Anaerob İnfeksiyonlar Ve Tanısı

Anaerob İnfeksiyonların Önemi :

Anaerob endojen florada baskın olarak bulunurlar. Anaerob bakteri infeksiyonları sıklıkla endojen kaynaklıdır. infeksiyonların bazıları ve yüksek mortaliteye sahiptir. Alınan örneklerin yaklaşık 2/3’ünde anaerob bakteriler, ve/veya fakültatif anaerob bakterilerle birlikte üretilmektedir.

Anaerobların önemli infeksiyonlardaki oranı % 50 – 60 oranında bildirilmektedir. Anaerob bakteriler dişeti çatlakları ve kolonda miktarda, deri, , endoserviks ve burunda ise yaygın olarak bulunurlar.

Anaerob bakteriler insanlarda diş, diş eti ve ağız içi infeksiyonları, kulak iltihabı, sinüzit, menenjit, endokardit, kolesistit, appandisit, peritonit, endometrit, ampiyem, myonekroz, osteomyelit ve bakteriyemiyi içine alan pekçok hastalığa neden olurlar. Tanısal kısıtlamalar ve yüksek maliyet nedeniyle gerçek insidansları düşük olarak saptanmaktadır.

Anaerob bakterilerin büyümesi ve idantifikasyonu sıklıkla yavaş süreçtir. Anaerob bakteriler uygun örnek alınmadıkça, uygun şekilde transport yapılmadıkça ve izolasyon için uygun prosedürler uygulanmadıkça kolaylıkla gözden kaçabilir veya atlanabilir.

Genellikle mikst enfeksiyon oluştururlar. Antibiotiklerin anaeroblara karşı etkinliğindeki yetersizlik ve drene olmamış abse faktörler yetersiz tedaviye neden olur. Son yıllarda, antibiotiklere karşı anaerob bakterilerin direnci artmaktadır. Ayrıca, antiaerob antibiotik sayısı ve etkinliği azdır.

ANAEROB BAKTERİLERİN ÖZELLİKLERİ

Anaerob bakterilerin oksijene sensitivitesi değişiklik gösterir. Kısa süreli (10 dk) maruziyet bazılarını öldürmek için yeterlidir. Anaerob bakteriler, genellikle yüzeyde % 10 CO2 içeren ( % 18 oksijen) solit ortamda üreyemeyen bakterilerdir.

Mikroaerofilik bakteriler aerobik ortamda zayıf veya hiç üremeyen ancak % 10 CO2’li havada veya anaerobik ortamda üreyen mikroorganizmalar olup zorunlu anaerob olarak da tanımlanırlar.

Loeshe anaerobları sıkı (agar yüzeyinde % 5’den fazla oksijen varlığında yaşayamayan ) veya ılımlı ( % 2 – 8 arası oksijene toleranslı ) olarak sınıflandırmıştır. Sıkı anaeroblar. Treponema, Selenomonas türleri ve Clostridium haemolyticumu içerir. Ilımlı anaeroblar ise Bacteroides fragilis, Fusobacterium nucleatum ve Prevotella melaninogenica (eski adı Bacteroides melaninogenicus) ve Bacteroides (Prevotella) oralisdir. Clostridium haemolyticum ve C. novyi tipB gibi zorunlu anaerob bakteriler oksijenin % 0,5’in üstündeki konsantrasyonlarına dayanamaz ve kısa süre hava ile temas ettiklerinde ölürler. Ortamdaki çok az miktarda oksijen bile direk toksik etkiyle anaerob bakterilerin ölümüne neden olabilir.

Anaerob bakterilerin in-vitro şartlarda üremesi için düşük redoks potansiyeline (Eh) gerek vardır. Düşük oksido-redüksiyon potansiyeli için besiyerlerine sistein, tiyoglukonat ve dithiothreitol gibi indirgeyici ajanlar eklenir. Oksijen konsantrasyonunun öneminin belirlenmesinde süperoksit radikalleri, peroksitler, oksidasyon – redüksiyon potansiyeli (Eh) rol oynar.

Anaerobların çoğu büyüme için vitamin K (menadion) ve hemine gereksinim duyarlar.

Anaerobların çoğu katalaza sahip değildir, ancak; klinik olarak önemli anaeroblar sıklıkla süperoksit dismutaza sahiptir ve bu enzimin miktarı çoğukez oksijene tolerans derecesiyle koreledir.

Clostridium tertium gibi bazı anaeroblar rutin olarak aerobik ortamda iyi üreyebilirler. Anaeroblar morfolojik olarak basil, kok ve spiral şeklinde olabilirler. Bazı türler flajellaları ile hareketlidir. Tiplendirilmelerinde gram boyama ilk aşamadır.

ANAEROBLARIN MORFOLOJİK OLARAK SINIFLANDIRILMASI

Gram Boyama

NORMAL FLORADAKİ ANAEROB BAKTERİLER

Anaeroblar vücudun havaya maruz kaldığı belli yerlerinde yoğun olarak bulunurlar. Bu yerler cilt, burun, ağız ve boğazdır. Bunun iki temel açıklaması vardır.

  1. 1. Buralardaki oksijenin aeroblarca tüketilmesi
  2. 2. Fakültatif floranın bu alanlarda ve havadan korunmuş gingival yarıklar, tonsiller kriptler ve saç follikülleri gibi mikroçevrede bulunmasıdır.

Endojen flora patofizyolojik durumlar ile antibiotik ve diğer ilaçlara maruz kalmayla fazlaca değişebilir.

Normalde mide seyrek floraya sahiptir. Kanamalı veya obstrüksiyonlu peptik ülser ve gastrik karsinomalı hastalarda kolonu andıracak şekilde anaerobların sayısında ve tipinde belirgin artış olur. Büyük barsak rezeksiyonu yapılan hastalarda barsak florasında gram pozitif anaeroblar hakim hale geçerler. İleal rezeksiyon, kör loop sendromu ve ince barsak divertikülü gibi durumlarda anaerob bakteri çoğalması görülür. H2 reseptör blokürleri ve antiasitler de anaerobların mide florasında artmasına neden olabilir.

Ciltte baskın olarak bulunan anaeroblar Propionibakterium türleridir. Propionibacterium acnes en sık görülendir, ancak; P. granulosum ve P. avidum da değişen sıklıkta görülebilir. Erişkinde cildin aşırı yağlı kısımlarında (saçlı deri alın ve burun çevresi) boldur. Peptostreptokoklarda bir miktar ciltte bulunabilir. Burun florası da cilt florasına benzer ve P. acnes hakimdir. Orofarinksten sık izole edilen anaeroblar ise Bacteroides, Prevotella, Porphyromonas, Fusobacterium, Bifidobacterium, Lactobacillus, Peptostreptococ, Veillonella, Treponema ve Actinomyces’lerdir.

Normalde anaerobların mide ve üst ince barsak kısmındaki miktarı oldukça düşüktür ( 10 – 1000 / ml). Bu bakteriler primer olarak oral floradan kaynaklanır.

Terminal ileumdaki bakteri miktarı 104 – 105 / ml olup kolon florasını andırır. Kolondaki anaerobbakteri miktarı diğer vücut bölgelerinden daha çoktur. Hakim olan bakteri Bacteroides fragilis’dir. Diğer iki bakteri B. vulgatus ve B. thetaiotaomicron’dur. Ayrıca, sporsuz form gr (+) basiller, Peptostreptokok ve Clostridium türleri de fazla miktarda bulunur. Normal vajinal florada, laktobasiller hakimdir, ancak; çeşitli anaerob koklar, Bacteroides, Provotella ve Clostridia’lar da sıklıkla bulunur.

Ayrıca, Fusobacterium, Bifidobacterium, Eubacterium ve Propionibacteriumlar da vajenden izole edilebilir.

Propniobacterium acnes normal konjuktiva florası olarak bulunur.

ANAEROB İNFEKSİYONLARIN TANISI

İyi bir anaerob bakteriyoloji uygun örnegin alınması ve taşınmasıyla başlar. Uygun olarak alınan örneklerin normal mikrobiyolojik florayla kontamine olmaması ve laboratuvara en kısa sürede ve usulüne uygun olarak gönderilmesi izolasyonda ilk kuraldır. Bu sebeple, laboratuvar anaerob kültür için gerekli malzeme ve personeli temin etmeli ve klinisyen uygun örnek, örneğin transportu hakkında bilgilendirilmelidir. Klinisyen de laboratuvar çalışanlarını hastanın kliniği ve şüphenelinen mikroorganizma konusunda uyarmalıdır. Laboratuvar ile klinisyen arasındaki iyi bir iletişim uygun örneğin alınması ve transportunu sağlayacaktır.

A I- Örneğin Alınması :

  1. 1. Anaerob kültür için en uygun örnek iğne veya şırınga kullanılarak alınandır.
  2. 2. Doku ve biyopsi örnekleri de anaerobik kültür için uygundur.
  3. 3. Eküvyonla örnek alımı mecbur kalmadıkça yapılmamalıdır.

Eküvyonla alınan örneklerin az materyal içermesi, normal flora üyeleri ile kontamine olması, bakterilerin pamuk liflerine yapışması ve bunun gram boyamada kaliteyi düşürmesinden dolayı tercih edilmemektedir. Zorunlu hallerde örnek aktif infeksiyon alanından anaerob swab sistemiyle alınmalıdır.

II- Örnek Alma Yöntemleri :

Abse : Povidone – iodinle en az 1 dk dezenfekte edilen deri yüzeyinden iğne veya enjektörle alınır.

Sinüs veya derin yara drenajı : Sinüs veya derin yaradan cerrahi yoldan materyal alınabileceği gibi deri yüzeyinin uygun bir dezenfektan madde ile temizlenmesinden sonra fleksibl bir katater ile de aspirasyon sıvısı alınabilir.

Dekübit veya diğer yüzeyel ülserler : Yüzeysel ve tam bir dezenfeksiyondan sonra iğne veya enjektörle yara kenarı ile sağlam dokunun birleştiği yerden aspirasyonla veya küretajla örnek alınabilir.

Akciğer : Akc dokusu, transtrakeal aspirasyon, perkütanöz aspirasyon, transkütan aspirasyon ve çift lümenli katater aracılığıyla alınmış bronşial materyal kullanılabilir.

Kadın genital yollarından örnek alınması : Povidone – iodine ile dış genital organlar ve serviks dezenfeksiyonu yapıldıktan sonra çift lümenli kollektör ile veya Pipella sistemi (self contained transport system) kullanılarak üst genital yollardan örnek toplanmalıdır. Pipella sistemi emme ile uterustan hücresel materyali toplayan bir yöntemdir. Laparoskopi, kuldosentez veya cerrahi sırasında alınan materyallerde, anaerop kültür için uygundur.

Üriner sistem : Yalnızca suprapubik aspirasyonla alınan örnekler uygundur.

B- Örneğin Transportu :

  1. 1. Transport zamanı örneğin özelliğine ve volümüne göre değişir. Büyük volümdeki pürülan materyal ve geniş doku örneklerinde anaeroblar canlılığını saatlerce sürdürebilir. Zorunlu hallerde alınan sürüntü örnekleri, küçük volümlü aspirasyon, biyopsi ve küretaj örnekleri anaerob transport besiyerleriyle taşınmalıdır.
  2. 2. Örnekler aşırı sıcak ve soğuktan korunmalı, gecikme kaçınılmazsa nakil besiyerine alınıp, oda ısısında saklanmalıdır.
  3. 3. Kültür materyali enjektör veya iğneyle taşınmamalıdır. Enjektörle transport, daima enjektör batması riski olduğundan çok güvensizdir ve şırınga transportunda materyal dışarı sızabileceğinden etrafı ve personeli kontamine edebilir. Aspire edilen materyal anaerob taşıyıcıyla nakledilmelidir. Büyük hacimli pürülan materyal steril tüplerle taşınabilir.
  4. 4. Doku örnekleri, biyopsi materyali veya küretaj materyali, anaerob transport sistemi, steril tüp veya petri kutusu içinde gönderilmelidir. Örnekler anaerobik atmosfer içeren plastik torbalara (Difco veya BBL) yerleştirilerek nakledilmelidir. Büyük doku parçaları steril kavanoz içinde gönderilebilir.

Anaerob kültür için önreklerin naklinde kullanılan pekçok ticari sistem geliştirilmiştir. Bunlar BD vacutainer sistem ve anaerobic culturette sistem vb. olup, tüplerin içine örneğin konması zor olduğundan doku örnekleri için kullanılması uygun değildir. Diğer bir sistem PRAS sistemi (önceden indirgenmiş anaerobik sterlizasyon) ucuz olup, örnekleri nemden korunmakta, doku, aspirasyon ve sürüntü örneklerinin naklinde kullanılabilmektedir.

Nakil boyunca örnekler oda ısısında saklanmalıdır.

ANAEROB KÜLTÜR İÇİN UYGUN ÖRNEKLER

Bölge

Uygun Örnekler

Uygun Olmayan Örnekler

Baş – boyun n Yüzeysel temizlik yapıldıktan sonra iğneyle alınan abse materyali

n Cerrahi olarak alınan biyopsi

n Aspirasyon mümkün değilse cerrahi olarak alınan anaerop sürüntü

n Boğaz veya nasofarinks sürüntü örneği

n Ekovyonla alınmış yüzeyel sürüntü

n Gingival sürüntü

Akciğer n Perkütan akciğer ponksiyon materyali

n Transtrakeal aspirasyon örneği

n Cerrahi biyopsi örneği

n Torakotomi örneği

n Cerrahi girişimle alınan anaerop sürüntü

n Balgam

n Endatrakeal aspirasyon örneği

n Bronkoskopi örneği

Santral Sinir Sistemi n Abse aspirasyon örneği

n Cerrahi biyopsi örneği

n Cerrahi girişimle alınan anaerop sürüntü

n Aerobik sürüntü
Karın n Periton sıvı

n Biyopsi materyali

n Safra kesesi mayii

n Abse örneği

n Cerrahi olarak alınan anaerop sürüntü

n Aerob sürüntü
Üriner n Suprapubik aspirasyonla alınan idrar n Kataterle alınan örnek
Kadın genital

Sistemi

n Kuldoskopi örnekleri

n Endometrial aspirasyon örneği

n Abse materyali

n Cerrahi olarak elde edilen anaerop sürüntü

n İntrauterin araçlar (sadece Actinomyces’ler için)

n Vajinal ve servikal sürüntü örnekleri
Kemik ve eklem sistemi n Aspirasyon mayii

n Biyopsi materyali

n Cerrahi elde edilen anaerop sürüntü

n Eküvyonla alınan yüzeyel sürüntü örnekleri
Yumuşak doku n Aspirasyon mayii

n Biyopsi materyali

n Dekontamine edilmiş derinin derininden alınan aspirasyon örneği

n Deri yüzeyinden veya yara kenarından alınan yüzeyel materyaller
Mide ve ince barsaklar n Sadece malabsorbsiyon sendromunda araştırma amacıyla
Kalın barsak n Sadece C. Difficile veya C. botilinum’un etken olduğundan şüphelenildiğinden kültür veya toksin çalışmaları için gaita örneği

 

ANAEROB ÖRNEĞİN İNCELENMESİ

Makroskopik inceleme : Örneğin, anaerob kültür için uygun olup olmadığı ve özelliği hakkında bilgi verebilir. Pis koku, nekrotik koku, pü ve kan içermesi ile sülfür granülleri varlığı anaerop bakteri infeksiyonların tanısında önemlidir.

Mikroskopik inceleme: İlk inceleme gram boyamadır. Anaerob bakterilerin özolasyonlarındaki güçlükler ve sürenin uzun olması nedeniyle gram boyama tedavide yol göstericidir. Gram boyamada mikroorganizmaların gram boyanma ve özellikleri ve morfolojik yapıları önemlidir.

Bacteroides türleri : Silik, açık renkli, gram negatif basil

Fusobacterium nucleatum : İnce, uçlara doğru incelen gram negatif basil.

Veillonella türleri : Küçük gram negatif kok

Clostridium perfiringens : Büyük köşeli, sporu seçilmeyen, gram pozitif basil.

Diğer Clostridiumlar : Basil bedenini genişletmiş terminal veya sub terminal sporlu

Actinomyces : Dallanmış filamentöz yapıda gram pozitif basil şeklinde görülür.

Anaerob bakterilerin ilk izolasyon süresi genellikle 48 saatin üzerindedir. Bu sebeple, örneğin mikroskopik inceleme sonucu en kısa zamanda klinisyene bildirilmelidir. Lama yayılan materyal metil alkolle tespit edilmelidir.

Bunun nedeni, uzun süreli hava ve alkolle temasın bakterinin hücre duvar yapısını bozup yanlış sonuçlara neden olabilmesidir. Spiroketlerin gösterilmesinde faz – kontrast ve karanlık alan mikroskobu kullanılır. Aside dirençli boyanan bazı Nocardia türlerin Actinomyces’lerden ayrımında modifiye Kimyoun acid-fast boyaması yapılmalıdır.

B??fragilis ve B. Melaninogenicus’un tanısında floresan antikor boyamadan yararlanılır.

Boyamada bakteri görülmüş, kültürde üreme yoksa bunun nedenleri şunlar olabilir:

  1. Örneklerin nakli uygun olarak yapılmamıştır.
  2. Besiyerinin hatalı olması
  3. Anaerobik inkubasyon sisteminde sorun
  4. Bakteri üremesinin antibiyotik veya diğer antibiotiklerle inhibe edilmesi
  5. Subkültürün uygun hazırlanmamasıdır.
KÜLTÜR İÇİN ÖRNEĞİN HAZIRLANMASI

n Pürülan materyaller : Bakterinin homojen dağılımı için vortekslenmelidir.

n Doku ve kemik parçaları : 1 ml sıvı besiyerinde (THIO veya et suyu) içinde anaerop kabinde veya minimal havalı ortamda ezilmelidir.

n Eküvyonla alınan sürüntü : Eküvyon 0,5 ml sıvı besiyeri (THIO veya et suyu) içinde ezilir ve örnek sıvı gibi kabul edilir. Eküvyondan direk ekim yapılabilir, ancak; bu üreme şansını çok azaltır.

n Pürülan olmayan büyük hacimli materyal : Santrifüj edilip sedimentten kültür ve gram boyama yapılır.

ANAEROB KÜLTÜR YAPILMASI

Hazırlanan örnekler steril pipetlerle besiyerlerine ekilmelidir. Kültür için ortamdan oksijenin uzaklaştırılması gerekir.

Bu 3 şekilde yapılabilir :

1- Fiziksel yöntem :

a)- Sıvı besiyeri kaynatılıp havası giderilerek

b)- Ekim yapılan besiyeri desikatöre konup içinde mum veya pamuk yakılır.

c)- Ekim yapılan tüplerin havası boşaltılıp, ağızlarının alevden geçirilmesi

d)- Havası boşaltılmış ortamın değişik gaz karışımları (azot, hidrojen,

karbonmonoksit) ile doldurulması

2- Kimyasal yöntem : Ortamdaki oksijenin kimyasal reaksiyon esnasındaki yanma sonucunda uzaklaştırılmasıdır. Bunun için de potasyum hidroksit + pirogallik asit veya sodyum bikarbonat + sitrik asit + sodyum borokidrit karışımları kullanılır.

3- Biyolojik yöntem : Petri kutusundaki besiyerinin (yüksekliği 1 cm’den az) 1/3’üne oksijeni tüketen bakteriler (Bacillus subtilis, Saccharomyces cerevesiae, Serratia marcescens gibi), geri kalan kısmına ise klinik örnek ekilir. Petri kabı parafin veya camcı macunu ile kapatılıp 37 0C de 48 saat inoküle edilir. Bu yöntem zorunlu anaerobların üretilmesi için uygun değildir.

Zorunlu anaerob bakterileri üretmek için çeşitli anaerobik sistemler (anaerobik jar ve kabin, Hungate roll tube) kullanılmaktadır.

ANAEROBİK KÜLTÜR

Anaerob bakterilerin ilk izolasyonu için sıklıkla 35 0C’de ve en az 48 saat kanla zenginleştirilmiş, selektif olmayan besiyerinde inkübe edilir. C. perfringens gibi bazı bakteriler yüksek ısı derecesinde ( 42 0C – 47 0C ) iyi ürerler.

Anaerob bakteri infeksiyonlarında sıklıkla aerob ve anaerobların polimikrobial karışımı söz konusu olduğu için ilk izolasyondan amaç, her iki bakterinin üretilmesi olmalıdır.

Besiyeri seçiminde klinik örneğin tipi, miktarı yanısıra laboratuvarın maddi gücü de rol oynar. Uygun besiyerinin seçimi anaerobik bakteriyolojinin başarısı için önemlidir. Anaerob besi yerleri hemin ve vitamin K içermelidir. Anaerob bakteriyoloji için kullanılacak ideal besiyeri oksijene maruziyeti sınırlandırılmış olandır.

Anaerop infeksiyondan şüphenelinen örnekler ilk izolasyon için biri selektif, diğeri, nonselektif olmak üzere en az iki besiyerine ekilmelidir.

Bu grup bakterilerle oluşan infeksiyonlarda en sık rastlanan organizma Bacteroides türleri olduğu için örnek, seçici besiyerlerinden Bacteroides bile esculin ağar (BBE), Phenylethy alcohol agar (PEA) ve Kanamycin – vancomycin kanlı ağar (KVLB) gibi besiyerlerinden birine mutlaka ekilmelidir. Anaerob koklar CDC ağarda, anaerob gram negatif basiller Brucella ve Schaedler ağarda daha iyi ürerler.

Seçici olmayan besiyerlerinin hepsi, tüm anaerobların üremesi için uygundur. Fastidious Anaerob Ağar besiyeri Fusobacterium türlerinin üremesini arttırır. Tıbbi önemi olan anaerobların izolasyonu için mutlaka seçici besiyerleri kullanılmalıdır.

Anaerob organizmaların çoğu Phenylethy alcohol agar da (PEA) ürerler.

KVLB besiyeri gram pozitif bakteriler ile fakültatif anaerop gram negatif basillerin çoğunun üremesini inhibe ederken, Bacteroides ve Fusobacterium türlerinin izolasyonuna imkan sağlar. B. melaninogenicus bu besiyerinde pigment oluşturur. BBE besiyeri gentamisin ve safra içerdiğinden çoğu aerobik bakteri ile B. fragilis grubu dışındaki anaeropların üremesini önler. B. fragilis grubu safra varlığında çok hızlı ürer, eskülini hidrolize edip, kahverengi – siyah koloni oluşturur.

Yavaş üreyen bakteriler ile Actinomyces türleri THIO, Clostridium’lar ise kıymalı glikozlu sıvı besiyerinde iyi ürerler.

Anaerop Bakteri İzolasyonunda Kullanılan Besiyerleri

Seçici olmayanlar

Seçici olanlar
n Brain – heart infüzyon ağar (BHIA)

n Brucella kanlı agar

n Columbia kanlı agar

n Schaedler kanlı agar

n CDC anaerop agar

n Thioglycollate besiyeri (THIO)

n Fastidious anaerop agar (FAA)

n Kıymalı – Glikozlu buyyon

n Tripticase sodium agar (TSA)

n Kanamycin – vancomycin kanlı agar (KVLB)

n Phenylethyl alcohol agar (PEA)

n Bacteroides bile esculin agar (BBE)

n Cycloserine – cefoxitin fructose agar (CCFA)

n Egg yolk agar (EYA)

n Mobiluncus agar

 

Anaerob bakteri üretilmesinde kullanılan besiyerleri yeni hazırlanmış (7 günden daha önce) olmalı, oda ısısında saklanmalı, eğer buzdolabında bekletiliyorsa katı olanlar ekim yapılmadan önce 18 – 24 saat anaerop ortamda bekletilmeli, sıvı olan ise 10 dakika kaynatılmalıdır.

KÜLTÜR DIŞI TANI METODLARI

Clostridium difficile’ye bağlı ishal olgularında ticari olarak hazırlanmış lateks kitleri kullanılabilir. Yine, enterotoksini saptamaya yarayan hazır kitler de mevcuttur.

Gaz – likit kromotografisi bir karışımdaki bileşenleri ayırmakta kullanılan bir tekniktir. Genelde, bileşikler mevcut karbon sayısının artış sırasına göre bölmelerde birikirler (Örneğin, asetik asit ilk saptanır, bunu propionik asit ve butirik asit izler.). Bu metod, süpüratif materyalin direk analizinde de kullanılabilir. Ancak, gram boyama daha ucuz ve daha kısa sürede sonuç verir.

PRAS (önceden indirgenmiş anaerobik sterlizatörde saf kültür inokulasyonu) araştırmalarda ve özellikle de gastrointestinal traktüs florasının öncelenmesinde kullanılmaktadır.

PRAS roll – tüp tekniğinde karbonhidrat fermantasyonu ve kısa zincir metabolit ürünlerin saptanması gaz – likit kromotografisiyle olur. Bu metod uzun inokulasyon süresi, aktif bakteriyel çoğalmayı gerektirir ve uzun inkubasyon süresinde kontaminasyon riski mevcuttur.

Bu yüzden daha hızlı ve basit alternatif teknikler geliştirilmiştir. Konvansiyonel PRAS’ın birinci jenerasyon alternatifleri API – 20 A ve Minitek gibi mikrometodları içerir.

Bu metodlar B. fragilis ve C. perfringes grubunun üyeleri için iyi bir metoddur. Ayrıca, anaerop bakterilerin kandan izolasyonu için Bactec anaerop, BacT – Alert, Columbia buyyonu ve % 5 Tiyoglikolat buyyonu kullanılabilir.

Son yıllarda anaerob bakterilerin antianaerob antibiotiklere (metranidazol, imipenem ve beta – laktamaz inhibitörü ) hızla direnç kazanması ve anaerob bakterileri mortalitesinin yüksek olması nedeniyle, anaerop infeksiyonlardan şüphelenildiği durumlarda anaerob kan kültürü mutlaka yapılmalıdır.

ANAEROB İNFEKSİYONLARDA LEZYONA AİT ÖZELLİKLER

1- Yabancı cisim varlığı

2- Nekrotik doku içermesi

3- Psödomembran bulunması

4- Gangren oluşumu

5- Gaz oluşumu

6- Kötü kokulu akıntı

7- Kanlı sıvıların siyah renk alması

8- Mukoza ve deri yüzeyine uzaklık

KAYNAKLAR

1- Engelkirk PG, Duben-Engelkirk J : Anaerobes of clinical importance. In: Mahon CR, Manuselis G (eds) Textbook of Diagnostic Microbiology. Philadelphia : WB Saunders Co. 1995 : 539 – 93

2- Muray PR, Citron DM : General processing of specimens for anaerobic bacteria. In: Balows A, Hausler WJ, Herman KL, Isenberg HD, Shadomy HJ (eds) . Manual of Clinical Microbiology, 5 th ed. Washington DC : American Society for Microbiology. 1991 : 488 – 504

3- Kıyan M. Anaerob Bakteriler. Temel ve Klinik Mikrobiyoloji : Ustaçelebi Ş. (eds). Güneş Kitabevi, Ankara 1999 ; 612 – 621

4- Batlett JG : Anaerobic bacteria : general concepts. In: Mandel GL, Douglas RG, Bennett (eds). Principles and Practice of Infectious Disease, 3 rd ed. New York: Churchill Livingstone 1990 : 1828 – 42

5- Koneman EW, allen SD, Janda WM, Winn WC : The anaerobic bacteria. In : Color Atlas and Textbook of Diagnostic Microbiology. 4 th ed. Philadelphia: JB Lippincon Co 1992 : 519 – 607

6- Baron EJ, Citron DM: Anaerobic Identification Flowchart using minimal laboratory resources. CID 25 (52) : 5143 – 146. 1997

7- Allen SD. Siders JA. Marler LM: Isolation and examination of anaerobic bacteria In: Lennette EH. Balows A. Hausler WC. Shadomy HJ. (eds) Manual of Clinical Microbiology 4 th ed. Washington DC: American Sociery for Microbiology 1985: 413 – 43

8- Mangels, J. I.D., Berkeley, and S. Wood. 1984, Comparison of RapID ANA and API 20A systems for the identification of anaerobic bacteria. Abstr. C-152, p. 262. Abstr. Annu. Meet. Am. Soc. Microbiol.

Semineri Sunan : Dr. Salih CESUR

Seminer Danışmanı : Prof.Dr. Halil KURT