Türkiye’ De Temel Fen Ve Tıp Bilimlerinin Bugünü Ve Yarını

Hiç şüphesiz çağımız temel fen bilimlerinin fizik, kimya, , temel tıp bilimleri, jeoloji ve matematiğin damgasını taşımaktadır. Son yüzyılda insanlığa maddi refahı ve her türlü modern ihtiyaç vasıtalarını sağlayan şey temel alanındaki gelişmelerdir.
Teknolojideki gelişmenin temelinde fen bilimleri yer almaktadır. Endüstrinin doğması, büyümesi, ürün verip gelişmesi ancak ve ancak yeterli temel fen bilimleri potansiyelinin varlığına bağlıdır. Baş döndürücü bütün mekanik- ve araçların icadı bunların yeniden yapılması, geliştirilmesi, kullanılması ve bakımı ile ilgili pratik temel fizik, kimya ve bilgisinin tatbikat sahasındaki

9 views

1 Temmuz 2010
Okunma 9
bosluk

Evrimcilerin Bir Türlü Bulamadıkları Fosiller

?
Bazı canlılar öldükleri zaman arkalarında izlerini bırakırlar ve izleri kalıntıları milyonlarca yıl hiç bozulmadan kalabilir. Ancak olabilmesi için o canlının ile temasının aniden kesilmesi gerekir. Örneğin kuş yerde dururken üzerine aniden kum yığını gelse ve kuş ölse, bu kuşun kalıntıları günümüze kadar gelebilir. ağaçlardan akan denen sıvılar vardır. Bazen bu bir böceğin üzerine ve böcek bu amberin içinde ölür. Böylece sertleşerek milyonlarca yıl hiç bozulmadan günümüze kadar gelebilir. Biz de böylece çok eskiden yaşamış olan canlılar hakkında bilgi edinebiliriz. İşte canlılardan kalan bu kalıntılara fosil denir. İleriki sayfalarda bazı canlıların fosillerini görebilirsiniz.

42 views

1 Temmuz 2010
Okunma 42
bosluk

Solunum Nedir ?

Solunum kelimesi iki anlamda kullanılabilir. Hücresel düzeyde, hücresel oksidatif metabolizma anlamındadır. Organizma düzeyinde ise, gaz değişim yüzeylerinin, akciğerlerin atmosfer havası ile havalanması demektir. , dolaşım sisteminin atmosferle olan bağlantısını sağlar. Amfibian denilen kurbağa hem karada hem de suda yasayan canlılarda metabolizma düşük olduğu için solunumu yeterlidir. Eğer insanlarda kurbağalar gibi solunumu yapsalardı, o zaman insanların metabolizması daha yüksek olduğu için, vücudunun yüzeyinin, gerçek yüzeyinden kat kat fazla olması gerekir idi. Akciğerler ağırlık olarak vücudun az kısmını oluştururlar, fakat yüzey olarak çok fazla yer .

92 views

1 Temmuz 2010
Okunma 92
bosluk

Radyo , Televizyon , Transistor

• RADYO
Yayınlanan elektromanyetik dalgaları alıp, duyulabilen sese çeviren devrelerden oluşmuş cihaza radyo denir. İlk radyo yayını 1907 de ile arası söz iletiminde yapıldı. 1910 da A.B.D.de müzik iletimi, de Belçika’da iletimi cesaret olmayan birkaç sonrası 1920 şubatında Büyük Britanya ‘da başladı. Radyonun yaygınlaşması ise ancak 1955 yılında transistorlu alıcıların kullanımıyla başlar. Başlangıçta ulusal bölgesel veren radyo yayınlarında, kilometrelik dalgalar ( dalga) ve hektometrelik dalgalar ( orta dalga) kullanılıyordu. 1930- 35 arası, dekametrelik dalgalarla (kısa dalga) yapılan yayınlar ötesi ülkelere erişme olanağı sağladı. Böylece radyo iletişim dünyasının vazgeçilmez araçlarından biri geldi.
Radyonun çalışma prensibi ise kısaca şöyledir;

128 views

1 Temmuz 2010
Okunma 128
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar