Orijinal anlamında (Eski Yunan’da), son zamanlarındaki örneklerine diktatörlük anÂlamı verilen otorite türünü belirtiyordu. DaÂha açıklıkla, bir tiran hukuki olarak bir kraluı olmadığı yerde yönetimde kralla ilgili (Monteye sahip olan kiÅŸiydi. Yunanlı yazarÂların ara sıra “iyi tiranlar”dan bahsetmesi, kelimenin tamamen zalimlik anlamında olÂmadığını gösterir.
2.288 views
Ticaret hadlerini öncelikle iç ticaret hadÂleri ve dış ticaret hadleri olmak üzere iki ayÂrı bölümde incelemek gerekir. Dış ticaret hadleri, ülkeler arasındaki ticarette nisbi fiÂyatlar ÅŸeklinde karşımıza çıkar ve en çok kullanılan ÅŸekilde ihracat fiyat endeksinin ithalat fiyat endeksine oranı olarak tanımlaÂnır. İç ticaret haddi ise ülkede tarımsal ürünÂler fiyat endeksinin sanayi ürünler fiyat enÂdeksine oranıdır. Birincisi ülkenin uluslaraÂrası ticarette, ticaretin o ülkenin aleyhine olup olmadığını, ikincisi ise mübadeleden
3 views
Arapça bir kelime olup, sözcük anlamı itibariyle “aslına, öncesine döndürmek” deÂmektir. Kur’an ve Kur’an ilimlerinde kazanÂdığı teknik kullanımıyla ise bir söz, bir miÂsal, bir teÅŸbih veya haberi çıkıp dayandığı asıl kaynağına ve hakikat ve varacağı netiÂceye döndürmek, varacağı yere vardırmak anlamındadır. İslâm’ın ilk asırlanndan beri, özellikle savaÅŸlara kadar varan bir lakım anlaÅŸmazlık ve fırkalaÅŸmalann da etkisiyle, Kur’an’daki “Odur Kitabı sana indiren, onda muhkem ayetler vardır, bunlar Kitab’ın anasıdır, di-ÄŸerleriyse müteÅŸabihlerdir ki, kalplerinde eÄŸrilik olanlar ondaki müteÅŸabih olanlara uyarlar fitne isteyerek ve onun te’vilini isteÂyerek. Oysa, onun te’vilini ancak Allah bilir ve ilimde kök salmış olanlar, “ona inandık, hepsi Rabbimizin katımladır” derler.. (Bakara, 7) ayetinin çerçevesinde muhkem ve müteÅŸabih ayetler ve te’vil konusunda çeÅŸitÂli tartışmalar olagelmiÅŸ ve konu üzerinde deÄŸiÅŸik fikirler ortaya atılmıştır.
89 views
Arapça bir kelime olup, sözcük olarak “birlemek’, Özellikle Islâmî ilimlerin tedvin zamanında kazandığı teknik anlamıyla Zat, Sıfat ve Fiilleriyle bir Allah’a inanma ve ferdî ve toplumsal planda bütün hayatı bu inanca göre düzenleme demektir. Kur’an-ı Kerim’in temel maksatlarından en önemlisi, Allah’ın varlığını ve birliÄŸini, bir baÅŸka deyiÅŸle Kâinat1! yaratan ve idare edenin Rubûbiyet’i, Ulûhiyet’i ve Mâliki-yet’iyle yalnızca Allah olduÄŸunu her seviÂyede ispatla ilân ve bilhassa cinler ve insanÂlar gibi irade sahibi yaratıklara yine her seÂviyede Allah’ı tanıtmak (ma’rifet)ür. Belki her ayette, hattâ her kelimede güdülen bu maksadın en özlü biçimde, Tevhîd Suresi de denilen thlâs Suresi’nde açıklandığı göÂrülür.
41 views
İnsanın kendine yüklenen bütün görevÂleri yaptıktan sonra iÅŸin sonucunu Allah’a bırakması, O’nun yaratacağı neticeyi güven ve rıza ile karşılayıp, insanlardan bir bekÂlenti içerisinde olmaması. Kısaca Allah’a güvenip, akibetinden endiÅŸe etmemesi. “Tevekkül”, “vekâlet” kökünden türemiÅŸ bir kelimedir. Aynı kökten olan “vekil” kiÂÅŸinin kendi iÅŸini gördürmek Üzere yetki verÂdiÄŸi insandır. Avukat da vekildir. “MüvekÂkil” vekil edinen, “tevkil” ise vekil kılma, vekil edinme demektir. Aynı kökten olan “ittikâl”, biraz da tenbelük içeren ve boÅŸa gidebilecek bir güvenme ve dayanmayı anÂlatır. Tevekkülde kelimenin “kalıbı” gereÄŸi bir zorlama vardır. Bu da herhangi bir konuÂda akli ve bedeni gücünü, yani metod ve eyÂlem forksiyonunu kullanmayı, dayanılıp itiÂmat edilecek yere bunun sonucunda dayanÂmayı ifade eder. “Bir kere azmettin mi artık Allah’a tevekkül et” ayeti buna açıkça iÅŸaret eder.
1.070 views
Åžeriatın kötü saydığı iÅŸlerden, sırf kötü oldukları için piÅŸman olup vazgeçmek ve Allah’a dönmek. “Tevbe” kelimesinin sözlükteki asıl maÂnası ilk asla “dönmektir”. Bu mana ile baÄŸÂlantılı olarak tevbe, kula nisbet edildiÄŸi zaÂman, arızî olan günah halini bırakıp aslî olan salâh haline dönmek anlamına gelir. Allah’a nisbet edildiÄŸi zaman da talî olan gazab bakışından, aslî olan rahmet bakışına dönmek anlamını verir. Bunun için tevbe-nin ÅŸerl manasında hem kulun, günahını itiÂraf edip ondan piÅŸmanlık duyarak bir daha yapmamaya kararlı olması, hem de Allah’ın da bu müracaü kabul ederek günahı bağışÂlaması anlamlan vardır. “Tevb” de tevbe demektir. Ancak bunun “tevbe”nin çoÄŸulu olduÄŸunu söyleyenler de vardır. “înâbe” terimi de tevbeye yakın bir anlamdadır. “Tevbe” teriminde sözü edilen, “sırf kötü olduÄŸu için dönme” özelliÄŸinden ötürü, vicdanında o kötülüğün çirkinliÄŸini duyduÂÄŸundan dolayı deÄŸil de, bedenine, malına veya haysiyetine zarar vermesi gibi bir korÂku ya da ümit sebebiyle vazgeçmesi tevbe sayılmaz. Tevbe, yaptığı bir kabahatin bir menfaatini görse dahi, onun çirkinliÄŸini düşünüp, tiksinerek vazgeçmektir.
145 views
Arapça bir kelime olup, sözcük anlamıyÂla ‘üçleme’ demektir. Hz. îsa’dan sonra tahÂrif edilmiÅŸ, yani aslî ÅŸeklinden uzaklaÅŸtırılÂmış Hıristiyanlığın temel inanç esası olaÂrak, baba Allah, oÄŸul tsa ve ikisi arasında Ruhu’l-Kudüs’ten oluÅŸan üçlü ‘tann’ inancıÂnı ifade için kullanılmaktadır.
islâm’ın bir peygamberi olarak Hz. İsa da tüm diÄŸer nebî ve resuller gibi Tevhîd’i, yaÂni tek Allah inancım tebliÄŸ etmiÅŸ ve bu uÄŸurda mücahede vermiÅŸtir. Kur’an’da olÂdukça açık olan bu gerçek, aslında Kilise’ce kabul edilen ve adına Kanonik înciller deniÂlen Matta, Luka, Markos ve Yuhanna Incil-leri’nde de açıktır. (Kur’an-ı Kerim, Nisa, 171-2; Maide,17, 72-3, 117) Matta, 4:10, 12:25,27:46, Luka, 4:8, Markos, 12:28-30,
178 views
Arapça bir kelime olup, sözcük anlamıyÂla ‘üçleme’ demektir. Hz. îsa’dan sonra tahÂrif edilmiÅŸ, yani aslî ÅŸeklinden uzaklaÅŸtırılÂmış Hıristiyanlığın temel inanç esası olaÂrak, baba Allah, oÄŸul tsa ve ikisi arasında Ruhu’l-Kudüs’ten oluÅŸan üçlü ‘tann’ inancıÂnı ifade için kullanılmaktadır.
9 views
Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aÅŸaÂmasında ortaya atılan, geçerlilik ve güveniÂlirliÄŸi bilimsel yöntemle saptanmış bir geÂnel bilgi ve açıklama düzenidir. Modern biÂlimsel ve felsefî bakış açısına göre, deneyle karşıtlık içinde, düşünce ile kazanılmış bilÂgi; belli olayların ilkelerden kalkarak bilimÂsel olarak açıklanması ve tek tek bilgilerin genel yasalar altında toplanması; kendileÂrinden her türlü yasallığın ve tek tek olaylaÂrın çıkarılabileceÄŸi ilkelere göre düzenlenÂmesi, ÅŸeklinde tanımlanabilir.
53 views
En genel ÅŸekilde, din adamları sınıfı taÂrafından dinsel kurallarla yönetilen toplumÂların yönetim biçimi olarak tanımlanabilen teokrasi kavramı birbirinden farklı anlamÂlara gelmektedir. The”os (ilâh-Tanrı) ve Kratos (kuvvet-güç) kelimelerinden oluÅŸan teokrasi kavramı, tann kuvvetiyle idare edilen devlet anlamını vermektedir. YöneÂtimin dine baÄŸlı olduÄŸu toplumlara teokraÂtik toplum, devlete teokratik devlet ve si-yasî-İdarî sisteme de teokrasi denmekteÂdir.
171 views