Büyük Atatürk’ün ölümünü takip edengünlerde, o zamanlar yalnız Avrupa’nın değil, dünyanın en güçlü günlük spor gazetesi olan ve Fransa’da yayınlanan “L’Auto”, yayınladığı geniş bir makalede Atatürk’ün spora verdiği büyük önemi uzun uzun överken şu satırlara da yer verdi:
“Dünyada ilk defa beden eğitimini mecburi kılan devlet adamı o oldu. Yalnız kağıt üzerinde ve nutuklarda değil, bunu bilfiil yerine getirdi. Stadyumlar ve çeşitli spor merkezleri tesis ettirdi. Halkevlerinin spor kollarını bizzat mürakabe etti ve milletin mukadderatına hakim olduğu günden itibaren Türkiye’de spor, gittikçe artan bir önem ve değer kazandı…”
Atatürk gerçekten, dünyada beden eğitimini ülkesinde mecburi kılan ilk devlet adamıydı. Hiç kuşkusuz, onun “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü de, oluşturduğu genç Türkiye devletinin geleceği için düşündüğü ana esaslardan biriydi. Nitekim daha Cumhuriyetin ilanından önceki günlerde hazırlanan hükümet programlarında da bunu bulmak ve görmek mümkündür.
18 Ağustos 1923 tarihli hükümet programında bu konuda şu satırların yeraldığı dikkati çeker:
3 views
Afım vaziyetinden , el parmakları tamamen yere dayanırken avuç içi ile mindere çok az temas edilir.Bu vaziyette kollarda çok kolay yaylanma yapılabilir.Parmaklar hafif dışa dönük ve açıktır.Bir bacakla kuvvetli bir savurma ve diğer bacakla yapılan itiş sonunda omuzlar hafif öne alınır.Baş omurga doğrultusunda , parmak uçlarına bakılır.Kollar gergindir.savurmadan sonra bacaklar havada bileştirilerek bütün vücut aşırı bir gerginliğin içine girer.Bacaklar ve gövde kollarla aynı doğrultu üzerinde olmalıdır.
Yardımcı , cimnastikcinin arkasında durur.Alıştırmacı amuda kalkarken üst bacaktan yukarı çekerek kollara düşen yükü azaltır ve dengeyi sağlar.Bütün bunların yanı sıra “kollarını , bacaklarını ger” , “başını içeri al” gibi konuşmalarla teknik yönden hareketi düzeltme yolun da seçer.
219 views
AMAÇ: Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Öğrencilerinin reaksiyon zamanlarının ölçülmesi
METOD: Denek, reaksiyon tespit cihazı üzerindeki butona sağ/sol elinin işaret parmağını koyarak hazır konumda bekler. Reaksiyon tespit cihazı üzerindeki ışık yandığı zaman denek butona basar. Bir diğer test ise sese olan duyarlılığı ölçmek için yapılır. Denek sağ/sol elinin işaret parmağı reaksiyon tespit cihazı üzerindeki butona koyarak hazır bekler. Makineden ses geldiğinde denek butona basar. Elde edilen değerlerle deneğin reaksiyon verileri tespit edilir.
DENEKLER: Deneklerin Fiziksel özellikleri:
98 views
I was thinking about a theme for my term project, and when I realized that i can write about my favourite team, I got excited.This would make fun.But I had a problem, how would i find information?I looked at the encyclopedias,there weren’t a lot in them. Then I had an idea.My father’s favourite team was Trabzonspor too and he interests in football more than me.I asked him but of course he couldn’t give me enough information for a term project.I needed something special.So I searched in the internet sites about Trabzonspor and find two big sites.Besides i found a brochure about Trabzonspor too, and it was very helpful.So I did it. I learned a lot of from this project, and i think everbody should know something about his favourite teams.As a result this term project was very useful for me.Now I can say a lot about my team especially the victories.
Football was first played in Trabzon during the Balkan Wars.Football was popular in this short time. This was intervened by the first world war. The Idmanocagi Sports Club was founded in Trabzon on 20th January 1921, followed soon,afterwards by another sports club called the Idman Group founded on l0th February 1921.
These two clubs were of prime importance in spreading football’s popularity in the area. The first official match was played between these two clubs:Idmanocagi won 3-0.
17 views
Bir umudun ve atletizme dair bir heyecanın ürünü olarak çıkmıştı Avrasya… Henüz böyle bir maratona dair belirli bir fikir yoktu ancak yarışın ilk organizatörleri dünyada ilk ve tek olabilecek bir atletizm olayı tasarlıyorlardı. Dünyanın gerek tarihi ve gerekse tabii özellikleri, coğrafyası ve turizmi ile eşsiz şehri İstanbul’da yapılacak bir maratona da ilk ve tek olmak yakışırdı… Tüm maddi sıkıntı ve imkansızlıklara rağmen Atletizme gönül vermiş birkaç genç Avrasya’nın tarihe geçecek temellerini atmışlardı. Yıl: 1979… 1978 yılında bana gelen bir haber, 1979 yılında İstanbul’u ziyaret edecek bir grup Alman turisti haber veriyordu. Türkiye’ye gelecek bu turistlerin bir özelliği de gittikleri ülkelerde maraton koşuyor olmalarıydı. Son kez Mısır’da Nil Maratonu’nu koşan bu turistler için derhal hayata geçirilmesi gereken Avrasya maratonu fikrinin pratik çalışmaları başlatıldı. Türkiye’nin ünlü atletleri de davet edilerek,
18 views
Kasların 2 çeşit çalışması vardır:
1.Dinamik Kassal Çalışma
2. Statik Kassal Çalışma
1.Statik Kassal Çalışma: Kasların hiç bir hareket üretmeden sabit bir şekilde kasılı kalmasıdır. Örneğin bir yükü vücuda uzak olarak tutmak, bir yerde durmak, palet yüklemek vb..Statik kassal çalışma damarların kaslara ulaşmasını sağlayan dokuların sıkışmasına ve kan akışını sınırlanmasına neden olur. Bu da kaslara daha az oksijen gitmesiyle ve artık maddelerin kaslarda birikmesiyle sonuçlanır. Bu durumda ise daha çok kas ağrısı ve yıpranma görülür. Statik kassal çalışma için harcanan güç arttıkça yıpranma ve zorlanma miktarı da artar. Bu yüzden statik kassal çalışmaya çok uzun süre dayanılamaz.
Uzun zaman boyunca tekrarlanan , aşırı yüklü bir statik kassal çalışma eklemlerin, kirişlerin ve bağların bozulmasına ve bu rahatsızlıkların kronikleşmesine neden olur.
Bazı statik çalışma örnekleri aşağıda gösterilmiştir:
2.Dinamik Kassal Çalışma: Dinamik kassal çalışma kasların sürekli olarak hareket ve rahatlama halinde olmasıdır. Örneğin bir dümeni çevirmek vb.. Dinamik kassal çalışma, statik kassal çalışmanın tam tersi olarak yeterli kan ve oksijenin kaslara ulaşmasına izin verir. Kasların sürekli kasılıp, gevşemesi solunum artıklarının kaslardan uzaklaştırılmasını sağlar. Dinamik kassal çalışma hiç bir yıpranma olmaksızın uzun zaman boyunca uygulanabilir.
200 views
Hentbol dünyadaki en sade oyunlardan biridir. Çok benzediği futbolun aksine, oynanırken özel bir ayakkabı giyilmesi gerekmez. Açık sahada ,11’lerden iki takım halinde oynanan bir oyunken, zamanla 7’şerden iki takım halinde kapalı salonda oynanan bir oyun haline gelmiştir. Salon oyunu olarak çok daha popülerdir. Hava koşulları yeterli olursa, herhangi bir sağlam ve düz zeminde, dışarı dada rahatlıkla 7’şer kişiyle oynanabilir. Oldukça basit kurallarla, bütün oyuncular topu yere vurarak sürer, süratle paslaşır ve karşı kaleye yaklaşıp topu ağlara atmaya çabalarlar.
Ancak bir kural, hentbolu futboldan belirgin bir şekilde ayırır.Hücumdaki oyuncular, rakip kalenin önündeki “ D” biçimindeki alana girmeden atış yapmak durumundadırlar.
Onun içinde savunmacılar bu kale çizgisinin çevresinde sık bir duvar oluşturur, hücumları orada kesmeye çalışırlar. Bunun dışında, hentbol öbür top oyunlarından pek farklı değildir.
Ama topu ayakla kontrol etmek yada parmak uçlarıyla oynamak gibi edinilmesi yıllar süren becerilere dayanmadığı için hentbol daha kısa sürede öğrenilebilir. Onun içinde büyük bir hızla yayılmaktadır.
1 OYUN ALANI
1.618 views