:
milli fikrin, ahlakın, duygunun heyecanı, hatıra ve gelenklerin kişilerde meydana gelmesini ve köklemesini sağlayan geçmişin birlikteyapılmış tarihin, vicdanları ve zihinleri doğrudanm doğruya birleştiren dilin milletlerin meydana gelmesinde en önemli etkenler olduğunu… kaydettikten sonra, millet hakkında , ikinci derece unsurları dikkate almayarak, mümkün olduğu kadar her millete uyabilecek bir tanımı (ele) alalım.

(ı) Zengin bir hatıralar mirasına sahip bulunan;

(ıı) Beraber yaşamak konusunda ortak arzu ve istekte samimi olan;

(ııı) Sahip olunan mirasın korunmasına beraber devam etmek hususunda iradeleri ortak olan insanların birleşmesinden meydana topluma millet adı verilir.

Bu tanım incelenirse, bir milleti oluşturan insanların ilişkilerindeki kıymet, kuvvet ve vicdan hürriyetiyle, insancıl duyguya gösterilen saygı kendiliğinden anlaşılır. Gerçekten de geçmişten ortak zafer ve ümtsizlik mirası, gelecekte gerçekleştirilecek aynı program, beraber sevinmiş olmak, beraber aynı ümitleri beslemiş olmak, bunlar elbette bugünün medeni zihniyetinde diğer her türlü şartların üstünde anlam ve kapsam kazanır.

Bir millet meydana geldikten sonra, kişilerin devlet hayatında, ekonomik ve fikirsel hayatta ortak çalışması sayesinde meydana gelen milli kültürde şüphesiz milletin her ferdinin çalışma payı, katkısı, hakkı vardır. göre aynı kültüre sahip olan insanlardan oluşan topluma millet denir dersek milletin en kısa tanımını yapmış oluruz.

Millet dil, kültür ve mefküre birliği ile birbirine bağlı vatandaşların teşkil ettiği bir siyasi ve içtimal heyettir.

Türk Milleti:

Türkiye Cumhuriyetini Türkiye halkına Türk milleti denir…

Dünya yüzünde ondan büyük, ondan eski, ondan temiz bir millet yoktur ve bütün insanlar tarihinde görülmemiştir…

(ı) Türk milleti, halk idaresi olan Cumhuriyetle idare olunur bir devlettir.

(ıı) Türk devleti laiktir. Her reşit dinini intihapta serbesttir.

Ben 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete , bu Türk milletine güvenerek işe başladım.

Türk’ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evladıdır.

Türk milleti, güzel her şei, her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, her şeyin fevkinde tapındığı birşey varsa, o da kahramanlıktır.

Türkiye Cumhuriyetini tesis eden Türk halkı medenidir. Tarihte medenidir, halkikatte medenidir.

Bizim milletimiz vatanı için, hürriyeti ve hakimiyeti için fedakar bir halktır; bunu ispat etti. Milletimiz yaptığı inkılabatın kıskanç müdafiidir de. Benliğinde bu faziletler yerleşmiş bir milleti yürümekte olduğu doğru yoldan hiçbir kimse, hiçbir kuvvet alıkoyamaz.

Ölmek isteyen bir milleti hiçbir kuvvet kurtaramaz. Türk milleti ölmek istemez, o daima yaşayacaktır.

Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir. Türk milleti esir olmamıştır.

Türkiye halkı yüzyıllardan beri hür ve bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı, yaşamın bir gereği olarak düşünmüş bir kavmin kahraman evlatlarıdır. Bu millet bağımlı yaşamamıştır. Yaşayamazve yaşamayacaktır.

Türkiye devletinin bağımsızlığı kutsaldırç O sonsuza kadar emniyette olmalı ve korunmalıdır.

Büyük şeyleri yalnız büyük milletler yapar.

Hiçbir millet, milletimizden çok yabancı unsurların inanış ve adetlerine saygı göstermemiştir. Hatta denilebilir ki diğer din sahiplerinin dinine ve milletine saygılı olan tek millet bizim milletimizdir.

Fatih İstanbul’da bulduğu dini ve milli teşkilatı olduğu gibi bıraktı. Rum Patriki, Bulgar Eksarhı ve Ermeni Kategigosu gibi hristiyan din reisleri imtiyaza sahip oldu. Kendilerine her türlü serbestlik verildi.

İstanbul’un fethinden beri, müslüman olmayanların sahip kıldıkları be geniş imtiyazlar milletimizin dinen ve siyaseten dünyanın en hoşgörülü ve iyiliksever bir milleti olduğunu kanıtlayan en açık delildir.

Türk milleti kahramanlıkta olduğu kadar kabiliyet ve hünerde de bütün milletlerden üstündür.

Türkiye Cumhuriyeti ve onun bugünkü sahipleri olan Türkler bütün dünya medeniyet ve insanlığı için, benzemeye çalışılacak bir örnektir. Yalnız bu kadar da değil, Türk’ler tarihin çok eski devirlerinde insanlığa karşı yaptıkları kültürel vazifeleri yeniden ve fakat bu sefer daha üstün şekildeyapmaya hazırlanan yüksek bir varlıktır.

Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların, yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir.

Milletimizde bu kabiliyet vegelişme var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı.

Türk milleti her gün yeniden yeniye ve çok dikkatli tetkik olunmağadeğeri olan bir cevherdir. Bugün başları yüksekte, alınları hürriyet ve medeniyet güneşiyle parlıyan Türk milletinin,onun kıyametve ehemmiyetini görmek istemiyenlere yakın bir atide hakikatı gayrı kabili redve inkar bir tarzda itiraf ettireceğine asla şüphe edilmesin vebütün cihan bilmeli ki; Türk milletiartık mazinin bin türlü seyyiatı eseri olarak dimağında yer tutan pası tamamen silmiştir. Gözleri önünde her gün birazdaha fazla tekasüf ettirmek istenen bulutları kati’yen dağıtmıştır.Artık bütün manasıyla ve bütün çıplaklığıyla hakikatı görüyor veanlıyor. Bu milleti bütün mevcudiyetiyle temas ettiği hakikatten, hakikate yürümekten menetmek imkan ve ihtimali kalmamıştır. Türkmilletini, kendi nefsini bile anlamaktan meneden seller, setler imha edilmiştir, yıkılmıştır. Ve mütemadiyen imha edilecektir, yıkılacaktır. Herhalde millet tuttuğu yolda sür’atle, şiddetle yürüyerek ve behemahal layık olduğu saadet veselamete kavuşacaktır.

Bizimbaşka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, yüksek maksatlar uğrunda ölmesini biliriz.

Bütün cihan-ı medeniyet bilmelidir ki, Türkiye halkı her medeni ve kaabiliyetlil millet gibi, bilakaydüşart hür ve müstakil yaşamaya kat’iyenkarar vermiştir. Bu meşru kararı ihlale müteveccih her kuvvet, Türkiye’nin ebedi düşmanı kalır. Bu hususta Cihan-ı insaniyet ve medeniyetin vicdan-ı halisi muhakkak Türkiye ile beraberdir.

Milletimiz hiçbir vakitte düşmanlarımızın telakki ettiği gibi hukukuna ve istiklaline yabancı değildir. Bilakis büyük bir aşk ile ve rabıta-i aşkıye ile, rabıta-i vicdaniye ile istiklal ve haysiyetine merbuttur ve yine milletimiz dahildeki cahil ve gafillerin ve hainlerin telakkive irade etmek istedikleri mahiyette değildir.

Türkiye Devleti ve Türkiye’ de yaşayan halk bilakaydüşart müstakildir ve bilakaydüşart istiklalini muhafaza etmek için mücadele eder.

Türkiye halkı ırkan veya dinen ve harsen müttehit, yekdiğerine karşı hürmeti mütekabile ve fedakarlık hissiyatiyle meşhun ve mukadderat ve menafii müşterek bir heyeti içtimaiyedir.