Şekil Değiştirme : Plastik ve elastik olmak üzere ikiye ayrılır. Haddelenerek şekil değiştirme plastik şekil değiştirmenin uygulama kollarından en önemlisini oluşturmaktadır. Plastik şekil Değiştirme : Cisimlerin plastik özelliğine, yani şekillerini kalıcı olarak değiştirme kabiliyetine dayanır. Metalde plastik şekil değiştirme, başlıca kristal kafeslerindeki kayma, ikiz teşekkülü neticesidir. Bundan başka yapılarındaki amorf kitleleri (tane sınırı kitleleri), kuvvetlerin sürekli tesiriyle akması sonucunda sürünme suretiyle de şekil değiştirir.
Plastik şekil değiştirme neticesinde meydana gelen değişmeler şekil değiştirme derecesine göre belirli bir sıcaklıkta kaybolmaya ve cismin yapısında yeniden kristal teşekkül etmeye başlar. Bu olaya yeniden kristalleşme veya rekristalizasyon adı verilir. Şekil değiştirme esnasında metalin sıcaklığı, yeniden kristalleşme sıcaklığının altında ise soğuk şekil değiştirme, üstünde ise sıcak şekil değiştirme adı verilir. Plastik şekil vermenin en büyük kısmı haddeleme ile yapılmaktadır. Haddeleme usulünde ilk amaç haddelenen malzemeyi sıkıştırmak yani daha yoğun hale getirmektir. Bu suretle bunker ve buna benzer boşluklar giderilir veya azaltılır. Aynı zamanda malzemedeki curuf birikintileri dışarı atılır. İkinci amaç malzemeyi daha küçük bir kesit haline getirmektir. Böylece çekikhanede dökülen ham bloklar; haddeler arasından geçirilerek, istenilen iç ve dış düzgünlükte ve teknikte kullanılabilir formlarda şekilli kesitler haline getirilir. Bu işleme haddeleme diyoruz. Haddeleme iç yapı bakımından ikinci derecede, dış yapı bakımından birinci derecede
280 views
Evlerindeki kütüphanede her konuda destek almasına yardım edecek kadar çok kitap bulunduğundan sınırlandırılmış bir zihin gelişimi asla söz konusu olmadı Goethe için; edebiyat, tiyatro,yunan tragedyaları, komedileri, felsefe, eğitim, doğa bilimleri gibi birçok konuya ilgi gösterdi ve azımsanmayacak derecede bilgi sahibi oldu bahsi geçen konularda. Bu nedenle etkisi altında kalmaya başladığı piyetizm dolayısıyla dini konulardan yavaş yavaş uzaklaşmaya başlayacaktı ileriki dönemlerde.
Hukuk öğrenimi sırasında çevresinde edebiyatçı, sanatçı, ressam ve arkeolog olmak üzere farklı konulara eğilmiş onlarca insan buldu.
Öğrenimi sırasında kalem ve fırça arasında kaybolup gitmiştir Goethe. Edebiyata duyduğu ilgi bir yanda, resim sanatına duyduğu ilgi ise diğer yandadır. Karar vermesi güç olsa da, sonunda edebiyatla daha çok uğraşması gerektiğini düşünerek onu seçer.belirsizlikten nefret etmesi öğrenim gördüğü süreçte gelişmiştir ve yazarı koyu romantizmden uzaklaştırmaya ağır ağır başlamıştır. “Genç Werther’in Acıları” eserinden sonra ise neredeyse tamamen kopacağı romantizmin yerini, daha olgun bir gerçekçilik alacaktır. Goethe’nin sanat ve yaşam bağının üç evrede incelendiğini görürüz.
22 views
Fotogrametri farklı bilim dallarındaki gelişmenin bileşkesi olarak doğmuş ve her bilim dalında kendi payına düşeni alarak hızla gelişmiştir. Örneğin İtalyan bilim adamı Leonardo da Vinci’nin geometri ve optik konusunda özellikle, optik izdüşüm ilkeleri alanında yaptığı çalışmalar, fotogrametrinin gelişmesinde büyük payı olan ilk çalışmalardır(1492). Matematik alanındaki gelişmeler de fotogrametrinin çıkış noktalarını oluşturmuştur. Örneğin matematikçi Henry Lambert’in 1759 yılında yazdığı klasik serbest perspektif adlı kitabı ışınların uzay kestirmesi ve merkezsel perspektif (izdüşüm) teorisi uzun yıllar sonra fotogrametri sözcüğünün doğuşunu hazırlamıştır.
Fotoğrafın bulunuşu 1838/39 yıllarında Niepcee ve Dauguerre tarafından gerçekleştirilmiştir. Ancak fotoğrafın bulunuşu 1839 yılında Paris’li fizikçi Arago tarafından duyurulmuştur.
227 views
Fotoğrafçılar yapıtlarını yayımlama olanağına kavuşunca sergilere gereksinim de azalmıştır. Sergi fotoğrafı “sanat için sanat “ı amaçlarken yayımlananlar yaşam ve gerçekle ilişkiliydi. Bauhaus deneyselliğine karşı çıkış içinde fotoğraf asıl konusuna geri dönmüş: Albert Renger-Patzch (1897-1966). “Resmi ressamlara bırakalım, kendi değerleriyle ayakta duracak fotoğraflar yapalım” yaklaşımıyla bu eğilimin öncüsü olmuştur. ABD de de Strand, Edward Steichen (1879-19731 ve Edward Weston (1886-19.58) gibi bazı fotoğrafçılar da bu anlayışı benimsemişlerdir. Weston. 1925′te ilk tam net portre ve manzaralarını sergilemiş: 1927′de ise dolmalık biber, midye kabuklan, kumullar gibi alışılmadık nesneleri fotoğraflamıştır. Teknik yetkinlikle aktarılan gerçekçi görünümün arkasındaki duygulan vurgulayan E. Weston ve oğlu Brett Weston (d.1911), E.Steichen. Imogen Cunnungham (1883-1976). Berenice Abbott (1898-1991) gibi fotoğrafçılar uzun yıllar süren bir anlayışı derinden etkilemişlerdir. Sonraları ulusal parkları konu alan E. Weston’ın öğrencisi ve arkadaşı Ansel Adams (1902-841 aynı yorum üzerinde yoğunlaşmıştı. Bu fotoğrafçı grubu, büyük boyutlu makineyi yeğliyor, teknik düzeyin yaratıcı görüş kadar gerekli olduğunu savunuyordu. Ansel Adams’ın bilimsel bir içerik kazandırdığı zone sistemi, siyah-beyazda geçerliliğini ve önemini hâlâ korumaktadır. Weston ve Adams’tan esinlenen çok sayıda fotoğrafçı arasında. doğa yorumlarında rengi kullanan Eliot Porter (1901-90) . Konularına meditasyonla yaklaşan ve doğadaki tüm biçimlerde gizli anlamlar arayan Wynn Bullock H902-75I. doğa ve insan ilişkilerini inceleyen Hiroşi Hamaya (d. 1915), havadan
34 views
Fotoğrafçılığın tarihçesi, sanat gelişmesi ve resim üretimi fotoğraf olarak bilinir. Fotoğrafçılık günümüzde hayatın büyük bir parçasıdır. Öyle ki ABD’de bir kişi günde 1000’den fazla fotoğraf makinası resmine rastlayabilir. Fotoğraflar kişisel hatıraları saklarlar (aile fotoğrafları/aile enstantaneleri) ve bizi genel olaylarla ilgili bilgilendirirler (yeni fotoğraflar). Bize kimlik belirleme (ehliyet fotoğrafları) ve çekicilik / göz alıcılık (film yıldızı fotoğrafları); dünyadaki uzak yerler ve uzay manzaraları (seyahat fotoğrafları)’nda yardım sağlarlar. Ve aynı zamanda insan vücudunun içinden mikroskobik sahneler (tıbbi ve bilimsel fotoğraflar) sağlarlar. Fotoğrafın günümüzde dünyadaki fonksiyonunu tanımlayan geniş şemsiyenin altına moda, ürün ve mimari fotoğrafçılık ve uzmanlaşmış ticari kategoriler de dahil edilebilir.
19. yüzyılın yarısındaki gözlemcilere göre, fotoğrafçılık resim çizmenin yaptığı gibi bütün dünyayı tanımlama ve yorumlamaktansa esir ediyordu. Onu “hafızalı resim” diye adlandırıyorlardı. Fakat 20. yüzyıl eleştirmenleri fotoğrafın tecrübenin gerçekten doğru izi mi (kumdaki ayak izi gibi) veya fotoğrafçının belirli bir bakış açısı mı olduğunu tartışmışlardır. Emin olmak için fotoğrafın bir zaman anlattığı gerçekler daha sonra gösterildi. Bu tartışmalar fotoğrafın kullandığı endüstriyel gelişme, kolonizm, hükümet politikası, sosyal reform ve özellikle etnoloji ve kriminoloji gibi sosyal bilimlerdeki çeşitli disiplinlere ilgiyi arttırmıştır.
84 views
Fotoğrafın öncüleri genellikle kendilerinin yaptıkları basit camera obscuralarla çalışmışlardır. Fotoğraf makineleri satışı Haziran 1839′da Londra’da ve Ağustos’ta Paris’te başlamıştır. Önde objektif ve arkada buzlu camıyla iç içe geçen iki ahşap kutudan oluşan daguerreotype makine iyot ve cıva kapları, ispirto ocağı ve cezalarıyla 50kg ağırlığındaydı. ilk objektiflerde odak uzaklığının çapa oranı f. 14 ya da 16′ydı. Bu nedenle poz süresi uzuyor ve portre çekilemiyordu. 1940′ta New York’ta Alexander S.Wolcott (1804-44) aynalı makineyi yapmıştır. Bunun önünde objektif yoktu. Dipteki içbükey ayna ışınları ortadaki daguerreotype levha üstüne odaklıyor ve poz süresi kısaldığı için portre çekilebiliyor-du. Ocak 1941′de Avusturya’da optik malzeme üreticisi Friedrich Voigtlander (1812-78). hesaplarını Macar matematikçi Josef Max Petzval’ın (1807-91) yaptığı objektifi taşıyan makineyi üretmiştir. Diafram açıklığının 3.5 olması bir devrim yaratmış, emülsiyonların daha duyarlı hale getirilmesi de eklenince hareket görüntülenebilir olmuştur.
1850′de 10 calotype levha taşıyan ilk magazinli makine, 1854′te gene kağıt negatif için mil film düzeni yapılmıştır. 1850′lerde açık havada çalışacak bir fotoğrafçının 40-50kg yük taşıması gerekiyordu. Kırım ve
29 views
a. Filmin Tecimsel Gelişimi
Filmin pratik kullanımının 1887 yılında Edison’un dönen fotoğraf aygıtı ile başladığı genel olarak kabul görmektedir. Edison, fonografi mükemmelleştirerek, başka bir mekanik aygıt ile ses görüntülerini bütünleştirme arzusundaydı. O yıllar için, Edison’un bu arzusu, çok olağanüstü bir ileri görüşlülük olarak değerlendirilebilir. Daha sonra gelecek olan yapımcılar ise Edison’un tersine olarak, kaydedilmiş sesleri ile görüntüleri bütünleştirme amacında olacaklardır. Elli yıl sonra sesin görüntü için mut¬lak gerekli olduğu düşüncesi egemen olacaktır. 1930′dan itibaren çok sa¬yıda sesli film gerçekleştirilmeye başlanacaktır.
Edison’un ilk çabaları, ilk gramofon kayıt cihazına benzer olarak bir silindirin üzerindeki spiraller içindeki mikroskobik boyutta olan resimler şeklinde sonuç verecekti. Bir süre sonra, kolodyum maddesinden film şerit¬leri yapılacaktı. Edison, 1889 yılımla nitroselüloz temel üzerinde oluşturu¬lan ilk Eastman-Kodak film örneklerini ortaya koyacaktır. Bu. kineteskop olarak adlandırılmaktadır. Edison’un West Orange’daki laboratuarlarında aynı anda yalnızca bir kişinin izleyebileceği şekilde, bir makine gözeneğin¬den, bir dizi resim izlenebilen deneyler
114 views
FİLMİN KISA ÖZETİ:
Gözde avukat Kevin Lomax’ın 64-0’lık dava rekoru ona seçkin bir New York şirketinden çekici bir teklif getirir. Fakat, Lomax’ın kabul ettiği iş göründüğü gibi değildir. Şeytan, detaylarda gizlidir.
Bu macera-gerilimde Keanu Reeves istekli Lomax’ı, Al Pacino ise, kazanılacak davaların ve kaybedilecek ruhların olduğunu bilen karizmatik şirket kurucusunu oynar.
OLAYLAR DİZİSİ:
Kevin Lomax’ın başarılı bir avukat olması, ona seçkin bir New York
127 views
FİLMİN KISA ÖZETİ:
Acemi polis Jake Hoyt suçlularla işbirliği yapmak yerine onları durdurmak istemektedir. Ama polisi suçludan ayıran doğru çizgiyi bulmak sandığından daha zordur. Hoyt’un yanında 24 saat içinde beraber çalışacağı Los Angeles’ın en berbat sokaklarından bile dayanılması zor olan Narkotik Şubesi’nin en kıdemli gizli polislerinden Alonzo Harris vardır.
OLAYLAR DİZİSİ:
Polis memuru Jake Hoyt, Los Angeles’ın en kıdemli gizli polislerinden Alonzo Harris ile çalışmaya başlar. Alonzo çok kurnazdır ve polislik mesleğini arkasına alarak, karanlık işlerle uğraşır. Acemi polis Jake Hoyt, Alonzo’nun yoluda gitmek istemez.
KARAKTERLER:
34 views
FİLMİN ADI : DELİ YÜREK
FİLMİN ÖZETİ.
Film; Yusuf’un sevgilisi Zeynep’le beraber asker arkadaşı Cemal’in düğününe Diyarbakır’a gitmesiyle başlar. Ve düğünde arkadaşı Cemal vurulur. Bunun üzerine Yusuf İstanbul’a dönmek yerine arkadaşının katillerini bulmaya çalışır. Katilleri bulur ve öldürür.
Çözümlenen sahne çok duygusal bir sahnedir. Bu sahne ölümün acılığını ortaya koymaktadır.
KARAKTERLER:
Yusuf: Cesur, bir o kadar sevgi dolu ve sinirlidir.
Zeynep: Çok seven, biraz korkak ve çocuksu bir yapısı vardır.
Leyla: Çok güzel ve duygusaldır.
Ton: Sahnede hakim olan atmosfer trajediktir. Herkesi ağlatacak şekildedir.
Görüş: Bu sahnede kamera genelde omuz çekim kullanılmıştır.
FİLMİN ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ
FİLMİN ADI: New York’ta Bir Sonbahar
68 views