Dağcılık,dağa tırmanma sporudur .Zevkli ve şartlara göre tehlikeli olan bu için çalışmalar 1920 yılında başlamıştır Dağcılık Türkiye’de bu tarihte başlamasına rağmen asıl geçmişi 1700 lü yıllara dayanmaktadır.

Birinci Dünya Savaşı sonrası dağcılık daha çok bir askeri olarak uygulandı. 1924 de Cahit Bey (General Toydemir) subay ve erlerden kurulu ekibiyle Dağı’nın doğusundan doruğa çıktı. ,doruğa çıkışlarını belirtmek için  bir sigara tabakası içine adlarını yazdıkları bir kağıt bıraktı.1928 de Evgen  Ritter başkanlığında üç dağcı aynı doruğa çıkıp albay Cemil Cahit Bey ve ekibinin adlarını sigara tabakasından alarak kendi imzalarıyla beraber getirdikleri bir doruk defterine yazdılar Bu tarihten sonra doruğa çıkan dağcılar imzalarını bu deftere atmaya başladılar.

Daha sonraki yıllarda bazı askeri birlikler Ağrı Dağı’na denediler.1926’da kurulan “Dağcılık talimgahı” yurdumuzda açılmış dağcılık okulu oldu. Erciyes Dağı’na tırmanışların ardından 1925 te Dr. Osman Şevki Bey’ in önderliğinde Uludağ’a tırmanış gerçekleşti .Bu tırmanışın ardından birçok yabancı dağcıda Uludağ’a tırmandı.

Dağcılık sporunda önemli gelişmeler 1930 yıllarda gerçekleşti. İlk dağcılık kulübü döneminin İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ tarafından “Türk Yürüyücülük Dağcılık Kış Sporları Klübü” adıyla kuruldu(1933).Bu klübün adı daha sonraları “Tenis Eskrim ve Dağcılık Klübü” olarak değiştirildi. (1970) Dağcılık sporundaki gelişimin sürdürülebilmesi için  1977’ de Dünya Dağcılar Birliğine () üye olundu. İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi Üniversite ve spor kuruluşları gösterdikleri etkinlikler ve gerçekleştirdikleri yayınlarla Türk Dağcılık sporunun gelişmesinde etkin rol oynadılar. 1982 de dağcılık faaliyetlerini yoğunlaştırmak  amacıyla çıkılan her dağa birer Atatürk Büstü koyma çalışmaları başlatıldı.