,özellikle grup sporu,çocuğun kendi yeteneklerinden haberdar olmasına ve onları başkalarının yetenekleriyle karşılaştırabilmesine fırsat verir.,özellikle grup sporu,çocuğun ve gencin bedensel,zihinsel ve sosyal gelişimine yardımcı olur. sağlığı koruma ve güçlendirme amacı taşıdığı gibi, bedensel enerjinin ve duygusal gerilimin boşaltılmasınna katkıda bulundugu için, tedavi işlevide yüklenebilmektedir.Altı yedi yaşından itibaren çocuk kendi yeteneğini akranlarının performansına bağlı olarak değerlendirmeye başlar.Bu dönemde anne- ve öğretmen, performansı yerine çabanın ve bedenin gelişiminin önemini vurgularsa, çocuğun gözünde kazanma ve kaybetme az önem taşıyacaktır.Bu bağlamda anne ve ‘ÖNEMLİ OLAN DEĞİL ÇABADIR’ düşüncesinden hareketle, çocuğu bedensel gelişimine katkısı nedeniyle spor yapmaya özendirmeli, kaybettiği maç skorunu önemsemeden,onu çabasından dolayı taktir etmelidir.

            Sporun bireyin ruh sağlığına getirdiği katkılardan bazıları bu şekilde sıralanabilir.

A ) Öz güvenin ve yaşama sevincinin artması

B ) Boş zamanlarının olumlu yönde değerlendirilmesi

C ) Bireyin toplumsallaşmasına olan olumlu etkisi

D ) Çocukluk çağında karşılaşılan davranış bozukluklarının giderilmesinde sporun tedavi edici işlevi.

 

 ÖZ GÜVENİN ARTMASINDA SPORUN ROLÜ

Güven istenilen davranışı başarıyla sergileyebilme konusunda bireyin inancıdır.Spor ortamında çocuk veya genç ,gerçekçi bir biçimde yeteneklerini bilir,kendini iyi tanır ve eder.O, sorumluluklarının bilincindedir ve duygularını kontrol altına alabilmeyi öğrenmiştir. takımının bir üyesi olarak çocuk, bulmak yerine paylaşmayı öğrenir.Öz güveni olan bir sporcu,başarma konusunda yüksek bir güdüye()ve başarıda yüksek bir beklentiye sahiptir.

ÖRNEK VAKA:Babası vefat etmiş 9 yaşındaki anne ve anneannesiyle birlikte yaşayan erkek çocuğu,okulda başarısızdır.Aile dışında hiç kimseyle görüşmemekte,hiçbir arkadaşa sahip bulunmamaktadır.Aileye çocuğu hafta sonları basketbol okuluna göndermeleri önerilmiştir.Önceleri bilinçli aidiyet duygusunu yaşamakta zorlanan ve paslaşmaktan kaçınan çocuk,zamanla gruba uyum sağlamışve koşmaya,pas alıp vermeye başlamıştır.Evdeki potasında kendini idmanlara hazırlayan çocuk, başarıyla potaya top atabilen ve koşarak basketbol çalışmalarına devam eden bir çocuk haline gelmiştir. Çocuğun basket takımına uyumu,ardından yakın çevreyle ve arkadaşlarıylailetişimi olumlu etkilenmiş ve bunu hızla artan okul başarısı izlemiştir.Bu örnek vakada çocuğun kendine güven eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

İşte bir kollektif spor olan basketbol bu eksikliği gidererek ona yaşam sevinci vermeye başlamıştır.

Uyum ve okul başarısı da onu izlemiştir.

Bunun yanı sıra spor yapmakta olan genç,dikkatini iyi kullanmayı öğrenir.O,Gerektiğinde dikkatini daraltma ve genişletme becerisini çok iyi kullanır.Bunları yaparken düşünmez,hisseder ve yapar.O duyguları kontrol edebilmeyi öğrenmiştir.Hakeme veya koçuna kızdığında çileden çıkmaz olumsuz duygularını kontrol etmeyi bilir.Spor yapmakta olan genç her zaman yapabileceğinin en iyisini ortaya koymaya odaklanır.

BİREYİN TOPSULLAŞMASINDA SPORUN ETKİSİ:Spor ,özellikle ergenlikte artan beden enerjisinin en uygun biçimde kanalize edileceği alandır.Aktifspor yaparken genç bir gruba ait olma ve o grupla dayanışmaya girme şeklinde sosyal bir işlevi yerine getirmektedir.bu nedenle spor,toplumla bir uyum sağlamışve bütünleşmiş kişiliklerinoluşmasına katkıda bulunur.Çocuk sporun yapısını öğrendikten sonra diğer oyunculara yanıt vermeye başlar.Çocuğun kuralları anlayarak yanıt vermesi toplumsal normları anlamakla eş değerdedir başka bir değişle, bu günün sporun kurallarını öğrenerek  uygulayan çocuğu,yarının toplum ve hukuk kurallarını benimsemeye ve uygulamaya aday bir yetişkindir.Grup sorunu yapan çocuk veya genç,yüksek başarının koşulları arasında,olumlu grup içi ilişkilerle gerilimsiz bir ortamın geldiğinin bilinci içindedir.Bu nedenle o spor adına ve spor amacına dönük olarak, arkadaşlarıyla olumlu bir diyalog kurmanın önemini kabul etmiştir.Çünkü başkalarıyla uyumlu ve olumlu etkileşim başarılı sporcu için esastır.

            ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KARŞILAŞILAN DAVRANIM BOZUKLUKLARININ GİDERİLMESİNDE SPORUN TEDAVİ EDİCİ İŞLEVİ:

Bireysel özelliklere veya yakın çevre etkilerine bağlı olarak sergilenen uyum ve davranış bozukluklarının tedavisinde spor önemli bir görev üstlenmektedir.Spor yoluyla birey,gerilimden arınarak, bir boşalım ve buna bağlı olarak rahatlama yaşamaktadır.Tırnak yeme,altını ıslatma,dışkı kaçırma,çalma,okuldan kaçma vb. gibi davranış bozukluğu gösteren çocuklarda spor,kendine güven ve uyum gibi önemli görevleri yerine getirmektedir.

ÖRNEK VAKA:10 yaşındaki erkek çocuğu ailedeki iki çocuktan büyüğü,okuldan kaçmakta,derslerinde başarısızlık görülmekte ve babasından habersiz aldığı parayla kendisine pahalı oyuncaklar almaktadır.Tanım:Kardeş kıskançlığı,baba ilgisizliğine bağlı olarak belirlenen davranış bozukluğu.Tedavi:Aile yönlendirilmiş ve çocuğa bireysel tedavi uygulanmıştır.Baba çocuğu düzenli olarak hafta sonları basket okuluna götürmüş ve idman sonrası birlikte bazı etkinliklerde bulunmuştur.Bir ay gibi kısa bir süre içinde çocukta uyum ve davranış bozuklukları sona ermiş, çocuk okulda başarılı bir öğrenci haline gelmiştir.Bu gelişmenin gerisinde,kuşkusuz babanın çocuğa zaman ayırmasıyla onun benlik saygısındaki artışın etkisi büyüktür.

            Yapılan araştırmalar göstermektedir ki spora harcanan zaman boşa harcanmamaktadır.Spor yapan çocukların okul başarıları, yapmayanlara kıyasla daha büyüktür.Bu nedenle anna ve babalarınçocuklarını spor yapmak konusunda cesaretlendirmeleri,programlı bir yaşam için dersin yanı sıra aktif bir spor etkinliğine zaman ayırmaları konusunda onları uyarmalarının yararı açıktır.

            İstanbul üniversitesinde 3820 öğrenci üzerinde gerçekleştirdiğimiz bir araştırma sonucuna göre,gençlerimiz üniversitede spor imkanlarının olmamasını ilk sorunları olarak dile getirmişlerdir.Oysa gençlerin mevcut enerjilerini kanalize edecekleri bir sporla,ilgi ve yetenekleri doğrultusunda gerçekleştirecekleri boş zamanlarını değerlendirme etkinliğine ihtiyaçları büyüktür.

            Sonuç olarak: Anne,baba ve okul yöneticilerinin bu bilimsel görüş ve öneriler ışığında, çocuk ve gençlerin sorumluluk duyguları veöz güvenlerini geliştirmek, kendilerini yönetebilmelerini sağlamak ,uyumlu ve başarılı birer birey olmalarına yardımcı olmak üzere onlara spor yapma olanağı hazırlamaları öncelikli görevleri arasındadır.