, İstanbul’da Karaköy ile Eminönü’nü arasında bulunan Haliç’in iki yakasını birleştiren köprüye verilen isimdir.

İstanbul’u Galata ile bağlama çalışmaları 2. Beyazıt Döneminde başlamıştır.  1827 yılına kurulan ve 18 yıl kullanılan 500 metre uzunluğunda oluşan bir köprü yapılmıştır. Bundan sonra 3.Napolli’nin İstanbul’a ziyaretten Abdülaziz döneminde 2. Köprü açılmıştır. 1863 yılında inşa edilmiştir. 12 yıl kullanıldıktan sonra şimdiki Unkapı köprüsü yerine çekildi. O dönemde İngiltere’den ısmarlanan üçüncü Galata Köprüsü 1875 yılında bitirilmiştir. 1912 yılına kadar kullanıldı. 1987 yılında Haliç tarafında yeni bir köprünün temelleri atılmış 1992 yılında tamamlanıp kullanıma açılmıştır.

Eski Galata Köprüsü yolcu vapurlarının geçişi engellediği düşünüldüğü için ve Haliç’in temizle çalışmalarına engel olduğu gerekçesi ile 7Ekim 2007 yılında yaya ve araç trafiğine kapatılmıştır.

Galata Köprüsü trafik

 1845 yılında tahta kullanılarak yapılan köprü 500 metre uzunluğundaydı ve yaklaşık 18 yıl kadar dayanmıştı. Yapılan bu ilk köprünün Fransızca yayınlanan İllüstrasyon dergisinde bir resmi bulunmaktadır. Bu resme bakıldığında köprünün ortasında Unkapanı Köprüsünde olduğu gibi, gemilerin geçebilmesi için bir kabarıklık bulunmaktaydı. İlk Galata köprüsü 1863 yılında yıkılarak, yeniden aynı şekilde yapılmış ve 12 yıl kadar kullanılmıştır.

O tarihlerde Kaptan Magnan adındaki bir Fransız, nehir sularında çalışan altı düz olan gemilerin denizlerde de işleyeceğini iddia ederek, Cygne adlı gemisiyle 15 Ağustos 1855 tarihinde Marsilya limanından ayrılarak İstanbul’a hareket etmişti. O tarihte Sivastopol savaşı yeni bitmiş, İstanbul Avrupa’da ismi çokça anılan bir şehir olmuştu. Kaptan Magnan 26 günlük tehlikelerle dolu bir yolculuktan sonra 26 Eylül gece yarısı İstanbul’a ulaşabilmişti. Fransız kaptan ortaya attığı iddiasını kanıtlamış ve kendi adına bir zafer elde etmişti.

Galata Köprüsü yayalar

 Bir gün İstanbul’dayken binlerce kişinin gözleri önünde müthiş bir gösterinin altına imza attı. Gemisini son hızla ilk Galata Köprüsünün altından başarıyla geçirdi. Sultan Abdülmecid bu gemiyle ilgilenmiş ve satın aldırarak Adalar’a yolcu getirip götürmesi için işletilmesine müsaade etmiş. Ancak gemi 8 Ekim 1855 tarihinde Adalar’dan aldığı 300 yolcusuyla Sarayburnu açıklarında bir Avusturya gemisiyle çarpışmış, gemi ikiye ayrıldığı halde Kaptan Magnan tarafından Sarayburnu’na kadar gelebilmişti. Gemideki yolculardan kaçının öldüğü ile ilgili kesin bir bilgi ise bulunmuyor.
Galata Köprüsü araba yok
14 Nisan 2010, 14:49

Tarih boyunca Haliç’in iki yakasını Galata köprüleri birleştirmiştir. Bizans tarihçileri, Haliç üzerindeki ilk köprünün I. Justinianus (altıncı yüzyıl) devrinde yapıldığını, adının ‘Aghios Khalinikos Köprüsü’ olduğunu yazar. Yeri tam olarak bilinmemekle birlikte, 12 kemerden oluşan bu taş köprünün Eyüp-Sütlüce arasında olduğu tahmin edilmektedir.
Galata Köprüsü eski resimler
Fatih Sultan Mehmet de İstanbul’un fethi sırasında Haliç’e bir köprü yaptırmıştır. Demir halkalarla birbirine bağlanmış ve üzerine kalın kalaslar çakılmış dev fıçılardan oluşan bu köprü Ayvansaray-Kasımpaşa arasında idi. Nişancı Mehmet Paşa bu köprünün fıçılardan değil, yan yana demirlenmiş ve kirişlerle birbirine bağlanmış gemilerden oluştuğunu söyler.

Galata Köprüsü için ilk girişim II. Beyazıt döneminde yapıldı. Leonardo da Vinci, padişahla temasa geçerek bir Haliç Köprüsü tasarımı sundu. Gerçekleştirilmesi teknik olarak imkânsız görülen bu tasarımın üzerinden 350 yıl geçtikten sonra ilk Galata Köprüsü, 1845 yılında, Sultan Abdülmecid zamanında annesi Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından yaptırıldı.
Galata Köprüsü gece
Köprüye ‘Cisr-i Cedid’, ‘Valide Köprüsü’, ‘Yeni Köprü’, ‘Büyük Köprü’, ‘Yeni Cami Köprüsü’, ‘Güvercinli Köprü’ adları takılmıştı. Günümüzde yalnızca Galata Köprüsü olarak bilinmektedir. 1863, 1875 ve 1912 yıllarında yenilenen Galata Köprüsü son olarak 1992’de yandı. Yanan köprü onarıldıktan sonra Balat-Hasköy arasına yerleştirildi ve Karaköy-Eminönü arasındaki eski köprü yerine modern bir köprü yapıldı.

Galata Köprüsü martılar

En eski kayıtlara göre, Altın Boynuz üzerine köprü M.Ö. 6. yüzyılda büyük Jüstinyanüs tarafından yapıldı. 1453’te Konstantinopolis düştüğünde Türkler, gemilerini yanyana birleştirerek mobil bir köprü meydana getirdiler ve bu köprüyü orduların Altın Boynuz’un bir tarafından, diğerine geçebilmesi için kullandılar. 1502-1503 yıllarında bölgeye ilk kalıcı köprüyü yapma planları konuşuluyordu. Sultan II.Beyazıd, Leonardo da Vinci’den bir dizayn istedi. Altın Boynuz için hazırlanan köprü tek açıklıklı 240 metre uzunluğunda ve 24 metre genişliğinde idi. Yapılmış olsaydı dünyadaki en uzun köprü olacaktı. Ancak bu tasarım padişahın onayını alamayınca proje rafa kalktı. Başka bir İtalyan sanatçısısı olan Mikelanj İstanbul’a köprü için davet edildi. Mikelanj bu teklifi geri çevirdi. Bundan sonra Altın Boynuz’u geçecek bir köprü yapma düşüncesi 19. yüzyıl’a kadar rafa kaldırıldı.

Galata Köprüsü önemi

Erken 19. yüzyılda, Sultan II. Mahmut (1808-1839) Azapkapı ve Unkapanı arasına yapılmış epey mesafeli bir köprü bulunuyordu. Açılış tarihi 3 Eylül 1836 olan bu köprü Hayratiye olarak biliniyordu. Proje, Yüksek Amiral Fevzi Ahmet Paşa tarafından işçileri ve deniz tersane imkânlarını kullanarak icra ediliyordu. Tarihçi Lüti’ye göre bu köprü duba bağlantısıyla yapılıyordu. Yaklaşık 500-540 metre uzunluğundaydı.
İlk modern Galata Köprüsü, kanal ağzına 1845 yılında Sultan Abdülmecid’in (1839-1861) annesi Valide Sultan tarafından 1845 yılında yapıldı ve 18 yıl kullanıldı. Cisr-i Atik veya Eski Köprü diye bilinen Hayratiye Köprüsü’nden ayırt edilebilmesi için bu yeni köprüye Cisr-i Cedid veya Yeni Köprü adı verildi. Köprünün Karaköy tarafında, yeni köprünün Sultan Abdülmecid Han tarafından inşa ettirildiğini belirten Şinasi’nin bir beyti vardı. Köprünün üzerinden ilk geçen Sultan Abdülmecid idi. Altından geçen ilk gemi ise Fransız kaptan Magnan’ın kullandığı Cygne gemisi oldu.
Galata Köprüsü tarihi
İlk üç gün köprü geçişi parasız idi. 25 Ekim 1845’de Denizcilik Bakanlığı tarafından toplanan ve mürüriye olarak bilinen köprü geçiş ücreti toplanmaya başlandı. Köprü geçiş ücretleri şöyleydi:
Serbest : Ordu ve kanun uygulayıcı personel, görevdeki yangın söndürücüler, rahipler
5 para : Yayalar
10 para : Sırtı yüklü insanlar
20 para : Sırtı yüklü hayvanlar
100 para : At arabası
3 para : Koyun, keçi ve diğer hayvanlar

Köprü geçiş ücretini 31 Mayıs 1930’a kadar köprünün her iki sonunda ayakta duran beyaz üniformalı memurlarca toplandı.

Bugün İstanbul’un geleneksel ikonlarından biri haline gelmiş Galata Köprüsü, sürekli baştan yapılmasına rağmen (son köprü 1994 yılında inşa edildi) bu özelliğini yitirmemiştir. Köprü Yeni İstanbul (Karaköy, Beyoğlu, Harbiye) ve Eski İstanbul (Sultanahmet, Fatih, Eminönü)’yü birbirine bağladığı için “iki kültürü birbirine bağlayan köprü” simgeselliğini de taşımaktadır.

Peyami Safa’nın romanı “Fatih Harbiye” de, Fatih ilçesi’nden Harbiye’ye köprü yolu ile giden bir kimse farklı uygarlık ve farklı kültürü ayaklarına yerleştirir der. Galata Köprüsü tasarım olarak başka köprülerden pek farklı olmasa da (hatta örneğin Paris ya da Budapeşte’nin köprülerine göre oldukça sıkıcı bir tasarıma sahip olsa da) kültürel değeri nedeniyle pek çok edebiyatçı, ressam, yönetmen ve oymacıya konu olmuştur.