<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nedir, tanımı, anlamı,nasıl yapılır, ne demek, Genelbilge.com &#187; Bayanlar İçin</title>
	<atom:link href="http://www.genelbilge.com/category/bayanlaricin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genelbilge.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 09:27:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Evlilik İle İlgili Bilgiler</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/evlilik-ile-ilgili-bilgiler.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/evlilik-ile-ilgili-bilgiler.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 18:33:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ana]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Kimlik]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category></category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=11851</guid>
		<description><![CDATA[Evlenmenin fayda ve zararları Evlenecek kızlara tavsiyeler Açıktan günah işleyenle evlenmek Bir genç kızın mektubu Bir gencin mektubu Nasîbin çıkmaması Gerçek kimlik evlendikten sonra! Bir baba kızını evlendireceği zaman Sıkıntılı genç kız Evlenene kadar İffet ve hayânın önemi Eşini kıskanmak Çeşitli hükümler Dinimizde ırk ayrımı yoktur Hurmet-i musahere nedir? Tüp bebek Çocuğun kan grubunun ana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7007661218174820";
/* 336x280, oluşturulma 27.06.2010 */
google_ad_slot = "2581656522";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p><p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7007661218174820";
/* 336x280, oluşturulma 27.06.2010 */
google_ad_slot = "2581656522";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p><p>Evlenmenin fayda ve zararları<br />
Evlenecek kızlara tavsiyeler<br />
Açıktan günah işleyenle evlenmek<br />
Bir genç kızın mektubu<br />
Bir gencin mektubu<br />
Nasîbin çıkmaması<br />
Gerçek <a href="http://www.genelbilge.com/tag/kimlik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kimlik">kimlik</a> evlendikten sonra!<br />
Bir baba kızını evlendireceği zaman<br />
Sıkıntılı genç kız<br />
Evlenene kadar<br />
İffet ve hayânın önemi<br />
Eşini kıskanmak<br />
Çeşitli hükümler<br />
Dinimizde ırk ayrımı yoktur<br />
Hurmet-i musahere nedir?<br />
Tüp <a href="http://www.genelbilge.com/tag/bebek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bebek">bebek</a><br />
Çocuğun kan grubunun <a href="http://www.genelbilge.com/tag/ana/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ana">ana</a> babasınınkine benzemesi<br />
Gelin kaynana meselesi<br />
İstihare nasıl yapılır<br />
Müt’a nikahı haramdır<br />
Mehir nedir?<br />
Yalan söylemenin caiz olduğu yerler<br />
Lohusalık döneminde dışarı çıkılmaz mı?<br />
Doğum yapan müslüman kadının günahları affolur<span id="more-11851"></span><br />
Hıristiyan ve dinsizle, ateistle evlenmek<br />
Ulu sözü dinlemiyen uluyakalır<br />
Nikahla ilgili sorular<br />
Evlilikle ilgili çeşitli konu ve sorular</p>
<p>      Evlenmenin fayda ve zararları<br />
      Sual: Günümüzde evlilik zararlı mı? Evlilikte dikkat edilecek hususlar nelerdir?<br />
      CEVAP<br />
      Evlenmenin fayda ve mahzurları, şahıstan şahısa göre değişir. Kimisi için evlenmek dünya ve ahıret saadetine sebeptir. Kimisi için ise mahzurlu olabilir. Birisiyle nikahlanmak isteyen, birkaç defa istihare etmeli, Hak teâlâya sığınmalı, nefsin ve kötü kimselerin araya katılmasından korunmak için, yalvarmalıdır.<br />
      Evlenmenin faydalarından birkaçı şunlardır:<br />
      1- Evlilikten çocuk olabilir. Evladı salih olursa, kendisi için duâ eder. Onun sebebiyle birçok nimetlere kavuşur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Öldükten sonra sevabı kesilmiyen iyi işlerden biri de, salih evlat yetiştirmektir. Ana-babası öldükten sonra böyle evladın ettiği duâlar, ana-babasına ulaşır.) [Müslim]<br />
      Çocuk, ana-babasından önce küçükken ölür, ebeveyni de bu acıya katlanırsa, çocuk onlara şefaatçı olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
      (Çocuğa Cennete gir, denir. Öfke ile &#8220;Ana-babamı almadan girmem&#8221; der. Sonra ana-babası ile Cennete girer.) [Nesâî]<br />
      (Çocuklar <a href="http://www.genelbilge.com/tag/cennet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Cennet">Cennet</a> kapısının önünde toplanıp, hep birden bağırıp, ana- babalarını isterler. Bağırmaları, ana-babaları oraya gelinceye ve herbiri ana-babasının elini tutup Cennete girinceye kadar devam eder.) [İ.Gazali]<br />
      2- Evlenmeyen kimse, gözünü haramlardan koruyamıyabilir. Evlilik, şeytanın kötülük yapmasından uzaklaştırabilir ve dinini korumaya yardım edebilir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
      (Evlenen, dininin yarısını korumuştur. Artık diğer yarısını korumak için de Allaha karşı gelmekten sakının!) [Taberânî]<br />
      (Şükreden kalbe, zikreden dile ve ahiret hususunda size yardımcı olacak saliha bir hanıma sahip olmaya çalışın!) hadis-i şerifinde hanımın, zikir ve şükürle beraber buyurulması, saliha hanımların bir nimet olduğunu göstermektedir. Dinini korumakta yardımcıdır. [Tirmizî]<br />
      Hz. Ömer buyurdu ki: (İmandan sonra, iyi bir hanımdan daha büyük nimet yoktur.)<br />
      3- Kadınların huysuzluklarına ve onların ihtiyaçlarını temin için sabretmek, üstün ibâdetlerdendir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Günahlardan bir günah vardır ki, ailesinden çektiği sıkıntıdan başka birşey ona kefaret olmaz.) [Taberânî]<br />
      Kötü kadınlar arasına düşerek, nefsine aldanıp haram işlemekten korkan gencin, afif, temiz müslüman bir kız bulup evlenmesi farz olur. Böyle sıkışık durumda olmayan genç, ilim ve ahlâk edinmek için çalışıp kadınlara ait özel bilgileri öğrendikten sonra evlenmelidir. Çoluk çocuğuna helalden nafaka kazanmaktan aciz olanın evlenmesi doğru olmaz.<br />
      Müslüman bir gencin önce dinini iyice öğrenmiş olması gerekir. Ondan sonra sünneti yerine getirmek niyetiyle evlenebilir. Edebi, hayâsı, ahlâkı güzel olan, dinini, imanını, İslâmın şartlarını öğrenmiş, İslâmiyete uyan, sokakta dinin emrettiği şekilde giyinen bir kızla nikahlanmalıdır! İffet sahibi, dinini kayıran bir kız aramalıdır! İlla da (Malı çok, güzel bir kız olsun.) dememelidir! Mal için, güzellik için iffeti ve salahı elden kaçırmamalıdır!  Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
      (Kadın, ya malı için veya güzelliği için, yahut da dini için alınır. Siz dini olanını alınız! Malı için alan malına kavuşamaz. Yalnız güzelliği için alan, güzelliğinden mahrum kalır.) [Müslim]<br />
      Din ile güzelliğin birlikte bulunması çok iyidir. Yine hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
      (Güzelliği ve malı için bir kadınla evlenen, ikisinden de mahrum kalır. Dini için evlenene, mal ve güzellik de verilir.) [Taberânî]<br />
      Nikahtan önce kızı görmek sünnettir. (Görmeden olan evliliğin sonu, üzüntü ve pişmanlıktır) hadis-i şerifi, nikahtan önce kızı görmenin önemini bildirmektedir.<br />
      Evliliğin külfetleri çoktur. Ailenin ve çocukların mesuliyetleri vardır. Her babayiğit bu mesuliyetlerden kurtulamaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
      (İkinci asırdan sonra insanların en hayırlısı, gailesi az ve çoluk çocuğu olmayandır.) [Ebu Yala]<br />
      (Gün gelir, kişinin helakı, hanımının, ana-babasının ve çocuklarının elinden olur. Bunlar onu, fakirlikle ayıplar. Gücünün yetmediğini kendisinden isterler. Kişi bu sebeple tehlikeli işlere girer ve dini gider, helak olur.) [Beyhekî]<br />
      (Kulun dağlar gibi iyiliği, sevabı olduğu hâlde, Kıyamette aile hakkından, onların bakımından, malını nereden kazanıp nereye sarfettiğinden sorulur. Böylece bütün hasenatı borçlarına ödenir. Birşeyi kalmaz. Sonra bir melek şöyle der: İşte şu, çoluk çocuğu dünyada bütün sevablarını yiyip bitiren ve bugün rehin olarak kalan kimsedir.) [İ.Gazali]<br />
      Evliliğin külfetlerinden bazıları şunlardır:<br />
      1- Helal nafaka temininde güçlük çeken kimse, harama sapar ve kendini helake sürükler. Bekar olursa kendini geçindirmesi daha kolay olur.<br />
      Kıyamette insanın ilk hasmı aile efradıdır. Derler ki: (Ya Rabbi, bundan hakkımızı al! Biz bilmiyorduk. O bize haram yedirdi.) Çoluk çocuğun hakkı alınır. Sadece mal bakımından değil, ilim bakımından da aile efradını cahil bırakmamalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kişi, ehlini cahil bırakmaktan daha büyük günahla huzur-i ilahiye çıkamaz.) [Deylemî]<br />
      2-  Ailesiyle hoş geçinememek, kötü huylarına sabredememek felakettir. Çünkü erkek çoban gibidir, âmir gibidir, maiyetinden mesuldür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
      (Kişiye, tekeffül ettiği kimseye bakmaması günah olarak yeter.) [Nesâî]<br />
      Allahü teâlâ, kendimizi ve aile efradımızı Cehennemden korumamızı emrediyor. Hâlbuki insan kendini korumaktan aciz iken, mesuliyeti altındakileri nasıl koruyabilir? Geçimsiz, sinirli kimseler hanımlarının kötü huylarına sabredemeyeceği için evlenmemeleri daha uygun olur.<br />
      3- Çoluk çocuk kalbi meşgul edebilir. Kendisini ibâdetten alıkoyabilir. Ebu Süleyman-i Darani hazretleri buyurdu ki: (Bekarlığa dayanmak, ailenin çilesine dayanmaktan daha hayırlı, onların eziyetine katlanmak, Cehennem ateşine dayanmaktan daha hayırlıdır.)<br />
      Güzel ahlâka sahip olan, helal nafaka kazanabilen, hanımını üzmeyecek olan, evlenmesi ibâdetine mani olmayan kimsenin evlenmesinde mahzur yoktur. Helal nafaka kazanması zor ise, geçimsiz ve huysuz ise, evlenmesi hayırlı işlerine mani oluyorsa evlenmesi mahzurlu olur.</p>
<p>      Evlenecek kızlara tavsiyeler<br />
      Sual: Evlenecek kızlara tavsiyeniz nedir?<br />
      CEVAP<br />
      Erkek için de, kadın için de iyi geçinmek fedakârlık ve sabır ister. Külfetsiz nimet olmaz buyurmuşlardır.<br />
      İyi geçinmek için, sıkıntılara katlanmak ve her zaman kendini haklı görmemek gerekir. Ben haklıyım demek geçimsizliğe yol açar.<br />
      Tecrübeli müslüman annenin, asırlar önce kızına verdiği nasihat şöyle:<br />
      Doğup büyüdüğün, yıllarca yaşadığın bir yuvadan çıkarak, yabancı bir yere, gideceksin, huyunu suyunu bilmediğin bir arkadaşla yaşayacaksın. Sen ona yer ol ki, o sana gök olsun! Sen ona ev ol ki, o da evin direği olsun! Sen ona cariye ol ki, o da sana köle olsun!<br />
      Ona sıkıntı verme ki, sevgisini azaltmasın! Ondan uzak kalmaya çalışma ki seni unutmasın!<br />
      Onun burnunu, gözünü ve kulağını koruyasın ki, gözü senden başkasını görmesin, senden başkasını koklamasın, senden daima güzel şeyler işitsin!<br />
      Devamlı evde oturmaya gayret et, ev ve el işleriyle meşgul olmaya çalış!<br />
      Komşularınla iyi geçin, onlardan gelecek sıkıntılara katlan! Bilhassa komşular arasında laf getirip götürme! Dedikodudan son derece kaç! Namazlarını vakit girer girmez kıl!<br />
      Yiyecek içecek hususunda beyin ne getirirse onunla kanaat et ve şunu bunu alamıyoruz diye asla şikayette bulunma! Kocanın hakkını kendi hakkın üzerine tercih et! Kocanın akrabalarının hakkını da önde tut! İntizama ve temizliğe çok dikkat et!</p>
<p>      Sual: Yeni evlenen kızıma nasıl nasihat edeyim?<br />
      CEVAP<br />
      Aşağıdaki mektup, tecrübeli bir annenin kızına yazdığı nasihatlerdir:<br />
      Yavrum! Şimdi sana kırk yıllık evliliğimin tecrübelerine dayanarak bazı nasihatlerde bulunacağım. Bu nasihatlerime uyarsan dünyada mutlu bir ömür geçirdiğin gibi, âhırette de ebedî saâdete ulaşırsın.<br />
      1 &#8211; Kanaatkâr ol! Yâni, kocan tarafından getirilen yiyecek ve giyecek herşeyi memnuniyetle kabul et! Çünkü, kanaat, kalbi huzûra kavuşturur.<br />
      2 &#8211; Söylenenleri dâima iyi dinle ve kocanın meşrû emirlerine itaat et!<br />
      3 &#8211; Evin ve her şeyin her zaman, temiz, muntazam ve düzenli olsun!<br />
      4 &#8211; Eşinin yemek saati ile uyku saatine dikkat etmelisin! Açlık insanı huysuz eder, uykusuzluk ise, öfkelendirir.<br />
      5 &#8211; Evinin mallarını ve eşyasını iyi koru! Yaptığın işleri, iyilikleri başa kakma! İyiliğe karşı iyilik çabuk unutulur, fakat kötülüğe karşı yapılan iyilik unutulmaz.<br />
      6 &#8211; Eşinin yakınlarına güzel muâmelede bulun! Kocanın hatâlarını, yalnız iken, yumuşak bir şekilde söyle!<br />
      7 &#8211; Kocanın sırlarını hiç kimseye söyleme! Karı-koca arasındaki sırlar kabre berâberlerinde gömülmelidir.<br />
      8 &#8211; Eşinin üzüntüsünü ve neşesini paylaş! Ona her yönüyle iyi bir hayat arkadaşı ol! Yalan, yuvayı içten içe yıkan bir kurttur.<br />
      9 &#8211; Aranızdaki problemleri kendiniz hâlledin! Sakın bunları, bize ve başkasına taşıma! Kimseden medet umma!<br />
      10 &#8211; Kocandan, almakta zorlanacağı, gücünün yetmeyeceği şeyleri isteme!<br />
      11 &#8211; Kadının güzel huylusu, eşine Cennet nîmetidir. Sen kocana Cennet nîmeti ol! Azap çektirme!<br />
      Bunları yapabilmen, ancak, onun isteklerini kendi isteklerine, onun rızâsını kendi arzularına tercih etmenle mümkün olabilir. Hep kendi istek ve arzularını ön plâna çıkartırsan, bu nasihatleri tutman mümkün olmaz.</p>
<p>      Açıktan günah işleyenle evlenmek<br />
	Sual: Açıktan günah işleyenle evlenmek doğru mudur?<br />
      CEVAP<br />
	Fâsıkla, yâni açıktan günah işleyenle, namaz kılmayanla, içki içenle evlenmek doğru değildir. Hele inancı bozuk birisi ile evlenmek hiç doğru değildir. </p>
<p>	Bir genç kızın mektubu<br />
      Sual: 1976 doğumluyum. Liseyi bitirdikten sonra, dinimi öğrenmeye başladım. Tesettüre riayet ederek bir işyerinde çalışıyorum. Çevrem dinî bilgilerden çok mahrumdur. Maalesef namaz kılan hiçbir gence rastlamadım.<br />
	Benimle evlenmek isteyenlerin hiçbiri salih değil, en hafifi fâsıktır. Bu fâsıklardan biri, (Ben kesinlikle namaz kılmam. Hem dinde zorlama yok ki&#8230;) diyor. Bir başkası da, (Acelesi yok, evlenince namaz kılarım) diyor. Böyle bir kimsenin yalan söyleyip söylemediğini nereden bileyim?<br />
	Zenginlik ve tahsil aramıyorum. Sadece namaz kılması kâfidir. Bir hata yapıp kötü biriyle evlenerek, ebedî felakete düşmekten korkuyorum. Bekâr olarak ölmek de istemiyorum. Çünkü bekâr olarak ölmenin büyük günah olduğunu biliyorum.<br />
	İslâmiyeti yaşayan birisi çıkıncaya kadar evlenmemeye yemin ettim. (Evlenince namaz kılarım) diyen birisine, evet demek, yeminimde durmamak olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Buna benzer mektuplar, erkeklerden de geliyor. Erkekler de şikayetçidir. Birçok erkek, evlenecek uygun kız bulamıyor, kızlar da uygun erkek bulamıyor. Halbuki uygun olan erkek de, kız da var. O hâlde bu işte bir eksikliğin olduğu meydandadır Şimdi mektuba cevap verelim:<br />
	Namaz kılmamak çok büyük günah ise de, namaz kılmayana kâfir denmez. Fakat, İslâm âlimleri, (Ben kesinlikle namaz kılmam) diyenin kâfir olacağını, müslüman kızın, kâfirle evlenemiyeceğini bildiriyorlar. (Hadika, Birgivî)<br />
	(Evlenince namaz kılarım) veya (Evlendikten sonra kapanırım) gibi sözlere aldanmamalıdır! Halep orada ise arşın burada&#8230; (Namazı niçin evlendikten sonraya bırakıyorsun? Samimi isen şimdi kıl) demelidir!<br />
	Eğer birkaç ay, yalnız iken de namazını aksatmadan kılabilirse, mesele yok demektir. Gösteriş için hiç kimse, devamlı namaz kılamaz. Hile olarak namaz kılan, insanların olmadığı yerde kılmaz. Bunun için isteyerek namaz kılıp kılmayan kolay belli olur.<br />
	(Dinde zorlama yok) demek, kâfir olan birisi, müslüman olmaya zorlanamaz demektir. Fakat müslüman olanın belli görevleri vardır. Müslümanım diyenin namaz kılması şarttır. Çünkü namaz, İslâmın beş şartından biridir.<br />
	Namaz kılmayan birisi ile, ileride kılar ümidiyle evlenmek çok yanlıştır.<br />
	Şir’atül islâm kitabındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
	(Kızını fâsıkla evlendirenin duâsı ve ibadetleri kabul olmaz.)<br />
	(Fâsık erkekle evlenmeye razı olanın, kabrinden kalkarken, alnında, “Allahın rahmetinden ümidini kesmiş” yazısı bulunur.)<br />
	(Şefaatime kavuşmak istiyen, kızını fâsıkla evlendirmesin!)</p>
<p>      Bekârlık sultanlık mıdır?<br />
	Bu konudaki hadis-i şeriflerden biri de şöyledir:<br />
	(Kızını fâsıkla evlendiren, Allahü teâlânın emanetine hıyanet etmiş olur. Emanete hıyanet eden de Cehenneme gider. Kızını fâsıkla evlendiren, melundur) buyuruldu. (S. Ebediyye)<br />
	[Fâsık, açıktan günah işleyene denir. Mesela namaz kılmayan, tesettüre riayet etmeyen fâsıktır.]<br />
	Bekâr olarak ölmenin büyük günah olduğunu nereden duydunuz?<br />
	Bekâr olarak ölmek küçük günah bile değildir. Hattâ ahir zamanda çoluk çocuk sahibi olmamak daha iyidir.<br />
	İmam-ı Gazalî hazretleri buyuruyor ki:<br />
	Peygamber efendimiz, bir hadis-i şerifinde, (İkiyüz yılından sonra, sizin en iyiniz, hafîfülhâz olandır) buyurdu. Hafîfülhâz nedir, dediklerinde, (Hanımı ve çocuğu olmıyandır) buyurdu. (Ebu Ya’lâ)<br />
	Bişr-i Hafî, Bayezid-i Bistamî, Ebül-Hüseyn Nuri [ve Rabia-i Adviyye] gibi büyük âlimler bekâr idi. Hicretin ikiyüz yılından sonra gelenler arasında, bunların ve bunlar gibi olanların şeref ve üstünlüklerini, bu hadis-i şerif bildirmektedir. (İhyâ)<br />
İmam-i Gazalî hazretlerinin bu bildirdiklerine uyup, salih biri çıkmadıkça evlenmemelidir.<br />
	Bekâr olarak ölmekten de korkmamalıdır! Rabia-i Adviyye hazretlerine, Hasan-i Basrî hazretleri gibi evliyâ zatlar, evlenme teklifinde bulunduğu hâlde, bu hanım evliyâ evlenmemiş, bâkire olarak ölmeyi tercih etmiştir.<br />
	Kötü birisiyle evlenirseniz yemininizi bozmuş olursunuz.</p>
<p>      Bir gencin mektubu<br />
      Sual: Biz fakir gençlerin müşterek derdi, evlenip bir yuva kuramamaktır. Tahsille birlikte para, hemen her kapıyı açıyor. Bunlar yoksa, ister ağzınızla kuş tutun, ister salih olun faydası yok. Çoğu, (Hem salih olsun, hem de zengin ve tahsilli olsun) diyor. Üçünün bir arada bulunması her zaman mümkün müdür? Salih olduktan sonra diğerlerinin üstünde durmalarının sebebini anlayamadık.<br />
	Tavsiye üzerine beş-on kişiye gittik. Dağıtıcı olduğumuzu duyanlar, bize iltifat etmediler. Birisi, (Kardeşim, namaz kıl yeter. Başka şey istemiyoruz) dedi. Tamam dedim, işte bu oldu. Kızın babası, (Madem bir yuva kuracaksın, yuvan sağlam olmalı. Evine şunları al, nişanı yapalım) diyerek bir liste uzattı. Bulaşık makinesi ve temizlik robotundan tutun da, mobilyaya kadar, ancak zenginlerin evinde bulunan bütün ev eşyalarını yazmış. Hepsinin değeri birkaç milyarı aşıyor.<br />
	Listeyi veren zata gidip, (Vallahi ben banka soyamam) dedim. Bana, tuhaf tuhaf bakarak, (Ne bankası, niçin soyacaksın) dedi. (Verdiğiniz listedeki eşyaları alabilmem için zengin olamadığıma göre, başka çıkar yol yok) dedim. Son cevabı şu oldu: (Evlenecek genç, bu eşyaları hazırlamış olması gerekirdi. Ben evladımı sokakta bulmadım. Benim kızım bunlar olmadan iş yapamaz. Mesela eli ekzamalı, suya dokunamaz. Onun için bulaşık ve çamaşır makinası şarttır.)<br />
	(Hani namaz kılmam yeterliydi, madem kızına bunlar şartsa, kendiniz alın) diyemeden ayrıldım.<br />
	Başkalarına da gittim. Onlar daha baştan, (Evin var mı, şunları alabilecek misin) diye soruyorlar. Benden hayır cevabını alınca, onlar da hayır diyorlar.<br />
	Bir de çok fakir bir ailenin kızına talip oldum. Babası, (Biliyorsun, biz fakiriz. Bütün düğün masraflarını sen yapacaksın. Evine de hiç değilse, şu eşyaları alacaksın) dedi. (Gücüm yettikçe alsam olmaz mi) dedim. (Öteki kızımı senin gibi birisine verdim. Kuru evde, kızcağız perişan oldu. Bunu da aynı duruma düşürmek istemiyorum) dedi.<br />
	Hiç bir problem çıkarmayan fakir birisine gittim. O da, (Kızımı yalnız oturtacaksın, yanına anneni istemeyiz) dedi.<br />
	Fakir ve orta hâlli bu ailelerden sonra, bakalım bir de zengine gideyim dedim.<br />
İki arkadaş gönderdim. Onlar geliş sebeplerini anlatınca, beni tanıyan zengin şahıs, (Siz müslüman gençlersiniz. Dinimizde küfüv diye bir şart vardır. Küfüv, erkeğin soyda, malda ve şerefte kadına uygun olması demektir. Arkadaşınızı tanırım, tahsilsiz, çulsuzun biridir. Biz zengin, şanlı, şerefli meşhur bir aileyiz. Falanca beyin kızı bir dağıtıcı ile evlenmiş derse, biz elin içine nasıl çıkarız? İyisi mi, siz hiç buraya gelmiş, bize bir şey söylemiş olmayın) diyerek, arkadaşları yolcu ediyor.<br />
	Diğer fakir arkadaşlarımız da buna benzer olaylarla karşılaştı. Kimine kısa boylu dediler, kimine çirkin dediler. Kimine de çok iri dediler. Kimini de içgüveyi olarak istediler. Fakat para ve tahsil olsaydı, belki bunlara hiç bakmazlardı.<br />
      Efendim, durumlar böyledir. Bu gidişle evde kalacağım&#8230;Bir kızın küfvü [dengi] ne demektir? Ana babamız günahkar diye mi başımıza bunlar geliyor? Asalet nedir?<br />
	CEVAP<br />
      Bahsettiğiniz olaylar, hemen her yerde, her zaman böyledir. Asırlardan beri, (Şimdi rağbet güzel ile zengine) demişlerdir. Bunu yıkmak çok zordur. Bunu ancak, gerçekten dinine bağlı olanlar yıkabilir. Bunlar hiç yok değildir. Bize rastlamamışsa da mutlaka vardır. (Onlar zengindir, bize kız vermez) diye suizan etmek de doğru olmaz. Uygun görülen kapıları çalmalı, bir açan bulunur inşaallah.<br />
	Allahü teâlâya duâ edip hayırlısını istemelidir! Rabbimizin bir adı mücîb’dir. Yani kendisine çevrilen elleri boş çevirmez, boş çevirmekten hayâ eder. Yeter ki şartlarına uygun duâ edilsin!<br />
	Eskiden Ankara’da zengin, itibarlı bir zat varmış. Evlenen herkes, ona danışırlarmış. (Beyim, falancanın oğlu kızımızı istedi. Verelim mi) derlermiş. Eğer kendileri uygun görürlerse, bu zat da, (Haydi hayırlı olsun) dermiş. Eğer bu evliliğe rızaları yoksa, (Emriniz başımızın üzerine. Fakat bir de kıza, dayısına, amcasına sorsak) derlermiş. Sorup gelenler şöyle dermiş: (Efendim, emriniz başımızın üzerine, ben razıyım. Fakat kız, (Beni evlendirmeye kalkarsanız, intihar ederim) diyor. Amcası ile dayısı, (Ona kız vermeyiz, evlendirilirse, kan gövdeyi götürür) diyorlar. Yine biz sizin emrinize göre hareket ederiz. İtibarlı zat da, ister istemez, (İşin içinde kan varsa, elbette olmaz. Bu işler iki tarafın rızası ile olur) dermiş. O itibarlı zat, (Herkes bize kendi isteklerini onaylatmak için geliyor. Hiç kimse bizim tavsiyemize uymuyor) diye yakınırmış.<br />
      Asaletin Önemi<br />
      Asâlet, diğer hasletlerle birlikte olursa kıymetlidir. Herkes Âdem aleyhisselâmdan gelmiştir. Her iyi kimsenin çocukları iyi olur, her kötünün çocukları da kötü olur diye bir kaide yoktur. Hz. Âdem’in ve Hz. Nuh’un oğlunun biri kâfir olmuştur. Nuh aleyhisselâm ile Lut aleyhisselâmın hanımı kâfir idi. Ebû Cehil kâfirinin oğlu ise, insanların en üstünlerinden, yanî sahâbî idi. Peygamber efendimizin öz amcası Ebû Lehep kâfir idi. Ana-babanızın günahkâr olmasından dolayı, sizlerin de iyi bir insan olamayacağı anlamını çıkarmanız çok yanlıştır. Allahü teâlâ, kötüden iyi, iyiden kötü yaratır. Kur’ân-ı kerîmde, birkaç yerde, (Ölüden diri, diriden ölü çıkarır) buyuruyor. (A.İmrân 27)<br />
	İslâm âlimleri bu âyet-i kerîmeyi açıklarken, (Kâfirden müslüman, müslümandan kâfir yaratır) buyurmuşlardır. Bunun için, soyunuzdaki kimselerin kötü olması, sizlerin de kötü olacağını aslâ göstermez. Hepimiz Âdem aleyhisselâmdan geldik. Dînimizde ırk üstünlüğü yoktur. Allah indinde üstünlük ancak takvâ iledir. (Allah indinde en üstününüz, O’ndan en çok korkanınızdır) buyuruluyor. (Hucurât 13)<br />
	Güzel huy bir asâlettir<br />
	Muteber olmayan bir kitapta diyor ki: (Asâlet olmayınca, verilen terbiyenin fazla tesîri olmaz. Bakırı ne kadar silip parlatsanız, üç gün sonra gene kararmaya başlar. Sun’î parlaklık kısa bir zaman devam edebilir. Altın hiçbir zaman pas tutmaz. Silmezseniz bile parlaklığını yine muhafaza eder. Şu hâdise, asâletin ne kadar önemli olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.)<br />
	Kitap muteber olmadığı gibi, bu fikir de, Kur’ân-ı kerîme ve hadîs-i şerîflere aykırıdır.<br />
	Bir kimse, asîl bir âileye mensup olmasa da, güzel huylu ise, dindar ise, onun için güzel huyu ve dindarlığı asâletten çok kıymetlidir.<br />
	Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:<br />
	(Güzel huy gibi asâlet olmaz.) [İ.Mâce]<br />
	(Kadın, malı, güzelliği, asâleti ve dindarlığı için nikâh edilir. Sen dindar olanı seç ki, maddî ve manevî nimete kavuşasın!) [Buhârî]<br />
	Nasîhat ile asâletsiz insan da terbiye edilebilir. Onun için Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki:<br />
	(Nasîhat et, nasîhat mü’minlere elbette fayda verir.) [Zâriyât 55]<br />
	Asâletsiz olanı da terbiye etmek mümkün olmasaydı, Peygamber efendimiz,(Ahlâkınızı güzelleştirin) buyurur muydu? (İbni Lâl)<br />
	Hazret-i Lokman’a sordular:<br />
	- Edeb, asâlet, mal ve ilimden hangisi daha üstündür?<br />
	- Edeb asâletten, ilim maldan hayırlıdır. Oğlu, Hz. Lokman’a sorar:<br />
	- En iyi haslet nedir?<br />
	- Dindar olmaktır.<br />
	- Peki babacığım, bu haslet iki olursa?<br />
	- Dindarlık ve mal sâhibi olmak.<br />
	- Üç olursa?<br />
	- Dindarlık, mal ve hayâ.<br />
	- Dört olursa?<br />
	- Dindarlık, mal, hayâ ve güzel ahlâk.<br />
	- Beş olursa?<br />
	- Dindarlık, mal, hayâ, güzel ahlâk ve cömertliktir.<br />
	- Altı olursa?<br />
	- Oğlum, bu beş haslet kimde olursa, o kimse takvâ ehli, temiz bir kimsedir, Allahü teâlânın dostudur, şeytandan uzaktır.<br />
	En şerefli kimseler<br />
	Kur’ân-ı kerîmde ise meâlen buyuruluyor ki:<br />
	(Allah indinde en şerefliniz, takvâ ehli olanınızdır.) [Hucurât 13]<br />
[Takvâ ehli olmak, Allahtan korkup dînin emirlerine uymak ve yasak ettiklerinden kaçmak demektir.]<br />
	Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki:<br />
	(Bir kızın küfvünü [dengini] bulunca, hemen evlendiriniz!) [Tirmizî]<br />
	Görülüyor ki, kadını, kızı küfvüne, yanî dengine vermek lâzımdır. Küfv, erkeğin soyda, malda, din işlerinde ve şerefte kadına uygun olması demektir. Küfv demek, zengin olmak, maaşı çok olmak demek değildir. Küfv olmak, erkeğin sâlih müslüman olması, namaz kılması, içki içmemesi, yanî İslâmiyete uyması ve nafaka kazanacak kadar iş sâhibi olması demektir. Erkeğin, yalnız zengin olmasını, apartman sâhibi olmasını isteyenler, kızlarını felâkete sürüklemiş, Cehenneme atmış olurlar. Kızın da namaz kılması, başı, kolu açık sokağa çıkmaması lâzımdır.</p>
<p>      Nasîbin çıkmaması<br />
	Sual: Hiçbir ahlâkî ve bedenî bir kusûrum olmadığı hâlde, yaşım otuzu geçmesine rağmen evlenemeyen bir kızım. Çevremdekiler, (evde kaldı) diye dedikodu ediyorlar. Bunda benim suçum olmadığı hâlde, bu da kaderden midir?<br />
	CEVAP<br />
      Cebriyye denilen bid’at fırkası, kaderi suçlar. Mu’tezile fırkası da, kaderin rolünü inkâr eder. Her şey takdîr iledir. Kaderin, iyisi, kötüsü, tatlısı, acısı, hep Allahü teâlâdandır. Kader, Allahü teâlânın, olacak şeyleri ezelde bilmesidir. Kazâ, kaderde bulunan şeyleri, zamanı gelince yaratmasıdır.<br />
      Evlenmek, nasîbi çıkmak veya çıkmamak da takdîre bağlıdır. Allahü teâlâ, takdîrine göre sebepler yaratmaktadır. Meselâ bir kız duâ eder, (Yâ Rabbî, evlenmek hakkımda hayırlı ise, evlenmeyi bana nasîb eyle) der. Duâsı kabûl olursa evlenir. Evlenmek için tedbîr almak ve sebeplere yapışmak lâzımdır. Meselâ kötü birisi ile evlenip de suçu kadere yüklemek doğru değildir.</p>
<p>      Gerçek kimlik evlendikten sonra!<br />
      Sual: Bir gençle gizli konuşuyoruz. Dini bilmiyor, namaz kılmıyor, fakat ben onu düzeltirim. Çünkü evlenince hepsini yaparım diyor. Annemin vasıtasıyla öğrendim, salih biri değil diye babam bu işe razı değildir. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?<br />
      CEVAP<br />
      Flört döneminde, gençler açık vermemeye çalışır. Nâzik, uysal görünür. Evlendikten sonra, gerçek kimliği ortaya çıkar. (Dîni bilmiyor, namaz kılmıyor, fakat ben onu düzeltirim) diyorsunuz. Evlenince kimin kimi düzelteceği o zaman belli olur. Mâdem yaşınız küçük, önce ona din kitapları verin. Okusun, dînini öğrensin! Namaz kılmaya da başlasın. (Evlenince hepsini yaparım) demesine itibâr edilmez. Babanızın dediği gibi, şu anda onunla evlenmek uygun değildir. Dînimizde böyle kimseye fâsık denir. Kızı dengine vermek lâzımdır. Dengi demek, zengin olmak, maaşı çok olmak demek değildir. Dengi olmak, erkeğin sâlih müslüman olması, Ehl-i sünnet itikâdında olması, namaz kılması, içki içmemesi, yanî İslâmiyete uyması ve nafaka kazanacak kadar iş sâhibi olması demektir. Bu vasıftaki bir erkekle evlenmeyen kız,  kendini felâkete sürüklemiş, Cehenneme atmış olur.<br />
	Şir’a’daki hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:<br />
	(Kızını fâsık bir erkekle evlendirene, her gün bin la’net iner, onun ameli ve duâsı kabûl edilmez.)<br />
      (Şefâ’atime kavuşmak isteyen, kızını fâsıka vermesin!)<br />
      Fâsık, dinsiz demek değildir. Açıktan günah işleyen kimse demektir. Fâsıkla evlenmek bile uygun değilken, dinsiz ile evlenmek asla caiz olmaz.<br />
	Anne ve babalar, kızlarını fâsıkların, kötü kimselerin bulunduğu yere göndermemeliler. Onlar orada, uygunsuz, hatta dinsiz insanlar ile tanışabilirler. Böyle yapıp, başlarına felaket gelince, (Şimdi suç bizde mi) diyen anne babalara, elbette suça sebep sizsiniz diyoruz.<br />
	 İslâm dinine göre müslüman olmadan evlenilmez. (Evlenince müslüman olurum) veya (Evlenince namaz kılarım) gibi sözlere itibar edilmez. </p>
<p>      Bir baba kızını evlendireceği zaman<br />
      Sual: Müslüman bir baba kızını evlendireceği zaman nelere dikkat etmeli?<br />
      CEVAP<br />
      Kızı dengine vermek gerekir. Dengi demek, zengin olmak, maaşı çok olmak demek değildir. Dengi olmak, erkeğin salih müslüman olması, Ehl-i sünnet itikadında olması, namaz kılması, içki içmemesi, yani islâmiyete uyması ve nafaka kazanacak kadar iş sahibi olması demektir. Kızını bu vasıfta olana vermiyen, evladını felakete sürüklemiş, Cehenneme atmış olur.<br />
      Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
      (Kızını fâsık bir erkekle evlendirene, her gün bin lânet iner, onun ameli ve duâsı kabul edilmez, farz ve nafilesi makbul değildir.) [Şira şerhi] [Fâsık, açıktan günah işliyen demektir. Mesela namaz kılmıyan, tesettüre riayet etmiyen fâsıktır.]<br />
      (Kızını veya aile fertlerinden birini içki içene veren, onu ateşe atmış olur.) [Deylemî]<br />
      (Fâsık erkekle evlenmeye razı olan kadının, kabrinden kalkarken alnında, &#8220;Allahın rahmetinden ümidini kesmiş&#8221; yazısı bulunur. Ancak şefaatimi istiyen hariç.) [M.Cinan]<br />
      (Kızını evlendirmek, onu elden çıkarmak demektir. O hâlde kızınızı evlendirirken nereye verdiğinize dikkat ediniz!) [Beyhekî]<br />
      (Kızını fâsıka veren, Allahü teâlânın emanetine hıyanet etmiş olur. Emanete hıyanet edenin gideceği yer, Cehennemdir.) [S. Ebediyye]<br />
      (Kızını fâsıka veren kimse, melundur.) [S. Ebediyye]<br />
      (Şefaatime kavuşmak isteyen kızını fâsıka vermesin!) [Şira]</p>
<p>      Sıkıntılı genç kız<br />
	Sual: Radyodaki spikere, tv’deki sunucuya gönlü düşen ne yapmalıdır? Böyle birisine gönlüm düştü. Ondan başkasını gözüm görmüyor. Bunun doğru olmadığını da biliyorum, bu sıkıntıdan kurtulmak için ne yapayım? Ne derseniz yapacağım.<br />
      CEVAP<br />
      Birisine gönlünü kaptıran genç, kendisine verilecek nasîhatı, deli saçması kabûl eder. Onun için Peygamber efendimiz, (Sevgi insanı sağır ve kör eder) buyurmuştur. Sağıra ne anlatsanız duymaz, köre de ne gösterseniz görmez. Adresiniz olsaydı, özel birkaç tavsiyemiz olurdu.<br />
	Radyodaki spikere, tv’deki sunucuya gönlü düşen ne yapmalıdır? Tabîr câizse, feleğin çemberinden geçmiş, acı tecrübeler kazanmış, his değil, aklı ile karar veren müslüman yaşlı kimselerin nasîhatlerine kulak vermek gerekir. (Bu sıkıntıdan kurtulmak için ne derseniz yapacağım) diyorsunuz. Onu hatırlatacak şeylerden uzak durmalı, onun kanalını hiç açmamalıdır. Gözden uzak olunca, gönülden de uzak olur. Tecrübeler gösteriyor ki, bu cins ateşler, zamanla külleniyor. (Ondan başkasını gözüm görmüyor) deseniz de, daha başkalarını göreceğiniz günler gelir. Onlar için de aynı şeyleri söylersiniz. Ana-babanızla ve kardeşlerinizle iyi geçinmeye çalışın! Kendinize faydalı bir meşgale bulun! Bir işi olan kimse, başka işleri unutabilir. Bu yaşta, genelde çok kimse, sizin gibi olur. Çok gençsiniz, birkaç sene sonra bu hâlinize gülecek ve belki de bize hak vereceksiniz.</p>
<p>      Evlenene kadar<br />
	Sual: Herhangi bir sebeple evlenemeyen genç, günah işlememek için ne yapmalı? Evlenirken kızda hangi özellik aranır? Ahireti kazanmak için zenginlik şart mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Evlenene kadar sık sık oruç tutmanız iyi olur. Çünkü Peygamber efendimiz, (Evlenmeye gücü yeten evlensin! Evlenmek gözü haramdan korur. Herhangi bir sebeple evlenemiyen oruç tutsun! Çünkü oruç şehveti kırar) buyurmuştur. (Diyâ)<br />
	Evlenirken sâliha olanını aramalıdır! Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:<br />
      (Sâliha bir kadına kavuşan, dînin yarısını korumuş olur. Geri kalan yarısında da Allahtan korksun!) [Taberânî]<br />
	Âhıreti kazanmak için zenginlik mutlaka şart değildir. Bir kimse, namaz ve oruçtan başka ibâdet edemediğini, parası olmadığı için zekât, sadaka veremediğini ve hacca gidemediğini, hayır hasenât yapamadığını, hâlinin, ne olacağını arz edince, Peygamber efendimiz, (Eğer kalbini riyâ ve hasetten, dilini gıybet ve yalandan, gözünü nâmahremden ve halka hakâretle bakmaktan korursan, Cennette benimle olursun) buyurmuştur.</p>
<p>      İffet ve hayânın önemi<br />
	Sual: İffet ve hayanın önemi nedir?<br />
      CEVAP<br />
      Allahü teâlâ, insan neslinin devamı için, erkek ve kadını birbirine karşı câzip kılmıştır. Aynı zamanda, bu kuvvetli duygu karşısında, insanları, dünyada çetin bir imtihâna tâbi’ tutmuştur. Dünyadaki kısa ömrümüz içinde, en zor imtihân iffet imtihânıdır. Bu imtihânda kazanan bir insan, dünya ve âhıretin kahramânıdır. 	İnsanların kusûrsuz olması veya insanın düşüklüğü, daha ziyâde iffet işinde belli olur. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmin birçok yerinde, iffetini muhâfaza edenlere, büyük mükâfâtlar vaad etmiş, iffetini muhâfaza etmeyenlere de, Cehennem azâbını göstermiş, iffetsizleri, bir insânı öldüren bir câni ile bir tutmuştur. Mü’minlerin vasfını anlatırken de buyuruyor ki: (Mü’minler, namazlarını hûşû içinde kılar, boş, lüzûmsuz şeylerden yüz çevirir, zekâtlarını verir, iffetlerini korur, emânet ve ahidlerine riâyet eder.) [Mü’minûn 1-8]<br />
	İffetli kimse, hayâ sâhibidir, yanî günâh işlemeye utanır. Hayâ sâhibi olmanın önemi büyüktür. Bu husûstaki birkaç hadîs-i şerîf:<br />
      (Hayâ îmândandır.) [Buhârî]<br />
	(Hayâsı olmıyanın îmânı da olmaz. Îmânsız da Cennete giremez.) [Deylemî]<br />
	(Hayâ azlığı küfürdendir.) [Hâkim]<br />
	(Hayâ, iffet, dile sahip olmak ve akıl îmândan; cimrilik, müstehcenlik, çirkin söz ve hayâsızlık nifâktandır.) [Beyhekî]<br />
	İffet, yanî nâmûs ne kadar önemli ise, nâmûssuzluk da o kadar kötüdür. Nâmûsun önemi hakkındaki hadîs-i şerîflerin birkaçı şöyledir:<br />
      (İyi bilin ki, nâmûsunu koruyana Cennet vardır.) [Hâkim]<br />
	(Zinâdan korunan müslüman Cennete girer.) [Beyhekî]<br />
	(Kötülükten korunmak için, nikâhlı yaşayın ve iffetli olun!) [İbni Asâkir]<br />
	(Başkasının karısını kızını ayartan bizden değildir.) [Hâkim, İ.Ahmed]<br />
	(Bir kadın, beş vakit namazını kılar, nâmûsunu korur, kocası ile iyi geçinirse, dilediği kapıdan Cennete girer.) [İ. Hibbân]<br />
	(Şu altı şeyi yapanın Cennete girmesine kefilim: Doğru konuşan, verdiği sözü yerine getiren, emânete riâyet eden, nâmûsunu koruyan, gözlerini harâmdan sakınan, ellerini kötülükten çeken.) [İ.Ahmed]<br />
	(Hayâ on kısımdır. Dokuzu kadında, biri erkektedir) hadîs-i şerîfinde de bildirildiği gibi, kadınların hayâsı erkeklerden çoktur. Öyle olmasaydı, çok çirkin işler meydana çıkardı. Din düşmanları bunu bildikleri için, daha çocukken kadınlardan hayâyı kaldırmaya çalışıyorlar. Hayâsız bir toplum meydana getirmeye çalışıyorlar. Müslüman kadını hayâlı olmaya devam etmelidir. Hadîs-i şerîfte, (Hayâ güzeldir, fakat kadında daha güzeldir) buyuruldu. (Deylemî)<br />
	İnsan günâhlarının çoğu, iffet konusu içindedir. İffet, bir genç kızın veya kadının, değeri para ile ölçülemeyen bir mücevheridir. Bu mücevheri ele geçirmek için, Allahü teâlâdan korkmayan her erkek, bütün şeytânlığını kullanır. Ele geçirdikten sonra, maksadına erişmiştir. Artık o, mücevherlikten çıkmış, âdî bir taş olmuştur. Sokağa atılıverir. Bu alış-verişte, erkek, bir nâmûs hırsızıdır. Kadın ise, mücevherini çaldırmış, bir zavallıdır.<br />
	İffetsiz insan, Allahü teâlânın indinde günâhkâr olduğu gibi, insan topluluğu içinde de, günâhkâr ve şerefsizdir. Bir fâhişenin toplumdaki haysiyet ve i’tibârı ile bir köpeğin i’tibârı arasında hiçbir fark yok gibidir. Erkeklik ve dişilik duyguları, insanlarda da, hayvanda da vardır. Hayvanlarda utanma hissi olmadığı için, onlar, bu duygularını gizlemez. İnsan ise, şeref ve haysiyet duygularına sâhip olduğu için, erkeklik ve dişilik hislerine karşı meşrû’ yol arar.<br />
	Bir insanın ve bir âilenin şerefi ve itibârı, bu duygu karşısındaki tutumu ile ölçülür. Zengin ve çok güzel bir kadın, eğer iffetsiz ise, şerefi yoktur, itibârı kırıktır. Fakîr ve afîf bir kadın ise, her yerde, her zaman itibârlıdır, hürmete lâyıktır. Bunlar, normal ve temiz bir toplumun iffet ölçüleridir. İffet kâidelerini ayaklar altına almış azgın bir hayvan sürüsü gibi, yalnız hayvânî hisleri peşinde koşan insan topluluğu, bu sözlerle alay eder. Onlara sözümüz yoktur. Dünyadaki pek çok rezâletler, cinâyetler, iffetsizlik yüzünden meydâna gelmektedir.<br />
	İnsanların pek çoğu, iffetsizliğin fenâlıklarını bildikleri hâlde, kendilerini bu fenâ yollara sapmaktan alıkoyamaz. Bu kuvvetli duygu karşısında, onları selâmet yoluna çıkaracak çâre, terbiye ve ahlâk meselesidir. Din, ahlâk demektir.<br />
      Hakîkaten Allahü teâlâdan korkan bir insan iffetsiz olamaz. O hâlde, çocuklarımıza Allah korkusunu öğretmeye çalışmak, bizim için en başta gelen vazîfedir. Allahtan korkmak için, Allahü teâlâyı iyi bilmek lâzımdır. Allahü teâlâyı bilmek için, O’nun büyüklüğünü ve sıfatlarını öğrenmek mecbûriyetindeyiz. Durup dururken, Allah korkusu meydâna gelmez. Allahtan korkmak da, bir bilgi, bir çalışma ve bir gayret işidir.</p>
<p>      Eşini kıskanmak<br />
	Sual: Karı-kocadan birinin eşini kıskanmasında bir sakınca var mıdır?<br />
	CEVAP<br />
      Sosyetik çevrelerde kıskanmayı ayıp gibi, çağ dışı gibi göstermeye çalışıyorlar. Gayûr olmak, yanî nâmûsunu korumak için, meşrû hudutlar içinde kıskançlık göstermek dînimizin emridir.<br />
      Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:<br />
      (Mü’min gayûr olur. Allahü teâlâ ise daha gayûrdur.) [Müslim]<br />
	(Allahtan daha gayûru yoktur ve bunun için fuhşu yasaklamıştır.) [Buhârî]<br />
	(Nâmûs gayreti îmândan, kadın-erkek bir arada eğlenmek de nifâktandır.) [Deylemî]<br />
      Nâmûsunu kıskanmayana deyyûs denir. Deyyûslar için hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:<br />
      (Allahü teâlâ, Cenneti yaratınca, “Cimri, sana giremez, deyyûs senin kokunu bile duyamaz” buyurdu.) [Deylemî]<br />
	(İçki içene, ana-babasına âsi olan kimseye ve deyyûsa, Cennete girmek harâmdır.) [İ.Ahmed]<br />
	Bu büyük günâhları işleyen kimsenin zerre kadar da olsa îmânı varsa, günâhlarının cezâsını çektikten sonra Cennete gider. Fakat günâhlar insanı küfre sürüklediği için, bu günâhlara devam etmek büyük felâkete yol açar. Zararın neresinden dönülürse kârdır. Bir an önce tövbe edip günâhlardan sıyrılmalıdır. Tövbe eden, hiç günâh işlememiş gibi olur. Kadının, kumasını da kıskanması normaldir. Fakat kıskançlığını açığa vurarak meşrû sınırı aşmamalıdır. (Allahü teâlâ, kıskançlığı kadınlara ve cihâdı erkeklere yükledi. Hangi kadın, bu emre îmân ederek sabrederse, şehîd olan mücâhid kadar sevâb kazanır) hadîs-i şerîfinde de, kadınların sabır göstermelerine işâret buyurulmaktadır. Kadın, hem kıskanacak, hem de buna katlanacaktır. İşte bu büyük fedâkârlık, erkeklerin cihâdı gibi tutulmuştur.</p>
<p>      Çeşitli hükümler<br />
      Soru: Evlilikle ilgili meselelerde diğer hak mezheplerimizdeki hükümler hakkında da bilgi verir misiniz?<br />
      CEVAP<br />
      İki kişinin yanında bir erkek, bir kıza, (Bu benim hanımım) dese, kız da bunu tasdik etse, üç mezhepte nikah sahih olur, Mâlikî’de sahih olmaz.<br />
      Baba evlenmek isteyince, Hanefî’de ve Mâlikî ’de, oğlu babasını evlendirmeye mecbûr değil ise de iyi olur. Şâfiî ve Hanbelî’de, mecburdur.<br />
      Üç mezhepte şâhitsiz nikâh sahih olmaz ve gizli tutulmaları câiz olur. Mâlikî’de, şahitsiz nikah sahih olur ise de, tanıdıklara duyurmak lâzımdır.<br />
      Şâfiî’de ve Hanbelî’de iki şâhidin âdil erkek olmaları lâzımdır. Hanefî’de bir erkekle iki kadın fâsıkın şâhitlikleri ile sahih olur. Üç mezhepte, Müslüman erkekle zimminin nikâhında iki şâhidin Müslüman olmaları lâzımdır. Hanefî ’de, ikisi de zimmi olabilir.<br />
      Şâfiî’de ve Hanbelî’de, tezvîc veya nikâh kelimelerini söylemek şarttır. Hanefî’de temlîki bildiren her kelimeyi söylemekle sahih olur. Mâlikî’de, Hanefî gibi ise de, mehri de söylemek lâzımdır.<br />
      Hanbelî’de kadın ve velîleri razı olunca, küfvün gayrısı ile evlenemez. Diğer üç mezhepte evlenebilir. [Küfüv, erkeğin kadına denk olması demektir.]<br />
      Şâfiî ’de, küfüv, nesepte, sanatta, dinde, ayıpsız olmakta ve hürriyette şarttır. Mâlikî’de küfv yalnız dinde olur. Hanefî’de dinde, nesepte ve malda olur. Hanbelî’de dinde ve sanatta olur.<br />
      Zina eden kadınla evlenmek üç mezhepte caiz, Hanbelî’de, tövbe etmeden önce nikahı haramdır.<br />
      Cin ile evlenmek, Şâfiî’de caiz, Hanefî’de caiz değildir. Cinlerin çoğalması gaz [hava] iledir. Bundan dolayı, cin ile evlenmek, hakiki evlenmek değildir.<br />
      Boşamayı mülke bağlamak, Hanefî ve Mâlikî de câiz. Şâfiî ve Hanbelî’de câiz değildir.<br />
      Hanbelî’de, bir kavilde her yaşta süt emen, süt kardeş olur. Şâfiî’de, iki yaşından yukarı iken emen, süt kardeş olmaz. İmam-ı azama göre, 30 aydan, Malikî’ye göre 26 aydan sonra emen süt çocuğu olmaz.<br />
      Hanefî ve Mâlikî’de bir defa, bir yudum emmekle süt kardeş olur. Şâfiî’de ve Hanbelî’de ise ayrı ayrı 5 kere doya doya emmesi gerekir.</p>
<p>      Dinimizde ırk ayrımı yoktur<br />
            Sual: Tesettüre riayet eden, namazlarını kılan müslüman bir çingene kızıyım. Müslüman bir Türkle evleneceğim. Fakat babam, ırk ayrımı yapıyor, (ileride sorun çıkar diyor). Dinimizde ırk ayrımı var mıdır?<br />
           CEVAP<br />
      Dinimizde ırk ayrımı yoktur. İkiniz de İslamiyetin emirlerine uyduğunuza göre, hiç bir sorun çıkmaz. Evlenmeniz çok iyi olur. </p>
<p>      Sual: 1-Çingenelerle evlenilmesi ve onlarla aile kuran kişiye Allah lanet ettiği söyleniyor..<br />
      CEVAP<br />
      Öyle bir şey yok. En azılı kafir dahi tövbe edince müslüman olur. Makbul bir kul olur.<br />
      2-Aynı zamanda bu insanlar ömürleri boyunca hiç yıkanmaz ve de sürekli cünüp olarak dolaştıkları hakkında duyumlar aldım.<br />
      CEVAP<br />
      Günümüzde Türkler arasında da öyle cünüp gezenler var. Çingenelerin müslüman olanları öyle değildir.<br />
      3-Bu insanlar sürekli göçebe hayatı yaşıyorlar, onların kalplerinde hiç mi vatan yer yurt sevgisi yok? Hocam bu ve bunun gibi çok değişik, doğruluğu hakkında hiç bir şey bilmediğim şeyler söyleniyor. Fakat bana anlatılan bu olaylarda Allahın bu insanlara lanet etmesi olayı çok dikkatimi çekti ve biraz da yalancılık hissine kapıldım.Çünkü bu insanlarda Allahın yarattığı kullarından ve aynı zamanda Allah bütün kullarına kıyamet kopuncaya denk mağfiret kapılarını açık tutacağını bildiriyor&#8230;<br />
      CEVAP<br />
      Hepsi Allahın kullarıdır. Kâfirler cezalarını çekecektir.</p>
<p>      Sual: Benim sorum Çerkezler ile ilgili olacak. <a href="http://www.genelbilge.com/tag/gnl/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Genel">Genel</a> olarak dini inanışları nasıldır? Hanefi mezhebine mi mensuplar? Bizlerle uyuşmayan bir yönleri var mıdır (din konusunda)? Kızları konusunda da bildikleriniz var mı? <a href="http://www.genelbilge.com/tag/gnl/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Genel">Genel</a> bilgi verirseniz sevinirim.<br />
      CEVAP<br />
      Çerkez kızı ile mi evlenmek istiyorsunuz?<br />
      Tanıdığım çok çerkez vardır. Çerkezler müslüman, hanefi mezhebinde kimselerdir. Türklerin arasında dinsiz kimseler oluğu gibi onların arasında da kötü kimseler çıkabilir. Dinde ırk üstünlüğü yoktur. Hangi ırktan olursa olsun iyi kimseler iyidir.</p>
<p>      Hurmet-i musahere nedir?<br />
      Sual: Yayınlarınızdan bir kitapta, hurmet-i musahereyi okudum. Bunun mahiyeti nedir?<br />
      CEVAP<br />
      Hurmet-i musahere, herhangi bir kadına, unutarak ve yanılarak da olsa şehvetle dokunmakla hasıl olan durumdur.<br />
      Bir kadının herhangi bir yerine şehvetle dokunmak, unutarak ve yanılarak bile olsa, (Hurmet-i musahere)ye sebep olur. Yani o kadının neseb ile ve süt ile olan anası ve kızları ile, torunları ile o erkeğin evlenmesi, kızın da, oğlanın oğlu ve torunları ile ve babası ile evlenmesi ebedi haram olur.<br />
      Mesela, bir erkek, kayınvalidesinin elini öperken şehvetlense, hurmet-i musahere vaki olur. Hanımı kendisine ebedi haram olur. Bir gelin de kayınpederinin elini öperken veya başka şekilde dokununca şehvet hasıl olursa yine hurmet-i musahere hasıl olur. Yani bu kadına kocası ebedi haram olur. Bir baba ile kızı veya torunu yahut bir anne ile oğlu veya torunu arasında hurmet-i musahere olursa, karı-koca birbirine ebedi haram olur. (Bezzâziyye)<br />
      Şafiî mezhebinde hurmet-i musahere yoktur. Evli hanefiler arasında hurmet-i musahere olursa, sadece nikah ve talakta Şafiî mezhebine göre nikahlarını tazelemeleri gerekir.<br />
      Böyle bir ihtiyaç halinde başka bir mezhebi taklid caiz ve gerekir. (Hadika)</p>
<p>      Sual: Bir anne oğlunu, bir baba kızını kucaklayıp sevebilir mi? Bir ölçüsü var mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Bir anne, büyük de olsa oğlunu kucaklayabilir. Ancak insanlık îcâbı, hiç düşünmediği hâlde, bir şehvet hâsıl olursa hurmet-i musâhere denilen durum ortaya çıkar. Kayınvâlide de dâmâdını kucaklarken şehvet hâsıl olursa yine hurmet-i musâhere olur. Anne ve kayınvâlidede bir şey olmayıp oğlunda veya dâmâdında şehvet hâsıl olursa yine hurmet-i musâhere olur. Yedi yaşından büyük, gösterişli kız ile de, hurmet-i musâhere olur. 15 yaşındaki kız, yüz yaşındaki dedesi ile de hurmet-i musâhere olabilir. Kızın ve ihtiyârların şehveti, kalbinin meyletmesi demektir.<br />
      Hurmet-i musâhere gibi herhangi bir tehlikeyi önlemek için, anne oğlunu, baba kızını severken dikkatli olmalıdır. Çocukların ana-babalarının ellerini öpmeleri kâfidir.<br />
      Hurmet-i musâhere, ana-baba ile olduğu gibi yabancı insanlarla da olur. Meselâ herhangi bir yabancı kadına şehvetle dokunmak, unutarak veya yanılarak bile olsa, hurmet-i musâhereye sebep olur. Yanî o kadının anası ile ve kızları ile o erkeğin evlenmesi Hanefî ve Hanbelî mezhebine göre harâmdır. Bir kız da, bir erkeğe şehvetle dokunsa, o erkeğin babası ve oğlu ile evlenmesi harâm olur.</p>
<p>      Sual: 80 yaşındaki deli ile de hurmet-i musâhere olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual:Uzaktan bir akrabamın kızı ile evleniyorum. Evimize geldiklerinde annesinin elini mecburen öpmek zorunda kalıyorum. Hürmeti musahereden çok korkuyorum. Onun için, daha elimi uzatmadan kendimi iyice şartlandırıyorum. Kesinlikle şehevi bir şey hissetmemeliyim diye. Zaten normalde de böyle bir şeyi asla düşünemem. Tüm bunlara rağmen, annesinin elini öptüğümde hissetmişim gibi oluyor. Bazen hiç farkında bile olmuyorum ki daha sonra aklıma geliyor, böyle bir şey olmadığı için seviniyorum. Kendimi bu kadar zorlamama ve şartlandırmama rağmen hala şüpheleniyorsam acaba bu sadece vesvese midir? Bunu nasıl anlayabilirim? Şayet evlenirsem, bu durumda ne yapmalıyım? Eğer hurmeti musahere olduysa çare nedir? Ve, elini öpmekten kurtuluş olmadığına göre, hurmeti musahereden kurtulmanın bir yolu var mıdır efendim?<br />
      CEVAP<br />
      Sizinki vesvesedir. El öpmekle hemen hurmet-i musahere olmaz. İyice şehvetlenmen lazımdır. Şayet öyle bir iş olursa, onun da kolayı vardır. Kendinizi sıkmanıza, vesvese etmenize gerek yoktur.</p>
<p>      Sual: Hurmeti musahere olması için iki tarafın baliğ olması şart mı?<br />
      CEVAP<br />
      Şart değildir. Gösterişli olması büluğ gibidir.</p>
<p>      Sual: (Unutarak da olsa hurmet-i musahere olur) daki unutmak nedir?<br />
      CEVAP<br />
      Hurmet-i musahereyi bildiği halde, hatırlamamak.</p>
<p>      Sual: Elbise üzerinden dokunmakla hurmet-i musahere olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Vücudun sıcaklığı hissedilecek derecede ince ise olur.</p>
<p>      Sual: Hurmet-i musaherede, hanımın anneannesi, annesi gibi mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet. </p>
<p>      Sual: Hanıma şehvetliyken kızım elimi tutsa, H.musahere olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Hayır.</p>
<p>      Sual: Hürmet-i musahere için hanımın süt kızı, kendi kızım gibi mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Hurmet-i musahere şüphesiyle şafiiyi taklid caiz olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Vesvese zamanında mezheb taklidine lüzum yoktur. </p>
<p>      Sual: Hurmet-i musahere olan kadınla, halvet de haram mı?<br />
      CEVAP<br />
      Elbette haramdır.</p>
<p>      Sual: Hurmet-i musahere sebebiyle şafiiye göre nikahlanan, şafiiye mi geçer, yoksa sadece nikah ve talakta mı taklid eder?<br />
      CEVAP<br />
      Sadece nikah ve talakta taklid eder. </p>
<p>      Tüp bebek<br />
      Sual: Çocuğu olmayan karı-kocanın, tüp bebek usûlü ile, çocuk sâhibi olmaları câiz midir?<br />
         	CEVAP<br />
      Allahü teâlâdan çocuk talep etmeyi teşvik buyuran hadîs-i şerîfler çoktur. Çocuğu olmayan karı-kocanın, Silsile-i aliyyeyi [Büyük islâm âlimlerini] vâsıta yaparak, duâ etmeleri ve meşru sebeplere sarılmaları lâzımdır. Karı-kocadan alınan materyaller, tüpte ilkâh vâki olduktan sonra, rahme konuyor. Buna (sun’î ilkâh) veya (tüp bebek) deniyor. Bu câizdir. Ancak, haram işlemeden yapılmalıdır. (İslâm Ahlâkı)</p>
<p>      Sual: Çocuksuz doktor, hanımından yumurta alıp, kendi spermi ile tüpte döllese caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet caizdir. </p>
<p>      Sual:  İki evli doktor, çocuğu olmayan hanımına, ötekinden döllenmiş yumurta koysa, caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Çocuk, ötekinin olacağı için lüzumsuzdur.</p>
<p>      Sual: Tüp bebekte, materyal bazen yurt dışında olduğu gibi kiralık anneden alınsa<br />
veya tersine, kiralık baba yani sperm bankasından alınsa, çocuk piç mi olur?<br />
      CEVAP<br />
      Tüp bebek nikahlı karı kocadan olursa caizdir. Avrupadaki gibi kiralık anneden veya sperm bankasından alınırsa çocuk piç olur.</p>
<p>      Çocuğun kan grubunun ana babasınınkine benzemesi<br />
      Sual: Bir çocuğun kan grubunun ana-babasına benzemediği de olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Çocuğun kan grubu, baba veya anasınınkine benzer. Bazan her ikisine de benzer veya her ikisine de benzemez. Eğer çocuğun kan grubu, ana-babasının kan grubundan başka türlü olmasaydı, yeryüzünde yalnız iki çeşit kan grubu bulunurdu. Çünkü bütün insanlar, bir erkekle bir kadından meydana gelmişlerdir.<br />
      Âdem aleyhisselamın kan grubu (A), Hz. Havva validemizin kan grubu (B) ise, (A) grubunda, (B) grubunda ve (AB) grubunda çocukları olacağı gibi, 0 (Sıfır) grubunda da çocukları olabilir. Çünkü A ve B nin yarısı 0 (Sıfır) genini taşır. Hamilelik, lohusalık, narkoz, radyoterapi ve arsenikli ilaçlar bazan kan grubunu değiştirir. Bir insanın kan grubu değişince anasının da, babasının da kan grubuna benzemeyebilir. Bu bakımdan aynı ana-babadan meydana gelen çocukların kan grupları iki çeşit değildir.<br />
      Kan grupları sistemler şeklinde incelenmektedir. Mesela, ABO, Rh sistemi gibi başka kan grubu sistemleri de bilinmektedir. Daha başka bilinmeyenlerin de bulunduğu söylenmektedir. Her kan grubu sistemi, diğer sistemlerden müstakil olarak çalışmaktadır. Tıbbi tatbikatta, yani hastalık ve tedaviyi ilgilendiren kan grubu uyuşmazlıklarında herkesin bildiği yukarıdaki ABO ve Rh sistemleri önemlidir.<br />
      Dört Çeşit Kan Grubu<br />
      ABO sisteminde dört çeşit kan grubu vardır:<br />
      1- Sıfır (0) grubunda, kişiler 0 ve 0 genlerini taşır ve homozigottur. (İki geni aynı.)<br />
      2- A grubundakinin genleri, A ve O dır. (Heterozigot, yani iki geni farklı veya A ve A dır. (Homozigot.)<br />
      3- B grubundakiler, ya B ve B dir. (Homozigot) veya B ve 0 dır. (Heterozigot.)<br />
      4- AB grubundakinin genleri ise, A ve B dir. (Heterozigot.)<br />
      Mesela, A grubundaki heterozigot bir spermin yarısı A, yarısı da 0 genini taşır. B grubundaki heterozigot yumurtanın yarısı B, yarısı da 0 genini taşır. Bu vasfa haiz kimseler, evlendiklerinde aşağıdaki şemada görüldüğü gibi, AB0 sisteminin dört grubunda da, yani A, B AB, 0 gruplarında da çocukları olabilir.<br />
      EŞLER             ÇOCUKLAR<br />
      1-  {A                 A0  &#8211;  A<br />
             0                  B0  &#8211;  B</p>
<p>      2-  {B                 AB  &#8211;  AB<br />
             0                  00   &#8211;  0<br />
      Bunu açıklayalım!<br />
      1- Birinin A genini taşıyan yumurta veya sperm, diğerinin 0 genini taşıyan üreme elamanı ile bir embriyon yaparsa bundan A grubunda çocuk olur.<br />
      2- B geni 0 ile birleşince B grubunda,<br />
      3- A geni B geni ile birleşince AB grubunda,<br />
      4- 0 geni 0 geni ile birleşince 0 grubunda çocuk veya çocuklar olur.<br />
      Rh sisteminde de Rh (+) olan bir kimse, heterozigot ise, yani genlerinden biri (+), diğeri  (-) ise, kan grubu Rh (-) olan biri ile evlenince, çocukların kan grubu Rh (+) da olabilir, Rh (-) de olabilir.<br />
      Yukarıdaki sistemde genlerin A,B ve (+) genleri, 0 ve (-) genlere karşı baskın (Dominant) olup, onların özelliklerini örter. Diğer kan grubu sistemlerinde de durum böyledir.</p>
<p>      Gelin kaynana meselesi<br />
      Sual: Bir çocuklu evli bir erkeğim. Hanımım kapalı ve namazını kılıyor. Fakat anam babam hanımımı istemiyorlar, hep ona hakaret ediyorlar. Ben de, hanıma anam babamla iyi geçin diyorum, anamı babamı üzgün görünce hanımıma kızıyor, vuruyorum. Baktım bu iş böyle gitmeyecek nihayet hanımı götürüp çocuğumla birlikte ana babasının evine bıraktım. Ne tavsiye edersiniz?<br />
      CEVAP<br />
      Kapalı ve namazını kılan bir hanım büyük nimettir. Nimetin kıymetini bilmezseniz elinizden çıkar.<br />
      Gelin kaynana meselesi yeni değildir. Bunun çözümü evler ayrı olmalıdır. Eğer gelin kaynana kavga ediyorlarsa hiç görüştürmemek daha uygun olur.<br />
      Ana babanın isteği ile hanım dövülmez, hanım bırakılmaz. Sizinki çok yanlış. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:<br />
      (Bir mümin, hanımına kızmasın! Kötü huyu varsa, iyi huyu da olur.) [Müslim]<br />
      (Kadın, zayıf yaratılışlıdır. Zayıflığını susarak yenin! Evdeki kusurlarını görmemeye çalışın!) [İbni Lal]<br />
      (Müslümanların iman yönünden en üstünü, ahlâkı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkar davranandır.) [Tirimizi]<br />
      (Müslümanların en iyisi, en faydalısı, hanımına en iyi, en faydalı olandır. Sizin aranızda hanımına karşı en iyi, en hayırlı, en faydalı olan benim.) [Nesâî]<br />
      (Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlar, Allahın sizlere emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) [Müslim]<br />
      (Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine bir köle azad etmiş sevabı yazılır.) [R. Nasıhin]<br />
      (Hanımının ve çocuklarının haklarını ifa etmiyenin namazları, oruçları kabul olmaz.) [Mürşid-ün-nisa]<br />
      (Haksız olarak hanımını dövenin, Kıyamette hasmı ben olurum. Hanımını döven, Allah ve Resulüne asi olur.) [R.Nasıhin]<br />
      Eve gelince hanımına selam verip hatırını sormalı, üzüntü ve sevincine ortak olmalıdır. Çünkü, o başkalarından ümitsiz ve yalnız kendisine alışmış bulunan dostu, dert ortağı, kendini neşelendiricisi, çocuklarının yetiştiricisi ve çeşitli ihtiyaçlarının gidericisidir.<br />
      (İyi kadınlar, Allaha itaat eder ve kocalarının haklarını gözetir. Kocaları yokken, onların namuslarını ve mallarını, Allahın yardımı ile korurlar.) [Nisa 34]<br />
      Erkek, hep kendini kusurlu görmeli, (Ben iyi olsaydım, o böyle olmazdı) diye düşünmelidir. Hanımının iyiliğini, iffetini Allahü teâlânın büyük nimeti bilmelidir. Onun huysuzluklarına iyilikle muamele etmeli, iyiliği çoğalıp, her işi seve seve yapınca, ona duâ etmeli ve Allahü teâlâya şükretmelidir. Çünkü, uygun bir kadın büyük bir nimettir. İyi davranmak, sadece hanımı üzmemek değildir. Onun verdiği sıkıntılara da katlanmak demektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
      (Hanımının kötü huylarına katlanan erkek, belâlara sabreden Hz. Eyyüb gibi mükâfatlara kavuşur.) [İ.Gazali]<br />
      İyi müslüman olmak için hanım ile iyi geçinmek şarttır. Kur&#8217;an-ı kerimde de, (Onlarla iyi, güzel geçinin!) buyuruluyor. (Nisa 19)</p>
<p>      İstihare nasıl yapılır<br />
      Sual: İstihare nasıl yapılır?<br />
      CEVAP<br />
      Önce günahlardan tövbe edilir. Tövbe için kısaca, &#8220;Ya Rabbi! Büluğ anımdan şimdiye kadar yaptığım günahlara pişman oldum. Bundan sonra da, inşaallah hiç günah işlememeye söz veriyorum&#8221; denir. Sonra gusledilir. Gusülden sonra, o gece (istihareye niyet ettim) diyerek iki rekat nafile namaz kılınır. İlk rekatte Kâfirun, ikinci rekatte İhlas okunur. İstihare namazından sonra su duâ okunur:<br />
      (Allahümme innî estehirüke bi-ilmike ve estakdirüke bi-kudretike ve eselüke min fadlikelazım fe inneke takdirü ve la akdirü ve tâlemü vela âlemü ve ente allamül-ğuyub)<br />
      Yedi gece devam edilir. İstihare başkasına yaptırılmaz. İstihareden sonra, abdestli olarak, kıbleye dönüp yatılır. Rüyada beyaz veya yeşil görmek hayra, siyah veya kırmızı görmek şerre alametdir. 7 gün istihareden sonra, rüyada bir şey görülmezse, kalbe bakılır. O işi yapmak arzusu varsa, o işe karar verilir. </p>
<p>      Sual: Başkası bizim adımıza istihare yapabilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      İstihareyi herkesin kendi yapması gerekir. İstihâre yapmasını öğrenmeli, bu sünneti kendisi îfâ etmelidir. Bedenle yapılan ibâdetleri başkasına yaptırmak câiz değildir.</p>
<p>      Sual: İstihareye yatmak gerçekten karar vermemizde bizlere yardımcı olabilecek bir olay mı? Yani dinimizde böyle birşey var mı yoksa halk arasında söylenen bir adet gibi birşey mi? Gerçekten ilerisi için yapmak istediğimiz olaylar hakkında evlenirken veya ev araba alırken istihareye yatmamız doğru olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      İstihare sünnettir. Danışacak yeri olmayan istihareye yapmalıdır.<br />
      Evlenmeden önce, birkaç defa istihare etmeli, Hak teâlâya sığınmalıdır. Nefsin ve kötü kimselerin araya katılmasından koruması için, yalvarmalıdır. Salih, güvenilir kimselerle istişareden sonra, istihare yapmalıdır. Bir muradı olan kimse, abdest alır, temiz bir yere oturur, üç defa salevat-ı şerife okur, sonra her birine Besmele çekerek on Fatiha, sonra onbir İhlas okur, sonra üç defa salevat okur. Sonra sağ yanı üzere, yüzü kıbleye karşı olarak ve sağ elini sağ yanağı altına koyarak yatar, niyet ettiği şeyin iyi veya kötü olacağını bi-iznillah rüyada görür. (Fetava-i Karı-ül-hidaye)<br />
      İstihare Namazı<br />
      Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
      (Mutluluk, istihare namazı kılmakla gerçekleşir.) [Hakim]<br />
      (İstiharede bulunmak ve kadere rıza göstermek kişinin mutlu olacağına, bunun aksi ise, kişinin mutsuz olacağına alamettir.) [Tirmizî]<br />
      (Bir işe başlıyacağınız veya birşeyden kurtulmak istediğiniz zaman, iki rekat nafile namaz kılıp [aşağıda bildirilen Arapça duâyı okuyarak] &#8220;Eğer bu işim [Mesela şununla evlenmem] dünya ve ahiretim için hayırlı ise, bunu bana mübarek eyle. Eğer hakkımda hayırlı değilse, onu benden uzaklaştır ve hayırlı olanı bana kolaylaştır. Beni kazana rıza gösterenlerden eyle, Ya Erhamerrahimin&#8221; demelidir.)</p>
<p>      Sual: Gündüz istihareye yatmak caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Müt’a nikahı haramdır<br />
      Sual: Dinimizde &#8220;müt&#8217;a&#8221; nikahı var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Müt&#8217;a nikâhı dört mezhepte de haramdır. Müt&#8217;a nikâhı, şâhitsiz olarak bir kadına belli para verip, belli zaman için berâber yaşamayı sözleşmek demektir. Müt&#8217;a nikâhının haram olduğunda bütün âlimlerin sözbirliği bulunduğu, (Mîzân-ül-kübrâ)da ve (İbni Âbidîn)de yazılıdır.<br />
      İmami Taberânî bildiriyor ki, Abdüllah ibni Abbâs (Müt&#8217;a nikâhı önce helâl idi. Fakat, (Analarınız, size haramdır) meâlindeki âyet-i kerime geldikten sonra, haram edildi. Müminûn sûresinin (Ancak zevceleriniz ve sahip olduğunuz câriyeleriniz helâldir) meâlindeki âyet-i kerimesi, müt&#8217;a nikâhının haram edildiğini kuvvetle bildiriyor. Çünkü, bu âyetten yalnız zevcelerin ve câriyelerin helâl olup, başkalarının haram olduğu anlaşılmaktadır) demiştir.<br />
      Müt&#8217;a nikâhının haram olduğunu, Hz. Ali de içinde olmak üzere, birçok Sahâbî-yi kiram bildirmiştir. Buhârîyi şerif kitabinda (Hz. Ali, Abdüllah ibni Abbâsa, Resûlullah, Hayber gazâsında, müt&#8217;a nikâhını ve eşek eti yemesini yasak etti, buyurmuştur) yazılıdır. Bundan başka, (Müslim-i şerif) kitabında ve İbni Mâcenin kitabında, Peygamber efendimizin (Ey müslümanlar! Kadınlar ile müt&#8217;a nikâhı yapmanıza izin vermiştim. Fakat, şimdi bunu, Allahü teâlâ haram etti. Kimin yanında böyle kadın varsa, onu salıversin ve ona vermiş olduğu malı geri almasın!) buyurduğu yazılıdır.<br />
      Bütün tefsîrler ve fikh kitapları diyor ki, Nisâ sûresi, 24.âyetinin (İstimta&#8217; ettiğiniz kadınların ücretini veriniz) meâl-i âlîsi, müt&#8217;a nikâhı için değildir. Nikâhtaki mehr parasını vermek içindir. Meselâ (Beydâvî tefsîri) ve bunun hâşiyesi (Şeyhzâde tefsîri) ikinci cilt, 26. sayfada, yukarıdaki âyetin tefsîrinde buyuruyor ki:<br />
      (Bu âyet-i kerime, sahih olan nikâhı bildirmektedir. Müt&#8217;a nikâhının mubâh olmasını göstermiyor. Nitekim mehr parasını emrediyor. Müt&#8217;a nikâhı, önce mubâh olmuştu. Sonra yasak edildi. İslâmiyette belli bir zaman için nikâh yapmak yoktur.)</p>
<p>      Mehir nedir?<br />
      Sual: Mehir nedir? Dinimizde mehrin önemi nedir?<br />
      CEVAP<br />
      Mehir, erkeğin evlenirken kıza vermesi gereken altın, mal veya bir menfaattir. Mehrin altın olması şart değildir. Herhangi bir mal [ev, apartman, bağ, araba, fabrika] veya bir menfaat de olabilir. Mehir olarak Kur’an-ı kerim öğretmeyi istemek de câizdir.<br />
      Mehir iki kısımdır. Mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel. Her iki mehir, nikâhta bildirilmedi ise, Mehr-i misil verilmesi gerekir. Kadının baba tarafından akrabasına verilen kadar verir.<br />
      Mehr-i muaccel: Acele verilmesi gereken mehir demektir. Nikâh yapılınca, verilmesi vacip olur. Zifaftan veya halvetten önce verilir. Mehr-i muacceli geciktirmek câiz değildir. Hanım ayrılmaya sebep olan birşey yaparsa, mesela mürted olursa, hurmet-i musâhere’ye sebep olursa, mehr-i muaccel verilmez. Erkek boşarsa veya ayrılığa sebep olanı yaparsa, yarısı verilir.<br />
      Mehr-i müeccel: Hemen verilmeyip daha sonra verilmesi gereken mehir demektir. Halvet olmuşsa veya ikisinden biri ölmüşse, mehr-i müeccelin verilmesi vacip olur. Hanımının istediği zamanda verilir. Eğer istemedi ise, ikisinden biri ölünce, verilmesi vaciptir. Hanım ölünce, kocası, hanımının vârislerine verir. Kocası ölünce, mirasından hanımına verilir. Mehrin başlık parası ile ilgisi yoktur. Başlık parası almak haramdır.<br />
      Boşanma hâlinde mehir<br />
      Boşanma hâlinde, zifaf veya halvet olmuşsa, müeccel mehrin tamamı, olmamışsa yarısı verilir. Bir ayet-i kerime meali: (El dokunmadan boşadığınız kadınlara, mehrin yarısını veriniz!) [Bekara 237]<br />
      Nikâh kıyılırken mehir söylenip de, ne kadarı muaccel olduğu bildirilmedi ise, âdete ve hanımının emsaline göre, söylenilenin bir miktarı muaccel olur. Nikâh kıyılırken, mehr-i müeccelin belli bir tarihte ödenmesini şart etmek câizdir. Boşanma hâlinde, mehrin ödeme tarihi beklenir. Ödeme tarihi belli değilse, boşarken hemen ödenir.<br />
      Boşadığı kadına mehrini ödememek kul hakkıdır. Ödemezse, ahirette azabı çok şiddetlidir.<br />
      İslâmiyette mehir parası, evlenmek için değildir. Evliliğin düzenli, mutlu olarak devam etmesi, kadının hak ve hürriyetlerinin korunması, din cahili huysuz erkeğin elinde oyuncak olmaması içindir. Mehir parasını vermek ve çocukların nafaka paralarını her ay ödemek korkusundan, erkek, hanımını boşayamaz. Bu korkunun olmadığı yerlerde, mahkemeler boşanma davaları ile dolup taşar. Bunun için, evlenecek kızın, İslâmın güzel ahlâkını ve kadına verdiği kıymeti bilen ve bunlara önem veren erkekten az miktarda, böyle olmıyandan ise, fazla miktarda mehir istemesi efdaldir.<br />
      Mehir parası, kadın için bir sigorta sayılır. Erkeğin zor ödeyeceği veya hiç veremeyeceği bir mehir ile evlenen kadını, erkek boşayamaz. Boşarsa, maddî hayatı felce uğrar. Mehir vermek korkusu, erkeğin iyi geçinmesine de sebep olur. Şayet erkek, mehir parasını verir de, hanımından ayrılırsa, hanımın kimsesi de yoksa, bu mehir parası ile geçinme imkânı bulabilir. İmkânı olan erkeğin, saliha kız veya kadına çok mehir vermesi iyi olur. Habeş imparatoru Necaşî, Ümm-i Habibe [validemiz] ile Peygamber efendimizin nikâhlarını kıyınca, mehir olarak yaklaşık 2 kilo altın vermişti. Mehir biçilmeden yapılan nikâh da sahihtir. Fakat daha sonra mehr-i misil vermek gerekir. Mehrin çoğunun bir sınırı yoktur. Fakat en azı, 5 gram altındır. Bir kız veya kadın, nikâhı kıyılırken, (Benimki mehirsiz olsun) diyemez. Fakat mehir tesbit edildikten sonra, almadan da kocasına bağışlayabilir. Bağışlaması ise çok sevaptır.<br />
      Mehir vermek vaciptir<br />
      Mutlaka mehir vermelidir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile verin; kendi arzuları ile mehrin bir kısmını size hediye ederlerse, onu da afiyetle yersiniz.) [Nisa 4]<br />
      Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:<br />
      (Mehir vermemek niyeti ile nikâhlanan, kıyamette hırsızlarla haşrolur.)<br />
      (Mehir olarak, demir bir yüzük olsa da verin!)<br />
      (Mehir parası hayırlı maldır.)<br />
      Salih biri ile evlenen kız, fazla mehir istememelidir. Hadis-i şerifte, (En iyi mehir kolay ödenendir. Mehirde kolaylık gösterin. Çok mehir istemek düşmanlığa sebeptir.) buyuruldu. Hz. Ömer buyurdu ki: (Çok mehir istemeyin. Eğer fazla mehir almak bir fazilet olsaydı, Resulullah bunu yapardı. Hâlbuki O, hiçbir hanımına 12 ukye’den [38 altından] fazla mehir vermedi, kızlarının mehri de bu kadardı.) Bir kadının mehri, bir çift ayakkabı idi. Peygamber efendimiz, bu kadının mehrinden memnun olup olmadığını sordu. Kadının memnun olduğu bildirilince, Peygamber efendimiz de sevindi. (Tirmizî)</p>
<p>      Sual: Zifaftan önce hanım, mehrini bana helal etti. Yarısını mı hediye etmiş oldu?<br />
      CEVAP<br />
      Tahsis etmedi ise, hepsini hediye etmiş demektir.</p>
<p>      Sual: Zevce, (Ben nafaka istemem. Sana helal ettim) dese, sahih olur mu? Nafakayı aldıktan sonra mı hediye etmek lazımdır?<br />
      CEVAP<br />
      Sahih olur. Hayır.</p>
<p>      Sual: Dul kadınla evlenen mehr verir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual:  Nikahta kadın (Mehr olarak beni hacca götür) dese caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Caiz ise de, dememesi iyidir.</p>
<p>      Sual: Düğünden önce, kıza verilen bilezik, nikahta mehrden söz edilmemişse, mehr yerine geçer mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Erkek ölünce mehr-i müeccelini hanımına vermek lazım mı?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Düğünden önce, kıza verilen bilezik, nikâhta mehrden söz edilmemişse, mehr yerine geçer mi?<br />
           CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: 1- Evlenirken anlaşılan mehir ne zaman verilmeli&#8230; yani uzun bir müddet sonra (bir hafta ya da ay sonra) verilebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Boşanınca veya ölünce verilir. Daha önce de verilse olur.<br />
      2-Hanım, mehrini almadan kocasına hediye edebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet edebilir ve iyi olur.<br />
      3-Almıyorum dedikten sonra haram olsun demesi ile haram olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Helal ettikten sonra artık onu diyemez, dese de geçersizdir.</p>
<p>      Yalan söylemenin caiz olduğu yerler<br />
      Sual: Kadının kocasını idare etmek için yalan söylemesi caiz mi? Yalan söylemenin caiz olduğu başka haller de var mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Din düşmanlarının zararından korunmak veya müslümanları korumak için her zaman yalan söylemek caiz olur. Zâlimden, bir müslümanın bulunduğu yeri, malını, günahını saklamak da caizdir. İki müslümanın arasını bulmak için, malını korumak için, müslümanın sırrının, aybının meydana çıkmaması için ve bunlar gibi haramları önlemek için, yalan caiz olur. Ölmemek için leş yemeye benzer. Hz. Sevban, (Bir müslümana faydası dokunan veya bir müslümanın zararını kaldıran yalan, yalan sayılmaz) buyuruyor.<br />
      Kadın da kocasını idare etmek için yalan söyleyebilir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Erkek, hanımını, hanım da, kocasını idare etmek için yalan söylerse günah olmaz.) [Müslim]<br />
      İbni Erkam hazretleri, Hz.Ömere, (Hanım beni sevmiyor. Beni sevmiyen bir hanımla ben nasıl birlikte yaşarım) dedi. Hz.Ömer, kadına sordu:<br />
      &#8211; Kocana, &#8220;seni sevmiyorum&#8221; dedin mi?<br />
      &#8211; Evet dedim.<br />
      &#8211; Niçin?<br />
      &#8211; Bana yemin ettirdi. Ben de yalan söyliyemedim. Yoksa burada yalana izin var mıdır?<br />
      &#8211; Elbette burada yalan söylemeye izin vardır. Bir kadın, kocasını sevmese de, onu üzmemek için, yalan söylerse günah olmaz. </p>
<p>      Lohusalık döneminde dışarı çıkılmaz mı?<br />
      Sual: 1-6 Aylık çocuk kürtajla alınmak zorunda kalınmış. Bu çocuğun defin işlemi nasıl yapılmalıdır. İsim verilmeli midir.?<br />
      CEVAP<br />
      Doğduktan sonra hemen ölen çocuk yıkanır ve namazı kılınır ve ismi konur. Cansız doğan çocuk, dört aylık değil ise, yıkanmaz ve namazı kılınmaz. Dört aylık olmuş ise, yıkanıp bir kefene sarılıp gömülür, namazı yine kılınmaz. Altı aylık ölen de böyledir.<br />
      2-Lohusalık döneminde dışarı çıkılmaz deniliyor. Dinen bir mahzuru var mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Bir şeyin tıbben zararı varsa dinen de zararı var demektir. Çünkü dinimizde tıp islamiyetin bir şubesidir, bir koludur. Doyduktan sonra yemek yemek niye mahzurlu olsun. Vücuda zarar veriyorsa mahzuru var demektir. İşte bunun için haram edilmiştir.<br />
      Lohusalık döneminde, hastalığına bakmayıp sağda solda gezerse hastalığı artar. Bunun için ninelerimiz lohusayı dışarı çıkarmazlardı. Dışarı çıkmanın hiç mahzuru olmaz. Önemli olan hastalığı artırmamak. Kolay hastalanabilir. Ateşli ise korkulu rüyalar görür. Yalnız kalırsa sanki yanı başında birisi varmış gelir. Bunun için lohusanın yanında birisinin bulunması ve dışarı çıkmaması iyi olur. İhtiyaç olunca dışarı da çıkar, yalnız da kalabilir.<br />
      3-Doğum yapan anne, kırk gün yalnız kalması uygun değil diye duyduk. Sadece bebek bakımı için değil, annenin yanında birilerinin bulunması lazımmış. Dinimizde bunun doğruluğu ne kadardır?<br />
      CEVAP<br />
      Dini yönü yoktur. Tıbbi yönü vardır. Lohusa hastadır. Hasta kimse, ateşli kimse rüyada hep korkar, bir yerlerden düşecek gibi olur. Arkasından birisi geliyormuş gibi hisseder. Evhamlı olur. Yalnız kalınca korkmaya başlar. Onun için yanında bir kimsenin bulunması gerekir. Hasta olduğu için hizmete de ihtiyacı vardır. Kocakarıların söyledikleri yanlış bile olsa bazen faydalı olabiliyor.</p>
<p>      Doğum yapan müslüman kadının günahları affolur<br />
      Sual:  Fas’lı bir arkadaşım var, o söyledi. Fas&#8217;ta yaygın bir inanç varmış. Doğum yapan bir kadının bütün günahları af olurmuş. Doğru mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet doğum yapan müslüman kadının günahları affolur. Ramazan orucunu tutanın, haccı kabul olanın, bütün günahları af olur. Hacca giderken veya gelirken ölenin, bütün günahları affolur. Hadisi şeriflerde buyuruldu ki:<br />
      (Karada şehid olanın borçları ve emanetleri hariç, bütün günahları affolur. Denizde, suda boğularak ölen şehidin ise, borç ve emanetleri de dahil bütün günahları affolur.)<br />
      (Kurban bayramı Arefesi günü, [Besmele çekerek] bin &#8220;İhlas&#8221; okuyanın bütün günahları affolur ve her duâsı kabul olur.)<br />
      (Her namazdan sonra, 3 defa &#8220;Estağfirulllahelazım ellezi la ilahe illa hüv el-hayyel-kayyume ve etübü ileyh&#8221; okuyanın, bütün günahları affolur)<br />
      (Cuma günü sabah namazından önce, &#8220;Estağfirullahelazım ellezi la ilahe illa<br />
hüvel hayyel kayyume ve etübü ileyh&#8221; okuyanın, deniz köpüğü kadar da olsa, bütün günahları affolur.)<br />
      (Din kardeşinin bir işini yapmak için gidenin, her adımında 70 günahı<br />
affedilir ve 70 sevab verilir. O iş bitene kadar, böyle devam eder. İşi yapılınca, bütün günahları affedilir. O işi yaparken ölürse, sorgusuz, hesapsız Cennete gider.)<br />
      (La ilahe illallah diyen, sözünde sadık ise, bütün günahları affedilir.)<br />
      (Her namazdan sonra 33 Sübhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahü ekber sonra,<br />
&#8220;Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey&#8217;in kadîr&#8221; diyenin deniz köpüğü kadar günahı olsa da affedilir.)<br />
      Fakat kaza borçları affolmaz.</p>
<p>      Hıristiyan ve dinsizle, ateistle evlenmek<br />
      Sual: Dinsizle evlenmek caiz midir?<br />
      CEVAP<br />
      Sualinizle ilgili husus Kur&#8217;an-ı kerimde açıkça bildirilmiştir. Allahü teâlâ mealen buyuruyor ki:<br />
      (İman etmedikçe, müşrik [dinsiz, putperest] kadınlarla evlenmeyin. İmanlı bir cariye, beğendiğiniz, imrendiğiniz müşrik bir kadından elbette daha üstündür. Kadınlarınızı da, iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyin! Mümin bir köle, müşrik bir erkekten elbette daha üstündür.) [Bekara 221]<br />
      Müslüman erkeklerin, ehl-i kitap olan Hıristiyan ve Yahudilerin namuslu kadınları ile evlenmesinin helal olduğu Maide suresinin beşinci ayet-i kerimesinde bildirilmektedir. Fıkıh kitaplarında bu kadınlarla evlenmek helal ise de mekruh olduğu açıklanmaktadır. (Hindiyye)<br />
      Mümin bir erkek, dinsiz bir kadınla evlenmeye niyet edince hemen mürted yani dinsiz olur. Bir kız veya kadın da, müslüman olmayan bir erkekle evlenmeye karar verince, hemen imanı gider. (R. Muhtar)</p>
<p>      Sual: Benim yabancı bir arkadaşım var ve biz evlenmeyi istiyoruz. Müslüman olmayı istiyor. Dinimiz hakkında bilgi almış ve öyle benimle evlenmek istedi.. Müslüman olmak ve benim günaha girmemi engellemek istiyor fakat bir husus var ki onun için çok önemli. Ailem onun sünnet olmadan benimle evlenmesinin mümkün olmayacağını söylüyor..<br />
      CEVAP<br />
      Anne babanız yanlış söylüyor. Sünnet olmak sünnettir, yani mecbur değildir. Hatta büyük kimsenin sünnet olması uygun sayılmaz. Esas şart müslüman olmasıdır. Müslüman olmadan evlenilmez. Evlenirseniz siz de dinden çıkarsınız.<br />
      İman etmekle beraber sünnetin şart olmasının ilgisi yoktur. Sünnet olmak adı üzerinde sünnettir. Aileniz namaz kılma şartını koyarsa daha iyi olurdu.<br />
      Seadeti Ebediye kitabında diyor ki:<br />
      Îmâna gelen yaşlı adamın sünnet olması şart değildir. Hiç olmasa da olur denildi. Çünkü sünnet, avret yerinin görünmesi için özür olmaz diyenler de vardır. (Hadîka)da ve (Berîka)da diyor ki, (Müslümân olan yaşlı adam ve hastalar, sünnetin acısına dayanamazlarsa, sünnet edilmezler.)<br />
      Yukarıdaki ifadelerden sünnet olsa da caiz olacağı bildiriliyor.Yani kendisi isterse sünnet olabilir, istemezse zorlanmamalıdır.<br />
      Seadeti ebediyye kitabını internetten de bulabilirsiniz.<br />
      İşte adresi: http://www.hakikatkitabevi.com</p>
<p>      Sual: Bir erkek veya bayan, kitap ehli ile yani hıristiyan ile evlenebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Kadın gayri müslim ile evlenemez, erkeğin evlenmesi ise tahrimen mekruhtur, harama yakındır.<br />
      Türkiye&#8217;de mason, komünist, ateist, dinsiz kimseler olduğu gibi, hıristiyan ülkesinde de böyle kimseler vardır. Böyle kadınlarla evlenilmez. Türklerin hepsi müslüman olmadığı gibi, hıristiyanların da hepsi ehli kitap değildir.<br />
      Allahü teâlâ mealen buyuruyor ki:<br />
      (İman etmedikçe, müşrik kadınlarla evlenmeyin. İmanlı bir cariye, beğendiğiniz, imrendiğiniz müşrik bir kadından elbette daha üstündür. Kadınlarınızı da, iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyin! Mümin bir köle, müşrik bir erkekten elbette daha üstündür.) [Bekara 221]<br />
      Müslüman erkeklerin, ehl-i kitap olan Hıristiyan ve Yahudilerin namuslu kadınları ile evlenmesinin helal olduğu Maide suresinin beşinci ayet-i kerimesinde bildirilmektedir. Fıkıh kitaplarında bu kadınlarla evlenmek helal ise de mekruh olduğu açıklanmaktadır. (Hindiyye)<br />
      Mümin bir erkek, dinsiz bir kadınla evlenmeye niyet edince hemen mürted yani dinsiz olur. Bir kız veya kadın da, müslüman olmayan bir erkekle evlenmeye karar verince, hemen imanı gider. (R. Muhtar)</p>
<p>      Sual: Bizler Almanyada biraz farklı şekilde yaşıyoruz. Sık sık aşağıdaki konular vuku bulmaktadır:<br />
      1-Maalesef günümüzde iman etmemiş Almanlarla evlilikler yapılmakta. Türk olan kız ise onun ana ve babası Alman &#8220;damat&#8221;larını sadece sünnet olmaya zorluyorlar. Böyle bir nikahın sahih olması için Ana-Baba, Kız ve evlenecek erkek hangi şartları yerine getirmesi gerekmektedir?<br />
      CEVAP<br />
      Sünnet olmak bir şeyi halletmez. Müslüman olmadıktan sonra hıristiyan erkekle evlenilmez, evlenmeye karar verildiği andan itibaren, kız kafir olur. Almanın önce sünnet olmasına değil, müslüman olmasına çalışmalı. Kelime-i şehadet, amentü manalarıyla beraber öğretilmeli, kalben inanıp dili ile ikrar etmesi sağlanmalı. Hakikaten müslüman olduktan sonra sünnet isterse olur, istemezse zorlanmamalıdır. Hatta büyük kimsenin sünnet olması uygun sayılmaz. Esas şart müslüman olmasıdır. Müslüman olmadan evlenilmez. Sünnet, nikah için, müslüman olmak için şart değildir.<br />
      2-Arkadaşın nişanlısı hıristiyan. İnşallah o da müslüman olur. Şu anda hazır değil, ilgileniyor, öğrenmeye çalışıyor.Bunlar nikah kıymak istiyorlar. Oturduğumuz şehirde müslüman merkezi yok. Nikah için başka yere gitmek lazım ve onlar için zor oluyor. Ne yapmaları lazım?<br />
      CEVAP<br />
      Hıristiyan ortamda büyüdükleri için günahın önemini bilmezler. Bir an önce nikah yapmaları iyi olur.<br />
      3-Nikah için kız oğlana yani nişanlısı için vekalet verebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Verebilir. Oğlan da iki erkek yanında, benimle evlenmek üzere vekaletini<br />
aldığım falancanın kızı falancayı şu kadar mehirle kendime nikah ettim) der. İki erkek şahidin duyması yeterlidir. Şahitlerin akraba olması şart değildir. İki erkek bulunmazsa iki kadın bir<br />
erkek de olur. Hıristiyan kızın nikahında şahidin biri veya ikisi de hıristiyan olabilir. Onun için uzağa gitmeye gerek kalmaz. Fakat nikahı bilen birisi olursa iyi olur.<br />
      4-Hıristiyan kıza mehir vermek lazım mı? Hangi haklardan faydalanabilir?<br />
      CEVAP<br />
      Mehir verilir. Mesela on altın verilirse iyi olur. Her haktan faydalanır. Bir Müslüman, hıristiyan olan zevcesinin kiliseye gitmesine ve evde şarap yapmasına engel olabilir. Hayz ve nifâs sonunda, gusletmeye zorlayamaz. Kapatmaya da zorlayamaz, örtünmesini sağlarsa iyi olur.<br />
      5-Bir de bu müzik hakkında bilgi istiyor: Niye haramdır, kötü tarafları nedir, ne kadar büyük günah oluyor? Efendim ben biliyorum Allahü teala haram kıldı, onu emrine uymak lazım, böyle iman ediyoruz. Neden niye önemli değil. Haram yasak demek ve bitti. Ama onlar bu incelikleri anlamıyorlar. Sebebi arıyorlar. Ne cevab vermem lazım?<br />
      CEVAP<br />
      Bir şeyin hikmeti bildirilince imtihanın önemi kalmaz. Yasak edilen bir şeyde elbette bir değil bir çok hikmetler vardır. Müzik, kalbin kararmasına, günah işlemeye sebep olur. İnsanı fuhşa sürükler. Erkeğe kadını düşündürür, kadına da erkekleri düşündürür. Müzik çalınan yerden rahmet melekleri uzaklaşır, şeytanlar toplanır. Bu bilinen birkaç sebep. Fakat bilmediğimiz sebepleri vardır. Şu sebepten dolayı değil de, Allah yasakladığı için sakınmak gerekir. </p>
<p>      Sual: Kanada veya Amerikada yaşıyan bir Müslüman erkek, Hıristiyan veya Yahudi<br />
bir kızla evlenebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Amerikada bulunan hıristiyan ve yahudiler harbi kitap ehlidir. Onlarla evlenmek tahrimen mekruhtur, yani harama yakındır. Eskiden islam idaresindekiler ise zımmidir. Zımmi olan kitap ehli ile evlenmek tenzihen mekruhtur.</p>
<p>      Sual: 1- Erkek arkadaşım bir hollandalı kız ile konuşuyor. Kız domuz etini çok seviyormuş. Erkek arkadaşım ise kızın domuz eti yemeyi bırakmasını istiyor. Çünkü evlenirseler erkek bu domuz eti işini evinde istemiyor. Evlenmeyi ciddi olarak düşünüyorlar. Kız diyor ki (erkek arkadaşım benden bunu isteyebilir mi, yani bu hakkı var mı? Varsa uyacağım.)<br />
      CEVAP<br />
      1-Bir müslüman, hıristiyan zevcesinin kiliseye gitmesini ve evde şarap yapmasını yasaklayabilir. Hayz ve nifâs sonunda, gusletmeye zorlayamaz. Tesettür ettirirse iyi olur. (Nimet-i islâm)<br />
      Bu ifadelerden eve domuz eti sokmasını yasaklamaya kocanın yetkisi vardır.<br />
      2-Efendim kız ateist imiş, bir müslüman erkek ateist kızla evlenirse bunun hükmü nedir? Yani evlenebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Ateistle evlenince kafir olur. </p>
<p>      Sual: Müslümanlığı kabul etmiş bir yabancıyla evlenmek, ana baba razı olmasa da, onların izni olmadan evlenmenin dinimizde hükmü nedir? İleride kültür farkından doğan problemler çıkabilir ve evlilik geçimsiz bir hal alabilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Gerçekten müslümanlığı kabul etmişse, kültür farkı o kadar önemli olmaz. Çünkü kültürden kasıt, dine uymaktır. İnanılıyorsa her ikisi de dine uyacaktır. Fazla bir problem olmaz. Evet yöre farkı bile evliliğe etki ediyor. Bir taraf anlayışlı olunca problem kalmıyor. Evet yabancı çok şeyi bilmez. Müslümanlığa kabul edince dinin kaidelerini uygulaması gerekir. Ana babanın dine aykırı olan emirlerine uyulmaz. Mesela ana baba namaz kılmayan birisi ile evlen diyemez, derlerse, sözlerine uymak gerekmez.Yabancı müslüman ise evlenmek iyi olabilir. Belki o akrabalarının da müslüman olmasına sebep olabilir. Her ana babanın değil, dinini iyi bilen ehl-i sünnet olan ana babanın sözüne itibar edilir. Yabancı da olsa uygun biri bulunca evlenilebilir.</p>
<p>      Sual: Kardeşim yurt dışında doktora yapıyor. Türkiyede eşi var, yani evli.  Bir gayri müslimle de evlenmek istiyor. Bana uygun mu diye sordu. Daha açıkcası beraber oluyorlar, haram olmasın diye nikah edeceğim, dönünce boşayacağım, diyor.<br />
      CEVAP<br />
      Efendim, zımmi kâfirle evlenmek tenzihen mekruh, harbi kâfirle evlenmek tahrimen yani harama yakın mekruhtur. Bugün zımmi kâfir yoktur, hepsi harbi kâfirdir. Zaruretsiz evlenmesi uygun olmaz.<br />
      Günah işlemeyelim diye nikah yapıp gelirken de boşamayı düşünüyor. Buna benzer sualler çoğalıyor. Erkek bayan beraber çalıştıkları için samimi oluyorlar, sonra da günah işlememek için, ikinci hanım olarak evlenmek istediklerini söylüyorlar. Adamın sanki ikinci aldığı kendi hanımı değil! İlk hanımını haramlardan koruyor, ikinci hanımı açık saçık geziyor, her türlü günahı işliyor. Beyefendi, esas hanımım bu değil diye, onun yaptıklarına göz yumuyor. İkinci hanım insanın hanımı değil mi? İlk hanımını nasıl haramlardan koruyorsa onu da korumak zorundadır. Şiilerin muta nikâhı gibi, kısa bir müddet için evlenip, yarın bırakırım şekliyle evlenmek uygun değildir.  (Nasıl olsa beraber konuşuyoruz, günah olmasın diye nikah yapıyoruz) diyenlere, diyorum ki, (Böyle konuşmanız, nikah yaparak yaşamanızdan daha az günahtır. Çünkü o hanımlarla şehvetsiz konuşuluyorsa ihtiyaç kadar konuşuluyorsa günah da olmaz. Çünkü onların hürmeti kalmamıştır. Fakat evlenince, hanımın işlediği günahlardan erkek de mesuldür. Hanımının sokaklarda gezmesine izin verse, onun işlediği günahlara ortak olur. Allah ona lanet eder. Hanım olarak alıyorsan al, muta nikahı gibi, oyuncak gibi kadın mı alınır? Günah işlememek için yapıyormuş onu. Şimdi daha mı az günah işliyor? Şeytan herkesi bir yönden aldatıyor. </p>
<p>      Sual: Meallere baktım. Mümtehine suresinin 10. ayetinde &#8220;Kafir kadınları nikahınızda tutmayın&#8221; diyor. Ben bunu yeni gördüm. Eşim Fransız, hiçbir inancı yok. Böyle iken evli kalmam günah mıdır? Belki saçma bir soru, ayette açıkça söylüyor diyeceksiniz.<br />
      CEVAP<br />
      Saçma olur mu? Çok önemli bir soru. Hırıstiyan ve yahudi bayan ile evlenmek, tahrimen mekruh da olsa, caizdir. Hiç inancı olmayanla evlenilmez. Evlenen kafir olur, mürted olur.</p>
<p>      Sual: Hıristiyanlar, müslüman bir kadın hıristiyan ile evlendimi niçin dinden çıkıyor diye soruyorlar. Bende fikıh kitablarımızda böyle yazıyor dedim. O hüküm hangi ayete dayanıyor diyorlar. Bu arada diğer kafirlerle de evlenmenin haram olduğunu bildiren ayeti ve kitap ehli kadınla evlenmenin caiz olduğunu bildiren ayeti yazar mısınız?<br />
      CEVAP<br />
      Müslüman kadın, kitaplı veya kitapsız kâfir ile evlenemez. (Mümtehine 10)<br />
      Müslüman erkek ise, sadece kitapsız kâfir ile evlenemez. (Bekara 221)<br />
      Müslüman erkek, kitap ehli kadınla evlenebilir. (Maide 5)<br />
      Peygamber efendimiz, Mümtehine suresinin 10. ayetini açıklamış, kitap ehli<br />
 ile de evlenemiyeceğini bildirmiştir.</p>
<p>      Sual: Almanya&#8217;dayım. Bir Hıristiyan kızla evlenmek istiyorum. Bu Hıristiyan kızının başını kapatmam gerekir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Hıristiyan kızla evlenmek tahrimen mekruhtur. Yani harama yakındır. Evlenince başını kapatmanız gerekmez. Hiç bir ibadeti yaptırmanız gerekmez.</p>
<p>      Sual: Kâfire âşık olmak caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet. Ehl-i kitap ise evlenmek de caizdir.</p>
<p>      Sual: Nikahta hıristiyan kadının babasının adını söylemek caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Hıristiyan kızı (Benimle evlenirsen müslüman olurum) dedi. Evlenirsem günah olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Sevab olur.</p>
<p>      Sual: Evli hıristiyan kadınla evlenmek için ne yapmak gerekir?<br />
      CEVAP<br />
      Kadın, iki şahid yanında ayrılır, iddeti geçince evlenir.</p>
<p>      Sual: Müslüman erkek ile hıristiyan kızın nikah akdi, nasıldır?<br />
      CEVAP<br />
      Müslüman erkek ile müslüman kızın nikahı gibidir. Fakat bu nikahın sahih olması için hıristiyan denilen kızın ehl-i kitap olması lazımdır. Yalnız laf ile hıristiyanlık olmaz.</p>
<p>      Sual: Amcamın torunu gayrimüslim bir erkekle evlenecek, bizi de nikah ve düğününe<br />
çağırdı. Gayrimüslüm erkekle müslüman bir hanımın evlenmesinin caiz olmadığını biliyorum. Bu düğüne gitmek doğru olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Caiz değil demek hafif kalır. Gayrimüslim ile evlenen kafir olur. Kafirin düğüne gitmek ona rıza göstermek olur. Gidilmesi asla caiz olmaz.</p>
<p>      Sual:Ben ateistim. Mümin bir bayanla evlenebilir miyim? Ayrıca tavsiyeniz var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Ateist iseniz dinen nikah olmaz. Yani o mümin kız hemen kafir olur. O kızın kanına girmeyin. Kendiniz de müslüman olmadıkça evlenmeyin. İleride problem olur.</p>
<p>      Sual: Dinsiz bir kadınla evlenen erkek mürted olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual:  Dinsiz kadınla evli kalınmaz. Ne yapmam gerekir?<br />
      CEVAP<br />
      Onu imana getirin!</p>
<p>      Ulu sözü dinlemiyen uluyakalır<br />
      Sual: İşyerinde beraber çalıştığımız bir arkadaşımız şu anda büyük bir üzüntü içerisinde. Nedeni de evlenmeyi planladığı erkek arkadaşıyla ayrılmışlar. Kendisi daha önceden de bu şekilde arkadaşlıklar kurup ayrılıklar yaşamış. Bizlerin bu şekildeki ilişkilere girmemesi yönündeki sozlerimize aldırış etmiyor. Sizin bu arkadaşımız için tavsiyeleriniz nelerdir?<br />
      CEVAP<br />
      Flört ile ilgili yazım yeterli bilgi verebilir:<br />
      Evlenecek gençlerin flört denilen bir arkadaşlığa asla ihtiyaçları yoktur. Hatta flörtün birçok sakıncası da vardır:<br />
      Flörtte bir tuzak vardır. Flörtte çok defa, kız, erkek tarafından kandırıldıktan sonra terkedilir. Flört, gençlerde gafilce tecrübelere yol açar. Bu tecrübelerin çoğu, kötü şekilde sonuçlanır. Tecrübe için insan, cebine barut koyup kendini tehlikeye atmaz. Ateşle barut bir arada durmaz. Yılan acaba nasıl sokar diye yılanla oynanmaz.<br />
      Flört, akıl mantık hislerini alt üst eder. Flörte alışan, sık sık arkadaş değiştirir. Kızı kandırıp terkeden erkek hain, kandırılan kız da maskara durumuna düşer. Flörtte çok defa, iffet elden gider. Namuslu bir kız için bundan büyük felâket olamaz. Flört, birçok gençleri serseri, müsrif ve perişan eder. Gençler arasında aşağılık kompleksi, kıskançlık, kin, nefret, karamsarlık, düşmanlık, anarşi ve çeşitli ruhî bunalımlar doğurur.<br />
      Flört arzusu, tenhada buluşmaya davet eder. Sonunda, birçok gencin başı belâya girer. Bu arkadaşlıkta iş eğlenceye dökülünce, genç erkeğin güveni sarsılır. Önce kızı zorlar, arzusuna kavuşunca da kızı ayıplar, ahlâksız diye ona hakaret eder. Yüzüne demese bile gencin artık ona olan güveni kalmamıştır, başkalarıyla da böyle yapmadığı nerden malum diye düşünür. Genelde bu hissî eğlencelerden sonra hep soğukluk olur.<br />
      Genç erkek, kokladığı çiçekten hemen doyar, sonra başka bir renk, başka bir çiçek arar. Artık bu sahne onu avutmaz, ondaki esrar, onu çeken cazibe, bağ ve düğümler çözülmüştür. O artık başka bir cazibe, daha esrarlı bir düğüm ister, başka eğlenceleri kovalar. Bu bakımdan flört hususunda kız veya kadın, çok hassas olmalıdır.<br />
      Başından böyle işler geçmemiş bir gence, bunlar anlamsız gelir. Çünkü birisine gönlünü kaptıran genç, kendisine verilecek nasihatı, deli saçması kabul eder. Onun için Peygamber efendimiz, (Sevgi insanı sağır ve kör eder) buyurdu. Sağıra ne anlatsanız duymaz. Köre bütün renkleri gösterseniz, birini diğerinden ayıramaz. Seven kimsenin de gözüne bir şey görünmez. Morfinman gibi olur. Her bakımdan yanlış da olsa, yine onunla evlenmeyi ister.<br />
      Atalarımız da demişler ki:<br />
      Âşık ile delinin farkı, biri gülmez, biri ağlamaz.<br />
      Aşk başta karar etse, akıl firar eder.<br />
      Aşk bir deryadır, dalmayan bilmez.<br />
      Bir yiğit ne kadar kahraman olsa, sevdiğine yenilir.<br />
      Sevda geçer yalan olur, sonu sokar yılan olur.<br />
      Flört sonucu evlenen gençlerin çoğu sonunda pişman olur. Bu bakımdan salih ana babanın tavsiyelerine mutlaka uymalıdır! Ana baba, oğlunun veya kızının evleneceği kişiye, evlâtlarının gözü ile bakmaz. Acı tecrübelerin verdiği firasetle bakar. Atalarımız, (Ulu sözü dinlemiyen uluyakalır) demişlerdir.<br />
      Gönül iyiyi de kötüyü de sevebilir. Bu bakımdan sevdiğimiz kimse ile değil, iyi kimse ile evlenmek önemlidir. Sevdiğimiz kimse kötü de çıkabilir. (Seven yanılmaz) demek çok yanlıştır. Hislerden meydana gelen sevgi bir ölçü değildir. Buna sevgi denmez heves denir. Gençler akıllı olmalı, sevgi ile hevesi karıştırmamalıdır.</p>
<p>      Nikahla ilgili sorular<br />
      Sual: Bir kız, (Bana mail gönderdi. Seni vekil ettim, benimle nikahlan) dedi. Başka bir arkadaşı da vekil yapabilir. Nikahın sahih olabilmesi için neler gerekiyor?<br />
      CEVAP<br />
      Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye’de şöyle diyor:<br />
      (Nikâh için birini vekîl yaparken, şahit lâzım değildir. Vekîl yapmakta ve nikâhta, şâhitlerin ve vekîl yapılacak kişinin kızı tanımaları lâzımdır. Nikâh kıyılırken, vekîl, şâhitlerin tanımadıkları kızın, babasının ve dedesinin adını da söylemesi lâzımdır. Tanımak, kimin kızı ve hangi kızı olduğunu bilmek demektir. Kızı bizzat görmek ve şeklini bilmek değildir.)<br />
      Durum yukarıdaki şartlara uygunsa nikah yapabilirsiniz. </p>
<p>      Sual: Aldık verdik demekle nikah sahih olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Kızla erkek varken, ikisinin babası şahid olsa nikah sahih mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Şafiide, nikah için iki şahid yanında mı kadın vekalet verir?<br />
      CEVAP<br />
      Evet. Nikah için iki şahit yanında vekalet almak lazım.</p>
<p>      Sual: Nikahta kız ve erkeğe üçer defa nasıl sorulur?<br />
      CEVAP<br />
      Her ikisine ayrı ayrı üç kere sorulur.</p>
<p>      Sual: Kızla erkek beraber nikâh kıyarken, sadece ikisinin babası şâhid olabilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Nikahın hangi mezhebe göre kıyıldığını bilmek lazım mı?<br />
      CEVAP<br />
      Hayır. Kıyanın bilmesi kâfi. İki tarafın da bilmesi iyidir.</p>
<p>      Sual: Farklı mezhebdekilerin nikahı, iki mezhebe uygun mu kıyılır?<br />
      CEVAP<br />
      Bir mezhebe uygun olması kâfidir.</p>
<p>      Sual: Şafii, nikahta salih şahid bulamazsa, Hanefiyi taklid eder mi?<br />
      CEVAP<br />
      Salih insan bulunmazsa, Hanefi taklid edilir.</p>
<p>      Sual: Kocası ile Şafiiye göre nikahlanması gereken hanım, velilerden izin alma imkanı yoksa, hanefiyi taklid etse, caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Şafiiye göre nikahlanmam lazım. Hanımın velileri fasıktır. Hanım salih birini veli tayin edebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual:  Karı-koca nikah için aynı kişiye vekalet verebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Kızın vekaletini alıp, birinin yanında bir erkeğe nikahladım. Ben şahid yerine de geçer miyim?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Şafiide, fasığın tövbe edip nikah şahidliği yapması caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Salih şahid bulunmazsa, bildirilen hile-i şeriyye caiz olur. Fakat tövbenin şartlarına uymak gerekir. </p>
<p>      Sual:  Şafiide, hiç veli yoksa, nikahta, birini veli tayin etmek caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Evlenecek çocuk, babasının yanında çekindiği için, babası vekaleten konuşuyor. Asıl var iken, vekilin nikah kıyması caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual:  Nikahta, üvey kızına, kızım dense, nikah sahih olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Nikahta şahidin biri yoksa, birine telefonla söylense caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Şahidlerin birarada bulunması lazımdır.</p>
<p>      Sual: Nikahta vekalet verilirken şartlar nelerdir?<br />
      CEVAP<br />
      Hiç bir şartı yok. (Beni falanca ile evlendirmek üzere seni vekil ettim) demek yeterlidir. Vekil edilen kişinin illa kızın mahremi olması gerekmez.  </p>
<p>      Sual: 1) Mehri muaccel ve mueccel nedir? belki yanlış yazmış olabilirim doğrusunu lütfen belirtiniz. Nikahda  bunların en az miktarı nedir? Yani &#8216;islam ahlakında&#8217;  sf.470 &#8216;nikah bahsi&#8217;nde bir altın liranın 3de 2sinden az olmaz diyor. Sonra 10 ile 50 altın lira yapmaktadır diyor. Bunu anlayamadım.<br />
      CEVAP<br />
      İngilizce olsa anlardınız, bu Türkçe herkes anlayamaz. Ekteki (Mehir nedir?) başlıklı yazıda yeterli bilgi var. Yine anlaşılmazsa yine sorarsınız.<br />
      2) Nikah yaparken gelin, damat ve iki şahit olması yeterli mi? Yani bir de nikahı kıyan kişi mi gerekir?<br />
      CEVAP<br />
      Evet iki şahit yeterli. Şahitlerden biri nikahı kıyar. Ama gelini oraya getirmek uygun olmaz. Damat veya şahitlerden biri gelinin vekili olmalıdır.<br />
      3)Nikah ahdini kağıda yazmak şart mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Şart değildir, yazılırsa iyi olur.<br />
      4-Bu ahdi yazarken mehr miktarı belirtilmeli midir?<br />
      CEVAP<br />
      Elbette bildirilmelidir. İleride ayrılık olur bir şey olur lazım olur.<br />
      5-Şahitler gelinin ve damadın şahidi diye ayrılmalı mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Öyle bir şey yok. Sadece şahitler gelini ve damadı tanımış olmaları yeterlidir.</p>
<p>      Sual: 1-İmam nikahı yaparken kimlerin mutlaka bulunması gerekmektedir?<br />
      CEVAP<br />
      (İmam nikahı) diye bir şey yok. Bu dinsizlerin uydurmasıdır. İmam nikahı denmez. Dini nikah veya islam nikahı denir.  Dini nikahı yaparken iki erkek şahidin bulunması şarttır. Aileler bulunmak zorunda değildir. Ailelerin karşı olması bir şeyi değiştirmez. Nikah olur.<br />
      2- İmam nikahı yapılmasındaki temel maksat nedir?<br />
      CEVAP<br />
      Normal nikahtır. Yapılmazsa nikahsız yaşanır mı? Zina olmaması için nikah yapmak lazımdır.<br />
      3- Eğer imam nikahı yapacak olan kız açıksa o nikah geçersiz mi olur? Ya da sürekli nikahı tazelemek mi gerekir?<br />
      CEVAP<br />
      Kimden duydunuz açık olanın nikahı olmaz diye? Öyle bir şey yok.<br />
      4- İmam nikahının sahih olması için 32 farzı bilmek gerekiyor diye biliyoruz.. Bunun gibi başka neler bilinmeli?<br />
      CEVAP<br />
      Nikahın sahih olması için müslüman olması yeterlidir. Müslüman olmak için de  imanın ve islamın şartlarını bilmek gerekir. İmanın şartı içinde bulunan Allaha, meleklere iman kısmında Allahın sıfatlarını da bilmek gerekir. Meleklerin vasıfları peygamberlerin vasıfları. v.s. kısaca dinin bilinmesi gerekenleri bilmek lazım.</p>
<p>      Sual: 1-Belediyenin yaptığı nikaha resmi nikah demenin imanı giderebileceğini söyleyenler var. Doğru mudur?<br />
      CEVAP<br />
      Onun bunun sözü senet olmaz. Ben belediyede yaptırdım yani nüfusta, kiminkini oğlumunkini, gayet uygun oldu. Bütün nikahın şartları var idi, bir tek el açıp dua edilmedi o kadar.<br />
      2-Belediye nikahına resmi nikah demek halk arasında yaygınlaştığı için, öyle demek caiz olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Anlatabilmek için demek caiz olur. Belediye muamelesi de denebilir. Yeri gelince de o şekilde söylenebilir.</p>
<p>      Sual: 1-Bir arkadaştan Belediye kayıt  işlemlerinin yapıldığı yere  ‘Nikah salonu’ demenin yanlış olduğunu  duydum. Çünkü Kuran-ı kerimde nikah için zaman ve yerin söz konusu olmadığının belirtildiğini söyledi.<br />
      CEVAP<br />
      1-Hayret Kur’an-ı kerimden nasıl mana çıkarmış ki? Kur’an-ı kerimi kendi anlayışına göre tefsir etmek çok tehlikeli. O arkadaş tövbe etsin.<br />
      Namaz için de öyle değil mi? İnsan namazı istediği yerde dağda, bağda, bahçede, evde, okulda, camide hatta kilisede kılamaz mı? Nikah yapılan yere nikah salonu demekten daha normal bir şey olmaz. Dinde böyle kafadan konuşmak çok yanlış olur.<br />
      2-Ayrıca Belediye Nikah  salonu denilen yerde merasim yapmam gerekiyor. Bu durumda düğün davetiyelerine Nikah salonu yazmam doğru olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Davetiyeye nikah salonu yazdırmakta hiç mahzur yoktur. Şartlarına uygun olursa nikah sahih olur, şartlarına uygun olmazsa sahih olmaz. Nikah yapılan yerin bunda kusuru olmaz.</p>
<p>      Sual: Dini nikahım yapılacak. Kayınpederim emekli imam olduğu için nikahı kendi kıymak istiyor. Kayınpederim vekil olduğu için aynı zamanda nikahımızı kıyabilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Kıydırır elbette. Bir kişi daha olsa yeter. Mesela sizin de babanız olsa yeter. Başka şahide ihtiyaç yoktur. Olursa mahzuru olmaz.</p>
<p>      Sual: Kayınpederim, düğünün erkek kadın karışık düğün salonunda yapılmasında ısrar ediyor. Salonda yapılan düğünden sonra dini nikâh yapılsa uygun olur mu?<br />
      CEVAP:<br />
      Günâhı size olmaz. Nikâhtan önce tövbe edilip nikâh yapılır.</p>
<p>      Sual: Düğünde çalgı çalmak eğlenmek günah mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Düğünde kadınların def çalıp oynaması caizdir. Düğünü duyurmak için davul çalmak da caizdir. Diğer müzik aletlerini çalmak caiz değildir. Haram işlemeden eğlenmek günah değildir. </p>
<p>      Sual: Bir düğünde eğer çalgı çalınıyorsa oraya gidilmez mi?<br />
      CEVAP<br />
      Mecburiyet yoksa gidilmez.</p>
<p>      Sual: Gelini kapalı bile olsa yabancı erkeğe göstermek haramdır deniyor. Doğru mu?<br />
      CEVAP<br />
      Gelinin dışarı çıkması günah değil, gelinlikle, süslenerek dışarı çıkması günahtır. Kadın, sadece kocasına süslenir, bileziğini, yüzüğünü ve başka süslerini hiç kimseye gösteremez. Gelinlik giyinince süslenmiş oluyor. Bu süsünü başkalarına gösteremez. </p>
<p>      Sual: Dinimize göre en iyi düğün nasıl olmalıdır? Çalgı çalmak, düğün salonunda erkekli kadın beraber bulunmak, yemek yemek, sohbet etmek gibi.<br />
      CEVAP<br />
      En iyi düğün, günah işlemeden ve masrafı az olan düğündür. Yemek yedirmek sünnettir. Kadın erkek bir arada olmaz, çalgı çalınmaz. </p>
<p>      Sual:İki bayram arası nikah olmaz deniyor bu doğru mu?<br />
      CEVAP<br />
      İki bayram arası nikah olur. Bir bayram günü cumaya rastlamıştı. Bayram namazından çıkıp cumaya gelene kadar pek çok zaman olmadığı için, iki bayram (Yani bayram ve cuma) arasında nikahla uğraşmayın denilmişti. Yoksa Aişe validemizin nikahı da iki bayram arasında kıyıldı. Düşünülürse iki bayram arası olmayan gün yoktur. Ramazan bayramı ile kurban bayramı arası veya kurban bayramı ile ramazan bayramı arası. Yani bir senenin bir kısmı Ramazan bayramı ile kurban bayramı arasıdır, bir kısmı da kurban bayramı ile<br />
ramazan bayramı arasıdır. </p>
<p>      Sual: Büluğ çağına gelmiş iki çift kendi aralarında nikah yapabilirler mi? Okullarından sonra kesinlikle evlenmeyi düşünen iki genç bu konuyu ailelerine açamıyorsa daha fazla günah işlememek için birbirlerine söz vererek nikah yapabilirler mi?<br />
      CEVAP<br />
      Şahitsiz nikah olmaz. İki erkek şahit yanında olur. Şahitlerin akraba olması da lazım değildir. Sokaktan tutulan iki kişi de olur.</p>
<p>      Sual: Bir kız dinimizde anne ve babasından izinsiz evlenebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet hanefi mezhebinde ana babanın rızası şart değil. Diğer mezheplerde şarttır.</p>
<p>      Sual: 1-Mehir ne oluyor, bir miktarı var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Evlenirken erkeğin kadına verdiği para veya maldır. Bu başlık parası değildir. Kadınların hakkıdır. Mesela bir ev olur, bir bahçe olur, 100 altın olur. Erkek karısını boşadığı zaman kadın ortada kalmaz. Dinimiz kadına bu hakkı vermiştir.<br />
      2-Caiz kelimesini bana tam olarak açıklar mısınız?<br />
      CEVAP<br />
      Yapması günah olmayan şey demektir.</p>
<p>      Sual: Evlilik esnasında mecbur kaldığımdan dolayı manevi yönünü bilmediğim ve güvenemediğim hoca lakaplı bir şahsa dini nikah kıydırdım, daha sonra içime kuşku düştü (nikahım hususunda) ve hala kuşkuluyum, ne yapmam gerekir veya ne önerirsiniz?<br />
      CEVAP<br />
      Kuşkuya gerek yok. Çünkü iki erkek şahit bulunması yeterlidir. Hocanın olması gerekmez. Dini nikah çok kolay. İki erkek şahit yanında, ben bu hanımla evlendim, o da ben bu beyle evlendim dese nikah kıyılmış olur. Onun için şüpheye lüzum yok.</p>
<p>      Sual: Gayr-ı sahih nikahlı, tecdid-i nikah yapsa, nikahlanmış olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet. Sahih nikahın sakatlanması ihtimaline karşı da, iki şahid yanında tecdid-i nikah lazım.<br />
      Sual: Düğünde gelen hediyeler kimindir?<br />
      CEVAP<br />
      Kadına mahsus olan eşya kadınındır. Müşterek eşya erkeğindir. Sünnet çocuğuna gelen hediyeler de böyledir. </p>
<p>      Sual: Almanyada ilticacı olarak bulunan bir arkadaş var kendisi şafii mezhebinde ve ilk defa evleniyor. Onun anlattığına göre şafii mezhebinde babanın nikahta olması lazım imiş. Babasının buraya gelme ihtimali yok. Onun üzerine bana nasıl hareket etmesi gerektiğini sordu. Ben de bir bilene soralım, sana söylerim dedim. Şimdi bizim ne yapmamız lazım?<br />
      CEVAP<br />
      Tam İlmihalde diyor ki: Şafiide nikahın doğru olması için, birinci şart, baliga olan kıza da velinin izin vermesi lazımdır. Veli, erkek akrabadır. Veli bu üç mezhebde babadır. Baba yoksa, babanın babası ve onun babasıdır. Bunlardan sonra, erkek kardeştir. Bundan sonra, erkek kardeş oğlu, sonra onun oğludur. Sonra amca, sonra amca oğlu ve onun oğludur. Bunlar yoksa, kadı [yani Kur'an-ı kerime göre yaşayan adil bir hakim] veli olur. Bu velilerden birisini bulamazsa, orada Salih bir arkadaşı veli tayin eder. Şafiide, şahitlerin erkek olması ve fiskları belli olmaması şarttır. Yani namaz kılan, karısı ve kızı açık olmayan müslüman olması gerekir. Bunları yapamazsa, Hanefi mezhebini taklit ederse mesele kalmaz. Yani hanefiye göre nikah yaparlar.</p>
<p>      Sual: Cuma günü hem söz, hem de dini nikah kıyılacak. Bir mahzuru var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Bir mahzuru yok.</p>
<p>      Sual: Kardeşim nişanlı, bir sene sonra belediye nikahları olacak. İslami nikah yaptırmak istiyorlar. İslami nikah hakkında bilgi verir misiniz?<br />
      CEVAP<br />
      İslam nikahı zor değil. İki erkek şahit yanında, çiftler, ben bununla evlenmeyi kabul ettim deseler nikah kıyılmış olur. Ama nikah kıymayı bilen olursa, daha iyi olur, dua okunur, Allahın emri ile, peygamberin kavli ve imamı azamın ictihadı ile diye başlar. Mehir söylenir. Tarifle olmaz bu. Bilen birisine yaptırmak iyi olur.</p>
<p>      Evlilikle ilgili çeşitli konu ve sorular</p>
<p>      Sual: Bir arkadaş fasık bir kadınla evlenecek. (Fasık kadınla evlenmek günah, haram olur mu?) diye soruyor.<br />
      CEVAP<br />
      Küfre rıza küfür, harama rıza haramdır. Onun açık gezmesine, büyük günah işlemesine rıza gösteriyor ki onunla evleniyor. Razı değilse, bu günahları terk edersen evlenirim demeli.</p>
<p>      Sual: Teyze çocuklarının evlenmesi mekruh mudur?<br />
      CEVAP<br />
      Evet tenzihen mekruhtur. Amca çocukları da öyledir.</p>
<p>      Sual: Amca veya teyze çocuklarının birbiri ile evlenmesinin tenzihen mekruh olduğunu yazdınız. Dayı kızı, hala oğlu birbiri ile evlenince nasıl olur, bu mekruh değil mi?<br />
      CEVAP<br />
      Onlar da mekruhtur.</p>
<p>      Sual: Kız görmeye gidince, babamın da bakması caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: İstenilecek kızın neresine bakmağa izin vardır?<br />
      CEVAP<br />
      Yalnız yüzüne bakılır.</p>
<p>      Sual: Gelinlik islam adeti mi, kâfir adeti mi?<br />
      CEVAP<br />
      İslam adetidir, kapalı yerde giydirmelidir.</p>
<p>      Sual: Âriyeten gelinlik almak caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Caizdir. Verene sevab olur. </p>
<p>      Sual: Damad siyah elbise giyse caiz mi, kâfire benzemiş olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Caizdir. Benzemiş olmaz.</p>
<p>      Sual: Nikahtan evvel sadece oğlanın kızı görmesi kâfi mi?<br />
      CEVAP<br />
      Birbirini görmek sünnettir.</p>
<p>      Sual: Evlenirken kızla konuşmak da sünnet mi?<br />
      CEVAP<br />
      Konuşmak da sünnettir.</p>
<p>      Sual: Dâmâd adayına, (evine çamaşır makinası ile kızıma 3 bilezik alırsan, evlenmenize râzı olurum) demek câiz midir?<br />
           CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Fakir baba, oğlunu evlendirmeye mecbûr mudur?<br />
      CEVAP<br />
      Hayır. Fakat ihsân edeni Allahü teâlâ sever. Evlâda, akrabâya ihsân, daha çok sevâbdır.</p>
<p>      Sual: Baba, oğlunu evlendirmeye mecbur mudur?<br />
            CEVAP<br />
      Baba, oğlunu evlendirmeye mecbur değildir. Erkek çocuk, akıl-bâliğ olduktan sonra, babasının mesuliyetinden çıkar. Fakir oğlunu evlendirmek ise babaya vâcibdir.<br />
            Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:<br />
            (Çocuğa güzel isim vermek, dînini öğretmek ve vakti gelince evlendirmek, evlâdın babası üzerindeki haklarındandır.) [Ebû Nuaym] </p>
<p>      Sual: Zina etmiş biri ile evlenilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Dört mezhepte de, zina eden, zina etmemiş birisi ile veya zina etmemiş olan, zina etmiş biri ile evlenebilir. (Cessas)</p>
<p>      Sual: Cinlerle evlenilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Cin ile evlenmek, Şafiî mezhebinde caiz, Hanefide caiz değildir. Cinnin çoğalması gaz [hava] iledir. Bundan dolayı, cin ile evlenmek, hakiki evlenmek değildir. Cin, insan şekline girip evlendiği de söyleniyor. Bu âlimler, (Belkis, cin ile insan arasında hasıl olmuştur.) diyorlar. Cinden, cin ile uğraşanlardan uzak durmak gerekir.</p>
<p>      Sual: Gelinlik giymek uygun mu?<br />
      CEVAP<br />
      Gelinlik giymek sünnettir. Yabancılara göstermemek gerekir.</p>
<p>      Sual:Ben ve oğlum, dul olan bir kadın ve kızıyla, yani annesini ben, kızını oğlum alarak evlenebilir miyiz?<br />
      CEVAP<br />
      Elbette. Hiçbir mahzuru yoktur.</p>
<p>      Sual: Çocuğun erkek olabilmesi için bir dua var mı, ne yapmak gerekir?<br />
      CEVAP<br />
      Salih bir kimse, yatağa girince; önce İhlâs sûresini okur. (Ya Rabbi bana bir oğul ihsan edersen ismini Muhammed koyacağım) der. Böyle duâ edenin Allahın izniyle erkek çocuğu olur.<br />
      Hadis-i şerifte, (Hanımı hâmile iken, elini onun karnına koyup, &#8220;Bismillahi ahadis samed ellezi lem yelid ve lem yûled, yâ Rabbi bu çocuğun ismini Muhammed aleyhisselâmın hürmetine, Muhammed koydum&#8221; derse, bu çocuk erkek olur.) buyuruldu.<br />
      Kadın, hayızdan temizlendikten sonra beş gün içinde hâmile kalırsa, çocuğu erkek olur. Beşinci günden sekizinci güne kadar olursa kız olur. </p>
<p>      Sual: Yeni doğmuş bebeğin düşmüş olan göbeğini ne yapmak gerekir?<br />
      CEVAP<br />
      Bir yere gömmek iyi olur.</p>
<p>      Sual: Evdeki işleri kimin yapması lazım?<br />
      CEVAP<br />
      Hanım ev işlerini yapmaya mecbur değildir. Ancak, erkek de ihsan etmeye mecbur değil. Kadın ev işini yapınca erkek de fazlası ile ihsanda bulunur. Bu işler karşılıklı olur, severek yapılır. </p>
<p>      Sual: 24 yaşındayım, bugüne kadar hiç kız arkadaşım olmadı. Bazı sebeplerden<br />
dolayı olmadı. Onlardan birisi de şu, karşı cinse saygı duyuyorum ve onunla eğlenmek istemiyorum.Yaş ilerledikçe kız arkadaşa ihtiyaç duyuyorum. Çünkü kendimi çok yalnız hissediyorum. Dua ederken Allahü tealadan müslüman bir kızla tanışmayı nasip etmesini istemem caiz olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evlenmek niyetiyle olursa caiz olur. Sırf arkadaşlık niyetiyle konuşmak bile caiz olmaz, duası hiç caiz olmaz. Kendinizi yalnız hissediyorsanız erkek arkadaş edinin. Evlenmeye ihtiyaç duyuyorsanız evlenin. </p>
<p>      Sual: 1-Bir kızla geziyor tozuyoruz. Elele tutuşuyor, öpüşüyoruz. Ama bu tek bir kız ve onunla evleneceğim. Evlenme niyetim beni kurtarmaz mı?<br />
      CEVAP<br />
      Kurtarmaz. Evlenmeye karar vermek, günahı işlemeyi mubah kılmaz. Günah işlememek için nikah yapmak gerekir.<br />
      2-Bu günahlar o kızla evlendiğim taktirde affolur mu? Ben birisiyle böyle günahlar işleyen insanın o kimseyle evlendiği taktirde günahları affedilir diye duydum. Bu ne kadar doğrudur?<br />
      CEVAP<br />
      Yanlış öyle bir şey yok. Bugünden itibaren tövbe edilir, bir daha günah işlenmezse affolur.<br />
      3- Siz şimdi haklı olarak nikah yapın diyeceksiniz, ama ekonomik engeller var.<br />
      CEVAP<br />
      Dini nikah için ekonomik engel söz konusu olmaz. İki erkek şahit kafidir. Bunun ekonomi ile ne ilgisi var?</p>
<p>      Sual: 1-Şu an, beraber de bulunduğumuz bir kadın arkadaşım var. Ailem, durumu tam bilmemelerine rağmen, bana uygun olmadığını söylüyor ve benim onunla evlenmemi istemiyorlar. Kendisinin fiziksel ve kültürel olarak bana uygun olmadığını söylüyorlar. O hanım da şu an onunla evlenmemi umuyor ve bekliyor. Şimdi başı açık ve çalışıyor olmasına rağmen evlendiğimizde işi bırakıp başını da örteceğini söylüyor. Sıkıntı mı tarif etmem mümkün değil. Bana yardım eder misiniz?<br />
      CEVAP<br />
      Okuyucularımızdan gelen mektuplara göre, böyle bayanlar aynı şeyi söylüyorlar. Bunlar Allah rızası için mi kapanacaklar, yoksa evlenmek için mi? Evlenirsen kapanırım demek biraz tuhaf değil mi? Bu işte samimiyet var mı? Yani Allah rızası için mi kapanacak? Evlenmeden önce kapanması doğru olur. Hem de aradan uzunca sayılan bir süre geçmeli. Yani kapanmasında samimi olduğu anlaşılmalı. Aileniz istemiyorsa biraz daha düşünmek gerekir.<br />
      2-Arkadaşlarımdan biri herkesin layıkını bulacağını söylüyor ve konu ile ilgili bir ayet olduğunu söylüyor. Böyle büyük bir günah işliyen kişinin evleneceği kişinin de onun gibi bir kişi olacağı doğru mu?<br />
      CEVAP<br />
      Öyle bir ayet var ama, arkadaşınızın dediği gibi değil. Temizler temizlere, habisler habislere layıktır anlamında bir ayet varsa da, buradan arkadaşınızın dediği anlam çıkmaz. Lut ve Nuh aleyhisselamın karısı kafir idi. Peygamberin karısı kafir olunca, iyi bir kimse kötü bir kadınla evlenebilir. Tersi de olur, saliha bir kadın namaz kılan bir kadın, namaz kılmayan içkici birisi ile de evlenebilir. Toplumuzda bu durum çoktur. Onun için ayetlere kafadan mana vermek çok tehlikelidir. Bir de tövbe edince o kimse artık salih kimse olmuş olur, iyi bir kızla evlenebilir. </p>
<p>      Sual: Ehli Sünnet yolunu öğrendim. Bu yolun Hak yol olduğuna inandım. Ancak ne yazık ki, ailem ve çevremdeki insanların tümü din cahili. Ailem artık beni evlendirmek istiyorlar. Bu benim içinde bir ihtiyaç haline gelmiş durumda. Ve sorunlar başlıyor. Bu bayanın kapalı ve ailemize uygun olduğunu düşünüyorlar. Bu onlar için yeterli oluyor. Ama benim aklıma takılan bir çok soru var. Mesela,  bu bayan Ehli Sünnet İtikadı hakkında ne biliyor. Bilmiyorsa öğrenebilir mi? Ya ailemin olduğu gibi yanlış fikirleri varsa bunlardan vazgeçebilir mi? Öğrenmek isterse mesele yok. Ama ya yanlış fikirlerinden vazgeçmezse&#8230; Çok büyük bir çıkmazın içindeyim. Şimdiye kadar her işimde elimden geldiği kadar Ehli Sünnete uymaya çalıştım. Eğer bu işte uymaz isem ömrümün sonuna kadar pişmanlık duyabilirim. Bazen bu şekil evlenmektense hiç evlenmemek daha hayırlı olabilir diye düşünüyorum. Çevremde yardım isteyebileceğim, danışabileceğim hiç kimse yok. Ne olur bana bir yol gösterin. Ne yapmam gerektiğini söyleyin.<br />
      CEVAP<br />
      Dinimiz her şeyin çaresini bildirmiştir. İstihare yaparsınız. Dua edersiniz, hayırlısını istersiniz.</p>
<p>      Sual: Nişanlanmış olan iki gencin aileleri tarafından evlenmelerine mani olunuyor. Ancak bu iki genç dini nikahlarını yapmışlar. Bir sene böyle sürüncemede kalınıyor. Bir araya gelip evlenemiyeceklerine kanaat getiren erkek, (seni boşadım) diye haber gönderiyor. Şimdi bu iki genç tekrar evlenmek istiyorlar. Evlenmelerinde dinen bir sakınca var mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Evliliği oyuncak haline getirmemelidir. İki boşama hakkı kalmıştır. Bir hakkını kullanmış, iki defa daha söylerse bir daha o kızla evlenemez. Yeni bir nikahla o kızla evlenebilir.</p>
<p>      Sual: İslam nikahı kıyıldıktan sonra ilişkiye girmeden beklemenin mahzuru var mıdır? Yoksa diğer işlemler (Düğün, Belediye Kaydı vs.) için beklenebilir mi? Şayet bu beklemenin bir sınırı var ise bu zaman ne kadardır?<br />
      CEVAP<br />
      Nikah yapıldıktan ilişki mecburiyeti yoktur. Öyle bir sınır da yoktur.</p>
<p>      Sual: Çok yakında çocuğum olacak. Yeni doğan çocukları tuzlamak gerektiği söyleniyor.. Böyle bir şey var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Tuzlamak gerekmez. Tuzlama diye bir şey yoktur. Anadoluda bazı yerlerde yapılıyorsa da ilmi ve dini bir dayanağı yoktur. </p>
<p>      Sual: 22 yaşındayım muhasebeci olarak çalışıyorum. Açık öğretimden 4 yıllık öğrenimimi sürdürüyorum 3.sınıftayım. Şu an maddi olarak sıkıntılı günler yaşıyorum. Zaten aldığım maaş çok düşüktü. Şu anki durumlar daha da kötü oldu. Evlenmek istiyorum ama  maddi durumum düzelmediği için bir türlü  bu konuda gerekli girişimlerde bulunamadım. Evlilik konusunda aceleci davranmamın sebepleri siz de kabul edersiniz ki biz gençlerin bu zamanda haramlardan uzak durması ibadetlerini rahat yapması çok zor. Haramlardan uzak durmak, iyi bir müslüman olarak yaşamak istiyorum. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?<br />
      CEVAP<br />
      Evlenmeye çalışın. Allahü teala  evlenene yardım eder. O niyetle evlenmek<br />
büyük nimettir.</p>
<p>      Sual: Dün yazı-tura attım. Bu işi yapmadan önce “yarabbi, eğer bu iş şöyle ise tura getir, böyle ise yazı getir dedim. Bu fala girer mi?<br />
      CEVAP<br />
      Yaptığınız uygun bir şey değil. Dinimizde istihare vardır. Bir iş hayır mı olacak şer mi olacak istihare ile belli olur. Öyle yazı tura ile olmaz. Dinde bid&#8217;at çıkarmamalıdır.</p>
<p>      Sual: İslam alimleri ailelerin kaç çocuk sahibi olmasıyla ilgili bir tavsiyede<br />
bulunmuşlar mıdır? Mesela 1 çocuk azdır, ya da 5 çocuk çoktur gibi bir şey var mı? Bunun herhangi bir ölçüsü var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Peygamber efendimiz (Ahir zamanda, sizin en iyiniz çoluk çocuğu olmayandır) buyuruyor. Yani çocuk sahibi olmamak tavsiye ediliyor. Ya hiç olmamalı veya bir tane olmalı. Yahut iki tane olmalı. Daha fazlası tavsiye edilmiyor. Eskiden ise, (Ben ümmetimin çokluğu ile iftihar ederim) buyurarak çok çocuk yapılmasını tavsiye ediyordu.</p>
<p>      Sual: 1-Yeni çocuk sahibi olduk. Şu an iki günlük olan bebeğimiz çok şükür sağlıklı ve bir problemi yok. Aslının olup olmadığını bilmediğimiz bir konu hakkında sizden yardım bekliyoruz. &#8220;Bebek 40 günlük olana kadar dışarıya çıkarılmazmış. Sağa sola getirilmezmiş.&#8221; Bu cümle doğru mu? Yani bebeğimizi 40 günlük olana kadar, hiç evimizden dışarı çıkarmamalı mıyız? Sağlık ve dini yönden bir mahzuru var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Dini yönden hiç bir mahzuru yoktur. Sağlık açısından ise, çocuk hastalanabilir diye eskiler kırk gün çıkarmamalı demişler. Yoksa sağlık yönünden de dikkat edilirse mahzuru olmaz.<br />
      2-Bir de iki yeni doğan çocuk, 40 günlük olmadan biraraya gelmesinin bir mahzuru var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Onun da hiç bir mahzuru yoktur.</p>
<p>      Sual: Benim bir kızım var, çok utangaçtır. Erkeklerin yanına çıkmaya, onlarla yüzü kızarmadan konuşmaya utanıyor. Utanması bir hastalık mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Kızınızın yaşını yazmamışsınız. Utanmak çok iyidir. Peygamber efendimizin hayasından yani utanmasından bahsedilirken, (Resûlullahın hayâsı, bâkire islâm kızlarının hayâlarından daha çoktu) buyuruluyor. Kadınlar için utanmak fazilettir. Hadisi şerifte buyuruluyor ki:<br />
      (Haya on kısımdır biri erkeklerde, dokuzu kadınlarda. Böyle olmasaydı kadınlar, hayvanlar gibi, erkeklerin ayakları altına, dökülürdü.) [Deylemî]</p>
<p>      Sual:Biz size bir mail göndermiştik. Sizde bize kızı görmeden yani bilinmeyen birşey hakkında istihare yapılmaz demiştiniz. Bu kız ehl-i sünnet. Bu arkadaş, kızı istihareden önce bilerek tesir altında kalmamak için görmemiş. Ayrıca arkadaş için cemal fazla önemli değil (yeterki itici olmasın diyor) Bu durumda bu arkadaşın istiharesi geçerli olmaz mı?<br />
      CEVAP<br />
      Benim verdiğim cevabı bir daha okuyun. Orada ne diyor? Bütün şartlar yerinde olup, evlenmek istediği kız için istihare yapılır, görmediği kız için istihare uygun olmaz. Kızı görecek, tamam itici değil ben bununla evlenebilirim diye kesin karar verecek. Sonra acaba hayırlı olur mu olmaz mı diye istihare edecek. Görmeden evliliğe karar vermeden istihare edilmez diye kaç defa yazdım. Tesir altında kalmamak ne demek? Çirkinse de güzelse de tesir altında kalacak elbette. Görmemek sünnete aykırıdır, hadisi şerifte kızı görmeli buyuruluyor, hatta şehvet hasıl olsa bile kıza iyi bakmalı deniyor. Kız her bakımdan dört dörtlük ise o zaman istihareye lüzum yok, istişare ile olur. Hadisi şerifte görmeden olan evliliğin sonu pişmanlık buyuruluyor. Görmek sünnettir.</p>
<p>      Sual: Annemle ve ablamla şu anda kavgalıyım ve küsmüş durumdayız. Sebebine gelince: Ablamın kızı bir genci sevdi. Fakat annemle ablam zorla başkasına nişanladılar. Sevdiği genç askerden izine gelip bu nişanı bozdurdu. Kız kardeşimle ben sevdiği gence verilmesini sağladık. Fakat annemle ablam istemediği için bir yıldır bu nişanı bozmaya çalışıyorlar. Annemle ablam kardeşime ve bana küstüler. Beni hiç görmek istemediklerini söylemişler. Allah rızası için ayda bir gidiyorum. Hiç gitmesem günah olur mu?<br />
      Kızla sürekli kavga ediyorlar. Yaşı 24. Dayak dahil her türlü hakaret ve zulmü yaptılar. Ölünceye kadar evimize sakın gelme diyorlar. Bana ve kardeşime de beddua ediyorlar. Bedduaları tutar mı?<br />
      Annem düğüne giderseniz analık hakkımı helal etmem, onunla ilginizi kesin diyor. Fakat biz düğüne gitmeyi düşünüyoruz. Ayrıca ablama da kızının düğününe gidersen sana da hakkım helal değildir diyor. Ablamın tek evladı var. Küste olsa gitmek istiyor. Annemi dinlemeyip düğüne gitsek analık hakkı haram olur mu?<br />
      Annemi razı getirmek mümkün değil. Benzer zulümleri kardeşime de yaptı. Onu da sevdiğinden ayırmak istedi o da kaçtı. Düğününe kimseyi göndermedi. Kızı vermek istememelerinin sebebi damadın boyu posu kısa ve yakışıklı değil. Üstelikte zengin değil. Ahlaklı namazını kılan dindar bir genç.<br />
      CEVAP<br />
      Ana babanın dine aykırı sözlerine uyulmaz. Ana baba dine aykırı işlerden dolayı hakkımı helal etmem, dese lanet okusa, laneti geçerli değildir. Ablanız kızının düğününe gitsin, siz de gidin. Siz ayda bir veya birkaç ayda bir annenizi görmeye giderseniz iyi olur. Gidince kovmuyorsa giderseniz, kovarsa gitmezsiniz. Böyle işlerde iki tarafı da dinlemek gerekir. Fakat sizin anlattığınıza göre, anneniz ve ablanız çok suçlu. Hangi devirde yaşıyoruz? Namaz kılan bulunur da kaçırılır mı? Fakirlik zenginlik aranmaz. Namaz kılan genç buldular da daha ne istiyorlar?   </p>
<p>      Sual: Aşkını gizleyen şehit olur diye bir hadis var mıdır?  Ben sevdiğimi kimseye söylemiyorum. Ölürsem şehit mi olurum?<br />
      CEVAP<br />
      Evet (Men aşıka feaffe, feketeme, fehüve şehidün.) diye bir hadisi şerif vardır. Yani aşık olup da aşkını gizleyen ve iffetini koruyan, yani günah işlemeyen kimse, ölürse şehit olur buyuruluyor. Şehit olmanın demek iki şartı var. Birinci hiç kimseye söylemeyecek. İkinci ise, aşık olduğu halde günah işlemeyecek. Erkekse, kadınla, kadın ise erkekle günah işlemiş olmayacak. Başka günah işleyebilir. Buradaki günah kadınla erkek arasında olan günahtır. Ayrıca şehit olabilmek için imanlı olmak şartı da vardır.</p>
<p>      Sual: Size evlilik hayatıyla ilgili sorularım var. Bir kadının kocasına nasıl hitap etmesi gerektiğinden tutun da tüm vazifelerine kadar.. bu konuda bana önereceğiniz bir kitap ya da başka birşey var mı?Erkeğin hanımına olan sorumlulukları kadının erkeğine olan sorumlulukları nelerdir? Öncelikli olarak bilmemiz gerekenler nedir? Nikah hususunda bilmemiz gerekenler nelerdir? daha da çoğaltılabilir..<br />
      CEVAP<br />
      Sorularınız koca kitap olur. Tam ilmihalde yeteri bilgi vardır. Okuyun anlamadığınız yer olursa sorarsınız. Kadın kocasına Ali bey, Veli bey ismi ne ise öyle hitap edebilir. Samimiyetine bağlı. Kocacığım der, hayatım der, hocam der, kocasının meşhur yönü ne ise onu söyleyebilir. Diğerleri Tam ilmihalde Marifetnameden alınarak ve gerekli açıklamalar yapılarak uzun uzun anlatılmıştır. Evlenmeyi düşünüyorsanız açıp okuyun.</p>
<p>      Sual: Fransada yaşıyoruz. Burada Türk kadınlarımız bir çocuk 40 günlük olunca onu &#8220;kırklıyorlar&#8221; yani, 40 taş toplayıp bebeğin yıkanacağı suya atıyorlar, daha sonra bu taşları bir tülbentin içine koyup bebeğin üstünde tutup üzerinden su döküyorlar. Dinen 40 günlük çocuğa ne yapılır?<br />
      CEVAP<br />
      Fransadaki Türkler gibi Türkiyedekiler de dediğinize benzer kırklama yapıyorlar. Bu hurafedir, aslı astarı yoktur. Faydasızdır. Kırk günlük çocuğa yapılacak hiç bir şey yoktur.</p>
<p>      Sual: İnsanın eşine kızım şeklinde hitap etmesinin hükmü nedir. Böyle hitap edilmişse ne yapmak gerekir. Nikaha bir zararı var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Eşime kızım demek nikaha zarar vermez. Fakat hoş bir söz değildir, söylememelidir.</p>
<p>      Sual: Sevgililer gününü kutlamanın dinen bir sakıncası var mıdır? Bir erkek, nişanlısına, hanımına, sevgililer günü olduğu için bir hediye alsa bir mahzuru olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Adet olduğu için mahzuru olmaz. İbadette kafirlere benzemek caiz olmaz.</p>
<p>      Sual: Eşin hamile olması durumunda cinsel ilişki hamileliğin kaçıncı ayına kadar<br />
 devam etmelidir?<br />
      CEVAP<br />
      Son güne kadar devam edebilir. Son günleri biraz daha dikkatli olmalıdır.</p>
<p>      Sual: Ben 1969 doğumluyum. Doktorum. Halen bekarım. Evlenmek için dua ederken hep, hem bu dünyam için hayırlı, hem öteki dünyam için hayırlı olan namaz kılan ve Kur’an okumasını bilen biri olsun diye dua ediyorum. (Ben açık bir bayanım. Günah olduğunu da biliyorum.)<br />
      Eskiden sadece beni sevsin bana saygı duysun derdim. Depremden beridir dualarıma bunları da ekliyorum. Hayatımda bir deprem öncesi çok iyi yapamadığım ibadetlerim, bir de deprem sonrası aksattığım zaman vicdan azabı duyan kalbim var. Sizin grubunuzdan öğrendiğim şeyleri de inkar edecek değilim. Bunları niye yazıyorum tam bilebilmiş değilim.<br />
      Ama sizden benim için; yumuşak konuşan, iyi huylu ve yumuşak kalbli olmam ve her iki cihanda da mutlu olmamı sağlayacak bir kısmet için dua eder misiniz demek için yazıyorum.<br />
      CEVAP<br />
      İnşallah dua edeceğim. Gıyaben yani arkasından yapılan dua kabul olur. Günah işlesek de kabul olur. Siz de bize dua edin. Duanız kendiniz için kabul olmayabilir, fakat bizim için yaptığınız dua kabul olur.<br />
      Evlenemedim diye üzülmeyin. Hakkınızda belki bekarlık hayırlıdır. Evliliğin mesuliyeti büyüktür. Hadisi şerifte (Ahir zamanda sizin en hayırlılarınız evlenmiyenleriniz ve çocuğu olmayanlarınızdır) buyuruluyor.<br />
      Ama insan evlenmek ister. Bizim vazifemiz dua etmektir. Sizin de duanızda olduğu gibi iki cihan seadeti için salih birisiyle evlenmek lazım. Namaz kılmayan, içki içen, dinini bilmiyen birisi ile evlenirseniz ahiretiniz çok kötü olur, Allah saklasın ebedi cehennemlik olabilirsiniz. Bu duruma düşmektense, üç günlük dünyada bekar kalsak ne olur ki? </p>
<p>      Sual: Eşim namaz kılmıyor. Ancak ben de yeni başladım. Eşimi teşvik etmem için neler anlatacağımı ve neler yapacağımı bilmiyorum. Kılarsa veya kılmazsa ben bundan nasıl yarar/zarar göreceğim?<br />
      CEVAP<br />
      Zamanla inşallah o da kılar. Hem kendiniz hem de eşiniz için bol bol dua edin. Silsile-i aliyye büyüklerini vesile ederek dua edin. Siz her zaman namazın öneminden bahsedin, kitaplar okuyun. Hakikat Kitabevi yayınlarından Tam İlmihal ve Müjdeci Mekbuplar kitaplarını severek okuyun. Namaza önem verin. Bakar ki bu iş önemli o da başlayabilir. Namaz kılmasına uygun bir dil ile sebep olursanız, sevabı size de yazılır.<br />
      O namaz kılmazsa, namaz kılmayanın imanı tehlikeli olur. İmansız ile bir arada yaşamak iyi olmaz. Kesin imansız olduğu bilinirse o zaman nikah da olmaz. </p>
<p>      Sual: Eşim hamile, yakında doğum olacak.Doğumun kolay olması için bir dua var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Tam İlmihalde diyor ki:<br />
      Çocuğun rahat tevellüd etmesi için (Bostân-ül-ârifîn) sonunda diyor ki, Abdüllah ibni Abbâs buyurdu ki, bir tas, tabak içine (Bismillâhillezî lâ ilâhe illâ huv El-Halîm-ül Kerim. Sübhâne Rabbil&#8217; Arş-il&#8217;azîm Elhamdülillahi Rabbil&#8217; âlemîn) ve sonra (Nâzi&#8217;ât) sûresinin son âyetini ve Ke-ennehüm&#8217;den îtibaren (Ahkaf) sûresinin son âyetini islâm harfleri ile yazıp, eritip anasına içirmelidir. </p>
<p>      Sual: Evli olan çok kıskanç bir abim var.Ve bu kıskançlık onu günden güne bitiriyor, hanımı da kesinlikle kıskanılmayacak, namazında , ibadetinde, namuslu bir kadın. Abim de bunun farkında ama bir türlü kıskançlık duygularına hakim olamıyor ve çok üzülüyor. Ben onu yeterince teselli etmeye çalışıyor; dinen kıskançlığın büyük nimet olduğunu söylüyorum ama herhalde biraz etkisiz kalıyorum. O kıskançlığın kötü bir şey olduğunu ve sürekli ondan kurtulmak istediğini söylüyor. Onun için ne yapabilir nasıl nasihatler verebiliriz?<br />
      CEVAP<br />
      Namusunu kıskanmak çok iyi, fakat suizan etmek, şüphe etmek çok yanlıştır.</p>
<p>      Sual: Ehli kitap ile evlenmek caiz ise, tesettürsüz bir müslüman kadını ehli kitap kapsamında değerlendiremez miyiz?<br />
      CEVAP<br />
      Ehli kitap kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur, yani harama yakındır. Müslümanla kitap ehli aynı kapsama alınmaz. Müslüman namaz kılmak ve tesettüre bürünmek mecburiyetindedir.</p>
<p>      Sual: 1- Onsekiz yaşında bir kızım. Benimle evlenmek isteyen bir arkadaşım var. Namaz kılmıyor&#8230; ama karakter olarak çok iyi biri.. acaba onunla o namaz kılmaya başlamadan evlenmemeli miyim? Sizce o kişiyle evlenmemde bir mahzur var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Sizce dememeli, dinimizce uygun mu diye sormak lazım. Bence uygun olup olmaması neyi halleder? Dinimiz,  peygamberimiz böyle birisi ile evlenmeyi asla tasvip etmiyor. Namaz kılmamak içki içmekten çok daha büyük günahtır. Böyle büyük günahtan korkmayan kimse, başka günahları da işleyebilir. Namaz kılmayan insan her kötülüğü yapabilir. Çünkü Allahtan korksa önce namazını kılar. Bir vaktini aksatmanın vebalini bilseniz, hemen namaza başlarsınız.<br />
      2-Bir de, o kişi cuma namazını bile kılmıyor. Bazı kişilerin söylemlerine göre 3 cuma namazını kaçıran dinden çıkarmış! O zaman ben ne olurum?<br />
      CEVAP<br />
      Üç cumayı terk eden dinden çıkmaz, fakat namaz kılmayan zamanla dinden çıkar, mürted olur, o mürted olunca sen de mürtedin karısı olursun yani sen de kafir olursun. Çünkü Müslüman kız kafirle evlenemez.</p>
<p>      Sual: Almanyada yaşıyoruz. Doğumu gerçekleştirecek doktorun bayan doktor mu erkek doktor mu olması lazım? İsteğimize bağlı olabilir, anlayışla karşılıyorlar?<br />
      CEVAP<br />
      Bayan doktor olması lazım. Elbette bayan doktor isteyin. </p>
<p>      Sual: Acaba kırkı çıkmamış bebeği akşam namazından sonra yıkamakta bir mahzur var mıdır?<br />
      CEVAP<br />
      Hiç mahzuru yoktur. Gece yıka gündüz yıka veya hiç yıkama fark etmez. Önemli olan çocuğu üşütmemek gerekir, üşütmede ne yaparsan yap.   </p>
<p>      Sual: İffetli olmak ahirette ve dünyada bize neler kazandırır, iffetsiz olmak bize dünyada ve ahirette neler kaybettirir? (Sırf iffetli olabilmek için soruyorum bu soruyu)<br />
      CEVAP<br />
      İffetli olmak demek namuslu olmak demektir. Dünya ve ahirette çok şey kazandırır, iffetsizlik ise dünya ve ahirette çok şey kaybettirir. İffesizlik derece derecedir. Sadece başını açar veya sadece kolunu açar veya veya kapalıdır da ince giyinmiştir, erkekler koklasın diye koku sürünür, yahut kolunu bacağını, saçını falan açar, bu daha fazla iffetsizlik olur.<br />
      Erkeklerle lüzumsuz yere konuşur, tokalaşır. Onlarla duygusal konularda chat yapar veya mailleşir, mektuplaşır. Yahut biraz daha ileri gider erkeklerle şehvetle konuşur, ayıp kelimelerle konuşur, bu biraz daha iffetsizliktir. Biraz daha ileri gider öpüşür. Artık daha ilerisini söylemiyorum. Bu günahlar dünyada insanın kalbini karartır. Başka günahları da işlemek kolay gelir. İbadetlerden soğumaya başlar. Elfazı küfür denilen kelimeleri çekinmeden söyleyebilir. Bütün ibadetleri bir anda boşa gidebilir. Bütün bunlar onun imansız ölmesine sebep olabilir. İmansız ölünce de sonsuz olarak azaba maruz kalır.<br />
      İffetsiz bayanların bilhassa iffetli erkeklerin yanında hiç değeri yoktur. İffetsiz erkekler de iffetsiz bayanlara değer vermez. İşini bitirdi mi bir daha on paralık değer vermez. Onun artık bir eşya kadar kıymeti olmaz.<br />
      İffetsizlikten kaçarsanız Allah size imanın tadını verir, namaz kılmanız kapanmanız kolay gelir. İffetsiz olsanız bütün dünya sizi sevse, Allah sevmese ne çıkar? Tersine iffetli olunca bütün dünya sizi sevmese, fakat Allah sevse bundan büyük nimet olur mu?</p>
<p>      Sual: İman bilgilerini okumamış olan iman etmiş olmuyor mu?<br />
      CEVAP<br />
      Sorunuzun cevabı evet de hayır da olabilir. Lüzumlu iman bilgilerini bilmek farzdır. Bilmeden iman olmaz. İster okuyarak ister duyarak öğrenmek gerekir. Mesela amentüde bildirilen altı esasa inanmak şart. Sonra Allahı sıfatları ile bilmek de şart. Mesela Allahın bir tane olduğunu bilmek, mekansız olduğunu, yaratıklara hiç benzemediğini ve diğer sıfatları ile birlikte öğrenmek farzdır. Sırası ile bilmek değil de, sorulunca bilmesi gerekir. Mesela Allahın her şeye gücü yeter mi dendiği zaman evet diyebilmelidir. Bir rus kızı bizim büroya gelmişti. Ona müslümanlığı öğrettik. Teker teker sordum. Mesela Allahın bir olduğuna inanıyor musun? Ölünce ahirete gideceğimize inanıyor musun ve diğer lüzumlu bilgileri sordum. Evet cevabını alınca kelime-i şehadet getirdi ve müslüman oldu. Onun için amentüyü<br />
iyi bilmek gerekir.</p>
<p>      Sual: Şafi mezhebindeyim eşim hanefi bu durumda ben artık hanefi mezhebinde miyim?<br />
      CEVAP<br />
      Hayır, herkes kendi mezhebinde olur.</p>
<p>      Sual: Tam İlmihalde, erkeğin zevcesine karşı yapacağı vazifeler anlatılırken (İfrâtı<br />
bedene, tefrîti ruha zarar verir) diye yazıyor. Ne demektir?<br />
      CEVAP<br />
      İfrat normalden fazla, tefrit de normalden az demektir. Dinimiz her işte normal yolu bildirmektedir. Fazlası bedene zarar verir, yani vücut zayıflar, kuvvetten düşer. Azı ise, ruha zarar verir, yani sinir hastalığına sebep olur.</p>
<p>      Sual: Kadınların ev temizliğinde bir ölçü var mı ? Ne kadar yapmalı?<br />
      CEVAP<br />
      Evin kirlenişine bağlıdır, vesvese edip sık sık temizlemek de uygun değil, evi toz içinde bırakmak da uygun değil. Yani ihtiyaca göre yapılır. Bu haftada bir olur üç günde bir olur. Kirlenmesine bağlıdır. </p>
<p>      Sual: Hocam, benim eşim, çok çekingendir. Bayanların çekingen olması iyi midir?<br />
      CEVAP<br />
      Hz. Ali buyuruyor ki:<br />
      Üç haslet var ki erkekler için kötü, ev kadınları için iyidir.<br />
      1- Cimrilik erkekler için kötüdür, evine ve ihtiyaçlarına harcayamaz.<br />
      2- Kendini beğenmek erkekler için kötüdür. Kendini beğenen, başkalarını aşağı görür. Bu da iyi değildir.<br />
      3- Korkaklık, çekingenlik erkekler için iyi değildir. Faydalı işleri yapamaz.<br />
      Aynı huylar ev kadınları için iyidir:<br />
      1- Kadın cimri, fazla tutumlu olursa, kocasının ve kendi malını muhafaza eder, bir yere harcamaz.<br />
      2- Kadın kendini beğenirse, sert ve kesin konuşur, erkekler bundan ümidini kesmiş olurlar.<br />
      3- Kadının korkak, çekingen olması da çok iyidir. Lüzumsuz yerlere gitmez, tehlikeli işlerden kaçarlar.</p>
<p>      Sual: Biz iki kız arkadaşız. Fakat arkadaşıma söz geçiremiyorum. Erkeklerle çok çet yapıyor. Şimdi ona birileri dünür geldi. Bana sordular. Bu kız nasıl diye? Ben bilmem desem caiz olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Câiz olmaz. Söylemek gerekir. Tersine bir erkeği de sorsalar söylemek gerekir. Kimsenin oğlunu kızını yakmaya hakkımız yok.</p>
<p>      Sual: Bir arkadaşın eşi yaklaşık bundan bir ay önce erken doğum yaptı. Bebek 6.5 aylık olarak dünyaya geldi.Bu zaman zarfında bebeğe sürekli oksijen verildi. Fakat oksijen verimi durdurulduğunda maalesef kendi kendine soluyamıyor. Doktorlar normalde bu tür doğumlarda 2 hafta oksijen verildikten sonra verilmediğini, bebeklerin artık kendi kendine solumaya başladığını söylemişler. Ayrıca bebek yaşasa bile beyninin nerdeyse tamamen özürlü olacağını ve gözlerinin de göremeyeceğini söylemişler. Şu anda oksijen verilmeye devam ediliyor.Bu bebeğe anne ve babasının kararıyla oksijen verilmesinin durdurulması hususunun dinimizdeki yeri nedir?<br />
      CEVAP<br />
      Dinimizde şöyle bir kaide var. İlâç kullanmayıp ölmek günah değildir.Gıdâ almayıp ölmek günahtır. Yani ilaç almadığı için ölürse günah olmaz, yiyip içmediği için ölürse günah olur. Oksijen de yiyip içmeye benziyor, ilaca benzemiyor. İlaca benzese ilaç verilmeyince ölürse mahzuru olmaz. Ama bu yiyip içmeye benziyor gibi geliyor bana. Bir de tıbben organları ölü sayılan bir insana kalbinin çalışması için tüplere bağlıyorlar. Bu tüpleri hastanın sahipleri tarafından çekilip ölüme terk etmek günah olmuyor. Bebeğinki buna da tam benzemiyor. İlk defa böyle bir sual ile karşılaştım. Kesin bir şey söyleyemem. Bilen birisine sormak gerekir.</p>
<p>      Sual: Genç bir kızım. Tesettüre riayet etmiyorum. Namaz da kılmıyorum. Yapmak istiyorum ama yapamıyorum. Bu yüzden namaz kılan biri ile evlenmek istiyorum. Ne tavsiye edersiniz? Ayrıca, babamın bir dediği diğerini tutmuyor. Hangi sözünü yerine getireyim?<br />
      CEVAP<br />
      Babanızın bir dediği bir dediğine uymuyorsa, dine uygun olan emirlerini yapmanız gerekir. Mesela, kapan diyorsa, hemen kapanmak gerekir. Kapandıktan sonra, aç dese, açmak gerekmez. Çünkü Allaha isyan olan bir işte, kulun emri yapılmaz.<br />
      Namaz kılan biri ile evlenmek için, sizin de namaz kılmanız ve kapanmanız gerekir. Namaz kılmayana fâsık denir. Fâsıkla evlenene Allahü teâlâ lânet ediyor.<br />
      Her şeye rağmen namaz kılmalı ve kılmaya devam etmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
      (Namaz dinin direği ve her hayrın anahtarıdır.) [Taberânî]</p>
<p>      Sual: Kocası öldükten sonra, birisi ile evlenen, ondan da ayrılıp başka bir erkekle evlenen kadın, ahirette bu üç kişiden hangisi ile evlenecektir?<br />
      CEVAP<br />
      Ümm-i Habibe validemiz, böyle bir suâli sorunca, Resulullah efendimiz buyurdu ki: (Böyle bir kadın, serbesttir. Hangi kocası güzel huylu ise ahirette onunla olur. Güzel ahlâk sahibi olan, dünya ve ahiret iyiliğine kavuşur.) [B. Arifîn]<br />
      Demek ki, kadın, üç kişiden hangisini daha çok seviyorsa, onunla beraber olur. Üçünü de istemiyorsa, hiçbirisi ile beraber olmaz. Cennette üzüntü yoktur. Çocuk veya bekar olarak ölenler de cennette evlenecektir. Cennete gitmek için iyilerle beraber olmak gerekir. Peygamber efendimize, kimlerle beraber olmak gerektiği suâl edilince buyurdu ki:<br />
      (Gördüğünüzde sizlere Allahı hatırlatan, konuşması ilminizi artıran, ilmi, ahireti düşünmenize yarayan zatlarla beraber olun!) [Ebu Yala]</p>
<p>      Sual: (Çocuklarım büyüyünce kâfir olacaksa, şimdiden ölsün) demek caiz midir?<br />
      CEVAP<br />
      Caizdir. Hep hayır duâ etmeye çalışmalıdır!</p>
<p>      Sual: Beyim günah işliyor, ben de mesul olur muyum?<br />
      CEVAP<br />
      Erkeğin işlediği günahlardan hanımı mesul olmaz. Ona duâ etmelisiniz!</p>
<p>      Sual: Baba, oğlundan balig olana kadar mı mesuldür?<br />
      CEVAP<br />
      Evet. Kızından ise evlenene kadar. </p>
<p>      Sual: Kadının, gittiği yerde, işlediği günah, kocasına da yazılır mı?<br />
      CEVAP<br />
      Bilmezse yazılmaz. Bilerek gönderirse yazılır.</p>
<p>      Sual:  Çocuk düşürmede lohusalık müddeti doğum gibi midir?<br />
      CEVAP<br />
      El, ayak ve baş belli ise doğum gibidir.</p>
<p>      Sual: Çocukları beşiğe sırtüstü yatırmak caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Amca kızı ile evlenen bir defa mı mekruh işlemiş olur?<br />
      CEVAP<br />
      Bir defa.</p>
<p>      Sual: Felçli ve aklı noksan ile halvet olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Olur.</p>
<p>      Sual: Hadım olan erkekle halvet olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Olur.</p>
<p>      Sual: Şehir otobüsünde ve caddedeki dükkanlarda halvet olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Olmaz.</p>
<p>      Sual: (Hanıma ev işini yapması mecbur edilir) deniyor. Doğru mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet. Bu, dini mecburiyet değil. Ailedeki ülfeti, saadeti temin için, kadai mecburiyettir. Kadın, bu hizmetleri yapmazsa günaha girmez. Erkeğin, dinen mecbur olmadığı bazı şeyleri kadaen (kanunen) yapması gerekir. Kanuna uyulmazsa vacib terkedilmiş olur.</p>
<p>      Sual: Dört yaşındaki çocukları yuvaya vermek uygun mu?<br />
      CEVAP<br />
      Yuva kötülerin elindeyse, evde islam terbiyesi vermeli.</p>
<p>      Sual: Evlenecek kızı ikinci defa görmek caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Üçüncüsü bile caizdir.</p>
<p>      Sual: Mümin kadına, gönlünü almak için, melek gibisin denir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Denebilir.</p>
<p>      Sual: Erkek birden fazla olunca halvet olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Halvet olmaz.</p>
<p>      Sual: Muayenehanede de halvet olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Olur.</p>
<p>      Sual: Hastanede, hemşire iğne vuruyor. Halvet olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Hastaya günah olmaz. Çünkü zaruridir.</p>
<p>      Sual: Hanım hastanenin özel bir odasında yatarken, erkek doktor gelip muayene ediyor. Halvet oluyor mu?<br />
      CEVAP<br />
      Hastalık zaruri olduğu için hastaya günah olmaz.</p>
<p>      Sual: Okul gibi umumi yerlerde halvet olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Olmaz.</p>
<p>      Sual: Asansörde halvet olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Asansörün durumuna bağlıdır.</p>
<p>      Sual: Çocuklar sünnet edilirken tekbir getirmek caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Hanımın, kocasının elini öpmesi caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Çocuklara büyüklerin ellerini öptürmek caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Salihlerin elini öpmeye alıştırmalı. Menduptur.</p>
<p>      Sual: Çocuğu Tekvando kursuna vermek uygun mu?<br />
      CEVAP<br />
      Bir sanata vermeli. İlmihali de öğretmek lazım.</p>
<p>      Sual: Mürted koca ile yaşamak caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Mürtedle evlenmek caiz değildir.</p>
<p>      Sual: Hanım, kocasını, Ali bey, Veli efendi diye çağırsa, caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Oranın adetine itibar olunur. [Ayıplanmıyorsa caizdir]</p>
<p>      Sual: 20 yıl önce Almanyaya gidip hiç gelmiyen erkek, orada ölüyor. Türkiyedeki hanımı iddet beklemeden evlenebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      İddet beklemeden evlenemez. </p>
<p>      Sual: Kadının doğumdan sonraki eşini denize atmak caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Zaruret olunca caizdir. </p>
<p>      Sual:  Rızam yokken çocuk olmasın diye kocam korunsa caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Hayır.</p>
<p>      Sual: Hanımla iyi geçinmek farz mı?<br />
      CEVAP<br />
      Herkesle iyi geçinmek farz. Yani kalb kırmak haram.</p>
<p>      Sual: Kızımı oğluna isteyene (Sen de oğluma kızını ver) denir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Demek caizdir.</p>
<p>      Sual:  Kocamdan ayrıldım. Ondan olan oğlumu on yaşına kadar büyüttüm. Kötü olduğu için babasını tanıtmadım. Günah oldu mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Eniştem delirdi. Bu haliyle nikahları devam ediyor mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Bir kadın, zinadan gebe kalsa, çocuğu, doğurmadan önce veya  sonra, o adamla evlense, çocuk piç olmaktan kurtulur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet. </p>
<p>      Sual: Baliga olmamış gösterişli kız, halvete mani olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>
<p>      Sual: Hastanede yanımdaki hasta şuursuzdur. Refakatçi olarak hanımı var. Benimle halvet olur mu?<br />
      CEVAP<br />
      Hanımınızı getirmek veya tek odada kalmak mümkün olmazsa, zaruret olur, caiz olur.</p>
<p>      Sual: Baba evladını reddedebilir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Baba, akıl-baliğ olan oğlundan mesul olmayı reddedebilir. Emr-i maruf yapmayı, tövbesini, ziyarete gelmesini, hediyesini ve varis olmasını reddedemez.</p>
<p>      Sual: Çocuk olmaması için, rahmi bağlatmak caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Hayır. </p>
<p>      Sual: Nikahlı kıza, babasının evinde iken, kocası nafaka verir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Hayır.</p>
<p>      Sual: Beyimin ilk hanımından olan 5 yaşındaki çocuğunu, eve koymamaya hakkım var mı?<br />
      CEVAP<br />
      Küçük olduğu için hakkınız yoktur.</p>
<p>      Sual: Hanım ve çocuklar söz dinlemiyor. Ne yapayım?<br />
      CEVAP<br />
      Tatlı dil ile nasihata devam etmelidir.</p>
<p>      Sual: Doğduktan hemen sonra ölen çocuğun mirası nasıl halledilir?<br />
      CEVAP<br />
      Çocuk, ölen akrabasına varis olur. Çocuk ölünce, bıraktığı mal varislerine taksim edilir.</p>
<p>      Sual: Ana-baba içki içiyor, çocuk sakat doğuyor. Suç kimin?<br />
      CEVAP<br />
      Çocuğun suçu yoktur. Sebep olanda suç vardır.</p>
<p>      Sual: Düşük çocuk da ana-babasına şefaat eder mi?<br />
      CEVAP<br />
      Canlı doğup ölen çocuklar şefaat eder.</p>
<p>      Sual: Aldığımız elbiseleri, çocuklara ariyet verirsek, biz de kullanabilir miyiz veya birininkini öteki çocuğa giydirebilir miyiz?<br />
      CEVAP<br />
      Âriyet verilince evet. </p>
<p>      Sual: Livatadan kurtulmanın ilacı nedir?<br />
      CEVAP<br />
      Beş vakit namazı doğru kılmak ve hemen evlenmek.</p>
<p>      Sual: Çocuğu yuvaya verelim mi?<br />
      CEVAP<br />
      Ana-baba terbiyesi bir yerde bulunmaz. İslam terbiyesi verene verilir.</p>
<p>      Sual:  Kızların da sünnet olması sünnet mi?<br />
      CEVAP<br />
      Müstehab idi. Bugün terkedildi.</p>
<p>      Sual: Sakal bırakmak için, hanımdan izin almak gerekir mi?<br />
      CEVAP<br />
      Hayır.</p>
<p>      Sual: Kadını muvakkat kısırlaştırmak caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Haramdır. </p>
<p>      Sual: Çocuğa kocam için (babamız çağırıyor) demem günah mı?<br />
      CEVAP<br />
      Hayır.</p>
<p>      Sual: Huysuz hanımın ölmesini istemek caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Zararlı kâfir ve zalimden başkasının ölümü istenmez.</p>
<p>      Sual: Baba, akıl-baliğ kızını alnından, yüzünden öpse caiz mi?<br />
      CEVAP<br />
      Evet.</p>

<p class="sayac_bilgi">1.781 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/evlilik-ile-ilgili-bilgiler.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanmakmı Evlilikmi</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/bosanmakmi-evlilikmi.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/bosanmakmi-evlilikmi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 19:06:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=464</guid>
		<description><![CDATA[Kocası ondan boşanmak istediğini söylediği zaman genç kadının karnına bir ağrı saplandı. Boşanma hazırlıkları devam ederken, günde dört beş kez karnına ve göğsüne saplanan sancılardan yakındı. Genç kadının yuvası yıkılmak üzereydi ve de sağlığı bozulmuştu. Boşanmanın getirdiği sorunları unutup can derdine düştü. Geceleri sürekli ağlıyordu. Uyku uyuyamıyordu. Vücudundaki ağrılar dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Doktor doktor dolaşıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kocası ondan boşanmak istediğini söylediği zaman genç kadının karnına bir ağrı saplandı. Boşanma hazırlıkları devam ederken, günde dört beş kez karnına ve göğsüne saplanan sancılardan yakındı. Genç kadının yuvası yıkılmak üzereydi ve de sağlığı bozulmuştu. Boşanmanın getirdiği sorunları unutup can derdine düştü. Geceleri sürekli ağlıyordu. Uyku uyuyamıyordu. Vücudundaki ağrılar dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Doktor doktor dolaşıp derdine çare aradı. Başvurduğu ruh doktorları ona boşanmanın verdiği sıkıntı yüzünden böyle<span id="more-464"></span> hastalandığını söylediler.<br />
Pek çok kadın ve erkek, boşanma öncesinde fiziksel sorunlardan yakınıyor. Aile içinde düzen bozulurken vücut sağlığı da kötüleşiyor. Bu durumda, boşanmanın sağlık için zararlı olduğunu söyleyebiliriz. Evli çiftlerin evli kalmalarının sağlıklarını korumak açısından önem taşıdığı belirtilir.<br />
Fakat madalyonun bir de öbür yüzü var. İyi yürümeyen bir evlilik de bazı sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Eşiyle sürekli tartışan kadın, zamanla sağlığının bozulduğunu farkediyor.<br />
UYUMSUZ EVLİLİKLER<br />
Uyumsuz bir evliliği yirmi yıl sürdürmeye çalışan bir kadın, karın ağrıları ve dayanılmaz migren ağrılarıyla hayatın ona zehir olduğunu söylüyor. Uyumsuz evliliklerde kadının da erkeğin de vücut ve ruh sağlığının bozulduğu bir gerçek. Yürümeyen bir beraberliği, çeşitli bahaneler ileri sürerek devam ettirmeye çalışmanın bir anlamı yok. Evet, boşanma da bazı sorunları beraberinde getiriyor ama kişiler, eşlerinden ayrılıp kendilerine yeni bir hayat kurduktan sonra sorunlar azalacaktır. Boşanmış kadın bir süre sonra sağlık sorunlarının giderildiğini farkedecektir. Ama uyumsuz bir evliliği inatla sürdürmeye çalışan kadın için aynı şeyi söylemek olanaksız. Şartlar değişmedikçe kadının sağlık durumu da düzelmeyecektir. Yeni sorunlar eklenecektir.<br />
Kısacık bir ömrü, çeşitli sorunlarla boğuşarak geçirmenin kimseye yararı yok. Bir evlilik, kadınla erkeğe mutluluk vermiyorsa, onu devam ettirmek yanlıştır. İpleri kopardıktan sonra kadın da erkek de zamanla kendine yeni bir hayat kurabilir. Sağlığına kavuşur ve yaşamının geri kalan yıllarında mutluluğu yeniden yakalayabilir.<br />
Evlenen genç kadın, bir yaşam boyu eşiyle aynı yastığa başkoymak isteyecektir. Ama hayatın bize ne gibi sürprizler getireceğini de bilemeyiz. Büyük umutlarla kurduğumuz yuva temellerinden çatırdıyorsa, bu evliliği sürdürmekte ısrar etmek doğru olmaz. </p>

<p class="sayac_bilgi">20 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/bosanmakmi-evlilikmi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Gelinin Çeyizinde Neler Olmalı?</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/bir-gelinin-ceyizinde-neler-olmali.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/bir-gelinin-ceyizinde-neler-olmali.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 18:58:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category>daha</category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=462</guid>
		<description><![CDATA[Bir genç kız daha evlenme kararı bile almadan kendisine ait pek çok çeyizlik eşyası vardır. Özellikle Anadolu&#8217;da ailenin gurur kaynağı olan çeyizlikler düğün öncesi evlerde sergilenir. Fakat evlilik kararı verildikten sonra çeyizlik eşyalar bir ihtiyaçtır. Anadolu&#8217;da dokumacılıkla başlayan ev tekstili bugün evlilik hazırlığı içinde olan çiftlere çok sayıda seçenek sunuyor. 25 yıldır bu mesleğin içinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir genç kız daha evlenme kararı bile almadan kendisine ait pek çok çeyizlik eşyası vardır. Özellikle Anadolu&#8217;da ailenin gurur kaynağı olan çeyizlikler düğün öncesi evlerde sergilenir. Fakat evlilik kararı verildikten sonra çeyizlik eşyalar bir ihtiyaçtır.<br />
Anadolu&#8217;da dokumacılıkla başlayan ev tekstili bugün evlilik hazırlığı içinde olan çiftlere çok sayıda seçenek sunuyor. 25 yıldır bu mesleğin içinde olan Bilal Yaşa Bakırköy Dantel Çeyiz Evi&#8217;nin sahibi. <span id="more-462"></span>Yaşa ile bir gelinin çeyizinde neler olmalı ve bu senenin çeyiz modası konularında konuştuk.<br />
Bir Gelinin Çeyizinde Neler Olmalı?<br />
<a href="http://www.genelbilge.com/tag/gnl/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Genel">Genel</a> olarak özel günlerde kullanılan el işi işlemeli bir yatak örtüsü, nevresim takımı, gündelik kullanım için ütü istemeyen yatak örtüsü, sehpa ve vitrin örtüleri, hamam takımı (havlu-bornoz takımı) bulunmalı. Bunların yanı sıra artık kullanılmasa da anneler adet olduğu için mutfak takımlarını (perde, dolap örtüsü, buzdolabı örtüsü vs.) ekliyorlar.<br />
Söz ve nişan kutusu arasında ne fark var? Bunların içine neler konuyor?<br />
Söz kutusuna daha az eşya konduğu için küçük boydur. Nişan kutusu ise daha büyük. Söz kutusuna iç çamaşırı, havlu, parfüm, terlik konur. Bunlara ek olarak nişan kutusunda elbiselik kumaş, bohça, sabahlık olur.<br />
Bu senenin çeyiz modası nedir?<br />
İnsanlar çeyizde rahat kullanacakları eşyaları moda olarak kabul ediyorlar. Özellikle ütü istemeyen, buruşmayan ürünler tercih ediliyor. Bunun dışında bu sene simli Hint ürünleri ve masa üzerine buruşturularak konan saçaklı örtüler dikkat çekiyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">756 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/bir-gelinin-ceyizinde-neler-olmali.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genel Cinsel Bilgiler</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/genel-cinsel-bilgiler.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/genel-cinsel-bilgiler.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 18:56:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=460</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel yaşamımızla ilgili sorunlarımızı başkalarıyla tartışmaktan genellikle kaçınıyoruz. Örneğin bir jinekolog sizi muayene ettiği zaman da cinsel sağlığınızla ilgili sorularınızı sormaya fırsat bulamıyorsunuz ya da doktora muayene olma heyecanı size her şeyi unutturuyor. Health&#8217;de yer alan araştırmaya göre özellikle rahim ameliyatı geçirmiş kadınlar cinsel sorunlar yaşıyorlar&#8230; Sık sık cinsel temasta bulunmak böbrek enfeksiyonuna neden olabilir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel yaşamımızla ilgili sorunlarımızı başkalarıyla tartışmaktan genellikle kaçınıyoruz. Örneğin bir jinekolog sizi muayene ettiği zaman da cinsel sağlığınızla ilgili sorularınızı sormaya fırsat bulamıyorsunuz ya da doktora muayene olma heyecanı size her şeyi unutturuyor. Health&#8217;de yer alan araştırmaya göre özellikle rahim ameliyatı geçirmiş kadınlar cinsel sorunlar yaşıyorlar&#8230; <span id="more-460"></span><br />
Sık sık cinsel temasta bulunmak böbrek enfeksiyonuna neden olabilir mi?<br />
Olabilir.Böbrek enfeksiyonlarını normal olarak bağırsakların aşağı kısmında yaşayan bakteriler yaratıyor. Cinsel temas, bu bakterilerin yanlış yere boşaltım sistemine geçmesine neden oluyor. Bakteri, boşaltım sistemine girdikten sonra böbreklere yerleşiyor. Cinsel temasta bulunmadan önce ve daha sonra vajina bölgesini temizlemek ve cinsel temastan hemen sonra tuvalete gitmek, böbreklere bakterilerin yerleşmelerini önleyebilir. Cinsel temas sırasında değişik pozisyonları denemek de yararlıdır.<br />
Cinsel temas sırasında çok az miktarda idrar kaçırmanın anlamı nedir?<br />
30-59 yaş gruplarındaki kadınlar arasında her dört kadından birinin cinsel temas sırasında idrar kaçırdığı biliniyor. Bu, önemli bir sorun değildir. Cinsel temastan önce fazla su içmemek, alkollü ve kafeinli içecekleri içmemek soruna çözüm getirebilir. Böbrek kaslarının cinsel temas sırasında spazm geçirmesi de mümkündür. Böbrek kası spazmlarını önlemek için bir doktora baış vurulması gerekir.<br />
Hiç bir belirtisi olmadan kısırlığa yol açan bir hastalık var mıdır?<br />
Cinsel temas ile bulaşan hastalıklar arasında en önemlisi frengidir. Bu hastalık bazen hiç bir belirti göstermeden ilerler. Ayrıca kadınlarda cinsiyet organlarının enfeksiyonu da bir tehlike oluşturur. Enfeksiyon rahim ve yumurtalıklara da geçebilir. Bu tür ciddi enfeksiyonlar, sonuçta kısırlığa neden olabilir. Dahası dışgebelik sorununu yaratabilir. Dış gebelik kadın için son derece tehlikelidir.<br />
Rahim ameliyatından sonra cinsel hayat sona erer mi?<br />
Bundan kesinlikle emin olmak imkansız. Bazı kişiler, geçirdikleri ameliyattan sonra bunalıma girerler ve cinsel temas isteğini tamamen kaybedebilirler.<br />
Oysa rahimin alınmasından sonra kadın cinsel temasta bulunabilir ve hatta orgazm da olabilir. Fakat bu ameliyattan sonra kadının cinsel yaşamında bazı değişiklikler de kaçınılmazdır. Ameliyat sırasında vajina kısalabilir.<br />
Bu da cinsel temastan zevk alma olasılığını azaltır. Bu ameliyatın kadın üzerindeki fiziksel ve ruhsal etkisi bir yıl sürebilir.<br />
Böyle bir ameliyat geçiren kadının mutlaka ruh sağlığını korumak için ruhsal tedavi görmesi gerekir. </p>

<p class="sayac_bilgi">41 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/genel-cinsel-bilgiler.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orgazmın Haritası</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/orgazmin-haritasi.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/orgazmin-haritasi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 18:54:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=458</guid>
		<description><![CDATA[Ne kariyer, ne statü, ne de zenginlik insanın duyduğu duygusal ve cinsel boşluğu doldurmaya yetmiyor. Sevmek ve sevilmek en önemli zenginlik kabul ediliyor. Ancak insan hayatında önemli bir rol oynayan cinsellik bilimsel açıdan yıllarca ihmale uğradı. Alman Focus Dergisi&#8217;ne göre şimdi bilimadamları A&#8217;dan Z&#8217;ye cinselliği deşifre ederek cinsel sorunların teşhisi ve tedavisi için yeni metodlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne kariyer, ne statü, ne de zenginlik insanın duyduğu duygusal ve cinsel boşluğu doldurmaya yetmiyor. Sevmek ve sevilmek en önemli zenginlik kabul ediliyor. Ancak insan hayatında önemli bir rol oynayan cinsellik bilimsel açıdan yıllarca ihmale uğradı. Alman Focus Dergisi&#8217;ne göre şimdi bilimadamları A&#8217;dan Z&#8217;ye cinselliği deşifre ederek cinsel sorunların teşhisi ve tedavisi için yeni metodlar geliştirmeye çalışıyorlar. Cinsellik konusunda araştırmalar yapmaya başlayan bilim adamları şimdiden kayda değer adımlar atmaya başladılar.<span id="more-458"></span><br />
İşte son araştırmalardan birkaç ilgi çekici sonuç:<br />
Aşık beyin<br />
Parisli psikiyatr Serge Stoleru, orgazm sırasında beyinde meydana gelen değişimleri görüntülemeye başardı. Stoleru&#8217;ya göre orgazm sırasında beynin belirli yerlerinde faaliyetlerde artış gözleniyor. Ayrıca özel aletlerle çekilen beyin görüntülerinden aşık bir kişiyi, aşık olmayandan ayırmak mümkün.<br />
Kadınlara Viagra<br />
Amsterdamlı psikolog Ellen Laan ise kadınlarda cinsel uyarının nasıl geliştiğini araştırıyor. Çünkü kadınlarda görülen cinsel soğukluk, vajinal kasılma ve acı gibi cinsel sorunlar konusunda fazla bir şey bilinmiyor. Bu araştırmalar sayesinde kadınlar için de Viagra geliştirmek mümkün olacak.<br />
Aşkın biyokimyası:<br />
Karolinska-Enstitüsü&#8217;nden İsveçli psikolog Kerstin Uvnaes-Moberg ise ‘Aşkın nörobiyolojisi var mı?’ sorusuna cevap arıyor ve ‘Evet’ cevabını veriyor. Psikolog, aşk ve duygusal ilişkilerin insanı niye mutlu ettiğini deşifre etmeye çalışıyor.<br />
PROLAKTİNİN ÖNEMİ<br />
Psikologlar mastürbasyon ve cinsel ilişki konusunda yaptıkları araştırmada ilk kez süt hormonu prolaktinin hem kadınlar da hem de erkeklerde önemli bir rol oynadığını belirlediler.<br />
Klitorisin boyutları:<br />
1998 yılında Avustralyalı ürolog Helen O&#8217;Connell, kadın cinsel ilişkiden zevk almasını sağlayan klitorisin boyutlarını belirlemeyi başardı. Anatomik araştırmalara göre klitoris 9 santimetre kadar ulaşabiliyor.<br />
Cinsel birleşme sırasında en çok insanın yüzü ve boynu ısınıyor. Özelliklerle erkeklerde ayaklar büyük ısı kaybına uğruyor.<br />
Seksle ilgili araştırmalar diğer bilimsel araştırmaların 30-40 yıl gerisinde. Bilim adamları cinselliği yeniden keşfediyor.<br />
Özel çekilmiş beyin görüntüleriyle bir kişinin aşık olup olmadığını söylemek mümkün.<br />
Süt hormonu diye bilinen prolaktik en önemli cinsel uyarıcılardan biri. Cinsellikle ilgili son bulgular ve dahası&#8230;<br />
DIŞ HABERLER SERVİSİ<br />
Cinsel BİLGİLER<br />
Fazla alkol sperm katili 0.25 promile kadar alındığında alkol, ereksiyon yeteneğini artırıyor. Ancak oran O.5 promili geçtiğinde ereksiyon kaybı yaşanmaya başlıyor. Alkol spermleri öldürüyor, kadınlarda da regl düzenini bozuyor.<br />
Spermin Hızı saatte 17 km. Cinsel boşalma sırasında 2 ile 6 mm sıvı içinde yaklaşık 60 ile 240 milyon sperm açığa çıkıyor. Spermler yaklaşık saatte 17 km hızla yol alıyor. Sperm, su, protein, früktoz, çinko ve asit sitrik ihtiva ediyor.<br />
Erkekler fetişist Erkeklerin % 2 ile 5&#8242;i belirli bir objeden özel keyif alıyor. Kadınlar arasında ise fazla fetişiste rastlanmıyor.<br />
Erkeğin memesi daha hassas İster iri olsun isterse küçük, memelerdeki süt üreten bezlerin büyüklüğü bir çay kaşığını geçmiyor. Gerisi ise yağ. Ucunda çok sayıda sinir ucu olmasına rağmen kadın memesinin okşanıp emilmesinden erkek kadar zevk almıyor.<br />
ERKEKLER ÇABUK SOĞUYOR<br />
Cinsel birleşme sonrasında kadınlarda vücut ısısı belden aşağıda eşit bir şekilde yayılıyor. Erkekte ise belden aşağıda kısa sürede soğuma yaşanıyor. Bilimadamları erkeklerde noradneralin salgısının vücudun yüzeyindeki damarları daraltarak ısının eşit bir şekilde dağılmasını engelleyebileceğini söylüyor.<br />
Uzun süreli ereksiyon riskli<br />
Kan akışı normal seviyesine gerilemediğinde erkeklerde uzun sürekli ereksiyon yaşanabilir. Uzun süreli ereksiyon 2 ile 6 saat sürebilir ve çok acı verebilir. Hemen doktora başvurmak gerekir. Ereksiyon 18 saati geçtiğinde kalıcı cinsel iktidarsızlığa yol açabilir. </p>

<p class="sayac_bilgi">66 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/orgazmin-haritasi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yalnız Erkek Sayısı Artıyor</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/yalniz-erkek-sayisi-artiyor.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/yalniz-erkek-sayisi-artiyor.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 18:50:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=455</guid>
		<description><![CDATA[2000&#8242;lerin dünyasında nelerle karşılaşacağız? Son zamanlarda bu soru zihinleri iyice kurcalamaya başladı. Teknolojik gelişmeler elbette günlük yaşantımızı etkileyecek. 21. yüzyılda hiçbir şey bugünkü gibi olmayabilir. Bu arada 2000&#8242;li yıllarda yalnız yaşayan erkeklerin sayısında büyük bir artış olacağı söyleniyor. Başka bir deyişle evlilik müessesesinin geleceği tehlikede. Araştırmaların sonucuna göre 2016 yılında, erkeklerin yüzde 75&#8242;i, tek başına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2000&#8242;lerin dünyasında nelerle karşılaşacağız? Son zamanlarda bu soru zihinleri iyice kurcalamaya başladı. Teknolojik gelişmeler elbette günlük yaşantımızı etkileyecek. 21. yüzyılda hiçbir şey bugünkü gibi olmayabilir. Bu arada 2000&#8242;li yıllarda yalnız yaşayan erkeklerin sayısında büyük bir artış olacağı söyleniyor. Başka bir deyişle evlilik müessesesinin geleceği tehlikede. Araştırmaların sonucuna göre 2016 yılında, erkeklerin yüzde 75&#8242;i, tek başına yaşamayı tercih edecek. <span id="more-455"></span><br />
Devir Değişti<br />
Babalarımız, dedelerimiz hayatlarını bir kadına bağımlı olarak sürdürmekten yanaydılar. Bir iş sahibi olan erkek için evlenmek bir zorunluluktu. Erkek, evleninceye kadar baba evinde annesine bağımlı olurdu. Ütüsünden çamaşırına, yemeğinden temizliğine kadar her işini annesi yapardı. Erkekler, ev işlerinden anlamazdı ve bunlarla uğraşması garipsenirdi. Bekar erkek evlendikten sonra da annenin görevleri eşe devredilirdi.<br />
Günümüzde ise yavaş yavaş farklı bir tablo ortaya çıkmaya başladı. Erkekler artık ev işlerinden kaçmıyorlar. Kendi işlerini yapmaktan zevk almaya başladılar. Bu arada evlenmeden ayrı eve çıkıp bekar hayatı yaşamaya başlayan gençlerin sayısında da büyük bir artış var.<br />
Sevdikleri genç kadınlarla zaman zaman buluşmak ve sonra da kendi evine dönüp başına buyrukluğun zevkini çıkarmak erkeklerin hoşuna gidiyor. Yalnız yaşamayı seçen erkekler bu kararlarının gerekçelerini şöyle sıralıyorlar:<br />
ÖZGÜRLÜK ÖNEMLİ<br />
Evde özgür olabilmek çok önemli. Dilediğimiz saatte evimize dönebiliriz. Kapıda bizi çatık kaşlarla karşılayıp sert bir dille hesap soran birinin olmaması büyük mutluluk.<br />
Evde istediğimiz gibi davranmakta özgürüz. İstersek evi dağınık bırakabiliriz. Giyeceklerimizi derli toplu tutmak diye bir zorunluluk yok. İnsanoğlu kısacık ömrünü kendi dilediği şekilde geçirebilmeli.<br />
Bir kadının hükmü altına girmek, onunla bazı sorumlulukları paylaşmak ve bir başkasının istediği şekilde yaşamak, mutluluk getirmiyor.<br />
Yalnız yaşamayı yeğleyen erkekler, kadınlarla olan ilişkilerinde de daha mutlu olduklarını söylüyorlar. Onlara göre kadınla erkeğin birbirini kırmasına, kişiliğinin çirkin yanlarını açığa vurmasına fırsat kalmıyor. Bir sorumluluk üstlenmeden kurulan ilişkiler iki tarafa da daha çok mutluluk veriyor.<br />
Ama bu işler belli olmaz. Bakarsınız erkekler, babalarının dedelerinin dönemine dönmek isterler. Kadınların ilgi ve şefkati olmadan yaşayamayacaklarını anlarlar. </p>

<p class="sayac_bilgi">15 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/yalniz-erkek-sayisi-artiyor.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Evlilik İçin Yeterlimi?</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/ask-evlilik-icin-yeterlimi.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/ask-evlilik-icin-yeterlimi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 18:46:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=451</guid>
		<description><![CDATA[Birbirinize ne kadar uygunsunuz? Sevdiği erkekle evlenmeye hazırlanan bir genç kızın, önce kendine şu soruları sorması gerekir: 1- Bir süre sonra aşkımızın bitme ihtimali olabilir mi? 2- Sevgilimin, beni kızdıran huyları var mı? 3- Olumlu ve olumsuz düşüncelerimi onunla rahatça paylaşamıyor muyum? 4- Sevgilimle aramızda büyük görüş ayrılıkları var mı? 5- Evlendiğimiz zaman aile bütçesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birbirinize ne kadar uygunsunuz?<br />
Sevdiği erkekle evlenmeye hazırlanan bir genç kızın, önce kendine şu soruları sorması gerekir:<br />
1- Bir süre sonra aşkımızın bitme ihtimali olabilir mi?<br />
2- Sevgilimin, beni kızdıran huyları var mı?<br />
3- Olumlu ve olumsuz düşüncelerimi onunla rahatça paylaşamıyor muyum? <span id="more-451"></span><br />
4- Sevgilimle aramızda büyük görüş ayrılıkları var mı?<br />
5- Evlendiğimiz zaman aile bütçesini nasıl düzenleyeceğimiz konusunda fikir birliğine varamıyor muyuz?<br />
6- Sevgilimin hoşlandığı şeylerden nefret ediyor muyum?<br />
7- Sevgilimin ilerde iyi bir baba olacağına inanmıyor muyum?<br />
Bu soruların büyük bir çoğunluğuna ‘‘Evet’’ yanıtını verirseniz, sizin için aşk yeterli bir evlilik nedeni değildir.<br />
Kadınla erkek birbirlerini sevseler de fiziksel ve ruhsal bakımdan birbirlerine uygun olup olmadıkları araştırılmalı. Gelişmiş ülkelerde bilgisayarlardan yararlanılarak, aşık çiftlerin iyi bir evlilik kurup kuramayacakları saptanıyor.<br />
Aşık çiftlerin, gerçekleri görmekte zorlandıkları ve genellikle bir düş dünyasına kendilerini kaptırdıkları bir gerçek. Bilgisayarlar, düş dünyasında yaşayan çiftleri gerçeklerle yüzleştiriyor.<br />
Duygular yanıltabilir<br />
Evlilik için aşkın yeterli olmayacağını ve hiçbir zaman da olmadığını gösteren o kadar çok örnek var ki insanın aşka olan inancı kalmıyor. Aşk aslında evliliklerde mutluluğu arttıran bir unsur. Ama tek neden değil.<br />
Duygular insanları her zaman yanıltabilir. Ama evlilik ciddi bir olaydır. ‘‘Ben onunla mutlu olacağımı sanıyordum. Onu çok da seviyordum, fakat yanılmışm’’ diyerek evliliği noktalayamazsınız. Ayrılık, aile içinde pek çok kişiyi etkiler. Özellikle çocuklarınız varsa, onların da yaşamlarında bazı hoşa gitmeyecek değişiklikler olur. Bu nedenle, sevdiğinize inandığınız kişiyle evlenmeden önce kendinize size sunduğumuz soruları sorun ve doğru yanıtlayın. Kararınızı daha sonra verin.</p>

<p class="sayac_bilgi">30 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/ask-evlilik-icin-yeterlimi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik Ve Batıl İnançlar</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/evlilikte-batil-inanclar.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/evlilikte-batil-inanclar.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 18:35:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=446</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda gençler evlenmeye pek niyetli olmuyor. Bir, iki değil, bunun pek çok nedeni var. Tabii ilk sırayı kadınların gittikçe artan özgürlüğü alıyor; inanışlara göre her ne kadar erkek evlenme teklif eder görünse de kadın evliliğin kararını alır ve erkeğe teklif ettirir. Yalnız bu şekilde bir değişiklik oldu. İki cins de evlilik teklifini açıktan yapabiliyor; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda gençler evlenmeye pek niyetli olmuyor. Bir, iki değil, bunun pek çok nedeni var.<br />
Tabii ilk sırayı kadınların gittikçe artan özgürlüğü alıyor; inanışlara göre her ne kadar erkek evlenme teklif eder görünse de kadın evliliğin kararını alır ve erkeğe teklif ettirir. Yalnız bu şekilde bir değişiklik oldu. İki cins de evlilik teklifini açıktan yapabiliyor; ama ikisi de şimdilerde evliliği pek tercih etmiyor. Beraber yaşamak, hatta ayrı ayrı <span id="more-446"></span>evlerde yaşamak, ara ara beraber olmak daha kolay, daha zahmetsiz, az sorunlu bir hayat gibi geliyor onlara.<br />
Üstelik ülkemizde bir de ekonomik güçlükler, enflasyon ve siyasi istikrarsızlık belirli ölçüde evliliğe sekte vurdu. Evlenme yaşı eskiye nazaran çok yükseldi. Gençler, kadın-erkek özgürlüklerine o kadar düşkün ki! Evlenenler arasında bile yapılan kontratlar çoğunlukla ve maalesef çok kısa sürüyor. Boşanmalar arttı. Kimse kimsenin kahrını çekmiyor. Ayrıca; kadın da erkek de gittikçe artan miktarda çalışan insanlar. Eskisi gibi kadın sadece ev işleri ve çocukla uğraşmıyor, bir de çalışma hayatı var. Hepsini birden yapamıyor veya göze bile alamıyor evlilik ve çocuk sorumluluğunu.<br />
Ayağa neden basılır?<br />
Evlilik en fazla çocuk konusu açısından önemli bir kurum, bir kontrat. Bu derece karışık bir dünyada, bir siyasi istikrarsızlık içinde nefessiz kalan ülkemizde gençler &#8216;nasıl çocuk yapılır?&#8217; gibi soruları sık sık sorar oldu. Aslında kolay cevap verilemiyor bu sorulara; ama gene de akıllı, uygun kişiler arasında yapılan evliliklerin her türlü iyi yürüyeceğine ve sağlık açısından da psikolojik açıdan da her iki cinse daha yararlı olacağına inanıyorum.<br />
Evde yalnızlık, ne kadar çok dostunuz, iş arkadaşınız, aileniz olsa da moral bozucu ve güç katlanılan bir yaşam şekli.<br />
Evde paylaşacak bir kişi gerek&#8230; Dost gerek&#8230;<br />
Gelelim evlilikle ilgili batıl inançlara:<br />
Aklıma ilk gelen en enterasan batıl inanç herkesin bildiği nikah kıyılırken ayağa basma.<br />
Hep gülmüşümdür bu olay gerçekleşirken. Bir kere bu iş ayağa basanın, evde hükmü geçsin diye yapılıyor, böyle inanılıyor. Halbuki evde zaten hep kadının hükmü geçer!<br />
İki bayram arası<br />
Bizde iki bayram arası evlenmek pek düşünülmez. Neden? Allah&#8217;ın tüm günleri için aynı uğur veya tersi geçerli değil mi? Bu herhalde evlenmenin, maddi manevi yükünü, bu kadar kısa zaman aralığıyla karşılamamak düşüncesinden kaynaklanmıştır.<br />
Gelinliği damadın önceden görmesi uğursuzluktur derler. Ama neden? Bence, son anda görüp, gelinliğin sihirli havası içinde şaşkınlıkla &#8216;evet&#8217; demesinin garantiye alınması için; çünkü kadın zaten gerçek kararını verince evlilik hazırlığını uyguluyor, erkek ise son <a href="http://www.genelbilge.com/tag/ana/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ana">ana</a> kadar kuşkulu ve korkuda.<br />
Hıristiyanlarda çok batıl inanç vardır. Evlilikle ilgili aklıma gelenlerden biri eskiden Venedik&#8217;te yapılan bir tören. Hazreti İsa&#8217;nın göğe çıkma yortusunun münasebetiyle yapılıyordu ve ‘‘Duka&#8217;nın Adriyatik Denizi ile evlenmesi‘‘ içindi. Bu da herhalde zenginlik göstergesi olarak kullanıldı.<br />
Damadı dövmek<br />
Bazı toplumlarda nişanlı damat, gelinin anne babasına bir süre hizmet etmekle yükümlüdür. Yoksa evlilik kutsanmaz. Bazı yerlerde ilk çocuk doğmadan evlilik geçerli değildir.<br />
Eski Yunan&#8217;da kız, çocukluk oyuncaklarını tanrılara sunarmış. Takdis edilmesi için evliliğin&#8230;<br />
Bu ilginç batıl inanç daha okumuştum: bazı ilkel kavimlerde ölüm cezasına çarptırılan kişiyle evlenmek isteyen kız, onun bağışlanmasını sağlıyormuş.<br />
Katoliklerde evlenme dini nikahtır. Kadınla erkeğin döl verici sevgisinin ve yuvalarının evlenme eylemleriyle doğa üstü düzeye girdiğini ifade eder ve bozulmaz.<br />
Hunlarda evlilik farklı farklı boylardan kişilerle oluyordu. Sağlık ve maddi açıdan zenginleşme murad ediliyordu.<br />
Bulgar dağı yörüklerinde nişanlanacak erkek, kız evine geldiğinde kızın kardeşleri tarafından evlilik barış içinde ve uğurlu olsun diye bir güzel dövülüyor acaba?<br />
Bir de bizde inanılan söz var. Nikahta keramet vardır. İşte buna inanamıyorum. Evliliğin yürüyüp yürüyemeyeceği iki insanın anlaşıp anlaşmadığı ta başından bellidir değil mi?</p>

<p class="sayac_bilgi">148 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/evlilikte-batil-inanclar.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Gece Korkusu</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/ilk-gece-korkusu.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/ilk-gece-korkusu.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 18:32:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[Erkekliğin cinsel güçle bağdaştırıldığı ülkemizde küçüklüklerinden beri her fırsatta bu yönleri övülen erkekler ilk gece başarısız olma korkusu nedeniyle hastanelik oluyorlar. Gerdek gecesi kanlı çarşaf görmek için sabaha kadar aile fertlerinin balkon altında beklediği bir ortamda, paniğe kapılan genç damatlar, kalp sıkışmasından tansiyon yükselmesine kadar değişen şikayetlerle hastanelerin acil servislerine düşüyorlar. Durumu kurtarıyoruz Acil Servis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkekliğin cinsel güçle bağdaştırıldığı ülkemizde küçüklüklerinden beri her fırsatta bu yönleri övülen erkekler ilk gece başarısız olma korkusu nedeniyle hastanelik oluyorlar. Gerdek gecesi kanlı çarşaf görmek için sabaha kadar aile fertlerinin balkon altında beklediği bir ortamda, paniğe kapılan genç damatlar, kalp sıkışmasından tansiyon yükselmesine kadar değişen şikayetlerle hastanelerin acil servislerine düşüyorlar. <span id="more-443"></span><br />
Durumu kurtarıyoruz<br />
Acil Servis doktorları, bu tür başvurulara alıştıklarını belirterek, ‘‘Aslında ortada hastalık filan olmuyor çoğu zaman. Bir sakinleştirici verip yatırıyoruz. Yakınlarına da ‘ciddi bur durumdu’ ama atlattı diyoruz. Böylece durumu kurtarıyoruz.’’ diyorlar. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Hattat ilk gece sendromunu, erkeğin aşırı strese girerek ereksiyonda başarılı olamaması olarak yorumluyor. Bunun bir nevi sınav psikolojisi olduğunu belirten Hattat, ‘‘İlk gece başarısızlık normaldir; çünkü insanlar robot değil. Birleşmeleri için bir belli bir zaman ve kurallar uygulanamaz. Beyin buna çok zorlanırsa, gövde ve ruh buna tepki verir’’ diyor.<br />
Evlilik görücü usulüyle olmuşsa bu sorun daha da artıyor. Prof. Dr. Hattat bu konuda şunları söylüyor. ‘‘İnsana hiç görmediği biriyle ‘Siz evlendiniz hadi buyurun bu gece beraber olun’ deniyor. Zaten gerdek fikri insanların çoğunda strese yol açıyor. Burada bilinmesi gereken şu. Deneyimi olan da heyecanlanır olmayan da. Ama burada mesele, iki insanın bütün dış faktörleri unutarak birbirlerine yönelmeleri. Hem herşeyin ilk gece olması gerekmez. Bunu saplantı haline getirmemek gerekir’’<br />
Ev ödeviniz cinsellik<br />
İlk gece ile başlayıp bir çığ gibi büyüyen cinsel sorunlarla karşı karşıya gelen eşlere cinsel sorunlarını çözmesi için davranış terapileri uygulanıyor. Bazen ne yaptıklarını gerçekten bilmeyen çiftlerle de karşılaştıklarını söyleyen Hattat, ‘‘Örneğin, on yıl olmuş, aileler çocuk olmuyor diye geliyorlar, ama öğreniyoruz ki bu sürede hiç ilişkiye girmemişler. Ailelerine de söyleyememişler’’ diyor. Terapiye geçilmeden önce eşler çok yoğun biçimde 500 kadar teste cevap veriyor ve bu testlerin sonuçları psikologlar, ürologlar ve jinekologlar tarafından kombine bir çalışmayla inceleniyor. Bu terapiler sonucunda eşlerin büyük bir kısmında başarı elde ettiklerini anlatan Hattat,‘‘İlk gece ve devam eden bu sendromu basit bir olay gibi görüp, basit ilaçlarla tedavi yoluna giderek bu problemi önlemek mümkün değil’’ diyor.<br />
Balayımda iktidarsızdım<br />
Düğün bitmiş, kadınla adam yatak odasına çıkmış ve sadece birbirlerine bakmışlar. Elbette bundan şikayetçiler. 8 aylık evli 26 yaşındaki adam, karısına aşık! Evlenmeden önce hiç cinsel ilişkiye girmemiş. Kadının da durumu adamla aynı, deneyimsiz. Kadın, ilk gece çok utanmış, çekinmiş. Nedenini bilmiyor. Kasılmalar ve korkular artınca, ikisi de mışıl mışıl uyumayı tercih etmiş. Daha sonraki denemelerde de erken boşalma ve sertleşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle sevişilememiş. Adam, yaşama isteğini kaybettiğini, hiçbir şeyden zevk alamadığını söylüyor. Karısıyla birlikte tedavi ediliyor. Kadın da, erkek de cinsel lişikiye hiç girmediği için önce cinsel bilgileri değerlendirilmiş. Şimdi aydınlatıcı film ve kitaplarla bilgilendiriliyorlar. Ev ödevleri var.<br />
Bir başka adam 40 yaşında. Evlenmeden önce hiç cinsel ilişkiye girmemiş, evlendikten sonra da başarılı olamamış! Cinsel isteğinin az olduğunu, ilişki denendiğinde aşırı heyecanlandığını ve ilk geceden beri ereksiyon probleminin olduğunu söylüyor. Çok çalışıyor ve sık sık gece nöbetlerine kalıyor. Tedavi olmasını karısı istemiş. Aslında ikna etmiş demek doğru olur. Çünkü adam bu konuda doktora gitmeye çekinmiş. Uzmanlar çifti değerlendirdikten sonra ev ödevleri vermişler ve cinsel ilişkiye girmeyi hiç değilse kısa bir süre denememelerini istemişler. Ancak on yıldır ilk gece engelini aşmaya çalışan karı koca, iki haftalık ödevler neticesinde ‘‘dayanamayıp sevişmişler.’’<br />
GÜNDÜZLERİ SEVİŞEMEM<br />
İki yıllık evli bir adam daha. Mühendis, evlendiğinden beri karısıyla hiç sevişememiş. Çok heyecanlandığını, bu heyecana dayanamadığını anlatıyor. Karısı da üniversite mezunu. Evlenmeden önce uzun bir flört dönemleri olmuş, sevişirlermiş ama cinsel ilişkiye girmezlermiş. Birlikte tedavi görüyorlar. Damarsal, hormonal testler yapılmış. Sonuçta üniversite mezunu çifte cinsel ilişkiyi açıklayan aydınlatıcı film, kitaplar verilmiş. Ev ödevlerini yapmakla meşguller.<br />
Karısıyla birlikte başvuran A. ise 34 yaşında. Konfeksiyonda çalışıyor, altı aylık evli. Beş yıldır erken boşalmadan şikayetçi olduğunu belirtmiş. Geriye doğru gidildiğinde, ilk ilişki denemesinin genelevde olduğunu anlatmış. Çok iğrendiğini ve bunun cinsel yaşamını olumsuz etkilediğini söylüyor. Gündüzleri ereksiyon oluyor ancak karşısındaki kadın sevişmeyi teklif hele ısrar ettiğinde kesinlikle başaramıyor. Geceleri ise ilişkiye gireceği sırada çok heyecanlanıyor ve son günlerde de cinsel isteğinin azaldığını hissediyor. İlk gece karısının çok korktuğunu görünce, ereksiyon olamadığını ancak üçüncü gün deneyebildiklerini söylüyor. Şu anda organik ve psikolojik olarak inceleniyor.<br />
Bu kez hem kadın hem erkek ‘‘kabahatli.’’ 18 aydır evliler. Hiç sevişememişler. Erkekte uzun yıllardır ne zaman cinsel ilişkiye girmek istese, heyecanlanıyor ve erken boşalma sorunu var. Son altı aydır ereksiyon problemi ile karşı karşıya. Kadın üniversite mezunu. Evlendiğinden beri kasıldığını söylüyor. Erkek gergin hele sevişmeye niyetlendiğinde&#8230; Kadın cinselliğin hiç konuşulmadığı bir evde büyümüş. Üniversite mezunu olmasına rağmen cinsel konularda çok az şey biliyor. Kadın ve adam evlenmeyi çok istemişler. Ancak evlilikleri gergin geçiyor ve sık sık tartışıyorlar. Kadın ve adam ayrı ayrı takip ediliyorlar, ikisinin de ev ödevleri var.<br />
Genç bir kadın daha. 24 yaşında. Öğretmen. Bir yıllık evli. İlk gece çok korkmuş, çok heyecanlanmış. Kasıldığı için sevişememiş. Cinsel bölgelerine dokunamıyor, dokundurtmuyor. Kocasıyla okul yıllarında tanışmışlar. Uzun bir flört döneminden sonra evlenmeye karar vermişler. Flört dönemindeki ön sevişmelerinde problem yokmuş. Şimdi kadın tedavi görüyor. Aşkıyla sevişebilmeyi çok istiyor.<br />
KADINLAR DA BİLGİSİZ<br />
İlk gece ve sonrasında cinsel ilişkiye giremeyen örnekleri anlatan Prof. Dr. Halim Hattat, Türkiye&#8217;de psikososyal nedenlerden dolayı ilk gece, ilk ilişki sorunlarının çok yaygın olduğunu söylüyor. İlk geceye ait korkular, yanlış inanışlar, beklentiler erkekte başarısızlık korkusuna neden oluyor ve ereksiyon problemi, erken boşalma sorunları ile karşılaşılıyor. İlk gece başarısızlığına doktorlar balayı empotansı diyorlar.<br />
Evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmeyi denememiş, cinsellik hakkında yeterli bilgisi olmayan, yanlış ve abartılmış inanışlara sahip erkek ilişkiye girerken endişelenerek, hiçbir şey yapamıyor. Bununla da kalmayıp, kadının karşısında mahçup, ezilmiş ve başarısız hisseden erkek, kendini güçsüz olarak algılıyor ve diğer denemelerinde de yine hüsrana uğruyor. Düzenli bir terapi görene kadar durumunda bir değişiklik olamıyor. Eğer bu durum ailelere söylendiyse, tedavide erkek aile tarafından çeşitli baskılara maruz kalabiliyor, iyileşme süreci olumsuz etkileniyor.<br />
Elbette ilk gece hüsranı sadece erkeğe bağlı değil. Kadının cinsellik konusundaki bilgisizliği, sıkılganlığı, ilk ilişkiyi keyiften ziyade zorunluluk olarak görmesi, flört döneminde çok mutlu olmasına rağmen ilk gece vagen kaslarının kasılmasıyla sevişmeyi imkansız hale getiriyor. Tedavide erkeğin kadına çok yardım etmesi gerekiyor. Gerginliğin ortadan kalkabilmesi için ev ödevlerini içeren davranış terapilerine ihtiyaç duyuluyor. Tedavisi yaygın inanışın aksine kolay ve çabuk. Tedavi olmak için yıllarca beklemek anlamsız, sadece vakit kaybı!<br />
Kadının korkuları, erkeğin ereksiyon ve boşalma sorununa neden olabiliyor. Özellikle bu nedenle erkeğin çok dikkatli ve rahat olması şart. Kötü başlangıcın izleri yıllarca taşınabiliyor. İlk denemede ilişki olması şart değil ancak sorun büyümeden bir uzmana başvurmak gerekiyor.<br />
Uyumsuz, evli, yaşlı&#8230;<br />
Evlilikte sevişememek konusunda yapılan çalışmalarda cinsel sorunlarla ilgili psikolojik faktörler şöyle sıralanıyor: Eşler arasındaki uyum sorunu, evlenme, çocuğun doğumu, eşin cinsel sorununun olması, yaşlanma, travmatik cinsel yaşam, iş sorunları, yalnızlık, başaramama korkusu. Cinsel sorunları devam ettiren faktörler ise; Başaramama korkusu, eşin tepkileri, iletişim eksikliği, suçluluk hissi, çekiciliğin kaybolması. Cinsel davranışçı tedavinin amaçları ise; Cinsel bilgi eksikliğinin giderilmesi, eşler arasındaki ilişkinin zenginleştirilmesi, hatalı düşünce şekillerinin yerine olumlu düşünce şekillerinin geliştirilmesi, sorunun ortaya çıkmasında rol oynayan hatalı davranışların farkedilmesi. Cinsel işlev bozukluğunu hazırlayan faktörleri merak ediyorsanız şöyle; Ailenin ve toplumun cinselliğe bakışı, aşırı dindar ve tutucu yetiştirilme biçimi, eksik ya da yanlış cinsel bilgi, cinsellikle ilgili gerçekdışı beklentiler, anne-baba arasındaki olumsuz ilişki biçimi, eşler arasındaki iletişim biçimi, uyarılma eşiğinin yüksek olması, nevrotik kişilik özellikleri, yakınlaşma sorunları, ayrılık endişesi. Cinsel işlev bozukluğunu ortaya çıkaran faktörler de şöyle: Eşler arasında uyumsuzluk, cinsel iletişim sorunları, eşin cinsel bir sorununun olması, başaramama korkusu, fiziksel ya da psikiyatrik hastalıklar, yorgunluk ve stres, aşırı alkol veya ilaç kullanımı, hamile kalma korkusu, evlenme, evlilik öncesi ve dışı ilişkiler, travmatik cinsel yaşantı. Ayrıca sorunun çözümü ile ilgili yanlış uygulamalar, çok sık cinsel ilişkide bulunma, cinsel ilişkiden kaçınma, ilişkiye kendini verememe, başarısızlık korkusu, suçluluk ve utanç gibi duygular, eşin tepkileri cinsel işlev bozukluklarının körüklenmesini sağlayan faktörler. Erektil fonksiyon bozukluğu yani ereksiyon sorunları, erkeklerde sık rastlanan sorunlardan. İyi bir klinik değerlendirmeye ve sebep olabilecek tüm faktörleri ortaya koyan ayrıntılı inceleme sonucunda tedavide elde edilen başarı oranı hayli yüksek. Partnerle görüşme, ereksiyonla ilgili sorunların tedavisinde olumlu, tedavinin başarı şansını artırıyor. Erkeğin performansı konusunda endişeli olması, fantazileri konusunda kendisini suçlu hissetmesi, sıkça partneri tarafından reddedilmesi, birlikte olduğu kadını cinsel açıdan etkilemeye istekli olması, sabah ereksiyonlarının olup, olmaması erektil disfonksiyon bozukluklarının tanısının koyulmasında önemli etkenlerden.</p>

<p class="sayac_bilgi">147 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/ilk-gece-korkusu.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Gözler Hassaslaşıyor</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/hamilelikte-gozler-hassaslasiyor.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/hamilelikte-gozler-hassaslasiyor.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 14:09:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/hamilelikte-gozler-hassaslasiyor/</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik ve menopoz dönemlerindeki kadınların mutlaka bir göz doktorunun kontrolünden geçmeleri gerektiğini vurgulayan Dünya Göz Hastanesi uzmanları erken teşhis ve tedavinin önemini hatırlatıyor. Kırma kusurları: Kadınlarda hamilelik döneminde kornea kalınlığında değişiklikler görülebilir. Bu durum kırma kusurlarında (miyopi, hipermetropi, astigmatizma) artış veya eksilme olarak kendini gösterir. Hamileliğin bitiminde yeni eski halini alacak olan göz, kontrollerle sağlıklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik ve menopoz dönemlerindeki kadınların mutlaka bir göz doktorunun kontrolünden geçmeleri gerektiğini vurgulayan Dünya Göz Hastanesi uzmanları erken teşhis ve tedavinin önemini hatırlatıyor.<br />
Kırma kusurları: Kadınlarda hamilelik döneminde kornea kalınlığında değişiklikler görülebilir. Bu durum kırma kusurlarında<span id="more-441"></span> (miyopi, hipermetropi, astigmatizma) artış veya eksilme olarak kendini gösterir. Hamileliğin bitiminde yeni eski halini alacak olan göz, kontrollerle sağlıklı bir şekilde hamilelik dönemini atlatacaktır. </p>
<p>Diyabetik anne adayları: Anne adayının diyabetik olması durumunda göz sağlığı daha da önem kazanmaktadır. Diabetik hamileler, bu süreçte mutlaka bir göz doktorunun da takibi altında olmalı ve kontrollerini aksatmamalıdır. Hipertansiyon hastası olan anne adayları: Hipertansiyon hastası olan anne adaylarında hipertansif değişikliklere bağlı papilla ödemi bile görülebilir. Buna bağlı olarak belirli dönemlerde göz dibi muayenesi ile anne adayı bu rahatsızlıktan korunabilir. </p>

<p class="sayac_bilgi">22 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/hamilelikte-gozler-hassaslasiyor.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İleri Yaşta Anne Olmak</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/ileri-yasta-anne-olmak.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/ileri-yasta-anne-olmak.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 14:03:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=439</guid>
		<description><![CDATA[İlerleyen yaşla birlikte anne adayının kafasında ister istemez soru işaretleri oluşuyor. Bunlardan ilki daha genç yaşlara göre kıyaslandığında aynı kolaylıkla gebe kalınıp kalınamayacağı. Daha sonraki kaygıları; gebeliğin sağlıklı şekilde sürüp sürmeyeceği, doğum sırasında çıkabilecek güçlükler. Kuşkusuz en büyük endişe ilerleyen anne yaşının bebeğinin sağlığını ne yönde etkileyeceği. Her ne kadar Amerika’da yandaş bulmaya çalışan yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlerleyen yaşla birlikte anne adayının kafasında ister istemez soru işaretleri oluşuyor. Bunlardan ilki daha genç yaşlara göre kıyaslandığında aynı kolaylıkla gebe kalınıp kalınamayacağı. Daha sonraki kaygıları; gebeliğin sağlıklı şekilde sürüp sürmeyeceği, doğum sırasında çıkabilecek güçlükler. Kuşkusuz en büyük endişe ilerleyen anne yaşının bebeğinin sağlığını ne yönde etkileyeceği. <span id="more-439"></span><br />
Her ne kadar Amerika’da yandaş bulmaya çalışan yeni görüş ileri anne yaşını 40 yaş üzerine çalışsa da tıp dünyası yaygın olarak 35 yaşın üzerinde doğum yapmayı planlayan kadınları ileri yaşta anne adayı olarak kabul eder. Kuşkusuz ilerleyen yaşla birlikte kadınların gebe kalması güçleşmektedir. 40’lı yaşlarda gebe kalma olasılığı yüzde 50 azalır. Doğal yöntemlerle gebe kalma şansı azalan ve anne olmayı çok arzulayan ileri yaş kadınlarda infertilite tedavileri ve suni döllenme başvurulabilecek bir yöntemlerdir.<br />
35 yaş üzeri gebelerde düşük yapma olasılığı daha genç olanlara göre dört kat artmıştır. Bunun en önemli nedeni bebeklerdeki olası bir kromozom anomalisidir. Kromozom anomalileri düşüklerin en önemli nedenleri arasında sayılır. İleri yaşlarda dış gebelik ortaya çıkma riski de 2-3 kat daha yüksektir. Bunun nedeni yaşla birlikte tüp hareketlerinin azalması ve önceden geçirilmiş iltihaplanmaların tüplerde oluşturduğu zedelenme ve yapışıklıklardır. Erken doğum da ileri yaş gebeliklerinde daha sık gözlenen bir olgudur.<br />
İleri yaşla birlikte tüm insanlarda bazı hastalıkların oluşma riski artmaktadır. Gebelik gibi insanın yaşamında önemli değişikliklere neden olan ve sağlıklı kişilerde bile bir takım problemler yaşanmasına neden olabilen bir dönemde yaş faktörü hem bebeğin hem de annenin sağlığı açısından son derece önemlidir. Bu nedenle 35 yaş üzerinde anne adaylarının riskler konusunda bilgi sahibi olmaları ve gebelik süresince doktorları tarafından özenle izlenmeleri yerinde olur.<br />
İleri yaşla birlikte anne adayında özellikle şeker hastalığı ve yüksek tansiyon gibi hastalıkların bulunması gebelikle ilgili riskleri arttırması açısından son derece önemlidir. Yaş ilerledikçe doğumda oluşabilecek riskler attığından ileri yaş gebeliklerinde sezaryenle doğumlarda artış olmaktadır. Bunun yanında yaş ile doğrudan ilişkili artan doğumsal anomali, gebelikte kanama ve bebeğin anne karnında gelişmesinde gerilik riskleri de son derece önemlidir.<br />
İleri yaş sınırı olarak kabul edilen 35 yaşını geçer geçmez elbette risklerde aniden bir atış olmamaktadır. Artan yaşla birlikte riskli bir gebelik geçirme olasılığı artmaktadır. Ancak özellikle kromozom anomalileri riskinde yaşla doğru orantılı artışlar olduğu yapılan istatistikler sonucu gösterilmiştir.<br />
Down sendromu gibi kromozomal anomalilerin ortaya çıkması ilerleyen gebelik yaşı ile doğrudan bağlantılıdır. Down sendromu, zeka geriliği, kalp ve diğer organ anomalilerinin görülebildiği bir anomalidir. Amniosentez ve korion villus biopsileri ile erken dönemde tanı konulabilmektedir. Özellikle doğum öncesi takip konusunda uzmanlaşmış hekimler tarafından yapılan ileri düzey ultrason tetkikleri bebeğin sağlığı konusunda destekleyici bilgi vermektedir. Ayrıca gebelikte yapılan üçlü test sonucunda da kesin olmamakla birlikte kromozomal anomali riski saptanabilmektedir.<br />
Sonuç olarak geç yaşta anne olmayı planlayan kadınlar gebelikle ve doğacak bebeklerinin sağlığı ile ilgili daha çok riski göze almaktadırlar. Kuşkusuz ileri yaşta sorunsuz doğum yapıp sağlıklı bir bebeğe kavuşan pek çok kadın vardır. İleri yaş anne ve <a href="http://www.genelbilge.com/tag/bebek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bebek">bebek</a> sağlığı açısından tek risk faktörü değildir. İleri anne yaşı ile ilişkili olduğu bilinen Down sendromu birçok genç annenin bebeğinde de ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla sadece ileri yaş gebelikleri değil her gebelik uzman hekimlerce dikkatle izlenmeli ve yapılması gereken incelemeler konusunda hassas davranılmalıdır. İleri yaşın getirdiği riskleri ortaya koyacak ek inceleme yöntemleri göz ardı edilmemelidir.<br />
Her ne kadar söz edilen risklerin daha az olduğu dönemlerde çocuk sahibi olmak daha doğru görünse de olgunluk çağında sahip olunan bebeğin annenin yaşamına kattığı olumlu duygular ve olgun annenin bebeğine aktardığı birikim anne bebek ilişkisine farklı ve güzel bir boyut kazandırmaktadır. </p>

<p class="sayac_bilgi">11 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/ileri-yasta-anne-olmak.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güvenilmez Erkek Tipleri</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/guvenilmez-erkek-tipleri.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/guvenilmez-erkek-tipleri.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 07:00:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=437</guid>
		<description><![CDATA[Hoşunuza giden biriyle buluşacaksınız, peki göründüğü kadar iyi ve size uygun biri mi? İşte kağıt üzerinde iyi duran ancak çıkmanız tavsiye edilmeyen 4 erkek tipi.. Adrenalin bağımlısı Paraşütle atlamak, sörf, boğaların önünde koşturmak ya da dağa tırmanmak gibi şeylerden hoşlanmıyorsanız, bunları yapmaktan çok hoşlanan erkeklerden uzak durun. Bu tür kişiler sıradan yaşamlarla mutlu olmazlar, her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hoşunuza giden biriyle buluşacaksınız, peki göründüğü kadar iyi ve size uygun biri mi? İşte kağıt üzerinde iyi duran ancak çıkmanız tavsiye edilmeyen 4 erkek tipi.. Adrenalin bağımlısı Paraşütle atlamak, sörf, boğaların önünde koşturmak ya da dağa tırmanmak gibi şeylerden hoşlanmıyorsanız, bunları yapmaktan çok hoşlanan erkeklerden uzak durun. Bu tür kişiler sıradan yaşamlarla mutlu olmazlar, her zaman adrenalinlerinin yukarda olmasını isterler. İlk başta heyecanlı gelen bu tipler sonrasın da oldukça yorucu olabilir. Özellikle 30′lu yaşlarının sonunda olan erkekler kendilerini ‘Ironman’ zannedebilirler. Hawai seyahati ilginç gelebilir ancak o denizde sörf yaparken siz kıyıda onu bekleyebilecek misiniz? <span id="more-437"></span>Heykel gibi bir yakışıklı<br />
Koyu renkli kıyafetler giyen, kullanılması çok zor aletlerden anlayan bir erkekle birlikte olmak eğlenceli gelebilir. Ancak ufak hoş olmayan bir sırrı var; Kendine yakışanı bulmak ve fit bir vücuda sahip olmak için dışarıda ve alışverişte çok zaman harcaması gerekebilir.<br />
Bu kusursuz görünümün altında anneden kaynaklı problemler olabilir. Onu gördüğünüzde bu kadar yakışıklı olmasına rağmen neden yalnız olduğunu düşündünüz mü? Kısacası bir kadın kadar hassas olabilirler.<br />
Çapkın ve etkileyici<br />
Escalade kulübünde VIP bölümünde en pahalı içkiyi yudumlayan, yüksek okul mezunu, kupalar kazanmış, başarılı, yakışıklı, çekici, eğlenceli ve popüler bir ismi olan erkek tipi.. Yani o bir kazanova.. Kendine güvenen yüz ifadesi oldukça çekici gelebilir ancak güzel bir gece sonrasında yalnız uyanabilirsiniz.kadinca.net<br />
İşkolik<br />
Bu tür erkekler çok yoğun oldukları için he zaman sabah saat 09:00′da giyinmiş olurlar. Her şeyi parayla ölçerler. Tuvalete gitme zamanları bile belirlidir. İş dışındaki toplantılar ve davetler dışındaki eğleneler için zamanlar asla yoktur.<br />
Ertesi güne hazırlanmak için sadece 3 saatlik boş zamanı vardır. Onu BlackBerry ile paylaşmaya hazır olun. En kötüsü ise, aşkları paradır ve siz sadece ikinci metressinizdir.. İlki sizden daha çok görüştüğü sekreteri olabilir.</p>

<p class="sayac_bilgi">9 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/guvenilmez-erkek-tipleri.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyet Yapmadan Kilonuzu Sabitleyin</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/diyet-yapmadan-kilonuzu-sabitleyin.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/diyet-yapmadan-kilonuzu-sabitleyin.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 06:25:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Yaş ilerledikçe hormonal yapı değişir, metabolizma yavaşlar, vücuttaki kas miktarı azalıp, yağ kütlesi artar, kilo vermek zorlaşır. Estetik depresyon görünümdeki değişikliklere bağlı oluşur, kişinin kendine yönelik olumsuz değerlendirmeleri ve özgüven kaybıyla beslenir&#8230; Yaş ilerledikçe kilo vermek zorlaşıyor. Artık eskisi kadar hızlı ve kalıcı kilo veremezken vücudunuzun belli bölgeleri, hele hiç de alışık olmadığınız yepyeni bölgeleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş ilerledikçe hormonal yapı değişir, metabolizma yavaşlar, vücuttaki kas miktarı azalıp, yağ kütlesi artar, kilo vermek zorlaşır. Estetik depresyon görünümdeki değişikliklere bağlı oluşur, kişinin kendine yönelik olumsuz değerlendirmeleri ve özgüven kaybıyla beslenir&#8230; Yaş ilerledikçe kilo vermek zorlaşıyor. Artık eskisi kadar hızlı ve kalıcı kilo veremezken vücudunuzun belli bölgeleri, hele hiç de alışık olmadığınız yepyeni bölgeleri kalıcı yağlarla tanışıyor. Yiyeceklerdeki tercihleriniz değişiyor, tatlıya daha da bir düşkünleşiyorsunuz. Üstüne üslük kilo verince sarkmalar başlıyor. Bu kabus tüm benliğinizi sardığında giderek mutsuzlaşıyorsunuz.Yaşla birlikte özellikle karın bölgesinde yağlanmaya sebep olacak faktörler artmakta, yerleşik yağların görünümü daha da belirgin hale gelebilmektedir.<span id="more-320"></span> Estetik depresyon hanımların estetik görünümlerinde ki değişikliklere bağlı olarak oluşarak kişinin kendine, yönelik olumsuz değerlendirmeleri ve özgüven kaybıyla beslenmektedir.<br />
ESTETiK KAYGILAR CAN YAKIYOR</p>
<p>Diyet yapmadan 5 haftada kalıcı kiloya ulaşabilirsiniz. Diyet yapmadan kilo verebilir, hedeflediğiniz vücut yapınıza uygun kiloya inebilirsiniz. Ve bunu sadece sağlıklı beslenerek yapabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.genelbilge.com/tag/ana/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ana">ANA</a> ÖĞÜNÜM SALATA</p>
<p>Salatanın yemek düzeni içinde önemli yer tuttuğunu unutmayın. Salatayla hem fazlasıyla doyacak hem de az kalori almış olacaksınız.<br />
DAİMA MANTAR</p>
<p>Mantar harika bir bitkisel proteindir. Kalorisi azdır ve besleyicidir. Mantarla değişik lezzetler yaratın ve bol bol tüketin.<br />
FASULYEYE YER AÇIN</p>
<p>Beslenme programı içerisinde fasulye en büyük dostunuz olacaktır. Güçlü besin kaynağıdır. Yavaş sindirilirler böylelikle kan şekeriniz sabitlenir ve acıkma süreniz uzar.</p>
<p>DÜŞÜK KALORİYLE TOK KALMAYA ÇALIŞIN</p>
<p>Bazı yiyecekler enerjisi yoğun yiyeceklerdir. Küçük porsiyonda büyük kaloriye sahiptir. Enerji yoğunluğu yüksek gıdalar size kalori yükü dolayısıyla kilo getirir. Enerji yoğunluğu düşük gıdalarla daha çok yiyip daha az kalori alırsınız.</p>
<p>MEYVEYİ UNUTMAYIN HAFTADA 1 BALIK TÜKETİN</p>
<p>Günde 4 adet meyve yiyin. Sınırsız yeşillik tüketin. Haftada 1 buharda balık yiyin. Balığınızı brokoli ve karnabahar gibi sizi aynı zamanda kansere karşı koruyacak muhteşem ikiliyle renklendirin.</p>
<p>Eyvahhh! Göbeğim büyümüş</p>
<p>Orta yaşın estetik kaygılarından bir diğeri bel ve karın çevresindeki yağlanmalardır. Vücuttaki fizyolojik değişimler kadar hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları da bu sorunun oluşumunda en büyük sorumlulardır. Bu bölgelerde oluşan kalıcı fazlalıkları önlemek için beslenme düzeninizden rafine ürünleri ve trans yağ ya da doymuş yağları kaldırın.</p>
<p>Trans yağlar doğada bulunmaz. Bu yağlar kurabiyelerde pastalarda dondurulmuş yiyeceklerde fast food ürünlerde bulunur. Hareketsiz bir yaşam tarzına sahipseniz ve günde en az 20 dakika yürüyemiyorsanız bu konuyu tekrar gözden geçirmeli ve yaşamınızda egzersiz programlarına yer açmanız gerekir.</p>
<p>Göbek bölgesi yağlarını gideren tedavi yöntemlerinden biri olan mezoterapi ve planer şok tedavisi de bu konuda sorunun çözümüne destek olacak iki farklı tedavi yöntemidir.</p>

<p class="sayac_bilgi">5 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/diyet-yapmadan-kilonuzu-sabitleyin.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bölgesel İncelmenin Kolay Yolu</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/bolgesel-incelmenin-kolay-yolu.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/bolgesel-incelmenin-kolay-yolu.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 06:15:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=318</guid>
		<description><![CDATA[Fazla kilolarınzdan kurtulmak istiyorsanız bu teknoloji tam size göre&#8230; Diyet yaparak günlerce aç kalmanın, sporla yorularak incelmenin ya da estetik ameliyat yaptırmanın hiç size göre olmadığını düşünüyorsunuz. Her gün giyinmeyi bir kabus haline getiren bölgesel fazlalıklarınızdan kurtulabilmek için mucizeleri beklemek yerine, yeni çıkan pratik ve hızlı çözümleri denemekte fazda var. Bu yöntemlerden biri de lazer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fazla kilolarınzdan kurtulmak istiyorsanız bu teknoloji tam size göre&#8230; Diyet yaparak günlerce aç kalmanın, sporla yorularak incelmenin ya da estetik ameliyat yaptırmanın hiç size göre olmadığını düşünüyorsunuz. Her gün giyinmeyi bir kabus haline getiren bölgesel fazlalıklarınızdan kurtulabilmek için mucizeleri beklemek yerine, yeni çıkan pratik ve hızlı çözümleri denemekte fazda var. Bu yöntemlerden biri de lazer lipoliz! Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik-Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı <strong>Prof. Dr. Ahmet Karacalar</strong>, lazer lipolizin bölgesel yağlardan kurtulmada kolay ve kestirme bir yol olduğu için kadın ve erkeklerin tercihi haline geldiğini belirtiyor.<span id="more-318"></span>Her gün bir yenisinin eklendiği estetik cihazlardan lazer lipolizi ayıran özellikleri Prof. Dr. Ahmet Karacalar&#8217;dan öğrendik. Bakın Dr. Karacalar bu yöntemi nasıl anlatıyor: &#8216;Kısaca lazer lipo olarak da bilinen yöntem lazer enerjisinin yağ dokusu içerisine bir fiber aracılığıyla gönderilip; parçalanması ve hasarlanması esasına dayanır. Gevşek deriyi de bir miktar toparlama özelliği nedeniyle, bu bölge için oldukça ideal bir yöntem olarak görünüyor. Bu özellik kollajen üretimini uyarmasına bağlanır. Bu etki ve parçalanan yağların emilmesi ile sonuçlar 6 hafta sonra görünmeye başlar ve 4 ay boyunca gelişme devam eder.&#8217;<br />
HIZLI VE ETKİLİ SONUÇ</p>
<p>Lazer lipoliz yönteminin lokal anestezi altında yapıldığını belirten Dr. Karacalar, &#8216;İşlem sonrası morluk ve şişliğin az olması yanında hızlı bir işlem olarak çağımızın gereklerine uygun bir yöntem olduğu da söylenebilir&#8217; diyerek vücudun hangi bölgelerine uygulanacağı konusunda şunları söylüyor: &#8216;Lazer lipoliz, daha önce liposuction yapılan bölgelerde, revizyon ve rötuş için de uygun bir tekniktir. Erkeklerde meme büyüklüğü tedavisinde, sırt gibi sert bölgelerde, çene altı ve çene konturu bölgesinde, bacak içi, kol iç yüzü ve bel gibi dokunun gevşeme eğiliminde olduğu bölgelerde oldukça etkilidir.<br />
TERLEMEYE DE ÇÖZÜM</p>
<p>Aynı yöntemle koltuk altı terlemesi gibi sorunlarda ter bezlerini hasarlayarak terleme ve koku sorunlarını giderebilmektedir. Yapılan çalışmalarda lazer enerjisi ile yağ hücresinin normal görevlerini yapamayıp, çevredeki suyu çekerek şiştiği ve dağıldığı saptanmıştır. Ancak aşırı gevşekliğin olduğu durumlarda Lazer lipolizin yararları sınırlı olacağından &#8216;lifting&#8217; işlemleri ile birlikte yapılması uygun olur. Lazerle yağ dokusu parçalandığı için bölgedeki yağlar, yağ transferi için uygun olmaz. Eğer bölgedeki yağ alınıp başka bir yere aktarılması planlanıyorsa, enjektör liposuction tercih edilir.&#8217;<br />
Çok daha sıkı ve ince bir görünüm</p>
<p>Bölgesel yağların lazer enerjisiyle parçalanması esasına dayanan lazer lipoliz yöntemi kısa sürede sıkılaşma sağlıyor.</p>

<p class="sayac_bilgi">7 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/bolgesel-incelmenin-kolay-yolu.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekonomik Krizde Şık Giyininmenin Yolları</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/ekonomik-krizde-sik-giyininmenin-yollari.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/ekonomik-krizde-sik-giyininmenin-yollari.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 06:13:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[Ekonomik krize inat yine de şık olmayı istemez misiniz ? Ekonomik kriz alışveriş tutkunlarını, giyim kuşama meraklı olanları etkileyecek gibi görünse de bu durumdan sıyrılmak mümkün. İmaj danışmanı Suna Kabadayı’ya göre yapmanız gereken tek şey kendinize ‘Bunu neyle giyerim’ sorusunu sormak. İşte şık, hesaplı ve doğru giyinmenin sırları İlk izlenimin önemini hepimiz biliyoruz. Özellikle işsizlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik krize inat yine de şık olmayı istemez misiniz ? Ekonomik kriz alışveriş tutkunlarını, giyim kuşama meraklı olanları etkileyecek gibi görünse de bu durumdan sıyrılmak mümkün. İmaj danışmanı Suna Kabadayı’ya göre yapmanız gereken tek şey kendinize ‘Bunu neyle giyerim’ sorusunu sormak. İşte şık, hesaplı ve doğru giyinmenin sırları İlk izlenimin önemini hepimiz biliyoruz. Özellikle işsizlik nedeniyle rekabetin arttığı kriz ortamında dış görünüşün önemi daha da artıyor. Peki ama cebimizdeki paranın kıymetini bilmemiz gereken böyle bir ortamda hesaplı ama iyi bir gardırobu nasıl oluşturabiliriz? Giyinirken en çok hangi hataları yapıyoruz? Bir kıyafeti birkaç farklı ortamda kullanmanın yolu ne İmaj danışmanı <strong>Suna Kabadayı</strong>’ya göre aslında iyi giyinmek hiç de zor değil! ?<span id="more-316"></span>Önemli olan kişinin kendini iyi tanıması&#8230; Türkiye’deki en büyük hata kadınlardaki sarı saç takıntısı, ağır makyajlar’ diyen Kabadayı şöyle devam ediyor: ‘Erkekler ise vücuda uymayan kuplar, paça boyu, kravat konusunda hatalar yapıyor. Kravat gömleğin yakasına oturacak şekilde kullanılmalı&#8230; Kravatın rengi de çok önemli çünkü farklı mesajlar taşır. Mavi istikrar, barış ve huzuru temsil ederken; kırmızı güç ve otorite empoze eder. Turuncu neşeli ama iş hayatında asla kullanılmaması gereken bir renktir. Karşınızdakini tedirgin eder çünkü ucuz, ekonomik etiketi var. Bir de baklavalı çorap seviliyor ama takımlarla giyilmez. Kahverengi ayakkabı ve kemer çok popüler. Bu renk, lacivert takımlara da uygun ama tonu önemli. Sarı kahveler, devetüyü, hardal tonları lacivertle giyildiğinde kahve değil sarı görünüyor.’</p>
<p>BUNU NEYLE GİYERİM?</p>
<p>Alışverişe çıktığınızda kasaya doğru ilerlerken kendinize sormanız gereken tek soru var: ‘Bunu neyle giyerim?’ Beyaz gömlek, blazer ceket, siyah elbise, pantolon ve etekten oluşan temel gardırobumuza birşey eklerken kendimize bu soruyu sormamız gerektiğini anlatan Suna Kabadayı ‘Ekonomik giyinmek için desenli kıyafetler yerine biraz daha nötr, daha koyu, daha pastel renkleri tercih etmelisiniz. Bu renkleri kombinlemek daha kolaydır. Ayrıca gardırobunuza tüllü ya da yanardöner bir etek ekleyebilirsiniz. Bu eteği siyah mus çoraplar, siyah ayakkabılar ve düz bir kazakla gündüz de kullanabilirsiniz. Siyah bir ceketi gümüş broş, fularla şıklaştırabilir, jeanle spor bir hava katabilirsiniz’ diyor.<br />
<strong>DOLAPLARDA KEMER EKSİK</strong></p>
<p>Suna Kabadayı indirim devam ederken gardırobumuza ekleyebileceğimiz parçaları ise şöyle sıralıyor: ‘Kadınların gardırobunda en büyük eksiklik kemer&#8230; 2009 baharında yine kemer var; ceketler bile kemerli&#8230; O yüzden her türlü kemeri alın. Kemer kıyafeti lüks, şık gösterir&#8230; Bu yüzden kemerde ekonomiye kaçmamak gerek. Yine broş, inci ve zincir kolyeleri mutlaka alın. Zincir çantalar ve cluchlar çok modaydı. Siyah ya da biraz cesaretliyseniz metalik ya da neon renklerde böyle çantalar alabilirsiniz. Klasik, siyah ince topuklu bir ayakkabınız da olsun. Babet de klasik hale geldi ama boyunuz kısa, bilekleriniz kalınsa kullanmasanız daha iyi&#8230; Krizin de etkisiyle depresif ruh hali kıyafetlere yansıdı, renklerin sesi kısıldı baharda. Bu yüzden pasteller, pudra tonları, naturel tonlar moda. Şu anda indirimlerde bu tonlar satın alınabilir. Feminen ceketler çok moda bele oturan, kemerli, biraz kısa&#8230; Tanrıça esintisinden kalan straplez, tek omuzlu elbiseler edinin. Parlak renkler daha çok aksesuarlarda kullanılacak. Bu yüzden çantalarda neon renkler bulursanız alın. Çöl modası da var. Bu yüzden safari ceketler, tahta aksesuarları kaçırmayın. Yüzü kaplayan büyük gözlükler ve jeanleri de unutmayın. Saatler de önemli bir detay. Kahverengi bir takımla siyah kayışlı saat olmaz. Bu yüzden birkaç saat alamıyorsanız metal kayışlı bir modeli tercih edin. Erkekler kol düğmeleri ve kemer tokalarıyla saatlerinin aynı tonda olmasına mutlaka dikkat etmeli.&#8217;</p>
<p>Başbakan Erdoğan mavi gömlek ve sarı kravatı özellikle mi seçti?</p>
<p>Suna Kabadayı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde koyu renk takım elbise, beyaz gömlek kalıbını kırdığını söylüyor. Kabadayı, Dünya Ekonomi Forumu’nda Başbakan Erdoğan’ın tercih ettiği takım elbiseyi ise şöyle yorumluyor: ‘Böyle bir zirvede hep koyu renk takımlar, beyaz gömlekler ve kontrast kravatlar gördük. Bu bizim ‘power suit’ dediğimiz güç ve iddiayı gösteren kıyafetlerdir ve 70’lerden beri böyledir. Başbakan Erdoğan’ın kıyafeti ise kendinden çizgili bir lacivert takımdı, mavi gömlek ile sarı zemin üstünde ince mavi çizgili kravat kullanmıştı. Çizgili takım elbiseler Başbakan için gerekli değil çünkü boyu zaten yeterince uzun. Çizgili takımlar kişiyi olduğundan uzun gösterir ve onun böyle bir etkiye ihtiyacı yok. Üstelik böyle ortamlar için düz takımlar daha uygun. Ancak yine de eleştirmeden önce şunu merak ediyorum: Bu bilinçli bir tercih miydi? Kendisi genelde beyaz gömlek giyerdi. Acaba Barack Obama’dan mı etkilendi? Obama barış, umut mesajları verirken böyle renkleri tercih ediyordu. Bu tür görüşmelerde güç, iddia, otorite mesajları verilirken acaba kendisi yapıcı, uzlaşmacı, arabulucu mesajını vermek için mi mavi gömlek ve umut rengi olan sarı kravatı tercih etti? Bu bir soru işareti&#8230; Yine de ne olursa olsun böyle bir zirvede koyu renk takım elbise ve beyaz gömleğin daha doğru bir tercih olduğunu söyleyebilirim’.</p>

<p class="sayac_bilgi">41 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/ekonomik-krizde-sik-giyininmenin-yollari.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahverengi Gözlere Makyaj</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/kahverengi-gozlere-makyaj.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/kahverengi-gozlere-makyaj.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 06:07:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=314</guid>
		<description><![CDATA[Far Seçimi: En çok sorulan soru ‘ Göz rengim için en uygun renkteki far hangisidir? ’ sorusudur. Genel makyaj önerilerinde kahverengi gözler için önerilen renkler kahverengi, bej ve doğal tonlardır. Gri tonlar, menekşe ve mor da hoş durur. Haki ve zeytin yeşili mükemmel bir kombinasyon sağlar. Bakır ya da altın rengini de korkmadan deneyebilirsiniz. Gözünüzde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Far Seçimi: En çok sorulan soru ‘ Göz rengim için en uygun renkteki far hangisidir? ’ sorusudur. <a href="http://www.genelbilge.com/tag/gnl/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Genel">Genel</a> makyaj önerilerinde kahverengi gözler için önerilen renkler kahverengi, bej ve doğal tonlardır. Gri tonlar, menekşe ve mor da hoş durur. Haki ve zeytin yeşili mükemmel bir kombinasyon sağlar. Bakır ya da altın rengini de korkmadan deneyebilirsiniz. Gözünüzde elalık varsa yeşil farları da kullanabilirsiniz. Genelde göz renginiz ile aynı renkteki farları kullanmamanız gerektiği söylense de kahverengi gözlülere kahverengi; yeşil gözlülere de yeşil far çok yakışmaktadır. Önemli olan doğru tonu bulabilmektir. Kahverenginin tüm tonlarını rahatlıkla kullanabilecekken mor, yeşil ve mavi gibi renkler konusunda ton seçiminde daha dikkatli.<span id="more-314"></span>olmalısınız. Kaçınılması Gereken Renkler: Pembe ya da leylak rengi far kahverengi gözlülerin göz çevresinin şiş gözükmesine neden olur . Bu tabii ki tüm bayanlar ve tüm pembe tonları için geçerli değildir ama risk almak istemiyorsanız pembeden kaçınmalısınız. Aynı şeyler leylak rengi için de geçerlidir. Bunun nedeni de kahverengi gözlü bayanların cilt tonları daha sarıya yakındır ve sıcak bir cilt tonudur. Oysa ki pembe ve leylak rengi soğuk renklerdir. Pembennin içindeki mavi cilt tonunuzdaki sarı ile çakışarak hoş bir görünüm yaratmaz.Bunun dışında mavi renkte far konusunda da dikkatli olmalısınız. Bu tüm göz renkleri için geçerlidir.</p>
<p>Uygun Göz Kalemi Renkleri</p>
<p>Kahverengi gözlüler mutlaka ya siyah rente ya da koyu kahvrengi renkte göz kalemi kullanmalıdır. Tabii ki eğer küçük gözlerinizi büyük göstermek ya da bunun gibi başka renkte göz kalemlerine ihtiyacınız olduğu durumlarda bakır, lacivert ve gümüş rengini de deneyebilirsiniz.</p>

<p class="sayac_bilgi">8 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/kahverengi-gozlere-makyaj.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçlarınız İçin Besleyici Yağlar</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/saclariniz-icin-besleyici-yaglar.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/saclariniz-icin-besleyici-yaglar.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 19:44:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=312</guid>
		<description><![CDATA[Parlaklık verici losyonların özelliği saça parlaklık, hacim ve ipeksi bir görünüm kazandırır. Parlaklık Verici Losyonlar için Gerekenler &#8211; 1 demet maydanoz parlaklık verici losyonların hazırlanışı maydanozları saplarını koparmadan ayıklayıp yıkayın.1/2 litre su ısıtıp maydanozları içine atın. 15 dakika kaynattıktan sonra soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra çay süzgeciyle süzün. Parlaklık verici losyonların uygulaması Ayda 1 kez, şampuan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Parlaklık verici losyonların özelliği saça parlaklık, hacim ve ipeksi bir görünüm kazandırır.</p>
<p>Parlaklık Verici Losyonlar için Gerekenler &#8211; 1 demet maydanoz parlaklık verici losyonların hazırlanışı maydanozları saplarını koparmadan ayıklayıp yıkayın.1/2 litre su ısıtıp maydanozları içine atın. 15 dakika kaynattıktan sonra soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra çay süzgeciyle süzün.<br />
Parlaklık verici losyonların uygulaması Ayda 1 kez, şampuan sonrası tüm saçınıza uygulayın. Parmaklarınızla hafif masaj yaparak iyice yedirin. Bir kaç dakika bekleyin ve bol suyla durulayın.<span id="more-312"></span><br />
Saç Besleyici Yağların Özelliği<br />
Kuru saçları besler ve korur; kolay şekil almalarını sağlar.</p>
<p>Saç Besleyici Yağ için Gerekenler<br />
- 50 ml zeytinyağı<br />
- 25 damla biberiye öz yağı</p>
<p>Saç Besleyici Yağların Hazırlanışı<br />
İki yağı birbirine karıştırın ve elde ettiğiniz karışımı ışık geçirmeyen (boyalı) cam bir şişeye aktarın.<br />
Saç Besleyici Yağların Uygulaması<br />
Köklere fazla yaklaşmadan, saçınızın tamamına sürün. Daha sonra, saçınızı sıcak bir havlu ile çevreleyin. 1 saat beklettikten sonra şampuanlayarak yıkayın.<br />
Saç Güçlendirici Maskelerin Özellikleri<br />
Yıpranmış saçları onarır ve güçlendirir.</p>
<p>Saç Güçlendirici Maskeler için Gerekenler<br />
- 2 yumurta sarısı<br />
- 1 çay bardağı rom</p>
<p>Saç Güçlendirici Maskelerin Hazırlanışı<br />
Malzemeleri cam bir kase içinde karıştırın.</p>
<p>Saç Güçlendirici Maskeler Uygulanışı<br />
Ayda 1 kez, şampuandan önce, ıslak saça uygulayın. 15 dakika beklettikten sonra durulayın ve saçınızı şampuanlayın.</p>

<p class="sayac_bilgi">6 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/saclariniz-icin-besleyici-yaglar.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evinizde Cilt Kremi Yapın</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/evinizde-cilt-kremi-yapin.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/evinizde-cilt-kremi-yapin.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 19:40:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=310</guid>
		<description><![CDATA[Lavanta Kremi:Yerfıstığı yağının koruyucu ve dinlendirici etkisine sahip olan bu karışım özellikle kuru ciltler için idealdir. Bu krem cildi dinlendirip, bakımını sağladığı için özellikle geceleri uyumadan önce kullanırsanız daha etkili sonuç elde edersiniz. Hazırlanışı: Önce balmumu, kakao yağı ve lanolini 60 derecede ısıtın. Aynı anda gül suyunu da kendi kabında aynı ısıda ısıtın. Bu karışımda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lavanta Kremi:Yerfıstığı yağının koruyucu ve dinlendirici etkisine sahip olan bu karışım özellikle kuru ciltler için idealdir. Bu krem cildi dinlendirip, bakımını sağladığı için özellikle geceleri uyumadan önce kullanırsanız daha etkili sonuç elde edersiniz. Hazırlanışı: Önce balmumu, kakao yağı ve lanolini 60 derecede ısıtın. Aynı anda gül suyunu da kendi kabında aynı ısıda ısıtın. Bu karışımda ısının aynı olması son derece önemlidir, aksi halde bileşenler birbirine karışıp bir bütün oluşturamazlar. Karışımların ısıları ayarlandıktan sonra yerfıstığı yağını da karışıma ekleyip tekrar 60 derece ısıya ayarlayın. Son olarak da gül suyunu karışıma katın. Ardından karışımı ocaktan indirin ve karıştırmaya başlayın.<span id="more-310"></span> Bunun için tahta bir çubuk kullanabilirsiniz. Karışım soğuyana kadar yavaş yavaş karıştırın. Ardından lavanta yağını ekleyin ve karıştırmaya devam edin. Soğuduktan sonra kutuya koyup, kapağı açık bir şekilde bir saat kadar bekletikten sonra kullanabilirsiniz. Bu arada kremi buzdolabında tutarsanız kullanım süresini uzatabilirsiniz. Malzemeler:</p>
<p>a.. 50 ml yerfıstığı yağı</p>
<p>b.. 3 gr balmumu</p>
<p>c.. 3 gr kakao yağı</p>
<p>d.. 20 gr lanolin</p>
<p>e.. 30 ml gül suyu</p>
<p>f.. 8 damla lavanta yağı</p>
<p>Canlandırıcı tonik</p>
<p>Gülün içinde barındırdığı mükemmel yağlar temizleyici, ferahlatıcı ve canlandırıcı bir etkiye sahiptir. Özellikle de yorgun ciltlerde&#8230; Aynı zamanda makyaj veya cilt temizlemek amacıyla da kullanılabilir.</p>
<p>Malzemeler:</p>
<p>a.. 100 ml beyaz şarap</p>
<p>b.. 50 ml gül suyu</p>
<p>c.. 5 gr kuru gül yaprakları</p>
<p>d.. 1 kahve filtresi</p>
<p>Hazırlanışı: </p>
<p>Gül yapraklarını koyu renkli ama oldukça da geniş bir cam kavanoza koyup, üzerine beyaz şarabı dökün. Ardından kavanozu sıkıca kapatın ve 14 gün sıcak bir yerde bekletin. Işık gelme riskine karşı üzerini koyu renkli bir örtüyle kapatabilirsiniz. 14. günün sonunda karışımı bir süzgeçten geçirin bu arada suyunun çıkması için yaprakları iyice bastırın. Ardından karışımın suyunu bir kahve filtresiyle süzün. Son olarak da bu karışıma gül suyu ekleyip kullanmaya başlayın. Karışımı koyu renkli, hava almayan ve sıkıca kapanan bir şişede 6 ay kadar saklamanız mümkün.</p>
<p>Bal ve yumurta maskesi</p>
<p>Zenginleştici maddelerle cildi besler ve özellikle kuru ciltleri nemlendirir. Cildi yumuşak ve pürüzsüz yapar. Cilt için soğuk kış günlerinde gerekli olan nemi sağlar. Hazırlaması kolay olan bu karışım aynı zamanda oldukça ucuza mal olur.<br />
Malzemeler:</p>
<p>a.. 1 çay kaşığı nemlendirici krem</p>
<p>b.. 1 yumurta</p>
<p>c.. 1 yemek kaşığı badem yağı</p>
<p>d.. 1 yemek kaşığı bal</p>
<p>Hazırlanışı: </p>
<p>Yumurtanın beyazı ve sarısını ayırın. Yumurtanın sarısına damlalar halinde badem yağını ekleyerek karıştırın. Ardından yavaşça nemlendirici kremi ve balı katın. Yumurta beyazını da ayrı bir kapta hafifçe çırpın ve yumurta sarısını karşıma katıp tümünü sürülübilecek kıvama gelene kadar karıştırın.<br />
Kullanımı: </p>
<p>Karışımı, genişçe bir fırça veya pamukla yüz ve boyun bölgesine yayın ve en az yarım saat etkisini göstermesini bekleyin. Ardından ılık suyla yıkayın.</p>
<p>Badem maskesi</p>
<p>Her cilt tipine uygun olan badem sütü kan dolaşımını düzenlediği gibi aynı zamanda da cildi gererek canlandırır. Bu krem sayesinde pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz.</p>
<p>Malzemeler:</p>
<p>a.. 50 gr soyulmuş badem</p>
<p>b.. 10 gr yulaf unu</p>
<p>c.. 10 gr portakal aroması</p>
<p>d.. Bir miktar süt</p>
<p>Hazırlanışı: </p>
<p>Önce bademleri iyice dövün. Ardından ılık su katarak bir karışım haline getirip yoğurun. Karışımın kaşıktan ayrılması zor olana kadar yoğurmaya devam edin. Yoğurma işleminden sonra karışıma yulaf unu ve portakal aromasını da katarak tümünü 1 saat 15 dakika bekletin. Karışım dinlendikten sonra biraz süt katın ve bir macun kıvamına gelmesini sağlayın.</p>
<p>Kullanımı: </p>
<p>Bu karışımla yüzünüze sürüp, yumuşak hareketlerle masaj yapın ve en az yarım saat etkisini göstermesini bekleyin. Ardından yüzünüzü bol suyla yıkayın.<br />
Kuruyan ciltler, nedenleri ve öneriler&#8230;</p>
<p>Cildimiz özellikle kış aylarında daha çabuk gerilir ve hemen çatlar. Bu nedenle de daha özel bir bakım ister. Üstelik kış mevsiminde cildi korumak da çok kolay değildir. Çünkü evdeki sıcak ve kuru hava ile dışarıdaki soğuk hava arasında yaşanan gel gitler sonucu cildimiz, özellikle de yüzümüz epey zarar görür. Bu değişim yüzünden cildimizde istemediğimiz kızarıklıklar ve yanaklarımızda damarcıklar oluşur. Hava soğuyup kurudukça cildimiz için çok değerli olan nem de azalır. Ortaya çıkan çatlak dudaklar ve pürüzlü eller de kış aylarında adeta cilt bakımının önemini vurgularcasına gözümüze batar. Eğer siz de bu dertlerden yakınıyorsanız işte size yardımcı olacak öneriler;</p>
<p>Cildimiz neden kurur?</p>
<p>a.. Soğuk havalarda cildimiz çok daha fazla nem kaybına uğrar. Bu nedenle de cilt susuz kaldığı için kurur.</p>
<p>b.. Aşırı cilt temizliği bu durumu daha da artırır. Çünkü bildiğimiz o duş jelleri ve sabunlar &#8220;emulgator&#8221; denilen bir katkı maddesi içerirler. Bunlar, temizlenen bölgedeki kirin ciltten uzaklaştırılmasını sağlar. Ancak bu maddeler aynı zamanda cildin kendine has yağlarını da yok etmektedirler. Cildin kendine öz yağları, nem kaybı ve zararlı etmenler açısından önemli bir koruma görevi üstlenmektedir. Bu nedenle de bu yağlar cilt açısından çok önemlidir. Bu durumda cildinizi gerektiğinden fazla kozmetik ürünüyle temizlemekten kaçınmalısınız. Özellikle de cildinizin kurumasına sebep olabilecek sabunlara dikkat etmelisiniz. Kullandığınız sabunun cildinize uygun olmasına özen göstermelisiniz.</p>
<p>c.. Yağ tabakası ince veya fazla gözenekli olduğunda, cilt daha fazla su kaybeder ve dolasıyla kurur.</p>
<p>d.. Ayrıca parfüm veya kozmetik madde içeren bazı özel malzemeler, cilt gözeneklerine daha kolay ulaşıp, cildi tahriş ederler.<br />
e.. Rüzgar ve güneş gibi dış etkenlere maruz kalan cilt de daha fazla kurur.</p>
<p>f.. Cildiniz C, E ve F vitaminlerinin eksikliğinden dolayı da kuruyabilir.</p>
<p>g.. Cildin kurumasının başka bir nedeni de yaşlılıktır.</p>
<p>Önemli: Ciltte bu nedenlerden dolayı; çatlaklar oluşur, kaşıntı meydana gelir, kepekli bir doku gelişir, cilt pul pul olur, alerjiye yakalanma riski artar ve deri soyulması oluşur. Eğer ciltte bu tür belirtiler olmuşsa hemen çareyi nemlendirci kremlerde aramayın. Çünkü bazı nemlendirciler cildi daha da kurutabilir! Birçok bakım kremi yağ tabakasına zarar verecek maddeler içermektedir. Bu nedenle nemlendirici seçiminde dikkatli olmalısınız.</p>
<p>Kurumayı önlemek için 7 öneri</p>
<p>Cilt hücrelerinin içten su ile beslenebilmeleri için gün boyu en az 2,5 litre su veya bitki çayı için.</p>
<p>a.. Sıcak odalarda veya ortamlarda içi su dolu kaseler veya ıslak bezleri ısıtma sisteminin üzerine koymalısınız ki havadaki nem oranı artsın. Ayrıca odalarda bulunan bitkiler de havadaki nem oranını artırır.</p>
<p>b.. Günde en az bir kez duşun alın. Genelde iki günde bir banyo yapmak cilt için yeterli olabilir. Ancak cildin çok fazla su ile temas halinde olmaması gerekir. Aralarda, sabun kullanmadan sadece su ve bir lifle yıkanmaya özen göstermelisiniz.</p>
<p>c.. Duş yaparken kullanmak üzere en iyisi <a href="http://www.genelbilge.com/tag/bebek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bebek">bebek</a> sabunu alın. <a href="http://www.genelbilge.com/tag/bebek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bebek">Bebek</a> sabunları en fazla yağ içeren sabunlardır. Bu sayede temizlik sonrası cildin korunma tabakası normal şekilde oluşur.</p>
<p>d.. Cildinizi duş veya banyodan sonra mutlaka kremleyin. Banyo sonrasında aradan bir saat geçse bile kremlemeyi ihmal etmeyin.<br />
e.. Özellikle parfüm, kimyasal ve boyar maddeler içermeyen kremler kullanmaya özen gösterin.</p>
<p>f.. Solaryuma gitmeyin! Çünkü UV ışınları cildin kurumasına neden olmaktadır.</p>

<p class="sayac_bilgi">6 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/evinizde-cilt-kremi-yapin.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cildiniz İçin Doğal Kremler</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/cildiniz-icin-dogal-kremler.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/cildiniz-icin-dogal-kremler.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 19:37:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=308</guid>
		<description><![CDATA[Kold kremler cildi serinletir, temizler, besler ve nemlendirir. Galen&#8217;in Kold Kremi : Kold kremi ilk kez uygulayan, II. yüzyılda Roma&#8217;da yaşamış olan ünlü Yunanlı hekim Galen&#8217;dir. Bir kanıya göre. Galen bu kold kremin formülünü modern tıbbın babası Hippokrates&#8217;ten (M.Ö. 460-370)elde etmiştir. Büyük olasılıkla Galen aşağıda formülü verilen kremde bademyağı yerine gerçek gülyağı kullanmıştır. Bu maddeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kold kremler cildi serinletir, temizler, besler ve nemlendirir. Galen&#8217;in Kold Kremi : Kold kremi ilk kez uygulayan, II. yüzyılda Roma&#8217;da yaşamış olan ünlü Yunanlı hekim Galen&#8217;dir. Bir kanıya göre. Galen bu kold kremin formülünü modern tıbbın babası Hippokrates&#8217;ten (M.Ö. 460-370)elde etmiştir. </p>
<p>Büyük olasılıkla Galen aşağıda formülü verilen kremde bademyağı yerine gerçek gülyağı kullanmıştır. Bu maddeyi bugün bulmak hemen hemen olanaksızdır. Bulunsa bile çok pahalıdır. Bademyağı yerine evde yapılan esans kokulu gülyağı kullanlabilir. Saf su yerine de gülsuyu veya önceden hazırlanmış cilde uygun bitkisel losyon konabilir. <span id="more-308"></span>Galen&#8217;in Gülyağlı Kold Kremi :</p>
<p>4 çorba kaşığı bademyağı</p>
<p>Bir miktar keskin kokulu gül yaprağı</p>
<p>1 çorba kaşığı beyaz balmumu</p>
<p>Bîr miktar gülsuyu veya an su veya</p>
<p>yağmur suyu</p>
<p>Bademyağı ben &#8211; maride biraz ısıtılıp ateşten çekilir. İçine alabildiği kadar gül yaprağı konur. Kabın üstü örtülüp </p>
<p>birkaç gün bekletilir. Yağ gül yapraklarının kokusunu emince süzülür, kullanılmak üzere saklanır.<br />
Kremin yapımı:</p>
<p>Balmumu ben &#8211; maride eritilir. Önceden hazırlanan gülyağı içine konup karıştırılır. Karışım düzgün bir kıvam alınca ateşten çekilip soğuyuncaya kadar karıştırılır. Sonra karıştırmaya devam ederek damla damla su veya gülsuyu katılır. Konacak miktar kremin kıvamına bağlıdır. Koyu kremler doğal olarak daha az su gerektirir. Yumuşak ve besleyici olan bu kremi kullandıktan sonra kold kremlerin neden </p>
<p>yüzyıllardan beri kullanılageldiği daha iyi anlaşılır.</p>
<p>Galen&#8217;in bu basit kold kremi sonradan geliştirilip çeşitli kremler elde edilmiştir.</p>
<p>Balmumlu Kold Krem :</p>
<p>75 gr. beyaz balmumu</p>
<p>200 gr. bademyağı</p>
<p>1/2 fincan arı su</p>
<p>Birkaç damla elma sirkesi</p>
<p>Balmumu, ile bademyağı sürekli karıştırılarak ben &#8211; maride eritilir. Isıtılmış arı suya birkaç damla sirke eklenip</p>
<p>ağır ağır katılır. Karışım düzgün bir kıvam alınca ateşten çekilip soğuyuncaya kadar karıştırılır. Kavanoza aktarılır.</p>
<p>Kold Krem (Eski Kodeks&#8217;e göre) : (cildi besler)</p>
<p>110 gr. bademyağı</p>
<p>30 gr. ispermeçet (blanc de baleine) </p>
<p>15 gr. beyaz balmumu</p>
<p>30 gr gülsuyu</p>
<p>10 gr. asilbent tentürü</p>
<p>Bir iki damla gül esansı (istenirse)</p>
<p>Mum ile ispermeçet bademyağının içinde ben &#8211; maride eritilir. Karışım önceden ısıtılmış bir havana aktarılıp soğuyuncaya kadar karıştırılır. Sonra gül esansı (konacaksa) katılır. Asilbent tentürüyle karıştırılan gülsuyu azar azar ve karıştırarak eklenir (Kodex 1908).</p>
<p>Kold Krem (Atkinson formülü) : (cildi besler)</p>
<p>250 gr. bademyağı Yukarıdaki gibi yapılır.</p>
<p>250 gr. gülsuyu</p>
<p>35 gr. beyaz balmumu</p>
<p>5 gr. acıbadem esansı (başka esans da konabilir)</p>
<p>Bademyağlı Kold Krem : (kuru ve normal ciltler için)</p>
<p>40 gr. bademyağı</p>
<p>10 gr. beyaz balmumu</p>
<p>40 gr. gülsuyu</p>
<p>Bademyağı ile balmumu ben &#8211; maride eritilir. Gülsuyu ayrı bir kapta ısıtılıp bu karışıma katılır ve karıştırılır. (Gülsuyu yerine önceden hazırlanmış bir bitkisel losyon da konabilir.) Karışım ateşten çekildikten sonra soğuyuncaya kadar karıştırılmalı.. Küçük kavanozlara aktarılır.<br />
Hintyağlı ve Susamyağlı Kold Krem : (çok kuru ciltler için)</p>
<p>8 gr. beyaz balmumu</p>
<p>10 gr. ispermeçet</p>
<p>55 gr. susamyağı</p>
<p>20 gr. arı su</p>
<p>5 gr. hintyağı</p>
<p>Yağlar, beyaz balmumu ve ispermeçet ben &#8211; maride eritilir. Ağır ağır ısıtılmış su katılıp karıştırılır. Karışım düzgün bir kıvam alınca ateşten çekilir, soğuyuncaya kadar karıştırılır. </p>
<p>Lavanta Kokulu Kold Krem: (cildi besler)</p>
<p>11 çorba kaşığı yağmur suyu veya arı su</p>
<p>1 tatlı kaşığı boraks</p>
<p>5,5 çorba kaşığı beyaz balmumu</p>
<p>16 çorba kaşığı arı vazelin</p>
<p>16 damla lavanta çiçeği yağı</p>
<p>Boraks suda eritilir. Ayrı bir kabın içinde, ben &#8211; maride arı vazelin ile balmumu da eritilir. İçine borakslı su katılır. Lavanta çiçeği yağı damla damla eklenir. Karışım düzgün bir kıvam alınca ateşten çekilir, karıştırarak soğutulur. Etiketlenip kavanozlara aktarılır.</p>
<p>Gülyağlı Kold Krem: (kuru ciltler için)</p>
<p>3 çorba kaşığı beyaz balmumu</p>
<p>10 çorba kaşığı bademyağı</p>
<p>3 çorba kaşığı balmumu</p>
<p>1/2 tatlı kaşığı boraks</p>
<p>8 damla gülyağı</p>
<p>Balmumu ben &#8211; maride erirken içine bademyağı ve gülyağı katılır. Gülsuyu ve boraks ayrı bir kabın içinde hafifçe ısıtıldıktan sonra sürekli karıştırarak bademyağı karışıma katılır. Soğuyuncaya kadar karıştırılır.</p>
<p>İspermeçetli Kold Krem: (normal ciltler için)</p>
<p>1 çorba kaşığı beyaz balmumu</p>
<p>8 çorba kaşığı ispermeçet</p>
<p>4 çorba kaşığı gülsuyu</p>
<p>3 damla lavanta yağı</p>
<p>(veya benzeri)</p>
<p>İspermeçet, beyaz balmumu ve bademyağı ben-maride eritilir. Ateşten çekildikten sonra karıştırmaya devam edilir. Soğumaya yakın içine gülsuyu ve lavanta yağı katılıp karıştırılır. Kremin yüzeyinde bir miktar gülsuyu kalacak olursa, bu su süzülür. Soğuyunca kavanoza aktarılır. </p>
<p>Beyaz Balmumlu Kold Krem: (her tür cilt için)</p>
<p>8 çorba kaşığı bademyağı</p>
<p>2 çorba kaşığı beyaz balmumu</p>
<p>8 çorba kaşığı gülsuyu</p>
<p>Bademyağı ile beyaz balmumu ben-maride eritilir. Sonra karıştırarak içine gülsuyu katılıp ateşten çekilir. Soğuyuncaya kadar karıştırılır. </p>

<p class="sayac_bilgi">36 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/cildiniz-icin-dogal-kremler.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Değişik Cilt Maskeleri</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/degisik-cilt-maskeleri.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/degisik-cilt-maskeleri.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 19:35:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=306</guid>
		<description><![CDATA[Sebze, meyve ve çiçekleri kullanarak, toprak, kil ve sudan faydalanarak doğal reçetelerle sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olabilirsiniz. kil maskeleri, bitkisel çaylar, buz küpleri, kompresler, buhar banyosu, bitkisel çözeltiler için temel tarifler sağlıklı ve güzel bir cilt için, doğal cilt bakımı programına başlıyoruz. Kil maskeleri:Kil cilt bakımında çok yönlü bir madde. derin bir temizleyici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sebze, meyve ve çiçekleri kullanarak, toprak, kil ve sudan faydalanarak doğal reçetelerle sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olabilirsiniz. kil maskeleri, bitkisel çaylar, buz küpleri, kompresler, buhar banyosu, bitkisel çözeltiler için temel tarifler sağlıklı ve güzel bir cilt için, doğal cilt bakımı programına başlıyoruz. <span id="more-306"></span></p>
<p>Kil maskeleri:Kil cilt bakımında çok yönlü bir madde. derin bir temizleyici olarak kil, kiri epidermisin derinliklerinden çıkarır. besleyici olarak kil, sağlıklı cildin devamlılığı için önemlidir. temizleyici ve sıkılaştırıcı olarak, en çok limon suyu veya su içeren katkı maddeleri ile etkili olur. terapi kil, aynı zamanda antiseptik, anti iltihabik ve analjeziktir. kozmetik amaçlar için üç çeşidi bulunur: beyaz, yeşil ve kırmızı kil&#8230; onu süpermarketlerde ya da aktarlarda bulabilirsiniz. bulabilirseniz, toz şeklinde alın. su veya herhangi bir başka sıvıyı hızla emerek ve mavi-yeşil deniz yosunu gibi diğer katı katkı maddeleriyle, doğranmış otlar veya meyve veya sebze püreleriyle karışarak kolay kullanılır.</p>
<p>küçük yumrular halinde satılan kili, önce blender veya kahve öğütücüsü içinde kendiniz toz haline getirmezseniz, karışması biraz daha uzun sürer.</p>
<p>kil, macun olarak kullanıma hazır şekilde de satılır. bu oldukça zaman kazandırıcı olsa da yapabileceğiniz maske çeşitliliğini sınırlar, çünkü bazı reçeteler kil sıvı hale gelmeden önce diğer katkı maddeleri ilavesini gerektirir. ayrıca, nispeten daha pahalıdır.<br />
kil maskesi yapmak</p>
<p>gerekli kil miktarı dinlenmiş mineral su ile kaplanır ve karıştırmadan 30 dakika dinlenmeye bırakılır. musluk suyu veya klor içeren herhangi bir su kullanmayın. bütün su emilene kadar karıştırmamak önemlidir çünkü, erken karıştırırsanız maskeniz pütürlü ve yapışkan olur.</p>
<p>bütün su iyice emilince malzemelerinizi iyice karıştırmalısınız. karışım rahatlıkla uygulanabilecek kadar kalın, macun yoğunluğunda olmalıdır. Çok sıvı olursa yapışmaz, çok kalın olursa cilde derinden nüfuz etmez. Çok ince olan karışıma az miktarda kil ilave etmek yeterince kolaydır fakat, çok kalın olan macuna daha fazla su ilave etmek dikkat ister. bu durumda her seferinde karıştırarak, azar azar su ilave etmek gerekir.</p>
<p>kile diğer maddeler ilave edilecekse bunun bu aşamada yapılması tercih edilir fakat, yağ veya yağ karışımının kuru kile eklenmesi en iyisidir. reçetelerin bazılarında dinlendirilmiş şişe suyu yerine meyve veya sebze suları kullanılır.</p>
<p>maske ve losyonların uygulanması</p>
<p>* kendinize sessiz bir zaman ve yer bulun. saçınıza bant takın ve makyajınızı bütünüyle çıkartın. cildinizi pamuk ve dinlenmiş şişe suyu, bitkisel çaylar, sulu bitkisel çözelti veya basit temizleme reçeteleri kullanarak dikkatlice temizleyin.</p>
<p>* masajla ya da aynada korkutucu yüzler yaparak yüz kaslarınızı gevşetin.</p>
<p>* yüzünüzü 1-2 dakika sıcak su kabının üstünde, buhara tutun. İki dakika sıcak kompres uygulayın. böylece gözenekleriniz açılır, maske daha derine nüfuz edebilir.</p>
<p>* maskeyi parmaklarınız veya pamukla, göz çevreleriniz hariç, uygulayın. meyve veya yumurta maskeleri, genelde çok sıvıdır. İkinci katı birkaç dakika sonra, ilk kat biraz kuruduğunda uygulayın.</p>
<p>* maskeyi temizleme vakti gelinceye kadar yüzünüzü hareket ettirmeyin.</p>
<p>* maskeyi, alından aşağıya doğru, göze hiçbir şeyin değmediğinden emin olarak çıkartın. hafif meyve maskeleri pamukla kolayca çıkar. kil maskelerinde kili yumuşatmak için önce yüzü durulamak gerekecektir.</p>
<p>* gözenekleri kapatmak için uygun yerlere sulu bitkisel çözeltileri, sprey veya pamukla veya parmakla hafifçe vurarak uygulayın.</p>
<p>birçok metal, kil, meyve veya sebze sularıyla temas ettiğinde paslanır. bu nedenle metal karıştırma kapları, kaşık veya spatula kullanmayın. maske içinde ılık su kullanılabilir, ancak karışımı ısıtmayın. maskelerin, kullanımdan hemen önce hazırlanması, en iyisidir.</p>
<p>bitkisel çaylar</p>
<p>bitkisel çayların çoğu, uzun süreli doğal cilt programında faydalıdır; temizleme ve sıkılaştırma nitelikleri vardır. hepsi, her cilt tipi için uygundur.</p>
<p>altıncık (marigold çiçeği): antiseptik, mantara, iltihaba karşı ve iyileştirici. tek başına veya yarı yarıya lavanta veya papatya karışımı ile kullanın.</p>
<p>papatya çiçeği: sık sık rahatsız olan cilt için en iyi mantar, iltihap önleyici, temizleyicidir. Çayı göz çevresindeki nazik cilt için özellikle tavsiye edilir.</p>
<p>mürver çiçeği: sıkılaştırıcı, iltihaba karşı etkili, temizleyici.</p>
<p>lavanta çiçeği: İltihaba karşı, temizleyici. lavanta hafif bir kuruma yapar.</p>
<p>ıhlamur çiçeği: papatyaya benzer, çok serinleticidir. sıkılaştırıcı, iltihaba karşı etkisi yaşlanan cilt için iyidir.</p>
<p>ebegümeci: İltihaba karşı, serinletici.</p>
<p>nane: İyi bir temizleyici ve sıkılaştırıcıdır.</p>
<p>biberiye: antiseptik, havalandırıcı ve canlandırıcı; kan damarlarında kan dolaşımını artırır. biberiyeyi tek başına veya daha fazla sıkılaştırıcı etki için beyaz civan perçemi ile yarı yarıya karıştırarak kullanın.</p>
<p>kekik: güçlü bakteri karşıtı etki: sivilce veya enfekte egzama için cildi yıkamak faydalıdır. tek başına veya sakinleştirmek, iyileştirmek için papatya ve/veya altıncık ile eşit oranlarda kullanın.</p>
<p>beyaz civan perçemi: yaşlanan ve hasarlı ciltler için iyi bir temizleyici, sıkılaştırıcı, antiseptiktir.</p>
<p>Çay hazırlamak: 250 mililitre kaynar suya bir büyükçe yemek kaşığı doğranmış kuru ot kullanın. orta büyüklükte bir kupaya otları ağzına kadar doldurun. demi 10 dakika bekletin, sıvıyı süzün ve kullanmadan önce soğumaya bırakın. pamuk ile uygulayın ve doğal kurumaya bırakın.</p>
<p>buz küpleri için çaylar</p>
<p>bir çayın raf ömrü yaklaşık 12 saattir. ancak, süzülmüş ve soğumuş çay buz kalıplarında dondurulabilir ve buzlukta 1-3 ay saklanabilir. bu küpleri için papatya, lavanta, ıhlamur çiçeği ve biberiye çayları tavsiye edilir. bazı sulu bitkisel çözeltiler de buz küpleri yapmak için demlenebilir. her 100 mililitre dinlendirilmiş şişe suyuna bir yemek kaşığı sulu bitkisel çözelti kullanın.</p>
<p>serinletici ve sulandırıcı etki için küpü direkt olarak cilde, boyna ve kollara sürün.</p>
<p>kompres için çaylar</p>
<p>kompresler de iltihaplanmayı serinlettiği gibi- kan dolaşımını artırarak, gözenekleri kapatarak cildi sıkılaştırır. Özellikle kuru, yaşlanan veya hasarlı cilt için iyidir.</p>
<p>kompres için, iki geniş kaba, iki banyo havlusuna veya pazene ihtiyacınız olacak. yukarıda saydığımız kurutulmuş otlarda bir büyükçe yemek kaşığı ve bir yemek kaşığı limon suyunu bir kaba yerleştirin ve üç kupa kaynamış su dökün. 15 dakika demlenmeye bırakın. İkinci kaba bir litre soğuk su ve bir yemek kaşığı sirke dökün. soğutmak için az miktarda buz küpleri ekleyin.</p>
<p>havlulardan birini sıcak çaya batırın ve havluyu yüzünüze sermeden ve bir dakika yüzünüzde bekletmeden önce fazla suyunu sıkın. birinci havluyu çıkarın ve diğer havluyu hemen soğuk su kabına daldırın. aynı şekilde yüze uygulayın ve yine bir dakika bekleyin. sıcak ve soğuk kompres işlemini iki kez tekrarlayın. gözenekleri kapatmak için soğuk kompresle tamamlayın. gülsuyu ile parmak uçlarınızla teninize hafifçe vurarak bitirin ve doğal kurumaya bırakın.</p>
<p>buhar</p>
<p>cildi derinden temizlemenin geleneksel bir yolu, yüzü zaman zaman birkaç dakika buhara tutmaktır. buhar, kir ve hava kirliliğini ciltten etkili bir şekilde çıkarır akat, aynı zamanda doğal yağları da çıkarır. bu nedenle bu teknik, yağlı ciltlerde veya sivilce problemi olan birinde mükemmel sonuçlar getirse de, birçok cilt için uzun vadede kurutma etkisi vardır. buhar bu nedenle kuru veya yaşlanan ciltte çok az kullanılır.</p>
<p>buhar banyosu</p>
<p>1 litre kaynar su koyduğunuz geniş bir kap ve orta boy bir havluya ihtiyaç duyacaksınız. kabın önüne oturun, başınızı havlu ile kaplayın ve yüzünüzü önerilen süre kadar buharda tutun. sonra yüzünüzü pamuk ile veya havlu ile kurutun ve gülsuyu ile temizleyin. doğal kurumaya bırakın.</p>
<p>buharın faydasını, kaynar suya iki damla papatya, solucan otu, lavanta, gül otto veya çay ağacı bitkisel yağ damlatarak artırılabilir. kuruladıktan sonra altıncık taşıyıcısı içinde sulandırılmış aynı yağı cilt üzerine ince bir tabaka uygulayın.</p>
<p>sulu bitkisel çözeltiler</p>
<p>hidroseller veya çiçekli sular olarak da bilinen sulu bitkisel çözeltiler, buğu damıtma ürünleridir. İlgili bitkisel yağlardan daha az yoğun olmalarına rağmen, onlara benzer özellikler taşırlar. suda çözülebilen aktif maddelerle zenginleştirilmişlerdir.</p>
<p>cildi temizlemek, gözenekleri sıkılaştırmak, cildi sulandırmak ve cildin ph dengesi için faydalıdırlar. temizlik veya beslenme maskelerinin arkasından temizleyici / sıkılaştırıcı olarak tavsiye edilirler. Çoğu ayrıca, bakteri ve mikroba karşı etkilidir.</p>
<p>sulu bitkisel çözeltileri kullanmak</p>
<p>sulu bitkisel çözeltiler yüze günde iki kez uygulanabilir. pamuk ile veya sprey şişesinde kullanın, fakat gözlerinizi koruyun. doğal korumaya bırakın. sulu bitkisel çözeltiler ayrıca, banyo suyuna da <a href="http://www.genelbilge.com/tag/gnl/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Genel">genel</a> cilt toniği olarak, üç yemek kaşığı katılabilir ve bazen de kil maskesi hazırlarken suyun yerini tutabilir.</p>
<p>papatya: bütün cilt tipleri için uygundur. İltihaplara karşı çok yumuşaktır, sakinleştirici ve temizleyicidir, aşırı güneş ve rüzgara karşı iyi gelir.</p>
<p>adaçayı: kuru ve yaşlanan cilt için uygundur; düzensiz hormon seviyesi ve menopoza bağlı cilt problemleri içindir.</p>
<p>mısır çiçeği: birçok sulu bitkisel çözeltinin tersine genelde göz çevresinde kullanılır, gözleri yakmaz. papatya ile benzer özelliklere sahiptir.</p>
<p>lavanta: bütün cilt tiplerine uygundur ancak hafif kuruma yapar. serinletici, iltihaplara karşı, güneş ve rüzgar yanığına karşı ve saç toniği olarak iyidir.</p>
<p>portakal çiçeği: bütün cilt tiplerine özellikle kuru veya hassas ciltlere uygundur; iltihaplara karşı, kırmızı kabarıklıklar için iyidir.</p>
<p>biberiye: bütün cilt tiplerini dengelemek ve gözenekleri temizlemek ve sıkılaştırmak için ve saç için mükemmeldir, dolaşımı hızlandırır.</p>
<p>gülsuyu: bütün cilt tiplerine, özellikle yaşlanan ciltlere uygundur, dengeleyici, temizleyici ve sıkılaştırıcıdır.</p>
<p>cadı fındığı: bütün cilt tiplerine uygundur; yumuşak bir sıkılaştırıcıdır.</p>
<p>kozmetik sirke</p>
<p>sirke cildi sulandıran, küçük kılcal damarlar içindeki kan dolaşımını hızlandıran bir etkiye sahiptir. ayrıca antiseptiktir ve enfeksiyona neden olan bakteri, virüs veya mayaların hızla çoğalmasına engel olur. cilt yüzeyindeki aşırı yağlı bezeleri çözer ve pullanma veya soyulma durumlarını azaltır. sirke, cildin ph seviyesini düzenler.</p>
<p>kullanacağınız her bitkiyi, kullanmadan önce iki gün kurutun. kurutulmuş bitkiyi ölçün ve karıştırın ve sonra sirkeyi ve bitkisel yağları ekleyin. tamamen sıvılardan oluşan kozmetik sirkeler, sadece bir kez kullanılabilir. bitki içerenler dinlenmeye bırakılmalıdır. sonra vidalı kapaklı bir kavanozda hazırlayın ve bir pencere eşiğine bırakın, süzün ve şişeleyin. bir çay kaşığı kozmetik sirkeyi yüzünüzü yıkamak için dinlenmiş şişe suyuna ilave edin veya banyo suyuna 3-4 yemek kaşığı dökün.</p>
<p>lavanta, biberiye ve gül ağacı</p>
<p>sirke: 500 mililitre iyi kalite beyaz şarap veya elma sirkesi</p>
<p>bitkisel yağlar: 3 mililitre lavanta, 3 mililitre biberiye ve 2 mililitre gül ağacı</p>
<p>ve: 2 yemek kaşığı gliserin</p>
<p>altıncık ve mürver çiçeği</p>
<p>bitki: 50 gram altıncık çiçekleri ve 75 gram mürver çiçekleri</p>
<p>sirke: bir litre iyi kalite beyaz şarap veya elma sirkesi</p>
<p>dinlenme: İki hafta</p>
<p>lavanta, gül, karanfil ve ıhlamur</p>
<p>bitki: lavanta çiçeği, gül yaprağı, karanfil ve ıhlamur çiçeklerinin her birinden 30 gram</p>
<p>sirke: bir litre iyi kalite beyaz üzüm veya elma sirkesi</p>
<p>dinlenme: İki hafta</p>
<p>tüm ciltler için bakım bilgileri</p>
<p>* yağlı bölgeleri veya karışık ciltteki sivilceli bölgeleri yağdan arındırıcı maddelerle temizlemeye çalışmayın.</p>
<p>* cildinizi çok etkili veya yüksek dereceli alkol içerikli ürünlerle temizlerseniz, yağ bezleriniz buna daha fazla yağ üreterek tepki gösterir.</p>
<p>* cildiniz kuruysa, yüzünüzü soğuk suyla yıkamayın. gözenekler kapanır ve cildiniz daha fazla kurur.</p>
<p>* cildin kendisini yenileyebilmesi için, haftada bir, iki kere, cilde uygun yüz maskeleri uygulamalısınız. Peeling yöntemi de, cildin sertleşmesini önler.</p>

<p class="sayac_bilgi">9 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/degisik-cilt-maskeleri.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzelliğinize Zarar Verebilecek Alışkanlıklar</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/guzelliginize-zarar-verebilecek-aliskanliklar.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/guzelliginize-zarar-verebilecek-aliskanliklar.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 19:17:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[Kötü alışkanlıklarınız cildiniz, saçınız ya da tırnaklarınıza zarar verebilir. Peki bunları bırakmak ya da daha doğru yapmak için ne yapmalısınız&#8230; Telefonu yüzünüze yaslayarak konuşmayı bırakın Çene çizgisinde akne ve boyun tutulmasına neden oluyor. Telefonu cildinizden mümkün olduğunca uzakta tutun. Konuşurken başka işlerle de uğraşıyorsanız ahize kapalıyken de konuşulabilen hoparlörlü telefonlardan edinin. Arındırıcı maskeleri haddinden fazla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kötü alışkanlıklarınız cildiniz, saçınız ya da tırnaklarınıza zarar verebilir. Peki bunları bırakmak ya da daha doğru yapmak için ne yapmalısınız&#8230; Telefonu yüzünüze yaslayarak konuşmayı bırakın Çene çizgisinde akne ve boyun tutulmasına neden oluyor. Telefonu cildinizden mümkün olduğunca uzakta tutun. Konuşurken başka işlerle de uğraşıyorsanız ahize kapalıyken de konuşulabilen hoparlörlü telefonlardan edinin. Arındırıcı maskeleri haddinden fazla kullanmayın Sonucunda aşınmış, yanan bir yüz ve tahriş olmuş bir cildiniz olabilir. Kendinizi tek bir arındırıcı ya da temizleyici maskeyle sınırlayın. Cildinizi ölü hücrelerden temizleme işlemini çok sık gerçekleştirirseniz sonucu kötü olabilir. <span id="more-304"></span>Makyajı temizlemeden uyumayın ya da egzersiz sonrası yüz yıkamayı ihmal etmeyin<br />
Gözeneklerde tıkanma, yapışan kirpikler, gözlerde yanmaya neden oluyor. Şansınız var ki vakti en kıt olanlar, uykuya en fazla hasret kalanlar için bile pratik ürünler raflarda mevcut. Son çare olarak, maskara, göz kalemi ve farınızı makyaj çıkarıcı mendillerle tek hamlede temizleyebilirsiniz.</p>
<p>Tırnak yemeyi bırakın<br />
Düzenli olarak manikür yaptırın ya da tırnaklarınızı mevsimin moda renklerine boyayın iyi bakımlı tırnakları yeme ihtimaliniz daha düşüktür. Ya da tadı berbat olan tırnak cilalarını tercih edin.</p>
<p>Diş bakımını ihmal etmeyin<br />
Sararan dişler, kokan nefes, diş çürümesi, diş eti hastalıklarına yol açıyor. Günde iki kez dişlerinizi fırçalayın. Dişlerin arasında sıkışmayan kaliteli bir diş ipi kullanın.</p>
<p>Çenenizle sınırlı cilt bakımından vazgeçin<br />
Dekolte bölgesi vaktinden önce yaşlanır. Göğüs gölgeniz yaşınızı ele verebilir. Çünkü boyun ve göğüs derisi daha incedir, genellikle güneşe daha sık maruz kalır. Çenenizin altında kalan bölgeye de yüzünüzde kullandığınız temizleyici, nemlendirici ve sıkılaştırıcı ürünlerden uygulayın.</p>
<p>Zamanı geçem makyaj ürünleri kullanmayın<br />
Zamanı geçmiş makyaj ürünleri kullanmaktan ve kaplardaki ürünlere parmakla dokunmaktan hemen vazgeçin. Çünkü, ciltte çatlaklar, enfeksiyonlar, gözde tahriş meydana gelebilir. Rengi, dokusu ve/veya kokusu değişen her şeyi atın. Rimeli üç ila altı ayda bir değiştirin. Fondöteni de en azından yılda bir kez yenileyin. Ayrıca kaplarda bulunan ürünleri mümkün olduğunca az ellemeye çalışın. Pamuk ya da aplikatör kullanın ya da avuç içinize çok az bir miktarda dökün veya sıkın. Her uygulama için farklı bir makyaj süngeri kullanın. </p>

<p class="sayac_bilgi">1 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/guzelliginize-zarar-verebilecek-aliskanliklar.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak &#8211; Soğuk Taş Terapisi (SPA)</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/sicak-soguk-tas-terapisi-spa.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/sicak-soguk-tas-terapisi-spa.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 19:03:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=302</guid>
		<description><![CDATA[Çağlardan beri tas masajı, sifa vermenin fiziksel ve ruhsal dengeleme şekli olarak yer almaktadır. Alternatif terapi olarak adlandırdığımız bu terapi binlerce yıldır uzak doğu dünyasında uygulanan sisteminin bir parçasıydı. Farklı masaj teknikleri ve sıcak taşlar ile uyum içerisinde calisma vücuda sayısız faydalar sağlar. Çökelti ve volkanik olaylar sonucunda oluşan taşlar kullanılarak yapılan bu eşsiz terapi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çağlardan beri tas masajı, sifa vermenin fiziksel ve ruhsal dengeleme şekli olarak yer almaktadır. Alternatif terapi olarak adlandırdığımız bu terapi binlerce yıldır uzak doğu dünyasında uygulanan sisteminin bir parçasıydı. Farklı masaj teknikleri ve sıcak taşlar ile uyum içerisinde calisma vücuda sayısız faydalar sağlar. Çökelti ve volkanik olaylar sonucunda oluşan taşlar kullanılarak yapılan bu eşsiz terapi ile vücudun enerji merkezleri ve ruhsal denge uyumunu da sağlamaktadır. -Kalp atım hızını ve solunumu attırır. -Dokulara esneklik sağlar ve metabolizmayı hızlandırır. -Lokositlerin yer değiştirmesini ve uzaklaşmasını sağlamak (enfeksiyonlara karşı koruma için gereklidir.) <span id="more-302"></span>Toksinlerin atılmasını hızlandırır<br />
- Kan akısını hızlandırır<br />
- Hücre metabolizmasının oksijen transferini attırır<br />
- El ile birlikte taş uygulamaları, taşın eşsiz enerjisini ve evrensel enerji yardımıyla tıkanıklığın yaşandığı bölgeye doğrudan canlandırıcı enerji akımı sağlar.<br />
- Taş masajı pozitif enerji ve uyum yaratmak için oldukça etkili bir yöntemdir.<br />
Isıtılmış volkanik taşların masaj yoluyla vücut üzerinde gezdirilmesi ve belli noktalarda bırakılması yoluyla kişinin vücudunda ısının bedenin derinine etki etmesini amaçlayan bir masaj türüdür. Masaj, ısıtılmış ya da soğutulmuş volkanik (bazalt) taşlarıyla özel bir teknik uygulanarak yapılır. Bu yolla kişi üzerindeki negatif elektriğin giderildiğine inanılır. </p>

<p class="sayac_bilgi">34 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/sicak-soguk-tas-terapisi-spa.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aromaterapi Masajı</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/aromaterapi-masaji.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/aromaterapi-masaji.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 18:37:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=299</guid>
		<description><![CDATA[Aromaterapi: Aromalı bitki özlerin kullanılması masajınıza tümüyle yeni bir boyut kazandırır. Çeşitli bitki ve ağaçlardan elde edilen bu konsantre özler, esanslar olarak bilinirler. Aromaterapi, uykusuzluk ve stresten akneye, deri sarkmasından depresyon ve sinirsel gerginliğe kadar uzanan birçok problemin çözümünde bu yağların sağaltım amaçlı kullanılması demektir. Kokunun Gücü : İnsanlar, genellikle kokulardan ne denli güçlü bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aromaterapi: Aromalı bitki özlerin kullanılması masajınıza tümüyle yeni bir boyut kazandırır. Çeşitli bitki ve ağaçlardan elde edilen bu konsantre özler, esanslar olarak bilinirler. Aromaterapi, uykusuzluk ve stresten akneye, deri sarkmasından depresyon ve sinirsel gerginliğe kadar uzanan birçok problemin çözümünde bu yağların sağaltım amaçlı kullanılması demektir. Kokunun Gücü : İnsanlar, genellikle kokulardan ne denli güçlü bir şekilde etkilendiklerinin farkında değildirler. Oysa bir kokunun anımsatma gücü olağanüstüdür. Denizin yada annenizin parfümünün kokusuyla kendinizi anılarınıza gömülmüş olarak bulabilirsiniz. Bunun nedeni kokuların beynin, duygularımızla ilgilenen bir bölgesi tarafından yorumlanmasıdır.<span id="more-299"></span></p>
<p align="left">Korkular, ruh halimiz üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir, bu yüzden masaj yağına bazı esanslar ekleyerek masajınızın gevşetici ya da canlandırıcı etkisini arttırabilirsiniz. Yakınlarda yapılan araştırmalar, bu bağlantının gücünü doğrulmaktır. Yale Üniversitesi&#8217;nde psikoloji ve psikiyatri profesörü olan Dr. Gary Schwartz, bellik kokuların kan basıncını düşürebildiğini görmüştür. Baharatlı elma kokusu ise özellikle etkilidir: Bu koku, sağlıklı deneklerin kan basıncını, gözle görülür ölçüde düşürmüştür. Diğer bilimsel araştırmalarda erik ve şeftali gibi hoş kokuların ağrıyı azaltabildiğini, yağlarının insanların ruh halini değiştirebildiğini göstermiştir: Yasemin, ylang ylang ve nane depresyonu giderebilmekte, sardunya ve bergamot asabiyeti yok edebilmekte, gül ve karanfil ise enerji verebilmektedir.<br />
Sağaltım Gücü<br />
Esanslar hakkındaki iddiaların çeşitliliği, hatta bazen bir yağ hakkındaki çeşitli iddialar bile karışıklık yaratabilir. Tek bir yağ hem sakinleştirici hem de uyarıcı olarak tanımlanabilir. Bir çelişki gibi görünen bu durum, şüphecilerin konuyu tamamen göz ardı etmesine yol açmıştır. Yine de, sinirsel gerginlikten yakınan bir kişi ilk olarak aromaterapi ile rahatlatılabilir, sonra da gerginlikten kurtulmanın verdiği bu yeni özgürlükle doğal enerjisini geri kazanarak canlandığını ve enerjiyle dolduğunu hissedebilir. </p>
<p>Tarihçe<br />
&#8220;Sağlığın yolu, her gün aromalı bitki özleriyle banyo almak ve kokulu masaj yaptırmaktır.&#8221; Diye yazmıştı Hipokrat, MÖ 400 yılında. Tarih boyunca aromalı yağların kullanımına ilişkin sayısız göndermeler vardır.<br />
Aromaterapi terimi, ilk olarak Fransız kimyager Gattefosse tarafından 1920&#8242;li yıllarda kullanılmıştır. Bundan birkaç yıl önce Gattefosse esansların sağaltım gücünü, laboratuarında çalışırken elini kötü bir şekilde yaktıktan sonra fark etmişti. Yanmış elini dalgın dalgın en yakınındaki sıvıya, bir kase lavanta yağına daldırdıktan sonra hayretle acının azaldığını ve yanığın da, hem tahmininden daha hızlı bir şekilde hem de hiçbir iz bırakmadan iyileştiğini görmüştü. Bu olaydan sonra, 1914-1918 savaşı sırasında yaralı askerlerle çalışırken yağların iyileşme sürecini hızlandırdığını gözlemlemişti. O zamandan beri de, aromaterapi giderek yaygınlaşmaya başlamıştır.</p>

<p class="sayac_bilgi">9 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/aromaterapi-masaji.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makyajla Genç Görünün</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/makyajla-genc-gorunun.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/makyajla-genc-gorunun.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 18:07:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=297</guid>
		<description><![CDATA[Yılların izlerine karşı savaş açarken kullandığımız en etkili silahlardan biri de &#8216;makyaj&#8217; Siz de makyaj hileleriyle yaşınızdan çok daha genç görünebilirsiniz ZamanI geriye almak ne yazık ki mümkün değil. Tabi ki yaşınızı da. Ancak bazı hilelerle yaşınızı olduğundan çok daha küçük göstermeniz mümkün. İşte burada kadınların vazgeçilmez tutkusu olan makyaj devreye giriyor. Makyaj adeta sihirli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yılların izlerine karşı savaş açarken kullandığımız en etkili silahlardan biri de &#8216;makyaj&#8217; Siz de makyaj hileleriyle yaşınızdan çok daha genç görünebilirsiniz ZamanI geriye almak ne yazık ki mümkün değil. Tabi ki yaşınızı da. Ancak bazı hilelerle yaşınızı olduğundan çok daha küçük göstermeniz mümkün. İşte burada kadınların vazgeçilmez tutkusu olan makyaj devreye giriyor. Makyaj adeta sihirli bir değnek gibi birkaç dakika içerisinde 10 yaş daha genç görünmenize yardımcı oluyor Allık ile yüzünüzü daha ince gösterin Pembe veya kayısı tonlarında allık kullanın. Allığı elmacık kemiklerinizin altına sürmemeye dikkat edin. Çünkü çökük yanaklar sizi çok daha yaşlı gösterir. Genç görünmek için kendinizi elma yanaklı yapın.<span id="more-297"></span> Allığı nereye sürmeniz gerektiğini bilmiyorsanız, aynanın önüne geçin ve gülümseyin. Yanaklarınızın öne çıkan kısmına ise allığı sürebilirsiniz.</p>
<p align="left">Kaşlarınızı biraz öne çıkarın<br />
SARIŞIN veya kumralsanız kaş kalemi ile kaşlarınızın üzerinden geçin. Sonra boyayı pamuklu çubuk yardımıyla hafifçe dağıtın. Son olarak kaşlarınızı fırçalayın. Eğer kaş fırçanız yoksa bunun için diş fırçası kullanabilirsiniz. Kuru diş fırçasının üzerine sprey sıkın ve kaşlarınızı fırçalayın. Böylece belirgin kaşlar yüzünüzü daha ince gösterecek ve dikkatleri gözlerinize toplayacaktır.</p>
<p>Gözünüz ve kaşınız arasındaki mesafeyi açın<br />
Çok renkli far kullanmaktan kaçının. Örneğin fildişi, vanilya veya sütlü kahve gibi renkler tercih edebilirsiniz. Bu sayede kaşlarınız daha kalkık ve gözleriniz, daha büyük görünecektir. Kahverengi farı göz kapağınızın dış köşesine sürdükten sonra aplikatör ile içe doğru yayın ve yukarı doğru dağıtın. Kaşlarınızın altına ise sadece açık renkli bir far kullanın. Ayrıca kahverengi far göz kenarlarınızda bulunan şişlikleri, hatta gözaltı torbalarınızı kamufle eder. Çünkü koyu renklerin kullanıldığı alanlar daha az göze çarpar. <span style="font-size: xx-small; color: #ffffff;">www.kadinca.net</span></p>
<p>Dudaklarınız Dolgunlaştırın<br />
YAŞ ilerledikçe dudaklar incelir ve kenarlarında ince çizgiler belirmeye başlar. Yaşlılığı belli eden böyle bir görüntüden kurtulmak için ilk adım dudak kalemi ile dudaklarınızın kenarına çerçeve çizmeniz. Dudak kaleminde tercih edeceğiniz renkler pembe veya turuncu tonları olmalı. Dudaklarınıza pudra sürün. Sonra rujunuzu, en son da parlatıcınızı sürün.</p>
<p>Burnunuzu küçültün<br />
İDEAL burun şekli, insan vücudunun üçte biri uzunluğundadır. Fazla uzun bir burnunuz varsa, pudra ile daha kısa görünmesini sağlayabilirsiniz. Bunun için burnunuzun ucuna hafif koyu renk pudra sürün. burnunuz genişse aynı pudrayı burun kenarlarına sürerek de burnunuzun daha ince görünmesini sağlayabilirsiniz.</p>

<p class="sayac_bilgi">2 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/makyajla-genc-gorunun.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçlarınız Ve Siz</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/saclariniz-ve-siz.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/saclariniz-ve-siz.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 18:02:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[Yüzünüz ne kadar bakımlı, hoş olursa olsun, kötü kesilmiş, şekilsiz ya da kötü şekillendirilmiş, sağlıksız ve mat görünüşlü saçlar tüm güzelliğinizi bir anda silip süpürür. Fazlaca bir çaba ve masrafa gerek kalmadan sağlıklı ve ışıltılı saçlara sahip olmak mümkün.Bakımlı Saçlar Için Altın Kurallar:Kuru saçlar *Kuru saçlar neme gerek duyar, bu nedenle saçınızı şampuanla her yıkamanızda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüzünüz ne kadar bakımlı, hoş olursa olsun, kötü kesilmiş, şekilsiz ya da kötü şekillendirilmiş, sağlıksız ve mat görünüşlü saçlar tüm güzelliğinizi bir anda silip süpürür. Fazlaca bir çaba ve masrafa gerek kalmadan sağlıklı ve ışıltılı saçlara sahip olmak mümkün.Bakımlı Saçlar Için Altın Kurallar:Kuru saçlar</p>
<p>*Kuru saçlar neme gerek duyar, bu nedenle saçınızı şampuanla her yıkamanızda mutlaka saç kremi kullanmalısınız. Saç kremini saç dipleriniz hariç saçınızın her yanına sürün ve bir kaç dakika bekletin. Fazla sıcak olmayan suyla durlayın.<br />
*Saçlarınızda ışıltı için saç maskesi kullanabilirsiniz. Maskeyi yaklaşık 7 dakika saçınızda bekletin.<span id="more-295"></span>*Saç kurutma makinasınımümkün olduğunca az kullanın.<br />
*Saçlarınızı boyatırken peroksit düzeyinin düşük olmasına özem gösterin.<br />
*Boyalı saçlar için,`boyalı saçlar` için geliştirilen şampuan ve saç kremleri kullanın. <span style="font-size: xx-small; color: #ffffff;">din<br />
</span><strong>Cansız ve ince telli saçlar:<br />
</strong>*Kırık görünümlü saç uçları için saç serumları etkilidir. Yıpranmış saç uçlarına yumuşak hareketlerle 1-2 damla uygulayın.<br />
*Hareketsiz ve hacimsiz saçlar çoğunlukla saç kremlerinin gereğinden fazla kullanması sonucu ortaya çıkar. Haha az yağ işeren bir ürün deneyin.<br />
*Saçlara hacim ve hareket kazandırmak için, sadece saç diplerine köpük sıkıp fön makinesiyle hafifçe kurutmak işe yarayan bir yöntemdir.<br />
Yağlı saçlar:<br />
Saç diplerinde biriken yağ hücrelerinin fazlalığı, <a href="http://www.genelbilge.com/tag/gnl/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Genel">genel</a> olarak yanlış ve düzensiz şampuanlama, terleme ya da hormonal bozukluktan ortaya çıkar.<br />
*Saçlarınızı hergün kremsiz bir şampuanla yıkayın.<span style="font-size: xx-small; color: #ffffff;">adinca.net</span><br />
<strong>Dalgalı saçlar:</strong><br />
Dalgalı saçlar genellikle kuru saçlardır ve bu yüzden nem içeren şampuan ve kremler kulanılmalıdır<br />
*Islak saça uygulanan serumlar saç tellerini yumuşatır.<br />
*Serum ve köpükler saçlardaki dalgayı ortaya çıkarır.<br />
*Saçın ıslakken dümdüz taranması, jöle sürülerek kendi haline kurumaya bırakılması da başka bir seçenek olabilir.<span style="font-size: xx-small; color: #ffffff;">httkadinca.net</span><br />
<strong>Saç sağlığıyla ilgili önemli tavsiyeler:<br />
</strong>*Saçınız boyalıysa güneşte fazla kalmayın.<br />
*Her zaman hafif şampuanlar ve kremler kullanın. Saç tipinize ya da saçınıza uygun (boyalı, boyasız yağlı, kuru) şampuan ve kremleri seçin.<br />
*Saç tipinizi çözemediyseniz mutlaka kuaförünüzden yardım isteyin.</p>

<p class="sayac_bilgi">1 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/saclariniz-ve-siz.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dekolte Giyerken Dikkat</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/dekolte-giyerken-dikkat.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/dekolte-giyerken-dikkat.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 17:48:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=292</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar geniş dekolteler giymeye bayılır. Belli bir yaştan sonra bacaklarını, kollarını beğenmeyip saklasalar bile, dekoltelerden hoşlanmaya devam ederler. Bir akrabam, tüm gençliği boyunca “boynum kalın” diyerek, ne kışın ne de yazın yakasız bluz giymemişti. Ancak yaşı ilerleyince rahatladı. Ona nedenini sorduğumda bana cevabı, “Boş vermişim dünyaya” oldu ve kahkahayı bastı. Aslında menopoz sıkıntıları, ateş basmaları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar geniş dekolteler giymeye bayılır. Belli bir yaştan sonra bacaklarını, kollarını beğenmeyip saklasalar bile, dekoltelerden hoşlanmaya devam ederler. Bir akrabam, tüm gençliği boyunca “boynum kalın” diyerek, ne kışın ne de yazın yakasız bluz giymemişti. Ancak yaşı ilerleyince rahatladı. Ona nedenini sorduğumda bana cevabı, “Boş vermişim dünyaya” oldu ve kahkahayı bastı. Aslında menopoz sıkıntıları, ateş basmaları, ani terleme nöbetlerinden sonra sıcağa tahammülü kalmamıştı ve nasıl göründüğü de, artık pek umurunda değil gibiydi… Bence dekoltesi kırışmamıştı ve açık yakalı giysiler boynunu daha düzgün gösteriyordu. O da bu durumun keyfini çıkarıyordu! İşin aslına bakacak olursak.<span id="more-292"></span><br />
boynumuz genelde çok çabuk kırışır. Hatta yüzümüzden önce bize ihanet eder. Boyun derisi yüz derisinden daha ince ve daha hassastır. Güneşten inanılmaz derecede etkilenir. Öte yandan yüzümüze oranla çok daha fazla baskı altındadır. Gün boyunca kıvrılır, katlanır, şekilden şekile girer. Gece uyurken bile aynı baskı devam eder.<br />
Dik durmak önemli<br />
Gün boyunca başımızı eğeriz. Her türlü işi yaparken; okurken, yazarken, düşünürken, bilgisayar başında boynumuz daima öne doğru eğilir. Sonunda kat kat kırışır ve yatkın olanların gıdıları da büyür. Masa başında, saatlerce başımız öne eğik olarak çalışmak hem kırışıklık, hem de kireçlenme açısından sakıncalıdır. Siz en iyisi başınızı daima dik tutun. Bunu sağlamak için sırt ve omuzlarınızı da dik tutmanız gerekir ki, bu bütün duruşunuzu ve vücut dilinizi olumlu yönde etkiler.</p>
<p>Yatış şekline dikkat<br />
Yüksek yastıklar yüzümüzün ve boynumuzun kırışmasına hatırı sayılır katkıda bulunur. Size tavsiyem, yastıksız ve sırt üstü yatmanız. Uykuda durmadan sağa sola dönerseniz cildinizde yastık izleri kalır. Bu izler zaman içinde yer edip kırışıklık haline gelir. Saten bir yastık kullanırsanız izler azalır ama yine de zamanla basınçtan oluşan çizgiler oluşabilir. Vücudunuzun şeklini alan visco yastıklar hem yüzünüzü hem boynunuzu katlanmaktan korur. Sırtüstü uyumak için, seyahatlerde kullanılan ve boyuna takılan şişme yastıkları da kullanabilirsiniz. En azından bir havluyu kıvırarak boynunuzun altına koyabilirsiniz. Bu önlemler hem sağa sola dönmenizi azaltır, hem omurganızı dinlendirir hem de boyun, dekolte ve yüzünüzde kat yerleri oluşmasını önler.</p>
<p>Güneş büyük düşman<br />
Boyun ve dekoltemiz güneşte en kolay kuruyan, lekelenen ve kırışan bölgemizdir. Güneş ve aşırı solaryum etkisini ilk önce boyunda gösterir. Boyun derisi kısa sürede kalınlaşır, kabalaşır ve kırışır. İşin garip tarafı yüzümüze kat kat kremler süreriz ama birçoğumuz boyun ve özellikle dekoltemizi bu bakımdan mahrum ederiz. Oysa güneşten koruma, yüz temizleme ve nemlendirme adına yaptığımız her şeye hatta peeling’ler ve maskelere boyun ve üst dekoltemizin de ihtiyacı vardır. Geçen hafta araba kullanırken boynumuzun, dekoltemizin savunmasız bir halde güneşe maruz kaldığına hatta eşit olmayan bir şekilde tek taraflı yandığına değinmiştim.</p>
<p>Parfümler<br />
Parfüm şişesini elimize aldığımızda ilk yaptığımız hemen boyun kenarlarına ve göğsümüze sıkmaktır. Oysa parfüm, güneşe karşı hassasiyetimizi ciddi ölçüde artırır. Özellikle yaz aylarında, boyun bölgesine parfüm sürmeyin. Boyun ve göğüsteki lekelerin çoğu parfümlerin eseridir. Geceleri parfüm sürdüğünüzde sabah duş almadan güneşe çıkmayın.</p>
<p>İnce uzun boyunlar daha şanslı<br />
Boynumuzun doğal şekli kırışıklığın oluşumunda çok etkilidir. Kalın ve kısa boyunlarda çocukluktan itibaren, hafif yatay çizgiler oluşmaya başlar. Bu çizgiler giderek derinleşir. Hele çene küçükse boyunda şekil bozulmaları ve gıdı daha fazla dikkat çeker. İstenirse çene dolgu veya protezle büyütülüp kamufle edilebilir. Yuvarlak yüzlerin boynu genellikle kısadır. İnce, uzun boyunlar hareketten daha az etkilendikleri için daha geç kırışırlar ve bütün tedavilere daha iyi yanıt verirler.</p>
<p>Boyun gençleştirme<br />
Boynumuzu gençleştirip güzelleştirmenin birçok yöntemi var. Ama her şeyden önce günlük bakım, yatış şekli ve güneşten koruma gelir. İhtiyaca göre birçok yöntemden yararlanılabilir. Estetik cerrahi, botox, dolgu teknikleri, ışık tedavisi (Foto IPL), Mikro Dermabrazyon, Karbossi Terapi, peeling çeşitleri gibi. Ancak bunların birçoğu için sonbaharı beklemek gerekiyor, bu konudaki ayrıntıları o zaman yazmak üzere erteliyorum. Botox veya dolguya ihtiyacınız varsa her mevsimde yararlanabilirsiniz. Masaj boyun için çok yararlıdır ve mevsimi olmayan etkili bir tedavidir. Masaja cilt pembeleşinceye kadar devam edilmeli, sonra maske veya kompres ile cildi dinlendirmeye geçebiliriz.<br />
Boyun maskeleri<br />
Yaz mevsiminde cildinizi tahriş etmeyecek, güneşe karşı hassasiyetinizi arttırmayacak bir boyun maskesi ile kompres önerebilirim…<br />
* Patates maskesi: Pişmiş patatesi soyup ezdikten sonra bir yumurta sarısı, bir çay kaşığı bal, bir çay kaşığı zeytinyağı ekleyip bir lapa haline getirin. Bu karışımı bir sargı bezi veya tülbent içine koyup boynunuza sarın. Yüzünüz yuvarlak ise 20-30 dakika, ince ise 10-15 dakika kadar bekletin. Bu maskeyi haftada iki kere uygulayabilirsiniz.<br />
* Dinlendirici kompres: Bir kabın yarısına soğuk süt koyup üzerini su ile doldurun. Yani yarısı süt yarısı su olan bir karışım hazırlayın. Sonra büyükçe bir pamuk parçası ile boynunuza birkaç kere kompres yapın. Ardından soğuk su ile yıkayın. Bu kompres anında etki eder. Boynunuz daha diri ve pürüzsüz görünür.</p>

<p class="sayac_bilgi">1 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/dekolte-giyerken-dikkat.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dudak Bakımı Ve Makyajı</title>
		<link>http://www.genelbilge.com/dudak-bakimi-ve-makyaji.html/</link>
		<comments>http://www.genelbilge.com/dudak-bakimi-ve-makyaji.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 17:40:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/genelbil/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Bayanlar İçin]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.genelbilge.com/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[Dolgun, bakımlı ve güzel görünen dudak dişiliğin ve seksiliğin simgesidir. Dudak bakımı dudaklarımızın güzel ve çekici görünmesini sağlar.Dudaklarımız çok hassas ve cildi ince olduğu için özel bir bakım ister.Dudaklarımızı aşırı rüzgar soğuk ve sıcaktan korumalı, kurumasını ve çatlamasını önlemeliyiz. Bunun için çantamızda her zaman bir çatlak kremi (lipstick) bulundurmalıyız. Vazelin veya zeytinyağıyla dudaklarımızı nemlendirerek bakımını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dolgun, bakımlı ve güzel görünen dudak dişiliğin ve seksiliğin simgesidir. Dudak bakımı dudaklarımızın güzel ve çekici görünmesini sağlar.Dudaklarımız çok hassas ve cildi ince olduğu için özel bir bakım ister.Dudaklarımızı aşırı rüzgar soğuk ve sıcaktan korumalı, kurumasını ve çatlamasını önlemeliyiz. Bunun için çantamızda her zaman bir çatlak kremi (lipstick) bulundurmalıyız. Vazelin veya zeytinyağıyla dudaklarımızı nemlendirerek bakımını yapabiliriz.</p>
<p>Ayrıca soğuk havalarda dudaklarınız çatlıyorsa kakao yağı kullanabilir ve cildiniz için kullandığınız nemlendirici ile dudaklarınızı da nemlendirmeyi ihmal etmeyin. <span id="more-290"></span><br />
Dudak Makyajı:<br />
Dudaklarınızdaki kusurları düzeltmek için açık tonlardaki rujları tercih etmelisiniz.</p>
<p>Eğer dudaklarınız ince ise açık tonda ve ucu küt bir dudak kalemiyle üst dudağınızın ortasından başlayarak ve dudak çizginizin biraz üstünden dudakların birleştiği yere kadar yumuşak bir hat çizin. Aynı işlemi alt dudağınızada uyguladıktan sonra kaleminizin renginden bir ton daha açık renkte ruj sürün ve alt dudağınızın tam ortasına biraz parlatıcı uygulayın</p>
<p>Rujunuzu sürdükten sonra alt dudağınızın tam orta kısmına parlatıcı sürün. Böylece dudaklarınızı hem daha seksi hem de daha dolgun görünür.</p>
<p>Rujunuzu sürmeden önce mutlaka dudak kalemi kullanın. Ne kadar hafif makyaj yaparsanız yapın dudak kalemini ihmal etmeyin. Kaleminizin ucunun küt olmasına özen gösterin. Sivri uçlu kalem dudaklarınızın hatlarını doğal göstermez. Kaleminizin rengi rujunuzun yalnızca bir ton koyusu olsun.</p>
<p>Rujunuzun daha kalıcı olmasını istiyorsanız ruj sürmeden önce dudaklarınıza biraz pudra veya fondöten sürün ya da kolay çıkmayan ever-lasting rujlardan kullanın.</p>
<p>Eğer esmer bir tene sahipseniz açık tonlarda (pembe, truncu, açık lila) rujları tercih edin.</p>
<p>Şunu sakın unutmayın kadın için en güzeli doğal güzelliktir. Özellikle 20 li ve 30 lu yaşlarda fazla makyaj güzelliğinizi gölgeler. Bu yaşlarda gözlerinize pastel tonlarda hafifçe süreceğiniz bir far,dudaklarınıza hafif bir ruj, burun ve çenenizin üstüne biraz pudra ve allık, kirpiklerinize ise şeffaf veya kahverengi tonlarda bir rimel sürmek özellikle gündüz makyajı için yeterli ve idealdir.</p>

<p class="sayac_bilgi">5 views</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genelbilge.com/dudak-bakimi-ve-makyaji.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

