Öğretmen, bu derste öğrencilerin özellikle kendi haklarını tanıma, başkalarının haklarına saygı ve hoşgörü gösterme, aynı zamanda kendisinin ve başkalarının haklarını koruma gibi konularda onları bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmalıdır. Ancak, öğrencilerin özelliğinden dolayı öğretmen bu hedefini gerçekleştirmede bazı güçlüklerle karşılaşabilir. Karşılaşılan güçlükleri aşmak amacıyla aileleri insan hakları konusunda bilinçlendirme etkinliklerine de önem vermelidir. Bunu sağlamak amacıyla öğretmen, yeri geldikçe yakın çevresindeki üniversite, vakıf, dernek vb. kuruluşlarla iş birliğine giderek konuyla ilgili kişileri okula davet edip onların öğrenci ve velilerle görüşmelerini sağlayabilir. Ders konularıyla ilgili konferans, sempozyum vb. toplantılara öğrenci ve ailelerin katılımlarını sağlayabilir. Yine öğretmen, resmî ya da sivil kuruluşların engelli bireylere sağladığı sosyal haklardan öğrencileri ve aileleri haberdar edebilmek için toplantılar düzenleyebilir. Toplantılar sayesinde ailelerin birbirleriyle iletişime geçmeleri ve bu konularda kendi aralarında bilgi alışverişi yapmaları sağlanabilir.
792 views
Balkan Savaşı sırasında1912 Aralık ayının ortalarında aynı anda baÅŸlayan iki ayrı uluslararası konferans. Bunlardan birinde Osmanlı ve Balkan ülkelerinin temsilcileri karşı karşıya geliyordu. DiÄŸeri ise, Avrupalı altı büyük devlet temsilcisinden oluÅŸmaktaydı. Osmanlının ve diÄŸer tarafın koruyucuları vardı. Avusturya-Macaristan ve Almanya İstanbul hükümetini, Rusya ve Üçlü İtilaf devletleri de Balkan ülkelerini destekliyordu. Konferansta, Osmanlı İmparatorluÄŸunun egemenliÄŸi ve altı büyük devletin denetimi altında özerk bir Arnavutluk kurulması kararlaÅŸtırılmıştır. DiÄŸer yandan Osmanlı İmparatorluÄŸundan Avrupa’daki sınırını Midye-TekirdaÄŸ çizgisine çekmesi, Edirne’nin teslim edilmesi, Ege denizindeki tüm haklarından vazgeçmesi isteniyordu. Bu istemler İstanbul hükümetince kabul edildiÄŸi sırada 23 Ocak 1913 günü Jön Türkler darbe ile iktidara geçmiÅŸler ve konferans sonuçları uygulanamamıştır.
I. İnönü Savaşı’nda elde edilen baÅŸarı sonucu Batılı devletler bir konferans düzenlemeye karar verdiler. Londra Konferansı 21 Åžubat’tan 12 Mart 1921′e kadar devam etmiÅŸtir. Londra görüşmelerinde Bekir Sami Bey, Ankara ve İstanbul temsilcileri arasında varılan bir anlaÅŸma sonucunda, her iki heyet adına hareket etmiÅŸtir. Türk temsilcilerinin Londra temaslarını iki kısma ayırmak gerekir. Birincisi, Türk temsilcilerinin Müttefik devletlerle yaptıkları genel görüşmeler; ikincisi de Ankara heyeti baÅŸkanı, DışiÅŸleri Bakanı Bekir Sami Bey ile İngiliz, Fransız, İtalyan
404 views
Acheson Planı
Kıbrıs sorununun tırmandığı 1963-1964 döneminde A.B.D.’nin özel temsilcisi Dean Acheson tarafından önerilen çözüm yolu. Buna göre Kıbrıs adası her ikisi de NATO üyesi olan Türkiye ve Yunanistan arasında ikiye bölünerek paylaÅŸtırılacak, böylece iki müttefik ülkeyi savaşın eÅŸiÄŸine getiren bir sorun çözülmüş olacak ve NATO dışındaki güçlerin adaya müdahalesi engellenecekti. Plan adanın iki ülke arasında nasıl bölüştürüleceÄŸini açıklığa kavuÅŸturmuyordu. Hem Türkiye hem de Yunanistan’dan destek görmeyen bu plan bir sonuç getirmedi.
Açılma Politikası (infitah policy)
Mısır’da Nasır’dan hemen sonra iktidara gelen Enver Sedat tarafından 1974′te uygulamaya konulan devlet politikası. Nasır’ın daha önceki sosyalist devletçi deneyimi baÅŸarılı olmamıştı ve dünya da yumuÅŸama (détente) dönemine girmiÅŸti. Mısır’a dış yardım saÄŸlayabilmek, komÅŸu Arap sermayesinin ve yabancı yatırımların Mısır’a gelmesini kolaylaÅŸtırmak amacıyla bu yeni açık kapı ekonomi politikası uygulandı.
438 views
Yerel yönetimler, ulusal sınırlar içerisindeki deÄŸiÅŸik büyüklüklerdeki topluluklarda yaÅŸayan insanların, ortak ve yerel nitelikteki gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan ve hukuk düzeni içerisinde oluÅŸturulmuÅŸ olan anayasal kuruluÅŸlardır. Literatürde yoÄŸun olarak kullanılan yerel yönetim tanımı ise evrenselleÅŸtirilerek verilmektedir. Buna göre ” Yerel yönetimler belirli bir coÄŸrafi alanda yaÅŸayan, yerel topluluÄŸun bireylerine kendilerini en çok ilgilendiren konularda hizmet üretmek amacıyla kurulan, karar organları yerel toplulukça seçilerek göreve getirilen, yasalarla belirlenmiÅŸ görevlere ve yetkilere, özel gelirlere, bütçeye ve personele sahip, üstlendiÄŸi hizmetler için kendi örgütsel yapısını kurabilen, merkez yönetimi ile iliÅŸkilerinde yönetsel özerklikden yararlanan kamu tüzel kiÅŸileridir” tanımlaması yapılmaktadır (Tüsiad,1992:21), (Özer,1992:28). Yerel yönetimlere iliÅŸkin evrensel nitelikler olarak belirtilen ve tanımlamada yer olan özellikler; BirleÅŸmiÅŸ Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik ÅŸartı, Uluslararası Yerel Yönetimler BirliÄŸi belgelerinde yer almaktadır. Tanımın incelenmesi ile belirtilen koÅŸulların her ülke için geçerli olmadığını görebiliriz. Çünkü, yapılan bu tanımlama aslında bir kavramın deÄŸil
220 views
Örgutlenmemiş, düzensiz, aralarında maddi manevi bir ortak yan bulunmayan sosyolojıyı yönlendıremez.
SİYASİ TOPLUM: İnsanların ortak siyasi birlik kurmak amacıyla biraraya gelmesıyle olusur. Sıyasi toplumlarda insanları biraraya getiren unsurlar
a) soy birliÄŸi
b) dil birlıği
c) inanç birliği
bir arada yaşama duygusu siyasi birliği oluşturmaya yeter. Siyasi toplum aynı özellıkleri gösteren bir cins meydana getirir. Siyasi örgütlenme sıyasi ayrışmayı doğurur. Bu ayrısma yönetilenler ve yönetenler olmak üzere iki bolume sahiptir.
SIYASİ İKTİDAR: Başkasından emir almadan emredebilme yeteneğidir. Yaptırım gücü vardır. İstek, yarar, çıkarların bırarada tutulmasını sağlar. Siyasi erk olmazsa anarşi hüküm sürer. Siyasi erk gücünü toplumdan milletten alır. Millet yonetılme yetkisini siyasi erke verir.
Sıyasi iktidar bir consensus’ tur.
Siyasi erk mutlaka toplumun onayından geçmelidir.
Siyasi elde etmek icin girişilen mücadeleye siyasi mücadele denir.
Siyasi güçler siyasi partiler
Sendikalar
Siyasi hayatın dikkat edılmesı gereken br.
172 views
Kıbrıs sorununun tırmandığı 1963-1964 döneminde A.B.D.’nin özel temsilcisi Dean Acheson tarafından önerilen çözüm yolu. Buna göre Kıbrıs adası her ikisi de NATO üyesi olan Türkiye ve Yunanistan arasında ikiye bölünerek paylaÅŸtırılacak, böylece iki müttefik ülkeyi savaşın eÅŸiÄŸine getiren bir sorun çözülmüş olacak ve NATO dışındaki güçlerin adaya müdahalesi engellenecekti. Plan adanın iki ülke arasında nasıl bölüştürüleceÄŸini açıklığa kavuÅŸturmuyordu. Hem Türkiye hem de Yunanistan’dan destek görmeyen bu plan bir sonuç getirmedi.
Açılma Politikası (infitah policy) Mısır’da Nasır’dan hemen sonra iktidara gelen Enver Sedat tarafından 1974′te uygulamaya konulan devlet politikası. Nasır’ın daha önceki sosyalist devletçi deneyimi baÅŸarılı olmamıştı ve dünya da yumuÅŸama (détente) dönemine girmiÅŸti. Mısır’a dış yardım saÄŸlayabilmek, komÅŸu Arap sermayesinin ve yabancı yatırımların Mısır’a gelmesini kolaylaÅŸtırmak amacıyla bu yeni açık kapı ekonomi politikası uygulandı.Adana Görüşmesi, 30 Ocak 1943
Türkiye CumhurbaÅŸkın İsmet İnönü ile İngiltere BaÅŸkanı Winston Churchill arasında 30 Ocak 1943 tarihinde Adana’da yapılan gizli görüşme.
Adana Görüşmesi, II. Dünya Savaşı’nın Almanya’nın aleyhine döndüğü bir sırada gerçekleÅŸti. O zamana kadar Müttefikler, Türkiye’yi Almanya’nın OrtadoÄŸu’ya inmesine bir engel olarak kabul ediyor ve savaşın dışında kalmasını yeterli görüyorlardı. Ancak 1942 sonlarında Avrupa’da ikinci bir cephenin açılması gündeme gelince bu cephenin Balkanlar’da açılmasını isteyen Churchill, Türkiye’nin de Müttefikler tarafından savaÅŸa
6 views
3 ana bütçe var..
1–merkezi yönetim bütçesi
2–yerel yönetim bütçesi
3–sosyol güvenlik kurumları bütçesi
merkezi yönetim bütçeside 3′e ayrılıyor..
1-genel bütçeli kuruluşlar
2-özel bütçeli kuruluşlar
3-düzenleyici ve denetleyici kurumlar
eskiden bütçe çağrısı BAŞBAKANLIKCA yapılırdı artık MALİYE BAKANLIĞINCA yapılıyor
özerk bütçe 5018 ile kamu mali literatüründen kaldırılmıştır.
kitlerin bütçeleri artık devlet bütçe sisteminden çıkarıldı zaten kitler 5018e de tabi değiller
bir de tüzel kişiliği sona eren kamu idareleri hangileridir? karayolları genel müdürlüğü var
? kesin hesabı sunma süresi 7 aydan 6 aya düşmüş
349 views
Türk Siyasetine Giriş
Türk Siyaseti diye bir kavram olabilir mi? Türkiye’de siyaset olabilir mi? Etimolojik olarak; Siyaset – Politika İtalyanca’dan geçmedir.
1. Politika – Grekçe – Eski Yunanca – Site devletine atıf yapan bir kavram. Sitede işler nasıl oluyor bunu konuşuyorlar.
2. Politikos – devlet adamı
3. Politeo – devlet, cumhuriyet
4. Politis – Yurttaş
Frenk dünyasından Türkçe’ye girmiş bir kavram. Birden fazla insanın olduğu heryerde siyaset vardır. En küçük kabile biriminden en karmaşık imparatorluğa kadar hepsinde var.
Siyaset – Arapçadan geçmiş
Eski Mısır resimlerinde firavunun elinde kırbaç var. Osmanlıdaki anlamı ise 19. yy’a kadar idam cezası demekti.
İdam cezasının infaz edildiği yere Siyasetgah denir. 19. yy’da Osmanlı modernleşmesi başlayınca kavram içerik değiştirmeye başladı. Millet, devlet gibi.Bunlardan biri Milli; 19. yy’da dini anlamı vardı. Şimdi daha çok laik bir anlamı var.Örnek; Milli Nizam Partisi – ulusa atıfta yapmaz. Anadoluda gereken adrese ulaşır. Tanzimat döneminden itibaren anlam değiştirmeye başlıyor.
62 views
Bir bütçenin denetlenebilmesi için öncelikle uygulanması gereklidir. Bu yüzden öncelikle bütçenin uygulanması evresine kısaca değinmekte fayda vardır. Bütçenin uygulanması hükümete verilen bir görevdir yasama organı bütçeyi onaylamakla, hükümete ödenek bölüm ve maddelerinde belirtilen hizmetler için karşılarında yazılı miktarlar kadar harcama yapmaya yetki vermektedir. Yapılan harcamaların bütçe ile verilen yetkiye ve kamu harcamalarının yapılmasını düzenleyen kanunlara uygun olması gerekir. Bu uygunluk gerek uygulama sırasında gerek uygulamadan sonra yapılan denetim ile sağlanır. Bütçenin denetimi, yasama organınca yürütme organına verilen harcama yapma ve gelir toplama yetkisinin, alınan yetkinin içeriğine uygun şekilde kullanılıp kullanılmayacağını araştırmaktır.Bütçenin denetlenmesi idari, yasama ve yargı olmak üzere üç türlüdür. İdari denetleme Maliye Bakanlığı tarafından yürütme adına yapılır. Yargı denetimi TBMM adına, hem uygulama sırasında hem de uygulamadan sonra bir hesap mahkemesi olan Sayıştay tarafından yapılır. Yasama denetimi ise TBMM’nin kendisi tarafından uygulama sırasında soru, genel görüşme, meclis soruşturması, meclis araştırması ve gensoru yolları ile ve uygulamadan sonra Kesin Hesap Kanun Tasarısının müzakere edilip onaylanması ile yapılır. Bütçe üzerindeki denetim çeşitli safhalar gösterir. Bir kere, daha bütçe yapılırken denetime yarayacak bir takım esaslar ortaya konur. Ardından Meclis bütçeyi inceler ve onar. Ona bütçe kanunun alacağı teşrii, yasal biçimi kazandırır. Sonra, bütçe kanunun içinde yer alan yetki devri maddeleri ile bütçenin idarece uygulanmasına geçilir. Bir denetim de bu safhada yapılır.
36 views
KAMUSAL MAL ve HİZMETLER
Toplumu oluşturan insanlardan her birinin ayrı ayrı maddi ve manevi birtakım ihtiyaçları vardır. Kişisel nitelikteki bu ihtiyaçların kaynağı, insanların fizyolojik ve psikolojik varlıklarıdır. Örneğin giyinmek, karnını doyurmak, eğlenmek ve ısınmak bu tür ihtiyaçların tipik örnekleridir. İnsanlar yalnız başlarına yaşayamazlar; bir araya gelmek suretiyle bir toplumu oluştururlar. Bunun organize şekline de devlet adı verilir. Bu toplum halinde yaşayış, ortaya başka tür bir takım ihtiyaçların çıkmasına sebebiyet verir. Mesela iç ve dış güvenlik ile adaletin sağlanmasına ihtiyaç duyulması toplum halinde yaşamanın bir sonucudur. Tek başına yaşayan bir insanın elbette ki milli savunma, asayiş ve adaletin temini, diplomasi gibi hizmetlere ihtiyacı yoktur.
İster bireylerin hissetmelerinden isterse idare edenlerin kararlarından kaynaklansın kamusal ihtiyaçları giderecek mal ve hizmetler, bunların iktisadi niteliklerinden dolayı piyasada üretilememektedir. Bu durumda devletin devreye girmesi ve hizmetlerin kamu ekonomisi kesiminde
716 views