Granit
Granit, bileşiminde % 10 – 40 arasında kuvars % 30 – 60 arasında alkali feldispat, % 35 kadar mika ve %10 35 arsında koyu renkli mineral bulunduran açık renkli, asidik bileşimli derinlik kayaçlarına denir. Ticari anlamda ise granit, hemen her bileşimde derinlik kayacını içine alan çok geniş bir kayaç grubu için kullanılmaktadır. Piyasada granit , gnays, siyenit, kuvars monzonit, granodiyorit, kuvarslı diyorit, diyorit gibi açık renkli kayaçlara granit terimi ortak bir isim olarak kullanılırken ,gabro, diyabaz, anorzotit ve proksenitlere denilmektedir.
Granitler, ihtiva ettikleri minerallerin karakterlerine göre gruplara ayrılırlar. Tanelerin büyüklüğü, her granitte farklıdır. Buna göre , ve denir. Renkleri ise feldispatınkine göre isim alır, fakat kuvars hornblend ve mika miktarı fazla olduğu takdirde, renge tesir ederler; beyaz, açık gri, koyu gri, pembe, kırmızı ve zeytin yeşili gibi adlar alır.
Tipik bir granitin özgül ağırlığı 2.6 2.8 gr/cm, gerçek prozitesi % 0.4 – 1.5 basınç mukavemeti 1600 3300 kg/cm , aşınma mukavemeti 5 8 kg/cm tür. Sertliği ise içindeki minerallere bağlıdır ve 6.5 olarak kabul edilmelidir.
GRANİTİN KULLANIM ALANLARI
254 views
1.Arakatlı Göçertme Yöntemi hakkında bildiklerinizi sistematik olarak sırasıyla şekil çizerek anlatınız (kullanıldığı alanlar,büyük ve küçük hazırlıklar,kazı,ayak içi nakliye,tahkimat,havalandırma v.s.)
2.Arakatlı Göçertme yöntemi ile Blok Göçertme yöntemini mukayese ediniz.
3.Üretim yöntemi seçiminde hangi kriterler nazar-ı dikkate alınır?
4.Ayak uzunluğunun belirlenmesine etki eden faktörler nelerdir?
5.Alman literatürüne göre üretim yöntemlerini sınıflandırınız.
6.Üretim yöntemlerinin seçiminde gözönüne alınması gereken “kazı tekniği kriterleri” nelerdir?
7.Ayak uzunluğuna etki eden faktörlerden “nakliye sisteminin” etkisini açıklayınız.
8.Bir madencilik faaliyetinin “Kaptı-Kaçtı Madenciliği” şeklinde mütalaa edilmemesi için nasıl bir yol izlersiniz?
529 views
YERALTI SULARI
Su, insan yaşamının ilk maddesi olduğu gibi insanoğlunun yaptığı her türlü endüstriyel girişim için de en gerekli maddelerden biridir: Bundan dolayı, her mühendislik işinde ve endüstri tasarımında ilk düşünülecek hususlardan birisi su ve etkileridir. İlk insan yaşamı için ilk barınağını suların kenarına kurmuş, oralarda konaklamış, göçerlikten yerleşik düzene geçmiştir.Sonra da, sudan ve suyun etkilerinden korkarak, ondan kaçmaya onu kontrol altına almaya, özelliklerini ve onun zararlı etkilerini yok etmeye çalışmıştır.
Su, gerek yüzey ve gerekse yeraltısuyu, her türlü mühendislik işi için önemlidir. İnşaat işlerindeki önemi ziraat, orman ya da maden mühendisliğinde farklıdır. Jeoloji ve jeofizik mühendisi suya başka gözle bakar ve inceler. Mimar ve çevre mühendisi ise suyun yapılara, tüm canlılarla, ortama ve ortam koşullarına yarar ve zararlarını ökolojik açıdan ele alır; inceler. Bundan dolayı su ile ilgili birçok bilim dalı üremiştir. Hidroloji, hidrolik, hidrojeoloji, jeohidroloji, hidroklimotoloji, balneoloji, su kimyası v.b. gibi.
Bu bilim dallarından her biri, bu gün ayrı bir uzmanlık olmuş ve bu konularda pek çok yayınlar yapılmıştır ve yapılmaktadır.
Aşağıda, yeraltı sularının çeşitli endüstriye ve maden mühendisliği işlerine etkilerini kısaca açıklayacağız.
Yer altı Sularının Madencilik İşlerine Etkisi
Yer altı suları yeraltında kayaçların içinde, boşluk çatlak ya da tanelerin etrafında bir örtü halinde bulunur.
226 views
BÖLÜM 1
GİRİŞ1.1.
Metamorfizmanın Tanımı
Metamorfizma (başkalaşım),daha önce var olan magmatik ve sedimanter kayaçların mineralojik bileşiminde büyük değişikliğe yol açan bir jeoloji olayıdır. Bu olay yer kabuğunun derinliklerinde var olan fiziksel ve kimyasal koşulların belli zamanda ve belli nedenle değişmesiyle ortaya çıkar.Böylece yeni oluşan kayaçlar,metamorfik kayaçlar veya kristalofiliyen kayaçlar olarak isimlendirilir.Kısacası metamorfizma,kayaçların bileşimini oluşturan minerallerin yeni bir düzen alması şeklinde yeni bir kayaca dönüşmesi olayıdır. Metamorfizma aynı zamanda yerkabuğunu oluşturan kayaçların oluşumları sırasında hüküm süren koşulların farklı,yeni fiziksel ve kimyasal koşullara uyumudur.Bu uyum katı halde olur ve kayaçların ilksel yapı ve dokularını,mineralojik ve kimyasal bileşimlerini etkileyebilir.Metamorfizma olaylarında iki durum incelenebilir:
1.Bir maddenin eklenmesi veya eksilmesiyle toplam kimyasal bileşim değişmemiştir ve her şey kapalı bir sistemde gerçekleşiyormuş biçimde oluşmaktadır.Bu durumda yalnızca sıcaklık ve basınca bağlı tepkimelere izoşimik tepkimeler adı verilir.
2.Başka yerlerden gelen maddelerin katılaşması ve yörede yeni elemanlarla zenginleşmesi de söz konusu olabilir.Bu olaya metazomatoz (değiş-tokuş) denir.Yeni minerallerin oluşması bu olayın belirtisidir.
392 views
Where can ı found it ?
I found it in Lefkosa. İn bedrock
PROPERTIES of Limestone :
Distinctive features:
Whitish compact rock that effervesces in dilute hydrochloric acid. Often rich in fossils.
Colour:
White to yellowish or grey. Black varieties are rich in hydrocarbons.
Texture and granularity:
24 views
Bugün kullandığımız suyun milyonlarca yıldır dünyada bulunduğu ve miktarının çok fazla değişmediği doğrudur. Dünyada su hareket eder, formu değişir, bitkiler ve hayvanlar tarafından kullanılır, fakat gerçekte asla yok olmaz. Buna Hidrolojik Döngü (Su Döngüsü) denir.
Su Döngüsünü Oluşturan Basamaklar
Bu döngüde suyun hareket etmesini sağlayan beş değişik olay vardır:
1- Yoğunlaşma (kondansasyon),
2- Yağış (precipitation),
3- Toprağa geçiş (Infiltration) ve yeraltı sularının oluşumu,
4- Yüzeyel akıntı (Runoff) ve yüzey suları ile yeraltı sularının oluşumu,
5- Buharlaşma (Evapotranspiration)
Su buharı yoğunlaşarak bulutları oluşturur, koşullar uygun olduğunda yağış meydana gelir. Yağış şeklinde yeryüzüne düşen su, toprağa sızarak yeraltı sularına veya yüzeyel akıntı olarak okyanuslara, denizlere karışır. Yüzey sularının buharlaşmasıyla su atmosfere geri döner.
Yoğunlaşma:Suyun buhar formundan sıvı formuna değişim sürecidir. Havadaki su buharı konveksiyon yardımıyla artar. Ilık-nemli hava yükselirken soğuk hava aşağı doğru hareket eder. Ilık hava yükseldikçe sıcaklığı azalıp enerjisini kaybettiğinden gaz halden sıvı veya katı (kar veya dolu) haline döner.
1.072 views
DEPREM ANINDA HIZLI VE KARARLI HAREKET ETMENİZ GEREKMEKTEDİR. ÖNCEDEN PLANLANMAMIŞ BİR ŞEKİLDE HAREKET ETMENİZ PANİĞE SEBEP OLUR. ÖNCEDEN BİR EYLEM PLANI OLUŞTURMAK BU NEDENLE ÖNEMLİDİR.
SÜREKLİ HATIRLAMANIZ GEREKEN ŞEY, DEPREM ANINDA TEHLİKENİN AŞAĞIDAN DEĞİL YUKARIDAN GELECEĞİDİR. DOLAYISIYLA NEREDE OLURSANIZ OLUN, GÖZÜNÜZ YUKARIDA, OLASI TEHLİKELERİ GÖZLER DURUMDA OLMALIDIR.
Deprem anında binadan kaçmak için sadece 10 saniyeniz vardır. Bu durumda giriş katı dışında kaçış için yeterli zamanınız yoktur.
Zemin katında iseniz, derhal dışarı çıkınız. Ancak dışarı çıkmanız binanın oluşturduğu tehlikeden uzaklaştığınız anlamına gelmez. Binanın yıkım gölgesinden bir an önce uzaklaşmanız gerekmektedir. Böyle bir zamanınız ve olanağınız yok ise dışarıda bir aracın yanına (asla içine ya da altına değil) cenin pozisyonunda (yine yukarıyı gözler durumda) uzanın. Açık havada yukarıdan gelecek tehlikelere karşı (düşen nesneler, elektrik kabloları vs. gibi) en emin yer bir ağaç altıdır.
Asla binadan çıkarak kaçmaya çalışmayınız. Unutmayın, yeterli zamanınız olmayacaktır.
74 views
Yer kabuğu katmanında türlü nedenlerle derin ve uzun çatlaklar oluşmuştur. Zamanla yeni Yer çatlaklar da oluşabilir. Fay denilen bu çatlaklar nedeniyle blok durumundaki büyük kaya kütleleri, magma üzerinde hareket eder. Bu blokların birdenbire ve değişik yönlerdeki hareketleri depremleri oluşturur. Yer altı sularının, toprak ve kayaları aşındırması ile oluşan mağaralar çökebilir.
Çöküntünün olduğu bölgede ve çevresinde hafif şiddette deprem olur. Depremler yeryüzünde yükselme ve alçalmalara, nehirlerin yatak değiştirmesine yol açar. Şiddetli bir depremden sonra hafif şiddetli depremler oluşabilir. Depremin oluşturduğu değişme ve zararlar, depremin şiddetine bağlıdır .
Depremin yol açtığı zararlar şunlardır:
• Yer kabuğunda çatlaklar oluşur.
• Barajlar yıkılır ve bundan dolayı su baskınları olur.
• Binalar yıkılır veya büyük ölçüde zarar görür.
141 views
Yasadiginiz / Bulundugunuz mekani inceleyin.
Korunma için bulunacaginiz yeri ve muhtemel kaçis yolunu belirleyin.
Eger bulundugunuz noktadan kendinizi 10-15 saniye içinde bina disina çikartacak ve güvenli bir açik alana ulastiracak pozisyonunuz varsa, bu yolu saptayin. (Bu yöntem sadece giris alti, giris ve 1. katta olanlar için geçerlidir.)
Deprem sirasinda ilk 10-15 saniye binayi terkedebilmek açisindan çok önemlidir.
Daha önce yasanan depremlerden elde edilen istitastiki verilere göre, binalarda yikima yol açan unsur, hissettiginiz ilk sarsinti degil, binanin rezonansa girmesidir. Bu da size anilan süreyi kazandirmaktadir. Bu süre içinde kaçma eylemini gerçeklestirebilecek bir yöntem buldugunuz takdirde, tatbik ederek zamani saptayin. Böylelikle hem kesin kaçis sürenizi ögrenebilir, hem bu süreyi daha da kisaltacak yöntemler gelistirebilirsiniz.
44 views
Deprem faktörü çerçevesinde, DMAB, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya illerinden oluşmaktadır. DMAB’sinden Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) geçmektedir. Bölge sık aralıklarla yıkıcı depremler yaşamış, her depremde önemli boyutta can ve mal kayıpları ortaya çıkmıştır. Bölgede nüfus gelişimi, yatırım politikaları ve kentsel mekan özellikleri, yaşanan depremlerden zaman dilimi olarak uzaklaştıkça deprem faktörü çok da önemsenmeden gelişim göstermiştir. Bölgenin gelişiminde ve makro formunun oluşumunda, konum ve doğal yapı önemli faktörler olurken, yaşanan depremlerin bölgenin gelişim sürecinde ve makro-formunun belirlenmesinde hiçbir etkisinin olmadığı söylenebilmektedir.
Birinci derece deprem bölgesinde yer alan, ülkenin en önemli odağı olan sık aralıklarla yıkıcı depremlerin yaşandığı Doğu Marmara Alt Bölgesi aynı zamanda da küreselleşen dünya sisteminde ülkenin eklemlenme odağıdır. Doğu Marmara Alt Bölgesi’nde deprem odaklı çözümlemenin bir aşaması olan bu çalışmada, geçmiş dönemde izlenen politikaların bölgenin gelişimi üzerindeki etkisi, yerleşme sisteminden kaynaklanan sorunlar belirlenmeye çalışılacak, değişen üretim sistemleri kapsamında bölgede yerleşme modelinin eleştirisi yapılarak, öneriler tartışmaya sunulacaktır.
560 views