Kavimler Göçü 375 yılında gerçekleşmiş ve bunun sonucunda Roma İmparatorluğu ikiye ayrılmıştır. Doğu Roma İmparatoluğu İstanbul’da kurulmuştur.

12 farklı sülale tarafından yönetilmiştir. En parlak dönemini ise Jüstinye  (527-565) ‘da yaşamıştır.

O dönemde yönetim şekli İmparator başkomutan, başyargıç ve yasa koruyuculuk yetkilerini kendi elinde toplamıştır. Ülkeyi eyaltlere ayırmıştır. Eyalatlere tekfur adını verdiği yöneticileri göndermiştir.  Zamanla Doğu Roma İmparatorluğunun gücünün azalmasını fırsat bilen bu eyalet yöneticileri bulundukları bölgede kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederek ülke bütünlüğünden kopmaya başlamıştır.

Doğu Roma Bizans İmparatorluğu Savaşlar

Doğu Roma İmparatorluğu Malazgirt ve Miryokefalon savaşlarını kaybettikten sonra  Anadolu’nun Türk toprakları ve egemenliğinde olduğunu kabul etmiştir. 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi ile Roma İmparatorluğu yıkılmıştır.

Doğu Roma Bizans İmparatorluğu arena

Bizans İmparatoru I. Jüstinyen (527-565), uzun süren iktidârı döneminde Kuzey Afrika, İtalya ve Doğu İspanya’yı yeniden ele geçirdi. Sâsânî kralıyla barış yaparak doğu sınırlarını güvence altına aldı. Ne var ki ülke içindeki siyâsal ve dinsel anlaşmazlıkların önüne geçemedi. Bu anlaşmazlıklar, 532’de bir halk ayaklanmasına dönüştü. Nika Ayaklanması adıyla bilinen bu ayaklanma, komutan Belisarius tarafından başkentteki Hipodrom’da (bugünkü Sultanahmet Meydânı) bastırıldı ve 30 bin kişi öldürüldü. Böylece ülke içinde istikrârı sağlayan Jüstinyen çeşitli alanlarda reformlara girişti. Onun en kalıcı reformlarından biri, Roma hukûku konusundaki derleme oldu. Bir komisyonun uzun çalışmalar sonunda oluşturduğu bu derleme, Corpus luris Civilis (“Medenî Hukuk Yasaları”) adıyla bilinir ve çağdaş Avrupa hukûkunun gelişmesine de temel oluşturmuştur.

Doğu Roma Bizans İmparatorluğu eserler

VII. ve VIII. yüzyıllarda doğuda Müslüman ve Pers Ordularının saldırısına uğrarken, batıda Slavların tehdidi altında kaldı. 610’da, Bizans tahtını ele geçiren Herakleios (Herakleius), Perslerin saldırılarını durdurdu ve başkentin savunmasını güçlendirdi. Tuna Irmağı’nı geçerek Bizans topraklarına inen Avarları da yendi. Bu dönemde Araplar İslam dînini yaymak için fetihlere girişmişlerdi. Arap Orduları 632’de Suriye ve Filistin’i ele geçirdiler. İskenderiye’nin teslim olmasından sonra Araplar, 642’de Mısır’ın tamâmını denetim altına aldılar. 674-678 arasında Araplar birçok kez Konstantinopolis’i kuşattılarsa da ele geçiremediler.

Doğu Roma Bizans İmparatorluğu askerleri

Bizans tahtı VIII. yüzyıl başlarında, Herakleios Hânedânı’ndan İsauria (İsoriya) Hânedânı’na geçti. İsauria Hânedânı’ndan ilk imparator olan III. Leo (717-741), yeni Arap saldırılarını ve Bulgarları geri püskürttü. Daha sonra tahta çıkan V. Konstantin (741-775) yaptığı seferlerle Balkanlarda Bulgarların gücünü kırdı.

Bu savaş yıllarında Bizans’ta, Roma kültürünün ve Latincenin yerini Yunan dili ve kültürü aldı. Buna dinsel uyuşmazlıklar da eklenince, imparatorluğun batısı ile doğusu arasında kesin bir kopuş gerçekleşti.

Doğu Roma İmparatorluğu

Bizans, 867-1056 arasında imparatorluğu yöneten Makedonya Hânedânı döneminde altın çağını yaşadı. Makedonya Hânedânı’nın kurucusu I. Basileios (867-886), daha önce yitirilmiş olan Anadolu’daki toprakları yeniden imparatorluk sınırlarına kattı. I. Basileios ve ardılı VI. Leo (886-912) dönemlerinde, imparatorluğun hukuk sistemi yeniden düzenlendi. II. Nikeforos Fokas (963-969), Girit ve Kıbrıs’ı yeniden imparatorluğa kattı, Suriye ve Balkanlarda yeni topraklar ele geçirdi.

  1. Basileios (976-1025), 1001’de Araplarla yaptığı anlaşmayla Kuzey Suriye’yi egemenliği altına aldı. 1018’de Bulgar topraklarını ve Anadolu’daki eski Bizans topraklarını imparatorluğa kattı. Ne var ki II. Basileios’tan sonra İtalya’da ve Balkanlarda ayaklanmalar çıktı. Doğuda Büyük Selçuklular Anadolu’ya akınlar düzenlemeye başladı. İmparator Romen Diyojen, 1071’de Malazgirt Savaşı’nda Büyük Selçuklu Sultânı Alp Arslan’a yenilerek tutsak düştü. Büyük Selçuklu komutanları Anadolu içlerine yaptıkları akınlarla 10 yıl içinde başkent Konstantinopolis sınırına dayandılar. 1075’te, başkenti İznik (Nikaia) olan Anadolu Selçuklu Devleti kuruldu.

Bu dönemde, Konstantinopolis’in güçlü patriği ile papa arasındaki görüş ayrılıkları sert tartışmalara yol açtı ve 1054’te Roma Katolik Kilisesi ile Doğu Ortodoks Kilisesi bağımsız kiliseler hâline geldi.

Doğu Roma Bizans İmparatorluğu paralar

Konstantinopolis’e dayanan Anadolu Selçukluları Bizans için önemli bir tehdit oluşturuyordu. Güney İtalya’ya egemen olan Normanlar da, imparatorluğu tehdit eden bir başka tehlikeydi. Komnenos Hânedânı’ndan İmparator I. Aleksios (1081-1118) Normanlara karşı Venedik’le işbirliği yaptı. 1085’te Normanların önderi Robert Guiscard’ın, ertesi yıl da Anadolu Selçuklu Sultânı Kutalmışoğlu Süleyman Şâh’ın ölmesiyle Bizanslılar bir süre için de olsa bu tehlikelerden uzak kaldılar.

Doğu Roma Bizans İmparatorluğu kalıntılar

  1. Aleksios, 1096’da Avrupa’dan gelen Birinci Haçlı Seferi’ne katılan Haçlıların komutanlarıyla, Anadolu’da geri alınacak toprakların Bizans’a bırakılması konusunda anlaştı. Ama Haçlıların asıl hedefi, Kutsal Toprakları (Kudüs) ele geçirmekti ve bu da Bizans’ın beklentilerini karşılamıyordu. Üstelik Haçlılar, Kudüs’e doğru ilerlerken aldıkları yerlerde kendi krallıklarını kurdular. Dördüncü Haçlı Seferi’nde ise, Bizans’ın başkentini işgal ettiler. 13 Nisan 1204’te Konstantinopolis’i ele geçiren Haçlılar, kenti yağmaladılar.
Romalılar İran‘dan, mimarlıktan başka şeyler de aldılar. Örneğin krallık simgeleri -taç ve asa- ve saray törenleri de, gizemli bir havayı benimsemesinin kendisini daha önce birçok Roma İmparatorunun uğradığına benzer pis bir siyasal cinayetten koruyacağını uman Diocletianus (İ.S.284-305 arasında yönetti) tarafından bilinçli olarak alınıp benimsendi. İran’dan alınan şeylerin en önemlisi, Konstantinos zamanından sonra Romalıların da, imparatorluk ordusunun belkemiği yaptıkları ağır silahlı süvarilerdi. Başka hiçbir güç, bir yandan İran saldırısını, öte yandan barbarların ikide bir rahatsız edici akınlarını önleyemezdi.
Doğu Roma Bizans İmparatorluğu

Bununla birlikte Romalılar, toplumsal yapılarını, Sasani “feodal” toplum biçimine benzetme isteğinde değillerdi. Yüzyıllar boyu parça parça oluşarak ortaya çıkan gelişmiş hukuk ilkeleri ve adalet sistemi, kent merkezli toplumsal ve siyasal düzende gerçekten köklü sayılabilecek herhangi bir değişikliği önledi. Bu nedenle Justinianus’un (İ.S. 527-565) Roma hukuku derlemesi (kodifikasyonu) yalnızca yönetsel bir kolaylık amacıyla yapılmamıştı. Aynı zamanda, belirgin bir biçimde Roma’ya özgü ve temelde kent kaynaklı olan eski uygulamaların sürekliliğinin yeniden onaylanması anlamına geliyordu.

Doğu Roma Bizans İmparatorluğu eski görünümü

Anadolu Selçuklularının Bizans’la çarpışmalarını 14’üncü yüzyılda Anadolu Türk Beylikleri üzerlerine aldılar. Bunlardan Osmanlı Türkleri, Marmara’ya ve açık denizlere kavuşmak için Bizanslıları sürekli olarak geriye sürdüler.

1326 yılında Bursa’yı alan Osmanlı Türkleri, 1356’da Gelibolu yarımadasını ellerine geçirdiler. Diğer yönden de Üsküdar’a kadar ilerlediler. Birkaç yıl sonra Trakya’yı, bu arada Edirne’yi de alarak Bizans’ı batıdan da çevirdiler. Osmanlı Türkleri, Mora’da, Yunanistan’ın şurasında burasında, bazı adalardaki Bizans egemenliğine son vermek için bütün güçlerini ortaya koydular. Bundaki amaçları, Bizans şehrinde zor tutunan Doğu Roma İmparatorluğu’nu, önemli coğrafya durumundan ötürü, bütünüyle fethetmekti.

Doğu Roma Bizans İmparatorluğu Fatih sultan mehmet

Osmanlı. Türkleri ilk defa, Yıldırım Beyazıt çağında (1391’de) Bizans’ı (İstanbul) kuşattılar. 1399’da bu kuşatmayı tekrarladılar. Şehir düşmek üzereyken Timur’un saldırısı buna engel oldu. 1402’de kuşatma kaldırıldı.

Doğu Roma Bizans İmparatorluğu tarihi

Musa Çelebi’nin kuşatmasından sonra 2. Murat’ın 1422’deki kuşatması pek çetin geçtiyse de şehir bir kama gibi Türk topraklarını, bölmekte devam etti. Bizans’ın artık tarihten silinmesi kaçınılmaz bir sondu. Nitekim 1453 yılının 29 Mayıs sabahı, Fatih Sultan Mehmet 53 günlük bir kuşatmadan sonra İstanbul’a girdi.