Isınınca genleşmeleri sıcaklıkla orantılı olan katı, sıvı, gaz maddelerden çeşitli termometreler yapılmıştır. Çok yaygın olarak kullanılan sıvılı ve metal termometrelerdir.
Sıvılı Termometreler:
Sıvılı termometrelerde genleşmeleri büyüyen ve sıcaklıkla orantılı olan sıvılar kullanılır. İnce cam boru içindeki sıvı; cıva ise cıvalı termometre, alkol ise alkollü termometre adını alır.
Cıva –39 santigrat derecede donar, 357 santigrat derecede kaynar. Cıvalı termometreler ile –39 santigrat derece ile 357 santigrat derece arasındaki sıcaklıkları ölçebiliriz. Çok soğuk kış günlerinde bu termometreler kullanılmaz. Bunu yerine donma sıcaklığı daha düşük olan alkollü termometreler kullanılır. Çünkü alkol yaklaşık olarak-115 santigrat derecede donar. Bu termometreleri kutuplarda kullanmak mümkündür. Ancak kılcal boru içindeki sıvının iyi görülebilmesi için kırmızı, mavi, sarı vb. renkli boya maddeleri ile boyanması gerekir. Sıvılı termometreler kullanıldıkları yerlere göre çeşitli isimler alırlar. Duvar termometresi, laboratuar termometresi ve hasta termometresi gibi.
100 views
Elektroliz Nedir?
Bir elektrik akımı tarafından aşılan bir elektrolitin uğradığı ayrışmaya elektroliz denir. Elektroliz, bu akımın elektrolit içinde iletilmesiyle birlikte gelişir. Elektrolit, çoğunlukla erimiş olarak ya da bir tuz eriyiğinin sulu çözeltisi halindedir. Volta pilinin bulunmasıyla (1800) ve suyun elektrolizine uygulanmasıyla ilgili ilk deneyler, XIX. yy’ın başlarında gerçekleştirilmiştir.Elektroliz sözcüğünün, olayı özel olarak inceleyen Michael Faraday tarafından ortaya atıldığı sanılmaktadır.
Elektrolizin Uygulama Alanları
Elektroliz, öncelikle, elektrolizle metalürjilerde, metallerin hazırlanmasında (çözünmez anot) ya da arıtılmasında (çözünür anot) kullanılır. Elektroliz, ayrıca, galvanoplastide, bir elektrolitik metal birikimiyle metal birikimiyle döküm kalıbına biçim vermede aşınmaya karşı korumada ve bir metal çökeltisiyle metallerin kaplanmasında (sözgelimi, nikel kaplama, çinko kaplama, kadmiyum kaplama, krom kaplama, gümüş ya da altın kaplama) baş vurulan bir yöntemdir. Arı hidrojen, özellikle, suyun elektroliziyle elde edilir. Öbür uygulamaları arasında, gaz üretimi (klor), metal üstünde koruyucu oksitli anot tabakalarının elde edilmesi (alüminyumun, alümin aracılığıyla anotlaştırılması işlemi) elektrolizle parlatma, metallerin katot ya da anot olarak yağlardan arındırılması sayılabilir. Elektroliz, akım şiddetlerinin, özellikle de voltametrelerdeki akım miktarlarının ölçülmesine de olanak verir. Sürekli akım yardımıyla, organik dokuların ayrıştırılmasına dayanan tedavi elektrolizi, cerrahide sinir uçlarının (nöronların), sertleşen urların, burun deliklerindeki poliplerin yok edilmesinde, sidik yolu (üretra) ya da yemek borusu daralmalarının tedavisinde vb. kullanılır.
156 views
Ünitenin Adı : YA BASINÇ OLMASAYDI ?
Sınıf : İlköğretim 7. Sınıf
Deney No : 9 – 10
Deneyin Adı : Suyun Gücü ve Sıvının Kaldırma Kuvvetiyle Yoğunluk İlişkisinin İncelenmesi
Deneyin Amacı : Bazı katı cisimlerin herhangi bir sıvı içerisinde, havadaki ağırlığından daha hafif olduğunu görmek, dolayısıyla burada sıvının cisme karşı bir kaldırma kuvveti uyguladı-ğını görmek.
Teorik Bilgi :
Sıvıların içine batırılan cisimler, yukarıya doğru itilirler ve ağırlıklarından kaybederler. Bunun nedeni sıvıların kaldırma kuvveti dir. Kaldırma kuvvetinin varlığı, Arşimet adlı bilim adamı tarafından bulunmuştur.
Bütün sıvılar içlerinde bulunan maddeye kaldırma kuvveti uygularlar. Bu kuvvet cismin sıvı i-çindeki hacmine ve sıvının yoğunluğuna bağlıdır. Yani, cismin batan kısmının hacmi ve sıvı-nın yoğunluğu ne kadar büyükse, sıvının cisme uygulayacağı kaldırma kuvveti de o kadar bü-yük olmak zorundadır.
1.017 views
GüneÅŸ ışığı ve yarı iletken silikonun etkileÅŸimi ile artı ve eksi yükler dolayısıyla bir voltaj farkı ortaya çıkar. Metal baÄŸlantılarla iletilen, doÄŸru akım özelliÄŸine sahip, çok sayıda güneÅŸ hücresinin tek ünite altında bir araya getirilmesi ile %13-17 verimle 130W’a kadar enerji saÄŸlayabilen güneÅŸ panelleri üretilir. Bu paneller, ilk kez uzay araçlarına elektrik saÄŸlanması amacıyla kullanılmış, zaman içinde kapasiteleri arttıkça kullanım alanları yaygınlaÅŸmıştır. GüneÅŸ panelleri, güneÅŸ ışığını direk olarak elektriÄŸe çevirir. PV (Fotovoltaik) hücreleri, daha önce saat ve hesap makinelerinde kullanılmıştı. GüneÅŸ ışığı, bu maddeler tarafından emildiÄŸinde, elektronlar bulunduÄŸu atomlardan ayrılarak madde içinde serbest kalır ve böylece elektrik akımı oluÅŸur. Işığın (foton), elektriÄŸe (voltaj) dönüşümüne fotovoltaik efekt adı verilmiÅŸtir. Yeni paneller, gölgeli havalarda bile önemli miktarda elektrik enerjisi üretebilmektedir. GüneÅŸ enerjisi mekan ısıtma, su ısıtma, arıtma amaçlı kullanılabilir.
Bir evin tüm elektrik ihtiyacının güneş enerjisi ile karşılanabilmesi, temel olarak iki parametreye bağlıdır: o bölgenin güneş durumu ve evin günlük elektrik tüketimi. Teorik olarak, evin sadece güneş enerjisi ile enerji ihtiyacını sağlaması mümkün olsa bile kalorifer, şofben, air-condition gibi yüksek miktarda akım çeken cihazlar sistem maliyetini 2-3 kat arttırırlar. Bu nedenle, yazın güneş, kışın doğalgaz kullanımı en çok önerilen alternatiftir. Böyle bir sistemin ortalama maliyeti 5.000-22.000 USD arasında değişmektedir. Fotovoltaik sistemlerin bakım maliyeti yoktur. Yazın uzun süre yağmur yağmaması halinde yapılması gereken tek bakım işlemi, 15-20 günde bir güneş panellerinin üzerini silmek olabilir. Sıcak su elde etmek için güneş kolektörleri kullanılır. Kolektörün yapısında, ince güneş ışınlarını soğuran bir tabaka bulunur. Soğurulan güneş plakayı ısıtır, plakaya bağlı borulardan geçen su ısınır.
1. GÜNEŞ KOLLEKTÖRLERİ PROJELERİ
Güneş Kollektörleri Test Standı
Ülkemizde kollektör üretimini daha iyiye kanalize etmek ve standard bilincinin oluÅŸmasına yardımcı olmak amacına yönelik olarak EİE Yenilenebilir Enerji Kaynakları AraÅŸtırma Parkına bilgisayar destekli bir güneÅŸ kollektörü test standı tesis edilmiÅŸtir. Türk Standartları Enstitüsü ile yapılan protokol çerçevesinde TS – 3680 standardının ısıl performans deneyleri bu standda gerçekleÅŸtirilmektedir. Ayrıca üreticilerin geliÅŸtirdikleri ürünler de bu standda ücretsiz olarak test edilmektedir.
216 views
* Erime nedir?
- Bir Katının ısı alarak sıvı hale geçmesidir.Sıvı hale geçmeye başladığı sıcaklığa erime noktası denir.
* Donma nedir?
- Bir sıvının ısı vererek katı hale geçmesidir.Sıvının donmaya başladığı sıcaklığa donma noktası denir.
* Kaynama nedir?
- Sıvı maddenin sıvı halden gaz haline geçmesine kaynama, kaynamanın başladığı süreye kaynama noktası denir.
* BuharlaÅŸma nedir?
- Sıvı yüzeylerinden gaz moleküllerine ayrılmasına denir.
# Buharlaşma her sıcaklıkta kaynama ise belli sıcaklıklarda olur.
* YoÄŸunlaÅŸma nedir?
- Gaz moleküllerinin ısı vererek sıvı hale geçmesine denir.
Not; Saf bir maddenin erimesi,donması,kaynaması ve yoğunlaması boyunca sıcaklık sabit kalır.
* Süblimleşme nedir?
- Katının direkt olarak olarak gaz haline geçmesi olayıdır.Tersinir bit olaydır.
* Öz Isı nedir?
- Bir maddenin 1 gramının sıcaklıgını 1 cal/gr C` degiÅŸtirmek için gereken ısı miktarına o maddenin öz ısısı denir. Sembolü ” C ” dir.
* Erime Isısı nedir?
- Erime sıcaklığındaki bir katının 1 gramının sıvı hhale geçebilmesi için gereken ısı miktarına erime ısısı denir.
* Buharllaşma Isısı nedir?
- 1 gram sıvının buharlaşabilmesi için gereken ısı miktarına o maddenin buharlaşma ısısı denir.
155 views
Evrim: Biyolojide, çeşitli hayvan ve bitki türlerinin daha önce yaşamış atasal tiplerinden türediği ve bu tipler arasında belirgin farklılıkların kuşaklar boyunca geçirilen değişikliklerden kaynaklandığını öne süren bir kuramdır. Doğal Seçilim: Yeryüzünde meydana gelen canlılar değişen iklim koşullarına uymak için çeşitli evrimler geçirmek zorundadırlar. Bu evrimleri geçirip yeni çağa ayak uydurabilenler yaşamlarını sürdürebilirler. Bunu yapamayanların ise soyları tükenir. Doğal sistemin devamlılığı için bu gereklidir. Bu güne kadar yaşamış canlıların %99’unun nesli tükenmiştir. Yeryüzü bundan 4.5 milyar yıl önce meydana gelmiştir. İlk canlıların ( İlkel bakterilerin ) oluşumu ise bundan 3.0 milyar yıl önce başlamış, çeşitli evrim ve gelişimlerin sayesinde canlılar bu günkü şekillerini alabilmişlerdir. Bu gelişimi sıralamak istersek tek hücrelilerden sonra oluşan ilk çok hücreli canlıların denizlerde yaşayan deniz anansı gibi ilkel canlılar olduğu bilinmektedir. Eğer günümüze biraz daha yaklaşırsak bizimde içinde bulunduğumuz memeliler grubunun 60-50 milyon yıl önceleri ortaya çıktığını görebiliriz. İnsanlar bundan çok sonra yaklaşık 3 milyon yıl önce oluşmaya başlamışlardır. Oluşmaya başlamışlardır diyorum, çünkü modern insan olan ( yani biz ) homo sapiens verilere göre yaklaşık 10000 ile 7000 sene önce oluşmuştur.
Evrim Kuramı Tarihi
Evrim konusu için sanırım ki biyolojinin en tartışmalı konusu diyebilirim. Bazı dinsel insanın evrim geçirmediğini Tanrının direkt olarak insanı yarattı söylemektedirler. Fakat bu bilim adamlarınca böyle olmamıştır. Pek çok konuda olduğu gibi bilim ve din yine birbiriyle çeliştir. Bilim çevreleri insanın çeşitli evrimler geçirerek bu günkü halini aldığını söylemektedirler.
62 views
Dünyanın oluÅŸumundan beri, sismik yönden aktif bulunan bölgelerde depremlerin ardışıklı olarak oluÅŸtuÄŸu ve sonucundan da milyonlarca insanın ve barınakların yok olduÄŸu bilinmektedir. BilindiÄŸi gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuÅŸaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. GeçmiÅŸte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduÄŸu gibi, gelecekte de sık sık oluÅŸacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uÄŸrayacağımız bir gerçektir. Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, yurdumuzun %92′sinin deprem bölgeleri içerisinde olduÄŸu, nüfusumuzun %95′inin deprem tehlikesi altında yaÅŸadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98′i ve barajlarımızın %93′ünün deprem bölgesinde bulunduÄŸu bilinmektedir. Son 58 yıl içerisinde depremlerden, 58.202 vatandaşımız hayatını kaybetmiÅŸ, 122.096 kiÅŸi yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Sonuç olarak denilebilir ki, depremlerden her yıl ortalama 1.003 vatandaşımız ölmekte ve 7.094 bina yıkılmaktadır.
DEPREM NEDİR ?
YerkabuÄŸu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreÅŸimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayına “DEPREM” denir. Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiÄŸi ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uÄŸrayacak ÅŸekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doÄŸa olayıdır. Depremin nasıl oluÅŸtuÄŸunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne ÅŸekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların deÄŸerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diÄŸer konuları inceleyen bilim dalına “SİSMOLOJİ” denir.
DEPREMİN OLUŞ NEDENLERİ VE TÜRLERİ:
Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli
63 views
Endüstüryel ısı esanjörleri ve ilgili ekipmanları çoÄŸunda kostürüksiyon ve doÄŸal ya da zorlanmış ısı transferi aynı anda oluÅŸmaktadır. Bu durumda, ısı transfer katsayılarının ölçümü ve belirlenmesi düz ve geniÅŸletilmiÅŸ transfer yüzeylerinin yerleÅŸtirildiÄŸi bir hava kanalındaki ısı akısı ve sıcaklık profilinin incelendiÄŸi test cihazı ile yapılır. Düşey kanal , hava sıcaklığı ve hızının kolay ölçülmesini ÅŸekilde ve ayrıntılı inceleme için , ısıtılmış belirli boyutlardaki deÄŸiÅŸik yüzey modüllerinin hava akımına tutulmasını saÄŸlayacak ÅŸekilde kurulmuÅŸtur. Kanalın üst tarafına yerleÅŸtirilmiÅŸ bir fan , zorlanmış konveksiyon deneyleri için hava akımını saÄŸlar. Bağımsız bir konsol , sıcaklık ölçümü , güç kontrolünü ve fan hız kontrol devresini içerir. Buna uygun olarak ölçüm ölçüm aletleri ile birlikte deney ünitesine baÄŸlanır. Sıcaklık ölçümü oC olarak doÄŸrudan sayısal okumalı termistor sensörler (sezici, 0,1 oC’lik farklılıktan etkilenmektedir) ile yapılır. Hava hızı, kanala yerleÅŸtirilmiÅŸ, taşınabilir(portatif) bir anemometre ile ölçülür. Güç kontrol devresi 0-100 watt aralığında sürekli deÄŸiÅŸir bir elektriki güç saÄŸlamaktadır. Mevcut ünite ile, doÄŸal ve zorlanmış konveksiyon ısı transferi katsayıları :
- Düz bir yüzey
- Silindirik kanatlı yüzey
- Üçgen kanatlı yüzey
164 views
Sanayide kullanılan endüstriyel malzemelerin kullanım alanlarını, malzemenin yapısal özellikleri belirlemektedir. Örneğin: makine sanayinde, malzemelerin mukavemet sınırları göz önüne alınması gereken başlıca faktörken, elektrik sanayinde bu faktör, malzemenin iletkenlik özelliklerini kapsamaktadır. Yapılacak olan deneyde bir malzemeye ait ısı geçirgenliği değeri hesaplanarak malzemenin ısı geçişine nasıl etkidiği incelenmeye çalışılacaktır.
DENEY CİHAZI:
Cihaz ; Kontrol ünitesi, soğutma suyu hattı, ara parçaların tutulmasını sağlayan tutuculardan meydana gelmektedir. Bu kısımlardan kısaca bahsedilecek olursa;
Kontrol ünitesi: Kontrol ünitesi üzerinde cihazın çalıştırılmasına yarayan açıp kapama düğmesi, ısıtıcı gücünün ayarlandığı güç ayar düğmesi, üzerinde ölçüm yapılacak parçanın belirli noktalarından sıcaklık değerlerinin ölçülüp dijital olarak gösterimini sağlayan konum ayar düğmesinden oluşmaktadır.
215 views
Tristör ,silisyum maddesinden yapılmış iki P ,iki N maddesinden oluÅŸur.Transistör gibi devrede bir anahtar görevi görür.Tristörü bir tane PNP tipi bi-polar transistör ve bir tane NPN tipi bi-polar transistörün birleÅŸimi gibi düşünebiliriz.AÅŸağıdaki ikinci ÅŸekilde ok ile gösterilen yerlerden transistörlerin birleÅŸtiÄŸini varsayarak tristörü basitçe tanımlıyoruz.DoÄŸru polarma altında çalışırlar , yani anod ucuna artı ,katot ucuna eksi ve geyt ucuna ise katoda göre artı – anoda göre eksi gerilim verilir. Tristörler genellikle sanayide güç elektroniÄŸi dalında ;Kaynak makinalarında ,Motorların Devir Kontrolünde ,Aydınlatma ve Isıtma sistemlerinde kullanılır.AC ve DC akımda da kullanılabilir. Tristörler akım olarak mA seviyelerinden 3000 A. seviyelerine kadar ,gerilim olarak ise mV seviyelerinden 5 KV ( 5000 V ) seviyelerine kadar devrede kullanılabilirler.
132 views