Genel Bilgiler (2000) [1]
| Resmi Adı | : Kore Cumhuriyeti |
| Yönetim Biçimi | : Cumhuriyet (yarı başkanlık sistemi) |
| Yönetim bölümleri | : 13 İL |
| Resmi Dili | : Korece |
| Dini | : %41 Buddhacı ; %28 Protestan. |
| Başkenti | : Seul |
| Yasama Gücü | : Dört yıl için seçilen 299 üyeli millet meclisi |
| Yüzölçümü | : 99.274 km² |
| Nüfusu | : 47,3 Milyon |
| Nüfus Yoğunluğu ( kişi / km2)
|
: 472 |
| Nüfus Artış Hızı (1998, 1999 ) | : 1998 = %1,07 1999 = %0,85 |
| Ordu | : 30-36 aylık zorunlu askerlik hizmeti |
| İklimi | : Muson rejiminin yumuşattığı kara iklimi |
| Taşıma/Ulaşım (1996) | : Demiryolu uzunluğu = 1081 km, Karayolu uzunluğu = 83400 km |
| Günlük Gazeteler (1986) | : Toplam 8.654.000 tirajlı 35 gazete |
| Para Birimi | : Won |
| Para Birimi Paritesi ( 13-06-2001) | : 1 USD = 1290,3 Won |
| Kişi başına düşen milli geliri (2000) | : 9,628 USD |
| Büyüme Hızı (1980-1986) | : %8,2 |
| Ticaret Yaptığı Ülkeler (1993 yılı verileri ) | : Japonya, ABD , Almanya |
| Dış Alım | : Petrol, Kimyasal ürünler, Pamuk, Şeker, Gemi, Kereste, Makineler |
| Dış Satım | : Dokuma sanayisi ürünleri, elektronik gereçler, makineler, meyve, Balık, Kereste, Deri, Post, Kürk, Pirinç, Demir filizi, Volfram, Grafit. |
| Toplam Dış Borç | : 141,8 Milyar $ |
| İş Gücü (Ağustos 2000) | : 22,05 milyon |
| İşsizlik Oranı (1999, 2000 ) | : 1999 = % 6.3 2000 = % 4 |
| Cari İşlemler Dengesi (Milyar $ 1999,2000) | : 1999 = 23,3 2000 = 11 |
| Üyesi Olduğu Uluslararası Kuruluşlar | : AfDB, APEC, AsDB, BIS, CCC, CP, EBRD, ESCAP, FAO,G-77, IAEA, IBRD, ICAO, ICC, ICFTU, ICRM, IDA, IEA (gözlemci), IFAD, IFC, IFRCS, IHO, ILO, IMF, IMO, Inmarsat, Intelsat, Interpol, IOC, IOM, ISO, ITU, MINURSO, NEA, NSG, OAS (gözlemci), OECD, OPCW, OSCE (ortak üye), UN, UNCTAD, UNESCO, UNIDO, UNMOGIP, UNOMIG, UNU, UPU, WHO, WIPO, WMO, WToO, WTrO, |
Kaynak: www.foreigntrade.gov.tr/anl/raporlar/ASYA_AVUST/gkore/guney_kore.htm (01-11-2001)
GÜNEY KORE
Kuruluşundan (1948 ) kısa süre sonra Kuzey Kore’yle patlak veren (1950) Kore Savaşı’ndan büyük zarar gören Güney Kore’de, cumhurbaşkanı Dr. Syngham Rhee 1960’ta büyük kargaşalıklara yol açan hileli seçimlerin ardından, iktidardan çekilmek zorunda kaldı. Yapılan yeni seçimlerde Demokrat Parti iktidara gelmeyi başardıysa da, ertesi yıl ordunun gerçekleştirdiği bir darbe sonucunda parlamento dağıtılıp, bütün yetkiler General Chan Do Yo ile General Park Chung Hee’nin ellerinde toplandı. 1963’te cumhurbaşkanlığına Park Chung Hee’nin seçildiği önemli ölçüde ABD yardımıyla çok geçmeden Güneydoğu Asya’nın başlıca sanayileşmiş ülkeleri arasına giren Güney Kore’de 1967, 1971, 1972 ve 1978 seçimlerinde de cumhurbaşkanlığına seçilmiş olan Park Chung Hee’nin 1979 Ekiminde öldürülmesini, ülkede sıkı yönetim ilan edilerek başbakan Choi Keyu Hah’ın cumhurbaşkanlığına seçilmesi izledi. 1980 mayısında yeni bir askeri darbeyle iktidarı ele geçiren general Chun Doo, parlamentoyu dağıtıp başkanlık tipi yeni bir anayasa hazırlattıktan sonra, 1981’de yapılan seçimlerde cumhurbaşkanlığına seçildi.1981’de Myanmar Birliğine (Birmanya) yaptığı bir yolculuk sırasında suikast girişiminden kurtulduktan sonra, olaydan Kuzey Kore’yi sorumlu tuttuğu açıklaması,1972’den sonra iki ülke arasında önemli ölçüde yumuşamış olan ilişkileri yeniden gerginleştirdi. Bu arada içteki muhalefet de gün geçtikçe yaygınlaştı ve 1987 başlarında öğrenci eylemleri hızla tırmanarak, tutuklu bulunan muhalefet önderlerinden Kim Young Sam’ın nisan ayında serbest bırakılmasına karşın, haziran ayında öğrenciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli sokak çarpışmalarına yol açtı.[2]
1987’de yapılan seçimler ve Anayasa reformuyla (1988), Güney Kore siyasetinde belirli bir demokratikleşme eğilimi gözlendi. Yeni Anayasayla çok partili rejim güvence altına alınırken, devlet başkanının yetkileri gözle görülür biçimde sınırlandı. Askerlerin siyasetle uğraşmaları yasaklanırken, sansür kaldırıldı; sendikalara toplu pazarlık ve grev hakkı tanındı. 1987 seçimlerinde cumhurbaşkanlığına seçilmiş olan Roh Tae-Woo, 1990 şubatında Demokrat Partinin iki muhalefet partisiyle birleşerek yeni bir parti ( Liberal Demokrat Parti) oluşturmalarını sağladıysa da, her üç partiden gelen hiziplerin bu parti içinde çekişmelerini sürdürmeleri nedeniyle, rejime tam bir istikrar kazandıramadı. Mart 1992’de yapılan seçimlerde, Liberal Demokrat Parti Millet Meclisi’ndeki çoğunluğunu korudu.
Dış siyasette, ticari sorunlar nedeniyle Japonya’yla, halk arasında ABD karşıtlığının yayılmasıyla da ABD’yle ilişkiler biraz gerginleşirken, Kuzey Kore’yle başlatılan görüşmelerde, iki Kore’nin yeniden birleşmesinin gündeme gelmesi ve Kuzey Kore cumhurbaşkanının, iki ülkenin eşit hakla temsil edileceği bir konfederasyonda birleşmesi önerisi, bu yoldaki umutları artırdı. Eylül 1991’de, Kuzey Kore’yle birlikte BM üyeliğine alınan Güney Kore, Aralık 1991’de Kuzey Kore’yle yarımadanın nükleer silahlardan arıtılması için bir anlaşma imzaladı.
Yüzölçümü bakımından Kuzey Kore’den daha küçük ama nüfusu daha yüksek olan Güney Kore’nin iklimi yumuşak ve tarıma elverişli olmakla birlikte, tarım ürünleri ulusal gelirin ancak %11’ini (1991) karşılayabilmekte, pirinç ve arpa üretiminin yüksekliğine karşın tahıl üretimi yetersiz olduğundan, buğday soya ve mısır açığını yurt dışından satın alınanlarla kapatmak gerekmektedir. Diğer tarım ürünlerinin başlıcaları arasında meyve, sebze ve tütün sayılabilir. Hayvancılık gelişmemiş olduğundan, hayvansal protein gereksinmesi özellikle balıkçılık ürünleriyle kapatılmaktadır.
Beş yıllık planlarla geliştirilen sanayide, yabancı sermaye yatırımlarının ve uzun vadeli kredilerin etkisiyle 1963’ten sonra üretim %40 oranında arttırılmıştır. Başlıca sanayi kolları arasında sanayi makineleri yapımı, elektrikli ve elektronik araç gereçler yapımı, çimento sanayisi, dokuma sanayisi, kimya sanayisi (gübre ve sentetik lif fabrikaları), otomobil yapımı vb.. sayılabilir. Ama bu hızlı gelişme döneminden sonra, Güney Kore iktisadı, 1980 yıllarının ortasında bir gerileme ve yeniden yapılanma sürecine girmiş, büyüme hızı yüksekliğini korumasına karşın , 1980-1988 yılları arasında %12 oranında azalmıştır. Bununla birlikte dış borçlar, 1988-1990 yılları arasında 47 milyon dolardan 30 milyon dolara düşürülmüştür.
Güney Kore büyük boyutlara varan borçlarını peşin olarak ödemeye başlamıştır. 1985’te 46,7 milyar dolar olan dış borcu 1989’da 29,4 milyar dolara indi. Ülkeye sürekli sermaye aktı, bunlarla yabancı ülkelerde yatırımlara bile girişildi. Güney Kore 1991 yılında dünyanın 13’üncü ticari gücü haline gelecekti. Ne var ki, 1980’li yılların sonunda büyük bir dış ticaret fazlası olan Güney Kore’de 1990’lı yıllarda ticaret dengesi açık vermeye başladı. Dış borç 1992’de yeniden 42,6 milyar dolara ulaştı. 1965-1975 yılları arasında yüzde 10,6 olan GSYİH artışı, 1991’de yüzde 8,5 düzeyinde kaldı. Güney Kore 1988 Seul Olimpiyat Oyunları’yla uluslar arası itibar da kazandı. Olimpiyattaki başarıları ülkenin iktisadi başarılarını simgeliyordu ve uluslar arası medyanın öncülüğünde sağlanan bu başarı nedeniyle İMF, bu tarihten sonra Güney Kore’yi gelişmiş bir ülke saymaya başladı.
Güney Kore 1995 yılından 2000 yılına kadar toplam %37,21 oranında büyüme gerçekleştirmiştir. 1997 yılında maruz kaldığı ekonomik kriz nedeniyle IMF ile imzaladığı anlaşma uyarınca 57 milyar dolar destek temin eden Güney Kore ekonomisi 1998 yılında % 6 oranında küçülmüş olup, alınan tedbirler sonucunda GSYİH 1999 yılının ilk çeyreğinde %4,5, ikinci çeyreğinde %9,9, üçüncü çeyreğinde ise %12,3 oranında büyümüş olup, 1999 yılında GSYİH’ nın %10,7 oranında artmıştır.Krizden çıkışta ihracat ve yabancı sermaye en önemli araçlar olarak kabul edilmiş, ihracat 1997 yılında 135 milyar dolar, 1998 yılında 132 milyar dolar, 1999 yılında 144 milyar dolar olarak, ithalat ise 1997 yılında 145 milyar dolar, 1998 yılında 93 milyar dolar, 1999 yılında ise 119 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Dış ticaret 1997 yılında -8 milyar dolar açık vermesine karşılık 1998 yılında 39 milyar dolar, 1999 yılında ise 25 milyar dolar fazla vermiştir. 1998 yılında ithalatın % 35 oranında düşmesine karşılık ihracatın 132 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi ve 1999 yılında ise % 9 oranında artarak 144 milyar dolara ulaşmasında dış piyasa koşullarının uygunluğu ile özellikle bilgisayar ve bilgisayar parçaları fiyatının yükselmesi önemli rol oynamıştır. Ayrıca otomobil ve elektronik ürün ihracatının da önemli ölçüde artması dış ticaretin fazla vermesinde etkili olmuştur. 1997 yılı sonunda Kore Wonu’nun %100 den fazla değer kaybetmesi ihracatın teşvikine, turizm giderlerinin azalmasına, gelirlerin artmasına yardımcı olmuştur. Ekonomik kriz ülkedeki işsiz sayısını arttırmış, büyük grupların yeniden yapılanmaları ve esas uğraşı alanlarına çekilmeleri, işsizlik oranının % 8 seviyesine ulaşmasına sebep olmuş ise de 1999′da sağlanan % 10 oranında büyüme nedeniyle işsiz sayısı azalmaya başlamıştır.[3]
Temel Ekonomik Göstergeler
| Yıl | GSYİH (Milyar USD) | Kişi Başına Gelir (USD) | Büyüme Oranı (%) | Enflasyon Oranı (%) | İhracat (Milyar USD) | İthalat (Milyar USD) |
| 1985 | 83,1 | 2,032 | 5,1 | 3,6 | 30,2 | 31,1 |
| 1995 | 489,2 | 10.847 | 8,9 | 4,5 | 124,6 | 129,1 |
| 1996 | 520,2 | 11.433 | 6,8 | 4,9 | 130,0 | 144,9 |
| 1997 | 476,5 | 10.381 | 5,0 | 4,5 | 138,6 | 141,8 |
| 1998 | 317,1 | 6.834 | -6,7 | 7,5 | 132,1 | 90,5 |
| 1999 | 377,7 | 8.551 | 10,7 | 0,8 | 143,7 | 116,3 |
| 2000 | 411 | 9.628 | 8,8 | 2,4 | 172,3 | 160,5 |
Kaynak: www.foreigntrade.gov.tr/anl/raporlar/ASYA_AVUST/gkore/guney_kore.htm (01-11-2001)
www.igeme.org.tr/TUR/foyler/ulke/GKORE/gkore1.htm ( 10-11-2001 )
Kaynak: www.foreigntrade.gov.tr/anl/raporlar/ASYA_AVUST/gkore/guney_kore.htm (01-11-2001)
Yabancı sermaye
1998 yılında yabancı sermaye ile ilgili sınırlandırmaların kaldırılması ve teşviklerin arttırılması neticesinde bu ülkeye 1998 yılında 6,9 milyar dolar, 1999 yılında ise 15 milyar dolar yabancı sermaye girmiştir. Bu sermayenin 5,7 milyar dolarlık bölümü Avrupa Birliği’nden, 3.5 milyarlık bölümü Amerika Birleşik Devletleri’nden, 1,3 milyar dolarlık bölümü ise Japonya’dan gelmiş olup bu sermayenin %2.5′luk bölümü tarım sektöründe, %63,7′lik bölümü sanayi sektöründe, % 38′lik bölümü hizmetler sektöründe kullanılmıştır.
Enflasyon
1999’da %1’in altında kalan enflasyon 2000 yılında yükselme eğilimine girmiş ve yıllık %2,3 olarak gerçekleşmiştir. 2001 yılının ilk üç ayında ise yükselmeye devam ederek Mart ayı sonunda yıllık enflasyon rakamı %4’ü aşmıştır. Bunun sebebi Won cinsinden artan ihracat ve ithalat fiyatlarıdır. Yakıt ve sağlık hizmetleri sektöründeki hızlı fiyat artışları enflasyonu körüklemiştir.
Nüfus ve Sosyal Altyapı[4]
| Nüfus | : 47,3 Milyon | |
| Nüfus Artış Hızı ( 1981-1989 ) | : %1,3 ; 15 yaşından küçükler= %30 | |
| NÜFUSUN YAŞ GRUPLARINA GÖRE DAĞILIMI | ||
| 0 –14 yaş grubu | : % 22 | |
| 15–64 yaş grubu | : % 71 | |
| 64 yaş ve üstü | : % 7 | |
Güney Kore 46 milyonu geçen nüfusu ve 472 kişi/km2 nüfus yoğunluğuyla bulunduğu bölgede ve dünyada nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu ülkelerden biridir. Nüfus artışı son 25 yılda %3’ten %1,5’e düşmüştür. Ölüm oranını da 1994’de %0,5 olarak gerçekleştiği Güney Kore’de genel nüfus artış oranı %1 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran Doğu Asya ülkeleri için ortalama %1,5 oranındadır.
Güney G. Kore etnik farklılığın çok az olduğu bir ülkedir. Dil ve kültürün çok önemli birleştirici unsur olduğu ülkede ciddi etnik problemler mevcut değildir.
Aile Yapısı: Hızla değişmekle birlikte G. Kore’de aile içi hiyerarşi hala mevcuttur. Erkekler para kazanır, kadınlar evdedir ve harcamaların büyük bir kısmı kadınlar tarafından yapılır.
İş-Sosyal Yaşam İlişkisi: G. Kore ile iş yapmak isteyen bir kişi, iş hayatıyla sosyal hayatın ne kadar iç içe olduğunu anlamak zorundadır. İş ortaklarıyla içki içmek, müzikli mekanlara gitmek çok yaygındır. İş ilişkilerinde kişisel samimiyet ve sosyal mekanlarda da bir arada bulunmak G. Koreliler için önemlidir.
Kart Değişimi ve Pozisyon: İş görüşmelerinde şirketlerden aynı kademeden insanların buluşturulmasına dikkat edilmelidir. İki dilde yazılmış (mümkünse Çin karakterleriyle de) kartların iki elle verilmesi ve alınması ilgi ve alakanın işaretidir. Kart değişiminin iki el kullanılarak yapılması daha iyidir. Sağ elle de alış veriş yapılabilir fakat sol elle takdim etmek ya da kabul etmek karşı tarafa fazla ilgilenmediğiniz anlamına gelebilir.
Japonya’ya Tavır: Japonya ile tarihteki problemli ilişkilerinden dolayı, G. Koreli işadamlarıyla Japonya’dan bahsederken çok hassas davranılmalıdır. Özellikle G. Kore ve Japonya karşılaştırılması yapılıp da, G. Kore aşağılanan taraf olursa bu iş ilişkinizde soğukluğa sebep olabilir.
İsimler: İsimler genelde 3 ayrı kısımdan oluşur. İlk başta gelen soyadıdır ve sonraki ikisi de kişiye ailesi tarafından verilmiş olan isimlerdir. Bir aile içerisinde ikinci isimler de genelde aynı olur. En sondaki isim genelde farklı olandır. Hitabederken aynı grupta birden fazla olmadığı takdirde soy isimle yani en baştaki isimle hitabedilmelidir. Aksi takdirde, soy isimle birlikte isimlerden biri de söylenmelidir.
Sağlık Ve Beslenme [5]
| Ortalama Ömür ( Yaş ) | : Kadınlarda= 72 Erkeklerde= 65 |
| Sağlık (Doktor başına düşen kişi sayısı ) | : 1.396 Kişi |
| Alınması önerilen günlük kalori :2.345 Kcal | : Alınan Günlük Kalori : 2.790 Kcal |
| Sigortalardan yararlanan nüfus oranı | : %46 ( 1985 ) |
| Hastanede yatak başına düşen kişi sayısı | : 552 |
G. Kore’nin sağlık konusunda göstermiş olduğu başarı da dikkat çekicidir. Sanayileşmenin başladığı 1965’lerde 57 olan ortalama yaşam süresi 1998’de 75’e çıkmıştır. Bu rakam düşük ve orta gelirli ülkeler kategorisinin çok üstündedir
Çalışma
|
Kesimlere Göre Etkin Nüfus ( % olarak ) |
|
| Tarım, Madencilik ve Balıkçılık | : %21,5 |
| Sanayi ve İnşaat | : %34 |
| Hizmetler | : %44,5 |
Kaynak: www.foreigntrade.gov.tr/anl/raporlar/ASYA_AVUST/gkore/guney_kore.htm (01-11-2001)
Öğretim
|
Yaş Gruplarına Göre Okula Gidenler ( % olarak ) |
|
| 6-11 Yaş Grubu | : %100 |
| 12-17 Yaş Grubu | : %89 |
| 20-24 Yaş Grubu | : %36,5 |
Kaynak: www.foreigntrade.gov.tr/anl/raporlar/ASYA_AVUST/gkore/guney_kore.htm (01-11-2001)
G. Kore hükümeti halkın eğitimi için çok yüksek miktarlarda bütçe ayırmaktadır. 1995-99 döneminde devletin toplam harcamalarının %17,4’ünü eğitim giderleri oluşturuyordu. Okuma yazma oranı 1997’de %97,2’ye ulaşmıştır.
Güney Kore’nin Dış Ticaretindeki Başlıca Ülkeler (1999)
Güney Kore’de, biri Seul yerleşme alanında, diğeri Japonya’nın tam karşısında bulunan ve ülkenin başlıca limanı olan Pusan çevresinde iki sanayi merkezi gelişmiştir.
Güney Kore’de bürokratlar her zaman devletin kalkınmada daha aktif ve doğrudan rol oynamasından yana olmuştur. Devletin <<anahtar>> ve <<stratejik >> olarak tanımlanan sanayi dallarında yatırımları doğrudan yürütmesi gerektiğini savunmuşlardır. Bürokratlar piyasa sinyallerini pasif olarak izlemek yerine, kendi elleriyle, kendi kafalarındaki öncelik sıralamalarına göre seçim yaparak Kore’nin sanayi yapısını kurmak istemişlerdir. Teşvik sistemi başlangıçtaki olumlu niteliğinden çok şeyler kaybederek herkese açık bir sistem olmaktan çıkmış, objektifliği hızlı bir şekilde aşınmıştır. Bu gelişme, Güney Kore sanayisinde güçlü firmaların daha da güçlenmesine yardım ederek servet birikiminin temerküzüne (concentration of wealth accumulation ) yol açmıştır.
Kore’nin sanayileşmesinde ve ekonomik kalkınmasında, demir ve çelik sanayiinin kısa bir süre içerisinde hızlı gelişmesinin önemli bir yeri bulunmaktadır. Pohang Demir ve Çelik işletmesinin (POSCO) kurulması ve genişlemesi sonucu, Kore 1983 yılında 11,9 milyon tonluk çelik üretimi ile dünyanın 10’uncu büyük ham çelik üreticisi durumuna gelmiştir. Posco’nun genişleme projelerine ilişkin ihtiyaçları dört uluslar arası firma tarafından temin edilmektedir. Entegre çelik tesisi konusunda İngiliz Davy Corp. (Maden eritme ocakları), Avusturya voest-alpine (Çelik yapan fabrikalar), Almanya Mannesman-Demag (Döküm fabrikaları) ve Japonya Mitsubishi Co. ( Sıcak şerit çekme fabrikaları) firmaları ile konsorsiyum anlaşmaları mevcut bulunmaktadır. Demir ve çelik üretimi için gereken ham maddeler genellikle ithal yoluyla karşılanmaktadır. G. Kore demir ve çelik ihracatına ABD, Kanada, Avustralya ve Avrupa Birliği ülkeleri tarafından çeşitli ithal kısıtlamaları uygulamasına rağmen ihracatta artış göze çarpmaktadır.
B-) Makine Sanayisi :
Sanayi makineleri ve makine aletleri sanayisinde 1979 yılından itibaren devam eden gerileme, aktif hükümet desteği sayesinde düzelmeye başlamıştır. Hassas alet ve makine sanayisi ( precision machinery ), başta kol, masa ve duvar saatleri olmak üzere, optik ve tıbbi aletler gibi üç bölümü kapsamaktadır
C-) Elektronik Sanayisi :
G.Kore’nin en önemli sanayilerinden olan ve 1958 yılında üretime başlayan elektronik sanayi, 1969 yılında yürürlüğe giren Elektronik Sanayisini Geliştirme Kanunu ile hızla gelişmiş, ayrıca uzay teknolojisi, bilgisayarlar, haberleşme vb. sahalarda kullanılan ve çok üstün bir tekniği gerektiren VLSI ( very large scale integrated ) devre teknolojisi ile 64K D-RAM , 256 K-RAM (dynamic random access memory ) chip’ler üretilmiş ve G.Kore dünyada ABD ve Japonya’dan sonra 3’üncü üretici ülke haline gelmiştir.
D-) Gemi İnşa Sanayisi :
Ağır sanayiinin en önemli branşlarından olan gemi inşa sanayisinde, dünya gemi inşa sanayisinde durgunluk ve uluslar arası rekabetin azalması nedeniyle denizaşırı siparişlerinde azaldığı görülmüştür. G.Kore’nin gemi inşa kapasitesi 4-4,5 milyon ton dolaylarındadır.
E-) Otomobil Sanayisi :
Başta Hyundai olmak üzere, Daewoo, Kia, Asia, Dong-A, Keohwa başlıca üretici kuruluşlarıdır. Daewoo firması ile General Motors arasında 1986’da 830.000 adet 1991’de ise 2 milyon adet üretileceği planlanan önden çekişli otomobil imalatı ile Kore Samsung firması ile Chrysler Corp. arasında otomobil ve otomobil parçaları imalatı amacıyla joint-venture anlaşmaları imzalanmış bulunmaktadır. İhracatın %79’u K. Amerika, %7’si orta doğu ülkelerine ve %6,7’si Avrupa ülkelerine yapılmıştır. Binek otomobilleri ihracatının %97’si başta gemi ve otomobil olmak üzere çok çeşitli sanayi dallarında faaliyet gösteren Hyundai şirketine ait bulunmaktadır.
F-) Petrokimya Sanayisi :
Tekstil, elektronik, otomobil gibi G. Kore’nin önde gelen sanayilerine ham madde tedarik eden petrokimya sanayisinin arzu edilen seviyede gelişmemesi nedeniyle çeşitli teşvik politikaları uygulanmıştır. Başlıca ithal edilen petrokimya ürünleri; ethylene, sentetik reçine, sentetik iplik ve sentetik kauçuktur.
G-) Çimento Sanayisi :
G. Kore’de 1985 yılında bir tanesi cüruf çimento olmak üzere 8 adet üretici firma bulunmaktaydı. Ssangyong isimli kuruluşun Donghae isimli fabrikası ortalama 2,6 milyon ton üretim kapasitesi ile dünyadaki en büyük fabrika niteliğine haizdir. Çimento ve klinker üretimi için gereken kireçtaşı, kil, silis ve demir gibi hammaddeler ile cüruf, kil ve alçıtaşının dahilden temini mümkündür.
H-) Tekstil Sanayisi :
Özellikle Güney doğu Asya ülkelerine olan ihracatın artışı, Japonya’ya olan ihracatın gelişerek sürdürüleceği ve Japon Yen’inin değer kazanması ile benzer G. Kore mallarının fiyat açısından rekabet gücünün artması nedenleriyle pamuk ipliği ve pamuklu kumaş üretiminde artış görülmüştür. Yün iplikleri ihracatında Hong Kong ve Japonya, yünlü kumaş ihracatında ise ABD başlıca ülkeler konumundadır. Kore kimyasal iplikler sanayisinin gelişimini sürdürebilmesi için;
- Muhtelif hammaddelerin dahili piyasa maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle uluslar arası piyasadan uygun şartlarla temin edilebilmesi,
- Otomasyonun arttırılması,
- Japonya ve Almanya gibi ülkelerle arada mevcut teknoloji farkının nispeten giderilmesi,
- Himayecilik tedbirlerine karşı pazarların çeşitlendirilebilmesi,
Şeklindeki sorunların giderilmesi gerekmektedir.
Güney Kore’nin Ormancılık, Balıkçılık ve Tarımındaki Gelişmeler :[7]
G. Kore çok az miktarda ekilebilir araziye sahiptir. Gıda konusunda ülkenin kendine yeterliliği sadece %27’dir. Son yıllarda tarımda verimliliğin ve işlenen arazinin artmasıyla sınırlı bir üretim artışı gerçekleşmiştir. 1995-1999 arasında ortalama %2,4 yıllık ekonomik değer artımı olmuştur.
Toprak Kullanımı, %
| İşlenebilir arazi | 19 |
| Sürekli Ekilen Arazi | 2 |
| Sürekli Otlaklar | 1 |
| Orman alanları | 65 |
| Diğer | 13 |
Kaynak: www.igeme.org.tr/TUR/foyler/ulke/GKORE/gkore2.htm ( 10-11-2001 )
Tarımın ve balıkçılığın kalkındırılması ve kırsal kesimden şehirlere göçün önlenmesi için ‘başarılı yetiştirici çiftçi ve balıkçılar fonu’’dan çiftçilere ve balıkçılara dağıtım yapılmakta, ayrıca susam, tütün, mantar, ginseng gibi ürünlerin teşviki bakımından üreticilere yardım yapılmaktadır.
Çeşitli ülkelerle yapılan anlaşmalar çerçevesinde, Kore balıkçılık gemileri; Avustralya, Gine, Kolombiya ve Mauritania sularında avlanmaktadır.
Toplam arazinin %66’sını teşkil eden 6,55 milyon hektarlık ormanlık alan mevcut olup, bunun %47’si kozalaklı ağaçla kaplı bulunmaktadır. Ormanların korunması, kereste arz ve talebine göre kaynakların ayrılması İçişleri Bakanlığı’na bağlı Orman İdaresi tarafından yürütülmektedir.
Türkiye ile İkili Ticaret
Güney Kore ile dış ticaret 1990′lı yılların başları hariç sürekli olarak ülkemiz aleyhine gelişmekte olup, ülkemizin de iddialı olduğu elektronik ve otomotiv gibi sektörlerde bu ülkenin daha fazla kalkınması ve sermaye yoğun üretim yapması, ithalatımızı artırıcı rol oynamıştır. 1992, 1993 yıllarında 600 milyon dolar seviyesinde dengeli bir dış ticaret varken, 1994 yılından itibaren dış ticaret hacmi sürekli artarak, 1 milyar doları aşmış, ihracatımızda en önemli kalemi oluşturan demir çelik ihracatımızın azalması nedeni ile ihracatımız demir çelik ürünleri hariç en fazla 100 milyon dolar seviyesine ulaşmış, kriz yıllarında daha da düşerek 1997 yılında 66 milyon dolar, 1998 yılında 39 milyon dolar olarak , 1999 yılında nispi bir artış göstererek ilk 11 ayda 94 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatımızın 1999 yılı sonunda 102 milyon dolara ulaşmıştır. İthalatımız ise sürekli artarak, 1997 yılında 1.121 milyon dolara, 1998 yılında 1.050 milyon dolara ulaşmış, 1999 yılında 871 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.
Bu ülkeye daha önceki yıllarda 200 milyon dolar değerinde olan demir çelik ihracatımızın bu ülkenin 2 milyon adet konut projesini tamamlaması ve pazara Rusya ve eski SSCB ye dahil ülkelerin de girmesi nedeni ile tamamen durmuş, 1999 yılında cüzi miktarda uzun hadde demir çelik mamulü ihracatı tekrar başlamıştır. Bu ülkede 2000 yılından itibaren konut üretiminin ve yatırımların artacağı düşünülmekte olup, ihracatçılarımızın uygun fiyat sunmaları halinde bu ülkeye tekrar inşaat malzemesi ihracatımızın arttırılabileceği düşünülmektedir. Bu ülkeye maden, kimyasallar, pamuklu ve yünlü tekstil ürünleri, inşaat malzemeleri, seramik ve mermer ihracatımızın artırılabilmesi için bu ürünlerimizin tanıtılmasında yarar görülmektedir. Pamuklu tekstil ürünlerinde Pakistan, Hindistan ve Çin, yünlü ürünlerde Fransa ve İtalya, mermer ve inşaat malzemelerinde İtalya rakip ülkeler olarak görülmektedir. Bir milyon doların altında olması nedeni ile tabloda yer almayan bentonit, melas gibi ürünlerin ihracatı istikrarlı bir seyir izlememekte ise de, alüminyum ve bazı makine ve teçhizat ile maden ihracatının artırılabileceği düşünülmektedir. Güney Kore’nin ülkemizde elektrikli makine ve otomotiv sanayiinde yaptığı 210 milyon dolar değerindeki yatırımlar, yatırımcı firmaların başlangıçta pazar paylarını artırmak için ithalatlarını artırmalarına sebep olmaktadır. Yatırımların tamamlanması talepteki değişmeye göre bu sektörlerdeki ithalatın azalmasına neden olabilecektir. Bu ülkede yabancı sermaye firma kuruluşu oldukça basitleştirilmiş olup, asgari 50.000 dolar sermayeye sahip yabancılar ilgili bankalara müracaat ederek izin alabilmektedirler. Ortak firma kuruluşu da bu çerçevede tamamlanmaktadır.
Türkiye ile İkili Ticarette Başlıca Maddeler (1.000 USD)[8]
İhracat
| Madde Adı | 1998 | 1999 | 2000 |
| Uçaklar, diğer hava taşıtları | - | 39.796 | 81.579 |
| Tütün | 24.189 | 17.550 | 11.232 |
| Domates konserveleri | 678 | 4.424 | 4.426 |
| Dabaklanmış, parşömine edilmiş, hazırlanmış koyun-kuzu derileri | 73 | 2.963 | 3.448 |
| Alüminyum alaşımları | - | 2.656 | 3.177 |
| Diğer antibiyotikleri ihtiva eden karıştırılmış ilaçlar | 465 | 1.079 | 1.898 |
| Debagette kullanılan inorganik maddeler | 1.202 | 1.851 | 1.628 |
| Diğer mineral maddeler | 1.977 | 3.920 | 1.606 |
| Cam eşya | 615 | 521 | 1.419 |
| Yük gemileri | - | - | 1.400 |
| Tam otomatik çamaşır makineleri | 116 | 814 | 1.326 |
| Karbonu % 0,25’ten düşük demir-alaşımsız çelik | - | 5.496 | - |
| Çavdar | - | 3.031 | - |
| Bakır cevherleri ve konsantreleri | 1.575 | 2.837 | - |
| Buğday | - | 1.758 | - |
| DİĞER | 4.595 | 11.393 | 14.718 |
| TOPLAM | 37.481 | 101.567 | 130.865 |
Güney Kore ihracata yönelik bir sanayileşme stratejisi izlemeseydi, bu kadar hızlı bir gelişme kaydetmesi düşünülemezdi. Güney Kore’de adeta ulusal ideoloji haline getirilen ‘Önce İhracat’ politikası Birinci Beş Yıllık Plan döneminin ( 1962-1966 ) ikinci yarısında oluşturulmuş ve İkinci Beş Yıllık Planda formüle edilmiştir. Hükümet tarafından geliştirilen yeni ihracatı teşvik sisteminin en önemli özelliği, ihracatta performans ölçümünde ve ödüllendirme yöntemlerinde açık ve yalın esaslara dayanmasıydı. Güney Kore’yi, sanayileşme ve ihracatta teşvik uygulayan fakat aynı ölçüde büyüme ve ihracat performansı gösteremeyen diğer ülkelerden ayıran temel özellik, devlet-özel sektör ilişkilerindeki disiplin ve denetimdir. İster ekonomik gerekçelerle isterse siyasal karar organlarına yakınlık nedeniyle olsun, kayırılan ve özel kredilerden yararlanan şirketlerden belli yükümlülükleri yerine getirmeleri istenmiştir. Bu şirketler, spekülatif faaliyetlerden çok üretime; işçileri istismardan çok onları eğitmeye ve uzmanlaştırmaya; yabancı teknoloji ithalinin yanı sıra kendi Araştırma-Geliştirme birimlerini kurmaya ve gümrük duvarlarının arkasında cazip duruma gelen iç piyasaya üretim yapmak kadar, dış piyasalara yönelmeye mecbur tutulmuşlardır. İhracata yönelik aktivitelerin böylece maddi ve manevi yönlerden teşvik edilmesi, ihracatı hedefleyen üretim çabalarını cesaretlendirmiştir. Teşvik sistemi, dürüst, objektif ve ölçülebilir performans testleriyle ve çeşitli teşvik araçlarıyla donatılmış ve herkesin girişine açık bir sistem olarak başlatılmıştır. İhracat faaliyetlerinde sağlanan servet birikimleri taktir ve teşvik görmüştür. İç pazara yönelik üretim aktivitelerinden elde edilen servet artışlarına ise aynı gözle bakılmamıştır.[9]
İthalat [10]
| Madde Adı | 1998 | 1999 | 2000 |
| Kompresörlü ev tipi buzdolabı | 90.248 | 67.056 | 53.464 |
| Klima cihazları | 15.468 | 32.169 | 37.703 |
| Alıcı ihtiva eden verici cihazlar | 318 | 14.412 | 37.451 |
| Kulesi 360 derece dönebilen yükleyiciler | 28.124 | 12.703 | 31.335 |
| Polyesterden diğer tek kat iplikler | 24.220 | 19.761 | 25.128 |
| % 85’ten fazlası polyester olan boyanmış dokumalar | 16.249 | 14.345 | 24.514 |
| Dokunmuş mensucat-diğer, polyester flament % 85 | 31.485 | 28.370 | 22.481 |
| Tütün | 4 | 9.964 | 22.381 |
| Diğer sentetik lif iplikleri: tek kat | 28.312 | 16.833 | 22.279 |
| Dokunmuş mensucat: diğer, polyester flament =>% 85 tek stürize | 32.869 | 21.755 | 21.496 |
| Tam otomatik çamaşır makineleri | 4 | 2.541 | 18.157 |
| Kara taşıtları için motorlar | 19.644 | 7.959 | 16.808 |
| Kara taşıtları için dizel, yarı dizel motorlar | 16.134 | 9.204 | 16.629 |
| Bilgisayar giriş ve çıkış birimleri | 7.544 | 10.174 | 15.704 |
| Dizel, yarı dizel motorlu toplu yolcu taşıtları | 8.618 | 7.696 | 15.565 |
| Kauçuk, plastik için enjeksiyon, basınçlı kalıplar | 868 | 12.437 | 14.747 |
| Kara taşıtlarının diğer aksam ve parçaları | 11.814 | 6.748 | 14.520 |
| Televizyon alıcıları | 7.942 | 2.822 | 12.510 |
| Soğutma tertibatı bulunan diğer klima cihazları | 1.444 | 2.892 | 11.299 |
| Renkli veri/grafik gösterge tüpleri | 5.063 | 8.115 | 11.097 |
| Benzinli yeni otomobil ve ambulanslar | 14.814 | 12.903 | 10.829 |
| Vites kutuları | 10.305 | 4.840 | 10.702 |
| Reaktif boyalar ve bu esaslı müstahzarlar | 12.225 | 8.834 | 9.305 |
| Renkli TV tüpleri | 31.820 | 8.816 | 8.920 |
| Harp silahlarına ait mühimmat | 16.657 | 11.143 | 6.598 |
| Polyesterden sentetik devamsız lifler | 23.827 | 11.443 | 5.537 |
| Havalı silah kurşunları, mermi, kovan vb. | 3.134 | 23.256 | 200 |
| Demir-çelikten yassı hadde ürünler, rulo sıcak haddelenmiş | 23.551 | 53.715 | 87 |
| DİĞER | 525.911 | 357.911 | 479.540 |
| TOPLAM | 1.124.114 | 871.077 | 1.169.867 |
Ticari ve Ekonomik İlişkiler Karşılıklı Ziyaretler[11]
-Güney Kore Başbakanı Lee Soo Sung’un, 9-13 Mayıs 1996 tarihlerinde ülkemizi ziyareti sırasında, iki ülkenin yetkilileri arasında ticari ilişkileri ve ekonomik işbirliğini geliştirmek amacıyla görüşmelerde bulunulmuştur.
-Güney Kore’nin ticaretten sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Dr. Duck-Soo Han başkanlığında bir heyet, İran ve Macaristan’ı da kapsayan bir gezi çerçevesinde, 26-28 Ekim 1998 tarihlerinde ülkemizi ziyaret etmiştir.
-Güney Kore’nin Taegu şehri Belediye Başkanı ve beraberindekilerden oluşan yedi kişilik bir heyet, 13 Eylül 1999 günü İstanbul Ticaret Odasını ziyaret etmiştir.
Kaynak: www.foreigntrade.gov.tr/anl/raporlar/ASYA_AVUST/gkore/guney_kore.htm ( 01-11-2001 )
Ortak Yatırımlar
2000 yılı sonu itibariyle, ülkemizde 39 adet Güney Kore sermayeli şirket turizm, ticaret, madencilik, ölçü-kontrol ve optik, elektronik, otomotiv ile demir-çelik alanlarında faaliyet göstermektedir. Bu şirketlerin toplam sermayeleri 58 trilyon TL olup, bu rakamın yaklaşık % 45’ine karşılık gelen 26 trilyon TL’lik kısmı Güney Koreli şirketlere aittir.
Türkiye’deki Serbest Bölgeler ile G. Kore Arasında Ticaret (Milyon Dolar)
| Yıllar | Serbest Bölgelerden Güney Kore’ye | Güney Kore’den Serbest Bölgelere |
| 1996 | 2 | 35 |
| 1997 | 2,4 | 96 |
| 1998 | 2,4 | 105 |
| 1999 | 4 | 79 |
| 2000 | 7 | 151 |
| Firma Adedi | Mevcut Yabancı Sermaye | Top. Yab. Ser. İçindeki payı (%) | Şirketlerin toplam sermayesi | Top. Ser. İçindeki yabancı ser. Payı (%) | |
| Kore Cum., | 42 | 26,384,109 | 1.09 | 58,172,518 | 45.35 |
Kaynak: www.foreigntrade.gov.tr/anl/raporlar/ASYA_AVUST/gkore/guney_kore.htm ( 01-11-2001 )
www.treasury.gov.tr (T.C. Hazine )
[2] Bugünkü Dünyamız Atlas Ansiklopedisi Cilt-4 Syf -56,57
[3] [3] Bugünkü Dünyamız Atlas Ansiklopedisi Cilt-4 Syf-57
[4] www.igeme.org.tr/TUR/foyler/ulke/GKORE/gkore2.htm ( 10-11-2001 )
[5] Doç.Dr. Hasan ESKİ; İhracata Yönelik Sanayileşme Stratejisi ve Güney Kore Deneyi
[6] G.Kore’nin Genel Ekonomik Durumu Ve Türkiye İle Ticari İlişkileri 1987 Yılı Raporu
[7] www.igeme.org.tr/TUR/foyler/ulke/GKORE/gkore1.htm ( 10-11-2001 )
[8] www.foreigntrade.gov.tr/anl/raporlar/ASYA_AVUST/gkore/guney_kore.htm (01-11-2001)
www.igeme.org.tr/TUR/foyler/ulke/GKORE/gkore2.htm ( 10-11-2001 )
[9] Doç. Dr. Hasan ESKİ; İhracata Yönelik Sanayileşme Stratejisi Ve Güney Kore Deneyi; Syf-53-54-56
[10] www.foreigntrade.gov.tr/anl/raporlar/ASYA_AVUST/gkore/guney_kore.htm ( 01-11-2001 )
[11] G.Kore’nin Genel Ekonomik Durumu Ve Türkiye İle Ticari İlişkileri 1985 Raporu
214 views
1- ÜLKE HAKKINDA GENEL BİLGİ
a- Nüfus: 126.926.000 (2000)
b- Temel Ekonomik Göstergeler:
GSYİH: 4.628.205 Milyon $ (2000)
Kişi Başına GSYİH: 36.535 $ (2000)
c- Yönetim Şekli ve İdari Yapı: Anayasal Monarşi: İmparator ulusal bir sembol niteliğinde. Ulusal Meclis (Diet), Başbakanı seçer.
Başkent: Tokyo
162 views
Asya ve Avrupa’da toprakları bulunan Ortadoğu ülkesi 779 452 km2 ; 56 473 000 nüfus(1990)Başkent:Ankara.Resmi dil:Türkçe. Para:Lira
Ortalama yükseltisi 1 131m olan Türkiye ,kuzey ve güneydeki alçak eski platformlar arasında yüksek dağlarla kaplı bir set görünümündedir.Batı’da 500m dolayında olan ortalama yükselti ,ülkenin orta kesiminde 1000m’yi Doğu Anadolu’ da 2000m’yi bulur.Ülkenin kuzey ve güney kenarları yüksek dağlarla kuşatılmıştır.Bunlardan Karadeniz boyunca uzananlara kuzey anadolu dağları ,güneydekilere Toros adı verilmiştir.Güneydoğu Toroslar yayının güneyinde kalan güneydoğu bölgesinde en önemli bir yükseltiye rastlanmaz.Ülkenin batı kesiminde ,çöküntü alanlarıyla birbirinden ayrılan dağlar, denize dik iner.Kuzey ve doğu kesimi Istranca dağları ,güney ve güneybatısı ışıklar ve korudağlarıyla çevrelenen Trakya’nın orta ve batı kesiminde düzlükler yer alımaktadır.Doğu
87 views
Tokat – Erbağ Türkiye’nin en verimli ovadan biridir. Yolun sağ ve kenarlarından bir dizi kavaklar yer alır. Söğütler tek tek ve gruplar halinde bulunur. Tuğla fabrikaları doğa görüntüsünün güzelliğini bozmuş. Kuru dereler var. Kızılçam türü az da olsa yer alır. Buradaki bir mezarlık kenarında sedirler var. Tepelerde çok yaygın kermes meşeleri (quergus coccigera) bulunuyor. Asmalar (üzüm bağları) sıra sıra güzel görünümler katıyor. Yeşil ırmak yeşil yeşil akıyordu. Küçük kümeler halinde gelincikler toprağa kırmızı renkleriyle sevimli görüntüler katmış. Rhus coriaria’lar var. Yeşilin güzel tonları burada mevcut. Buğday tarlaları toprağı kaplamış. Şeker pancarı ve soğan tarlaları da bu yörede oldukça fazlaydı. Arazi verimli bir arazı ve toprak kestane kahverengindedir. Yol kenarında iğde ağaçları, ak söğüt ve büyük gruplar halinde kavaklar var. Kavakların dip kısımlarında iğdeler güzel bir kontras oluşturmuş. Mor çiçekli haşhaş tarlaları, akasyalar, küçük çatılı evler bir uyum içerisindedir. Evlerin yakınlarında patates ve mısır, lahana bahçeleri var. Yol ilerledikçe iki kenarda kızılçam “Alle” oluşturmuş sanki. Sıra bitkileri dediğimiz fasulye bahçeleri var. Ceviz ağaçları geniş tepeli yapısıyla yer kaplıyor. Niksar’ın tepeden görünüşü çok güzel. Patlangaç çalısı sarı çiçekleriyle dağlı
167 views
Sinop ilinin yerleşme tarihi ilk Tunç Çağıyla başlamıştır. MÖ. 7. yüzyılda bir Helen Kolonisi olarak kurulan Sinop, Antik Çağ’da Karadeniz’in en önemli kentiydi. Helenistik dönemde Anadolu’nun yerli kültürleriyle, Helen ve Pers kültürlerini birleştirmek isteyen Pontus Devletinin başkentlerinden biri de Sinop’tu. Bizans döneminde yöre Ortodoks Hıristiyanlığının etkisiyle dilde ve kültürde Helenleşmiştir.
Sinop, MÖ. 70 yılında Romalıların, MS. 395 yılında Bizanslıların, 3 Ekim 1214 tarihinde Selçukluların, 1461 yılında Osmanlıların hakimiyetine girmiştir.
Sinop 1972 yılında kalkınmada ikinci derece öncelikli iller kapsamına alınmıştır. İlk büyük ölçekli sanayi kuruluşu, Ayancık Kereste Fabrikasıdır. Diğer önemli sanayi kuruluşları Şişe Cam Fabrikası, Un Sanayi, Söksa, İç Çamaşırı Örme Ve Konfeksiyon AŞ. ile toprak sanayinde tuğla ve kiremit fabrikalarıdır. Ayancık keteni, Boyabat çember dokumacılığı, ahşap kotra maketi yapımı ve tahta el işlemeciliği Sinop’taki en köklü el sanatlarıdır.
İlk kütüphane 1924 yılında Dr. Rıza Nur’un öncülüğünde kurulmuştur.
TARİH ÖNCESİ SİNOP :
Sinop ilk çağda “Paflagonya” adı verilen bölge içindedir. Anadolu’nun kuzey sahilleri ile Kırım yarımadası arasında deniz ticaretinde önemli bir rol oynamıştır. Önemli bir doğal liman konumundadır.
1953 yılında Kocagöz höyükte (kazılınca çoğu kez altında eski yapı kalıntıları ve eski eserler çıkan, yayvanca – alanı geniş ve derinliği az bir şekilde toprak tepe.) yapılan kazı ile 1987 ve 1988 yıllarında Müze Müdürlüğünce yapılan yüzey araştırmacıları sonucunda tarih öncesi devreler biraz olsun aydınlığa kavuşmuştur.
Karagöz höyükte yapılan kazılarda, İlk Tunç Çağı 1. dönemine ait (MÖ.? 3000-2700) buluntular ortaya çıkarılmıştır. Bulunan malzeme Sinop, Balkanlar ve İç Anadolu arasındaki ilişkiyi göstermektedir.
Yapılan yüzey araştırması sonucunda çevrede çok sayıda tarih öncesi yerleşim yerlerine rastlanmıştır. Bu yerleşim yerleri sahil boyunca, nehir ağızlarında ve nehir vadileri boyunca iç kesimlere doğru yayılmaktadır. Ele geçen malzeme genel olarak ilk Tunç Çağı 1 ve İlk Tunç Çağı 2′ye tarihlenmektedir. Ancak Kabalı çayı vadisinde Erken kalkolitik (MÖ. 4500) yıllarına tarihlenen iki yerleşim yeri saptanmıştır. Bugün Sinop çevresinde en eski yerleşim alanı Kabalı çayı vadisi olarak belirlenmiştir. Sahil kesiminde İlk Tunç Çağı 2′nin başında korkunç bir yangınla höyükler terkedilmiştir. Bundan sonra höyüklerde bir yerleşmeye rastlanmamaktadır.
HİTİT DEVRİNDE SİNOP :
1952-1954 yılları arasında yapılan kazılarda Sinop’ta Hitit dönemini belgeleyecek hiçbir esere rastlanmamıştır. Hitit metinlerinde Karadeniz’de Gaşka kavimlerinin varlığından söz edilmekte ise de, ancak şimdiye kadar Sinop yöresinde hiçbir buluntu ele geçmemiştir.
Yapılan yüzey araştırmasında sahil bandında bir tek Gerze ilçesi Köşkhöyük’te Er Hitit (MÖ. 1800) malzemesine rastlanmıştır. Ancak Hitit İmparatorluğu dönemine ait hiçbir malzeme bulunmamıştır. Bundan sonra 756 yılına ait malzemeler bulunabilmektedir. (MÖ. 2700-1800), (MÖ. 1800-756) yılları arasında Sinop sahil şeridiyle ilgili bir bilgi yoktur.
MÖ. 1000 BAŞLARINDA SİNOP :
MÖ. 756 yılında Milet’ten ayrılan ve kendilerine yeni bir şehir kurmak isteyen göçmenler buraya gelerek bugünkü Sinop’un ilk temelini atmışlar ve bu şehre Sinope adını vermişlerdir. “Efsaneye göre tanrıça Sinope ırmak tanrısının kızıdır. Zeus Sinope’ye aşık olur. Her dilediğini yerine getireceğine söz verir. Sinope kızlığına dokunmamasını ister. Tanrı yemine bağlı kalarak onu kız bırakır. Bugünkü Sinop’un olduğu yere gelir.”
Daha sonra MÖ. 630 yılında ikinci bir koloni (sömürge, göçmen topluluğu ya da bu topluluğun yerleştiği yer) grubu Sinop’a yerleşmiştir. Şehrin surlarının büyük bir olasılıkla kolonize (koloniler halinde yaşanan) devirlerde yapıldığı tahmin edilmektedir.
7. yy başlarında Sinop, Anadolu’ya kuzeyden gelen Kimmerlerin, 6. yy ortalarında İran’dan gelen Perslerin istilasına uğramıştır.
HELENİSTİK DEVİRDE SİNOP :
MÖ. 4. yüzyılın birinci yarısında Paflagonya’lılar bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. MÖ. 332 yılında Büyük İskender’in Anadolu’ya girişini fırsat bilen 1. Ariarathes Kapadokya’da bağımsızlığını ilan ederek, Sinop’u da hakimiyetine almış. MÖ. 302 yılında Mitridat Ktistes Paflagonya’da dağınık halde bulunan prenslikleri bir araya getirerek kuvvetli bir devlet (bağımsız bir ülke ile onun yönetiminden oluşan varlık) kurmuştur. Daha sonra ll. Mitridat ve onun oğlu Farnak Sinop’a hakim olmuş. MÖ. 169 yılında devletin başına Mitridat Flapeton geçmiştir. Mitridat Flapaton Sinop’u bayındır (gelişip güzelleşmesi için üzerinde çalışılmış, alt yapıya sahip) hale sokmuş, başkentini Amasya’dan Sinop’a getirmiştir.
Sinop’un parlak dönemi Mitridat Fatpator zamanında olmuştur. Bütün Karadeniz’i hakimiyeti altına alan Mitirdat Romalıları’da Anadolu’dan atarak büyük bir imparatorluk kurmuş, ancak Başkenti Sinop’tan Bergama’ya taşımıştır.
Helenistik dönem Sinop’un en parlak zamanı olup, bu dönemde kültüre büyük önem verilmiştir.
ROMALILAR DEVRİNDE SİNOP :
MÖ. 70 yılında Roma İmparatorluğu işgal ettiği bu toprakları yeniden tanzim etmiş. Pontus Krallığını Kızılırmak’tan itibaren ikiye bölerek, doğu parçasının idaresini yerli sülalelere vermiş, batı parçasını ise doğrudan doğruya devletin eyaleti haline getirmiştir.
Sinop’un Roma idaresine geçmesi tarihte önemli bir dönüm noktasıdır. Bilhassa (her şeyden önce, başta) Cesar zamanında şehre maddi yardımlardan başka, yeni Roma kolonileri gönderilmiş ve genişleyip büyümesi sağlanmıştır.
BİZANS DEVRİNDE SİNOP :
Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesiyle Doğu Roma topraklarında kalan Sinop yavaş yavaş küçülmeye başlamıştır. Hıristiyanlığın geliştiği bu dönemde şehirde ticaret ve kültür, dini birtakım olaylar yüzünden gerilemiştir. Sinop’ta bu dönemde yapılan en önemli Bizans yapıtı Balatlar Kilisesidir
SİNOP’UN FETHİ VE SELÇUKLU DÖNEMİ :
1204 yılında 4. Haçlı Seferinde İstanbul zapt edilip (zorla alınıp), Bizans İmparatorluğu dağılınca Sinop Trabzon Devleti’nin elinde kalmıştır. İç Anadolu’ya yerleşen Selçuklulara vergi veren Trabzon Devleti, Selçukluların bir iç ayaklanmasından yararlanarak vergiyi kesmiş ve Sinop halkına da baskı ve tecavüzlerde bulunmaya başlamıştır.
Sinop halkının Konya’ya şikayeti üzerine Sultan İzzettin Keykavus dirlik sahibi bütün Vilayet Beylerine emir göndererek savaşa katılmalarını bildirmiştir. Büyük bir kuvvetle yola çıkan ordunun gerek hazırlığından, gerek gidiş yolundan haberdar olmayan düşman Sinop yakınlarında 500 atlı ile avlanmakta olan Tekfur’u baskın yaparak yakalamış, yakalanan Tekfur 3 gün sonra kale önüne getirilerek Sinop’un teslim olması istenmiştir.
Önceleri teslim olmak istemeyen halk Tekfur’un öldürülmemesi, kimsenin canına kıyılmaması ve herkesin istediği yere gidebilmesi şartıyla 3 Ekim 1214 tarihinde kalenin anahtarlarını Selçuklulara teslim etmiştir.
TÜRK İDARESİNDE SİNOP :
Selçuklu idaresine geçtikten sonra baştan başa yeniden imar edilen Sinop’ta, önce Pervaneoğulları daha sonra Candaroğulları Türk egemenliğini sürdürmüştür.
15. yüzyılda gelişmeye ve büyümeye başlayan Osmanlı İmparatorluğuna Anadolu beylikleri katılmaya başlayınca Candaroğlu İsmail Bey’de Osmanlılara bağlılığını ilan etmiş ve böylece Sinop Osmanlı İmparatorluğu’nun idaresi altına girmiştir.
Bir liman şehri olarak kullanılan Sinop’ta tersanede gemi yapımı bu dönemde de devam etmiştir.
1853 Osmanlı-Rus savaşlarında şehir top atışlarına tutularak yakılmış ve bu tarihten sonra, şehir iyice küçülerek kale içine çekilmiştir.
Bandırma vapuru ile Samsun’a gitmek üzere yola çıkan Mustafa Kemal Atatürk 18 Mayıs 1919 günü Anadolu’ya karadan geçmek için Sinop Limanına uğramış, ancak o tarihte Sinop-Samsun arasında karayolu olmaması sebebiyle yolculuğuna gemiyle devam etmiştir.
Sinop idari teşkilat olarak merkezi Samsun olan, Canik Livasına bağlanmış, Tanzimat’ın ilanından sonra Kastamonu’ya sancak olmuş, 1924 yılında Kastamonu’dan ayrılarak il haline getirilmiştir
TARİHİ ESERLER
Müzeden kavanozlar
Müzeden bir tarihi eser
Müzeden takılar Müzeden tarihi paralar
Müzeden tarihi paralar
Kale kalıntısı
Burundan şapel kalıntısı
Balatlar kilisesinden bir görünüm
Serapis tapınağı
Gökırmak vadisindeki Salar Köyündeki kaya mezarı
Gökırmak vadisindeki Salar köyündeki Mağara
Müzeden bir heykel
118 views
Dünya, Güneş Sistemi’nde üzerinde yaşam olan tek gezegendir. Ortalama 149,6 milyon kilometre olan Dünya-Güneş uzaklığı yaşam için çok uygundur.Bu uzaklık. Dünya’nın yüzeyinin, suyun sıvı halde bulunabileceği kadar ılık olması demektir.Bu da atmosferin korunması ve buna bağlı olarak yaşamın sürmesidir. Dünya’nın oluşumu Güneş sisteminin oluşumuna bağlı olduğundan ilk önce Güneş Sistemi’nin oluşumu anlatılmalıdır. Güneş milyonlarca belki de trilyonlarca yıl önce çok büyü bir gaz ve toz bulutu idi.Ünlü bilim adamı Stephen Hawking’in doğrulanan teorisine göre, bu bulutta büyük bir patlama olmuştur. Bu teori de adını bu olaydan almıştır ve adı Big Bang yani Büyük Patlama’dır. Bu patlama sonucunda bulut çeşitli parçalar halinde dağılmıştır.Bu parçalar gezegenleri ve Güneş’i oluşturmuştu. Dünya da bu parçalardan biriydi. Hızla dönen gaz ve toz bulutu, zamanla küçülmeye ve yarı sıvı hale gelmeye başladı. Bu durumda Dünya çok sıcak kayalardan oluşan ve hızla dönmeyi sürdüren bir topa dönüştü. Yüzeyi Soğuyup katılaşan Dünya sert bir kabukla örtülmüştür. Dünyanın tüm kütlesini düşündüğümüzde bu dış kabuk, oldukça incedir.Adeta bir elma ile kabuğuna benzetilebilir. Meteorların düşmesi ve volkanik hareketler sonucu çok farklı bir atmosfer ortaya çıktı. Yerkürede ısının düşmesiyle sıkışan su buharı çok yoğun yağışlar halinde yerküreye düştü. Böylece okyanuslar oluştu.
YERYÜZÜNÜN KATMANLARI
Yeryüzünün Üçte biri karalar, üçte ikisi sularla kaplıdır. Bu ikisi, atmosfer denilen gaz tabakası ile kaplıdır.Hava ve su yeryüzünü diğer gezegenlerden farklı kılar. Bunun nedeni hava ve suyun yeryüzündeki canlıların yaşam kaynağı olmasıdır.
35 views
AĞIRLIK VE YERİN ÇEKİM ALANI
Yerden yüksek bir noktadan bırakılan cisimlerin yere düştüklerini, bir futbol topuna vurduğumuzda onun havalandığını, daha sonra tekrar yere indiğini, aşağıdan yukarıya doğru bir taş attığımızda, taşın biraz yükseldikten sonra geriye dönerek yere düştüğünü günlük hayat tecrübelerimizden biliyoruz
Havada kaldıkları süre içinde farklı yörüngeler izlemelerine rağmen hepsinin ortak yanı yere düşmeleridir.Dışardan bir kuvvetin etkisi olmazsa durumlarında bir değişiklik olmayacağı görünür.Öyleyse bu olay-
lar, cisimleri yerin merkezine doğru çeken bir kuvvetin varlığını gösterir.
Cisimlere yerin uyguladığı çekim kuvvetine o cismin ağırlığı dendiğini ve,
34 views
İsveç’in yüzölçümü 450.000 km2 olup, ülke bu açıdan İspanya ve Irak ile aynı büyüklüktedir. Topraklarının yarısı ormanlar ile kaplı olan İsveç’de tarım alanları toplam yüzölçümün % 10’undan daha azdır. Oldukça düz arazi yapısına sahip olan ülkede 100.000’e yakın göl vardır. Girintili çıkıntılı kıyılarında binlerce ada yer almaktadır. Atlas Okyanusu’nda bulunan sıcak Gulf Stream akıntısı, İsveç’in diğer kuzey ülkelerine göre daha ılıman bir iklime sahip olmasını sağlamaktadır. Ülkenin nüfusu 9.000.000 civarındadır ve bu nüfusun % 85’i ülkenin güneyinde yaşamaktadır. Para birimi İsveç Kronu (SEK) olan ülke parlamenter bir yönetim şekline sahip olup, yönetim biçimi anayasal monarşidir. Kral Carl XIV. Gustaf bugün, Devlet Başkanı olarak, sadece törenlerde İsveç’i temsil etmektedir. Parlamento tek bir meclis’ten oluşmaktadır ve milletvekilleri nisbi temsil sistemi ile 4 yıllığına doğrudan seçilmektedirler. İsveç’te herkes, 18 yaşından itibaren oy kullanma hakkına sahiptir.
903 views
GAP’la ilgili ilk çalışmalar 1936’da Fırat Irmağı’nın Keban Boğazı’ndaki akım ölçmeleriyle başlamıştır.Bu çalışmalar 1960’lı yıllarda genişletilerek yoğunlaştırılmış ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nce ele alınarak önce “Aşağı Fırat Projesi” diye adlandırılmıştır.1970’te Aşağı Fırat Projesi’nin fizibilite çalışmaları tamamlandı.Daha sonra Fırat’la ilgili öteki projeler ve ‘Dicle Havzası Planlanması’ da bu projeye eklendi.Dicle havzasıyla ilgili çalışmalar da eklenince,bu dev projeye “Güneydoğu Anadolu Projesi” (GAP) denilip,Fırat ve Dicle Irmakları üzerine inşa edilecek bir dizi büyük baraj ve hidroelektrik santrali ile sulama tesisleri ve proje alanında yapılacak çeşitli altyapı,tarımsal yapı,ulaştırma,sanayi,eğitim,sağlık ve diğer sektörlerin gelişme tesislerini kapsayan çok yönlü entegre bir gelişme projeleri demeti dile getirildi.Bu projeler demeti,yedisi Fırat Irmağı Havzası’nda olmak üzere 13 alt projeden oluşur.Bunlar:
1-AŞAĞI FIRAT PROJESİ:
Bu projenin sulama ile ilgili üniteleri şunlardır:
a-Şanlıurfa-Harran Ovası Sulaması:
372 views