Evrim Kuramı Nedir

Evrim kuramının özü maymun sorunu mudur? Darwin,maymundan geldiğimizi mi söyledi? Maymundan geliyor olmakla kurttan geliyor olmak neyi ettirir? Darwin,Evrim kuramını araştırmalar sonucu ortaya koydu? Doğal seçilim nedir? Yaşamın ortaya çıkışında rastlantının rolü var mıdır? Bugün yaşamın nasıl oluştuğu konusunda sağlam sahip miyiz? Yaratılış kuramları ile Evrim kuramının farkı nedir? Erzurumlu İbrahim Hakkı,Darvin’den yüz yıl önce maymundan geldiğimizi nasıl söyledi? İslam toplumlarındaki bilimin yüzyılları olan 8. ve 12. ’larda evrim kuramının pırıltılarını savunan İslam bilgeleri var mıdır? Evrim kuramını reddetmek,bizlere Türkiye’mize neler kaybettirir?
Zümrütten Akisler :
’den bilimsel düşünme dersleri… A. M. C. Şen gör
27 Aralık 1831′de Majestelerinin Gemisi , dünyanın etrafını dolaşmak üzere İngiltere’ Plymouth limanından aldığı yolcuları arasında bulunan “geminin doğa bilimcisi” henüz 22 yaşında, teşebbüs ettiği tıp ve ilâhiyat eğitimlerinin her ikisinde de

22 views

26 Ekim 2010
Okunma 22
bosluk

Toplumsal Tabakalaşma Türleri

toplumda tabakalaşma sınıflar arası farklılaşmadan doğar tabakalar arasındaki bireyler arasında farklılaşma görülebileceği aynı toplumsal tabaka( katman )içindeki bireyler arasında da farklar bulunabilir aynı tabaka içindeki farklar sosyal sınıfları oluşturur.
Genellikle bir toplumda yönetici pozisyonunda olanlar üst esnaflar işçiler ve yaşam koşulları iyi olamayanlar da tabakayı oluştururlar
Toplumsal yapı içerisinde bir hareketliliği olan bir bütündür hareketlilik iki şekilde ifade edilebilir yatay hareketlilik ve dikey hareketlilik
Yatay hareketlilikte
A ) Sosyal yapıda yatay hareketlilik , Ör : Bakkalın manav olması öğretmenin Müdür yardımcısı olması vb
B ) Sosyal Hayat alanında yatay hareketlilik , : Bir lise öğretmeninin tayininin ’dan çıkması gibi ….
3 Tür Tabakalaşmadan söz edilebilir
1. Kapalı sınıf tabakalaşması Ör : ’daki kast sistemi ki doğumla kazanılr değişmez katı kurallara sahiptir tabakalar arasında geçiş yoktur.

173 views

11 Ekim 2010
Okunma 173
bosluk

Yetenek Testi

1)Babamla annemin iki karşı memlekete dönme teklifi altı reddedildi. şaşkına dönmüştü. Demokrasiye sığmayan davranışla bizlere bağırdı, çağırdı. Babamı da çoluk çocuğun sözleriyle hareket etmekle suçladı. Hayrettir, babam sesini çıkarmadı, tepki göstermedi.

Parçaya göre demokrasi ile bağdaşmayan davranış, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Babanın oylama sonucunda tepkisiz kalması
B) Çocukların sözleriyle hareket edilmesi
C) Annenin çocuklarına yüksek sesle çıkışması
D) Memlekete dönme teklifinin kabul edilmemesi

2)Koyunu, kurdun elinden kurtaran çoban, koyuna göre kurtarıcı: kurda göre de özgürlüğüne engel olan kimsedir.

77 views

10 Ekim 2010
Okunma 77
bosluk

Kulüplerin Toplumsal Yapı İçindeki Konumu Ve Futbolda Şiddet Eğilimi

1-GİRİŞ
çalışmamızda sizlere kulüp anlayışı, kulüpçülüğün sosyolojik öneminden ve seyircilerindeki şiddet eğilimlerinden bahsetmek istiyoruz. Konuyu ele alırken önce kavramları ve kulüp kavramının tarihçesini irdeleyip, sonra çeşitli bakış açılarından kulüpleri, yaptıklarını ve yapması gerekenleri, futbol seyircilerindeki şiddetin toplumsal nedenlerini inceleyeceğiz.
2- TANIM
Önce kulüp tanımıyla başlayalım:
Aynı amacı güden ve yalnız üye olan kişilerin girebildikleri görüşmek konuşmak, okumak, spor yapmak vb için açılmış toplantı yeri. Ancak bu tanım dışında, spor kulüplerini ele aldığımızda, bunların kendilerini mekandan soyutladığını, daha kavramsal nitelik kazandığını, kulübe bağlılığın ise üyelikten ziyade gönül verme işine dönüştüğünü görürüz. Yine de çoğu dernek statüsünde olan kulüplerin bazı resmi faaliyetleri için üyelik kavramı gereklidir.
3- KULUPÇÜLÜĞÜN TARİHÇESİ
Ortada bir spor örgütlenmesi olabilmesi için önce spor ve spor kişilerin olması gerekir. İnsanlık tarihinin sporcuları da ürün fazlasını bölüştüren mekanizmada tuttukları ayrıcalıklı yer dolayısıyla toplumsal boş zamandan da payını alan soylulardı. Bunların özgür, eşit ve seçkin yurttaşlar olduğu için sporun ne nasıl yapacaklarını otoriter ve hiyerarşik bir yönetim yapısı

139 views

9 Ekim 2010
Okunma 139
bosluk

Fantazi – Fantastik

Düşe, doğaüstüye, büyüye da kurgubilime başvurarak gerçeği hiçe sayan sanat. İnsanın başlangıçtaki doğal korkusunun yerini, zamanla, gündüzden sonra , insanın kötülükle mir tuttuğu ve ölümünden sonra kurtuluşa erişemediğinde gömüleceğini düşündüğü gece , her çeşit geceden korkma duygusu aldı. olarak, biçimde açıklanabilecek, da güçlenmiş ve büyüye karışmış korkunun doğurduğu akıldışı imgelerin çevresinde, bazı sanat yapıtlarındaki fantastik öz düşüncesi gelişmiş oldu. bağlamda, fantastik sanatın, farklı sanat kategorisi olarak, çok yakın geçmişte, akılcılığın, aynı yapıda öz içinde tekmiş gibi edilen bir algılar dünyası ile algılarüstü bir arasında kopukluk yaratmasından sonra doğduğunu görmek anlamlı bir olgudur. Söz konusu kopukluğun, günümüzde fantastik yönelik, haklı da haksız değerlendirmeleri anlayabilmek için üstünde durulması gereken bir nokta olduğu söylenebilir.

83 views

28 Eylül 2010
Okunma 83
bosluk

En Uygun (Optimal) Kent Büyüklüğü

Kentleşme hareketlerinin büyük kentler yönünde oluşu ve çok
büyük kentler yaratma eğiliminde bulunuşu, büyük kentlerin büyümesine sınır çizmek, sorunun araştırma konusu yapılmasına açmıştır, özellikle, gelişmekte olan bir çok ülkelerde nüfusu birkaç milyonu bulan kentlerde, maliyetlerinin yükselmesi, yaşama olanaklarının yitirilmesi, beslenme, barınma, çalışma ve eğlenme ihtiyaçlarının karşılanmasında yetersizlikler baş göstermesi, kentleşmenin hem hızı, hem de biçimi üzerinde müdahalede bulun­ mayı kaçınılmaz duruma getirmiştir.
Ne var ki, sözü edilen sorunların, kent ne kadar büyüdükten sonra başladığını saptamak için yapılan araştırmalar olumlu sonuç vermemiştir. Başka ülkelerde yapılmış araştırmaların sonuçları, kent hizmetlerinden bazıları için optimal büyüklükler bulunabile­ceğini ortaya koymuştur. Bir üniversite kentinin en az birkaç yüz bin kişi olması gerektiği, da aydınlatma, ısıtma ve içme suyu şebekesi kurmada, kentin nüfusu l milyonu aştıktan sonra hizmetlerin kişi başına maliyetinin yükseldiği; veyahut da maliyet değişmediği hizmet kalitesinin düştüğü saptanmıştır. optimallik hesaplan, ulaşım, haberleşme ve taşınım için de yapılmıştır.

72 views

28 Eylül 2010
Okunma 72
bosluk

Plato’nun İktisadi Düşünceleri

Çağdaşları Sofistler evreni, bugün bizim yaptığımız mantıksal kurallara, pozitivist düşünceye biçimde incelemeye yönelmişken Plato (İ.Ö. 427-317), “İdeal şehir – devlet” nasıl olması gerektiğini araştırmaya yönelmiştir. Plato aristokratın ve ticari faaliyetin artmasını ve nedenle tüccar sınıfının siyasi gücünün çoğalmasını hoş karşılamıyordu.Plato’ ekonomi ile ilgili görüşleri, onun; insanın varlığı, şehir-devletin doğuşu ve ideal devletin nasıl olması gerektiğini inceleyen felsefenin içinde yer alır. Bu nedenle çok kısa da Plato’ düşünce sistemini incelemek kaçınılmazdır. Plato, Socrates’in etkisinde kalarak, siyasal yaşama girmemeyi, kenarda kalmayı, böylelikle de “seyre dalma” ve “derin düşünme” yoluyla teori (theoria) oluşturmayı ve bu yoldan “hakikat”e ulaşmayı tercih etmiştir.

402 views

21 Eylül 2010
Okunma 402
bosluk

Açikögretim Fakültesi Sosyal Bilimler Dinler Tarihi Deneme Sınavları

Sorular

1. Islâm dünyasinda, “Karsilastirmali ” alaninda önemli eser olan “el Asâru’l-Bâkiye” aittir?

Mansur Ebdulkadir el-Bagdadi
Ebu’r Muhammed b. Ahmed el Birun’î
Ebu b.
Ebu’l Feth Muhammed b. Abdûlkerim es Sehristanî
Mahmut Es’ad b. Emin Seydisehrî

Soru 2. Islâm dünyasinda diger dinlerden bahseden kaynak asagidakilerden hangisidir?

54 views

20 Eylül 2010
Okunma 54
bosluk

Körfez Depreminin Sosyal, Ekonomik, Beşeri Etkileri

17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan ve ölçeğinde 7.4 olarak kaydedilen deprem felaketi ülkemizin ve insanlığın 20. Yüzyılda yaşadığı en büyük felaketlerden birisidir.
Körfez depremi ülkemizin gerek nüfus gerekse ekonomik aktivite bakımından en ağırlıklı bölgesinde etkili olmuştur. Deprem, Kocaeli, , Yalova, İstanbul, , ve Eskişehir illerini kapsamış, ancak Kocaeli, ve Yalova’da ağır can ve mal kaybına açmıştır.
12 Eylül 1999 tarihi itibariyle yapılan belirlemelere göre, deprem nedeniyle 15.466 insanımız hayatını kaybetmiş, halen hastahanelerde 23.954 insanımız ise yaralı olarak bulunmaktadır.
Depremin bina ve işyeri üzerindeki tahribatı da ağır olmuş ve 12 Eylül 1999 tarihi itibariyle tamamlanan hasar tesbit çalışmalarına göre ağır-yıkık ve hasarlı konut-işyeri sayısı 119.297′ye ulaşmıştır.

85 views

19 Aralık 2009
Okunma 85
bosluk

Kayseri’de, Gelir Düzeyleri Çok Düşük Olan Gecekondu Mahallelerinde Yaşayanlar ile Gelir Düzeyleri Çok Yüksek Olan Kesimlerin Toplumsal Normlara Bakışının İncelenmesi

çalışmanın konusu, Kayseri’de, gelir düzeyleri çok düşük olan gecekondu mahallelerinde yaşayanlar ile gelir düzeyleri çok yüksek olan kesimlerin toplumsal normlara bakışının incelenmesidir. amaçla 16 sorudan oluşan üçlü Likert ölçeğini kullanan, Ek-A’da verilen anket hazırlanmıştır.

Bu anket, iki kesimde de 100‘er kişiye yaptırılmıştır. Bu iki kesim de içinde bayan ve erkek olmak üzere iki grupta incelenmiştir.

Örnek büyüklüğü önceden her iki kesim için de sabittir ve 100 olarak belirlenmiştir. Tesadüfi olmayan örnekleme yapılmıştır. Bayan erkek ayrımı yapmadan, her iki kesimde de ayrı ayrı yapılmıştır. Zümrelere göre anakütleler bayan ve erkek olarak iki bölündükten sonra tesadüfi olarak 50 şer bayan ve erkek katılımcının anketi seçilmiştir ve bu araştırmada değerlendirilmiştir.

Bu çalışma sonucunda, yüksek gelire sahip bayanların, erkeklerin veya düşük gelire sahip bayanların, erkeklerin, bazı sorulara birbirinden farklı cevaplar verdiği görülmektedir. Bayanlarla ilgili sorularda ise, iki gelir seviyeli kesim için de, bayanların verdikleri cevaplar birbirlerine paraleldir.

38 views

4 Aralık 2009
Okunma 38
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Tavsiye Bağlantılar