Efsaneye göre, yöre aşiretinden bir kız ile ovalı bir delikanlı evlenmek ister. Fakat töreler uymaz ve töre sınavları yapılmasına kara verilir. Kız, ovalı delikanlıya “Benimle evlenmek istiyorsan aşiret büyüklerinin kararı olarak, 40 okkalık tuz çuvalını bizim dağa sırtından hiç indirmeden getirmelisin” der.
Çünkü dağlı kız, tuz çuvalını hiç nefes almadan ovadan dağa götürebilmektedir. Delikanlı Hasan, Emine ile evlenebilmek için tuz çuvalını sırtlanır ve dağa çıkmaya başlar. Ne var ki sıcakta terlemiş ve tuz çuvalı sırtında derin yaralar açmıştır. Yarı yolda çıkamayacağını anlar ve gölete kendisini atar. Uzun süre delikanlıdan haber alamayan Emine, daha sonra gölette Hasanın yemenisini bulur. Terk edilmeye dayanamaz ve dere kenarında Hasana verdiği yemeniyle kendini bir ağaca asarak hayatına son verir. Hasan gerçekten gururu yüzünden canına mı kıydı, yoksa debisi yüksek suda serinliyeyim derken başını kayalara çarpıp boğuldu mu bilinmez ama, günümüzde aynı yerde yüzmek isteyenleri çevrede dolaşan görevli orman bekçileri sık sık uyarıyorlar.
15 views
Yorgunluğunuzu Dim Çayı”nın serin sularına bırakın. Akdeniz”in incilerinden Alanya deyince aklınıza kavurucu sıcaklar, nemiyle bunaltan bir hava tepenizde eksilmeyen kızgın güneş gelebilir. Bu tanıtımın 15 km. uzağında bulunan Dim Çayı”nın iklimi ve ortamı öylesine farklı ki… Ayaklarınız suda iken leziz alabalıklarınızı yer, çınar, çam, ceviz ağaçları gölgesinde yorgunluk atabilirisiniz. Belki de dayanamaz çayın serin sularına bırakırsınız kendinizi…
Alanya”ya bu kadar yakın olup Dim Çayı”nda iklimin 15 derece daha soğuk olması ve sıfır nem oranıyla Akdeniz”in yaz mevsimi içindeki bunaltıcı havasını bir anda sıyırıp atabileceğiniz bir ortam sunar Dim Çayı. Alakise adlı tepeden doğan Dim Çayı akış sesi kulağınızdan hiç eksilmez. Günün her saatinde büyük coşkuyla köpükler saçarak geçip gider önünüzden.
10 views
Sonbahar ve kış mevsiminin en güzel yaşandığı yerlerin başında, hiç kuşkusuz Bolu, Yedigöller geliyor. Doğa severlerin yorgunluklarından sıyrılıp, doğayla başbaşa kalabilecekleri dinlendirici ortam, birçok güzelliği gözler önüne seriyor.
Batı Karadeniz Bölgesi”nde, dere, ırmak ve vadiler arasında yer alan Yedigöller Milli Parkı, çeşit çeşit ağaç bezeli, ortasında yüzük taşı gibi göllerin yer aldığı bir yöremiz. Yeşilin her türünün görülebildiği ortamda, pırıl pırıl, oksijeni bol, soğuk sularda yaşayan alabalıklar, yaban hayatının parçası. Geyikler, karacalar, tilki, sincap, tavşan ve kuşlar da cabası.
Renk Anatomisi
Yedigöller”e adını veren yedi göl, vadi boyunca yer kaymaları ve vadi önlerinin tıkanmasıyla ortaya çıkan çukurlardan meydana gelmiş. Karadeniz suyunun yardımıyla oluşan heyelan gölleri, Sazlıgöl, İncegöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl ve Seringöl isimleri ile anılıyorlar. Göller çevrelerinde oluşan bitki yapısı itibariyle her biri ayrı karakter taşıyor. 2900 hektarlık Yedigöller Milli Parkı içinde kayın, meşe, gürgen, kızılağaç, karaağaç, karaçam, dişbudak, sarıçam, köknar, ıhlamur gibi ağaçlar var.
116 views
Kimliğimizin vazgeçilmez unsurlarıdır, kültürel ve doğal mirasımız.
Geçmişimizden bize kalan mirasla yaşar ve sonra bu mirası çocuklarımıza devrederiz.
UNESCO, 1972 yılından beri, dünya üzerinde insanlık için değerleri öne çıkmış kültürel ve doğal zenginlikleri tanıtmak ve korumak amacıyla, Dünya Mirası Listesi”ni hazırlıyor.
Bu listenin amacı sadece belli isimlerin sıralanması değil. Bu program doğrultusunda, Dünya Mirası seçilerek listeye geçen değerlerin korunması ve bakımı için gerekli fonların bulunması ve bu yerlerin içinde bulundukları ülkelerce de korunmasının sağlanması amaçlanıyor.
164 views
Yörük adının Türkçe “yürü” fiilinden türediği sanılmaktadır.
Daha sonraları göçebe halka verilen ad olmuştur. Yörük sözcüğü cesur, eli ayağı çabuk anlamlarına gelecek şekilde de kullanılmaktadır.
17. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı Devleti, yörükleri idari otoriteyi
sağlamak amacıyla zorunlu göçe tabi tutmuştur. Burada amaç arazinin
işletilmesini ve eşkıya gruplarına karşı set görevi görmelerini sağlamaktı.
Bugün Anadolu’da yörüklerin tamamına yakını yerleşik yaşama geçmişlerdir. Ancak
Toroslar’da yaylak ve kışlaklarında asıl yaşam biçimlerini sürdüren bazı yörük
grupları da mevcuttur.
41 views
Antik çağdaki isminin Selymbria veya Selybria olduğu bilinen kent, doğal bir
limana sahip olması ve önemli ticaret yollarının üzerinde bulunması
sebebiyle her dönemde önemini korumuştur. Silivri şehri bugünkü kasabanın yanındaki koyun doğusunda Marmara”ya hakim 56 m. yüksekliğinde dik ve sarp bir tepenin üzerinde kurulmuştur. Zamanla bu tepenin etrafı surlarla çevrilmiştir. Bugün bu yere Fatih Mahallesi denilmektedir. Şehir zamanla gelişerek surların dışına çıkmış ve yayılmıştır. Silivri Marmara Denizi kıyısında ( Propontis kıyısında İstanbul Byzantiun ) ve Marmara Ereğlisi ( Perintos ) arasındadır. Antik devirde Trakya doğuda Karadeniz, güneyde Marmara Denizi ve Ege Denizi, batıda Nestos nehri, kuzeyde Tuna Nehri ile çevrili bulunuyordu.
43 views
Eşsiz Bodrum Koyları:
Halikarnas Balıkçısı ile ünlenen Cevat Şakir Kabaağaçlı”nın mezarınında bulunduğu, temiz ve ılık suya sahip GÜMBET plajı; yakın zamana kadar bodrumun su ihtiyacınıda karşılayan mitolojik tanrılarında yaşadığı Bardakcı Koyu; Adı sarkılara konu olan Bitez Yalısı; Denizi ve mimarisiyle eşsiz Ortakent
GÜMBET:
Bodrum’a sadece 3 km mesafede olan yarımadanın en ünlü koylarından bir tanesi. Sahildeki otellerin ve restoranların ortak olarak kullandığı plaj temiz ve ılık bir suya sahip. Dolmuşla beş dakikada ulaşmak mümkün. Gümbet’in arkasındaki tepede, Saldırşah mevkiinde, Halikarnas Balıkçısı ile ünlenen Cevat Şakir Kabaağaçlı yatmaktadır.
25 views
Allah”ın yarattığı kulun uzun ömürlü olmasını isterse Datça Yarımadası”na bırakır…
STRABON
Datça,Türkiye”nin en güneybatı ucunda bulunan, şirin bir ören yeridir. Marmaris”ten 90 km uzaklığındaki Datça Yarımadası”nın bir yüzü Akdeniz”e; diğer yüzüde Ege”ye bakıyor.Zaten burayı da farklı kılan hem Ege”de hem de Akdeniz”de denize girebilmeniz.Datça Yarımadası”nın en dar yeri 800 metreye kadar iniyor.Hatta bir dönem burayı kaldırıp ada haline getirmeyi bile düşündüler.Yalnız yerli halkın tepkisi ile karşılaşıncabu düşüncelerinden vazgeçtiler.
40 views