Hangi Şirketler E-Ticaret’i Kullanabilir

  • GİRİŞ
  • Günümüzde en çok konuşulan kavramların başında globalleşme gelmekte. Globalleşme “Coğrafi sınırların ve uzaklıkların önemini yitirmesi” olarak tanımlanabilir. Globalleşmede en önemli unsurlardan biri bilgi ve bilgiye kolay ve hızlı ulaşımı sağlayabilmektir.

    Şirketler globalleşen pazar içinde edebilmek için hıza ve iletişime ihtiyaç duymaktadırlar. Teknolojik gelişmeler sayesinde işletmelerin ulusal pazarlardan uluslararası pazarlara çıkması gittikçe kolaylaşmıştır.

    Bilgisayar teknolojisinin dünyamıza girmesiyle birlikte bir çok işlem çok kolaylaşmıştır. Bilgisayardaki teknolojik gelişmelerle internet artık dünyamıza girmiş ve iş yaşamının da vazgeçilmez bir parçası gelmiştir. İnternetin hayatımıza girmesiyle e- kavramı da sözlüklerde yer almaya başladı. E- en basit şekliyle “İnternet üzerinden mal ve hizmet alım satımı” olarak tanımlanabilir.

    7 views

    22 Mayıs 2011
    Okunma 7
    bosluk

    İşletmenin Yönetimi

    “Akıl yaş ta değil baştadır,
    fakat aklı başa yaş getirir.”
    Pazara katılmadan, başka deyişle, işe başlamadan önce yapılan planlama çalışmaları girişimcinin ilerideki başarısı için gereklidir. Ancak, aşamada ­pılan çalışmalar iş adamının ilerideki yıllardaki başarısının sürekli olacağını edemez. Hızla değişen koşullara uyum sağlamak, gücünü ve pazar payını korumak, başarının sürekliliği için zorunludur. Bunun için paza­rın yakından izlenmesi, işlerin yürütülmesi için nelerin yapılması gerektiğinin bilinmesi, yapılması gereken işlerin de doğru biçimde yapılması gerekir. Bir bakıma, girişimci için asıl mücadele pazara katıldıktan sonra başlar. Bu ne­denle, işletme sahibi amacına ulaşabilmek için nelerin yapılması gerektiğini ve bunların nasıl yapılacağım bilmelidir.

    516 views

    13 Mayıs 2011
    Okunma 516
    bosluk

    Japon Yönetim Teknikleri Kitap Özeti

    BÖLÜM 1

    ’yla Rekabete Giriş……:

    Japonya’daki şirketlerini yenmek için belirlenen stratejiler:

    · Japonya’dakine eşit onların üstünde düzeyleri saptamak.

    · Japonya’daki verimlilik düzeyine ulaşmak.

    · Çalışmayı üç vardiya halinde düzenlemek.

    Sürekli kendini geliştirme maliyetleri düşürüp fiyatları artırmaya yönelik baskı.

    Eğer rutin işlerin bütün zamanlarını aldığı gerekçesiyle insanlar kendilerini ve çalışma düzenlerini geliştirmeye yönelmezse, sorunlar sürüp gitmekle kalmayacak sorunlar çıkarak maliyetin da yükselmesine neden olacaktır

    60 views

    9 Nisan 2011
    Okunma 60
    bosluk

    Japon Kalkınma Modeli

    Rekabetin globalleştiği, bilgi ve teknolojinin sınır tanımadan aktığı dünyada şirketlerin rekabette üstünlük sağlayabilecekleri tek konu insan kaynaklarıdır. Batı dünyasının uzun yıllar büyük gıpta ile izlediği ve adeta kara mizah örneği olarak Amerikalı tarafından gerçekleştirilmiş olan Japon Mucizesi, esas olarak beş ilkeye dayanmaktadır.
    Japon Mucizesi diye adlandırılan süreç incelendiği , bütün öğelerin insana bağlı olduğu açıkça ortadadır. gücü harekete geçirmek ise önemli ölçüde liderlere bağlıdır. Gerçek liderler çalışan memnuniyetinin, çevre bilincinin ve sosyal sorumluluğun gelecekte üretkenliği ve verimliliği artıracağının bilincindedirler. Ayrıca şirketlerin sahip oldukları değer sistemi onlara pazarda varolan en üstün nitelikli insan gücünü istihdam etme şansını vermektedir.
    Sağlam bir akıl ve ahlâk yapısına sahip olan Japonlar, baştan başa yıkılmış, ağır  tazminatlar ödemeye mahkum edilmiş yurtlarını, yirmi beş yıl içinde dünyanın en zengin ve ileri ülkelerinden biri getirmeyi başarmışlardır.
    ’nın yakın tarihinde iki dönüm noktasından söz edilir. Birincisi 1800 yıllarında olan devrimi, ikincisi 2. Dünya savaşı.
    Meiji dönemiyle, batıda gelişen teknoloji devrimini yakalamak için ilk sanayileşme hareketleri başlamış ve ikinci dünya savaşına kadar devam etmiştir. Şu bir gerçek , bu süreçte Japonya, batının kültür ve medeniyetini değil, ve teknolojisini örnek almıştır. Ancak ikinci dünya savaşını kaybedince, Askeri birlikleri tarafından işgal edilen ülkenin  her tarafında kışlaları kurulmuştur.

    62 views

    9 Nisan 2011
    Okunma 62
    bosluk

    Sermaye Bütçelemesi

    I.   GİRİŞ
    Sermaye bütçelemesi teorisi ile uygulaması arasında büyük farklar vardır. Geçen onbeş yıl içinde sermaye bütçelemesi teorisi; kârlılık analizi, matematiksel , olasılık ve istatistik teorisinden büyük ölçüde yararlanmıştır ve nedenle sermaye büt-çelemesini bunlar olmaksızın düşünmemek gerekir. Kuşkusuz ay­nı süre içinde sermaye bütçelemesi uygulamasında da değişiklikler olmuştur, fakat işletme yöneticileri tekniklerin çoğunu ­ yanaşmamışlardır. Bu makalenin amacı teori ve uygulamayı karşılaştırmak ve 1) teori ve uygulama arasındaki farkın yapısını ve farkı yaratan nedenleri araştırmak, 2) teorinin uygulamaya el­verişli hale gelmesini sağlayacak yolları göstererek bu farkın ­masına yardım etmektir. Makale, anlaşılmasını kolaylaştırmak amacı ile dört bölüme ayrılmıştır : Finansal yönetimin amaçlan, yatırım kararlarında riziko analizi, yatırım seçiminde kârlılık krite­ri ve sonuçlar.
    Sermaye bütçelemesi teorisini birkaç cümlede açıklamak ­naksızdır diyemeyeceğiz çok zordur. Günümüzdeki ­ye bütçelemesi teorisi derken; «Management Science, Journal of Finance, Journal of Financial and Ouantitative Analysis ve Enginee-ring » dergilerde yayımlanan makalelerde yazılanları kastediyorum. Bu teori, genellikle modern matematiksel aletlerin
    kullanamasın! gerektirir. Günümüzdeki sermaye bütçelemesi uygu­laması olarak 1969 yaz aylarında yönettiğim örnek çalışmala­rını göstereceğim. Bu çalışmada; elektronik, havacılık, petrol, ev aletleri ve büro malzemesi endüstrilerinde sekiz orta ve büyük iş­letmede görüşmeler yapılmıştır1. Görüşme yaptığım işletmelerde bütün gün süren tartışmalar yaptım. Alman örneğin küçüklüğü ne­deniyle uygulamaya ait, istatistik genellemeler yapmak istemedim, işletmeler seçilirken, yönetimlerindeki etkinlik dikkate alındığın­dan, bu işletmeler günümüzdeki sermaye bütçelemesi hakkında ge­nel bir fikir verecektir.

    194 views

    9 Şubat 2011
    Okunma 194
    bosluk

    Finansal Ürünlerin Yapısı Ve Fonksiyonları

    Finansal piyasaların en önemli fonksiyonu gerçek sermaye(finansal sermaye)oluşumunu sağlamasıdır.Finansal araçlar yatırımcıların yatırım harcamalarını kendilerinin karşılaması yerine söz konusu araçlardan karşılamasını ve araçlara yatırım yapanların da kolay ve az riskle gelir etmelerine olanak tanımaktadır.
    Finansal ürünlere yapılan yatırımlar,yatırımcıya direkt sahip olunabilecek fiziki varlıktan daha değişken varlıklara sahip olmalarına,(varlık transferi kolaylığı,dağıtım, çeşitlendirilmesi ve dağıtımına sahip olmaları durumunda)fırsat vermektedir.    

    FİNANSAL ÜRÜNLERİN YAPISI

    Finansal pazarlarda fon oluşumunu sağlayan ve işlem gören varlıkları finansal ürün olarak tanımlayabiliriz.
    Diğer yandan finansal ürünlerin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
    *Bölünebilirlik:Bu özellik servet sahiplerinin finansal araçlara istedikleri büyüklükte sahip olmaları açısından önem taşır.Eğer finansal değer çok büyük ise bir çok servet sahibi bu araçlara yönelmeyebilir.Ancak genelde bölünebilirliği az olan tahvil ve ihracına yönelirler,çünkü maliyet açısından avantajlıdır.Ancak ödünç alıcılar bölünebilirliği yüksek olan menkul değerleri tercih ederler.
    *İşlem Maliyetleri:Servet sahipleri açısından işlem maliyetleri,aktiflerin satın alınması satılması sırasındaki giderlerden oluşur.

    145 views

    27 Aralık 2010
    Okunma 145
    bosluk

    Özelleştirme Nedir ? Tanımı Ve Ortaya Çıkış Süreci

    BİRİNCİ BÖLÜM
    I . ÖZELLEŞTİRME NEDİR ? TANIMI ve ORTAYA ÇIKIŞ SÜRECİ
    A . Özelleştirmenin Tanımı :
    Uluslar arası platformda 1970’li yıllarda baş gösteren uluslar arası  para ve sis temlerinin ekonomilerde gerekli kıldığı yapısal değişiklik sonucu ideolojik uygulama gündeme . Sadece değil , sonuçlar etmeyi hedefleyen stratejinin adı özelleştirmedir . önce özelleştirme tartışma ve denemelerine rastlanmakta ise de , 1970’ten sonra uluslar arası  platformun gündeminde ağırlıklı olarak yer aldı . İlk önemli denemeleri İngiltere’de başlattı . Özelleştirme kelimesi , defa 1983 yılında Wehs

    757 views

    25 Ekim 2010
    Okunma 757
    bosluk

    2001 Şubat Krizi Sonrası Türkiye

    T.C. EKONOMİDEN SORUMLU BAKANI KEMAL DERVİŞ : TL aşırı değerlendi.İhracatçılar bundan şikayetçi.Uluslar arası piyasada fiyat belirlemede zorlandıklarını belirttiler.TCMB gerekirse ,aşırı değerlenmiş TL’ye müdahele edebilir( müdahele Merkez Bankasının piyasadan döviz satın alarak TL’ değerini düşürmesi ve döviz kurlarını yükseltmesi şeklinde olacaktı).
    ŞUBAT 2001 KRİZİ SONRASI İLE BİRLİKTE HAZIRLANAN EKONOMİK PROGRAMIN : Şubat 2001 krizinden hemen sonra hazırlanan bu ekonomik programın ana amacı( amacı) Türkiye’de yıllardır süregelen yüksek enflasyonu düzeyde düşürmek.
    Enflasyon hepimizin bildiği gibi fiyat artışıdır.Fiyatların artmasını olarak iki sebebe bağlayabiliriz.1)Üretim maliyetlerinde meydana fiyat artışı(Bu durumda üreticiler yüksek maliyeti ürettikleri malların fiyatlarına yansıtacaklardır.).

    48 views

    25 Ekim 2010
    Okunma 48
    bosluk

    1999 Yılı Ekonomide Gerileme Dönemi

    Türkiye ekonomisinde şartlara uygun kararların verilmesine ve kararlılıkla uygulanmasına ihtiyaç vardır. Ancak Türkiye’de dönemlerinde gerekli stratejilerin geliştirilmesi konusunda büyük eksiklikler görülmektedir.
    1999 yılında büyümenin %6 civarında oluşması   faaliyetlerde daralma kendini ithalatın küçülmesi ve ihracatın önceki yıla oranla %4  düşmesi şeklinde kendini göstermiştir. dönemde enflasyondaki düşüş durmuş ve enflasyonist beklentiler yeniden canlanmış; bir önceki yıl %54’e düşen   yeniden %63’e yükselmiştir.
    Buna karşılık Bulgaristan ve Yunanistan ülkelerde enflasyon %3 ‘e düşmüştür.
    1999 yılında sistemde faaliyet gösteren kurumların yapıları önemli ölçüde bozulmuş; borç yönetimi iflas etmiş; kamu açıklarının yüksek maliyetli iç borçlanmayla karşılanması giderlerinin bütçe içindeki payını hızla arttırmıştır.

    134 views

    22 Ekim 2010
    Okunma 134
    bosluk

    Yeni Ekonomi Ve Türkiye

  • 1. İNTERNET
  • Günümüzde tüm dünyayı internet ağının temeli ve Sovyet arasındaki rekabete dayanmaktadır.
    · 1957′de Sovyetlerin yapay dünya uydusu olan Sputnik’i fırlatmaları üzerine Savunma Bakanlığı, ve teknolojinin orduya en iyi şekilde uygulanması için projesini başlattı.

    · Amerikan Hava Kuvvetleri 1962 yılında ABD’ye yapılabilecek nükleer saldırıdan sonra misiller ve bombardıman uçakları üzerindeki kontrollerini nasıl sürdürebileceğini araştırmaya başladı. amaçla yapılan araştırmada merkezi olmayan askeri bir bilgisayar ağının tüm ülkeye yayılabileceği ve bir nükleer saldırıya karşılık karşı saldırı yapabileceği gösterildi. ARPA projesi ağı destekledi ve adını aldı.

    32 views

    22 Ekim 2010
    Okunma 32
    bosluk
     Son Yazılar FriendFeed

    Tavsiye Bağlantılar