TAKIMLAR

, dokuzar kişilik iki takım arasında oynanır. Topla oynanan diğer pek çok spordan farkı; takımların sırayla sayı almaları ve devrelerin zamana göre değil, oyunda çıkartılan (out olan) oyuncu sayısına göre belirlenmesidir. Oyunun başında ev sahibi takımın oyuncuları, defans takımı olarak sahadaki yerlerini kendi görevlerine göre alırlar. görevler şunlardır:

1-Atıcı

2-Tutucu

3-Birinci Kaleci

4- İkinci Kaleci

5-Üçüncü Kaleci

6-

7- Dışsaha Oyuncusu ()

8-Orta Dışsaha Oyuncusu (Outfielder)

9-Sağ Dışsaha Oyuncusu (Outfielder)

Bunların dışında, hücum takımının koçları da “ koçu kutularında” yerlerini alırlar. Bunlar birinci koçu (Birinci kalenin yanındaki kutuda yer alan) ve üçüncü koçudur (Üçüncü kalenin yanındaki kutuda yer alan). Bu koçların amacı, kendi takımlarının (Hücum) oyuncularını oyun sırasında yönetmektir. Misafir takımın oyuncuları ofans (Hücum) takımı olarak kulübedeki (Birinci tarafındaki kulübe) yerlerini alırlar. Bu oyunculardan tanesi (Maç başlamadan önce takımın yöneticisi tarafından başhakeme verilen vuruş listesinde sırada yer alan oyuncu) sopasıyla birlikte “ kutusundaki“ yerini alır. Bu oyuncuya “” adı verilir. Vuruş listesinde ikinci sırada yer alan oyuncu da, “sonraki kutusunda” (Home Base’in sağındaki ve solundaki küçük daireler) yerini alır.

AMAÇ

Hakemin ”Oyna!” komutuyla maç başlar. Maçın başladığı andan itibaren hücum takımının asıl amacı, vurucularının topa vurarak sayı yapmaları, savunma takımının asıl amacı da rakip oyuncuları oyun dışı bırakarak (out yaparak) hem sayı yapmalarını engellemek, hem de devreyi bitirmektir.

Devrenin bitirilmesi: Eğer defans (Savunma) takımı, rakip takımdan üç oyuncuyu out yapabilirse, takımlar yer değişirler. , bir “yarım ” denir. Bu durumda maçın başında defans (Savunma) takımı olan takım ikinci yarım devrede ofans (Hücum) takımı olur ve sayı kazanmaya çalışır. Dolayısıyla, maça ofans (Hücum) takımı olarak başlayan misafir takım da defans (Savunma) takımı olarak sahadaki yerini alır ve rakip takımın sayı yapmasını engellemeye çalışır. İlk “yarı devrede” olduğu gibi, eğer savunma takımı, hücum takımının üç oyuncusunu out yaparak (Oyun dışı bırakarak) yarı devreyi bitirmeye çalışır. Savunma takımının ikinci yarı devreyi bitirmesi durumunda takımlar tekrar yer değiştirirler. Artık, maçın başındaki duruma dönülmüştür. bir “devre” denir. Beyzbol maçları 9 devreden oluşur. Ancak, eğer takımlardan bir tanesi yedinci devrede ofans görevini tamamladığında (vuruşlarını) 10 sayı gerideyse, maç bu anda sona erer. Defans takımı, rakip oyuncuları şu şekillerde out yapar:

Strikeout: Atıcı, hızlı ya da falsolu toplar atarak, vurucunun topa vurmasını engellemeye çalışır. Ancak bunu yaparken, topu istediği yere atamaz. Top mutlaka “vuruş bölgesi” (Strike zone) olarak adlandırılan alanın içinden geçmelidir. Bu alan, vurucunun vurucu kutusunda aldığı vuruş pozisyonuna göre belirlenir. Vuruş bölgesi; home base’in (Başlangıç Kalesi) üzerinde ve yaklaşık olarak vurucunun göğüs hizası ile dizleri arasında kalan alandır. Böyle hesaplandığında ortaya, eni home base’in (Başlangıç Kalesi) genişliğinde ve yüksekliği de vurucunun göğüs hizası ile dizleri arasındaki mesafe kadar olan hayali bir dikdörtgen çıkar. İşte atıcının attığı toplar, vuruş bölgesi denilen bu hayali dikdörtgenin içinden geçmelidir. Yapılan atışın buradan geçip geçmediğine plaka hakemi (Genellikle tutucunun arkasında duran hakem) karar verir. Vurucu, vuruş bölgesinin dışından geçen toplara vurmak zorunda değildir. Eğer vurucu, vuruş bölgesinin dışından geçen topa vurmaya çalışmazsa, bu top “ball” olarak değerlendirilir. Bir atıcının bir vurucuya dört “ball” atması durumunda vurucu, vuruş yapmasına gerek kalmadan birinci kaleye ilerleme hakkı kazanır. Buna “yürüme” ya da base-on-balls adı verilir. Eğer vurucu, bir topa vurmaya çalışırsa ve topu ıskalarsa (top vuruş bölgesinden geçsin ya da geçmesi fark etmez.), bu bir “strike”’dır (Iska). Ya da vuruş bölgesinden geçen bir atışa vurmazsa, bu da bir “strike”’dır. Ya da vurduğu top faul bölgesine düşerse, bu da bir “strike”’dır. Üç “strike” yapan vurucu out olur. Ancak, üçüncü strike’da top faul bölgesine düşerse, bu strike olarak değerlendirilmez ve üçüncü strike oluşmaz. Dolayısıyla iki strike ile vurucu vuruşa devam eder.

Tag Out (Dokunarak yapılan out ): Bir vurucu geçerli bir vuruş yaparsa, “vurucu-koşucu” adını alır ve bundan sonra, birinci kaleye ulaşmak ve sırasıyla diğer kalelere dokunmak zorundadır. Geçerli vuruş kısaca; vurulan topun, geçerli bölge içerisine düşmesi olarak tanımlanabilir. Koşucuların durumunu, köşe kapmaca oyunundaki oyuncuların durumuna benzetebiliriz. Köşe kapmaca oyununda, köşede beklediğiniz sürece ebelenme riskiniz yoktur. Aynı şekilde beyzbolda da, koşucu eğer kalelerden herhangi birisine dokunuyor durumdaysa, out yapılamaz. Ancak, topa sahip olan bir defans oyuncusu eğer topla, topu tutan eliyle ya da eğer top eldiveninin içindeyse eldiveniyle, bir kaleye dokunmayan bir koşucuya değerse, bu koşucu out olur. Burada da, topa sahip olan savunma oyuncusunu, köşe kapmaca oyunundaki ebeye benzetebiliriz. Fakat, bir savunma oyuncusu topa sahip değilse, koşucuyu out yapamaz. Tam tersine, topa sahip olmayan bir savunma oyuncusunun, bir koşucuya dokunması ya da onu engellemesi yasaktır. Gene köşe kapmaca oyunundan örnek verirsek; bir köşede birden fazla oyuncu bulunamaz. Aynı durum beyzbolda da geçerlidir. Bir kalede, birden fazla koşucu bulunamaz. Böyle bir durumda, kaleye sonradan gelen koşucu, yukarda anlatıldığı gibi dokunularak out yapılabilir.

Zorlama sonucu out (Force Out): Bir koşucunun arkasındaki tüm kalelerde koşucular bulunuyorsa (Yani kaleler doluysa) ve eğer vurucu geçerli bir vuruş yaparsa, bu durumda zorlama oyunu (Force Play) ortaya çıkar. Çünkü, vurucu artık vurucu-koşucu durumuna gelmiştir ve birinci kaleye mutlaka ulaşması gerekmektedir. Yukarıda anlatıldığı gibi, bir kalede birden fazla koşucu olamayacağı için, eğer birinci kalede bir koşucu varsa, bu koşucu da mutlaka ikinci kaleye ilerlemek zorundadır. Bu böylece devam eder. Zorlama oyununun ortaya çıkması durumunda, topa sahip olan defans oyuncusu bir koşucunun gitmek zorunda olduğu kaleye dokunarak onu out yapabilir. ÖRNEK: Birinci ve ikinci kalelerde koşucular var. Vurucu geçerli bir vuruş yapıyor. Vurulan top, yere düştükten sonra bir defans oyuncusu tarafından alınarak üçüncü kaleye fırlatılıyor. Üçüncü kaleci de, ikinci kaleden gelen koşucu kaleye dokunma fırsatı bulamadan önce kaleye dokunarak onu out yapıyor. Bu durumda, üçüncü kaleci eğer koşucuyu out yapar yapmaz topu ikinci kaleye fırlatır ve ikinci kalecide birinciden gelen koşucu yetişmeden önce kalesine dokunursa, bu koşucu da out olur. Ve gene, eğer bu kalecide topu birinci kaleye fırlatır ve birinci kaleci de, vurucu-koşucu yetişmeden önce kalesine dokunursa, vurucu-koşucu da out olur. Ancak, bir koşucunun arkasından gelen diğer bir koşucu, out olursa zorlama ortadan kalkar ve bu koşucu ancak kendisine dokunularak out yapılabilir.

Uçan Out (Fly Out): Eğer bir vurucunun yaptığı geçerli vuruş sonunda, vurmuş olduğu top yere düşmeden önce (Geçerli bölge ya da faul bölge içerisinde) havada yakalanırsa, vurucu out olur. Böyle bir durumda, kalelerinden ayrılmış olan tüm koşucular, kalelerine dönerek tekrar dokunmalıdırlar. Ancak bundan sonra, bir sonraki kaleye ilerleyebilirler. Bir koşucu, eğer böyle bir durumda kalesine geri dönerek dokunmazsa, topa sahip olan bir defans oyuncusu bu kaleye dokunduğunda out olur. Bu yüzden genellikle, havada yakalanabilecek bir vuruş yapıldığında, tüm koşucular kalelerinde beklerler ve ancak top yakalandıktan ya da yere düştükten sonra koşmaya başlarlar.

Müdahale sonucu out: Defans oyuncularına ya da topa bir koşucunun, ofans takımının herhangi bir üyesinin ya da seyircilerin müdahale ederek defans takımının oyununu engellemeleri ya da zorlaştırmaları durumunda, hakem tarafından bir ya da daha fazla koşucu out ilan edilebilir.

Ofans (Hücum) takımının sayı yapması:

Kale koşusuyla: Vurucu, atıcının attığı topa vurmaya çalışır. Eğer vurucu geçerli bir vuruş yaparsa (Geçerli vuruş kısaca; vurulan topun geçerli bölge içerisine düşmesidir.), bu andan sonraki adı “vurucu-koşucu” olur. Birinci kaleye ulaşmasının ardından, bu oyuncunun adı artık “koşucu”’dur. Bundan sonra bu oyuncunun amacı, sırasıyla birinci, ikinci, üçüncü kalelere ve en son da home base’e (Başlangıç Kalesi) dokunarak sayı yapmaktır. Bu şekilde koşusunu tamamlayan bir koşucu, takımına bir sayı kazandırır. Ancak, eğer ortada bir zorlama yoksa, koşucu bir sonraki kaleye ilerlemek zorunda değildir. İlerlemeyi düşündüğü kaleye, topun kendisinden önce ulaşacağına karar verirse ilerlemeyebilir. ÖRNEK: Mehmet, vurucu olarak vurucu kutusundaki yerini alır. Atıcı, atışını yapar. Mehmet, kısa bir geçerli vuruş yaparak “vurucu-koşucu” olur ve top birinci kaleye ulaşmadan önce birinci kaleye dokunur. Ancak, bu arada kendisinin kaleye ulaşmasının hemen ardından top da kaleye varır. Fakat, Mehmet kaleye daha önce ulaştığı için out olmaz. Mehmet, “koşucu” sıfatı kazanır. Eğer Mehmet, vurduğu topu dışsahaya (Outfield) gönderebilseydi, birinci kaleye dokunduktan sonra şu seçimi yapabilirdi: (1) Topun kendisinden önce ikinci kaleye ulaşma ihtimali olmadığına karar vererek ikinci kaleye koşmaya devam edebilir ya da, (2) Kendisi ikinci kaleye dokunmadan önce topun buraya ulaşacağını hesaplayarak birinci kalede kalmaya karar verebilir. Koşucu eğer bir kalede kalmaya karar verirse oyun durur ve bir sonraki vurucu, vurucu kutusundaki yerini alır. Ve maç böylece devam eder. Bir vurucu, yaptığı geçerli vuruş sonunda tüm kalelere sırasıyla dokunarak home base’e (Başlangıç Kalesi) ulaşarak sayı yapması durumunda buna “home run” (Başlangıç Koşusu” adı verilir. Eğer koşucunun yaptığı geçerli vuruş sonucunda top geçerli bölge üzerinde oyun alanını terk ederse, buna da “saha dışı home run” adı verilir. Bu durumda, vurucu ve kalelerdeki diğer koşucular, out olma riski taşımadan önlerindeki kalan kalelere ve en son olarak da home base’e sırasıyla dokunarak sayı yapma hakkı kazanırlar. “Saha dışı home run” durumunda, koşucular out yapılamazlar. Ancak, önlerindeki bütün kalelere mutlaka sırayla dokunmak zorundadırlar. Genel olarak, üçüncü out olmadan önce kurallara uygun olarak koşusunu tamamlayarak home base’e dokunan koşucunun yaptığı sayı geçerlidir. Yapılan sayının üçüncü out’tan önce olup olmadığına hakem karar verir.

Kale çalınmasıyla: Koşucular, atıcının atış pozisyonu almasının ardından, atış yapılmadan önce (Dolayısıyla, vuruş yapılmadan) kalelerini terk ederek bir sonraki kaleye ulaşmayı deneyebilirler. Buna “çalma” (Stealing) adı verilir.

Kale ödülleriyle: Koşucular, atıcının balk yapması, yürütmesi (Base-on-balls), defans müdahalesi gibi oyun kurallarının gerektirdiği durumlarda, gene oyun kurallarının belirlediği kadar kale ilerlemekle ödüllendirilirler.

Ölü toplar, canlı toplar: Maç sırasında oyunun durduğu anlarda, top ”ölü” durumdadır. Top ölü olduğunda koşucular koşamazlar, savunma oyuncuları out yapamazlar ya da başka herhangi bir oyun yapılamaz. Bu tür hareketler, ancak topun “canlı” olduğu durumlarda gerçekleştirilebilir.

Hakemin “OYNA” komutundan sonra top canlı ve oyundadır. Bu durum, kurallar gereği ya da hakemin “MOLA” komutu vererek oyunu beklemeye alması sonucu topun ölü top olmasına kadar devam eder. Topun canlı olduğu anda yapılmış olan herhangi bir oyun sebebiyle (balk, topun yüksek fırlatılması, müdahale, home run ya da oyun alanı dışına yapılan geçerli vuruş vs.), oyuncuların bir ya da daha fazla kale ilerlemeleri dışında, top ölü olduğu süre boyunca hiçbir oyuncu out yapılamaz, hiçbir kale koşusu yapılamaz ya da hiçbir sayı kaydedilemez. Canlı top oyunun bir bölümünde sahayı terk ederse, o sırada sürmekte olan oyun tamamlanana kadar canlı kabul edilir.

Genel olarak topun ölü olmasına yol açan sebeplerden bazıları şunlardır:

1-Vurulan topun faul bölgesine düşmesi,

2-Atıcının attığı topun vurucuya çarpması,

3-Genellikle, geçerli vurulan bir topun bir içsaha oyuncusuna dokunmadan ya da onu geçmeden önce bir koşucuya ya da hakeme çarpması,

4-Balk,

5-Oyuncuların, kasıtlı olarak birbirlerine müdahale etmeleri,

6-Topun herhangi bir yere sıkışması.

Maçın kazanılması: Dokuz devre sonunda en çok koşuyu yapmış olan takım, maçı kazanır. Beyzbol maçları, berabere bitemez. Dokuz devre sonunda eğer durum berabere ise, maç uzar. Başka sebeplerden dolayı berabere bitirilmek zorunda olan maçlar, daha sonra oynanır.