Su Sertliği
Su, çökelti verebilecek önemli miktarda iyonlar içeriyorsa, suyun sert su olarak tanımlanır. Sert su kalsiyum, magnezyum ve ağır metal iyonları içerir. Sabun ile çökelek oluşturur. Sertlik günümüzde, numunedeki bütün çok yüklü katyonların toplam konsantrasyonuna eşdeğer kalsiyum karbonat konsantrasyonu cinsinden ifade edilir. Sert su ile yapılan buz buğulu bir görünümde olur.
İki çeşit sert su vardır; geçici sert su ve kalıcı sert su.
Geçici sert su : Bikarbonat iyonu, HCO3- içerir. HCO3-(aq) içeren su ısıtılırsa, bikarbonat iyonu CO32- , CO2 ve su vermek üzere kolayca bozunur. CO32- sudaki çok değerlikli katyonlarla tepkimeye girerek CaCO3 – MgCO3 karışık çökeltisini ve kazan taşı adı verilen tortuyu oluşturur.
100 views
İPEĞİN KİMYASAL BİLEŞİMİ, KİMYASAL VE MİKROSKOBİK YAPISI
İpeğin kimyasal bileşimi:
İpek lifi,asıl lifi oluşturan protein olan fibroin ve birkaç ipek telinin birarada tutulmasını sağlayan serisinden oluşur.
İpek fibroini ( fibroin ) ve serisini ( sericin )kimyasal olarak benzer bileşiklerdir ve her ikisi de protein grubundandır.Genel olarak proteinler çözünmez ve amfoterdir.Proteinler hem asitlerle hem de bazlarla birleşerek tuz oluştururlar.Ham ipeğin kimyasal bileşiminde %2 oranında parafin (wax) de bulunur.Özellikle koza içerisindeki parafinin su itici madde olarak görev aldığı düşünülmektedir.Ayrıca bir mikltar mineral madde de ( % 1 oranında ) ipek içerisinde bulunmaktadır.Dut ipeğine (mullberry silk ) ait nununelerden elde edilen analizlere ilişkin bir tablo aşağıdadır.
Sericin :serisinsoğuk suda çözünmeyen albuminoid bir proteindir.Diğer bütün proteinler gibi serisin de çeşitli aminoasitlere parçalanabilir.Bunlar arasından 12 tanesi ayrıştırılabilmiştir ve
220 views
Yükler iki çeşittir : NODAL ve ELEMENT. Nodal yükler nodesta tanımlanır ve elementlerle doğrudan ilişkisi yoktur. Bonodal yükler node’deki serbestlik derecesiyle ilişkilidir. Tipik olarak D ve F komutlarıyla girilir. (Nodal yer değiştirme contstraints ve nodal kuvvet yükleri gibi) Element yükleri yüzey yükleri, gövde yükleri ve eylemsizlik yükleridir. Element yükleri, daima belirli elementlerle birleşiktir. (girdi node’de olsa bile) Belirli elementler “flags”a sahip olabilirler. Flags aslında yük değildir. Fakat belirli hesapların yapıldığını göstermek için kullanılır. Örneğin FSI (akışkan yapı etkileşimi) flag’ı açıldığı zaman akustik elementin belirlenmiş yüzü modelin yapısal bölümü ile akışkan bölümü arasındaki ara yüzey gibi davranır. Benzer olarak MXWF ve MVDI manyetik kuvvet (Maxwell yüzeyi) ve Jacobian kuvveti (sanal yer değiştirme) hesapları, sırası ile belirli manyetik elementler için kullanılan flags’lardır. Bu flags’ların ayrıntıları ünite 4’ün altındaki uygulanabilir elementlerin altında tartışılmıştır.
395 views
Yer kabuğunun ortalama Ca konsantrasyonu yaklaşık %3.64’ tür.Topraklarda Ca oluşumunda çeşitli primer mineraller etkilidir. Toprakların Ca kapsamları geniş ölçüde toprak tiplerine ve yıkanma derecesine bağlıdır.Yaşlı topraklarda, yüksek ayrışma ve yıkanma koşullarında, genellikle Ca düşüktür. Buna tipik olarak iki örnek verilebilir. Bunlar; ılıman bölgelerin podzol toprakları ve yağışlı tropik bölgelerin laterit topraklarıdır.
Kalsiyum içeren mineraller toprak oluşumunda önemli rol oynarlar. Kalsiyum içeren minerallerin ayrışmaları büyük ölçüde toprakta H⁺ iyonlarının bulunuşuna bağlıdır. Kalsiyum yıkanma oranı, yıllık yağış ve toprakta Ca içeren minerallerin miktarları artar. Karbonatların ayrışması büyük çoğunlukla toprakta CO₂ oluşumuna bağlıdır.
168 views
Mürekkep`in kullanışı çok eskidir. M.Ö 2500 yıllarında bulunan Çin mürekkebi bir yana, Mısırlılar da aşağı yukarı aynı çağlarda mürekkep kullanıyorlardı. Asurlular, Mısırlılar, hatta Yunanlar`dan kalma,pişirilmiş toprak levhalar veya taş üzerine yazılmış pek çok yazıt günümüze kadar ulaştığı gibi, Mısırlıların yer altı mezarlarında da, mürekkeple (siyah ve kırmızı)yazılmış papirüsler bulundu; bu elyazmalarında Calamus,hatta tüy kalem kullanıldığı sanılmaktadır. Balmumu tabletler ve kazı kalemi Yunanlar ile Romalılar için düşüncelerini yazı halinde ifade etmeğe yarayan tek araç değildi; ayrıca mürekkep de kullandılar; zaten Plinius, Marcus Vitrunius Polio ve Dicskorides`in eserlerinde mürekkep formülleri yer alır. Eskiçağda sepi ali ve demir tannanlı mürekkepler biliniyordu; bu mürekkeplerin elyazmalarını kopya eden sanatçılar tarafından kullanıldığı sanılmaktadır. Bazı parşömenlerde baş harflerin erguvan rengi (temel maddesi zencefre, cıva sülfür ve kantaşı) mürekkeple yazıldığı görülür. Bizanslarda, kırmızı mürekkep (kutsal mürekkep) imparatorluk yazışmalarında kullanılırdı ve 470 Fermanıyla bu mürekkebin özel yazışmalarında kullanılması yasaklandı. Ortaçağ elyazmalarında, altın ve gümüş yıldızlı çeşitli mürekkepler rastlanılır. Bu çağda siyah mürekkep yapımında ,özellikle mazı urundan yararlanılırdı. Fakat bu yapım uslu çok ilkeldi ve mürekkep kalitesiz olduğu için, bu gün elde bulunan yazmalar ya soluk, ya tamamen renksizdir.18.yy`da mürekkep yapımında bir gelişme görüldü ve daha bilimsel usullere başvuruldu.Yeniçağda çok çeşitli ve renk renk mürekkepler ortaya çıktı.Daha sonra dolmakalem mürekkebi, kopya mürekkebi ,marka mürekkebi tipografi,litografi baskılarda kullanılan yağlı ,altın,gümüş,bronz yıldızlı matbaa mürekkepleri yapıldı. Türkler, 20.yy.a kadar genellikle bezit yığının yakılmasından elde
156 views
Canlıların kendi vücutlarında sentezleyemeyip,dışarıdan hazır aldıkları bileşiklerdir.Hem canlı vücutunda hem de cansız ortamda bulunurlar.Küçük moleküllü olup,devamlı ve yeterince bulunması gerekir.Canlılar bu bileşiklere gereksinim duyar.Besin olarak kullanılan inorganik maddeler “mineraller ve su” sindirilemezler.Enerji vermezler.Bunlar düzenleyici maddelerdir.Karbon elementine sahip olmayan tüm moleküller İnorganik Bileşikler olarak adlandırılr.
1) SU
Dünya üzerindeki yaşamın tamamı suya bağlıdır.Tüm yaşayan dokuların %70-90’ı sudur.Yaşamı karakterize eden tüm tepkimeler su içeren ortamlarda yer alırlar.Su hayat için gerekli olan en önemli moleküldür.Bir insan,yiyeceksiz haftalarca yaşayabilir.Ancak,susuz sadece birkaç gün yaşayabilir.Vücut için gerekli olan su miktarı günlük çalışma durumumuza göre değişir.Günde ort.1.5-2.5 lt su almamamız gerekir.Yaşa göre vücut ağırlığının %40-%75’i sudur.Yaşlandıkça vücuttaki su oranı azalır.Bu su dışardan alındığı gibi,vücutta ara ürün olarak oluşur. Canlı organizmanın büyük bir kısmı su moleküllerinden oluşmuştur.Organizmaların yapısındaki su oranı %65-95 arasındadır.Bu oran,su bitkilerinde %98’e kadar yükselmektedir.Tohumlarda ise su oranı %15’den %5’e düşer.Bütün hücreler bir sulu çözeltide bulunur.Her türlü madde değişimin “doku sıvısı”denilen çözeltiyle sağlarlar.
• Su kimyasal tepkimelerde rol alan çok iyi bir çözücüdür.Bu sayede sindirime büyük ölçüde yardımcı olur.Su molekülünün belirgin bir polaritesi ve hidrojen bağı oluşturmak için büyük bir eğiliminin olması nedeniyle su,hem iyonik hem de iyonik olmayan maddelere karşı çok iyi bir çözücüdür.
116 views
Deterjanlar kompleks yapılı sentetik yapılı maddelerdir. Sabun ve deterjanların kimyasal yapısı çok farklı olduğundan temizleme işlevindeki etkileri de farklıdır. Sabun asidik ve sert sularda etkili değildir (Sert sudaki Ca ve Mg ile (C H COO) Ca oluşur ve çöker) Bir çökelti oluşturur. Buna karşılık deterjanlar bu tip sularda etkilidir. Yüzey aktif madde (sürfaktan) ismi sabun, deterjan, emülsiyon oluşturan maddeler, ıslatıcı maddeler için kullanılan genel bir isimdir. Deterjanlar, her biri temizlemede ayrı bir görev yapan, pek çok maddenin çok kompleks bir karışımıdır. Yüzey aktif maddeler veya sürfaktanlarla ilgili modern kavram, sabunları, deterjanları, emülsifiyanları, ıslatıcı maddeleri ve girme (penetrasyon) maddelerini kapsamaktadır. Bütün bunlar, birbirleriyle temasta olan iki faz arasındaki yüzey tabakasının özelliklerini değiştirerek, aktifliklerini sürdürürler. Yüzey aktif maddelerin pek çoğu, molekülün bir ucunda suyu çeken (hidrofilik) ve diğer ucunda suyu iten (hidrofobik) bir grup bulundururlar. Deterjanlar, kirleri uzaklaştırmada etkin olan bu özelliklere, fazlasıyla sahiptirler. Hafif ve ağır iç deterjanları olarak sınıflandırılırlar. Yüzey Aktif Maddelerin Sınıflandırılması: Yüzey aktif maddelerinin hidrofobik kısmı genelde 8-18 karbon içeren düz veya az dallanmış zincirdir, bazı hallerde zincirdeki bazı karbon atomlarının yerine benzen halkası geçmiştir. Örnek olarak C H (dodesil) ve C H C H (dodesil) benzen verilebilir. Yüzey aktif maddenin içerdiği hidrofilik grup çok farklı olabilir. Hidrofilik grubun yapısına göre yüzey aktif maddeler;
165 views
PETROL sözcüğü, Latince’de “kaya” anlamına gelen petra ve “yağ” anlamına gelen oleum sözcüklerinden türetilmiştir. Günümüzde petrol ve petrol ürünleri büyük önem taşır. Benzin, gazyağı, mazot, fueloil (yağyakıt), makine yağı, bitüm ve parafin mumu çok bilinen petrol ürünleridir. Benzin otomobillerde; gazyağı gaz lambalarında, bazı ısıtma aygıtlarında ve jet uçaklarının motorlarında; mazot (dizel yakıtı da denir) otobüs, kamyon ve gemilerdeki dizel motorlarında kullanılır. Buharlı gemilerin kazanlarında buhar üretilmesinde; çelik, cam, seramik gibi maddelerin üretiminde kullanılan bazı sanayi fırınlarında ve bazı binaların ısıtma sistemlerinde fueloil yakılır. Makinelerin düzgün ve rahat çalışabilmesi için ince ya da kalın makine yağlarına (en kalınlarına gres denir) gereksinim vardır. Bitümden, asfalt ve yalıtım malzemesi üretiminde yararlanılır.
Petrol binlerce yıl boyunca basit bir biçimde kullanıldı. Babilliler yol döşerken ve bağlayıcı madde olarak bitümden, Romalılar yolları için Sicilya’dan getirttikleri asfalttan yararlanırlardı. Eski Çinliler, tuz üretmek için tuzlu suyun ısıtılmasında doğal gaz kullandılar. İtalya, Almanya, Kuzey Amerika ve Birmanya’da ham petrolün tedavi edici özellikleri olduğuna inanılırdı.
64 views
Gerekli maddeler
LABSA (Lineer Alkil Benzen Sülfonit Asit), Lauryl Alkol(C12H25OH),diethanolamin, triethanolamin, sodyum sülfat, Su(H2O), Sodyum hipoklorit (%10′luk çözeltisi), Caustic sodyum hidroksit (%45′lik sodyum hidroksit çözeltisi)
Yapılışı
Önce %83,7 oranındaki suyun içerisinde %10′luk LABSA yavaş yavaş yedirilerek karıştırılır.LABSA ‘nın karışımı tamamlanınca %1′lik diethanol amin ve %2′lik triethanol amin ilave edilir. Daha sonra %1,7′lik Lauryl alkol ilave edilir.Viskositesi (akışkanlığı) ayarlanır. Bu işlem bitince %1′lik sodyumsülfat eklenir.En son %0.6 oranında sodyumhipoklorit katılır. Böylece gerekli maddelerin hepsi kazanlara katılmış olur. Karışma işlemi bittikten sonra dolum varillerinden bidonlara aktarılır. Ve sıvı deterjan piyasaya sürülmek için hazır bir duruma getirilir.
132 views
Günlük hayatta kullandığımız sabun,çamaşır suyu,tuz ruhu,bazı ilaçlar,gazoz,sirke,tıraş köpüğü,cilt bakım kremi,ketçap gibi maddelerin yapısında asit yada baz bulunmaktadır.
Bazı asit ve bazlar ise yediğimiz sebze ve meyvelerde doğal olarak vardır. Hatta bazı asit ve bazların eksikliğinde canlı vücudunda birtakım hastalıklar meydana gelir. Folik asit eksikliğinde aneminin oluşması gibi. Şimdi önemli asit ve bazların özelliklerini ve kullanıldığı alanları inceleyelim.
Formik asit(HCOOH):
Bakterilere küf ve mayalara etki eder. Mikrobik bozunmayı önlemek için gıdalarda koruyucu olarak kullanılır. Karınca salgısında bol miktarda bulunur.
Asetik asit(CH3COOH):
Sirke asidi olarak bilinir asetik asidin %5-8 lik çözeltisi sirke olarak kullanılır. Asetik asit bir çok ilaç ve endüstri maddesinin hazırlanmasında kullanılır. Tahriş edici kokuya sahip bir sıvıdır. Alüminyum asetat tuzu,taze kesilmiş yaralarda kan dindirici olarak kullanılır.
259 views