İçinde bulunduğumuz yüzyılın son döneminde bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen hızlı gelişme sonucu elektronik ticaret giderek yaygınlaşmaktadır. Uluslararası rekabette üstünlük sağlayanlar, iletişim ve bilgi teknolojilerini yoğun olarak kullanan kesimlerdir. Bilimsel araştırmalardan elde ettikleri sonuçları ekonomiye kazandıran bu kesimlerin uluslararası pazarlarda rekabet üstünlüğüne sahip olmaları da doğaldır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan bu gelişmeler, sayısal biçime dönüştürülmüş yazılı metnin, ses ve video görüntülerinin çok hızlı bir şekilde işlenmesini, iletilmesini ve depolanmasını olanaklı kılmıştır. Bunun yanısıra, toplumların tüm kesimlerinde, günlük yaşamın her alanında bilgisayar kullanımının çağın gereği olduğu bilinci oluşmaktadır, işte bu önemli iki gelişme, ekonomik kalkınmanın ve toplumsal refahın sağlanmasında elektronik ticarete stratejik bir önem kazandırmaktadır. Elektronik ticaret konusunda yasal düzenlemelerini tamamlamış örnek bir ülke olmadığı gibi, uluslararası platformlarda, bu konuda tartışmalar da devam etmektedir. Bu nedenle, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ülkelere göre geride kaldığı söylenemez. Ancak, elektronik ticarette yaşanan hızlı gelişme, ülkemizde, fiziki alt yapı eksikliklerinin hızla tamamlanmasını ve gerekli yasal düzenlemelere ilişkin çalışmaların bir an önce başlatılmasını zorunlu kılmaktadır. Elektronik ticaret, çeşitli uluslararası kuruluşlarca çeşitli şekillerce tanımlanmıştır. Bu tanımları da toparlayarak, elektronik ticareti, “bilgisayar ağları aracılığı ile ürünlerin üretilmesi, tanıtımının, satışının, ödemesinin ve dağıtımının yapılması” olarak tanımlayabiliriz. Yapılan işlemler, sayısal biçime dönüştürülmüş yazılı metin, ses ve video görüntülerinin işlenmesi ve iletilmesini içerir. Ayrıca, ticari sonuçlar doğuran ya da ticari faaliyetleri destekleyen eğitim, tanıtım-reklam, kamuoyunu bilgilendirme gibi amaçlar için elektronik ortamda yapılan işlemler de elektronik ticaret kapsamında değerlendirilmelidir.
0 views
Fordist sistemde üretim bandı kesinlikle, üründe hata oluşsa dahi, durdurulmamaktadır. Meydana gelen hata bir sonraki aşamada düzeltilmektedir. Böyle olunca da düzeltilmek için bekleyen ürünler oluşmakta ve düzeltme için ayrıca vakit ve enerji harcanmaktadır. Batılı sistemde üretiminde büyük miktarlarda yapıldığını göz önüne alırsak bir sonraki aşamada düzeltilmesi gereken hatalı ürünlerin birikmesi de kaçınılmaz olacaktır. Tüm bu düzeltme işleminin maliyeti de büyük olacaktır. Halbuki Toyota sisteminde üretim bandı gerektiğinde durdurulabilindiği için hatalı üründe hata tam anlamıyla oluşmadan düzeltilmektedir. Böylece bir sonraki istasyona gelen üründe bir sorunda olmamaktadır. Ürünlerin düzeltilmesi içinde ayrıca bir çaba harcanmayacaktır. BİR FUTBOL SAHASINDA HER FUTBOLCUNUN FAALİYET ALANI KESİN BİR BİÇİMDE SINIRLANDIRILARAK AYRILMIŞ OLSA, OYUNUN BÜTÜNÜNE OLAN İLGİLERİ BÜYÜK ÖLÇÜDE AZALIRDI: Takım çalışmasının önemine dikkat çekilmektedir. Eğer yazarın dediği gibi her futbolcu sadece kendi alanından sorumlu olsa ve başka hiç bir şey ile ilgilenmezse futbolcuların bir araya gelmeleriyle oluşturdukları takım, oyunu kaybedecektir. Çünkü hiç kimse birbiriyle yardımlaşmayacak, takımın zayıf tarafını hiç kimse telafi etmeyecektir. Rakipte zayıf taraftan saldırıp oyunu kazanacaktır. Çünkü herkesin birbiriyle uyumlu bir şekilde çalışarak ortak hedefe doğru ilerlediği “takım çalışması” yapıl(a)mamıştır. İş dünyası da bu duruma benzemektedir. Bir işletmede çalışanların bireysel yetenek ve becerileri ortak hedeflere ulaşmak için uyumlu bir şekilde bir araya getirilmelidir. ISSIZ ADALAR: Toyota üretim sisteminde Batılı sistemlerden farklı olarak işçiler tek başlarına ve birbirlerinden uzakta çalışmamaktadırlar. Çünkü tek başına ve birbirlerinden uzakta çalışan işçiler psikolojik olarak olumsuz etkilenmektedirler. Bu da onların veriminin düşmesine yol açmakta ve takım çalışmasına gölge düşürmektedir. Halbuki birkaç işçinin biraraya gelmesiyle oluşan iş istasyonlarında bu sayılan problemlerle meydana gelmemektedir.
37 views