Aikido, (1883-1969) tarafından geliştirilmiş bir Japon savaş sanatıdır. Ueshiba, yaklaşık 900 yıllık Daito Ryu Aikijutsu tekniklerini, kendi aydınlanma yolunda kazandığı anlayışıyla yoğurarak farklı bir savaş sanatı olan bugünkü aikido formunu ortaya koymuştur. Aikido, Japonya’da 20. ’ın yarısında doğmuş ve geliştirilmiştir. Ueshiba 19. sonlarında küçük bir kasabada doğmuş, çok küçük yaşlardan itibaren Budoya ilgi duymaya başlamıştır. Budoyu öğrenmek amacıyla tüm ülkeyi karış karış dolaşmış, devrin en büyük ustaları ile ilişki kurup onların öğrencileri olmuştur. Savaş sanatlarının tamamını kısa sürede öğrenmiş ve ustalık mertebesine ulaşmıştır. Özellikle ve DAİTO RYU AİKİJUTSU sanatları ile ülkenin kılıç geleneğini sürdüren YANGU ailesi ustalarından öğrendiği (kılıç sanatı) son derece ilgisini çekmiş ve bu dallarda yoğunlaşmıştır. Judonun doğuşuna da tanık olmuş, gelişmesine çok katkıda bulunmuştur.

Ancak bu genç adam her dalında uzmanlaşmasına rağmen sürekli bir eksiklik duygusu içerisindeydi ve bu çalışmalardan tatmin olmamaktaydı. Sonunda kendini felsefeye ve daha sonraları dine verdi ve bir gün gerçeğe, aradığı noktaya ulaştı. ve uyum, barış ve şefkatin “” u Aikido doğmuştu. Tamamen olan bu öğreti, savaşlara karşı doğayı ve yaratıcının tüm varlıklarını korumaya yönelik, doğayla, evrenle bir bütün olma sanatıydı ve Budo’nun tamamının üzerinde yer almaktaydı. Aikido çok kısa içinde tüm Japonya’da duyuldu ve yaygınlaştı. Şu sıralar Japonya da 1300’e yakın üniversitede ders ve bir spor branşı olarak okutulmaktadır.

1. Dünya savaşında dahi yayılma hızı düşmeyen Aikido, savaştan sonra yakınlaşan Japonya-ABD ilişkileri ile ABD’ye, oradan da Avrupa’ya sıçramıştır. Batıda Aikido barışçıl ruhu, oryantal felsefesi ve bitmek tükenmek bilmeyen estetik teknikleri ve doğal egzersiz yöntemleriyle özellikle entelektüel kesimce ilgi görmüş ve hemen hemen tüm Avrupa ve Güney Doğu Asya ülkelerinde aynı hızla yayılmaya başlamıştır. Boyutları sadece düşmanı öldürmenin ötesine ulaşmış ve birçok öğeyi kucaklayarak günlük yaşama dönüşmüştür. Ölüm yollarından yaşam yollarına doğru geçiş yapmıştır. Gelişimi O’ Sensei Morihei Ueshiba’nın ölümünden etkilenmeksizin sürmüş ve sürecektir. Aikido, bugün pek çok dünya ülkesinde 7’den 70’e kadın, erkek ve de çocuklar tarafından yapılmaktadır.

Tamamıyla fiziksel bir düzeyde bakarsak jiu-jitsu’dan türetilmiş bazı fırlatışlar ve eklem kilitleri ile kenjutsu kaynaklı atışlar ve bazı diğer teknikleri barındıran bir sanat sayılır. Aikido rakipleri yumruklamaya ya da tekmelemeye odaklanmaz. Onları kendi enerjilerini kullanarak kontrollerini ele geçirmeye ya da fırlatışlarla sizden uzaklaştırmaya önem verir. Statik bir sanat değildir, harekete ve hareket dinamiğine büyük önem verir.

Daha yakından bakıldığında ise Aikido’yu uygulayanlar onda aradıklarını bulacaklardır; uygulamalı kendini savunma teknikleri, manevi aydınlanma, fiziksel sıhhat ya da zihinsel barış. O Sensei uyum ve barışın gelişimine büyük önem vermiş ve bu sanatın ahlakî ve manevî yönlerini vurgulamıştır. “Aikido”nun bir tercümesi “Ruhun Uyum Yolu” olarak yapılabilir. Bugün birçok stil ruhanî yönlerini farklı seviyelerde vurgulasalar da bu ilke Aikido için hâlâ geçerlidir. Her ne kadar barış ve uyumu arayan bir savaş sanatı bir paradoks olarak görülse de; bu, Aikido’nun en temel prensiplerinden biridir.

Aikido’yu birçok şekilde özetlemeye çalışabiliriz ama hiçbiri tam olmayacaktır. Bu yüzden Aikido’nun herhangi bir önyargı olmaksızın kendileri için ne anlama geldiğini onu uygulayanlara bırakalım.

 

 

 

 

DOJO KURALLARI


 

1.) Tüm Uzakdoğu felsefesinde ve özellikle Japonya’da “saygı” kavramı çok önemlidir. Bu nedenle bir Dojo’ya girdiğinizde önce Dojoya, sonra oradaki insanlara selam vererek onlara saygınızı gösteriniz.

2.) Temizlik yalnızca bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda bir saygı göstergesi ve disiplin eğitimidir. Kendinizi ve Aikido elbisenizi daima temiz tutunuz.

3.) Dojo temizliği, kişisel temizlikle eş değerdedir. Her çalışmadan önce veya sonra Dojo temizliğine katılınız. Bazı Dojolarda tatamiler (minderler) her ders toplanıp kaldırılır. Bu nedenle tüm öğrenciler minder taşımaya yardım etmelidir.

4.) Çalışmaların başındaki ve sonundaki seremoniler, Aikido eğitiminin önemli bir parçasıdır. Her öğrenci, derse zamanında gelmekle yükümlüdür.

5.) Tatamide uygulanacak tek oturma şekli SEİZA’dır. Bağdaş kurmak ya da başka bir şekilde oturmak yalnızca, hocanızın iznini alarak veya rahatsızlık durumlarında uygulanabilir. Ancak hiçbir zaman Dojoya yakışmayan saygısız biçimde olamaz.

6.) Aikido bir savaş sanatıdır. Bu niteliği unutulmadan çalışılmalıdır. Çalışma alanı önemli bir neden olmadan, mecbur kalınmadıkça terk edilmemelidir. Çalışmaya ara vermek ya da bırakmak için mutlaka hocanın izni alınmalıdır.

7.) Çalışmanın bölünmemesi ve dikkatlerin dağılmaması için cep telefonu, alarmlı saat vb. gürültülü cihazlar önceden kapatılmalı, derse geç kalınmışsa sessizce mindere çıkıp hocanın izni alınarak derse katılınmalıdır.

8.) Hoca bir tekniği gösterirken, çalışma alanının kenarında oturun ve tüm dikkatinizle izleyin. Bu esnada konuşmak, başka yere bakmak, elbiseyle oynamak, yüzünü silmek vb. davranışlarda bulunmak doğru değildir. Bu durum hem diğer öğrencilerin, hem hocanın, hem de sizin dikkatinizi dağıtır. Hoca bir tekniğin bittiğini işaret edince hemen çalışmaya ara veriniz ve süratle çalışma alanını meşgul etmeyecek şekilde oturunuz.

9.) Eğer hoca çalışma sırasında bir öğrenci ile özel olarak ilgilenirse, o bölümdeki öğrenciler çalışmaya son verip oturmalı ve hocanın açıklamalarını dikkatle izlemelidirler. Açıklaması bittikten sonra hoca arkasını dönmüş bile olsa selam verip çalışmaya devam etmelidirler.

10.) Aksine bir şey söylenmedikçe tatamide bir yerden bir yere gidiş “ŞİKKO” ile yapılır. Şikko, seiza otururken, dizlerinin üzerinde yürümek suretiyle gerçekleşir.

11.) Aikido öğrenme konuşma ile değil, kendini eğitime verme ve çok çalışma ile olur. Çalışma sırasında konuşma en az düzeyde tutulmalıdır. Hiçbir zaman ortada ilgisizce dolaşmayın, durup beklemeyin, her an çalışır durumda olun. Eğer sıranızı bekliyorsanız, seizada oturup çalıştığınız kişileri (başkalarını değil) izleyiniz.

12.) Hocaya soru sorulması gerektiğinde (teknikle ilgili ya da izin almak için) kimseye engel olmayacak, dikkati dağıtmayacak şekilde yanına gidin ve selam vererek hocanın ilgilenmesini bekleyin. Cevabınızı aldıktan sonra yine selam vererek aynı şekilde yanından ayrılın. Hiçbir zaman işaretle ya da yüksek sesle hocayı yanınıza çağırmayın. En iyisi soru sormak için hocanın boş zamanını beklemektir. Hoca başkalarıyla ilgilenirken rahatsız etmeyin. (sakatlık vb. acil durumlar dışında) Eğer hoca öğrenciler arasında dolaşıyorsa, mümkün olduğunca yaklaşmasını bekleyin. Hoca meşgul ise ya da uzakta ise, tekniğin yapılışı ile ilgili olarak, size yakın eski öğrencilere (sempai) danışabilirsiniz.

13.) Sempai’ler (eski öğrenciler), kohai’leri (yeni öğrencileri) dojo kuralları ve tekniklerin yapılışı konusunda uyarmak, bilgilendirmek ve yardımcı olmakla yükümlü ve yetkilidirler. Bu konuda kohailerin sempailere, sempailerinde kohailere itiraz hakkı yoktur.

14.) Bir tekniğin yapılışı konusunda sempailerinizle veya hocanızla hiçbir zaman tartışmayın, onlara karşı gelmeyin. Eğer çalıştığınız kişi sizinle aynı düzeyde ve bir hareketin en temel ve kesin noktalarında bile hata yapıyorsa, konuşarak değil hareketin doğrusunu yaparak yol gösterebilir ya da karşınızdaki kişinin onurunu zedelemeyecek şekilde hocadan, o hareketi sizinle çalışmasını isteyerek hatalarını görmesini sağlayabilirsiniz.

15.) Unutmayınız ki hoca sizden muhakkak ki daha deneyimli ve bilgili kişi olarak size bildiklerini aktarmaktadır. Bu nedenle anlamsız ya da vakitsiz sorular sormak yerine öncelikle kendinizi yaptığınız işe vermeli, hocanın gösterdiklerini sorgulamadan en iyi şekilde uygulamaya çalışmalısınız. Ancak zamanı geldiğinde, kendi kendinize tüm sorularınızın cevabını bulduğunuzu göreceksiniz.

16.) Aikido dersine katılmanızı engelleyecek hafif sağlık sorunlarınız olduğunda (grip, sakatlanma, ameliyat sonrası, ilaç ya da alkol alma gibi) ya da derse katılamayacak kadar geç kaldığınızda hocanın iznini alarak dersi izlemelisiniz. Dersi izlemek de, derse girmek kadar hatta bazen daha da fazla öğretici olabilir. Derse hiç gelmemek yerine, dojoya gelip dersi izlemelisiniz.

17.) Devamsızlık halleri önceden hocaya bildirilmeli ve izin istenmelidir.

 

ÇALIŞMA ESASLARI


 

Aikido, kişinin kendini geliştirmesi, bedenini, aklını ve ruhunu eğitmesidir. Bu yolla başkalarına ve kendinize karşı içten, dürüst ve saygılı olmak çok önemlidir. Batıdakinden farklı olarak hocalık, bu sporda büyük bir onur ve saygıdeğer bir konumdur. Hocayı yalnızca size teknikleri gösteren kişi olarak görmeyiniz. O, size yaşamınız boyunca kullanacağınız bilgileri aktaran kişi, bir yol göstericidir. Ona her zaman saygı gösteriniz.

Aikido uyum üzerine kurulmuştur. Çalışma alanında hiçbir zaman kavgaya, güç denemelerine, yarışmaya yer yoktur. Aikido okulu egonuzu tatmin edeceğiniz bir yer değil; kişiliğinizi geliştireceğiniz, bilincinizi daha yüksek bir düzeye çıkarmayı öğreneceğiniz yerdir.

Çalışmalarda değişik yaş, cinsiyet ve güçte insanlar bulunacaktır. Her ne kadar teknikleri tüm benliğimizle, kendimizi vererek ve gerçekçi yapmak gerekiyorsa da, karşımızdaki insanın bedensel sınırlarını ve bize aktardığı gücü göz önünde tutarak çalışmalıyız. Aikido’nun özü uyum olduğuna göre çalıştığımız kişiyle uyum içinde olmalıyız.

Selamlama, Aikido’da çok önemli olan saygılı olmanın,bunu göstermenin en güzel ve birinci yoludur. Aikido’da selamlama ayakta Japon tarzında eğilerek olur ya da seiza otururken yapılır. Selamlama saygınızı gösterirken bir yandan egonuzu eğitmenize de yardımcı olur. Dojo’ya girerken Dojoyu, tatamiye çıktığınızda tatamiyi; çıkarken de önce tatamiyi sonra dojoyu selamlamalısınız. Her dersin başındaki ve sonundaki seremoniler öncelikle Aikido’nun kurucusu O’SENSEİ (büyük usta) MORİHEİ UESHİBA’ya olan saygımızı göstermek ve teşekkür etmek, sonra da birbirimize bu duygularımızı göstermek amacıyla yapılan bir selamlama sürecidir. Dersin başında tüm öğrenciler kıdem sırasına göre, seiza oturarak, sağdan sola doğru dizilirler. Sağ başta en kıdemli öğrenciler, sola doğru yeni gelenler sıralanırlar. Her yeni katılan, sıranın soluna, en sona geçer. Bu sıralamadan sonra ‘MOKSO’ adı verilen küçük bir meditasyon yapılır. Mokso kendinizi derse hazırlamak amacıyla, bedenimizi ve zihnimizi sakinleştirmek için yapılır. Sonra, Ueshiba’ya ve birbirimize selam vererek ısınma hareketlerine geçilir. Dersin sonunda da aynı sıralama düzeni içinde önce mokso yapılır ve selam verilerek ders biter. Mokso ve selamlama bizi derse hazırlayan en önemli süreçtir. Bu nedenle geç kalmamaya çalışınız. Geç kaldığınızda eğer mokso ya da selam süreci başlamışsa dojoya girmeyip dışarıda bekleyiniz. Selamlama bittikten sonra içeri girip sessizce mindere çıkıp Ueshiba’ya ve hocaya selam verip derse katılınız.

Temizlik, hem kendinize hem başkasına duyduğunuz saygının bir diğer göstergesidir. Elbiselerimiz ve kendimiz her zaman temiz, bakımlı ve hoş kokulu olmalıdır. Tırnaklar kısa (ve kadınlar için makyajsız) olmalıdır. Saçlar uzun ise dağılmayacak şekilde toplanmalıdır. Eğer tırnaklar uzun, makyajlı ya da saçlar dağınık olursa, hem çalıştığımız kişiye ya da kendimize zarar verebilir, hem de arkadaşımızın ya da kendimizin elbisesini kirletebiliriz. Böylece dikkatimiz, kendimizi ya da arkadaşımızı incitmemek ya da kirletmemek konusunda yoğunlaşacak ve konudan uzaklaşmış olacağız. Saçların toplandığı malzeme de, aynı şekilde zarar vermeyecek malzemeden seçilmeli, çalışırken her türlü saat, süs eşyası, takı vb. çıkarılmalıdır. Tırnaklar diğer kişilere zarar vermemesi açısında kesilmiş olmalıdır. Erkekler ceket pantolon ve kemerden oluşan Aikido elbisesini giyerken ceketin içine fanila vb. gibi şeyler giymeyecekler, kadınlar ise ceketin içine beyaz bisiklet yaka fanila giyeceklerdir. Kıyafetler de, kendimiz de zihnimizi ve ruhumuzu sadeleştirme çabamız gibi sade ve temiz olmalıdır.

Bu sanata dair başka öğe de sempai-kohai ilişkisidir. Kohai yeni öğrenci, sempai eski öğrencidir. Sempailer kohailere yardım etmek, yol göstermek; kohailer de sempailere saygı göstermek, onların bu yolda kendilerinden ilerde ve deneyimli olduğunu unutmamakla yükümlüdürler. Kohailer, çekinmeden; ama saygılı bir biçimde selam vererek sempailerle çalışabilir, soru sorabilirler. Ancak antrenman sırasında konuşmanın en az düzeyde tutulması gerektiğini her iki taraf da hatırlamalıdır. Çalışmalar sırasında genellikle eşli çalışılır. Bir saldırgan (uke), bir de savunan (tori ya da nage) olmak üzere iki kişi beraber çalışır. Bir antrenmanda birçok kez hem saldıran, hem de savunan oluruz. Hem arkadaşımızın iyi öğrenebilmesi ve çalışabilmesi, hem de bizim öğrenmemiz için saldırırken mümkün olduğunca gerçekçi, dikkatli ve uyumlu olmalıyız. Saldıran olduğumuzda, teknik bize uygulanıyor olduğundan iyi düşmek ve kendimizi incitmeyecek şekilde uyumlu olmakla, arkadaşımızın hareketi en iyi şekilde yapmasın sağlamakla yükümlüyüz. Rolleri değişip savunan (hareketi uygulayan) olduğumuzda da saldırganın gücünü, fiziksel durumunu, Aikidodaki düzeyini dikkate alarak son derece uyumlu ve dikkatli çalışmalıyız. Arkadaşımızın iyi düşebilmesi, düşerken kendine ve başkalarına zarar vermemesi savunan kişinin sorumluluğundadır.

Aikido derslerinde zaman zaman ufak incinmeler, yaralanmalar olabilir. En basitinden bazen nefesinizi kontrol edemeyebilir ya da lensinizi düşürebilirsiniz, bu gibi durumlarda eğer antrenmana ara vermek gerçekten zorunlu olursa, mümkün olduğunca sessiz, dikkat dağıtmadan hocadan izin alınmalıdır. Sadece çalışmaya ara vermesi gereken kişi izin istemeli, diğerleri ise çalışmaya devam etmelidir. Çok nadiren olmakla birlikte eğer incinen kişi kıpırdayamayacak durumda ise sadece onunla çalışan kişi kendisine yardımcı olmalıdır.

Tüm bu kurallar ve esaslar bir Aikido dersinin ve kişiler arası ilişkilerin uyumlu ,düzenli ve sağlıklı olması için gereklidir. Bunlar yüzyılların deneyimi ile oluşturulmuştur. Bu kurallara uymak öncelikle kişinin kendi gelişimi için gereklidir. Tüm kural ve esaslara uyulduğu sürece herkes gerçek ilerleme imkanına sahip olacaktır.

 

ZİYARETÇİLER


 

Ziyaretçiler her zaman çalışmaları izleyebilirler. Ancak önceden kendilerini hocaya tanıtmalı ve izin istemelidirler.

Ziyaretçiler kendilerine ayrılan bölümde sorumluluk içinde oturmalı ve çalışmayı ciddiyet ve dikkatle izlemelidirler. Bu sırada bir şeyler yemek, içmek, okumak, konuşmak vb. dikkat dağıtıcı şeyler yapmak yasaktır. Bu durum herhangi bir nedenle derse katılmayıp dersi izleyen öğrenciler için de geçerlidir.

Hocanın izni alınmadan fotoğraf ya da film çekilmez.

Çalışmakta olan kişilerle ders sırasında konuşmak, işaretleşmek vb. dikkati dağıtacak hareketlerde bulunmak yasaktır. Çok gerekli hallerde hocadan izin alınmalıdır.

 TÜM AİKİDO ÇALIŞANLARINA, YÜRÜDÜKLERİ YOLDA BAŞARILAR DİLERİZ. TÜM SEVGİMİZLE…

TEKNİKLER & TERİMLER


 

TEMEL TERİMLER

Uke Saldıran. Tekniği alan.
Nage (Tori) Savunan. Tekniği yapan.

TEMEL PRENSİPLER

İkkyo 1. Temel Prensip
Nikyo 2. Temel Prensip (Bileği sıkıştırma)
Sankyo 3. Temel Prensip (Bileği içe döndürme)
Yonkyo 4. Temel Prensip
HAREKET ŞEKİLLERİ ve YÖNLER
İrimi Bir ayağın öne gitmesiyle (direk rakibe) giriş
Tenkan Bir ayağın geriye gitmesiyle vücudun 180 derece dönmesi
Shikko Diz üstü yürüyüşü
Mae Öne doğru
Ushiro Geriye doğru
Omote Ön (rakibin içine)
Ura Geri (rakibin arkasına)

DURUŞLAR (HANMİ)

Seiza Dizlerin üstünde oturuş
Kamae Temel ayakta duruş pozisyonu.
Ai Hanmi Uke ve Nage’nin aynı ayaklarının önde olduğu uyumlu duruş
Gyaku Hanmi Uke ve Nage’nin zıt ayaklarının önde olduğu karşıt duruş
Gedan Alt gart pozisyonu
Chudan Orta gart pozisyonu
Jodan Yüksek gart pozisyonu
TEKNİK ÇALIŞMA BİÇİMLERİ
Tachi Waza Hem uke’nin hem de nage’nin ayakta uyguladığı teknikler.
Hanmi Hanchi Waza Ayaktaki uke’ye nage’nin oturarak uyguladığı teknikler.
Suwari Waza Hem uke’nin hem de nage’nin oturarak uyguladığı teknikler.

VURUŞLAR (UCHİ)

Atemi Ölümcül noktalara yapılan her türlü vuruş
Shomen Uchi Kafanın ön kısmına yapılan vuruş
Yokomen Uchi Kafanın yanlarına yapılan vuruş
Mune Tsuki Kemer hizasına yapılan vuruş
Zuki Yumruk

TUTUŞLAR (DORİ)

Katate Dori Tek elin tek eli tutması
Kosa Dori Uke’nin bir eliyle, Nage’nin aynı elini tuttuğu uyumlu tutuş (Ai Hanmi Katate Dori)
Junte Dori Uke’nin bir eliyle, Nage’nin ters elini tuttuğu karşıt tutuş (Gyaku Hanmi Katate Dori)
Morote Dori İki elin tek eli tutması
Ryote Dori İki elin iki eli tutması
Kata Dori Tek elin yakayı tutması
Ryokata Dori İki elin yakayı tutması
Hiji Dori Dirseği tutmak
Sode Dori Elbise kolundan tutmak
Kubi Shime Boğmak
FIRLATMALAR
İrimi nage (Direk rakibin içine) girişle fırlatma
Kaithen nage Dönüşle fırlatma
Kokyu nage Nefes gücüyle fırlatma
Shiho nage Dört yönlü fırlatma
Tenchi nage Yer – gök fırlatması
Kote gaeshi
Tekagami (Ters Kote gaeshi)
Kokyu ho Bir tür kokyu nage. Nefes kullanımı anlamını kapsar.
Ushiro Udoroshi Arkadan geriye çekmek

DÜŞÜŞLER (UKEMİ)

Mae Ukemi Öne doğru düşüş
Ushiro Ukemi Geriye doğru düşüş
Yoko Ukemi Yana doğru düşüş
Hyaku Ukemi Yüksekten (mae ukemi) düşüş
KONUŞMALAR
Domo arigato gozaimaş’ta (Benimle çalıştığın için) çok teşekkür ederim.
Onegaishimasu Lütfen (beraber çalışalım.)

DİĞER

Dojo Yolun yeri. İdman yapılan yer. Bir dojo bizim kendimizle, korkularımızla, endişelerimizle, alışkanlıklarımızla doğrudan bağlantıya geçtiğimiz küçük bir evrendir.
Tatami Minder
Bokken Tahta kılıç
Jo Tahta sopa
Tanto Tahta bıçak
Gi Eğitim elbisesi
Hakama Siyah veya lacivert renkte, genellikle siyah kemer sahibi olmuş aikidocularca giyilen parçalı etek.
Hara Vücudun ağırlık merkezi. Geleneksel olarak ruhun, aklın ve ki’nin kaynağının yeri olarak düşünülür. Aikido teknikleri mümkün olduğunca insanın hara bölgesinde yapılmalıdır.
Rey Selam ver
Kohai Yeni öğrenci
Sempai Eski öğrenci
Sensei Öğretmen
Kyu Öğrenci derecesi
Dan Üst derece
Mokuso Meditasyon