Elektrik enerjisinin en önemli özelliklerinden biride üretildiği yerden çok uzaklara taşınabilmesidir.Bu taşınmanın verimli bir şekilde yapılabilmesi için gerilimin yeteri kadar yüksek olması gerekir. Santrallerde generatörler yardımı ile üretilen elektrik enerjisinin gerilimi çok yüksek değildir.Generatör çıkış gerilimleri 0,4-3,3-6,3-10,6-13,0-14,7-15,8 ve 35 Kilovolt (kV) değerlerindedir.Bu gerilimler enerjinin çok uzak bölgelere taşınabilmesini sağlayacak kadar yüksek olmadığından Gerilimi yükseltilmesi ancak transformatör ile gerçekleştirilir. Transformatörler, gerilimi alçaltma ve yükseltme şekline göre iki çeşittir:
Alçaltıcı Transformatörler:Primer sargısına uygulanan gerilimi sekonder sargısından daha alçak bir şekilde aldığımızda bu tip transformatörlere alçaltıcı tip transformatörler denir. Yükseltici Transformatörler: Primer sargısına uygulanan gerilimi sekonder sargısından daha yüksek bir şekilde aldığımızda bu tip transformatörlere yükseltici tip transformatörler denir.
SINIFLANDIRILMASI:
Transformatörler çeşitli özellikleri dikkate sınıflandırılır:
393 views
Malzeme :
Bir deney tüpü veya ilaç tüpü,
1 – 2 mm çaplı ince,
Tüp boyutunda cam boru,
Mantar tıpa.
Yapılışı:
Şemada görüldüğü gibi tüp içerisinde 4 – 5 cm renkli su konur.
İnce boru üzerinde kağıt şerit veya bölmeli karton yapıştırılır.
İnce boru mantar arasından geçirilir.
Tüpe yerleştirilir.
Bu havalı veya gazlı bir termometredir.
Derecelemek için mantara kadar buza batırılır.
3 – 5 dakika beklenir, renkli sıvının ince boruda geldiği yere (0° C) yazılır.
Sonra tüp su buharına 3 – 5 dakika tutulur, renkli suyun geldiği yere (100° C) yazılır.
Bu sıcaklık böyle bir termometre için çok olabilir.
Bu nedenle buhar yerine sıcaklığı 25° C – 30° C olan suya diğer bir termometre ile birlikte daldırılır.
Diğer termometreden okunan rakam, yapılan tüp termometreye de yazılır.
Diğer termometre 30 rakamını göstermiş ise 0° C ile bu rakam arası 30 eşit bölmeye ayrılır
Bir kağıt veya kartona çizilerek ince boru üzerine yapıştırılır.
Çalışması ve Bilgi:
Bütün cisimler ısı ile genişler ve hacimlerini artırırlar. Soğuma ile de büzülür ve hacimlerini küçültürler. Termometreler çoğunlukla metallerin ve sıvıların sıcaklıkla orantılı olarak genleşmelerinden yararlanılarak yapılır. AB arasındaki hava ısınma ile genleşir. Tüpteki su yüzeyine basınç yapar. Bu basınç, renkli sıvıyı ince boruda yükseltir veya tam tersi hava soğursa, tüpteki hava da büzülür su yüzeyine basıncı azalır ve ince borudaki renkli su seviyesi düşer, termometre küçük rakamlar gösterir. Burada havanın (gazın) genleşme ve büzülme miktarları sıcaklıkla orantılıdır.
18 views
Sünger, bir hayvan türüdür. Ama, ayırımı öylesine güç yaratıktır ki XIX. Yüzyıl başlarına değin bitkimsi hayvan yada hayvan bitki olarak adlandırılmıştır. Sünger, çok hücreli hayvanlar arasında en ilkel yapılılardan biridir. Kas, sinir, ağız ve sindirim boşluğu, kalp gibi herhangi bir organı oluşmamışır. Buna karşın süngerlerin çok uzun zamanlardanberi yaşadığı ve varlıklarını başarıyla sürdürdükleri bilinmektedir. 5000′den çok türü olan bu hayvanlar tatlı suda ve denizlerde, 7500 metreden derin olan yerlerde bile yaşarlar. Genellikle göze çarpacak derecede güzel, çok çeşitli boy ve renklerde olan süngerlerden binlerce yıldır yararlanılmaktadır. Günümüzde en önemli kullanım alanı ilaç endüstrisindedir. Bir tür süngerin bazı kanserlere karşı yararlılığı üzerinde durulmaktadır.
SÜZME MAKİNELERİ
Süngerler, vücutlarının iç ve dış bölümlerine düzensiz bir şekilde dağılmış birkaç değişik yapıda hücrelerden oluşur. Süngeri diğer hayvanlardan ayıran, vücutlarındaki yaka hücreleri tarafından oluşturulan odacıklardır. Bu tip hücrelere adını veren, hücre merkezinde bulunan ve kamçıya benzeyen küçük çıkıntılardır. Bu kamçıcıklar süngeri baştan başa kaplayan kanallara giren suya, sürekli olarak vurulurlar.
423 views
ARŞİMET’İN HAYATI : Eski Yunan matematikçi ve fizikçisidir. (Syrakusai M.Ö. 287-ay.y. 212) Genç yaşta öğrenimini tamamlamak ve ünlü bilim adamı Eukleides’ in derslerini izlemek üzere Antik çağın kültür merkezi olan İskenderi‘ ye gitti. Yer kürenin çevresini zamanına göre çok iyi bir yaklaşımla veren Eratusthenes ile tanıştı. Yurduna döndükten sonra kendini tamamıyla ilmi çalışmalara adadı. Matematik, fizik ve astronomi üzerinde çalıştı. İlk olarak Arşimet daire çevresinin çapına oran olan pi sayısını,daire içine ve dışına çizilmiş düzgün çokgenler yardımıyla yaklaşıklıkla veren bir metot ortaya koydu. Çok büyük sayıları kolaylıkla belirtmeye yarayan bir yöntem bularak Yunan sayı sistemini geliştirdi. Yayların toplama ve çıkarma formüllerini buldu. Koniklerin (elips, parobol,hiperbol) kendi çevresinde dönmesiyle oluşan geometrik şekilleri inceledi. Arşimet ‘in mekanik alanda da başarıları vardır. Sonsuz vidanın hareketli makaranın, palanganın ve dişli çarkın bulucusu olarak tanınır. “Bana bir dayanak noktası gösterin dünyayı yerinden oynatayım” sözü Arşimet’e aittir.
Kurumsal çalışmaları yanında söylenceleşmiş pratik çalışmalarıda vardır. Bunlardan en ünlüsü Syracusa kralı ve dostu Hieron ‘un kendisi için yaptırdığı altın taca başka bir maden karıştırıldığından kuşkulanarak Arşimet ‘ten taç bozulmadan bunu ortaya çıkarmasını istemesiyle ilgilidir. Arşimet bu sorun üstüme düşünür, ancak birşey bulamaz. Bir gün hamamda yıkanırken suyun vücudunun batan bölümünün hacmiyle orantılı bir kuvvetle yukarı doğru ittiğini bulur. Bu yolla tacın saf altından yapılıp yapılmadığını düşünen Arşimet büyük bir sevinçle çrılçıplak olrak sokağa fırlamış ve bağırmıştır: Eureka, Eureka (buldum, buldum )…
164 views
Sinir Sistemi Merkezi sinir Sistemi ve Periferik Sinir Sistemi olmak üzere ikiye ayrılır.
MERKEZI SINIR SISTEMI:
Merkezi Sinir Sistemi 2 ana parçadan oluşur: beyin ve omurilik. Ortalama bir erişkinin beyni 1300-1400 gramdır. Beyin 100 milyar sinir hücresi (nöron) ve trilyonlarca “glia” denilen destek hücrelerinden oluşur. Omurilik ise yaklaşık olarak kadınlarda 43 cm erkeklerde ise 45 cm uzunluğunda ve 35-40 gram ağırlığındadır. Omurilik Kolumna Vertebralis denilen birçok kemikten oluşmuş bir kemik yapı içinde bulunmaktadır. Kolumna Vertebralis 70 cm uzunluğundadır, yani omurilik kolumna vertebralisten oldukça kısadir.
Serebral Korteks:
Korteks kelimesi latince “kabuk” kelimesinden gelmektedir. Kalınlığı 2-6 mm arasındadır. Serebral korteksin sağ ve sol yarısı korpus kallosum denilen, kalın bir band oluşturan sinir lifleri ile birbirine bağlanmıştır. İnsanlarda serebral korteksin yüzeyi pek çok girinti ve çıkıntıyla kaplıdır. Korteksdeki çıkıntılara girus, girintilere ise sulkus denir. Yüksek seviyeli bir memeli olan insanlarda bu girinti ve çıkıntıların sayısı çok fazlayken fare, sıçan gibi düşük seviyeli memelilerde bu girinti ve çıkıntıların sayısı daha azdır.
262 views
Sindirim sistemi, yaklaşık 9 m uzunluğunda olan sindirim kanalı, bu kanala sindirim olayıyla ilgili salgılarını akıtan “Salgı bezleri” ve dişlerden oluşmuştur. Sindirim kanalının bölümlerini ağızdan başlayarak sıralarsak şu bölümlerle karşılaşırız:
1) Ağız boşluğu
2) Farinks (yutak)
3) Özofagus (yemek borusu)
4) Mide
5) İncebağırsaklar
a) Duodenum (onikiparmak bağırsağı)
b) Jejunum
c) İleum
6) Kalınbağırsaklar
a) Kolonlar
b) Rektum
c) Anus
Sindirim olayında çok önemli yardımcı işlevler üstlenmiş olan oluşumları şöyle sıralayabiliriz: 1) Dişler, 2) Tükürük bezleri, 3) Sindirim kanalının duvarlarında bulunan salgı bezleri, 4) Karaciğer ve pankreas.
117 views
TERMOMETRE
Sıcaklığı ölçmeye yarayan aletlere termometre denir. Sıcaklığın duyarlı ve doğru olarak ölçülmesi tekniklerin geçmişi çok eskilere gitmez. Termometreyi bulan Galilei olduğu kabul edilmektedir.Galilei’nin 1592 dolaylarında geliştirdiği aygıt, ters çevrilerek ağzı bir kaptaki sıvıya daldırılmış uzun boylu bir cam şişeden oluşuyordu; şişenin içinde kalan havanın sıcaklık değişmeleri sonucu da genişleyip büzülmesi, şişe boyundaki sıvı sütunun alçalıp yükselmesine neden olurdu. Bu aygıtta önceleri renkli su yada alkol kullanılmıştı. Sonraları cıva kullanılmaya başladı ve sıcaklık değişimlerini duyarlı olarak belirlemek amacıyla aygıtta sıvı sütunu boyunca yerleştirilmiş bölmeli bir ölçek eklendi. 18. yüzyılın başlarına gelindiğinde 35 kadar farklı sıcaklık ölçeği geliştirilmiştir. Alman fizikçi Daniel Gabriel Fahrenheit , 1700-1730 arsında gerçekleştirdiği duyarlı cıvalı termometrelerde buzun erime sıcaklığını 32 derece, insan vücut sıcaklığını96 derece olarak alan bir ölçek kullandı. Bu ölçekte suyun donma noktasını(32 derece) ile kaynama noktasını (212 derece) arasındaki aralığın 1/180’i derece (simgesi °) olarak adlandırdığı sıcaklık birimini oluşturuyordu. 100 derecelik (santigrat) ilk ölçeği İsveçli astronom Anders Celsius 1742’ de geliştirdi. Celsius, suyun donma noktasını 0°, karın erime noktasını 100° olarak almıştı. Sonradan bu ölçek ters çevrildi soğuk uç 0°, sıcak uç 100° kabul edildi. Yaygın olarak kullanılan bu ölçek 1948’ değin santigrat ölçeği olarak anılmış 1948’ de adı celsius ölçeği olarak değiştirildi. İngiliz fizikçi Lord Kelvin, celsius dereceyi
704 views
“Devre 1”de temel bir seri rezonans devresi görülmektedir. Bobinin iç direnci R1 dir. Devredeki Rs ise kaynak direncidir ve rezonans enerjisinin şeklini etkilemek için devreye başka bir direnç ilave edilir. R=Rs+R1 olursa ve devrenin toplam empedansı şöyle olur.
ZT=R+JXL-JXC=R+J(XL-XC)
Seri rezonans için:
XL=XC
Rezonans anında toplam empedans basitçe şöyledir.
ZTs=R
Çünkü reaktif eleman ZT için denklemden çıkar. Formülde s harfi seri rezonans koşulunu gösterir. İndüktans ve kapasitans için rezonans frekansı şöyle elde edilebilir. XL=XC onun için ωL=1/ ωC ve ω²=1/LC veya ωs=1/√LC fs=1/ 2π√LC
Rezonans anında devreden geçen akım ise; I=E/R dir. I maksimum akım E ise uygulanan gerilimdir.
484 views
Gazlar da ağırlıklara sahip olduklarından basınç yaparlar. İçinde yaşadığımız atmosfer ( açık hava ) büyük bir basınç yapar. Fakat biz bu basıncı hissetmeyiz. Zira, dıştan yapılan bu basıncı içimize çektiğimiz gene aynı gaz
(hava )basıncı ile dengeleriz. Dıştaki basıncın azalması (yükseklere çıkıldıkça ) içimizdeki basıncı fazlalaştıracağından damar çatlamaları ve kanamalar sonucu ölümler olabilir. Gazların basıncını ölçmeye yarayan aletlere Manometre denir. Mano-
-metreler kapalı yerlerdeki gazların basıncını ölçmek için kullanılır. Manometreleri iki bölümde inceleyebiliriz.
1- Açık manometreler
2- Kapalı manometreler
833 views
Sıvılar pratikte sıkıştırılamayacağından bir tarafına yapılan basıncı
Her tarafa aynen iletir . yüzey büyürse , bu yüzeye gelen basınç kuvveti büyür. Bu prensipten yararlanılarak su cenderesi yapılmıştır. Su cenderesinde biri dar diğeri geniş olan iki silindir ve bunları alttan birleştirmek içinde ince bir boru kullanılır. Bileşik kap esasına dayanır. Bir silindire su veya sıvı doldurulunca diğer silindirde de su yükselir ve her iki silindirde aynı yükseklikte dururlar. Su cenderesi ve buna benzer düzeneklerde küçük silindirin pistonundan kuvvet uygularsak büyük silindirin pistonundan daha büyük kuvvet alınır.
Eğer işlemi tersine yaparsak küçük kuvvet alırız.
Bunun için, küçük silindirden kuvvet verilmeli , büyük silindirden alınmalıdır. Su cenderesinde küçük silindir ne kadar ( kesit küçük ) olursa ,geniş silindirden o kadar büyük kuvvet alınır . Silindirin kesiti küçüldükçe kuvvet uygulaması güçleşeceğinden (zorlaşacağından ) bir kaldıraç yardımıyla kuvvet
7.186 views