Manipülasyon ve Manipülasyona Karşı Düzenlemeler

Manipülasyon en yaygın finansal suçlardan biri olmasına ve tarihi Lale Çılgınlığı (Tulipmania) vakasına dek uzanmasına karşın, ülkelerin mevzuatları incelendiğinde bu kavramla ilgili kesin bir tanımın yapılmadığı, bunun yerine çoğu kez “yapay fiyat”, “serbest arz ve talep güçlerine müdahale” gibi kendileri de tanımlanmaya ihtiyaç duyan ifadelerden yararlanılarak bir takım işlemlerin manipülatif olarak nitelendirildiği ve mevzuattaki bu eksikliğin mahkeme içtihatları ve uzmanların yorumlarıyla aşılmaya çalışıldığı görülmektedir. Suçun tanımlanmasındaki bu belirsizliğin yanısıra, normal piyasa aktivitesinden ayırt edilebilmesinin zorluğu, ispatlanmasında direkt kanıtlardan ziyade dolaylı kanıtlardan yola çıkılarak işlem yapan kişinin niyetine dair çıkarsamalar yapılmasının gerekmesi, sermaye piyasasında internetin kullanımının ve bunun paralelinde internet aracılığıyla işlenen manipülasyon suçlarının artması, internette bilginin çok hızlı değişmesi ve bu durumun kanıtların edinilmesini ve muhafazasını zorlaştırması, buna mukabil kişilerin kimliklerini gizleyebilmesini kolaylaştırması hususları ile birleştiğinde manipülasyon sadece tanımlanması değil, aynı zamanda kanıtlanması da güç bir suç durumuna gelmektedir.Bu çalışmada, bir taraftan manipülasyon suçuyla ilgili farklı tanımlardan yola çıkılarak ortak bir tanıma ulaşılmaya çalışılmakta, diğer taraftan gittikçe globalleşen ve birbiriyle ilişkili hale gelen sermaye piyasalarında yeni teknolojiden beslenerek gelişen manipülasyon yöntemleri, manipülasyonun Devamını oku …

2009 Takvim Yilinda Elde Edilen Gelirlerin Beyani

Bilindiği üzere, Gelir Vergisi Kanununda temel vergilendirme şekli, elde edilen kazanç veya iradın yıllık beyanname ile bildirilmek suretiyle vergilendirilmesidir.Bir kazanç ve iradın gelir vergisine tabi tutulabilmesi için aşağıda sayılan yedi gelir unsurundan birine dahil olmasi gerekir. Gelir Vergisi Kanununun 85 ve 86 nci maddelerinde ise hangi gelir unsurlarının yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilmesinin zorunlu olduğu, hangi gelir unsurları için beyanname verilmeyeceği veya verilecek beyannameye dahil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Kanunun ikinci maddesinde sayılan gelir unsurları aşağıdaki gibidir:
- Ticari Kazançlar,
- Zirai Kazançlar,
- Ucretler,
- Serbest Meslek Kazançları,
- Gayrimenkul Sermaye Iradi,
- Menkul Sermaye iradi,
- Diğer kazanç ve iratlar.
Bu çalışmamızda, gerçek kişilerce 2005 takvim yılında elde edilen ve yıllık beyanname ile beyan edilmesi zorunlu olan kazanç ve iratlarla ilgili olarak yıllık gelir vergisi beyannamesinin nasıl doldurulacağı, farklı gelir unsurlarından elde edilen gelirlerin toplanmasi ve gelirden yapilacak indirim ve mahsup işlemleri açıklanacaktir. Devamını oku …

Kurumlar Vergisi Rehberi

Türkiye’de kayıt dışı ekonominin vergiye yansıyan yönünü göz önüne aldığımızda özellikle dolaysız vergi olarak nitelendirdiğimiz gelir ve kurumlar vergisinin toplam vergi içindeki payının oldukça düşük olduğunu görmekteyiz. Bu anlamda vergi tabanının genişletilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi ve gerek beyana dayanan gelir ve kurumlar vergisinin gerekse diğer vergi gelirlerinin sağlıklı bir şekilde arttırılması için mükelleflerde iyi bir vergi bilincinin oluşturulması ve vergi mevzuatında yapılan değişikliklerden mükelleflerin zamanında haberdar edilmesi ve eğitilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu hedef doğrultusunda hazırlanan bu rehberde, kurumlar vergisi mükellefiyeti, kurum kazancının tespiti, uygulanan muafiyet ve istisnalar, verginin hesaplanması ve beyanına ilişkin konular işlenmiş, gerek duyulan yerlerde uygulama örneklerine yer verilmiştir. Kurum kazançlarının tespiti ve vergilendirilmesi konusuna yer verdiğimiz bu rehber ilgili tüm mevzuat taranarak hazırlanmış olup kurumlar vergisi mükelleflerinin 2005 takvim yılı gelirlerinin beyanında geçerli olan had ve tutarlar dikkate alınmıştır. Devamını oku …

Vergi Tarhiyatına Karşı Mükelleflerin Takip Edebileceği Yollar

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 20’nci maddesi uyarınca Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muameledir.İkmalen, re’sen ve idarece tarh edilen vergiler ihbarname ile ilgililere tebliğ olunur. Nev’i ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır. Vergi ve ceza ihbarnamelerinin muhteviyatı Vergi Usul Kanununun 35 ve 366’ncı maddelerinde belirtilmiştir. Vergi ihbarnamelerinde takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re’sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir. Ceza ihbarnamelerinde ise; cezayı gerektiren olayın tesbitine dair tutanak sureti ile inceleme raporunun birer örneği ihbarnameye bağlanır.Tarh edilen vergiler ve kesilen cezalara karşı mükelleflerin yasal haklarını ve izleyebileceği başvuru yollarını ana hatları ile izleyen bölümlerde açıklanmıştır.
II – VERGİ TARHİYATINA KARŞI MÜKELLEFİN TAKİP EDEBİLECEĞİ YOLLAR
A – Vergi Hatasının Düzeltilmesi Talebi
Düzeltme, vergi hatalarının yargı mercilerine gidilmeksizin, hatanın ilgili vergi dairesince ortadan kaldırılmasına yönelik idari bir işlemdir. Düzeltme işlemi ancak bir vergi hatasının tespit edilmesi durumunda Devamını oku …

Stagflasyon Ve Maliye Politikası

Stagflasyon kavramı bir ekonominin aynı anda hem işsizlik hem de enflasyon içinde bulunması durumunu ifade eder.
Yüksek bir enflasyon oranının, kullanılmayan üretim kapasitelerinin, işsizliğin ve yetersiz bir büyüme hızının birlikte yaşandığı bir ekonomik olayı ifade etmek için kullanılan stagflasyon ciddi bir ikilemi ortaya koymaktadır. Daha öncede belirtildiği gibi, daraltıcı para ve maliye politikaları bir ekonomide talep enflasyonu için çözüm olurken, yüksek işsizlik oranlarının azaltılması için genişletici politikalar izlenmesi gerekmektedir.
Stagflasyon durumunda başlıca makro düzeyde sorun istihdam konusunda ortaya çıkmaktadır. Özellikle enflasyon oranlarının yüksek olduğu dönemlerde ortaya çıkan işsizliğe rağmen ücret baskıları tercih edilmektedir. Yine artan işsizlik, çalışanların hayat standardını korumaya yöneliktir.
Stagflasyon sürecinin 4 özelliği bulunmaktadır.
1-Devletin maliye ve para politikası aracılığıyla enflasyonu kontrol altına almak istemesi nedeniyle ekonomik faaliyetler belli ölçüde daralır.
2-Enflasyon oranının yüksek olduğu dönemlerde artan işsizliğe rağmen ücret baskıları ve artan işsizlik çalışanların hayat standartlarını muhafaza etmeye yeğlenir. Bu durum ise sendikaların pazarlık güçlerini artırır. Devamını oku …

Ücretlilerde Vergi İndirimi

Vergi indirimi ücretlilere gelir imkanı sağlayan bir uygulama olmasının yanısıra belge düzeninin yerleştirilmesine de katkıda bulunmaktadır.
Bu çalışma çalışanlara özel gider indirimi konusunda yardımcı olmak, sıkça sorulan sorulara cevap vermek ve sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeleri harcamalar arasına dahil etmenin cezai sonuçları hakkında bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır.
Gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde, mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile ilgili eğitim, sağlık, gıda, giyim ve ikamet edilen konuta ait kira harcamalarının yıllık toplam tutarının;
-3.300 Yeni Türk Lirasına kadar %8’i,
-6.600 Yeni Türk Lirasının, 3.300 Yeni Türk Lirası için %8’i, aşan kısmı için %6’sı
-6.600 Yeni Türk Lirasından fazlasının, 6.600 Yeni Türk Lirası için %7’si,aşan kısmı için %4’ü. (2005 yılı için)
ücretlinin ertesi yılda ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edilir veya işverenler aracılığı ile kendisine nakden iade edilir. Devamını oku …

Maliye Nedir Ne İşe Yarar

MERKANTANİZM: 16 y.y ortalarıyla 17 yy sonları arasında Batı avrupada etkinlik kazanan bir ekonomik görüştür.Merkantalizmin doğuşunun temelinde ulusal devletin ortaya çıkması uluslar arası ticaretin gelişmesi ve ticaret sermayesinin güç kazanması bulunmaktadır. Ticaretin bireyleri ve ülkeleri zenginleştirdiği inancını savunan bir iktisadi doktirindir. Bu düşünceyi hayata geçirmenin yolu ise, ülkede kıymetli maden stokunun artırılması olarak görülmüştür. Merkantalizim döneminde kamu harcamalarında artış olmuştur. Devlet ticareti kolaylaştırmak amacıyla yollar yapmış ve dış ticareti teşvik(ihracat) etmiştir.sanayide yerli hammadde kullanılması ,hammadde ihracatının yasaklanması ithalatın yüksek gümrük vergileri ile ve yasalarla kısıtlanması gibi önlemleri savunmuşlardır.Ayrıca güçlü ulusal deniz ticaret filolarının kurulmasınıda savunmuşlardır. Devlet eğitim, sağlık, yargı, gibi hizmetleri gördüğü zaman halktan bu hizmetlerin finansmanına katılmasını istemek hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Devamını oku …

Menkul Sermaye İradı Elde Edenlerin Gelir Vergisi Beyanname Düzenleme Rehberi

Gerçek kişilerce 2005 yılında elde edilen menkul sermaye iratlarının beyan edilip edilmeyeceğine, beyan edilmesi halinde beyannamenin verilmesi ve verginin ödenmesine ilişkin açıklamalar bu kitapçıkta yer almaktadır.
KİTAPÇIKTA HANGİ GELİRLERİN BEYANINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR YER ALIYOR?
Menkul sermaye iratlarına yönelik olarak hazırlanan bu kitapçıkta, aşağıda belirtilen gelirlerin beyanına ilişkin açıklamaları bulacaksınız.
- Mevduat faizleri
- Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile diğer her türlü tahvil ve bono faizleri
- Hisse senedi kar payları (temettü gelirleri)
- İştirak hisselerinden doğan kazançlar
- Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar payları
- Özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları Devamını oku …

Vergi Hukukunun Tanımı ve Kapsamı

Kamu ekonomisi, kamusal mal ve yarı-kamusal malların üretim süreci inceler. Kamusal mallarda arz ve talep ve buna bağlı olarak, piyasa ekonomisinde olduğu gibi fiyatlandırma ilkesi kural olarak geçerli değildir. Bu kamusal üretimin finansmanı sorununu beraberinde getirir. Kamu ekonomisi, finansman sorununu kamu gelirleri ile çözmeye çalışır. Kamu giderleri ise mal ve hizmetlerin arzı sorunuyla ilgilenir. Söz konusu ilişkileri inceleyen kamu ekonomisi ve ya kamu maliyesinin hukukî yönü mali hukukun inceleme alanını oluşturur. Mali hukuk, kamu gelirlerinin toplanmasına ve giderlerin yapılmasına ilişkin hukuk kurallarını içeren bir dal olarak tanımlanabilir. Kamu maliyesindeki analiz biçimine paralel olarak, malî hukukun giderlere ilişkin kuralları gider hukukunu; kamu gelirleri ise gelir hukukunu (vergi hukukunu) oluşturur.
Gider Hukuku terimine benzer biçimde, kamu gelirlerinin hukukî yönünü Gelir Hukuku biçiminde adlandırma yaygın ve olağan değildir. Bunun yerine, “Vergi Hukuku” terimi kullanılır. Vergi hukuku, devletin kamu gücüne dayanarak elde ettiği tüm kamu gelirlerini içerir. Vergilerin yanı sıra, resim, harç ve şerefiye gibi kamu gücüne, cebre dayanan diğer kamu gelirleri de geniş anlamıyla vergi hukuku içinde yer alır.
Devletin piyasa ekonomisine katılmaktan sağladığı gelirler ve mülk gelirleri “cebir unsuru” ölçütü dışında kaldıklarından, geniş anlamıyla vergi hukukunun içinde yer almazlar. Devamını oku …

Ticari Kazançların Vergilendirilmesi

Bu rehber, gelir unsurlarından ticari kazancın elde edilmesi, hesaplanması, diğer gelir unsurları ile bir arada değerlendirilmesi ve yıllık beyannameye aktarılması konusunda ilgili mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.Bu rehberde, gerçek usulde gelir vergisine tabi mükellefler ile basit usulde gelir vergisine tabi mükelleflerin 2005 takvim yılı gelirlerine ait yıllık gelir vergisi beyannamelerinin doldurulmasında geçerli olan had ve tutarlar dikkate alınmıştır.
2. GELİR VERGİSİNİN KONUSU
Gelir Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu belirtildikten sonra gelirin, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu açıklanmıştır. Kanunun 2 nci maddesinde ise “gelire giren” kazanç ve iratlar aşağıdaki şekilde sıralanmıştır.
1.Ticari kazançlar, (GVK. Md.37)
2.Zirai kazançlar, (GVK. Md.52)
3.Ücretler, (GVK. Md.61)
4.Serbest meslek kazançları, (GVK. Md.65)
5.Gayrimenkul sermaye iratları, (GVK. Md.70)
6.Menkul sermaye iratları, (GVK. Md.75)
7.Diğer kazanç ve iratlar. (GVK. Md.80) Devamını oku …

Bütçe Terimleri Sözlüğü

ABS : ( Bkz. Analitik Bütçe Sınıflandırması)
A Cetveli: Bütçe kanunlarının birinci maddesi ile verilen ödeneğin bütçe kod yapısı dahilinde hizmetlere dağılımını gösteren “harcama ve borç vermenin” yani giderin cetvelidir.
Açık Bütçe Politikası: Devletin, ekonomik durgunluğu ve işsizliği önlemek gibi bir takım ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla bütçe açığını bir ekonomi politikası aracı olarak kullanmasıdır.
Açıklık İlkesi: Bütçe tahminleri ile uygulama sonuçları, gerek milletvekilleri tarafından gerekse mükellefler tarafından yani bütçeyi incelemek isteyenler tarafından kolayca anlaşılabilecek bir şekilde olmalıdır. Bu ilke tüm hizmet programlarının gerçek içerik ve maliyetleri ile bütçede yer almasını ifade etmektedir. Giderlerin ve gelirlerin, (havuzlar oluşturmak, başka ihtiyaçlar için gizli yedekler ayırmak, bütçenin onaylanmasını kolaylaştırmak amacıyla giderleri olduğundan Devamını oku …

Bütçe ve türleri

S-1 Türkiye de kamu kesiminde uygulanmakta olan bütçeler nelerdir? Genel bütçeye dahil olan kuruluşlar nelerdir? Genel Bütçenin hazırlanması ve onaylanması hakkında bilgi veriniz.
C-1 Türkiye de kamu kesiminde uygulanmakta olan bütçeler: * Genel Bütçe * Özerk Bütçe * Özel bütçe, * Katma Bütçe olmak üzere dörde ayrılır.
Genel bütçeye dahil olan kuruluşlar şunlardır:
• TBMM * Danıştay
• Cumhurbaşkanlığı * Yargıtay
• Sayıştay * Devlet Planlama Teşkilatı
• Anayasa Mahkemesi * Devlet İstatistik End.
• Başbakanlık * Bakanlıklar
• Diyanet işleri başkanlığı * Hazine Müsteşarlığı
Genel bütçe şu aşamalardan oluşur: Hazırlama, onaylama, uygulama ve denetim aşamalarından oluşur. Genel bütçe hükümetin 1 yıllık programıdır.Genel Bütçenin hazırlanması: Genel bütçeye dahil olan kuruluşlar 1 yıl içerisinde yapacakları yatırımları ve ihtiyaç duydukları bütçeyi Maliye Bakanlığına bildirirler. Maliye Bakanlığında; bu bütçeleri bir araya getirerek gerekli incelemeler yapıldıktan sonra 1 yıllık bütçe kanun tasarısını meydana getirir. Bu tasarı Bakanlar Kurulunun onayından geçtikten sonra TBMM’ye sunulur. Bakanlar kurulu genel ve katma bütçe tasarıları ile milli bütçe tahminlerini gösteren raporu mali yıl başından en az 75 gün önce TBMM’ne ulaştırmalıdır. Bu maddeye göre; bütçe tasarıları en geç 15 Ekim’e TBMM’ne sunulmalıdır. Devamını oku …

|