Manipülasyon ve Manipülasyona Karşı Düzenlemeler

Manipülasyon en yaygın finansal suçlardan biri olmasına ve tarihi Lale Çılgınlığı (Tulipmania) vakasına dek uzanmasına karşın, ülkelerin mevzuatları incelendiğinde bu kavramla ilgili kesin bir tanımın yapılmadığı, bunun yerine çoğu kez “yapay fiyat”, “serbest arz ve talep güçlerine müdahale” gibi kendileri de tanımlanmaya ihtiyaç duyan ifadelerden yararlanılarak bir takım işlemlerin manipülatif olarak nitelendirildiği ve mevzuattaki bu eksikliğin mahkeme içtihatları ve uzmanların yorumlarıyla aşılmaya çalışıldığı görülmektedir. Suçun tanımlanmasındaki bu belirsizliğin yanısıra, normal piyasa aktivitesinden ayırt edilebilmesinin zorluğu, ispatlanmasında direkt kanıtlardan ziyade dolaylı kanıtlardan yola çıkılarak işlem yapan kişinin niyetine dair çıkarsamalar yapılmasının gerekmesi, sermaye piyasasında internetin kullanımının ve bunun paralelinde internet aracılığıyla işlenen manipülasyon suçlarının artması, internette bilginin çok hızlı değişmesi ve bu durumun kanıtların edinilmesini ve muhafazasını zorlaştırması, buna mukabil kişilerin kimliklerini gizleyebilmesini kolaylaştırması hususları ile birleştiğinde manipülasyon sadece tanımlanması değil, aynı zamanda kanıtlanması da güç bir suç durumuna gelmektedir.Bu çalışmada, bir taraftan manipülasyon suçuyla ilgili farklı tanımlardan yola çıkılarak ortak bir tanıma ulaşılmaya çalışılmakta, diğer taraftan gittikçe globalleşen ve birbiriyle ilişkili hale gelen sermaye piyasalarında yeni teknolojiden beslenerek gelişen manipülasyon yöntemleri, manipülasyonun Devamını oku …

Makro İktisata Giriş

MAKRO EKONOMİ
Kavramlar, Kurumlar, Veriler
Birinci Bölüm
Mikroiktisat tekil hane ve firmanın karar sürecini ve bunların piyasalarda karşılıklı bağlantılarını inceler. Makroiktisat çok sayıda hane, firma ve piyasayı eşanlı etkileyen ekonominin tümüne ait gelişmeleri inceler.
Makroiktisadın temel uğraşı, ekonomik büyüme, işsizlik, enflasyon, faiz haddi, döviz kuru, dış denge ve kamu dengesi arasındaki karşılıklı ilişkilerin saptanmasıdır.
Tanımı gereği, makroiktisat için iktisat politikalarının tasarlanması ve uygulanması çok önemlidir. Tartışmaların odağında kamunun ekonomiye müdahale biçimler yer alır
Makroiktisadın zorlukları
Makroiktisat aynı anda hem soyut hem de somut olmak zorundadır
Soyut: ekonomilerin davranışını açıklayan genel model ve teoriler gereklidir
Somut: teorik çerçeve Türkiye, ABD, AB, vs. fiilen varolan somut Devamını oku …

Kpss İstihdam Ve Para Döngüsü Konu Anlatımı

1.Giriş
Bir ekonomi düzeninin yeterli bir biçimde işleyip işlemediği cari ücret karşılığı çalışmak isteyen herkese iş sağlayıp sağlayamaması ile ölçülür.
İstihdam Düzeyi ‘nin (İş hacminin) çalışmak isteyen herkese iş sağlayamayacak kadar düşük olması, başlıca iki biçimde karşımıza çıkar.
1. Devrevi (Konjoktürel) Düşük İstihdam:
Devrevi düşük istihdamın nedeni talep yetersizliğidir. Değişen ekonomik nedenlerle oluşan bir işsizlik şeklidir. Ekonomik faaliyet hacmindeki daralmalarla oluşur.
2. Kronik Düşük İstihdam:
Daha çok az gelişmiş ülkelerde rastlanılan işsizlik türüdür. Bu gurup ülkelerde, işsizlik ; insanların tamamıyla işsiz kalmalarından çok az çalışmaları biçiminde dışa vurur. Bu tür işsizliğe gizli işsizlik denir.
Gizli İşsizlik: Üretim teknolojisi sabit iken, herhangi bir üretim kolunda çalışmakta olan insanların bir kısmı buradan alındıklarında üretim hacminde bir azalma olmayacaksa o faaliyet kolunda gizli işsizlik var demektir. Devamını oku …

Kpss Para ve Banka İlişkisi Konu Anlatımı

1. PARANIN TANIMI VE FONKSİYONLARI
Bir devlet tarafından tedavüle çıkarılmış, üzerinde nominal değeri yazılı kağıt veya madenden yapılmış ödeme aracıdır. Para;
- - Ödeme aracı,
- - Kıymet ölçüsü,
- - Tasarruf aracı vs. diye de tanımlanabilir.
Tanımlardan da anlaşılacağı üzere paranın 3 fonksiyonu vardır.
- - Para bir değiştirme aracıdır.
- - Para bir değer ölçüsüdür.
- - Para serveti biriktirme ve tasarruf etme aracıdır.
Paranın tanımı asıl fonksiyonu olan değişim fonksiyonuna dayanılarak da yapılabilir. O halde, para için herkesin kabul ettiği bir değişim aracıdır diyebiliriz. Paranın doğuşu da yine değişim fonksiyonu ile ilgilidir. Trampa güçlükleri paranın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Paranın değişim aracı olma fonksiyonunun yanında başka işlevleri de vardır. Bunlar değer ölçüsü, gelecek ödemelerin ifadesi ve değer koruması ( tasarruf aracı ) fonksiyonlarıdır. Modern ekonomilerde, değişim fonksiyonu ile birlikte tasarruf fonksiyonu da paranın asli fonksiyonu olarak kabul edilmektedir. Değişim fonksiyonu paranın iş görme güdüsüyle, tasarruf fonksiyonu ise spekülasyon güdüsüyle talep edilmesini açıklar. Devamını oku …

Kpss Enflasyon Hedeflemesi Nasıl Yapılır

ENFLASYONUN HEDEFLENMESİ
I. Giriş
Merkez bankalarının esas amacının fiyat istikrarının sağlanmasını olduğunu kabul eden merkez bankaları ve diğer para otoriteleri bu amacı gerçekleştirebilmek için farklı para politikası rejimleri benimsemekte ve uygulayabilmektedir. Ekonomik birimlerin geleceğe yönelik olarak daha sağlıklı kararlar almalarını sağlamak, düşük ve sürdürülebilir bir enflasyon düzeyi yaratmak amacıyla aralarında Yeni Zelanda, Kanada, İngiltere, İsveç, Finlandiya, Avustralya ve İspanya’nın bulunduğu gelişmiş ülkeler 1990’lı yılların başından itibaren enflasyon hedeflemesi (inflation targeting) olarak adlandırılan yeni bir rejim uygulamaya başlamışlardır. Gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları takiben Şili, Meksika, Brezilya gibi gelişmekte olan ülkeler de parasal politikalarında enflasyon hedeflemesi uygulamasına geçmiş ya da geçmeye çalışmaktadırlar. Akademik çevrelerce, enflasyonun doğrudan hedeflenmesi rejimine dayalı bir para politikasının yapabilecekleri ve yapamayacakları konusunda farlıklı görüşler bulunmaktadır. Devamını oku …

Para Teorisi ve Politikası Nedir

Para:iktisatçılara göre mal ve hizmet bedellerinin ve borçların geri ödenmesinde kullanılan herkes
tarafından kabul görmü ödeme aracıdır.
Servet:ki inin parası yanında sahip oldu u tüm aktifleri ve mal varlı ına denir.
Gelir: ki inin belirli bir zaman diliminde elinde bulundurdu u de erleri ifade eder.
Paranın fonksiyonları :
1. de i im aracıdır.
2. hesap birimi olma özelli i.
3. de er biriktirme aracı olma özelli i.
para bir ekonominin temel yapı taraflarından biridir Devamını oku …

Hazine Bonusu ve Tahvil Nedir

Hazine Bonosu Devlet’in (Hazine Müsteşarlığı’nın) borçlu sıfatıyla ihraç ettiği, vadesi bir yıldan kısa olan, dönem sonu fiyatı 100,000 olacak olan, iskonto ile satılan menkul kıymettir. Bu menkul kıymetler Hazine garantili olduğundan kredi riski yoktur (risk-free). Vade sonu değeri yani nominal değeri 100,000’dir. Bugün işlem gördüğü değere de işlem fiyatı veya parasal değer denir. Hazine Bonosu’nun (HB) birim fiyat formülü:
Devamını oku …

Ekonomi Sözlüğü

Aciz (insolvency) : Vadesi gelmiş borçlarını ödeyememe durumudur. Alacaklı borçlunun borcunu ödeyemeyecek durumda olduğunu belirterek mahkemeye başvurabilir. Borçlu da, acz içinde olduğunu ileri sürerek mahkemeden iflasını isteyebilir. Bu durumda, alacaklının borçlunun iflas istemine karşı çıkması geçersizdir.
Açık Artırma (open binding) :Alıcılar arasında rekabet yaratmak suretiyle, satın alınacak nesneye en yüksek fiyatı verecek alıcıyı bulmak için uygulanan bir satış yöntemidir. Açık artırma ile elde edilecek hasılat, yaşanan ekonomik koşullar ile doğru orantılı olup, ekonomik genişleme dönemlerinde yüksek fiyatlara alıcılar bulunurken, ekonomik daralma dönemlerinde bunun tersi olmaktadır.
Açık Bono (blank bill) :Tutarı ve hamili belirtilmeden, sadece açığa imza atmak suretiyle düzenlenmiş bonodur.
Açık Ekonomi (open economy) :İthalat ve ihracat üzerinde hiçbir Devamını oku …

1923′den Günümüze Türkiye Ekonomisi

1923-1980 Yılları Arasında Türkiye Ekonomisi:
1920′lerden günümüze kadar Türkiye ekonomisi tarihini incelerken üç iktisat kongresinin de ekonomi politikalarında önemli değişimlerin yaşandığı dönemlerin başlarına rastladığı gözlenmektedir. Bu açıdan iktisat kongrelerinin ekonomik hayata yön verme işlevleri olmuştur.
Birinci İktisat Kongresinin düzenlendiği 17 Şubat 1923 tarihinde, Kurtuluş Savaşından galip olarak çıkan Türkiye, iktisadi açıdan Osmanlı İmparatorluğundan devraldığı “Duyunu Umumiye” ile karşı karşıya kalan, halkın büyük çoğunluğu fakir ve eğitimsiz, sanayi kuruluşları yok denecek kadar az ve sermaye birikiminden yoksun, geri kalmış bir ülke konumundaydı. Bu Kongrenin ortaya konulan fikirler açısından o dönemin Türkiye ekonomisini yeniden inşa etmede büyük katkıları olmuştur.
1981 yılında düzenlenen İkinci İzmir İktisat Kongresi ise, iktisadi ve siyasi bunalımların gözlendiği, iktisadi olarak içe dönük sanayileşmenin yarattığı bunalımların biriktiği ve hemen ardından bu alanlarda büyük Devamını oku …

|