Light Amplification by Stimulated Electron Radiation

LASER
Uyarılmış Elektron Radyasyonu ile Yükseltilmiş Işık
Genel Bilgi:

Einstein’ın 1917 yılında ortaya attığı uyarılmış yayım ilkesini,1953’de A.B.D.’li fizikçiler C.H. Towness ve A.L. Schawlow mikrodalga frekansına uyarlamaya çalışarak MASER’ı gerçekleştirdiler. Adı geçen kişiler mikrodalga şeklinde değil de ışık şeklinde LASER kavramını teorik olarak savundular. 1960 yılında yine bir A.B.D.’li fizikçi T.H. Maiman tarafından Ruby kristalinden oluşan çubuk kullanılarak ilk katı hal Laseri yapıldı. 1963 yılında ilk gaz laser (Helyum-Neon) yapıldı. Teknolojinin optik, elektronik, fizik ve kimya alanlarındaki gelişmelerine bağlı olarak çok çeşitli laser türleri ortaya çıkmıştır.
Temel olarak LASER Elektromanyetik alandaki ışık frekanslarında; MASER ise Mikrodalga frekanslarında çalışır (Şekil 1). Maserlerin düşük ısı ve düşük basınç altında çalışan çok düşük enerji seviyelerini kullanan katı (iyon) ve gaz ( molekül) olmak üzere iki tipi vardır.
Devamını Oku…

Transport Tekniği Deney Raporu

DENEYİN AMACI:
Deneyde, değişik profillere sahip makaralar ile bir halat arasındaki sürtünme katsayılarının tespiti ve makara profilinin değişimi ile sürtünme katsayısının değişimi incelenecektir.
DENEYİN YAPILIŞI:
Düz kenarlı makara (1 makarası) gövde üzerine sabitlenerek,yardımcı makara (2 makarası) gövde üzerinde uygun açılarla yerleştirilmiş olan yuvalardan birincisine (temas açısı 30 olacak şekilde) takılır . Halat bu iki makara üzerinden geçirilir. halatın bir ucuna T1=20N` luk sabit yükü takılır. Daha sonra halatın diger ucuna uygun yükler vurma etkisi oluşturmayacak şekilde takılır. Halatın ilk hareketine sebep olan T2 yükü belirlenir. Bu tespitten sonra yardımcı makara diger açılardaki yuvalara sırasıyla takılarak harekete sebep olan T2 yükleri belirlenir.
Yardımcı makaranın tüm açı degerleri için T2 yüjleri belirlendikten sonra düz kenarlı makara çıkartılarak yerine 120lik yiv açısına sahip ikinci makara takılır. Amaç makara yiv açısının degişimine göre sürtünme katsayısının degişimini incelemektir. 120lik yiv açısına sahip ikinci makara ve yardımcı makara ile aynı işlemler tekrarlanarak T2 yükleri bulunur.Bulunan bu T2 yükleri bir tabloya aktarılır. Devamını Oku…

Reaktif Güç Üreten Sistemler

Tüketicilerin reaktif güç ihtiyaçlarını karşılamak için iki tip araçtan yararlanılır:
- Dinamik faz kaydırıcılar, aşırı ikaz edilmiş senkron makinalardır. (Senkron kompansatörler)
- Statik faz kaydırıcılar, kondansatörlerdir.
Kondansatörlerin kayıpları çok düşük olup nominal güçlerinin % 0,5′ inin altındadır. Bakım masraftarı da düşüktür. Tüketicilerin hemen yanına ve istenilen büyüklükte tesis edilebilme kolaylıkları da vardır. Bu nedenle tercih edilirler.
DİNAMİK FAZ KAYDIRICILAR
Reaktif güç üretiminde kullanılan dinamik faz kaydırıcıların başında , aşırı uyarılmış senkron makinalar gelir. Genel olarak santrallerden gelen enerji nakil hatlarının sonunda ve tüketim merkezlerinin başında şebekeye bir senkron makina paralel bağlanır ve bölgenin reaktif güç ihtiyacı bu makina tarafından sağlanır. Şebekeye bağlanan senkron makina şebekeden boşta çalışma kayıplarını karşılıyacak kadar az bir aktif güç ve şebeke­ye istenen reaktif gücü vererek, bir reaktif güç üreticisi olarak çalışır. Bu esnada bunların ayrıca tahsir edilmesine de gerek yoktur. Senkron faz kaydırıcıların kayıpları kondansatörlere göre daha yüksek olduğu gibi bunların devamlı bir bakıma ihtiyaçları vardır. Ayrıca güçleri çok yüksek olduğu halde, ekonomik olarak yapımı ve temini mümkün olur. Bundan başka bu gibi üreticiler, bir tüketim merkezinin civarına yerleştirildiğinden sadece generatörler ve yüksek gerilim enerji iletim hatları ve buna ait transformatörler kurtarıldıkları halde tüketim merkezine bir veya iki kademeli orta gerilim şebekeleri ile alçak gerilimli dağıtım şebekesi reaktif güç nakletmek Devamını Oku…

100 Sunuda Fizik Dersine Yaklaşim Stratejisi

SUNUSUNUN DEĞERLNDİRİLMESİ

HİÇ FİZİK DERSİ GÖRMEYEN HAZIRLIK SINIFI İÇİN

1.Fizik dersine bakışınızda bir değişme oldu mu?

Evet          Hayır

23               0

2. Bu diğer derslerinizde de ( örn: Matematik, Kimya ) olacak mı ?

Evet          Hayır

23               0
Devamını Oku…

Sir İsaac NEWTON

İngiliz fizikçi ve Matematikçi Sir Isaac NEWTON, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük bilim adamlarından biridir. 25 Aralık 1642’de İngiltere’de Licolnshire’de doğdu. Bir çiftçinin oğluydu ve doğumundan üç ay önce babası ölmüş, annesi ise yeniden evlenmiş; bu yüzden Isaac oldukça yalnız bir çocukluk dönemi geçirmiştir. Isaac pek parlak öğrenci değildi ama uçurtma, yel değirmeni ve güneş saati gibi şeyleri yapmakta ustalık gösteriyordu. İlk ve ortaokultahsilinden sonra çiftçilik yapmaya zorlanmışsa da 1660’ta üniversiteye hazırlık öğrenimini yaptıktan sonra, 1661’de Trinity Collage Cambridge Üniversitesi’ nde Dr. Isaac BARROW’un öğrencisi oldu. Matematikteki üstün kabiliyetini kısa sürede ortaya koydu. Devamını Oku…

The Nuclear Alternative

After the industrial revolution people begin to investigate different ways of producing energy. As the technology grew up the need of cheap and much energy increased rapidly as well. This situation lead scientists to try the nuclear power eventually. This is the most argued issue in today’s world that weather the usage of nuclear energy should be restricted by the governments. In spite of being cheap to install, nuclear power shouldn’t be used for several reasons such as it causes environmental pollution, not safe to use and the performance of reactors are unstable. Admittedly, nuclear power supporters claim that it is cheap to install a nuclear reactor compared with other alternatives. However as R. J. Pentreath states at his book Nuclear power, man, and the environment that , “fifty years after very large investments around the world it still provides under 6 per cent of the worlds primary energy and the cost of the electricity produced remains high”. As it is mentioned before in the active period of the reactor it does not produce the same amount of energy at different times. so the cheap installation looses its importance looking at these facts. The first objection to nuclear energy is,it can be said that it threats the environment. “All nuclear reactors produce nuclear wastes many of which are radioactive. they are the material Devamını Oku…

Düzlem Yüzeyde Sürtünme Kuvveti

Kuru sürtünme, normal fiziksel aktivitelerin hepsinde görülen bir durumdur.Fakat mühendislik pratiğinde denge veya hareket halindeki sistemlerde önem taşır. Bu bakımdan bazen istenen, bazen ise istenmeyen bir durum olarak karşımıza çıkar.İstenmediği durumlarda yağ türevi akışkanlarla sürtünme azaltılırken, fren balataları gibi elemanlarda istenen bir durum olarak karşımıza çıkar. Harekete karşı yönde olan sürtünme kuvvetleri, iki kuru yüzeyin birbirine teması sırasında bir yüzeyin diğerine göre ters yönde hareket etmek istemesi sonucu doğan teğetsel kuvvetlerdir.Sınırlı olan bu kuvvetler yeteri kadar büyük kuvvetler karşısında harekete engel olamazlar.İki yüzey arasındaki sürtünme direnci eğer cisimlerin birbirlerine göre hareketini engelliyor ise bu dirence statik sürtünme direnci denir ki bu sistemin denge halidir;engellemiyor ise kinetik sürtünme direnci denir ki buda sistemin hareket halidir. Devamını Oku…

Atomik Tabaka Epitaksisi(Atomic Layer Epitaxy)

Atomik tabaka epitaksisi (ALE), kimyasal buhar biriktirme(CVD) yönteminin özel bir şekli olarak da düşünülebilir. Epitaksial filmlerin kontrollu gelişimini sağlamak amaçlı biriktirme ve katı alt malzeme yüzeyinde biçimlendirilmiş moleküler yapı oluşturma işlemidir. Tek atomlu tabakaların seri halde büyütülebilmesi ALE’nin karakteristik özelliğidir. Bu yüzden istenen kaplama kalınlığı ancak işlemdeki seri reaksiyonların sayımıyla elde edilebilir. Seri reaksiyonlarla oluşmuş tek katlı yapının yeniden kurulması belirtinin doyurma mekanizmasını ve doyurma yoğunluğunu etkilemektedir. ALE reaksiyonları normalde “etkili aşırı dozlama “ durumlarında tek atomlu yapıyı oluşturmak için tam doyurma meydana gelmesini kesinleştirir. Bundan başka öylesi “etkili aşırı dozlama” durumları kompleks şekilli alt malzemeler üzerinde homojen bir kaplama yapılmasını sağlamaktadır. Ayrıca ALE’deki bu zincir gaz fazı reaksiyonlarını engellemekte ve reaktan madde seçiminde daha fazla olanak sağlamaktadır. (örnek; tuz benzeri, metalorganikleri vs…) ALE işlemi mükemmel homojenliğe sahip yüksek kalitedeki ince filmlerde biriktirmede kullanılabilmektedir. ALE işlemi atmosfer basıncı veya CVD’deki gibi inert gazların (hareketsiz gaz) kullanımında ya da moleküler dalga epitaksisindeki gibi vakumlu sistemlerde uygulanabilmektedir. Vakum kullanımı bölüm 10’da tanımlandığı gibi in-suti yüzey analiz metodlarında çeşitlilik sağlamaktadır. [271-273]. Ale işlemindeki ayrıntılı incelemede reaktan ve reaktör kullanımından söz edilmiştir.[274]. ALE işlemi sırasındaki film gelişme hızındaki teorisel evrim Park et al tarafından araştırılmıştır. Çok küçük kaplama değişimindeki genel düşünceyi kullanıyordu.[275]. Absorblama miktarının her elementin yüzeyde kapladığı yerle bağlantılı olduğu bulundu. Model şunu doğrulayabilir; “yüzey kaplamasının periyodik biriktirme süresince olan periyodik sınır durumu, başlangıç alt maddesinin film biriktirmesinden hala etkilendiği geçiş periyodundan sonra doymaktadır.” Devamını Oku…

Çekme Deneyi

Çekme deneyi, malzemelerin statik (darbesiz) yük altındaki mukavemet özelliklerini saptamak ve malzemelerin özelliklerine göre sınıflandırılmasını sağlamak amacıyla uygulanan, mühendislik açısından çok önemli bir mekanik deneydir. Çekme deneyi standartlara göre hazırlanmış deney numunesinin tek eksende, belirli bir hızla ve sabit sıcaklıkta koparılıncaya kadar çekilmesidir. Deney sırasında, standart numuneye devamlı olarak artan bir çekme kuvveti uygulandığında, aynı esnada da numunenin uzaması kaydedilir. Çekme deneyinin en büyük özelliği, deney sonucu bulunan malzeme özellikleri mühendislik hesaplamalarında doğrudan kullanılmasıdır. Çekme deneyi sonucunda numunenin temsil ettiği malzemeye ait aşağıdaki mekanik özellikler bulunabilir.
- Elastisite modülü
- Elastiklik sınırı
- Rezilyans Devamını Oku…

İletken Yüzeylerde Yük Dağılımının İncelenmesi

Bu deneyin amacı Faraday kabını kullanarak elektrostatik denge durumunda,elektrik yüklerin,bir iletkende dış yüzeyde toplandığını,yüzey yük yoğunluğunun eğrilik yarıçapına nasıl bağlı olduğunun gösterilmesidir.
DENEYDE KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER
 1 adet I-Ölçüm Amplifikatörü
 1 adet yük ölçer
 1 adet yüksek voltaj güç kaynağı
DENEY HAKKINDA TEORİK BİLGİ:
İletken İçindeki Bir Oyuk
Şekildeki gibi,içinde bir oyuk bulunan rastgele bir iletkeni ele alalım.Oyuk içinde yük bulunmadığını var sayalım.İletkenin dış yüzeyindeki yük dağılımına bakmaksızın,bu oyuğun içindeki elektrik alanın sıfır olması gerektiğini göstereceğiz.Biraz daha ileri giderek,bu iletkenin dışında bir elektrik alan bulunsa bile,oyuğun içindeki alan sıfırdır.
Bu durumu ispat etmek için,iletken üzerinde her noktanın aynı potansiyelde olduğu gerçeğini kullanacağız;çünkü bu durumda oyuğun yüzeyi üzerinde A ve B gibi iki noktanın potansiyeli aynı olmalıdır.Şimdi, oyuğun içinde bir E elektrik alanı bulunduğunu varsayarak VB-VA potansiyel farkını, Devamını Oku…