Those who have ruled over seas also ruled over the world for centuries. Seas connecting continents to oceans have transformed into small lakes as a result of developping technology when entered in the 20’th century, and people have come close to each other so much that the old world has had global structure. Technology has enabled shipping sector become the most rantable and the most economic transportation way in the transportation industry by bringing importance of shipping to a level higher than it had in the past. Due to this superiority of seas, countries using seas in a rantable way are able to control the world trade. An important part of export is made by means of the sea. There are very close connection of the amount of export cargo and variation of export goods with economic level and development of the country. Thus the amount of export and the increase in it shows how much a country is economically grown. Nowadays 80 % of the world trade and 70-90 % of Turkish import and export transportation is performed by means of the sea. Marine transportation is advantageous when compared to other types of transport. For instance the first advantage of the marine transportation is that it is 3.5 times cheaper than railway transportation and 7 times cheaper than the highway transportation. Another advantage is that heavy loads such as industrial raw materials may be transported from one destination to the other in ones.
26 views
Mühendislik dizayn tarihinde yeni materyallerin geliştirilmesine yol açan ihtiyaçlar vardır. Bu ihtiyaçlar teknik ilerleme meydana getirmektedir. Denizcilik sektöründe demirin ve daha sonra çeliğin, ağaca alternatif olarak kullanılması yarım yüzyıldan daha kısa bir sürede gerçekleştirilmiştir. İlk fiberglas tekneler ikinci dünya savaşından hemen sonra askeri ve ticari amaçlı araştırmalar sonucunda geliştirilmiştir. Geliştirilen fiberglas yapılı tekneler hafifliği, su geçirmezliği, dayanıklılığı, kolay bakım ve onarımı ile diğer yapı malzemelerinin yerini almıştır. Günümüzde küçük tekne üretiminde en geçerli yöntem olarak kullanılmaktadır. Fiberglasın bu popüleritesine rağmen, birçok kişi tarafından çok egzotik bir malzeme olarak görülmektedir ve yatların yapısal dizaynında matematiksel hesaplamalardan ziyade sanatsal çizimlere dayanmaktadır. Bir çok tasarımcı literatürde yapısal malzeme olarak fiberglas davranışlarını kullanmada zorluk çeker. Çünkü genellikle fiberglas yapısı tasarımcının kullanacağı yer için uygun bir forma getirilmesi zor bir malzemedir. Aynı zamanda pek çok küçük tekne üreticisi tasarım yaparken aynı ölçüler için deney ve pratiğe dayalı sonuçların saklandığı daha önce denenmiş bilgilerden yararlanırlar.
553 views
Turgut Reis (1485-1565) büyük bir Türk denizcisidir.Muğla’ya bağlı bir köyde doğan Turgut Reis küçük yaşta denizlere açıldı. Akdeniz’deki korsan gemilerinde tayfa olarak çalıştı.Genç yaşta kaptanlığa yükseldi.Yavuz Sultan Selim döneminde(1512-1520)yavaş yavaşAkdeniz’e egemen olmaya başlayan Piri Reis Aydın Reis ,Oruç Reis,İshak Reis ve BarbarosHayrettin Paşa(Hızır Reis)gibi Türk denizcilerinin arasına katıldı.Barbaros Hayrettin Paşa’nın 1533’te Osmanlı Devleti’nin hizmetine girip kaptan-I derya olmasından sonra Akdeniz’de kendi adına korsanlık yapmayı sürdüren Turgut reis 1540’ta Korsika Adasın’da baskına uğrayarak tutsak düştü. O zamanlar denizde tutsak düşenler gemilerde forsa(kürekçi) olarak çalıştırıldı. Turgut Reis de üç yıla yakın forsalık yaptıktan sonra 1543’te Barbaros Hayrettin Paşa’nın Nice kentini kurtarmayı kaldırması karşılığında serbest bırakıldı. Yeniden Akdeniz’e çıkan Turgut Reis korsanlığa devam etti. 1548’de Napoli Körfezinde’ki Castel Nuovo’yu ele geçirmesi ününü dahada arttırdı.Bu arada Barbaros Hayrettin Paşa da ölmüş(1546).Akdeniz’I iyi bilen denizcilerden bir tek Turgut Reis kalmıştı.Bunu değerlendiren Osmanlı devleti Turgut Reis’iKarlı İli sancakbeyliğine atayarak ondan yararlanmak istedi.Bundan sonra korsanlık etkinliklerini devleti adına sürdüren Turgut Reis ,bir çok başarı elde etti.Ama İstanbul’a haraç götürmekte olan bir Venedik gemisini batırmasını üzerini sancakbeyliğinden alındı.Turgut Reis 1551’de Kanuni Sultan Süleyman’nın ,Trabrusgarp’I alırsa beylerbeyliğini ona verileceği yolundaki sözü üzerine harekete geçti.Ama Trabrusgarp’In alınmasına karşın beylerbeyliğe başkası atanınca kendisine bağlı gemilerle gene Akdeniz’e açıldı.1533’te Korsika Adasın’nın kıyılarını ve en önemli kenti Bastia’yı yağmaladı.Bu başarısı üzerine Kanuni Sultan Süleyman Turgut Reis’I Trabrusgap beylerbeyliğine getirdi.Bundan sonra kaptan-I Derya Piyale Paşa ile bilikte hareket eden Turgut Reis Akdeniz’de birçok deniz seferine katıldı. İtalya’nın güneyinde Reggio’nun (1555)Cezayir’de Oran ve Bicaye’nin (1556),Tunusta Bizerte’nin (1557)Minorka Adası’ında Ciudadela’nın ve Tunus açıklarındaki Cerbe Ada’sının (1560)alınmasında büyük rol oynadı.1565’te Piyale Paşa ile birlikte giriştiği Malta kuşatması sırasında aldığı yaralar sonucu ölen Turgut Reis’in mezarı Trablusgarp’tadır.
TURGUT REİS’İN YAPTIĞI EN ÖNEMLİ SAVAŞ
PREVEZE DENİZ SAVAŞI
(27 –28 Eylül 1538) Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması ile Cenevizli Amiral Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması arasında geçen Pereveze Deniz Savaşı ,Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’deki egemenliğini pekiştirmiş ve bu egemenlik 1570’lere kadar sürmüştür.Osmanlı donanması Barbaros Hayrettin Paşa’nın kaptan-I Derya olmasına (1533)kadar varlığını Ege Deniz’inde duyurmuş ,Akdeniz’de daha çok bağımsız Türk korsanları etkinlik göstermiştir.Bu korsanların önderi olan Barbaros Hayrettin Paşa’nın Osmanlı devletinin hizmetine girmesinden sonra donanma Akdeniz kıyılarını vurmaya Akdeniz ‘deki ticareti ellerinde tutan
8 views
1.      GENEL
1.1.   Buz Konusunda Kaptanın Görevi:
SOLAS 1974’e göre, her gemi kaptanı, kendi rotası üzerinde veya yakınında buzlanma olduğunda rapor etmeli, tehlike bölgeden iyice uzaklaşacak şekilde rotasını değiştirmeli veya gece azaltılmış bir hızla gitmelidir.
Aşağıdaki konular raporda belirtilmelidir;
a.      Tehlikeli buz/buzlanma ile karşılaşıldığında,
b.      Hava sıcaklığı donma sıcaklığının altında iken fırtına şiddetindeki rüzgarın gemilerde sebep olduğu şiddetli buzlanma oluşumu ile karşılaşıldığında;
261 views
Yere yaymak ve duvarları kaplamak için örme veya düğümler bağlamak suretiyle yünden veya ipekten dokunan normal boydaki dokumalardır. Eski isminde kalı olarak anılmaktadır. Değişik düğüm teknikleriyle de oluşturabilir. Türk halıları içinde Sivas, Isparta, Uşak, Kula, Milas, Demirci, Hereke, Gördes halıları meşhurdur.
Milas İlçesi
Ege Bölgesi’nde, Muğla iline bağlıdır. doğusunda Yatağan ilçesi, güneyinde Gökova Körfezi, güneybatısında Bodrum ilçesi, batısında Güllük Körfezi, kuzeybatısı ve kuzeyinde aydın ili bulunur. Turistik bir bölgedir. Kırsal kesimde genel olarak ilkel el tezgahlarında halı ve kilim dokumacılığı yapılır.
Milas, adını mitoloji kahramanı Mylassos’tan alır. Tarihsel yapı kalıntıları bakımından önemlidir. Antik Mylasa kentinden kalıntılar olan baltalı Kapı, Gümüşkesen Anıtı, Su kemeri önemlidir.
MİLAS HALISININ TEKNİK ÖZELLİKLERİ
95 views
Halı, Türk Kültürünün en önemli öğelerinden biridir. Bunun için konumuz olan Milas Halılarını incelemeden önce Halının genel tarihini, halıcılığın tarihi gelişimini ve eski Türklerden bugünkü Türkiye’deki konumuna kadar kısa bir özetini vermek istedim.
Halının Tarihsel Gelişimi: İnsanoğlu doğanın dış etkilerinden korunmak, örtünmek, yaşadığı ortamın koşullarına kolaylık getirmek gibi basit ev eşyası gereksinimlerini, tarihin kuşkusuz en eski sanatlarından olan el sanatları ile sağlamıştır. Doğanın kaynaklarını el becerisi, kişisel yetenek, sanatçı his ve düşünceleriyle amacına uygun ürünlerde yararlı duruma çeviren insanoğlu, bu ürünlerinin güzel ve dekoratif görünmesini, ruhsal durumunu, ailesini, sevgilisini, yaşam biçimini kısaca yöresel geleneğini kendine özgü ince zevk, desen ve biçim ahengi, motif ve renkleriyle işleyerek el sanatında geleneğini belirlenmiş ve toplumunu yönlendirebilecek bir ekol oluşturmuştur. Vazgeçilmeyen bu el sanatı ile kendine, çevresine veya toplumuna yararlı olacak ürünü hazırlarken de kültürünü de yaratmıştır. Bu kültür insanların gerek bireysel yaşamında gerek göçebe ve boylar halinde yaşadıkları devirlerde, gerekse devlet ve imparatorluklarla egemen oldukları topraklarda insanlarla beraber yaşamış ve bu sanat onun vazgeçilmeyen bir parçası olmuştur.
636 views
Halılar üzerine ciddi araÅŸtırmalar, 96 yıl kadar önce 1891′de Viyana Halı Sergisi kitabının yayınlanmasıyla baÅŸlamış olup, bunda bazı eski halılara adeta dini bir önem verilmiÅŸtir. 1891′de K.K. Österreichischen Handelsmuseum bu sergiden üç ciltlik folio yayınlamış, bazıları renkli olarak en mühim parçalardan 100 levha ile resimlendirilmiÅŸtir. Katalog Der Ausstellung Orientalischer Teppiche, A. Riegl. Bu eseri 1907′de bir ek cilt, 1908′de Martin’in Halı Tarihi f), nihaÂyet 1911′de Münih sergisinin büyük kitabı takip etmiÅŸtir. Martin’in çok pahalı, büyük ve kıymetli kitabı, bir sıra ciddi kitapların gittikçe artan sayıda yayınlanmasına yol açtı, teÅŸvik etti. Ayrıca çeÅŸitli dergilerde yayınlaÂnan yüzlerce makale, halı sanatını ilmi bir saygı havasına soktu.
16 views
Döşemealtı Antalya’nın kuzeyinde Toros Sıra Dağları’nın eteğinde geniş bir bölgenin adıdır. Bölgede 23 tane köy vardır. Kovanlık köyü ilk akla gelen halıcılık merkezidir. Kovanlık köyü Antalya’dan 33 km. uzaklıktadır. Köye Antalya – Burdur karayolundan 33 km.’dir. Kovanlık köyü tabelasını gördükten 3 km. sonra sağa dönün ve devam edin. Köy halkı Karakoyunlu Yörüklerinden oluşur. Yörükler 15. yy.dan beri yazları yaylada, kışları platoda yaşarlar. Kovanlık köyü halıları çok güçlü bir şekilde Yörük karakteri taşımaktadır (Yörük figürleri) ve boyutları küçüktür. Desenlerine göre halılar Halelli, Toplu, Kocasulu, Dallı, Mihraplı, Akrepli, Dallı-Akrepli, Yastıklı, Terazili-Toplu olarak sıralanıyor.
Halılar boyutlarına göre isimlendiriliyor.
Halılar yünlü ve doğal iplikler olmak üzere ayrılır ve Yörük kadınları tarafından dokunur. İlk bakışta halılarda çok renkli bir dünya ile karşılaşırsınız. Bunlar mesela; Toros dağlarının çok renkli dünyası gibi.
282 views
1905 yılı için halının başlangıç tarihi diyebiliriz. Bizim konumuz olan Beyşehir halıları da bundan 25 yıl sonra yani 21930 yılında Beyşehir Eşrefoğlu Camiinde Rief Stahl tarafından bulunmuştur. Bu yerde Konya’nın güneydoğusunda, Beyşehir Gölü kıyısında bir yerdir. Beyşehir Eşrefoğlu Camiinde b bulunan halılar 4 parçadır.
Bu 4 halı parçasını kısaca inceleyecek olursak;
1. Halı: Konya halılarından birinin çok benzeridir. Diğer ikisi ya yüzyılın sonunda ya da 14. yüzyılın ilk yarısından Selçuklu Döneminden kalma olduğu düşünülmektedir.
4. halı: 15. yüzyıldan kalmadır.
Bu inceleyeceğimiz halılarda baklama deseninin değişik şekillerini göreceğiz.
Beyşehir Eşrefoğlu Camiinde bulunan halılardan Selçuklu Dönemine giren ikisi Konya’da, Mevlana Müzesinde bulunmaktadır. 170cm x 254 cm boyutlu olanı 3 mayıs 1932’de getirilmiştir. Bu halıda koyu mavi zeminde, açık mavi iki tarafından çengeller çıkan baklavaların sonsuz sıralanışı gösteriliyor.
23 views
d. Parkyolu (parkway): Tam veya sınırlı erişme kontrollü ve ekser hallerde park veya park biçimi gelişmiş bir alan içinde bulunan, ticari taşıt trafiğine izin verilmeyen bir ana karayoludur.
e. Esas cadde veya esas karayolu (majör street ör majör highway): KavÅŸakÂları eÅŸdüzey ve komÅŸu araziye doÄŸrudan doÄŸruya giriÅŸ-çıkışı olan ve transit traÂfiÄŸin güvenle akışını kolaylaÅŸtıran geometrik standart ve trafik kontrol tedbir ve araçlarının bulunduÄŸu bir ana karayoludur.
f. Transit cadde veya transit karayolu (through street ör through highway):
Kesen yollardaki taşıt trafiğinin, yola girmeden veya yolu karşıya geçmeden evvel kurallara göre durması veya yol vermesi gerektiği, giriş veya geçişin ışıklı trafik kontrol araçlarile uygun biçimde işaretlenmediği ahvalde kurallara uygun işaretlerin konulduğu her yol veya yol parçasıdır.
g. Mahalli cadde veya mahalli yol (local street ör local road): BaÅŸlıca oturÂma yeri, iÅŸyeri veya diÄŸer komÅŸu araziye eriÅŸme saÄŸlayan bir cadde veya yoldur.
3. Yönle ilgili kullanışlar
a. Tek-yönlü yol (one-way road): Trafik hareketinin bir yönde hareketine ayrılan yoldur.
520 views