İlaç Üretim Prosesleri

Toz İlaçların Üretimi
2.1.1 Tesiste bulunan parçalar
• Döküm ağzı
• Filtre (küçük yüzey alan)
• Filtre (büyük yüzey alanlı, basınç farkından kumanda edilerek filtre torbalarını) temizleme (çırpma) sistemli
• Atık hava vantilatörü (düşük kapasiteli)
• Atık hava vantilatörü (yüksek kapasiteli)
• Metal dedektörü (ayırıcı klapeli)
• Kuvvetli karıştırıcı (kıyıcı bıçaklı)
• Bant karıştırıcı
• Pompa
• Odacıklı ayırıcı
• Öğütme silosu
• Silo karıştırıcı
Devamını oku …

Ödev: Sabun imalatını araştırınız

Sabun : Bir alkalanin yağlı bir madde üstüne etkisiyle elde edilen, çamaşır yıkamada ve temizlik işlerininde kullanıla ürün .
SABUN SANAYİSİNİN TARİHİ
Eski zamanlardan beri sabunlar, aşağıdaki bağantıya göre yağ asidi ve gliserin esterleri olan doğal yağlı maddeler üstüne alkali bir iletkenin etkisiyle üretilmişlerdir .
C H – COO – CH – C H – COO – CH – C H – COO – CH + 3NaOH
3C H – COONa + OH – CH – OHCH – OHCH
Yağlı madde kaynakları, her zaman bol olmakla birlikte ( bitkisel yada hayvansal sıvı ve katı yağlar ) alkali etkenler, Leblanc suyunun sanayide üretimi ne kadar seyrekti. 1974′ edoğru sabuncular yalnızca potasyum karbonat içerenkayı odunu küllerinden yararlanmaktaydılar. 1823′e doğru sabunlaşma adı verilen tepkimenin yapısını inceleyen ve bulan fransız kimyacı Eugene Chevreul’ ün ( 1786 – 1889 ) çalışmaları sayesinde sabun sanayisi XIX.yy’ da büyük bir gelişme gösterdi. 1920′ye dogru, sabunların evre diyagramlarını belirleyen kimyacı Mac Baın ve arkadaşları düzenli araştırmalara başladılar ve üretim bilimsel temelere dayandırılarak gerçekleştirilmesini sağladılar. Devamını oku …

Astım nedir? nasıl tedavi edilir

Astım, hava yollarının çeşitli uyaranlara artmış yanıtının söz konusu olduğu, tekrarlayıcı, kendiliğinden veya tedavi ile tamamen veya kısmen geri dönüşümlü öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi belirtilerinin yer aldığı bir hastalıktır.
Neden olur?Çocukluk çağında % 90 oranında allerjik kökenli olduğu bilinmektedir. Yıl boyu maruz kalınan ev içi allerjenlerin bronşlarda yarattığı allerjik iltihabi durum, soğuk hava, egzersiz, viral solunum yolu enfeksiyonları, kimyasal buharlar, hava kirliliği ve sigara dumanı gibi nonspesifik uyaranlarla temas sonucu astım belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bunun yanında spesifik olarak allerjinin söz konusu olduğu ev dışı allerjenlerle temas sonucu genellikle mevsimsel olarak aynı tablo gözlenmektedir. Devamını oku …

İlaç nedir ?

İnsanlara yada hayvanlara bir hastalığın tedavisi , önlenmesi yada teşhisi amcıyla verililen maddeleri belirten genel terimdir.İlaçlar , ağrıları yada başka rahatsız edici durumları dindirmek , zihin ve bedenin normal dışı durumlarını düzeltmek ve denetim altında tutmak için kullanılırlar.Reçeteyle verilen bir ilacın hekim yada diş hekimi tarafından özel olarak yazılması gerekir.Reçetesiz verilen ilacın alınması ve kullanılması içise , meslekten bir kişinin onayı gerekmez.
Devamını oku …

Aşıların Bileşimi Nasıldır

Aşılamanın temelindeki ilke,bakteri ve virüs gibi enfeksiyon etkenlerini yada çeşitli zehirli maddeleri belirli işlemlerden geçirdikten sonra kişiye vererek vücudun bu maddelere karşı antikor üretmesini,yani bağışıklık kazanmasını sağlamaktır.
Böylece vücudun,hazırlıklı olduğu hastalık etkenlerinden biriyle karşılaştığında,
Önceden,oluşmuş antikorlar sayesinde bu maddelerle savaşması kolaylaşır.

Aşılar ya hastalık etkeni olan mikroorganizmalardan(bakteri,virüs vb)yada bunların ürettiği zehirlerden yapılır.Vücuda verilmeden önce çeşitli işlemlerden geçirilen aşının hastalık yapıcı etkisi ortadan kaldırılır.Ama bu işlemler aşının antijen özelliğini ve vücutta antikor oluşturma etkisini engellemez.Başlıca aşı tipleri şunlardır:
Devamını oku …

Antibiyotik Direnci Nedir

Bakteriyel Tehditler
Bakterilerin antibiyotik direncini azaltmak için ne yapabilirsiniz?
Hiçbir antibiyotiğin durduramayacağı bakteriyel bir hastalık düşünün. “Diyelim ki birçok enfeksiyon hastalığının sorumlusu olan bakteriler güçlü antibiyotik ordumuzdan korunmayı öğrendi.” Bu varsayım gerçekleşirse, enfeksiyona neden olan mikropları hiçbir antibiyotik yok edemez.
Bu ürkütücü senaryo bir gün gerçek olabilir. Tüberküloz, gonore, pnömoni ve menenjit gibi giderek artan sayıda enfeksiyonda, daha önce bu hastalıklarla mücadelede yaygın olarak kullanılan antibiyotiklere dirençli suşlar gelişmiştir.
Direnç sorunu özellikle, hastalar arasındaki yakın temas nedeniyle hastanelerde sık olarak görülür ve yaygın antibiyotik kullanımı direnç gelişmesini kolaylaştırır. Tüm dünyada araştırmacılar, bu sorunu çözümlemeye ve özellikle hastane ortamlarında antibiyotik direncini kontrol altına almaya çalışıyorlar. Devamını oku …

Antibiyotiklere Rezistans

Her canlı yaşamını sürdürebilmek için dış etkilerden korunmak zorundadır. Mikroorganizmalarda birer canlı olduklarından bu kurama uymuşlar, kendilerini yok etme niteliğinde olan antibiyotiklere direnç mekanizmalarını geliştirmeye başlamışlardır. Bakterilerdeki rezistans üç biçimde belirir :
1. Bazı bakterilerde belirli antibiyotiklere karşı doğal bir direnç vardır. Örneğin gram negatif bakterileri penisilin, ve diğer birçok bakterileri, antimikotik preparatlar doğal olarak etkileyemezler.
2. Önceden duyarlı olan bakteriler, antibiyotiklerle karşılaştıkça kendilerini koruma mekanizması oluştururlar. Bu da hızlı ve yavaş olmak üzere iki aşamada belirir. Hızlı direnç kazanan bakterilere koch basili bir örnektir, iki üç kez streptomisin ile karşılaşan basilde ilaç etkisiz duruma geçer. Hızlı direnç oluşturan antibiyotikler arasında linkomisin, rifamisin, spektinomisin, pirazinamid örnek olarak gösterilebilir. Bakterilerin en geç rezistans kazandıkları antibiyotikler örneğin anfoterisin B, nistatin, ristosetin vankomisin vb. gibi antibiyotiklerdir. Devamını oku …

Antibiyotiklerin Bakterilere Etkisi Nasıl Olur

Yaşadığımız yüzyılın özellikle ikinci yarısı yıllarından sonra, bakteri ve virüs genetiği, bunların morfolojik yapıları, kapsadıkları komplike protein, nükleoprotein ve diğer kimyasal bileşimleri, enzimleri saptanmıştır. Enfeksiyon etkenlerinin organizmada üreyip çoğalabilmeleri, patolojik yerleşimlerini oluşturabilmeleri için, gerekli olan yaşam kapsamlarının biri üzerinde etkili olabilecek antimikrobikler üzerindeki araştırmalar da yönünü bulmuş ve üretilen çeşitli antibiyotik ve kimyasal bileşimler, etki mekanizması ve kapsadıkları ana maddeler bakımından gruplara ayrılmıştır.
1. Bakterinin hücre duvarının yok edilmesi bakterinin yaşmasına izin vermez. Yoğun etkili bir antibiyotik hücre duvarının yapımını tümüyle Devamını oku …

Aflatoksin ile ilgili bazı çalışmalar ve haberlerin derlenmesi:

SERBEST VE BAĞLI AFLATOKSİN B1 (3H-AFB1) KALINTISI İÇEREN PİLİÇ KARACİĞERİ İLE BESLENEN SIÇANLARDA SERBEST VE BAĞLI KALINTI DURUMUNUN ARAŞTIRILMASI
ÖZET
Serbest ve Bağlı Aflatoksin B1 (3H-AFB1) Kalıntısı İçeren Piliç Karaciğeri ile Beslenen Sıçanlarda Serbest ve Bağlı Kalıntı Durumunun Araştırılması
Bu çalışmanın amacı, etlik piliçlerde, kursağa sondayla 1 mg/kg canlı ağırlık miktarında ve tek dozda verilen 3H-aflatoksin B1’in karaciğer dokusunda serbest ve bağlı kalıntı miktarını belirlemek ve bu kalıntılı karaciğer dokusunun sıçanlar tarafından tüketilmesi durumunda bu hayvanların karaciğer ve kas dokularında tekrar serbest ve bağlı aflatoksin B1 kalıntılarının şekillenip şekillenmediğini ortaya koymaktır.
Devamını oku …

Mikroküreler Nedir

Mikroküreler içlerindeki etken maddenin moleküler düzeyde ya da
makroskopik partiküller halinde disperse edildiği, birkaç μm’den mm boyutlarına kadar değişen çap dağılımına sahip, katı, küresel, partiküller şeklindeki kontrollü salınımı sağlayan ilaç taşıyıcı sistemlerdir. Burada “Kontrollü salım” deyimi;
1- Etken maddenin salınım hızının
2- Etken maddenin vücuttaki biyolojik dağılımının kontrol edilmesini ifade
etmektedir. Dolayısıyla mikroküreler, Devamını oku …

Kontrollü İlaç Salımı

Uzun zamandır, vücudun belirli bölgelerine ilacı bırakabilen ya da uzun süreli ilaç salım hızını kontrol edebilen salım sistemlerinin düşü kurulmasına karşın, ancak son yıllarda bu tür sistemlerin geliştirilebilmesi mümkün oldu. Kısa zaman içerisinde bu yeni ilaç salım sistemleri, kardiyoloji, oftalmoloji, endokrinoloji, onkoloji ve immünoloji dahil olmak üzere tıbbın hemen her dalında etkili oldu.
İlaç alımında sıklıkla kullanılan klasik yöntemler, tablet ya da kapsüllerin ağızdan alımı ya da enjeksiyon şeklindedir; ve bu yöntemler sık ve tekrarlanan dozlarda ilaç alımını gerektiriyorlar. Kandaki ilaç düzeyinin zamanla değişimini gösteren grafik incelendiğinde ilaç alımını takiben kandaki ilaç derişiminin başlangıçta bir süre arttığı, daha sonra çok kısa bir süre için sabit kalarak hızla azaldığı dikkati çekiyor. Devamını oku …

Grip Nasıl Bir Hastalıktır?

Grip asıl olarak solunum yollarında yerleşen Influenza A, B ve C virülerinin neden olduğu, yüksek ateş ve yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile seyreden; toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda ölümlere yol açan, kolay yayılabildiğinden bilhassa kış mevsiminde salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalıktır.
Grip Virüsünün Özelliklerinden Bahseder misiniz?
Influenza B virüsü çok nadiren salgın yapar ve genellikle daha hafif seyreder. C virüsü ise hemen hiç salgın nedeni olmaz. Grip salgınlarına yol açan virüs asıl olarak Influenza A’dır. Bu virüslerin özelliği, çok kolay bulaşabilmesi ve toplumda aynı anda birçok kişiyi birden hastalandırabilmesidir. Virüsün antijenik yapısı çok sık değiştiği için toplumda herhangi bir dirençle karşılaşmadan hızla yayılabilmekte ve epidemi (bir toplumda görülen salgın) ve pandemilere (dünyada bir çok toplumda görülen salgın) yol açmaktadır. 9-39 yıllık periyotlarda major antijenik değişim ortaya çıktığından pandemi yapıp bir çok ülkede aynı anda milyonlarca kişiyi hastalandırmaktadır. Devamını oku …

İlaç Endüstrisinde Zeki İmalat Planlama

Yapay Zeka, insanın düşünme yapısını anlamak ve bunun benzerini ortaya çıkaracak bilgisayar işlemlerini geliştirmeye çalışmak olarak tanımlanır. Yani programlanmış bir bilgisayarın düşünme girişimidir. Daha geniş bir tanıma göre ise, yapay zeka, bilgi edinme, algılama, görme, düşünme ve karar verme gibi insan zekasına özgü kapasitelerle donatılmış bilgisayarlardır [1].
Yapay Zeka çok geniş bir kavram olup verilen bir problemi insanın yaptığı gibi yapabilen bilgisayar sistemi ve/veya bilgisayar programına denmektedir. Yapay Zeka, bilgisayar bilimlerinin bir alt dalıdır ve inceleme sahası insanların birbirlerinde zeki olarak gördükleri davranışlara sahip bilgisayar sistemlerinin ve programlarının tasarlanması ile ilgilidir. Yapay Zeka’nın çağdaş bir bilim dalı olarak gelişmesi, 1956 yılında C. Shannon, M.Minsky Devamını oku …

|