Günümüzde en çok konuşulan kavramların başında globalleşme gelmekte. Globalleşme “Coğrafi sınırların ve uzaklıkların önemini yitirmesi” olarak tanımlanabilir. Globalleşmede en önemli unsurlardan biri bilgi ve bilgiye kolay ve hızlı ulaşımı sağlayabilmektir.
Şirketler globalleşen bir pazar içinde rekabet edebilmek için hıza ve iletişime ihtiyaç duymaktadırlar. Teknolojik gelişmeler sayesinde işletmelerin ulusal pazarlardan uluslararası pazarlara çıkması gittikçe kolaylaşmıştır.
Bilgisayar teknolojisinin dünyamıza girmesiyle birlikte bir çok işlem çok daha kolaylaşmıştır. Bilgisayardaki teknolojik gelişmelerle internet artık dünyamıza girmiş ve iş yaşamının da vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. İnternetin hayatımıza girmesiyle e-ticaret kavramı da sözlüklerde yer almaya başladı. E-ticaret en basit şekliyle “İnternet üzerinden mal ve hizmet alım satımı” olarak tanımlanabilir.
7 views
“Akıl yaş ta değil baştadır,
fakat aklı başa yaş getirir.”
Pazara katılmadan, bir başka deyişle, işe başlamadan önce yapılan planlama çalışmaları girişimcinin ilerideki başarısı için gereklidir. Ancak, bu aşamada yapılan çalışmalar iş adamının ilerideki yıllardaki başarısının sürekli olacağını garanti edemez. Hızla değişen koşullara uyum sağlamak, rekabet gücünü ve pazar payını korumak, başarının sürekliliği için zorunludur. Bunun için pazarın yakından izlenmesi, işlerin yürütülmesi için nelerin yapılması gerektiğinin bilinmesi, yapılması gereken işlerin de doğru biçimde yapılması gerekir. Bir bakıma, girişimci için asıl mücadele pazara katıldıktan sonra başlar. Bu nedenle, işletme sahibi amacına ulaşabilmek için nelerin yapılması gerektiğini ve bunların nasıl yapılacağım bilmelidir.
516 views
BÖLÜM 1
Japonya’yla Rekabete Giriş……:
Japonya’daki Japon şirketlerini yenmek için belirlenen stratejiler:
· Japonya’dakine eşit yada onların üstünde kalite düzeyleri saptamak.
· Japonya’daki verimlilik düzeyine ulaşmak.
· Çalışmayı üç vardiya halinde düzenlemek.
Sürekli kendini geliştirme maliyetleri düşürüp fiyatları artırmaya yönelik baskı.
Eğer rutin işlerin bütün zamanlarını aldığı gerekçesiyle insanlar kendilerini ve çalışma düzenlerini geliştirmeye yönelmezse, sorunlar sürüp gitmekle kalmayacak yeni sorunlar çıkarak maliyetin daha da yükselmesine neden olacaktır
60 views
Rekabetin globalleştiği, bilgi ve teknolojinin sınır tanımadan aktığı bir dünyada şirketlerin rekabette üstünlük sağlayabilecekleri tek konu insan kaynaklarıdır. Batı dünyasının uzun yıllar büyük bir gıpta ile izlediği ve adeta kara mizah örneği olarak bir Amerikalı tarafından gerçekleştirilmiş olan Japon Mucizesi, esas olarak beş temel ilkeye dayanmaktadır.
Japon Mucizesi diye adlandırılan süreç incelendiği zaman, bütün öğelerin insana bağlı olduğu açıkça ortadadır. Bu gücü harekete geçirmek ise önemli ölçüde liderlere bağlıdır. Gerçek liderler çalışan memnuniyetinin, çevre bilincinin ve sosyal sorumluluğun gelecekte üretkenliği ve verimliliği artıracağının bilincindedirler. Ayrıca şirketlerin sahip oldukları değer sistemi onlara pazarda varolan en üstün nitelikli insan gücünü istihdam etme şansını vermektedir.
Sağlam bir akıl ve ahlâk yapısına sahip olan Japonlar, baştan başa yıkılmış, ağır tazminatlar ödemeye mahkum edilmiş yurtlarını, yirmi beş yıl içinde dünyanın en zengin ve ileri ülkelerinden biri haline getirmeyi başarmışlardır.
Japonya’nın yakın tarihinde iki dönüm noktasından söz edilir. Birincisi 1800 yıllarında olan Meiji devrimi, ikincisi 2. Dünya savaşı.
Meiji dönemiyle, batıda gelişen teknoloji devrimini yakalamak için ilk sanayileşme hareketleri başlamış ve ikinci dünya savaşına kadar devam etmiştir. Şu bir gerçek ki, bu süreçte Japonya, batının kültür ve medeniyetini değil, bilim ve teknolojisini örnek almıştır. Ancak ikinci dünya savaşını kaybedince, Amerikan Askeri birlikleri tarafından işgal edilen ülkenin her tarafında Amerikan kışlaları kurulmuştur.
62 views
I. GİRİŞ
Sermaye bütçelemesi teorisi ile uygulaması arasında büyük farklar vardır. Geçen onbeş yıl içinde sermaye bütçelemesi teorisi; kârlılık analizi, matematiksel programlama, olasılık ve istatistik teorisinden büyük ölçüde yararlanmıştır ve bu nedenle sermaye büt-çelemesini bunlar olmaksızın düşünmemek gerekir. Kuşkusuz aynı süre içinde sermaye bütçelemesi uygulamasında da değişiklikler olmuştur, fakat işletme yöneticileri yeni tekniklerin bir çoğunu kabule yanaşmamışlardır. Bu makalenin amacı teori ve uygulamayı karşılaştırmak ve 1) teori ve uygulama arasındaki farkın yapısını ve farkı yaratan nedenleri araştırmak, 2) teorinin uygulamaya elverişli hale gelmesini sağlayacak yolları göstererek bu farkın azalmasına yardım etmektir. Makale, anlaşılmasını kolaylaştırmak amacı ile dört bölüme ayrılmıştır : Finansal yönetimin amaçlan, yatırım kararlarında riziko analizi, yatırım seçiminde kârlılık kriteri ve sonuçlar.
Sermaye bütçelemesi teorisini birkaç cümlede açıklamak olanaksızdır diyemeyeceğiz ama çok zordur. Günümüzdeki sermaye bütçelemesi teorisi derken; «Management Science, Journal of Finance, Journal of Financial and Ouantitative Analysis ve Enginee-ring Economist» gibi dergilerde yayımlanan makalelerde yazılanları kastediyorum. Bu teori, genellikle modern matematiksel aletlerin
kullanamasın! gerektirir. Günümüzdeki sermaye bütçelemesi uygulaması olarak 1969 yaz aylarında yönettiğim örnek olay çalışmalarını göstereceğim. Bu çalışmada; elektronik, havacılık, petrol, ev aletleri ve büro malzemesi endüstrilerinde sekiz orta ve büyük işletmede görüşmeler yapılmıştır1. Görüşme yaptığım işletmelerde bütün gün süren tartışmalar yaptım. Alman örneğin küçüklüğü nedeniyle uygulamaya ait, istatistik genellemeler yapmak istemedim, işletmeler seçilirken, yönetimlerindeki etkinlik dikkate alındığından, bu işletmeler günümüzdeki sermaye bütçelemesi hakkında genel bir fikir verecektir.
194 views
Finansal piyasaların en önemli fonksiyonu gerçek sermaye(finansal sermaye)oluşumunu sağlamasıdır.Finansal araçlar yatırımcıların yatırım harcamalarını kendilerinin karşılaması yerine söz konusu araçlardan karşılamasını ve bu araçlara yatırım yapanların da kolay ve daha az riskle gelir elde etmelerine olanak tanımaktadır.
Finansal ürünlere yapılan yatırımlar,yatırımcıya direkt sahip olunabilecek fiziki bir varlıktan daha değişken varlıklara sahip olmalarına,(varlık transferi kolaylığı,dağıtım,risk çeşitlendirilmesi ve risk dağıtımına sahip olmaları durumunda)fırsat vermektedir.
Finansal pazarlarda fon oluşumunu sağlayan ve işlem gören varlıkları finansal ürün olarak tanımlayabiliriz.
Diğer yandan finansal ürünlerin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
*Bölünebilirlik:Bu özellik servet sahiplerinin finansal araçlara istedikleri büyüklükte sahip olmaları açısından önem taşır.Eğer finansal değer çok büyük ise bir çok servet sahibi bu araçlara yönelmeyebilir.Ancak firmalar genelde bölünebilirliği az olan tahvil ve hisse senedi ihracına yönelirler,çünkü maliyet açısından avantajlıdır.Ancak ödünç alıcılar bölünebilirliği yüksek olan menkul değerleri tercih ederler.
*İşlem Maliyetleri:Servet sahipleri açısından işlem maliyetleri,aktiflerin satın alınması veya satılması sırasındaki giderlerden oluşur.
145 views
BİRİNCİ BÖLÜM
I . ÖZELLEŞTİRME NEDİR ? TANIMI ve ORTAYA ÇIKIŞ SÜRECİ
A . Özelleştirmenin Tanımı :
Uluslar arası platformda 1970’li yıllarda baş gösteren uluslar arası para ve döviz kuru sis temlerinin ekonomilerde gerekli kıldığı yapısal değişiklik sonucu yeni bir ideolojik strateji uygulama gündeme geldi . Sadece ekonomik değil , politik sonuçlar elde etmeyi hedefleyen stratejinin adı özelleştirmedir . Daha önce özelleştirme tartışma ve denemelerine rastlanmakta ise de , 1970’ten sonra uluslar arası platformun gündeminde ağırlıklı olarak yer aldı . İlk önemli denemeleri İngiltere’de Thatcher başlattı . Özelleştirme kelimesi , ilk defa 1983 yılında Wehs
757 views
T.C. EKONOMİDEN SORUMLU DEVLET BAKANI KEMAL DERVİŞ : TL aşırı değerlendi.İhracatçılar bundan şikayetçi.Uluslar arası piyasada fiyat belirlemede zorlandıklarını belirttiler.TCMB gerekirse bu,aşırı değerlenmiş TL’ye müdahele edebilir(Bu müdahele Merkez Bankasının piyasadan döviz satın alarak TL’nin değerini düşürmesi ve döviz kurlarını yükseltmesi şeklinde olacaktı).
ŞUBAT 2001 KRİZİ SONRASI IMF İLE BİRLİKTE HAZIRLANAN EKONOMİK PROGRAMIN AMACI : Şubat 2001 krizinden hemen sonra hazırlanan bu ekonomik programın ana amacı(hatta tek amacı) Türkiye’de yıllardır süregelen yüksek enflasyonu azami düzeyde düşürmek.
Enflasyon hepimizin bildiği gibi genel fiyat artışıdır.Fiyatların artmasını temel olarak iki sebebe bağlayabiliriz.1)Üretim maliyetlerinde meydana gelen fiyat artışı(Bu durumda üreticiler yüksek maliyeti ürettikleri malların fiyatlarına yansıtacaklardır.).
48 views
Türkiye ekonomisinde şartlara uygun kararların verilmesine ve kararlılıkla uygulanmasına ihtiyaç vardır. Ancak Türkiye’de kriz dönemlerinde gerekli stratejilerin geliştirilmesi konusunda büyük eksiklikler görülmektedir.
1999 yılında ekonomik büyümenin %6 civarında oluşması ekonomik faaliyetlerde daralma kendini ithalatın küçülmesi ve ihracatın bir önceki yıla oranla %4 düşmesi şeklinde kendini göstermiştir. Bu dönemde enflasyondaki düşüş durmuş ve enflasyonist beklentiler yeniden canlanmış; bir önceki yıl %54’e düşen enflasyon yeniden %63’e yükselmiştir.
Buna karşılık Bulgaristan ve Yunanistan gibi ülkelerde enflasyon %3 ‘e düşmüştür.
1999 yılında mali sistemde faaliyet gösteren kurumların mali yapıları önemli ölçüde bozulmuş; borç yönetimi iflas etmiş; kamu açıklarının yüksek maliyetli iç borçlanmayla karşılanması faiz giderlerinin bütçe içindeki payını hızla arttırmıştır.
134 views
Günümüzde tüm dünyayı saran internet ağının temeli Amerikan ve Sovyet Rusya arasındaki rekabete dayanmaktadır.
· 1957′de Sovyetlerin ilk yapay dünya uydusu olan Sputnik’i fırlatmaları üzerine ABD Savunma Bakanlığı, bilim ve teknolojinin orduya en iyi şekilde uygulanması için ARPA projesini başlattı.
· Amerikan Hava Kuvvetleri 1962 yılında ABD’ye yapılabilecek bir nükleer saldırıdan sonra bile misiller ve bombardıman uçakları üzerindeki kontrollerini nasıl sürdürebileceğini araştırmaya başladı. Bu amaçla yapılan araştırmada merkezi olmayan askeri bir bilgisayar ağının tüm ülkeye yayılabileceği ve bir nükleer saldırıya karşılık karşı saldırı yapabileceği gösterildi. ARPA projesi bu ağı destekledi ve ARPANET adını aldı.
32 views