Enzimlerin Bileşimi Ve Özellikleri

Hayvan yetiştiriciliğinde yem önemli bir yer işgal eder.Çünkü işletme masraflarının çoğunluğunu yem bedeli teşkil eder.Bu bakımdan,hayvan yetiştiricisinin yemler hakkında tam bir bilgiya sahip olması gereklidir. Yem şöyle tarif edilmektedir; Pratikte elde edilmiş olan tecrübelerin gösterdiği sınırlar içerisinde kalan miktar ve koşullar altında hayvanlara yedirildiği taktirde sağlıklarına herhangi bir zararlı etkisi olmayan ve hayvanların faydalanabilecekleri durumlarda organik veya anorganik besin maddeleri içeren materyale yem denir. Hayvancılığın en önemli sorunlarından biriside beslenmedir.Beslenmenin ana kaynağını ise yem oluşturmaktadır. Hayvansal üretimde bulunan işletmelerin kullandıkları girdilerin % 60-70 lik kısmının yemden oluşması,yemin hayvan beslemesinde olduğu gibi işletme ekonomisi açısındanda ne derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Yemler,genelde kaba ve yoğun(Karma)yemler olarak 2 grupta toplanmaktadır.Hayvan beslemesinde her iki grup yeme de gereksinim duyulmaktadır.(ANİMAL (2000)
Ülkemiz yaklaşık 60 milyon çiftçilik hayvanı 280 milyon kümes hayvanı ve geniş su ürünleri kaynakları ile büyük bir hayvancılık potansiyeline sahiptir.Kırsal kesimde yaşayan insanlarımızın çoğunluğu hayvansal üretim ile ilişkilidir.Özellikle kalkınmada geri kalmış yörelerimizde ilk akla gelen Potansiyel istihdam alanı hayvancılıktır.
Türkiye’de hububat ve sanayi bitkileri üretimi için uygulanan subvansiyonlar,dolaylı şekilde karma yem fiyatlarını olumsuz şekilde etkilemiştir.Hayvansal ürün maliyeti artmıştır. Bunu dengelemek için karma yemleri de
subvanse etmek düşünülebilirse de,geçmişte yaşanan tecrübeler bunun ülke koşullarına uygun düşmediğini ve hem de kaba yem/kesif yem dengesini suni olarak bozduğunu ortaya koymuştur.Hayvansal ürünlere belli bir miktar destek verilmek suretiyle denge sağlanması daha uygundur.
Kanatlı karma yemlerinde kullanılan ve enerji kaynağı olarak kolayca sindirilebilen Mısır ve Buğday gibi besin kaynaklarının insan beslemesinde de kullanılıyor olması, karma yem sektöründe hammadde sıkıntısına neden olmaktadır. Bu durumda ssözkonusu enerji kaynaklarında dış alımlara yönelme olmakta,bunun sonucunda da hammadde fiyatı artmakta ve bu artış karma yeme,dolayısıyla hayvansal ürüne yansımaktadır, bu da tavuk eti üretimini ve tüketimini olumsuz yönde etkilemektedir. Devamını oku …

Alglerin Sebep Olduğu Sularda Tat Ve Koku Problemleri

Canlılar, hayvanlar ve bitkiler olmak üzere iki ana gruba ayrılırlar. Bununla beraber bu ikisi arasında protista adı verilen üçünü bir canlı grubu vardır. Bu grup atık su tasfiyesiyle ilgili mikroorganizmaların çoğunu içine alır.
Protistalar, yüksek ve alçak seviyeli olmak üzere ikiye ayrılırlar. Yüksek seviyeli olanlar,
Algler
Protozoalar (tek hücreliler)
Mantarlar
Moldlar (küf hayvancıkları)
şeklinde sınıflandırılırlar.
Alçak seviyeli olanlar ise;
Mavi-yeşil algler
Bakteriler
olarak iki grupta toplanmıştır. Devamını oku …

Besin Maddeleri Tanımı

Canlılar tarafından tüketilen besin maddeleri değişik şekillerde gruplandırılabilir.
A. GÖREVİNE GÖRE BESİNLER
1. Enerji Verici Besinler
Bunlar, karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerdir.
Açlık anında tüketim sırasına göre;
Karbonhidratlar ® Yağlar ® Proteinler olarak sıralanır.
Solunum kolaylığı sırasına göre;
Karbonhidratlar ® Proteinler ® Yağlar olarak sıralanır.
Sağladıkları enerji miktarına göre;
Yağlar ® Proteinler ® Karbonhidratlar olarak sıralanır.
2. Yapıcı ve Onarıcı Besinler
Canlının yıpranan kısımlarının tamirinde ve yeni hücre yapımında kullanılırlar. Bunlar; proteinler, yağlar, karbonhidratlar, madensel maddeler ve su’dur.
3. Düzenleyici Besinler Devamını oku …

Proteinlerin Tanımı

Proteinler çok çeşitli görevleri olan biyokimyasal polimerlerdir. Görevleri arasında: organizmanın yapısal elemanı olmaları, katalitik, regülatör, taşıma, savunma, besin ve depo oluşturmaları, hareket sağlayıcı eleman olmaları gelir. Basit proteinler bir veya birden fazla polipeptid zincirinden oluşur. Birleşik (konjuge) proteinler apoproteine ek olarak lipid, karbohidrat, nükleik asit, metal gibi protein dışı gruplar içerirler. Molekül şekli bakımından globüler proteinler veya fibröz proteinler olarak tanımlanırlar. Yapı, fonksiyonla çok yakından ilişkilidir. Proteinler, poliamfolittirler. İzoelektrik nokta yan grupların cins ve sayısına göre değişir. Çözünürlük, amino asit dizisi, molekül ağırlığı ve biçimi, pH, çözücü ve elektrolit konsantrasyonuna bağlı olarak değişir. Aromatik yan gruplara bağlı olarak yakın UV bölgede ve peptid bağları nedeniyle de 200 nm civarında absorbsiyon gösterirler. Proteinler, birincil, ikincil, üçüncül ve dördüncül olmak üzere dört yapı düzeni altında incelenir. Birincil yapı amino asit cins, sayı ve dizilişini gösterir ve genetik kod tarafından belirlenir. Polipeptid zincirinin hidrojen bağları sayesinde düzenli yapılar halinde katlanması ikincil yapı düzeni olarak adlandırılır. ? Devamını oku …

Biology and the Planetary Engineering of Mars

Julian A. Hiscox
Department of Microbiology,
BBRB 17, Room 361,
University of Alabama at Birmingham
Birmingham, Al 35294-2170, USA.
E-mail: Julian_Hiscox@micro.microbio.uab.edu
I. Introduction
From the perspective of biology, planetary engineering is the ability to alter the environment of a planet so that terrestrial organisms can survive and grow (McKay, 1982). The feasibility of altering planetary environments is clearly demonstrated by mankind’s activities on the Earth (Levine, 1991; Fogg, 1995a) and it is increasingly apparent that in the near term future mankind will gain the technological capability to engineer the climate of Mars. Current thought experiments/proposals for the planetary engineering of Mars differ in their methodology, technical requirements, practicality, goals and environmental impact (reviewed and discussed by Fogg, 1995b). Devamını oku …

Genetik Şifre & Protein Sentezi Nedir

Genetik Şifrenin Çeşitliliği
DNA üzerinde, nükleotidlerin diziliş sırasının genetik şifreyi oluşturduğu belirtilmişti. Hücrenin yönetimi esnasında gerçekleşen bütün olaylarda, DNA üzerindeki bu şifreler kullanılır. Bu şifreler sayesinde sitoplazmaya bilgi aktarılır. Olaylar da bu bilgilere göre düzenlenir. DNA zincirleri üzerinde arka arkaya dizilmiş her üç nükleotid bir anlam ifade eder ve bir iş yaptırır.
İşte, DNA ve RNA’daki bu üçlü dizilmelere (AAG, TSA, vs.) kodon ya da şifre kelime denir. Bunu şu benzetmeyle açıklayabiliriz; Biz insanlar, aramızdaki anlaşmayı ve derdimizin ifadesini bir alfabe kullanarak yapıyoruz. Alfabemizde 29 harf vardır. Harflerin birleşmesinden anlam ifade eden kelimeler, kelimelerin de bir kural dahilinde dizilmesinden, tam bir ifade olan cümleler meydana getirilir ve anlatmak istediğimizi bu cümlelerle anlatırız. Devamını oku …

Hücreler Ve Canlıların Büyüyüp Gelişmesi

rejenerasyonu ve dokularının yenilenmesi ya da üreme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla bölünür. Bölünmelere detaylarıyla geçmeden önce hücrelerin niçin bölündükleri konusundaki görüşlere yer verelim. Hücre, büyüklük bakımından belirli bir sınıra ulaştığı zaman, kuramsal olarak ikiye bölünmesi gereklidir. Çünkü hücre genel olarak bir küre şeklinde düşünülürse, büyümede hacim yüzey orantısı r3 / r2 ‘dir. Yani hacim yarıçapın küpüyle artarken, yüzeydeki büyüme yarıçapın karesine bağımlı kalır ve bir süre sonra hücrenin yüzeyi gerek besin alış verişini gerek artık maddelerin atılımını ve gerekse gaz alış verişini bütün hücreye sağlayamayacak duruma gelir ve hücre, yüzeyini artırmak amacıyla bölünmeye başlar. Ayrıca büyüyen hücrede sitoplazma çekirdek oranı arttığından ve çekirdeğin etki alanı sınırlı olduğundan bu durum hücreyi ölüme sürükleyebilir, dolayısıyla hücreyi bölünmeye zorlar. (Bu fikri 1908 yılında ilk defa HERTWIG ortaya atmıştır.) Devamını oku …

Bitki Fizyolojisi Ders Notları

Bilindiği gibi fizyoloji organeller, hücre ve dokular ile organ ve organizmaların canlılığını sağlayan işlevlerini, ilişkilerini ve cansız çevre ile etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Bitki fizyolojisi de bu çerçevede mikroalglerden ağaçlara kadar tüm bitkilerde bu konuları araştırır.
Günümüzde bilgi birikiminin ve iletiminin çok hızlı artışı nedeniyle bilim dallarının sayılarındaki artış yanında sürekli yeni ara dalların ortaya çıkması sonucu bilim dalları arasındaki sınırları çizmek zorlaşmış ve giderek anlamını yitirmeye başlamıştır.
Fizyoloji fizik ve kimya ile moleküler biyoloji, sitoloji, anatomi ve morfoloji ile biyofizik, biyokimya verileri ve bulgularından yararlanarak tıp ve veterinerlik, ekoloji ve çevre, tarım ve ormancılık ile farmasi ve gıda, kimya mühendisliği gibi uygulamalı bilimlerrindeki gelişmeler için altyapı sağlamaktadır. Devamını oku …

Bakteriler Nedir Nasıl Oluşu

GENEL ÖZELLİKLERİ
Monera alemini oluşturan prokaryot canlıların en yaygın ve en çok bilinen grubu bakterilerdir. O kadar yaygındır ki bugün dünyamızda bakterinin bulunmadığı yer yoktur diyebiliriz. En çok organik atıkların bol bulunduğu yerlerde ve sularda yaşarlar. Bununla beraber, -90 0C buzullar içinde ve +80 0C kaplıcalarda yaşayabilen bakteri türleri de vardır. Hava ile ve su damlacıkları ile çok uzak mesafelere taşınabilirler. Deneysel olarak ilk defa 17. yüzyılda bakterileri gözleyebilen ve onların şekillerini açıklayan Antoni Van Lövenhuk olmuştur. Bakteriler bütün hayatsal olayların gerçekleştiği en basit canlılardır. Hepsi mikroskobik ve tek hücrelidirler. Büyüklükleri normal ökaryotik hücrelerin mitokondrileri kadardır.
HÜCRE YAPISI Devamını oku …

Down Sendromu (Mongolizm) Nedir

Down sendromu insanlarda en sık görülen kromozom anomalisi türüdür. Zeka geriliği yapması ve erken yaşta ölüme neden olması nedeniyle önde gelen toplumsal sorunlardan olan down sendromu olgularının tümü olmasa da önemli kısmı, gebelik döneminde çeşitli tanı yöntemleriyle tanınabilmekte ve ailelere gebeliği devam ettirme ya da sonlandırma seçenekleri sunulabilmektedir. Devamını oku …

Canlılarda Çoğalma

Canlıların ortak özelliklerinden biri de çoğalmadır. Belirli büyüklüğe ve olgunluğa erişen tüm canlılar, nesillerinin devamı için kendilerine benzer canlılar oluştururlar. Bu olaya çoğalma denir.
Canlılarda eşeysiz ve eşeyli olmak üzere iki çeşit çoğalma görülür. Devamını oku …

Mürekkep Balığının Kamufle Sırları

Mürekkep balığı Mollusca(Yumuşakçalar) türüne ait bir hayvandır
Mürekkep balığı Okyanuslarda yaşadığı için tehlikelere maruz kalır.Bu tehlikelerden korunmak için
kendine has her canlıda olduğu için savunma mekanizması vardır.Bu da bulunduğu yerin renklerini alarak
kendini kamufle etmesidir.Bu özellik aslında ilginç olmasıyla beraber daha ilginci bu kamufleyi gerçekleştirirken Devamını oku …

Klonlama İşlemi Nedir

Klonlama, genetik olarak tıpatıp benzer özellik taşıyan yeni hücreler yaratmak anlamına gelir.
DNA Nedir?
DNA “Deoksi Ribo Nükleik Asit” isimli bir tür molekül grubunun kısaltılmış isimidir. DNA çift zincirli bir ip merdivene benzer ve oluşturduğu nükleotid adlı küçük zincirlerin birleşimidir. Oldukça uzun olan bu merdiven herbirimizin ayrı karakteristik özelliğini belirler. Bu zincir hücre içindeki özel enzimler ve proteinler aracılığı ile paketlenir. Hepimiz gen kelimesini duymuşuzdur. Devamını oku …

Büyük Paradigma Değişikliği

Rahmetli Aristo vefat edileli 2000 yıldan fazla oldu ama bilim dünyasındaki etkileri ve kökleri hala devam ediyor. Bugün okullarda ders okularak okutulan hemen her şeyin temeli Aristo’ya dayanıyor. Yani okuduğumuz her şey Aristo’nun düşünceleri ve çalışmaları üzerine kurulmuş bulunuyor. Rahmetli’nin en çok bilinen meşhur düşünce ve çalışmaları, “Canlıların Sınıflandırılması”, “Klasik Mantık” ve “Kümeler Teorisi” dir.
Bunları anlatmamın nedeni Aristo’nun vefatının 2075. yıldönümü değil. Nedeni Aristo düşüncesinin ve prensiplerinin sonunun görünmüş olması.
Örneğin bir “kümeler teorisi” teorisini ele alın. Aristo her konuda olduğu gibi bu konuda da çok düşünmüş ve şunları söylemiş: Devamını oku …

Limbik Sistem Nedir

Sokak lâmbaları yanmayan bir yolda gece yarısı evinize doğru yol alırken, birden arkanızda bir gölge hissetiniz. Kalbiniz hızlı hızlı çarpmaya başladı. Adımlarınızı hızlandırırken bir yandan da korkunuzu bastırmak için ıslık çalıyorsunuz. Eve geldiğinizde derin bir ohh…! çekip terinizi silerken, evdekiler heyecanınızı bastırmak için size bir bardak su getiriyorlar… Peki sizi bu kadar korkutan ve heyecanlandıran şey neydi? Vücudunuzda hangi merkez harekete geçmişti? Belki de zannettiğiniz gibi biri sizi takip etmiyordu. Devamını oku …

What Is Parkinson

Ladies and gentlemen ,as a doctor it’s impossible to do my job effectively without the inventions of scientists and the ideas of ethicists. The inventions made by scientists are the basis of our treatments ,and the ideas which belongs to ethicists lead us to make the right decisions. So I want to thank both of them for sharing their knowledge with us. Devamını oku …

Kan Uyuşmazlığı Nedir

“Kan uyuşmazlığı” genel kanının aksine, karı koca arasında değil, gebelik döneminde anne ile karnındaki bebeği arasında söz konusu olabilen normal dışı bir durumdur. Hangi kan grupları arasında ve nasıl bir uyuşmazlık olduğunu anlatmadan önce kan gruplarını tanımlamak gerekir. Kanımızda oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinde bulunan proteinler esas alındığında klasik olarak dört ana kan grubu tanımlanır: “A”, “B”, “AB” ve “O” grubu .. Devamını oku …

Memeliler

Yavrularını süt salgılayan göğüs bezleriyle beslediklerinden bu hayvanlara Mammalia adı verilmiştir. Bu hayvanlar Jura’da memeli benzeri sürüngenlerden (Synapsida alt sınıfının Therapsida takımından) ayrı bir dal şeklinde meydana gelmişlerdir. Bu gruptaki hayvanların temel özelliklerinden birisi de tümünün vücudunda az yada çok sayıda kılın bulunmasıdır. Bir çoğu gece faaliyet gösterdiğinden (nokturnal) bunları görmek ve saptamak hemen hemen olanaksızdır. Devamını oku …

Proteinler Ve Karbonhidratlar

Sağlıklı beslenmenin besin öğeleri dediğimiz proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler ve minerallerin yeterli ve dengeli bir şekilde vücuda alınması ile mümkün olduğunu artık biliyoruz. Peki ya bunları tanıyor muyuz? Bunlar hakkında bilgilerimiz yeterli mi? Devamını oku …

A.I.D.S Nedir Nasıl Korunmalıyız

AIDS şüphesiz insanoğlunun karşılaştığı en korkunç tehlikelerdendir. Özellikle sınırların kalktığı dünyamızda yasalara, kurullara, uluslar arası ilişkilere çevrilmiş bir silah. Hele bu korkunç illete yakalananlara çaresiz nazarlarla bakarken duyduğumuz acı…
1981 yılından 1987 yılına kadarki süre tam 150 bin AIDS vakası görüldü. Sadece 1988 yılında bu rakam ikiye katlandı. Devamını oku …