Büyük Atatürk’ün bilfiil yaptigi üç spor vardir: Askerlik hayatinda basladigi ve ömrünün son yillarina kadar firsat buldukça sürdürdügü binicilik, istanbul da geçirdigi yaz tatillerinde devamli olarak ugrastigi yüzme ve kürek sporlari…

Yaz aylarinda , Köskünde istirahatte bulundugu günlerde binerek kürek çekmekten pek hoslandigi gerçektir. O’nun kürek sporuyla ilgili bir anisini, 1930 larin ünlü kürek sampiyonlarindan olan rahmetli Prof. Dr. Bedii Gorbon söyle nakletmistir:

– ” Hiç unutmam; sene 1935 ve tarih de 29 Hazirandi. Lisesinde son sinif talebesiydim. Rahmetli Müdür Muavini Muslih Peykoglu, aksam çikista beni bekliyordu. Yürü haydi gidiyoruz dedi. Nereye diye sordum. Cevap vermedi Dogru Bebek e gittik. Kulübü Lokali bebek teydi o zamanlar. Tek çifte fitayi denize indirmemi istedi Hoca. Fitayi denize indirdim. Ancak ondan sonradirki, bana su hususu açikladi: , Florya da bekliyor; kürek çekecek, dedi. iste o anda büyük bir heyecanin tüm benligimi kapladigini hissetttim. tir tir titriyordum.

Bir motör bizi aldi, Florya’ya götürdü. Köskün önünde fitayi motörden denize indirdik. Biraz sonra Atatürk köskün iskelesinde göründü. Ayaginda pabuçlar, elinde sigarasi, üstünde de slip bir yün mayo vardi.

Gazi’yi ilk defa yakindan görüyordum. Ne büyük insandi. Fitaya bindi. Elli metre kadar kürek çektikten sonra yoruldu. Bana dönerek:

-” Senin çok bir sandalin var!..” dedi “Biraz sen kürek çek de göreyim…”

Tam kirkbes dakika Atatürk’ü dolastirdim. müthis veren hali vardi. O zamanlar Türkiye rekoru bendeydi. eger kronometre tutulsaydi, bu rekoru çoktan kirmis olurdum o gün.

Gazi bu geziden pek memnun olmustu. Köskün rihtimina çikinca bana döndü:

– ” Ne arzu ediyorsun?..” diye sordu.

Ne isteyebilirdim? Zaten dilim tutulmustu. Onun varligi benim için en büyük mükafat degil miydi?…

– “Sagliniz pasam dedim”

Hangi kulüpten oldugumu sordu. Galatasarayli oldugumu söyledim. “Bütün arkadaslarinin gözlerinden öperim ” dedi, bizi eliyle selamladi.

Hiç durmadan fita ile Bebek’e kadar kürek çektim. Kulübe geldigim zaman haberi duyan bütün arkadaslarin heyecan içinde beni beklediklerini gördüm. O gece heyecanimdan sabaha kadar uyuyamadimdi…”.

Büyük Atatürk’ün binip çektigi bu tarihi tek çifte fita uzun yillar “Galatasaray klübünün denizcilik subesi müzesinde muhafaza edilmisti…

Büyük Atatürk, istanbul’da bulundugu yaz aylarinda özellikle Moda Koyu’nda yapilan yelken ve kürek yarislarini “Acar” motöründen veya “Ertugrul” yatindan izlemekten de büyük haz duyardi. Basta 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayrami münasebetiyle Moda Koyunda yapilan büyük deniz sporlari senlikleri olmak üzere, önemli yarisma günleri “Acar” motöründen veya “Ertugrul” yati erkenden Moda Koyu’na gelip demirler, Atatürk ve beraberindekiler bütün günü burada yarislari izleyerek geçirirlerdi.

Yarismalar veya deniz senlikleri baslayacagi saatte “Acar” motöründen veya “Ertugrul” , Atatürk’ün yarislari en iyi sekilde izleyebilecegi yere gelirdi. Büyük kurtaricinin yarislari izlemeye gelisi denizciler için de ayri bir heyecan ve gurur vesilesi olurdu.

Yarismalara katilacak teknelerin Cumhurbaskanligi yati veya motörü önünden geçerken Atatürk’ü selamlayislari o güne bambaska bir renk katardi. Atatürk , kendisini selamlayan sporculara küpeste kenarindan mukabelede bulunarak onlara en büyük tesviki verirdi.

Yarismalar sona erdikten sonra Cumhurbaskanligi yati veya motörü Moda Koyundan demir alarak Florya istikametinde yola çikarken koyu dolduran yelkenliler ve kayiklarda bulunanlar tarafindan sevgi gösterileri arasinda ugurlanir ve bu tekneler Atatürk’ün yatinin arkasindan Moda Burnu açiklarina kaar sevgi konvoyu halinde giderlerdi…

Deniz sporlari Merkezi Olarak Seçtigi Yer

Atatürk 1937 yilinda Fenerbahçe ve çevresindeki gezinti ve tetkikleri sirasinda Fenerbaçe Burnu’nun Kalamis Koyu’na bakan kiyilarini pek begenmis ve buradaki köhne mendiregin derhal onarilmasini; Fenerbahçe kiyilarinin gençligin deniz sporlariyla ugrasacagi bir merkez haline getirilmesi yolunda ilgililere direktifler vermisti.

Fenerbahçe Burnu’nun Kalamis Koyu’na bakan kiyilarinin bu amaçla degerlendirilmesi ancak onun ölümünden sonra kendiliginden dogan bir ihtiyaçla mümkün olabilmisti.

Bu kiyida bugün istanbul Yelken Kulübü, Fenerbahçe Spor Kulübü ve Galatasaray Spor Kulübü nün deniz sporlari tesisleri siralanmaktadir. Yan yana siralanan bu üç tesis bugün Atatürk’ün bu kiyilar hakkindaki arzusunu dile getirmis olmanin huzur verici tablosunu olusturmaktadir.