Tümdengelim (Dedüksiyon)

İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük özelliği düşünmesidir. İnsanlığın çağlarından itibaren insanoğlu aklını kullanarak kendini, doğayı ve keşfetmiştir. Dili keşfederek iletişimi, düşünmeyi, üretmeyi sağlamıştır. üretirken, önceki kuşakların yarattığı bilgileri öğrenir, onları yargılar; doğru olanı, yanlış olanı seçer. Her kültürde doğru ve yanlış bilgiler vardır. Yaratılan kültürün gücü, içindeki doğru bilgilerle doğru orantılıdır. Bilgi üreten insanoğlu, doğal olarak, bilgi üretiminde güvenilir yöntemlere gerekseme duymuştur. Başka bir deyişle, onu, doğru bilgiye götürecek aracı da yaratmak zorunda kalmıştır. , doğru bilgi üretmek için “mantık” denilen aleti kullanır. Hemen her olguda olduğu , doğru düşünme kurallarının ortaya çıkması da tarih içinde bir gelişim, bir evrim geçirmiştir. Geçmişten günümüze kadar bir çok düşünür yaşamıştır, ancak bunlardan en önemlisi M.Ö. 600-300 yıllarında yaşamış, adlı eserin sahibi ve Mantık biliminin kurucusu ’tir. Yeniçağ boyunca sonrasındaki (gerek eskiçağ gerekse Ortaçağ’daki)bütün gelişmeler sayılmış, mantığın Aristoteles’ten sonra bir adım bile ileri gitmediği ileri sürülmüştür. Yeniçağın başında ise matematiği yöntem edinen bilimler kurulurken, bilimlerle Aristoteles mantığı arasında hiç bir ilişki kurulamadığından bu mantığa karşı tepkiler başlamıştır. Bilimlerde uygulanan mantığın gün ışığına çıkarılabilmesi bilimlerin yöntemi olan matematiğin inceden inceye araştırılması ve böylece matematiğin ne olduğunun ortaya konulmasını gerekmiştir. Bunu ise ancak matematik mantığı da denilen modern mantık başaracaktır. Matematik ise, çağımız biliminin, tekniğinin, teknolojisinin dayanağıdır. Başka türlü söylersek, insanoğlunun ürettiği bilgi’nin asıl aleti mantıktır.

468 views

29 Mayıs 2010
Okunma 468
bosluk

Thomas More ve Ütopya

Her şeyden önce Thomas More ’un yaşamından bahsetmek gerekirse kendisinden sonra gelecek çok toplum bilimciyi etkilemiş Ütopya’nın babası olmasının yanında düşüncelerinden ölümü pahasına dönmemiş yazardır. Gençliğinde dostlarının da etkisiyle hukuku seçer. mesleği ve kişiliği sayesinde kralın yanında bakan olarak çalışmaya başlar. Fakat bu onu düşüncelerinden vazgeçirememiştir. O Ütopyasında komünist bir düzenden bahsetmekten çekinmemiş ve herkesin eşit olduğu bir yaşantı hayal etmiştir.
Onun hayalini kurduğu ülke hakkında vermek gerekirse onun ülkesinde hiç kimse özel mülk kavramını bilmez. Herkesin aynı stildedir. Evlerde bir sokak bir de bahçe kapısı var ve kilit yoktur. Herkes istediği girebilir. Sahiplik duygusu olmasın 10 yılda bir değiştirilir. Evlerin böylesine düzenli olduğu bir adada kıyafetlerde oldukça düzenlidir. Hemen hemen herkes aynı şekilde giyinir.

68 views

29 Mayıs 2010
Okunma 68
bosluk

Realizm Nedir ?

Realizmin düşüncesini, nesnelerinin varoluşları ve neye benzediklerinin, bizden ve bizlerin onlara ulaşmasından bağımsız olduğu meydana getirir. Örneğin güneş sisteminde kaç tane gezegenin olduğu, orada kaç tane olacağını düşünmemize, olmasını istememize araştırmamıza bağlı olarak değişmez. Yine elektronların güç alanlarının varoluşları dayandığı temeller, bizim inandığımız teori olmadan da vardırlar. , gerçekle olan uygunluğu alır ve gerçek hakkındaki bilgilerimizi insanoğlunun bilmeye ve kavramaya ait kabiliyetlerinin mümkün olan en iyi uygulamalarından sonra inandığı ayrı konu olarak tanımlar. , özün değişiminden çok görüş açısının değişimidir. Bazı nesnelerin bizden bağımsız olarak var olduğunu düşünüyorsak doğru yargılamanın, kararlarımızın nesnenin yoluyla uyuşması gerektiği fikriyle örtüşmesini düşünmemiz normaldir. Eğer nesne, bizim bilmeye kavramaya ait yeteneklerimizle tanımlanıyorsa, gerçek yargılama sadece özelliklerin yargılamak için önderlik etmesi anlamına gelir

16 views

29 Mayıs 2010
Okunma 16
bosluk

Bilgi Nedir?

üzerinde çalışılan içerik ve perspektife göre çok çeşitte anlamlar içeren kompleks kavramdır. Bazı tanımları:
• Öğrenme,araştırma gözlem sonucu edilen gerçek ve ilkelerin bütününe verilen ad
• İnsan,para,dürtü,öğrenme,güç ve yetenek avantajıdır.
• Buluşta odaklanmış,uzmanlıkla birleştirilmiş,özel ilişkili bir aksiyondur.
• Bir değer ekleme davranışı ve aktivitesidir.
• Yönetme yeteneğidir.
• Bir ilgili çeşitli özellik ve tavırları açıklayan kümesidir.

29 views

29 Mayıs 2010
Okunma 29
bosluk

Bilişsel Yaklaşım

Bilişsel öğrenme; insan yada hayvanın geçirdiği yaşantı sonucu,bilgiyi işleme tarzında meydana gelen değişikliktir.Diğer deyişle,bilişsel öğrenme;geçmiş yaşantılar sonucu olayların anlam değiştirmesidir.(;Akman,1997,s.99)
Öğrenme bireyseldir.Bireyin gelen bir bilgiyi öğrenebilmesi için öğrenme işlemine olarak katılması,diğer bir deyişle kendisine sunulan uyarıcıları seçmesi,bunları kendisi için anlamlı hale getirmesi ve en tepkiyi üretmesi gerekir.(Morgan,1995,s.147)
Bilişsel öğrenmenin başlıca ilkeleri aşağıdaki sıralanabilir:
1. Öğrenen,dış uyarıcıların pasif bir alıcısı değil,onların özümleyicisi ve davranışların aktif oluşturucusudur.Diğer bir deyişle öğrenme için çaba göstermelidir.
2. İnsanın,zihnin kazandığı davranışları depolama ve yeri geldiği hatırlayıp kullanabilme yetisi vardır.
3. Birey,karşılaştığı yeni uyarıcıları bilgileriyle karşılaştırarak öğrenir.(Erden,2001,s.115)

115 views

29 Mayıs 2010
Okunma 115
bosluk

Descartes Yaşam ve Yapıtlar

René Descartes 31 Mart 1596’da ’de parlementosunun üyesinin üçüncü çocuğu olarak doğdu. 1604’de babası tarafından La Flëche kolejine gönderildi. tarafından kurulan Kolej İsa Toplumunun Babaları [Jesuitler] tarafından yönetiliyordu. Descartes 1612’ye dek kolejde kaldı ve eğitiminin son birkaç yılı mantık, felsefe ve çalışmalarına ayrıldı. kazanmak için aşırı isteğinden söz eder,2 ve açıktır çok istekli ve yetenekli bir öğrenciydi. ‘‘Arkadaşım olan öğrencilerden aşağı sayıldığımı duymadım, gerçi aralarında yazgıları ustalarımızın yerini doldurmak olanlar olmuş olsa da.’’3 Descartes’ın geleneksel eğitimine karşı sonra oldukça sert bir eleştiri yönelttiğini ve bir öğrenciyken ona öğretilmiş olanlardan (matematik dışında) büyük bir hoşnutsuzluk duyduğunu, yüzden koleji bıraktıktan sonra bir süre için öğrenme ile ilgisini kestiğini

9 views

29 Mayıs 2010
Okunma 9
bosluk

Materyalizm

Felsefenin en temel ve önemli sorusu, düşünme ve var olma arasındaki ilişkiyi irdelemek üzerinedir. , ruhun doğa ile olan ilişkisinin çözümünü de kapsar. Özellikle ortaçağlarda üzerinde çok durulmuş olan konu ile asıl ortaya çıkarılmak istenen, hangisinin önde geldiği idi; ruh mu yoksa doğa mı? İşin içine kilise de girdiğinde, soru şu şekli almıştır: Dünyayı tanrı mı yarattı yoksa dünya sonsuz varoluş içinde miydi?

Bu sorularla ilgilenen temelde iki ayrı tarafta yer almışlardır. Ruhun doğadan önce olduğunu savunan bazı (ör. ), İdealizm tarafında yer alırken, diğer tarafta doğayı birincil olarak alan Materyalistler bulunmaktadır.

34 views

29 Mayıs 2010
Okunma 34
bosluk

Küreselleşme

İnsanlık tarihi her dönemde , çağının siyasi,ekonomik ve sosyal özellikleriyle sürecine ve birbirleriyle benzeşen yapılar dokumaktadır.Nasıl sanayi devrimi çoğulcu demokrasilerin , kitle üretim ve tüketiminin , birbirine karşı çıkar ayrılığı içinde mücadele işçi – işveren ilişkilerinin ortaya çıkışına açmışsa , şekilde 200 yıl arayla günümüz toplumlarının da çok yönlü yapısal dönüşümlere hazırlandığı gözlenmektedir. “ toplumu” “sanayi-ötesi dönüşüm” isimlendireceğimiz çağ da beraberinde karmaşık ekonomik ve sosyal yapıların dinamik oluşumlarını gündeme getirmektedir.Endüstri devriminden aşağı yukarı yüz sene sonra sanayi devriminin getirdiği nimetlere ve yarattığı sorunlara işaret edilirken şöyle deniyordu: “zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü; aydınlığın mevsimiydi, karanlığın mevsimiydi;umudun baharıydı,umutsuzluğun kışıydı”.

23 views

29 Mayıs 2010
Okunma 23
bosluk

Emprizm Nedir?

Rasyonalizm karşıtı olarak emprizm, bilginin sadece duyumlardan geldiğini ve görgüsel dışında hiçbir yoldan edinilemeyeceğini savunur. Deneyden gelen , doğrudan da dolayla olarak edilebilir. Ne varki doğrudan da dolaylı elde edilmiş , usun yani aklın hiçbir rolü yoktur. Bilginin tek kaynağının görgüsel deney olduğunu ileri süren öğreti, türkçede amprizm, görgücülük ve ya deneycilik olarak da geçmektedir. Emprizmin batı dillerindeki kökü, deney ve görgü anlamlarını getiren empeiria deyimidir. yunanca , bilimsel bilgi anlamındaki yu.episteme deyimle sezgisel ve bilgi anlamındaki yu. gnosis deyimine karşıt anlam taşır ve görgüsel bilgi (insanın doğrudan doğruya gördüklerinden çıkardığı bilgi) anlamını dile getirir.
Görgücülük, birçok yanılgılarına rağmen, felsefe alanında temel öğretilerden biridir. Bilginin görgülere dayandığı savı, ustan ve doğuştan olmadığı anlamını içerir. Bu bakımdan emprizm, rasyonalizme ve nativizme karşıt bir düşünce akımıdır. Bilginin görgüselliği duyulardan, algılardan, deneylerden geldiği savını kapsar.

11 views

29 Mayıs 2010
Okunma 11
bosluk

Karl R. Popper, Bilim Felsefesi

Karl R. Popper, , metodolojisi, teorisi (epistemoloji) ve konularında yaptığı orijinal çalışmalarla bilinen günümüzün tanınmış filozoflarından biridir. Popper, çalışmalarında yandan fiziği, fizik, biyoloji bilimlerde yapılan çalışmalardan yararlanıp çalışmaların felsefi yorumlarını ortaya koyarken, öte yandan 1. ve 2. dünya savaşlarını yaşayan bir kişi olarak savaşların getirdiği problemleri siyaset felsefesi içinde almıştır.
ve müzik, onun bilimsel bilginin gelişim problemini incelemesinde önemli rol oynamıştır. Popper’ı tanıtan eserlerin konusu da bu problemle ilgilidir.

20 views

29 Mayıs 2010
Okunma 20
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar