Abstract
In this paper, pilot relaying “a modified form of differential relaying” is presented. The goal of the paper is to explain the outlines of pilot relaying fundamentals and its applications.
Keywords: Pilot relaying, pilot wires, power line carrier, carrier current, microwave channel.
1 Introduction
Pilot relaying is an adaptation of the principles of differential relaying for the protection of transmission line sections. In a sense, it is a means of remote controlling the circuit breakers. The term “pilot” means that between ends of the transmissin line, there is interconnecting channel of some sort over which current and voltage information can be conveyed. Pilot relaying is used when high speed protection is required for all types of short circuits and for any fault location. This type of protection generally communicates the decision made by a local relay of one of the four types ( magnitude, directional, ratio, differential relays) to relays at the remote terminals of a transmission line.
2 Pilot Relaying
62 views
Adı :TAI (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii)(Turkısh Aerospace Industry)
Yeri :İstanbul yolu 30. Km Akıncı-ANKARA
Yerleşim Planı :Ek-1 de verilmiştir.
Organizasyon şeması :Ek-2 de verilmiştir.
1-1 KURULUŞUN TARİHÇESİ VE GENEL BİLGİLER
Türkiye’de hava platformlarının tasarımı, imalatı, entegrasyonu, modernizasyonu ve satış sonrası hizmetleri alanlarında teknoloji merkezi konumunda olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI), 15 mayıs 1984 tarihinde kurulmuştur.
TAI’nin vizyonu; başta T.S.K. olmak üzare, öncelikle ülke ihtiyaçlarının karşılanması için uygun sahalarda yapacağı AR-GE çalışmaları ile teknoloji transferini özümseyerek özgün tasarımlar yapan, sürekli gelişme ile rekabeti karşılayan ve dünya pazarında yüksek kalitedeki ürünleri zamanında ve uygun fiyatlar ile üreten bir şirket olarak tanınmaktadır.
TAI’nin misyonu; zaman içinde ülke ihtiyaçlarının gerektireceği kabiliyetleri kazanarak nihai amacı olan tüm sistemleri, öncelikle ülke ihtiyaçlarının karşılanması ve dünya pazarı için geliştirmektedir.
282 views
Döndürme Kuvveti Göstergesi
Bu gösterge motorlardan pervanalare aktarılan döndürme kuvvetini gösterir. Döndürme gücü motoru dişli kutusuna bağlayan milin burkulma miktarı ölçülerek bulunabilir. Bu gücün bulunması için bir metal silindir içine içiçe iki mil yerleştirilmiştir. İç milin bir ucu motora, bir ucu dişli kutusuna bağlıdır. Dış milin ise bir ucu motora bağlı, diğer ucu serbesttir. Motor mili pervaneye güç aktarmaya başladığında iç milde bu güçle orantılı olarak burkulma oluşur. Burkulma miktarı dişliler yardımıyla manyetik algılayıcıya aktarılır. Algılayıcılar da göstergelere iletirler.
Dönüşölçer Göstergesi
Bu göstergeler motorların dönüş sayısını gösterir. Kadranları yüzde cinsinden bölümlendirilmiştir. Veri gönderici olarak dişli kutusuna bağlı iki kutuplu üç faz AC üreteç kullanılır.
Türbin Giriş Sıcaklık Göstergesi
Bu göstergeler, yakıtın yanma odasından çıkıp türbine giriş anındaki sıcaklığını gösterirler. Motorların yanma odaları çıkışına sıcaklık algılayıcılar yerleştirilmiştir. Bu algılayıcılar, sıcaklıkla orantılı olarak gerilim üretirler. Üretilen bu gerilim yükseltilerek göstergelere iletilir. Kadranlar °C bölümlendirilmiştir.
Yakıt Akış Göstergesi
46 views
OZON (O3) Renksiz, keskin kokulu bir gaz olan Ozon aynı zamanda oksijenin kimyasal bir kuzenidir. Oksijen atmosferde; oksijen atomu (O), oksijen molekülü (O2) ve ozon (O3) olarak üç değişik biçimde bulunur ve ozon normal oksijenden daha az kararlıdır. Yüksek enerjiye sahip güneş ışınlarının normal oksijen moleküllerine (O2) çarpmasıyla ortaya çıkan oksijen atomlarının (O) diğer oksijen molekülleriyle (O2) birleşmesi sonucunda ozon (O3) meydana gelir.
O2 + hv => 2O
O2 + O => O3
hv : 1300 ila 2025 °A arasındaki dalga boylarındaki bir foton.
Ozonun tüm güneş spektrumu boyunca çok sayıda yutma şeritleri vardır. 0,21-0,29 µm aralığında yutma en fazladır (Hartley Şeridi, burada yutma katsayılarının sayısal değerleri çok fazladır). L = 0,2553 µm dalga boyu için bu katsayı maksimum değerine ulaşır, ?‘L = 126,5 cm-1 dir. Yan şeritte L=0,31 – 0,33 µm için ozonun yutması bir hayli daha fazladır. ?‘L‘nın değeri 0,8 cm-1 değerini aşmaz. Güneş spektrumunun görünür bölgesinde ozonun yutma şeridi epey geniştir (0,44 – 0,75 µm), maksimumda ?‘L = 0,0594 cm-1 dir. Bu üç şeritte ?‘L‘nn değeri sıcaklığın artmasıyla artar. Spektrumun kızıl ötesi bölgesinde ozonun; 4,75 , 9,6 ve 14,1 µm merkezli kuvvetli yutma şeritleri vardır. Burada yutma katsayıları ozon tabakasının eğik kalınlığı ve atmosfer basıncı ile bağıntılıdır. Atmosferin üst katmanlarındaki sıcaklık rejimi için görünür bölgede yutma şeridi esastır. Çünkü, ?‘L = değeri küçük olmasına rağmen yutma şeridi güneşten gelen maksimum enerji bölgesine isabet eder (L = Lamda, ? = Alfa).
124 views
Airline alliances and groupings are maturing to the point where it seems like the next logical step is to benefit from increased collective purchasing power. But are they ready?
When the latest generation of airline alliances started to take shape, many airline industry observers couldn’t be blamed for thinking of them only in terms of joint-marketing and joint-sales strategies. And perhaps another attempt to globalise – or at least mimic the effects of globalisation – in an industry that still remains severely restrained by national barriers. But the airline industry may have found a way to benefit from lower costs, if airline alliances and airline groups can decide on a common aircraft procurement strategy.
So far, airline alliances have been active in knocking down the price of goods and services ranging from catering, business services, aircraft spare parts and even jet fuel. The next step is surely to buy aircraf tcollectively. Or is it?
Oneworld and the Star Alliance have debated the joint-order process for as long as they have existed but neither of them has yet taken the plunge to use what is probably some of the greatest procurement leverage that Airbus Industrie, Boeing, Bombardier or Embraer will have ever seen.
Airframe manufacturers don’t like talking aircraft orders unless it’s a bagged deal and the competition is smarting. Nevertheless, sources close to the manufacturers revealed just how concerned some of their sales forces are becoming. “When I had a conversation with Airbus executives about the subject, you could see that they were very concerned that they may be at the mercy of the purchasing might of airline alliances,” one senior European airfinance banker told Jane’s Transport Finance.
Sales force concern does not seem to be about the concept of collective orders from airline alliances. The concern stems from the fact that in a culture of increasingly large-scale aircraft orders, the stakes are bigger and bigger. If a manufacturer loses out in an order battle, the impact will be a lot greater, as the theory goes that more aircraft will be purchased by fewer players.
62 views
Uydular:
Dünya’nın yörüngesinde dönen, üzerlerinde özel alıcılar ve vericiler bulunan araçlardır.Uydular, roketler yardımıyla yada uzay mekikleriyle uzaya taşınır.
Yörünge araçları:
Başka gezegenlerin yada gökcisimlerinin yörüngesine girip keşif yapmaları için gönderilen uzay araçlarıdır.
Uzay Mekikleri:
Uzaya insan ve yük taşımada kullanılan araçlardır.
Uzay İstasyonları:
85 views
Eğer Güneş’in yörüngesinin düzlemini Şekil 1’deki A–B çizgisi olarak kabul edersek ve Ay’ın yörüngesinin düzlemini C-D çizgisi olarak alırsak, kesişme noktasındaki E Düğüm noktası olur. Eğer Güneş ve Ay uzayda birer nokta olsalardı, ancak her ikisi de kendi yörüngelerindeki E noktasına aynı anda ulaştıklarında kesişebilirlerdi. Ancak bunlar gözle görülür boyutlara sahip cisimler. Bu nedenle, eğer Güneş’in E-B çizgilerinide ilerlerken Ay’ın da E-D çizgisinde ilerlediğini varsayarsak, onların tekrar ne zaman ve hangi noktada iki ayrı disk olarak görülebilecek şekilde ayrışacakları onların disklerinin büyüklüklerine ve birleşik hareketlerine bağlıdır. Güneş ile Ay’ın disklerinin bariz şekilde kavuşmaları ve ayrılmaları temel olarak Ay’ın hareketine dayanır, çünkü Güneş yörüngesinden gün boyunca ancak 1 derece ilerler, oysa Ay aynı sürede 13 derece ilerler. Kısa sürede Düğüm noktasını terk eder ve Ekliptiğin (Güneş yörüngesi) düzleminden ayrılır.
Güneş ile Ay’ın, Dünya’dan uzaklıklarında farklılıklar olmasına rağmen, Dünya’dan bakılınca Ay aynı büyüklükte görülür. Bundan Güneş’in aydan daha büyük olduğunu anlıyoruz. Ama çeşitli Güneş tutulmalarını iyice incelediğimizde Ay’ın bazen Güneş’in tüm diskini kapladığını, bazen de bütünüyle kaplamadan dışarıda küçük bir daire bıraktığını görürüz. Birinciye tam Güneş tutulması, ikinciye de halkalı (annular) tutulma denir. “Annular“ kelimesi ‘halka gibi’ anlamındaki annulus’tan gelir.
Bir cismin görünür büyüklüğü izleyiciden uzaklaştığı oranda küçülür. Eğer Ay Dünya’nın çevresinde Dünya’nın merkezde durduğu dairesel bir yörüngede hareket
440 views
I. Kanun
Her gezegen odaklarından birinde güneşin bulunduğu elips yörüngede hareket eder.
Aşağıdaki şekilde Dünya ve Mars gezegenleri için birinci kanun gösterilmiştir. Dünyanın elips yörüngesinin odak noktaları F1 ve F2, Mars gezegeni yörüngesi olan elipsin odak noktaları ise F1 ve F’2 olarak gösterilmiştir. Güneş bu gezegenlere ait yörüngelerin her ikisinin de odak noktası olan F1’de bulunur. F1 noktası diğer gezegenlerin yörüngelerinin de odak noktasıdır.
Gezegeni güneşe birleştiren çizgi, eşit zamanlarda eşit alanlar tarar.
243 views
Evren,varolan herşeyi anlatan bir kelimedir. Gördüğümüz,bildiğimiz,duyduğumuz herşey evrenin içindedir.Evren uzaydan ve uzayda bulunan sayısız varlıklardan meydana gelmiştir.
İnsanlar çok eski zamanlardan beri evren ve onun oluşu hakkında çeşitli şeyler düşünmüşler ve kendilerince ona bir anlam vermeye çalışmışlardır.
Evrenin oluşu hakkında çeşitli şeyler düşünmüşler ve kendilerince ona bir anlam vermeye çalışmışlardır.
Evrenin oluşu hakkında çeşitli araştırmalar yapan bilginler,bunun önce bir gaz kütlesi halinda meydana geldiği sonra yavaş yavaş maddelerin doğmaya başladığı fikrinde birleşmişlerdir.Yine ileri sürülen bir teoriye göre evren gittikçe genişlemektedir.
Genişleme dünyadan uzaklaştıkça artmaktadır.
Bilimadamları bunu nebulaların tayflarında bulunan kırmızının yer değiştirmesini delil göstererek ispatlamışlardır.
Bilimadamları galaksi adı verilen yıldızlar topluluğunun birbirlerinden uzaklaşmasını ölçü olarak almışlar ve evrenin yaşının 5 milyar olduğunu ortaya
çıkarmışlardır.Bu rakam dünyanın ve yıldızların diğer usullerle hesaplanan yaşlarına da uymaktadır.
38 views
Teknik gelişmeler, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında havadan gelebilecek tehlikelere karşı önlem alınması zorunluluğu, uygulamada devletin ülkesi üzerindeki hava sahasının devletin mutlak eğemenliği altında olmasını gerekli kılmıştır. Böylece Birinci Dünya savaşı sonrası, havacılıkla ilgili uluslararası düzenlemelere yönelinmiştir.
Sivil Havacılıkta 22 Mart 1919 tarihinde Paris ile Brüksel, 25 Ağustos 1919 tarihinde Paris ile Londra arasında başlayan ilk düzenli hava servislerini takip eden aylanda yapılan Paris Barış Konferansına katılan Devletler, Devletlerin hava sahaları üzerindeki hükümranlık hakları, Milletlerarası uçuş hakkı ve Milletlerarası kayıt ve kısıtlamalar gibi Havacılığa ilişkin Milletlerarası Kamu Hukuku konularını görüşerek, mutabık kaldıkları hususları ilk Milletlerarası Sivil Havacılık anlaşması olan 13 Ekim 1919 tarihli Paris Sözleşmesi ile belgelediler.
Sivil Havacılığa ilişkin, Milletlerarası Kamu Hukuku kurallarını düzenleyen Paris Sözleşmesini, 1926 yılında Madrid ve 1929 yılında Havana Sözleşmeleri takip etti ve bu Milletlerarası Kamu Hukuku kuralları, 17 Aralık 1944 tarihli Şikago Sözleşmesi kabul edilinceye kadar, yürürlükte kaldı.
1 – PARİS HAVACILIK SÖZLEŞMESİ
176 views