak bu dönemlerde ortaya çıktı.
525 views
Manipülasyon en yaygın finansal suçlardan biri olmasına ve tarihi Lale Çılgınlığı (Tulipmania) vakasına dek uzanmasına karşın, ülkelerin mevzuatları incelendiğinde bu kavramla ilgili kesin bir tanımın yapılmadığı, bunun yerine çoğu kez “yapay fiyat”, “serbest arz ve talep güçlerine müdahale” gibi kendileri de tanımlanmaya ihtiyaç duyan ifadelerden yararlanılarak bir takım işlemlerin manipülatif olarak nitelendirildiği ve mevzuattaki bu eksikliğin mahkeme içtihatları ve uzmanların yorumlarıyla aşılmaya çalışıldığı görülmektedir. Suçun tanımlanmasındaki bu belirsizliğin yanısıra, normal piyasa aktivitesinden ayırt edilebilmesinin zorluğu, ispatlanmasında direkt kanıtlardan ziyade dolaylı kanıtlardan yola çıkılarak işlem yapan kişinin niyetine dair çıkarsamalar yapılmasının gerekmesi, sermaye piyasasında internetin kullanımının ve bunun paralelinde internet aracılığıyla işlenen manipülasyon suçlarının artması, internette bilginin çok hızlı değişmesi ve bu durumun kanıtların edinilmesini ve muhafazasını zorlaştırması, buna mukabil kişilerin kimliklerini gizleyebilmesini kolaylaştırması hususları ile birleştiğinde manipülasyon sadece tanımlanması değil, aynı zamanda kanıtlanması da güç bir suç durumuna gelmektedir.Bu çalışmada, bir taraftan manipülasyon suçuyla ilgili farklı tanımlardan yola çıkılarak ortak bir tanıma ulaşılmaya çalışılmakta, diğer taraftan gittikçe globalleşen ve birbiriyle ilişkili hale gelen sermaye piyasalarında yeni teknolojiden beslenerek gelişen manipülasyon yöntemleri, manipülasyonun
279 views
1. YATIRIMIN KONUSU, YATIRIMA UYGULANAN TEŞVİK TEDBİRLERİ
1.1. Yatırımın Konusu
PVC tabanlı erkek ayakkabı üretimidir.
1.2. Uygulanan Teşvik Tedbirleri
Bakanlar Kurulunun 26.12.1994 tarih ve 94/6411 sayılı karar ile bu kararda değişiklik yapan 8.3.1995 tarih ve 95/6569 sayılı kararına ilişkin Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının uygulama esaslarını içeren 95/2 sayılı tebliği çerçevesinde teşvik belgesine bağlanabilecek yatırım projeleri toplam sabit yatırım tutarı kalkınmada öncelikli yörelerde 6 milyar, diğer yörelerde 10 milyar TL’nin üzerinde olan projelerdir. Bu projelerde özkaynak oranları kalkınmada öncelikli yörelerde %40, normal yörelerde %50, gelişmiş yörelerde %60 olmalıdır.
Yatırım projelerine Uygulanabilecek Destek Unsurları ;
- Gümrük muafiyeti ve/veya ithalat rejimi kararına istinaden ithalat
- Yatırım indirimi
- Vergi-resim ve harç istisnası
- Krediler
- Bina inşaat harcı istisnası
- Makine ve teçhizat alımında katma değer vergisi desteği
- Taşınma desteği
- Arsa sağlanması
- Dış kredi teminat mektubu masraflarına katkı
- Kalite ve standart sağlama.
NOT: Yukarıdaki bilgiler 1995 yılı içindir. Teşvik uygulama esasları her yıl Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yenilenmektedir.
338 views