Nüfus değişimindeki önemli unsur olan ölümlerin nedenlerinden biri de beslenmedir. Dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisi açlık çekmekte ve bu oran giderek artmaktadır.

Dünya nüfusunun beslenme sorunları özellikle İkinci Dünya Savaşından sonraki yıllarda bir çok araştırmaya konu olmuştur. Bazı araştırmacılar dünya nüfusunun beslenme konusunda pek kötümser olmamalarına karşın, büyük bir bölümü sorunu çok önemli buluyor ve tehlike çanlarının çalmakta olduğu üzerinde durmuşlardır. Özellikle 1970’lerin başında, tarımsal ürün fazlalığının söz konusu olduğu devrede, bu konuda iyimser bir hava estiyse de, 1975’ten itibaren yayınlarda sorunu yine küçümser açıdan değerlendirilmeye başlandı.

Aslında besin maddeleri kıtlığında, başta iklim olarak, doğal çevre koşullarının etkileri büyüktür. Çevreciler, insanların çevreyi kötü kullanmasıyla bu koşulları da olumsuz hale getirdikleri üzerine önemle durmaktadırlar. Ancak , teknik ve koşulların bu konuda büyük olduğu da açıktır. günümüzde sanayide gelişmiş ülkelerde tarım ve hayvancılık alanında da öteki ülkelere göre verimin çok yüksek olduğu da bir gerçektir.

Besin maddeleri arzının  miktarına ve niteliğine bağlı olarak iki tür açlık vardır. Aç kalma yada yetersiz beslenme, yeterli miktarda yiyecek bulunmadığın da meydana gelir. Dünya nüfusunun en az birinin bu açlık içinde bulunduğu edilmektedir. Bunun dışında, yiyeceklerin dengeli ve uygun tipte olmamasından doğan dengesiz beslenme ise daha yaygındır. Uzmanlara göre dünya nüfusunun yarısı dengesiz beslenmektedir.

Vücudun , vitamin ve kalsiyum, demir, fosfor ve iyot gibi minerallere de ihtiyacı vardır. Gelişmekte olan dünyada beslenme, genellikle bu maddeler bakımından yetersizdir. Alınan besin maddeleri geniş çapta üretimi daha kolay ve daha ucuz olan nişastalı tahıllar, kökler  ve kamıştan oluşmaktadır. Çok az et, diğer hayvansal ürünler ve sebze yenilmektedir.

 

 

YETERSİZ BESLENME SONUCU ORTAYA ÇIKAN HASTALIKLAR

En sık rastlanan hastalıklar marasmus (kuruyup zayıflama illeti) ve Kwashiorkor’dur. Genellikle beslenememe sonucu ortaya çıkan marasmus daha çok bebeklerde görülmektedir. Bu hastalıkta bebek yada çocuk son derece zayıf, buruşuk derili ve patlak gözlüdür. Kwashiorkor ise; protein yetersizliğinin yarattığı bir hastalıktır, yine en çok küçük çocuklar arasında rastlanır. Belirtileri arasında, gelişmede gerileme, rengi değişmiş bir deri vardır. Saçlarında rengi değişir, dökülmeye başlar. Bacaklar ve ayak ağrıdan çarpılır ve duygular yitirilir. A vitamini eksikliği ise; milyonlarca kişinin tamamen yada kısmen kör olmasına yol açan göz hastalıklarıyla sonuçlanır. Thiamine  yetersizliği sonucu ortaya çıkan beriberi en çok beslenmenin pirince dayalı olduğu Güneydoğu Asya’da görülür. Diğer besin yetersizliği hastalıkları arasında aneminekansızlık, raşitizm, iskorbit ve kemik yumuşaması vardır. Açlık yalnızca beslenmeyle ilgili hastalıklara yol açmaz, aynı zamanda diğer hastalıklara karşı direnci de azaltır. Dünyada her yıl ölümlerin dörtte bir kadarının açlıktan dolayı olduğu tahmin edilmektedir.

Dünyada açlık insanları çeşitli yollardan etkilemektedir. Gelişmekte olan ülkelerde insanların çoğu çocukluk dönemlerini atlatsalar bile hayatiyetlerini kaybetmekte ve sağlıkları da çok kötü bir durumda olmaktadır. Açlık beyni ve vücudu etkilemekte ve zihinsel gelişmeyi geciktirmektedir. Enerji ve duygu kaybına yol açmakta dolayısıyla  çalışma verimini de yok etmektedir. Kimi araştırmacılara göre bu daha sonrada insanın besin maddesi üretimi ya da yiyecek satın almak için para kazanma yeteneğini azaltmakta, gelişmekte olan dünyada yoksulluk ve açlık fasit dairesini sürdürmektedir.