Kılıç türünde(epe,flöre,kılıç)silahlarla iki kişi arasında yapılan spordur.

Tarihçesi:Kılıç ile yapılan sporlara,eski Hintliler , Yunanlılar perme derlerdi.Sözcük,kuzeydeki dilindeki skermen ya da schiermen’de gelir.Başka bir kavmi olan İskandinavyalılar,sözcüğe skirme derler.Sözcük,latin kökenli dilere de escremie biçiminde girmiş terim,Türkler tarafından da kılıç sporları anlamında kullanılmıştır.

Çin’de milattan önce 2000 yılarında bu sporun yapıldığı bili- nir ., daha sonraları antik Yunan’da hoplomakhos - gladyatör öğretmenleri tarafından   adlı okullarda olarak verilirdi.Roma döneminde de eskrim çok tutulan bir spor ve savaş dalı oldu.

Çağdaş eskrimin İspanya’da doğduğu ileri sürülür.Toledo ken- tinde, sağlam ve zarif kılıçlar yapılmaya başlanmış,kesilmiş kı- lıçların yerini ince, ve batıcı kılıçlar almıştı.Buna koşut olarak  her ülkede eskrimde kaba güçten çok beceri,çeviklik ve bilgi önem kazanır.Spor,16.yüzyılda,eskrim meraklılarının usta- lıklarını arttırmak amacıyla geldikleri İtalya’da gelişti. Eskrim ile ilgili kuralları İtalyanlar koydular. Morozzo, eskrimin ilk dört pozisyonunu tanımlayan Agrippo,Gianti gibi eskrim hoca- ları bu konuda öncülük ettiler.Bu dönemde eskrim, spordan çok düello için başvurulan bir dövüşme aracıydı.1588-1608 yılları arasında yalnız Paris’te düellodan 8000 kişinin ölmesi tepkilere açtı.İtalyanlar meçinden(epe) vazgeçerek daha hafif ve daha kısa,ucu çiçek biçiminde bir düğmeyle örtülü, köşeli bir kılıç kullanılmaya başlandı.Bu yeni kılıca çiçek()sözcüğünden türetilen flöre adı Besnard tarafından verildi.Taraflar korumasız olduğundan hamleler son derece  dikatli yapılıyordu.Maske, ko- ruma(yeleği)ve eldiven 18.yüzyılın sonuna doğru ortaya çıktı. Bu dönemin bir başka önemli yanısa La Boéssiére,La Faugére,Gomard,Jean-Louis gibi büyük ustalar tarafından karşı- laşma kurallarının yeniden belirlenmesi oldu. Bazı süvarilerin kullandığı kılıçta pek bir gelişme görülmezken, epe, düello sila- hı olarak geçerliliğini korudu.20.yüzyılın başında eskrim sporu nun kuralları kesinleşti.Eskrim 1896’dan başlayarak olimpiyat- larda da yer aldı,bu alanda dünya şampiyonlukları düzenlendi. Rakibin,karşısındaki sporcuya yaptığı vuruş(tuş,dürtüş,çırpış)önceleri hakem tarafından ya da vuruş yapılan sporcunun kendi- sinin söylemesiyle saptanırken 1934’te epe 1954’te flörede tuşlar

elektrikli aygıtlarla saptanmaya başlandı. Kılıç dalında ise bu si- lahın elektrikli göstergelerle donatılması tüm çabalara rağmen gerçekleştirilemedi.(1982)

Eskrim,günümüzde bütün dünyada yapılan bir spor durumuna gelmekle birlikte,bu dalda Avrupalılar’ın üstünlükleri sürmekte, genellikle epede İtalyanların,flörede Fransızlar,kılıçta ise Ma- carlar başarı sağlamaktadırlar.1913’te kurulan 100’e yakın ülke- nin üye olduğu Uluslararası Eskrim Federasyonu,çeşitli yaş sı- nıflarında dünya şampiyonlukları düzenlemektedir.

Teknik:Kimi temel öğeler eskriminin her üç silahında da vardır. Gard,hamleye ya da savunmaya hazır tarafın temel pozisyonu- dur.Bu durumda sağ bacak önde,sol bacak yana dönük(oyuncu

solak ise ters)bacaklar hafifçe bükülmüş,gövde dikçe,silahı tu- tan kol yere paralel ve öne uzanmış,öteki kol ve el baş hizasında olmak üzere yukarı kalkık bükük durumdadır.Hareketler  ileri

(yürüme[marchel])ya da geri(çekilme[retraite])olabilir;her iki harekette de adımlar ya art arda ya da aynı andan sıçrama ile   atılır.Hamlenin silahın hareket sayısına ve yapıldığı ana göre değişen çeşitli biçimleri(basit,bileşik,karşı)vardır.Hamleyi pa- radla çelik savuşturduktan sonra öteki oyuncunun yaptığı ham- leye karşı hamle denir.

Savunma,kılıcın dürtmesi ya da çırpmasından kurtulmaya da- yanır ve kılıçla alınan paradların,yanıltmalardan,ileri-geri gidi- lerek yapılan yer değiştirmelerden oluşur.

Karşı hamle,kendisine atak yapılanın başvuracağı bir karşı sal- dırı yoludur.Flöre ve kılıçta karşı hamlenin sayı alıcı biçimde sonuçlanması için rakibe net olarak vuruş yapılması gerekir.

Epede ise karşı hamlenin geçerli olması,hamleden 1/25 saniye önce yapılmasına bağlıdır.

Döğüş biçimi:Taraflar hakem denetiminde karşılaşır.Flöre ve epede elektrikli alet hakeme yardımcı olduğundan yalnızca

bir hakem vardır.Kılıç dalında ise,her karşılaşmacı için ikişer

tane olmak üzere hakemin 4 yardımcısı görev yaparlar.Karşı-

laşmada tek söz sahibi hakemdir.Karşılaşmayı başlatır,durdu- rur,hareketlerin kurallara uygun olup olmadığına karar verir.

Yaptığı hamlelerle beş vuruşu ilk tamamlayan ya da erkeklerde 10,kadınlarda 8 kez hamleyi doğrudan savuşturabilen galip

sayılır.Kuralların çiğnenmesi durumlarında çeşitli cezalar veri- lir:İlk çiğnemede uyarı,tekrarı durumunda rakip lehine puan ya- zılması,vuruşun geçersiz sayılması gibi. Daha ağır olarak ertele- me,karşılaşmaya son verme ve ihraç cezaları da verilebilir.

Eskrimde hangi silah söz konusu olursa olsun,iyi bir oyuncu için en önemli ve güç nokta oyun sırasında gerçek niyetini giz- lemek ve aynı zamanda rakibinin niyetini sezerek ona göre bir oyun stili ortaya koymaktır. Teknik hazırlıkları ve fiziksel güç-

leri denk de olsa eskrimciler,o günkü formlarına,doğru tahmin- de  bulunma yeteneklerine ve taktiklerini uygulama biçimlerine

göre birbirlerinden ayrılırlar.

Elektrikli sinyal düzeni:Flöre ve epede vuruşun gerçekten yapıp yapılmadığını gösteren  bir düzendir.Şu parçalardan oluşur:sila-

hın ucundaki yaylı düğme,bu düğme vuruş anında temasla lam- banın yanmasını sağlar;kılıca bağlı bu tel, kılıcın siperinden ge- çerek gardın iç kısımlarına kadar gelir,burada oyuncunun yele-

ğinin altından geçerek arkasından çıkar,sarıcı makaraya bağlan- mış olan vücut teli ile birleşir(pistin ucuna yerleştirilen sarıcı makara, aşağı yukarı 20 metre uzunlukta, esnek tel taşıyan bir bobindir;bobin, sağlam bir yay sayesinde eskrimcinin hareke- tine teli sarıp boşaltarak, uzalıp kısalmasını sağlar). Son olarak, sarıcı makara bir bağlantı kablosuyla kontrol aletine bağlanır. Üzerinde lambalar bulunan kontrol aleti, vuruş anında elektrik akımının kapanmasıyla yanan lambalarla vuruş alan oyuncuyu belirtir.Epede, lambalar,iki vuruş arasında ancak1/25 saniyeden daha az bir süre geçerse aynı anda yanarlar.

Türkiye’de Eskrimin Başlangıcı

Türkiye’de eskrim ilk olarak 1890 da görüldü ise de bu spor dalındaki  ilk ciddi çalışmaları  Muallim Hüsnü Bey gerçekleş- tirdi.(1901).Muallim Hüsnü Bey’in ilk öğrencileri Fuat(Balkan) ,Refik ve Ömer Lütfi Beyler oldular.Bu yıllarda ayrıca İstanbul tepebaşındaki Union française salonunda Fransız büyükelçiliği çalışanlarına eskrim dersleri veriliyordu.Muallim Hüsnü Bey’in

yetiştirdiği üç genç, ilk karşılaşmalarını Yıldız Sarayı’nda İtal- yan eskrimcilerle yaptılar(1903).  Bu karşılaşmaları II.Abdül- hamit de seyretti ve Türk sporcularının başarılarından dolayı bir ferman çıkararak eskrimi bütün askeri okullara ders olarak koy- durttu.Ardından, karşılaşmalarda eniyi başarıyı elde eden Fuat(Balkan) Bey’i Edirne Harbiye mektebine eskrim öğretmeni    atadı(1906). İlk klüp çalışmaları yine Fuat Bey olarak tarafın- dan Beşiktaş Klübü’nde gerçekleştirildi(1911). Daha sonra bu spora Fenerbahçe Klübü de ilgi gösterdi ve Beyaz Rus Albay Grodetski’ nin antrenörlüğünde çalışmalara başlandı. Bu klüp- ten yetişen ilk eskrimciler Sait ve Fevzi Beyler oldular(1921).

İlk eskrim federasyonu , Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı ile birlikte kuruldu ve federasyon başkanlığına Fuat Bey getirildi(1923). Çalışmalarını sistemli bir biçimde yürüten federasyon, bir yıl sonra milli takımı kurup 1924 Paris olimpiyatlarına katıl- dı.Türk eskrim milli takımı bundan sonra 1928 Amsterdam olimpiyatlarına da katıldı.(Fuat Bey,Mülazım Muhittin Efendi[Okyanus]Mülazım  Naim Efendi). Robert Kolej’de öğretmenlik yapan, Çarlık Rusyası’nın eski ünlü eskrimcisi  Nadoisky İvanoviç Çarikov milli takım antrenörlüğüne getirildi(1929). Uluslararası alanda ilk önemli başarı 1931 Atina Balkan Oyun- ları’nda Enver Balkan’ın şampiyonluğu ile elde edildi. Bu tarih- ten sonra eskrim sporu bir duraklama dönemine girdi.1936 Berlin Olimpiyatları ise Türk sporu ve eskrimi adına ayrı bir önem taşıdı. Berlin’de eskrimde Suat Fetgeri(Aşeni,Tarı) ve  Prof.Halet Çambel hanımlar olimpiyatlara katılan ilk Türk bayan sporcular oldular.Bu dönemde Refet Ülgenalp,Halim

Tokmakçıoğlu, Rıdvan Bora, Cihat Teğin, Orhan Adaş, İlhami Çene, Rıza Arseven, Sait Tayla, İlhan Arakon ve Sermet Fetgeri gibi sporcular başarılı eskrimciler arasında yer aldı.

1940’tan sonra halkevleri de eskrim sporuna katkıda bulun- mak  amacıyla faaliyete geçti.Bu faaliyetlerinin yanı sıra aynı

dönemde İstanbul’da Tenis-Eskrim-Dağcılık(TED)Klubü’nün

kurulmasıyla  Türk eskrimi Merih Sezen,Muhittin Aslan,Nihat

Balkan,Vural Balcan,Sabri Tezcan,Nejat Tulgar,bayanlarda

ise Samiye Ferik,İfakat Mergen gibi yeni adlar kazandı.İkinci Dünya Savaşı yıllarında(1939-1945)birçok spor dalı gibi eskrimde bir duraklama dönemine girdi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türk eskrimcileri Londra Olimpiyatları’na katıldılar(1948).Rıza Arseven,Merih Sezen,

Vural Balcan,Sabri Tezcan, Nejat Tulgar ve Nihat Balkan’dan oluşan milli takım başarılı olamadı, ancak,olimpiyatlardan son- ra yoğunlaşan uluslararası karşılaşmalar Türk eskrimcilerinin Dünya eskrim sporunu daha yakından tanımalarını sağladı.Bu yıllarda Tenis-Eskrim-Dağcılık Klubü’nün düzenlediği ulusla- rarası karşılaşmalar Seyit Mısırlı,Nefi Güven,Sümer Hetman,

Kemal Mısırlı,Tacettin Özışık gibi yeni adlar ortaya çıkardı.

Özellikle kılıç dalında  on beş yıl milli takımın  değişmez eskrimci Seyit Mısırlı oldu.Mısırlı,yaptığı 90 milli karşılaşma-

nın 52’sini kazanarak önemli başarı sağladı.Nefi Güven ise flöre dalında başarı göstererek 1955 Akdeniz Oyunları’nda Dünya şampiyonu fransız Mouyal’ı yenme başarısını elde etti.

Türk eskrimciler en önemli başarılarını Balkan Oyunları’nda sağladılar.I. Balkan Eskrim Şampiyonası’nda(Bükreş)bir gümüş, bir bronz;II.Balkan Şampiyonası’nda(Zagreb,1969)iki bronz ve 1971 İzmir Akdeniz Oyunları’nda Türk bayan eskrimci Özden

Ezinler tarafından gümüş madalya kazanılması Türk eskrimi

adına başarılı oldu.Türk eskrimcileri Ankara’daki 1972 Balkan Şampiyonası’nda 1gümüş 1bronz madalya elde ettiler.1976 Balkan Şampiyonası’nda(Atina)Mehmet Özmen,1983Balkan Gençler Şampiyonası’nda(Atina)Murat Dizoğlu,1988Akropolis

Turnuvası’nda(Atina) Sadettin Turan,1989 Uluslararası Ankara Turnuvası’nda Nil Karamete,1990 Uluslararası Ankara Turnu-

vası’nda Halim Şener birincilik aldı.1993 itibariyle  Eskrim Federasyonu’nda,uluslararası,milli bölge ve aday olmak üzere

187hakem,30antrenör çalışmaktadır. Lisanslı sporcular 300’ü kadın olmak üzere 1500 kişidir.Eskrim Federasyonu’na bağlı olarak İstanbul,Ankara,İzmir,Bursa,Eskişehir, Afyon İçel,Balık- esir,Antalya’da toplam 18 klüp faaliyet göstermektedir.