Daha önce de ifade edildiği gibi,3 Mart 1970 tarihli Ayastefanos ve 13 Haziran-13 Temmuz 1978 tarihleri arasında yapılmış olan Berlin Kongresi sonunda imzalanan antlaşmalara,Ermeniler’in bulunduğu yerlerde iyileştirmeler yapılmasına dair hükümler konulduktan sonra bu hükümlere dayanılarak büyük devletlerin Osmanlı Devleti’nin içişlerine müdahalede bulunmasıyla Ermeni meselesi ortaya çıkmıştır.
Ermeniler çeşitli vaatlerle tahrik edilmişler,bunu neticesi olarak kanlı olaylar meydana gelmiş,Ermeni çetelerince masum Türk insanına akla hayale gelmeyecek,insanlıkla bağdaşmayacak çok çirkin mezalim
2 views
The Armenian race and the geography of their territory are subject to discussions. From the very beginning of their history, Armenians have always been subject to the rule of other states and served these states.
Having been ruled by Meds, Persians, Seleucids and Romans for centuries in the history, Armenians lost their protectors against Sassanids when the Roman Empire was divided; by 386, a part of their territories was left to the Roman Empire, while the other part, including Erivan, was annexed by Sassanids.
Afterwards, the Church began to exert a great influence over Armenians. When the rule of Arsakly dynasty was abolished by the pressure of the feodality and the religous elite in 429, Armenians who had been governed by the Sassanid governors, were totally submitted to Iranian rule in a short period.
22 views
Yer değiştirme uygulaması Ermeni çevreleri ve hasım devletlerce “Ermeni katliamı ve soykırımı” olarak adlandırılmış ve Osmanlılara karşı büyük bir propaganda kampanyası başlatılmıştır.
Oysa soykırım; “ırk, milliyet, etnik ve din farklılıkları nedeniyle insan gruplarının yok edilmesi”dir. Bu suç, direkt olarak bir hükümet tarafından veya onun rıza göstermesi ile işlenebilir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, dünyada soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmak için 1948′de “Soykırım Sözleşmesi”ni kabul etmiş ve Türkiye de bu sözleşmeye 1950 yılında taraf olmuştur.
1 views
Kırgızların Orhun-Yenisey’deki Uygurları 840 yılında ortadan kaldırması ve ardından kendilerinin de Moğol hâkimiyetine girmeleriyle beraber, en eski Türk yurdu Moğolların eline geçmişti. Artık X. yüzyıldan itibaren gittikçe güçlenen Moğol kabileleri, Türklerin siyasî bir birlik oluşturamamasından da yararlanarak, faaliyetlerini artırmışlar, ancak kendileri de güçlü bir siyasî birlik oluşturamadıkları gibi üstelik birbirleriyle sürekli mücadele etmişlerdir. XII. yüzyılda en güçlü Moğol kabileleri Orhun-Tula boylarında yaşayan Kerayitler, Baykal gölünün güneyindeki Merkitler, İrtiş civarındaki Naymanlar idi.
1 views
Osmanlı döneminde düşman topraklarına akın düzenleyen gönüllü süvarilere verilen ad.
Fethedilecek yerlerde keşif, yıldırma, tahrip ve klavuzluk amacıyla, hanın izniyle akın düzenlenmesi, göçebe kabileler için başlı başına bir yaşam tarzı olan yağma ve çapul geleneklerinden türeyen çok eski bir töreydi. Türk devletlerinde uç adı verilen sınır bölgelerine yerleştirilen büyük akıncı beylerine uç beyi denilirdi. Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu devlelerinin önemli bir politikası, kuruluş aşamasında insan
29 views