Descartes

’in kendi sözcüklerinden okuduğumuz kitapta hakikati arayış felsefesinin metodu üzerine tartışması yer alıyor. bu kitabı 6 bölüme ayırmış:
1.Bilimlerle ilgili çeşitli düşünceler
2.Descartes’in aradığı metodun başlıca kuralları
3.Descartes’in bu metottan çıkardığı ahlak kuralları
4.MetafiziÄŸin temelleri
5.Descartes’in araştırdığı sorularının sırası
6.Descartes’in, doğa araştırmasında ileri gitmek için gerekli saydığı şeyler.

1.BÖLÜM

Akıl ya da sağduyu birbirine eş kavramlar olarak alınmış. Buna göre aklın bizi hayvanlardan ayrıt ve üstün kılan şey olduğunu ve herkeste olarak bulunduğunu varsayıyor; ancak yine de aldanabileceğini ediyor. Bu durumda amacı herkesin aklını iyi kullanması için gereken metodu öğrenmek değil; kendi aklını ne şekilde kullanmaya çalıştığını göstermek. İzlediği yolları açıklamaktan ; çünkü böylece insanların kendi hakkındaki kanıları öğrenecek ve bu da kendisi için aracı . (sf. 9)

13 views

3 Haziran 2010
Okunma 13
bosluk

Walt W. Rostow

Toplumsal değişme konusunda iki görüş bulunmaktadır.Toplumsal değişmede belirleyici etkenin ekonomik olduğunu savunanlarla ,siyasal kurumların öncelik ve bağımsızlığını öne sürenler,ayrı kuramsal çerçeveler oluşturuyorlar.Birinci grupta Marksistler noktası olarak üretim biçimini alırken, olmayanlar üretim düzeyine önem veriyorlar,ikinci grupta olan Rostow’ geçmeden kuramı açıklamakta yarar var. Marx’a göre,toplumsal evrimde itici güç da belirleyici öğe,üretim nitelikleridir.Üretim teknikleri üretim biçimi,siyasetinde içinde bulunduğu kurumu gereklerine uygun olarak biçimlendirir.Belirli üretici güçler belirli bir üretim biçimi, üretim biçimi belirli bir sınıfsal yapıyı,toplumsal sınıflar arasındaki güç,denge da dengesizliği de belirli siyasal kurumlar yaratıyor demektir.Siyasal kurumlar da, bir oluştuktan sonra altyapı üzerinde etki yaparlarsa da, , siyasal kurumların altyapı tarafından belirlediği gerçeğini değiştirmez.

38 views

3 Haziran 2010
Okunma 38
bosluk

Ortaçağ

Kelime anlamı ‘iki dönem arasında kalmış çağ’ olan ortaçağ , Antikçağ’ın sonunda başlayıp Rönesansla sona eren, Avrupa’nın üzerine serilmiş ‘bin yıllık karanlık’ olarak anlatılır.
Ortaçağ’da her alanda din ve kilisenin ağırlığı hissedildi. Katolik kilisesi ordusu ve yönettiği kentlerle güçlü devlet durumundaydı. Bunun dışında gelişti ve ekonomide de oldu.
Ortaçağ’ı tamamen bir duraklama dönemi olarak göremeyiz. Çünkü bu dönemde okul sistemi yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştır. Manastır okulları, okulları ve üniversiteler bu çağda ortaya çıkmıştır.
Ortaçağ’da tamamen Hıristiyanlık üzerine yapılanmıştır. Ortaçağ filozofları doğru olduğunu etmişler ve kendilerine ‘Hıristiyanlığa yalnızca inanılmalı mı yoksa onun doğrularına akıl yoluyla varılabilir mi ?’ sorusunu sormuşlardır.
Ortaçağ’daki önemli filozofların başında ’u sayabiliriz. Birçok din ve akımın etkisinde kalmıştır. Bunlardan Manicilikdir. Bu yarı dinsel, yarı felsefi bir akımdır. Bu akıma göre dünya iyi ve kötü, aydınlık ve karanlık, ruh ve özdek olarak ikiye ayrılır. Bunun dışında Stoacı felsefeden etkilenmiş daha sonra da Platonculuk üzerinde çalışmıştır. Kendisini bir hıristiyan olarak görüyor ve ile Hıristiyanlık arasında bir zıtlık olmadığını söylüyordu.
Augustinus dışında önemli filozoflardan biri de Aquino’ Thomas’dır. Thomas’a göre tanrıya inanç yoluyla da akıl ve duyularımızla varabilirdik. Ayrıca Thomas’ın ’i Hıristiyanlaştırdığını da söyleyebiliriz.
Bunların dışında Ortaçağ’da Hildegrad isimli bir da yaşamıştır.
RÖNESANS

104 views

3 Haziran 2010
Okunma 104
bosluk

Yönlendirme Algoritmaları

Protokol kümelerindeki ağ katmanının (OSI’ nin 3. katmanı) en temel işlevi yönlendirmedir. Yönlendirme, düğümün, alıcı adresi içerisinde olan IP paketi, alıcısına en uygun yoldan ulaşması için, komşu düğüme geçirme mekanizmasıdır.

Bağlantılı düzende (connection oriented) çalışan bir ağda mekanizma, görüntü devre kurulurken en uygun komşuyu belirler ve paketleri hep aynı yörüngeden ilerlerler. Bağlantısız düzenli ağlarda mekanizma, her pakette yeniden verir.

Algoritmalar, yönlendirme tablolarının güncellenmesi açısından statik ve , gerçekleştirilmesi açısından uzaklık vektörü (DVA) ve bağlantı durumu algoritması (LSA) olarak sınıflanmıştır:

Tablo Güncellenmesi:

• Statik
• Dinamik

12 views

3 Haziran 2010
Okunma 12
bosluk

Ibn Battuta

İsmi, Muhammed bin Abdullah bin Muhammed bin İbrahim et-Tanci olup, künyesi Abdullah’tır. 1303 senesinde -Batı (Fas) ÅŸehirlerinden ’da doÄŸan İbn-i Battuta, küçük yaÅŸta ilim tahsiline baÅŸlamış, temel din bilgilerini ve yardımcı ilimleri öğrenmiÅŸ, mezhebi fıkıh bilgilerinde alim olmuÅŸtur. ’da tahsilini tamamladıktan sonra, 14 Haziran 1325te, hacca gitmek için memleketinden ayrıldı. YolculuÄŸunda, uÄŸradığı yerlerdeki camileri, medreseleri ve türbeleri ziyaret edip, halka vaaz ve nasihatte bulundu. GittiÄŸi beldelerin ileri gelenleriyle ve meÅŸhur kimseleriyle görüştü. seyahati, onda diÄŸer İslâm memleketlerini de gezmek hevesini uyandırdı. maksatla yirmi dokuz sene süren üç ayrı seyahate çıktı. O zamanki vasıtalarla imkânsız sayılacak kadar seyahatler yaparak Müslümanlar ve Müslümanlıkla irtibatı olan bütün memleketleri gezdi. Onların tarihi, coÄŸrafi, etnik ve kültürel durumları hakkında bilgi sahibi oldu. DolaÅŸtığı her yerde ülkenin hekimleri, ileri gelenleri ve her tabakadan insanlarla tanıştı. Onların âdetlerini, törelerini, yaÅŸayışlarını, yediklerini, içtiklerini ayrıntılı olarak tespit . Hükümdarların, makam sahiplerinin anlaÅŸmazlıklarını, mücadele ve savaÅŸlarına ait önemli bilgileri not . Seyahatleri sonunda vatanı Tancâ’ döndüğünde tuttuÄŸu notları, görüp iÅŸittiÄŸi önemli hadiseleri, Fas Merihi Sultanı Ebu İnari’nin arzusu üzerine kâtip İbn-i Cüzey’e anlattı. İbn-i Cüzey, bazı tarihi eksiklikleri de ilave ederek, eseri 1355 senesinde tamamladı. Tuhfet-ün-Nüzzar Garaib-il-Emsal ve Acaib-il-Efsar adı verilen ve kısaca Rıhle veya Seyahatname diye bilinen eser, Ebu İnan’a takdim edildi.

12 views

3 Haziran 2010
Okunma 12
bosluk

Doğa bilimlerinin en büyük devrimcisi. A.Einstein

Özel Görelilik

in görelilik kuramı, gerçekliğin keyfiyete göre ( sana göre, göre) değiştiğini anlamda da herhangi konuda her gerçeklikten söz edemilemiyeceğini söyleyen görüşlerin aksine,zaman dahil herşeyi bellirli maddi gerçeğe ( belirli maddi referans sistemine ) endeksliyor ve doğa yasalarının bütün referans sistemleri için bağlayıcı ve aynı olduğunu ortaya koyuyor. İsterseniz özel görelilik kuramını örneklerle irdelemeye çalışalım.
Adres tarif ediyoruz, ÅŸu caddenin solundaki ev diyoruz. DoÄŸu, batı yönlü bir üzerinde üzerinde evimiz, o yön belirtmeden, yolun sağında solunda demek yeterli olmuyor. Åžu cadde üzerinde doÄŸuya doÄŸru giderken demek gerekiyor. Yani saÄŸ ve kavramları ancak bir yön verildiÄŸinde anlamlı olmaktadır. Gündüzmü, gecemide de böyledir. ÖrneÄŸin Türkiye’de gündüzken, ’da gecedir. Yani bir coÄŸrafi nokta belirtmeden dünya üzerinde gece ve gündüz soruları yanıtlanamaz. Aynı ÅŸekilde büyük, küçük de böyledir. Neye göre büyük neye göre küçük soruları yanıtlanmadan yani bir referans noktası alınmadan bu soru yanıtlanamaz. Benim yaşım den büyük AyÅŸe den küçük gibi, ÅŸundan uzun, bundan kısa gibi.

12 views

3 Haziran 2010
Okunma 12
bosluk

Socialization And Social Roles

1. socialization
Process of social learning. Watch an infant and how that infant relates to her / his mother. The infant is learning to be a human being, experimenting with the things that will enable her / him to communicate with others. This social learning continues throughout our , we constantly learn and relearn things.
a. Are we human?
With minimal — are we human? Look to the that Stark discusses, keep in mind that some see the “socio-pathic” personality as one that developed from “dysfunctional” family relationships, that is the “socio-path” learned to behave in this fashion by the extent and kind of contact that s/he has had with others.
b. structured contact with others our:
• attitudes
• beliefs
• values
• patterns of behavior
B. The process:
1.
a. informal:

38 views

3 Haziran 2010
Okunma 38
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar