70’li yılların ortalarında California’lı birkaç bisiklet çılgını hobilerinin gelecek yıllarda bisiklet teknolojisini yönlendireceğinden ve dünya çapında bisiklet patlamasına yol açacağından habersizdiler.
İşte onların hikayesi…

1860 Almanya doğumlu mühendis İgnaz Schwinn, çalıştığı bisiklet fabrikasının yeniliklere kapalı olmasından dolayı fikirlerinin daha saygı göreceğini umarak 1891’de Chicago’ya göç eder. Dört yıl sonra Adolf Arnold ile “Arnold, Schwinn & Company’i ” kurar ve yılda 25.000 bisiklet satmaya başlarlar.
Amerika, 20. Yüzyıl başında ilk bisiklet patlamasını yaşamaktadır. Fakat, otomobillerin gelişimi bisikletin pabucunu dama atar. Schwinn, 30’lu yıllarda yüksek kaliteli, yeni tasarımlı, “ lastikli ” ve bir bisiklet ile yeni bir devrin başlangıcını müjdeler.

İşte bu bisiklet dağ bisikletinin babasıdır. 26” tekerli, “balon” lastikli, yuvarlak hatlı “aero” dizaynı ile 40’lı-50’li yılların moda bisikleti oldu. dünyada tipi bisiklet olarak anıldı.

CALIFORNIA: Dağ Bisikletinin Beşiği
1974’de California Marin County’de bisiklet yarışçıları Gary Fisher ve Charles Kelly, bisikletlerin asfalt veya düzgün yollar dışında da kullanılması gerektiğini düşünüp bir Schwinn Excelsior ile Dağı’nın patikalarından aşağı çılgın hızlarla inmeyi edindiler. Bu inişlere ve de katılınca, sonradan “toplama” yarışları düzenlenmeye başladı. Bunlara “toplama” denmesinin nedeni,
her inişten sonra dağılan bisikletleri “toplamak” gerekiyordu. Özellikle kontr-pedal frenler içindeki gres yağı, aşırı ısıdan sıvılaşıp akınca fren sisteminin tekrar açılıp yağlanması kaçınılmaz oluyordu.

1976’da yarışlara ilgi iyice artmıştı. ülkenin her yerinden gelen bisikletçiler, Fairfax yakınlarındaki Cascade Fire Trail’de müthiş süratlerle 3 milde 500 m. irtifa kaydederek yarışıyorlardı.1979’da artık Marin County’deki yarışlar festivale dönüştü ve TV’den yayınlanarak tüm dünyaya yeni bir bisiklet patlamasını müjdeledi. Son yarış 1984’de düzenlendi ve rekor hala Gary Fischer’da.

METAMORFOZ

Kısaca “Clunkers” olarak da tanınan Schwınn Excelsior artık bu koşullara dayanamaz olmuştu. Kadrolar kırılıyor, frenler kısa sürede bozuluyordu.

1975’de Gary Fischer bisiklete 5 vites, balata fren ve motorsiklet gidonu ile fren elcikleri ekledi. Vites kollarını da uygun bir yere yani gidona takma fikri yine Gary Fischer’ındi. Geriye dönük motorsiklet gidonunun yerini hafifçe arkaya eğimli düz gidon aldı. Sonuç, daha rahat bir arazi sürüşüydü. O zamanlar, Schwınn kadrolarda, tek kadro ölçüsü vardı. Fakat insanlar farklı boydaydı. İmdada yine Gary yetişti ve sele borusuna “Quick-release” uyguladı.

İLK ÜRETİM

1977’de Charles Kelly, kadro ustası arkadaşı Joe Breeze’den özel bir kadro yapmasını istedi. Joe da Columbus borularla 1937 model bir Schwınn kadrosunu temel alarak bir kadro üretti. Fakat kadroyu daha da sağlamlaştırmak için iki yanda arka teker göbeğinden gidon yatağına uzanan birer ince boru ekledi. “Net Frame”. Bu ekler bisikleti büyük ölçüde sağlamlaştırdı. Joe ayrıca bisiklete sağlam ve kullanışlı fren kolları, cantilever fren sistemi ve 5 vites ekledi. O günlerde oldukça ağır (17 kg.) ve pahalı (1500 dolar) olmasına rağmen “Breezer”lara talep hiç bitmedi.

Bu ilk dağ bisikleti bugün Colorado Crested Butte’da Bisiklet Müzesi’nde bulunmaktadır.

BİSİKLET HAFİFLİYOR

70’lerin sonuna doğru, ağır demir jantların yerini Japon Araya ve alüminyum jantları aldı. Lastiklerin dış yapısı değişti ve hafifletildi. Bu sıralarda üçlü ayna dişli ortaya çıktı. Bu gelişmeler bisikleti 3 kg kadar hafifletti. Artık insanlar şehirlerden kaçıp, motorsuz bir araçla ve kendi güçleriyle doğa köşelerini keşfe çıkıyorlardı. Fakat yeni bir sporun doğduğundan kimse farkında değildi. Bu arada Gary Fisher ve Tom Richey bir günde kurdukları şirketin ismini “Mountain Bikes” koydular. Ancak bu ismin tescil hakkını alma çabaları boşa çıktı, çünkü bu isim çok genel anlamdaydı. Böylece mountain-bike ismi ortaya çıkmış oldu.

Tom kadro üretti. Gary malzemeleri temin etti, Charles Kelly de bisikletleri pazarladı. Fakat artık pazarda yalnız değildiler. Don ve Eric Koski “Trailmaster”, Jeff Hindsay de “Mountain Goat” marka bisikletleri 1980’de Long Beach’deki fuarda sergiledi. O zamanlar zarif, süratli yarış bisikletleri ağır, hantal görünüyordu. Buna rağmen, bir yıl sonra 15 firma daha dağ bisikleti pazarına girdi.

Arz-talep başlamış oldu. Neredeyse pazardaki tüm dağ bisikletleri Tom Ritchey’in bisikletine benziyordu. 89 model Ritchey “Everest” bisikleti şu özellikleri taşıyordu: Borular Krom-molibden çelik, alt boru 1.2 mm, diğer borular 0.9 mm. et kalınlığında, mufsuz (geçmeli değil), kaynakla birleştirilmiş, Gidon açısı 69 derece, Magura motorsiklet fren kolları, frenler Mafac marka. Ayna kolları 175 veya 185 mm uzunlukta, 3’lü ayna dişli Fransız T.A., pedallar Suntour 1000. Tabii ön ve arka üçgeni birleştiren yanlardaki iki boru, bisikleti ağırlaştırdığından ve yeni üretim teknikleriyle sağlam kadrolar üretildiğinden “Net Frame” çoktan terkedilmişti.

İLK SERİ ÜRETİM

80’lerin başında dağ bisikletleri hala pahalıydı. Kadroların elde yapılması, komponentlerin zor bulunması sonucu, bir bisikletin fiyatını 1200-1500 dolara kadar çıkıyordu. Bu, “Specialized Bicycle Imports” firmasının sahibi Joe Sinyard’ın, 4 adet Ritchey kadrosunu satın alıp Japonya’ya götürmesine kadar devam etti. Japonlar bu kadronun kopyalarını seri halde üretmeye başladılar. Böylece bisikletin maliyeti %50 ucuzlamış oldu.

Stumpjumper serisi bu bisikletler, önce Amerika’da sonra Avrupa’da pazarlandı. Batı’daki bisiklet pazarının gelişmesini gözleyen Japonlar hiç vakit kaybetmedi. Suntour, Shimano, Sugino, Dia-Compe ve Araya gibi firmalar hızla yeni pazarda yerlerini aldılar. Günümüzde Shimano firması, dağ bisikleti komponentlerinin büyük bir kısmını sağlayan iki firmadır.

80’lerin sonunda Japonya’da üretilen kadroların da maliyeti arttı. Bisiklet üretim pazarını Taiwan ele geçirdi çok kısa sürelerde her türlü kadro ve parça üreten yüzlerce firma kuruldu. Bugün dünya bisiklet ihtiyacının büyük bir bölümünü Taiwan karşılar.Fakat son yıllarda bu üstünlük Çin ‘e geçmektedir..

30 yıl önce, Schwinn, Gary Fischer, Charles Kelly, Tom Ritchey ve Joe Breeze hobilerinin günümüzde dev adımlarla ilerleyen bir endüstrinin ilk tohumlarını attığını her halde hiç düşünemezlerdi.