Düşler üzerine bilimsel düşüncemiz, onların, zihinsel etkinliğimizin ürünleri olduğu varsayımından çıkmaktadır. Bununla birlikte tamamlanmış düş, yabancı bir şeymiş gibi bizi çarpar. Bu konuda kendi sorumluluğumuzu benimsememeye yatkınızdır. Düşlerin aklımıza yabancı olduğu biçimindeki bu duygunun kökeni nedir? Düşlerin kaynağı üzerine tartışmamızın çerçevesinde bu yabancılığın, düşlerin içeriğinde yer alan malzemeden ileri gelemeyeceği sonucuna varmak zorundayız; çünkü bu büyük kesimiyle hem düş görme hem de uyanıklık yaşamında ortaktır.