ANTHİAS :

Anthiaslar sualtı dünyasının planktonivorlarındandırlar. Diğer deyişle “” adı verilen ve bir kısım yosununu da içinde bulunduran mikroskobik organizmalarla beslenirler. ortamında bir çok yemle beslenebilirler asıl tercihleri planktonlar ve canlı veya donmuş yemlerdir. Sık yemleme anthiaslar için gereklidir.

Anthiaslar doğal ortamlarında incelendiğinde ne kadar hiyerarşik bir düzende yaşadıkları açıkça görülür. Genellikle kayalık ortamlarda yaşarlar ve bu kaya birikintisinin tepeye en yakın noktalarında gelişmiş erkek anthiaslar, onların biraz altında gelişmekte olan erkek anthiaslar ve en alt kısımda da dişi anthiaslar yüzerler. Bu hiyerarşiye uymayan anthiaslar şiddetle cezalandırılır. beslemeye niyetli olanlar bu hiyerarşik yapıyı gözeterek bir erkek ve birkaç dişi almalıdır. Birden fazla erkek alınırsa kuvvetli olan hayatta kalır.

Ani ısı değişikliklerine tepki verdikleri için ısının sabitleneceği akvaryumlarda sağlıklı yaşarlar.

Akvaryum ortamnda 13 – 14 cm.ye kadar büyüdüklerinden, yüzmek için geniş akvaryuma ihtiyaç duyaacaklardır. Bu da akvaryumun 300 litreden az olmaması anlamına gelir.

Anthiaslar resif akvaryumlarında da, balık akvaryumlarında da rahatlıkla beslenebilirler.

:

Blenny’ler özellikle resif akvaryumu için iyi birer seçimdirler.           Saldırgan değildirler ve diğer balıklarla da iyi geçinirler. Bu balıkların    en büyük dezavantajları, beslenme zamanı dışında bir kaya da bir mercan içinde veya civarında saklanmalarıdır. Bu yüzden satın aldığınız blenny’i çok sık göremezsiniz.

Bu türe ait olan balıkların çok büyük bir çoğunluğu İndo – Pasifik kökenlidir. Kızıl Deniz’de ve Karayipler’de de bulunan birkaç blenny vardır. Bazı istisnalar dışında, ortalama boyları 7 – 8 cm. civarındadır

  BUTTERFLY  :

Butterfly’lar, Chaetodontidae genus’una aittir. Chaetodontidae kelimesinin anlamı (diken diş)tir. Bu genus’un ortak özelliği, doğada mercanlarla ve polyplerle besleniyor olmalarıdır. Bazı kabuklu canlılara ve istiridyelere de iştahla yaklaşırlar. Bu yüzden kesinlikle resif akvaryumlarında beslenmemelidirler. Akvaryuma bambaşka hava getiren butterfly’ların en büyük dezavantajı akvaryuma adaptasyonlarının düşük olmasıdır. Bazılarında yem yeme problemi olurken, bazıları da kapalı ortama ayak uydurmakta zorluk çekerler. Eğer butterfly beslemek istiyorsanız, bu riskleri göze alarak yola çıkmanız gerekir. Beğendiğiniz butterfly hakkında önceden mutlaka araştırma yapmalısınız.

Temel olarak İndo – Pasifik kökenli olan bu balıkların Kızıl Deniz’de ve Karayipler’de yaşayan türleri de vardır. Yetişkinlerin boyları 12 cm. ile 30 cm. arasında değişir.

Adaptasyon sorununu azaltmak için 7-8 cm.den küçük ve 15 cm.den büyük butterfly’ları almamakta fayda vardır. Eğer bu kıstasların dışında bir seçim yapıyorsanız, balığı satın aldığınız akvaryumcudan uzman desteği almalısınız.

Butterfly’lar yem konusunda seçici davranırlar. Bu yüzden protein ağırlıklı yem verilmeli, mümkünse haftada birkaç kez midye verilmelidir.
PALYAÇO :

Palyaço” balıkları, ya da “Anemone” balıkları, deniz balıkları içinde en popüler olanlardandır.Doğada tüm hayatlarını bir anemonun içinde ya da yakınında geçirirler. Kendilerine ev sahipliği yapacak bir anemon bulduklarında içine yerleşirler ve hayatlarının geri kısmını o anemonun içinde geçirebilirler.

Palyaço balığının anemon ile yaptığı işbirliği görülmeye değerdir. Anemonun kolları zehirli olduğundan, genelde canlılar pek yaklaşmaz. Bu yüzden palyaço balığı, derisini kaplayan özel bir mukoza sayesinde anemonun zehirinden etkilenmeden, kendisine diğer canlılar tarafından rahatsız edilmeyeceği bir sığınak bulmuş olur.

Palyaço balığı da anemonun sağladığı bu olanağa karşılık olarak hem anemonu bazı canlıların saldırılarından korur, hem de kendisi beslendikten sonra üzerinde yemek artıkları ile anemona geri dönerek anemonun beslenmesine yardımcı olur.

Palyaço balıklarının hemen hemen tamamı İndo – Pasifik kökenlidir. Fakat son yıllarda üretim çiftliklerinde de çoğaltılmaya başlanmışlardır.

Palyaço balıkları cinsiyetsiz doğar. Zaman içinde sürünün içinde en dominant olan balık en çabuk gelişen olur ve dişiye dönüşür. İkinci dominant balık ise dişiden biraz küçüktür ve erkeğe dönüşür. Geri kalanlar hayatlarına cinsiyetsiz olarak devam ederler. Eğer dişi ölürse, gruptaki erkek balık dişiye dönüşür, cinsiyetsiz gruptan en dominant olan balık da erkeğe dönüşür. Bu zincir bu şekilde devam eder ama sistem tersine çalışmaz: dişiye dönüşen balığın bir daha erkeğe dönüşme şansı yoktur.

DOTTYBACK : 

Dottyback’ler renkli ve hareketli balıklardır. Ortalama 10 cm.ye kadar büyüyebilen bu balıklar, içinde saklanmak için birçok delik bulabilecekleri kayalık ortamlardan hoşlanırlar. Başka balık türleriyle çok kolay geçinebilen dottyback, kendi türleri ile kavga eder. Kavga sebebi de bu balıkların bölgesel davranış göstermeleri, akvaryumu kendi bölgeleri olarak sahiplenmeleridir. Dolayısıyla, ya akvaryuma bir dottyback konmalıdır ya da aynı anda birkaç dottyback birden alınmalıdır. Önce bir dottyback alıp belli bir süre sonra başka bir tane almayı düşünüyorsanız, sonradan gelenin hayatını riske atıyorsunuz demektir. Bu yüzden sonradan eklenecek dottyback sayısı birden fazla olmalıdır.  Böylece akvaryuma ilk konan dottyback’in ilgisi ve saldırısı bölüneceğinden, sonradan konanların yaşama şansı olabilir.

Resif akvaryumlarında da, mercan akvaryumlarında da beslenebilen dottybackl’ere verilecek yemlerin birkaç çeşit olması gerekir. Bu sayede renklerindeki canlılığı sürdürebilirler.

Bazı balıklar çok hareketli olduklarından ve sürekli gözönünde bulunmadıklarından, fotoğraflanmaları da çok zor olmaktadır. Dottyback’ler de bu tip balıklardandır. Sınırlı sayıda fotoğraf örneği olmasından dolayı sayfa yapımızda değişikliğe gitmek zorunlu hale gelmiştir.

CÜCE ANGEL :  

Cüce Angel’lar, akvaryum ortamına kolaylıkla uyum sağlayabilen, çok renkli ve dayanıklı balıklardır. Boyları 10 – 12 cm. civarındadır. Bu balıklar da tıpkı büyük Angel’lar gibi bölgesel davranışlarda bulunurlar.

Bu yüzden aynı türler kendi bölgelerini koruma güdüsüyle kavga edebilirler. Akvaryuma birden fazla Cüce Angel konacaksa renkleri birbirinden farklı türlerin seçilmesi daha doğru olur.Cüce Angel’ların  yem konusunda pek seçici davranmazlar. Doğada mikroalglerle ve bazı mercanlarla beslenirler. Akvaryum ortamında değişik pul ve granül yemleri severek yerler. Alg ihtiyaçlarını karşılamak için kurutulmuş yosun da verilebilir. Akvaryumda kayalık ortamlara ihtiyaç duyarlar. Gerektiğinde saklanabilecekleri delikler ve mağaralar bulmak isterler.

GOBY :

Goby’ler olarak sakin ve durağan balıklardır. 30 cm.ye kadar büyüyebilen cinsleri olmasına rağmen, ortalama 10 cm. olan bu balıklar, içinde saklanabilecekleri ortam ararlar. Bu ortam içinde birçok delik bulabilecekleri kayalık da olabilir, akvaryum zeminindeki ince taneli kum da.

Resif akvaryumlarında da, mercan akvaryumlarında da beslenebilen goby’ler çok fazla ortalıkta görünmezler. Yem verdiğinizde bazen ortaya çıkabilirler, ama daha çok akvaryum ortamı sakinken kendi yemlerini fazla dikkat çekmeden bulmaya çalışırlar.

HAWKFİSH :

Hawkfish, ilgisini çeken birşeye şahin gibi hızlı bir şekilde süzülmesi özelliğinden dolayı bu ismi almıştır.

Genelde oldukça hareketli ve meraklı olan bu balıkların bazı cinsleri (sağdaki resimde görülen “Long Nose Hawkfish” gibi) kayaların ya da mercanların üzerine konuşlanıp günlerini sabit bir şekilde geçirebilir. Akvaryumdaki balıkların büyük çoğunluğu ile iyi geçinen Hawkfish’in tek dezavantajı bazı cinslerde görülen bu “sabitlenme” sorunudur.

Akvaryumda besleyebileceğiniz türler içinde, “Long Nose Hawkfish” dışındaki tüm Hawkfish’lerin ağızları büyük olduğundan akvaryuma konacak küçük balıklara ve minik karideslere dikkat edilmelidir. Bu küçük canlılar her an bir Hawkfish tarafından yutulabilir. Bu yüzden Hawkfish olan bir akvaryuma minik karides ya da çok küçük goby veya blenny alınacaksa bu özellik değerlendirilerek alnmalıdır.

Ağırlıklı olarak İndo – Pasifik’te görülen bu balıkların Kızıl Deniz’de ve Karayipler’de yaşayan birkaç türü de vardır.

HOGFİSH :   

Hogfish aslında wrasse’in bir alt grubudur. Fakat “yavru halinden yetişkin haline kadar çok renkli bir görünüm veren, akvaryumdaki diğer balıklarla sakince geçinen, sağlam yapılı ve yem problemi olmayan bu Bodianini alt türüne ayrı bir sayfa açmak ve bu türü daha iyi tanıtmak gerekiyor” diye düşündük.

Hogfish çok meraklı ve araştırmacı bir balıktır. Sürekli gezer. Bu yüzden de büyük akvaryuma ihtiyaç duyar. Ara sıra saklanmak da isteyeceğinden, akvaryumda bir miktar kaya olmasında da fayda vardır. Resif akvaryumlarında da, balık akvaryumlarında da rahatlıkla beslenebilen Hogfish’e verilecek özel bir yem yoktur. Yem ayrımı yapmaz.

Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanuslarının dönenceler arasında kalan bölümlerindeki kayalık ortamlarda Hogfish’e rastlamak mümkündür. Bazı değerli Hogfish türlerinin örnekleri aşağıda verilmiştir.

TANG :     

Tang’ler, Acanthuridae genus’una aittir. Acanthuridae kelimesinin kökeni Latince’deki Acanthus (diken) kelimesine dayanır. Bu genus’un ortak özelliği, kuyruklarının hemen başlangıcındaki keskin diken(ler)e olmasıdır. Bu keskin dikeni, kavga esnasında birbirlerinin vücuduna batırıp kesmeye çalıştıklarından bu balıklara “Surgeon Fish – Cerrah Balığı” da denir.

Doğada çoğunlukla gruplar halinde dolaşmalarına karşın, akvaryumda bölgesel davranışlarda bulunurlar. Kendi bölgelerini koruma güdüsüyle kavga edebilirler. Bu durumda da “neşter”in kullanım şeklini kolayca görebilirsiniz. Akvaryuma birden fazla aynı tür Tang konacaksa, hepsini aynı zamanda koymak daha akıllıca olur.

“Tang”, Almanca’da deniz yosunu” anlamına gelir. Bu isim konurken balığın beslenme şeklinden ilham alınmıştır. Tang’ler isimlerinin anlamından da anlaşılacağı gibi otobur balıklardır. Bu yüzden ağırlıklı olarak kurutulmuş yosun veya yosun içerikli pul ya da granül yemlerle beslenmelidir.

Tang’lerin birkaç cinsi hariç geneli çok sakin hayvanlardır. Bu yüzden resif akvaryumunda veya balık akvaryumunda rahatlıkla beslenebilirler.

TRİGGER :   

Trigger’lar “tetik” ismini, sırt yüzgeçlerindeki dikenleri kilitleyen mekanizmadan almışlardır. Eğer trigger sırt yüzgeçlerini açmışsa, o yüzgeçleri ne kadar uğraşsanız da kapatamazsınız. Bu yüzden trigger yakalamak zordur. Balık korkup bir kaya oyuğuna girerse ve sırt yüzgeçlerini de kilitlerse, onu o oyuktan kesinlikle çıkaramazsınız.

Trigger’ların çok renkli, kalın ve dikenli pulları vardır. Doğal ortamlarında grup oluşturmazlar, tek başlarına ya da eşli gezerler.

Gövdesini kıpırdatmadan sadece yüzgeçleriyle kendi ekseni etrafında dönmesine, ileri doğru giderken bir anda geri geri yüzmesine tanık olabileceğiniz trigger’lar için “evcil hayvan” da diyebilirsiniz. Yem vermeye başladıktan bir süre sonra sizi tanıdığını fark edebilirsiniz.

Ağırlıklı olarak İndo – Pasifik kökenli olan bu balıkların Kızıl Deniz’de ve Karayipler’de görülen birkaç türü de vardır.

Etçil balıklar olan trigger’lar genellikle kabuklularla ve deniz kestanesi gibi dipte yaşayan canlılarla beslenirler. Fakat diğer balıklara, hatta dalgıçlara bile saldırabildiklerinden trigger beslemek isteyenler için ideal olanı ayrı bir trigger akvaryumudur. Fakat riski göze almak isteyenler balık akvaryumlarında da trigger besleyebilirler.

WRASSE :   

Wrasse’ler çok kalabalık bir ailedir. Birçok türü, yetişkinliğe erişene kadar birkaç evre geçirir. Bu yüzden satın aldığınız wrasse’in 5 sene sonraki renkleri bugünkünden çok farklı olabilir. Buna hazırlıklı olunması gerekir…

Wrasse’ler hiperaktif balıklardır. Korktuklarında ya da uyumak istediklerinde kendilerini kuma gömerler. Küçük kabuklularla ve omurgasız canlılarla beslenirler. Wrasse’lerin birçoğu cismen büyüyeceğinden belli bir zaman sonra büyük balıkların kuma saklanma eğilimleri akvaryumunuzda belli yıkımlara sebebiyet verebilir. Bu sebeple, alacağınız wrasse’in ne kadar zamanda ne kadar büyüyebileceğini satıcınıza danışıp öyle almanızda fayda vardır.

Resif akvaryumlarında da, mercan akvaryumlarında da beslenebilen wrasse türleri aşağıda belirtilmiştir
DİSCUS :

Hem Cichlidae familyasının hem de tatlısu akvaryumlarının en güzel balıklarından biri kuşkusuz Discus’tur. Gerek şekilleri, gerek renkleri dolayısıyla birçok akvaryumseverin tutkusu haline gelmiştir.

Bakımı süreklilik gerektirdiği için amatör akvaryumseverleri biraz uğraştırabilir. Bu yüzden Discus akvaryumu kurmadan önce bu balıkların doğal ortamları hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.

Discus’lar Güney Amerika’daki Amazon bölgesinin dingin sularında yaşarlar. Bu suların özelliği oldukça sıcak, berrak ve hafif asidik olmalarıdır.

Bu su koşullarının sağlandığı akvaryumlarda rahatlıkla beslenebilirler.

Akvaryum ortamında gördüğümüz Discusların çok büyük bir çoğunluğu melezdir. Çok farklı çeşitlerini görebileceğiniz Discusların en çok rastlanan türlerinin resimlerine aşağıdaki butonlardan erişebilirsiniz.

CICHLID :

Hem renklerinin güzelliğiyle, hem sosyal yaşamlarıyla cichlidler, akvaryum dünyasının en ilgi çekici balıklarındandır.

Cichlid’lerin dünya üzerinde değişik kıtalarda ve çeşitli göllerde yaklaşık 1300 kadar türü bulunur. En yaygın oldukları kıta Afrika’dır: 1,300 türün yaklaşık 1,000 kadarı Afrika göllerindedir. Geriye kalan türler ise Orta ve Güney Amerika’daki, Madagaskar’daki ve Güney Batı Asya’daki göllerde ve nehirlerdedir.

Bakımı süreklilik gerektirdiği için amatör akvaryumseverleri biraz uğraştırabilir. Bu yüzden Cichlid akvaryumu kurmadan önce satın alınması düşünülen cichlidlerin doğal ortamları hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.

Ülkemizde en sık rastlanan cichlid türleri Afrika’nın Malawi ve Tanganyika göllerinin türleridir. Malawi gölünün PH derecesi 7.5 ile 8.5 arasında değişmektedir. Tanganyika gölünün PH değeri ise 8.0 ile 9.0 arasındadır. Her iki gölün de suyu temiz ve berraktır ve ısısı 25ºC – 26 ºC civarındadır.